T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/948
KARAR NO : 2025/520
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/09/2019
KARAR TARİHİ : 23/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil ile davalı bir araya gelerek ----- İli, ---- İlçesi, ----- Mahallesi, 3993 ada, ------ pafta, 3 parsel üzerinde devam eden, dört (A, B, C, D ve E blok) blok ve bir havuzdan oluşan inşaatta mimari proje, makine projesi, elektrik projesi statik projesi hazırlanması, zemin etüt raporlarının hazırlanması, performans analizinin yapılması, ısı yalıtım projeleri ve ruhsatların alınması hususunda sözlü olarak anlaştıklarını müvekkilin anlaşma gereği üzerine düşen tüm edimleri yerine getirdiğini hatta işin devamı esnasında inşaatın gecikmemesi için yeri geldiğinde ilgili kurumlara ödenmesi gereken harç ve ödemeleri dahi kendisinin karşıladığını, inşaatın bütün aksiliklere rağmen ve yapı ruhsatının 09.09.2009 tarihinde alındığını müvekkil şirketin alacaklarına karşılık davalı ödeme tarihlerini sürekli olarak ertelemiş ve müvekkile yaptığı iş karşılığında gerekli olan ödemeyi bugüne kadar yapmadığını söz konusu giderlerin ödenmemesi üzerine inşaatta yer alan A, B, C, D, E blok ve havuza ait proje bedelleri toplamı 323.237,00 TL ile müellif mimarlara ödenmek zorunda kalınan toplam 10.500 TL’nin işlemiş faizi ile birlikte davalıdan tahsili için ----. İcra Müdürlüğü’nün ------sayılı dosyasından ilamsız takip başlatıldığını, davalı-borçlu borca ve tüm ferilerine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu Müvekkil, yaptığı iş karşılığı olan bedeli tahsil edemediğinden icra takibine haksız ve kötüniyetle yaptığı itirazın iptal edilmesini Davalının itirazı afaki ve kötüniyetli olduğundan %20 den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı ile müvekkil arasında yapılmış olan hiçbir yazılı ya da şifahi sözleşme olmadığını, Müvekkil dava dışı 3.kişi ------- Kooperatifine ait arsada yapılacak imalatlar ile ilgili 2002 yılında anlaştığını, Müvekkil kooperatifin taşeronu olarak bir kısım imalatları yapmayı taahhüt ettiğini, dolayısıyla ---- İli, --- ilçesi, ---- Mah, 3993 ada, ------- pafta, 3 parselde yapılan inşaatlarda tek yetkili ve hak sahibi ------ Kooperatif olduğunu, müvekkilin taşeron olarak bahsi geçen inşaat projesinde herhangi bir sözleşme yapma yetkisi olmadığını yetkilinin ----- Kooperatifi olduğunu, husumetin kooperatife yöneltilmesi gerektiğini, ------ Kooperatifi 1991 yılında bahsi geçen yerde site inşaatına başladığını, İnşaat uzun zaman sürmüş ve ----- kooperatifi ile müvekkil 2002 yılında inşaatların yapılması ile ilgili olarak taşeron olarak çalışmaya başladığını, 2005 yılı sonuna kadar müvekkil A, B ,C bloklarının inşaat işlerini (havuz da dahil olmak üzere) yaptığını 2005 yılı sonunda inşaat işlerinde her 5 yılda bir alınması gereken yeni şartnamelere uygunluk raporlarının süresi dolduğunu 2006 yılı Mayıs ayında ----- Koop. İle davacı arasında D ve E blok işlerinin yapılması için inşaat emsal hesapları yapılarak yeniden tadilat projesi yapıldığını diğer yapılmış olan A, B, C blokların (havuz dahil) yeni şartnameye uygunluk raporu alarak işin yapılması için temdit süresi ve tasdik işlemlerinin yapılması için anlaşıldığını Davacı ile ------ kooperatifi arasında sözleşme 2006 yılı Haziran ayında yapıldığını bu sebeplerle Davacı tarafça müvekkile 10/08/2018 tarihinde icra takibi yapıldığını, Hiçbir şekilde borcu kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı ile ----- Kooperatifi arasında yapılan sözleşme gereğince borç zamanaşımına uğradığını, Davanın husumet ve zamanaşımı itirazları nedeniyle reddine, Yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Ticaret sicil kayıtları, ----. İcra Dairesi ----- Esas sayılı dosyası, ----- Tapu Sicil Müdürlüğü, ------ Belediyesi, Makine Mühendisleri Odası, İnşaat Mühendisleri Odası, Elektrik Mühendisleri Odası, Mimarlar Odası, ------ Bankası'na yazılan müzekkere cevapları, tanık beyanları, bilirkişi raporu.
Davacı tanığı ---- duruşmada alınan yeminli beyanları; ----- mütehatilik yapması sebebiyle tanırım ayrıca beraber de çalışmıştık, davacı ------ tanırım arkadaşım olur.---- kooparatif inşaat işi vardı bende tanıdığım ------ şirketi ile kendisini tanıştırdım. Ben tanıştırdıktan sonra aralarında anlaştılar projelerini yaptılar inşaatı bitirdiler işin ne zaman teslim edildiğini bilmiyorum ama yaklaşık 10 sene olmuştur, ben tarafların hangi miktar üzerinden anlaştıklarını bilmiyorum. bildiklerim bundan ibarettir.." şeklindedir.
Davacı tanığı ------ duruşmada alınan yeminli beyanları; "Ben inşaat mühendisiyim aynı zamanda dava konusu inşaatın da mühendisiydim mühendislik projesini de 2005-2006 yıllarında ben yaptım ----- şirketi de mimarlık projesini yaptı ve projeyi teslim ettik ve ruhsatı ------ Belediyesinden aldık. Ondan sonrası yapı kontrol ve mütehaitin işidir bizim işimiz ruhsatın alınmasıyla bitmiştir. ----- Mimarlığın bildiğim kadarıyla davalıdan alacağı kalmıştır . Hatta benim de bir kısım alacaklarım bulunmaktadır. Davacı ile davalının hangi miktar üzerinde anlaştığını hatırlamıyorum ancak ruhsat harçları da ------ tarafından yatırılmıştır...
Davacı vekilinin talebi üzerine Tanık ----- soruldu: Gerek ben gerekse ----- olan ------ ile muhatap olduk mülkiyet sahipleri ile herhangi bir muhataplığımız olmamıştır..." şeklindedir.
Mahkememizce inşaat mühendisi bilirkişi ile borçlar hukuku alanında uzman nitelikli hesap uzmanı bilirkişiden 21.10.2024 tarihli duruşmada ayrıntılarına yer verilen hususlarda ve dosya kapsamına göre düzenlenen 30.01.2025 tarihli bilirkişi raporunun alındığı görülmüştür.
SAFAHAT:
Mahkememizce işbu dava dosyasına ilişkin olarak öncelikli olarak ---- Esas sayılı dosya üzerinden yürütülen yargılama neticesinde, gerek dava konusu sözleşmenin imzalandığı tarihte yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nun 126/4. maddesine ve gerekse 6098 sayılı TBK'nın 147/6. maddesine göre yüklenicinin yükümlülüklerini ağır kusuruyla hiç ya da gereği gibi ifa etmemesi dışında, eser sözleşmesinden doğan alacakların 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, taraflar arasındaki ilişki eser sözleşmesinden kaynaklandığından, olayda uygulanması gereken zamanaşımı süresinin 5 yıl olduğu, zamanaşımı süresinin alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlayacağı, eser sözleşmelerinde sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa iş bedeli alacağının eserin tamamlanıp teslim edildiği tarihte, sözleşmenin feshi halinde ise fesih iradesinin karşı tarafa ulaşmasıyla muaccel hale geleceği, dosyaya celp edilen ------ Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü'nün 02/09/2009 tarihli yazısına göre, dava konusu ----- İlçesi, ------ Mahallesi, 3993 ada, 3 parsel sayıdaki yerdeki mevcut A-B-C blokların inceleme raporlarının yürürlükteki yönetmeliğe göre kontrol edildiği ve ilgili mimari projesinin onaylandığının belirtildiği, dolayısıyla taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklı davacı tarafın teslim yükümlülüğünü 02/09/2009 tarihi itibariyle yerine getirdiği, ancak bu davaya konu icra takibinin ise 10/08/2018 tarihinde açıldığı, eser sözleşmesinden kaynaklı alacaklar eserin teslim tarihinden itibaren beş yıl içinde zamanaşımına uğradığından ve davalı vekilince süresinde zamanaşımı itirazında bulunulduğundan davanın zamanaşımı nedeniyle reddinin gerektiği gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Mahkememizce verilen işbu kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine ----- BAM ------. Hukuk Dairesinin 10/11/2022 tarih ---- Esas ------ Karar sayılı ilamıyla "... somut olay incelendiğinde; davalı yanca tüm aşamalarda sözleşme ilişkisi inkar edildiği halde, mahkemece ne ara kararında ne de gerekçeli kararda davalıya husumet düşüp düşmediği konusu üzerinde durularak bu konuda olumlu yada olumsuz bir karar verilmeden, davalı yanın zamanaşımı def'inin değerlendirilmesi sonucu davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi usul hukukuna aykırı olmuştur.
Zira; eldeki davada davalının pasif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığının tespiti zamanaşımı def'i yönünden önem taşımaktadır. Davacı vekili aşamalarda verdiği beyan dilekçelerinde ve istinaf dilekçesinde, davacı, davalı ve dava dışı taşınmaz sahibi arasında üçlü bir ilişkinin varlığının söz konusu olduğunu, işin davalı tarafından müvekkiline verildiğini, dolayısıyla davalının kooperatif nam ve hesabına iş yaptırdığının ortaya çıktığını, işin yapılması noktasında kooperatifin müvekkilini görevlendirmediğine göre dava konusu iş bakımından davalı ile kooperatif arasında vekaletsiz iş görme özelliklerini taşıyan bir ilişkinin varlığından bahsedilebileceğini, müvekkili ile davalı arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığını, ancak davalı ile müvekkili arasında bir işin yapılmasına ilişkin mutabakat sağlandığını ve müvekkilinin talimatı davalıdan aldığının yargılama esnasında ispat edildiğini, vekaletsiz iş görme hukuksal nedenine dayanan davalarda uygulanması gereken zamanaşımı süresinin de 5 yıl olmayıp, 10 yıl olduğunu belirtmiştir.
Yapılan bu açıklamalar ışığında; husumetin varlığı dava şartı olup, gerek mahkemece gerekse Dairemizce re'sen dikkate alınması ve dava şartına ilişkin olguların itiraz ve def'ilerden önce karara bağlanması gerektiğinden, mahkemece öncelikle davada davalının pasif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı konusunda değerlendirme yapılması, davalı yanın pasif husumet ehliyetinin bulunduğunun tespiti halinde ise, davacı yanın davada vekaletsiz iş görme hükümlerinin uygulanması gerektiğine yönelik itirazlarının tartışılması sonucu olaya uygulanması gereken zamanaşımı süresinin tespit edilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi dosya kapsamına göre usul ve yasaya aykırı olmuştur." gerekçesi ile mahkememizce verilen kararın kaldırılmasına karar verilmiş, dosya mahkememize gönderilerek yukarıda yer verilen esasa kaydı yapıldığı görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak talebine ilişkindir.Somut olayda; Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir. Davacı, davalı ile aralarında sözlü bir sözleşme akdedildiğini, bu sözleşme ile davacının yüklenici sıfatıyla ---- İli, ----- İlçesi, -------- Mahallesi, 3993 ada, 3 parsel üzerinde devam eden, 4 blok ve bir havuzdan ibaret inşaatta mimari proje, makine projesi, elektrik projesi ve statik projesinin hazırlanması, zemin etüt projelerinin hazırlanması, performans analizinin yapılması, ısı yalıtım projeleri ve ruhsatlarının alınması işini üstlendiğini ileri sürmüş, davalı yan ise; tüm savunmalarında öncelikli olarak sözleşme ilişkisini reddettiğini, taraflarına karşı dava açılamayacağını savunmuştur.
Husumete ilişkin yapılan değerlendirmede;
Her ne kadar davalı tarafça taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunmadığı, bu nedenle davalı tarafa husumet yöneltilemeyeceği savunmasında bulunulmuş ise de alınan bilirkişi raporu ile dava konusu ----- İli, ----- İlçesi, ---- Mahallesi, 3993 ada, ------ pafta, 3 parsel sayılı taşınmaz üzerinde yapılacak yapının yapı sahibinin---- ., yapı müteahhiti/yüklenicisinin davalı ----- olduğu ve projelerin yapımından da sorumlu olduğunun tespit edildiği, yine dosya üzerindeki bilgi ve belgeler üzerinde yapılan incelemede dava konusu yapıya ilişkin ruhsatların tamamında mimari proje müellifi olarak----- yer aldığı ve davacı firmanın sahibi olduğu, bu haliyle dosyamız taraflarından davalı tarafın dava konusu işin yapımında asıl yüklenici davacı tarafın ise alt yüklenici olduğu görülmektedir.Alt yüklenici olan davacı ile ilk yüklenici olan davalı arasındaki ilişki davalının kendi adına ve hesabına yaptığı bir alt sözleşme niteliğindeki eser sözleşmesine dayanır. Alt yüklenici olan davacı şirket, bu sözleşmede öngörülen eseri, bir ücret karşılığında meydana getirmek ve ilk yüklenici olan davalı tarafa teslim etmekle yükümlüdür. Kural olarak asıl iş sahibinin alt yükleniciye karşı eserin yapımı şeklindeki edimin yerine getirilmesini istemek ve ona bu hususta talimat vermek hak ve yetkisi yoktur. Aynı şekilde asıl iş sahibinin alt yükleniciye karşı herhangi bir ücret ödeme yükümlülüğü de yoktur. Alt yüklenici, ücret alacağını ancak kendisi ile sözleşme yaptığı ilk yükleniciye karşı ileri sürebilir. İlk yüklenici ödeme gücü olmadığı için hiçbir ödemede bulunmasa dahi bu kural değişmez. (------ BAM ---- Esas ----- Karar sayılı ilamı ile aynı yönde Yargıtay -----. HD ------ sayılı ilamı)
Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; alınan bilirkişi raporu ile de tespit edildiği üzere dava konusu ---- İli, ---- İlçesi, -----, 3993 ada, ------ pafta, 3 parsel sayılı taşınmaz üzerinde yapılacak yapının yapı sahibinin------- müteahhiti/yüklenicisinin davalı ------- olduğu, buna göre dava dışı kooperatifin iş sahibi davalının ise ilk yüklenici olduğu ve aralarındaki ilişkinin eser sözleşmesine dayalı olduğu görülmüştür. Huzurdaki davadaki asıl uyuşmazlığın davacının davalı ile aralarında sözleşmesel ilişki bulunup bulunmadığı noktasında toplandığı, incelenen kayıt ve belgelere göre dava konusu taşınmaz üzerindeki yapının yapı müteahhidinin davalı olduğu ve projelerin tamamının yapımından sorumlu olduğu, davacının da işbu projelerin tamamında mimari proje müellifi olarak yer aldığı, bu haliyle taraflar arasında ilk yüklenici ve alt yüklenici olarak bir eser sözleşmesinin mevcut olduğu, bu hususun tanık beyanları ile de doğrulandığı anlaşılmakla huzurdaki davada davalı tarafın pasif husumet ehliyetinin bulunduğu, davalı tarafın bu yöndeki itirazlarının yerinde olmadığı görülmüştür.
Zamanaşımı define ilişkin yapılan değerlendirmede;
Her ne kadara davacı tarafça somut olaya vekaletsiz işgörme hükümlerinin uygulanması gerektiği iddia edilmiş ise de yukarıda açıklandığı üzere taraflar arasındaki hukuki ilişkinin eser sözleşmesi niteliğinde olduğu ve TBK da eser sözleşmelerine ilişkin ve genel zamanaşımı sürelerine ilişkin düzenlenen hükümlerin uygulanması gerektiği, taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklı davacı tarafın teslim yükümlülüğünü 02.09.2009 tarihi itibariyle yerine getirdiği, ancak huzurdaki davaya konu icra takibinin 10.08.2018 tarihinde başlatıldığı, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacaklar bakımından eserin teslim tarihinden itibaren beş yıllık zamanaşımı süresinin geçerli olduğu, davalı tarafça süresi içerisinde zamanaşımı definin ileri sürüldüğü anlaşılmakla davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın zaman aşımı nedeniyle REDDİNE,
2-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından baştan alınan 1.391,51 TL harcın mahsubu ile bakiye 776,11 TL nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
4-Davalı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1 maddesi gereğince 53.397,92 TL vekalet ücretinin davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine,
5-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
6-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına,)
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle; ------ Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.