T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/446
KARAR NO : 2025/581
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 01/07/2024
KARAR TARİHİ : 08/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ----- poliçe numarası ile zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı ------ yabancı plakalı aracın, 03.01.2024 tarihinde müvekkiline ait ----- plakalı araca çarparak hasarlanmasına neden olduğunu, kazanın oluşumunda ------ plakalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu, müvekkilinin uyuşmazlık konusu kaza nedeniyle uğradığı değer kaybı zararının tazmin edilmesini talep ettiklerini, müvekkilinin aracında meydana gelen değer kaybı bedelinin hesaplanması için bağımsız eksperden rapor talebinde bulunulduğunu, hazırlanan ekspertiz raporuna göre 83.500,00-TL tutarında değer kaybının belirlendiğini, davalı Sigorta şirketinin Karayolları Trafik Kanunu 85 ve devamı maddeleri ile Türk Borçlar Kanunu Md. 49 ve devamı maddeleri gereğince değer kaybından sorumlu olduğunu beyanla davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili kurumun 28.06.2008 gün ve ----- Sayılı ----- Gazete’de yayınlanan yönetmeliğe göre çalışma usul ve esaslarının düzenlenmiş olduğunu, yabancı ülke ve yeşilkart Büroları( Emsal Bürolar)ile yaptığı------ anlaşma çerçevesinde yabancı plakalı araçların Türkiye’de karşılaştıkları kazalarda şayet geçerli bir Yeşil Kart sigortaları mevcutsa Yeşil Kart sigortacıları adına kusur esasına göre zarar gören üçüncü şahısların hasarlarını, Türk mevzuatına göre tedvir ettiğini, hasar gören araca ilişkin 20.03.2024 tarihinde ------ Ekspertiz tarafından düzenlenen ekspertiz raporuna istinaden belirlenen 18.500,00-TL değer kaybının Türkiye Motorlu Taşıt Bürosu tarafından davacı vekili hesabına 02.04.2024 tarihinde ödenmiş olduğunu, aracın maruz kaldığı kazada hasar gören parçaların orijinalliğini yitirmiş olması sebebiyle piyasa satış değerinde yaşanacak azalmaya ilişkin olup, daha önce hasar ve onarım görmüş parçalar yönünden orijinalliği bozulmuş olduğundan tekrar değer kaybı oluşmayacağını, bu nedenle, uyuşmazlık konusu kazada ------- plakalı aracın hasarlanan parçalarının eski tarihli kazalarında hasar görüp görmediği dolayısı ile orijinalliğini daha önce yitirmiş olup olmadığının tespitinin gerektiğini, müvekkili kurumun sorumluluğunun, sigortalının kusurlu olması halinde söz konusu olacağını, dosya kapsamında her ne kadar müvekkilinin %100 kusurluluk kapsamında iddia edilen zararlardan sorumlu olduğu iddia edilse de kusur oranının tespit edilmesi gerektiğini, ayrıca masraf ve vekaleti ücreti sorumluluklarının da yine poliçe teminat limiti ile sınırlı kaldığını, bu sebeple teminat sınırının dikkate alınmasını talep ettiklerini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 28.04.2025 tarihli bedel arttırım dilekçesinde özetle; Davanın ıslah edilmiş hali ile kabulüne, alacaklarının belirli hala gelmesi sonuncunda bilirkişi raporu doğrultusunda toplam 22.500,00 TL reel değer kaybı bedeli tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, her türlü başvuru, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili bedel arttırım dilekçesine karşı sunduğu beyan dilekçesinde özetle; Islah taleplerinin miktar bakımından kabul edilemeyeceğini, söz konusu olayın işleten açısından haksız fiilden kaynaklanan bir olay olduğu, müvekkili şirketin de yasal olarak işletene düşen hukuki sorumluluğu üstlendiği göz önüne alındığında haksız fiilden kaynaklanan olaylarda ise ancak yasal faizin talep edilebileceğini beyan ederek başvuranın ıslah talebi dâhil tüm taleplerinin reddini talep etmiştir.
Deliller
Tarafların ticaret sicil sorguları dosya arasına alınmıştır.Davalı sigorta şirketine yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.Trafik kusuru konusunda uzman makine mühendisi bilirkişi ile sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyet raporu dosyaya sunulmuştur.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:
Dava, 03.01.2024 tarihinde meydana gelen kaza sebebiyle, davacıya ait ----- plakalı araç ile davalı sigorta şirketine sigortalı olan ------ plakalı aracın çarpışması sonucu kusurun irdelenmesi, ------ plakalı araçta değer kaybı alacağı oluşup oluşmadığı, varsa miktarının ne olduğu hususlarında HMK 107 maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açılmış 100,00 TL tazminat davasıdır.
Mahkememizce dava dilekçesi, cevap dilekçesi, taraflarca dosyaya sunulan deliller ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir.
Dosya, trafik kusuru konusunda uzman makine mühendisi bilirkişi ile sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyetine tevdi edilmiş; 25.01.2025 tarihli rapora göre dosyadaki bilgi, belge, sigorta poliçesi, hasar dosyası ve ibraz edilen deliller ışığında, ------ plakalı araç sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 67/b ve 84/l maddelerini ihlal etmesi sebebiyle %100 oranında kusurlu olduğu, ------ plakalı araç sürücüsünün herhangi bir kusurunun bulunmadığı, ------ plakalı araç için kaza sonrası parça değişimi, tamir ve işçiliklere ilişkin düzenlenen ekspertiz raporunun meydana gelen kaza, hasar ve işlemler yönünden uygun olduğu, meydana gelen hasarın, söz konusu araçta değer kaybı yaratacağı kanaatine varıldığı, yapılan piyasa araştırması sonucu, yerleşik yargı içtihatları ve AYM iptal kararı doğrultusunda araçtaki bakiye değer kaybının, yapılan ödemelerin mahsubuyla 22.500,00 TL olacağı rapor edilmiştir.
Davacı vekili, bilirkişi raporu doğrultusunda 28.04.2025 tarihli talep artırım dilekçesi ile değer kaybına ilişkin alacak taleplerini 22.500,00 TL'ye çıkarmıştır.Dava konusu araçta kaza tarihinden önce herhangi bir hasar yok ise; aracın kazasız piyasa rayici belirlenip buna göre hasarlı hali arasındaki fark değer kaybı kabul edilmelidir.
Davacıya ait araçta meydana gelen gerçek zararın belirlenmesi için mahkemece yapılacak iş, aracın kaza tarihindeki hasarsız piyasa değeri ve hasarlı haldeki piyasa değeri arasındaki farkı belirlemek için konusunda uzman bilirkişiden ayrıntılı denetime açık ve gerekçeli rapor alınarak, davalının kusur oranı nispetinde tazminata hükmedilmesi olmalıdır.
Mahkememizce aldırılan, AYM'nin 09.10.2020 tarihli ----- Gazetede yayımlanan ----- esas -----karar sayılı kararına göre hesaplama yapılan bilirkişi raporunun bu yönleriyle hükme esas alınmaya uygun, gerekçeli ve denetlenebilir bulunması sebebiyle yeniden rapor alınması cihetine gidilmeyerek yapılan hesaplamanın hükme esas alınması gerektiği kanaatine varılmıştır.Yargıtay ------. Hukuk Dairesinin 28/05/2013 tarih ----- esas ------ karar sayılı ilamında:"Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulüne, davalının icra takibine itirazının 65.000,00 TL asıl alacak üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, 6762 sayılı TTK.’nin 1301. maddesinden (6102 sayılı TTK'nin 1472. maddesi) kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Trafik kazaları, nitelikleri itibariyle haksız fiillerdendir. Haksız fiillerde temerrüt tarihi, haksız fiilin meydana geldiği tarih olup, zarar sorumlusunun ayrıca ihbar ve ihtar edilmesine gerek yoktur. Sigorta ettirenin dava hakkı, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Ödeme tarihi aynı zamanda 3. şahsa rücu edebilme tarihidir. Bu nedenle işleten ve sürücünün faizden sorumluluğunun başlangıcının halefiyet başlangıcı olan ödeme tarihi olarak kabulü gerekir. Bu durumda mahkemece, hükmedilen tazminata ödeme tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Davacı tarafça temerrüt faizi olarak avans faiz istenilmiştir. Davalının işleteni olduğu araç minibüs olup ticari araçtır. O halde, davada temerrüt faizi olarak ticari faiz niteliğindeki avans faizine hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesi de doğru değil bozma nedeni ise de; bu yanılgıların giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK.nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK.nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir." belirtilmiştir.Yukarıda anılan içtihat uyarınca davacı tarafça, yasal faiz talebinde bulunulmuş olup, taleple bağlılık ilkesi de gözetilerek yasal faize hükmetmek gerekmiş, 02.04.2024 ödeme tarihi itibariyle temerrüdün gerçekleştiği kabul edilerek, netice olarak davanın kabulü ile toplam 22.500,00 TL'nin 02.04.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile toplam 22.500,00 TL'nin 02.04.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 1.536,97 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL ile 383,00 TL tamamlama harcının toplamı olan 810,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 726,37 TL harcın davalıdan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL ile 383,00 TL tamamlama harcının toplamı olan 810,60 TL harç gideri, 8.500,00 TL bilirkişi ücreti ve 92,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 9.402,60 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 22.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Karar kesinleştiğinde varsa bakiye gider avansının yatırana iadesine,Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341/2 maddesi uyarınca miktar itibarıyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.E-duruşmaya son verildi.