T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/805
KARAR NO : 2025/579
DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 27/11/2023
KARAR TARİHİ : 03/07/2025
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız ------ Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasında dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
DAVA/TALEP;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 07.08.2023 tarihinde maddi hasarlı bir trafik kazası meydana geldiğini, davalılardan -----, kazaya karışan ----- plakalı iş makinesinin sahibi olup davalılardan ----- aracı sevk ve idare eden kişi olduğunu, diğer davalı------ ise aracı sigortalayan yetkili sigorta şirketi olduğunu, 07.08.2023 tarihinde, davalı -----sevk ve idaresindeki ------ plakalı iş makinesinin ayakları, davacının sevk ve idaresinde olan ------ plakalı ---- marka aracın geçişi sırasında açılmış olup aniden açılan iş makinesinin ayakları davacının aracının arka kapısına ağır hasar verdiğini, bu husus taraflar arasında düzenlenen "Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı" ile kayıt altına alınarak taraflarca imzalandığını, davaya konu trafik kazasında, davalı araç sürücüsü % 100 kusurlu olup bu husus hem düzenlenen "Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı", hem de davalı ----tarafından düzenletilen 29.8.2023 tarihli Eksper Raporu ile sabit olduğunu, davaya konu maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle, davacının aracında meydana gelen hasar tamir ettirilmiş ise de araçta çok ciddi değer kaybı oluştuğunu, davacı, söz konusu değer kaybının tahsili için 06.09.2023 tarihinde davalı sigorta şirketine başvuruda bulunmuş olup davalı sigorta şirketi tarafından değer kaybı olarak davacının hesabına 13.09.2023 tarihinde 72.704,45TL yatırıldığını, söz konusu bedel aracın gerçek değer kaybının çok altında bedel olup gerçek zararı hiçbir şekilde karşılamadığını, zorunlu arabuluculuğa başvurulmuş ise de taraflar arasında bir anlaşma sağlanamadığını, arz ve izah edilen nedenlerle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; davanın kabulü ile davacının ---- plakalı, ---- marka,------ model aracında oluşan değer kaybının tespiti ile HMK 107. maddesi gereğince araç değer kaybı tazmini için şimdilik 1.000-TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faizi ile birlikte -davalı sigorta şirketi bakımından poliçe ile sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davalı aleyhine ikame edilen işbu davanın aşağıda belirtmiş olduğumuz gerekçelere istinaden reddi gerektiğini, ----- plakalı araç davalı şirket nezdinde ------ poliçe numaralı Trafik Sigorta Poliçesi ile 05/11/2022 - 05/11/2023 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, poliçeden dolayı maddi zararlara ilişkin teminat limiti kaza tarihi itibari ile araç başına 120.000,00-TL olduğunu, poliçe limitini bildirmeleri davayı ve iddiaları kabul anlamında olmadığını, davacının dava yoluna gitmeden önce dava şartı olan davalı şirkete başvuru şartını yerine getirmiş olması gerektiğini, davacı taraf usulüne uygun başvuru yapmadığından öncelikle davanın usulden reddini talep ettiklerini, davacı bu belgeleri tam ve eksiksiz olarak davalı şirkete ibraz etmeksizin huzurdaki davayı ikame ettiğini, bir an için başvuru sahibinin iddia ettiği şekilde belirtilen evrakları sunduğu düşünülse dahi özellikle hasarın hangi parçalarda olduğu, boyutu ve değer kaybına esas bilgilerin (kilometre vs.) temin edilebilmesi için, hasar ve hasar onarımına ilişkin belgelerin sunulması zorunlu olduğunu, davacının aracını kasko sigorta poliçesi kapsamında tamir ettirip ettirmediği; şayet kasko kapsamında tamir işlemi gerçekleşmiş ise bu durumda, kasko hasar dosyasında bulunan tüm belgeleri ve özellikle eksper raporunu temin ederek başvuru yapması, değer kaybı ve hasar onarım bedelinin hesabının yapılabilmesi için kaçınılmaz olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte davalı sigorta şirketinin poliçe kapsamındaki sorumluluğu müşterek ve müteselsil olmakla birlikte en fazla poliçe teminat limiti ile sınırlı olduğunu, zorunlu trafik sigortası bir tür sorumluluk sigortası olup zorunlu trafik sigortasında sigortacının karşılamakla yükümlü olduğu zararlar işletme halinde motorlu aracın neden olduğu kazalarda 3. Kişilerin zararına neden olacak bir kazanın meydana gelmesi ve bu kazada araç işleteninin sorumlu bulunması gerektiğini, somut olayda dava konusu aracın kazadan önceki halinin değerli/orijinal/kazaya uğramadığı/değişeni olmadığına ilişkin herhangi bir delil dosyada mevcut olmadığını, değer kaybına konu araç modeli ve kilometresi dikkate alındığında bu durumdaki aracın değişmeyen parçası, boyalı olmayan yanı olamayacağı bir karine olarak kabul edilmesi gerektiğini, aracın daha önce hasarı olup olmadığına ilişkin tramer kayıtları incelenmesi gerektiğini, somut olayda kaza tarihi göz önüne alındığında; 01.04.2020 tarihinde yürürlüğe girmiş olan yeni Genel Şartların değer kaybı hesaplamasına esas alınması gerektiğini, bu durumda değer kaybı zararının, 01.04.2020 yürürlük tarihli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının “yürütmesi durdurulanların dışında” Ek-1’inde düzenlenen değer kaybı şartları ve hesaplama formülüne göre tespit edilmesi gerektiği açık olduğunu, açıklanan ve re’sen nazara alınacak nedenlerle; davacının davasının reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
DELİLLER :Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Son Tutanakları, Nüfus Kayıtları, Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı, ---- Noterler Birliği Trafik Tescil Kayıtları, ------ Ticaret Odası İş Makinesi Tescil Kayıtları, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Kayıtları, ZMMS Poliçesi, Başvuru Belgeleri ve Hasar Dosyası, Banka Dekontları, Kaza ve Kazalı Araç Fotoğrafları, Ekspertiz raporu, Bilirkişi Raporu, dosyadaki sair bilgi ve belgeler.
İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİNE GÖRE, VAKIA VE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI:
Dava, haksız fiil niteliğindeki maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle davacının maliki/işleteni olduğu hususi aracında meydana gelen hasara bağlı olarak oluşan değer kaybı zararının ; 6102 Sayılı TTK'nin 1401 vd. ile 1483. maddeleri gereğince düzenlenen ZMMS poliçesi teminatı kapsamında 2918 sayılı KTK'nin 85/son, 91 ve 86/1, 88/1 maddeleri gereğince davalı sigorta şirketi ve davalı malik/işleten ile 6098 Sayılı TBK'nin 49 vd maddeleri gereğince haksız fiil sorumlusu davalı sürücü tarafından müteselsilen tazmin edilmesi istemine ilişkin HMK'nin 107.mddesi gereğince açılmış belirsiz alacak davasıdır. 6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi yollamasıyla davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu asıl davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak öncelikle resen gözetilmesi gereken ZMMS poliçesi yönünden KTK'nin 97.maddesi gereğince davalı sigorta şirketine başvuru ve HMK'nin 114.maddesinde sayılan genel dava şartlarının incelenmesi ve değerlendirilmesine müteakip ön inceleme duruşması icra edilmiş, uyuşmazlık belirlenmiş ve sigorta yönünden ihtiyari olarak gidildiği anlaşılan arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığı anlaşılmakla sebep, süreç ve sonuçları açıklarak tercihen taraflara uyuşmazlığı sulh yoluyla çözmeleri konusunda teşvik ve teklif edilmesine karşın duruşmada hazır bulunan taraf vekillerinin beyanlarına göre tarafların sulh yoluyla çözümü tercih etmediklerinin anlaşılması üzerine tahkikata geçilerek delillerin toplanması ve incelenmesi tamamlanarak tahkikat bitirilmiş ve karar duruşmasında hazır bulunan davacı vekilinin son sözleri de dinlenip zapta yazılmak suretiyle yargılama bitirilmiş ve aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır. Somut olaya geçmeden önce dava konusu olayın hukuki temeli ve uyuşmazlığın çözümüne etki edecek yasal düzenlemelere kısaca değinmekte yarar vardır. 6102 sayılı TTK'nin 1401. maddesinde ise sigorta sözleşmesi düzenlenmiştir. Aynı yasanın 1483.maddesine göre sigorta şirketlerinin faaliyet gösterdikleri dalların kapsamında bulunan zorunlu sigortaları yapmaktan kaçınamayacakları, 1409. maddede, sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu, 1459. maddede, sigortacının sigortalının uğradığı zararı tazmin edeceği, 1461. maddede, sigortacının sorumluluğunun sigorta bedeli ile sınırlı olduğu hususlarına yer verilmiştir. Bilindiği üzere haksız fiil ise öğretide; Hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmaktadır. Haksız fiilin unsurları ise eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak gösterilmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğmalı, zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ile zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6 ve 6100 Sayılı HMK'nin 190. maddelerinie göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı, haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır. 6098 Sayılı TBK'nin 50.maddesine göre de zarar gören ,zararını ve zarar verenini kusurunu ispat yükü altındadır.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasa'nın 85/1. maddesinde, “ bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı” aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiştir. Yine aynı yasanın 88/1 maddesi gereği de bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.
Kaza tarihinde yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Yukarıda açıklanan yasal düzenlemelerden anlaşılacağı üzere, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Bu sebepledir ki, sigorta şirketinin sorumluluğu, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunması halinde sözkonusu olup poliçe limitiyle sınırlıdır. Zira, kanunun emredici hükmü gereği yaptırılan zorunlu trafik sigortalarında sigortacı, işletene düşen hukuki sorumluluğu teminat altına aldığına göre, ancak işletenin sorumlu olduğu oranda zarardan sorumlu olacaktır. İşletene hukuken yükletilemeyen zarardan, onun sorumluluğunu teminat altına alan sigortacının sorumlu tutulması da mümkün değildir. Zira sigorta şirketinin sorumluluğu 2918 Sayılı KTK'nin 86/1. maddesi gereğince işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusuru oranında poliçe limitiyle sınırlıdır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir.Hasar onarım bedeli yönünden; Yargıtay'ın istikrar kazanmış uygulamasına göre davalının sorumlu olacağı gerçek zarar miktarının saptanması bakımından, davaya konu kazanın oluş biçimine göre hasar görmesi kaçınılmaz olan araç parçaları ile bu hasarların onarımı için gerekli parça ve işçilik bedellerinin belirlenmesi, hasar onarım bedeline göre tamirin ekonomik olup olmadığı ve tamirin ekonomik olmadığının tespiti halinde araç sovtaj bedeli ile aracın kazadan önceki rayiç bedelinin belirlenip gerçek zarar tutarının hesap edilmesi gerekmektedir. Değer kaybı ise, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmiştir. (Yargıtay ------.HD'ni 15/03/2018 -----sayılı ilamı)Yukarıdaki yapılan genel açıklamalar, toplanan deliller ve yapılan yargılama ışığında somut olaya baktığımızda; 07/08/2023 tarihinde saat 14.00 sularında ---- İli, ------ İlçesi ----sokak üzerinde davacının maliki/ işleteni ve sürücüsü olduğu ---- plaka sayılı hususi otomobil ile davalı ------ maliki diğer davalı ------sevk ve idaresindeki ----- plakalı iş makinesi niteliğindeki motorlu araçların karıştığı karıştığı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği sabittir. Haksız fiil niteliğindeki trafik kazasında kusurlu eylemiyle kazaya neden olduğu öne sürülen iş makinesinin dosyada mukim poliçeye göre kaza tarihi itibariyle davalı sigorta şirketi nezdinde 05/11/2022-05/11/2023 başlanğıç - bitiş tarihli araç başına maddi 100,000,00 TL limitli zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu anlaşılmıştır. 2918 sayılı KTK'nin 81/2 maddesinde düzenlenen 'Yalnız maddi hasar meydana gelen kazalarda, kazaya dahil kişilerin tümü, yetkili ve görevli kişinin gelmesine lüzum görmezlerse, bunu aralarında yazılı olarak saptamak suretiyle kaza yerinden ayrılabilirler' hükmü gereği kaza sonucunda kazaya karışan araç sürücüleri tarafından Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 152/2 maddesinde açıklanan şekilde görüşlerinin de yazılı olduğu Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağının bir örneği de dosyaya mübrezdir. Bu tutanağa, kaza fotoğraflarına ve sürücü beyanlarına göre vaki kazada kusurun KTK'nin 84/j maddesinde asli kusur olarak düzenlenen doğrultu değiştirme manevralarını düzenleyen genel şartlara uymamak kuralını ihlal etmesi nedeniyle iş makinesi ayaklarının davacının aracına çarptığı anlaşılmakla tamamen davalı sigorta şirketine sigortalı iş makinesi sürücüsünde olduğu değerlendirilmekle birlikte; davalı sigorta şirketi vekilin kusur durum ve oranın yönelik itirazları olduğu görülmüştür. Somut olayda uyuşmazlığın temelinin haksız fiil niteliğindeki maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle doğrudan kusur ve hasara bağlı olarak oluşan değer kaybı zararı üzerinde yoğunlaştığı, kusur oranının tespiti ile hasara göre oluşan değer kaybı zararının belirlenmesi suretiyle çözüleceği aşikardır. Bu kapsamda davalı gerçek kişiler davaya yanıt vermediğinden iddianın inkar edildiği kabul edilerek diğer taraf vekillerinin iddia ve savunması kapsamında gösterdikleri deliller toplanmış ve uyuşmazlığın niteliği gereği resen getirtilmesi gereken bilgi ,belge ve kayıtlar dosyaya kazandırılmıştır. Mahkememizce bu kapsamda HMK'nin 266. maddesi gereğince uyuşmazlığın çözümü özel ve teknik bilgi gerektirdiğinden kusur oranları ve davaya konu zararının varlığı ve miktarının tespiti yönünden rapor düzenlenmesi için dosya ------ Bilirkişilik Bölge Kurulu Listesinden resen seçilen Makine Mühendisi bir bilirkişiye tevdi ve teslim edilmiştir. Bilirkişi ------ tarafından düzenlenen 23/09/2024 tarihli raporda özetle ve sonuçta ;-----Plakalı İş Makinesi Operatörü Sürücüsü: 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununa bağlı Yönetmeliğin ilgili bentlerinde açıklanan hükümler gereği, trafik kurallarını ihlal ettiğinden kazanın oluşumunda etkenlik arz ettiği için: % 100 ASLİ KUSURLU OLDUĞU, B-) Sürücü ----- sevk ve idaresinde bulunan------ plakalı aracı ile: 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa bağlı yönetmelikte Yönetmeliğin ilgili bentlerinde açıklanan hükümler gereği, trafik kazasının oluşmasında alabilecek herhangi bir tedbirinin bulunmadığı, kendisine kusur izafe edilmesinin uygun olmadığı için: Atfı Kabil Kusurunun Bulunmadığı C-) 07.08.2023 tarihinde meydana gelen kaza da Trafik kazası tespit tutanağındaki bilgiler ve dosya içeriğinde bulunan ------ Ekspertiz tarafından hazırlanmış hasar bilgilerinin,----- plakalı araçta üzerinde oluşan hasarlı parçalar ile uyumlu olduğu değerlendirmesi yapılmıştır. D-) ------ Plakalı İş Makinesi Operatörü sürücüsünün kusur oranı nispetinde; davalı sigortacının, ------- Plakalı İş Makinesi için düzenlediği ve riziko anında geçerli ve yürürlükte olduğu çekişmesiz olan araç başına 120.00000 TL tutarlı, ------ nolu 05/11/2022-2023 poliçe tarihli Zorunlu Mali Sorumluluk (trafik) Sigortası kapsamındadır. E-) Karayolları Trafik Kanunu'nun 88.maddesine göre, maddi hasarlı kazada işleten, sürücü, sigortacı gibi birden çok sorumlu varsa aynı zarardan her biri müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğundan, zarar görenin/görenlerin, dilediği borçluya başvurup zararın tazminini isteme hakkı olacak; müteselsil borçlulardan biri tarafından yapılan ödeme tüm borçluların ödeme oranında borçtan kurtulması sonucunu doğuracaktır. F-) Yargıtay uygulamaları doğrultusunda ‘’aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybının ne olduğunun, daha önce aracın karıştığı kazaların neler olduğu ve bunların değer kaybına etkisinin olup olmadığı’’, hususları çerçevesinde yapılan teknik incelemede: Bu bilgiler dâhilinde-----marka,------- model araçta oluşan Değer Kaybı bedeli için, derdest davaya konu ettiği ve davalıların tazmin etmesini istediği toplam zararının, “ayrıntıları yukarıda açıklanan nedenlerle, DEĞER KAYBI BEDELİ = 100.000,00 TL Davalı sigorta firması tarafından değer kaybı bedeli olarak 13.09.2023 tarihinde 72.704,45 TL ödendiği belirtildiği, (Davacı tarafında kabulünde olduğu üzere) dosya içeriğinde banka ödeme dekontunun mevcut olduğu, BAKİYE TUTAR = 100.000,00 TL – 72.704,45 TL = 27.295,55 TL olarak edildiği yönünde yönünde tespit, hesap ve görüş bildirilmiştir. Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilerek davalı vekili tarafından ileri sürülen vaki beyan ve itirazlar değerlendirilmiştir. Bu kapsamda öncelikle somut olayda kaza sonucunda sürücülerce düzenlenen kaza tespit tutanağı, bu tutanaktaki sürücü görüşleri, kaza fotoğrafları ve bilirkişi raporuna göre davalı araç sürücüsünün KTK'nin 84/j) Manevraları düzenleyen genel şartlara uymama asli kurallarını ihlal ettiği, kazanın tek sebebinin bu eylem olduğu ve böylece kazada davalı araç/iş makinesi sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğu (%-100) kabul ve takdir edilmiştir. (TBK, 74/1, HMK. 266 vd, 282, Yargıtay----HD.------ Kazadan ve oluşan hasardan doğan hasara göre değer kaybına gelince ise, bilirkişi raporunda belirlendiği üzere tamirin ekonomik olduğu gibi belirlenen değer kaybının dosyada bulunan ve delil niteliği taşıyan ekspertiz raporu da gözetildiğinde kazanın meydana geliş şekline ve araçtaki hasar durumuna göre parça ve işçilik yönünden hasar üzerinden bakıldığında araçta oluşan değer kaybının aracın markası, modeli ve kilometresine bakıldığında aracın kazadan önceki rayiç piyasa değeri ile kazadan sonraki rayiç piyasa değeri arasındaki 100.000,00 TL farkın günün ekonomik koşullarına ve ikinci el araç piyasasına göre kadri maruf olduğu anlaşılmış; işbu raporun delil niteliğindeki ekspertiz raporu da teyit edildiğinden somut olaya ilişkin süregelen Yargıtay uygulamasına uygun ve yerinde olduğu, anılan bilirkişi raporunun hükme esas alınabileceği ve hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olduğu kabul ve takdir edilmiştir. Böylece somut olayda kusur ve değer kaybı yönünden gerekçeli hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olduğu için benimsenen bilirkişi raporu da gözetildiğinde, haksız fiil kapsamında gerçek zararın karşılanması ilkesinden hareketle; toplam değer kaybı zararının, yukarıda açıklanan yasal çerçevede zarar veren aracın malik-işleteni, sürücüsü ve sigortacısı tarafından müteselsil olarak tazmin edilmesi gerektiği değerlendirilmiştir. Davacı vekili tarafından işbu dava HMK'nin 107. maddesi kapsamında belirsiz alacak davası olarak açıldığından bilirkişi raporuna göre verilen süre içinde değer kaybı yönünden davalı sigorta şirketinin önceden yaptığı 72.704,45 TL ödeme de tenzil edilmek suretiyle bakiye zarar için talep arttırım dilekçesi verildiği ve harcın tamamlandığı da müşahede edilmiştir. Binaenaleyh, davacının davasını yukarıda açıklanan ilkeler, vakıalar ve delilere göre TBK,49, 50/1, 51/1, 52/1, KTK, 91/1, 85/1-son, 86/1 , 88/1 maddeleri gereğince yargılamaya hakim olan ilkeler nezdinde; TMK, 6 ve HMK, 190. maddeleri esaslarına göre esastan ispat ettiği ve davasında haklı olduğu sonuç ve kanaatiyle; taleple bağlılık ilkesine göre eldeki olay haksız fiil niteliğindeki trafik kazasından kaynaklandığından TBK'nin 117/2 maddesi ve HMK 107.maddesi gereğince artırılan miktar dahil bedelin tamamına davalı gerçek kişiler yönünden kaza/ haksız fiil/ temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilebileceği, sürücü davalı dışındaki tarafların tacir sıfatı ve özellikle sigortalı aracın ticari niteliği gereği avans faizi uygulanmasının gerekmesi de gözetilmek suretiyle davanın kabulü ile; 27.295,55 TL değer kaybı tazminatın, davalı gerçek kişiler yönünden kaza/ haksız fiil/ temerrüt tarihi olan 07/08/2023 tarihinden ; davalı sigorta şirketi yönünden ise 2918 sayılı KTK'nin 97 ve 99/1 maddelerine göre temerrüt tarihi olarak belirlenen 19/09/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte (davalı sigorta şirketinin araç başına maddi 100.000,00 TL poliçe teminat limitiyle sınırlı/sorumlu olması kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerekmiştir. (AY.9, 36 ,138, 141, TMK, 1/1, 6 ,KTK. 81/2, 84, 85, 86, 88, 91, 97,99, 109/1, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesi, TBK, 49, 50/1,51,52/1, 74, 117/2, Sigortacılık Kanunu, 2/1,n, 22/13, 22/17, TTK,16/1, 1401 vd, 1483 vd, HMK, 25, 26, 27, 29, 30,31,33, 107, 146, 187/1-2, 190, 194, 198, 266 vd, 282, 320,322 )
6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinin tamamından 326/1-3 maddesi gereğince poliçe limitinin aşılmadığı da gözetilerek davalılar müteselsilen sorumlu tutulmuştur. Bununla birlikte, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinine gelince işbu davalar KTK'nin 97/1.maddesi uyarınca yalnızca sigortaya başvuru şartına tabi olup, ayrıca gerek sigorta gerekse işleten ve sürücü yönünden zorunlu arabuluculuğa tabi bir dava olmadığı, (6325 S. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrası) nitekim ZMMS 2918 sayılı yasada düzenlenmiş olup trafik sigortacısına ve diğer sorumlulara karşı açılacak davaların zorunlu arabuluculuk dava şartına tabi olmadığı halde davacı tarafça arabuluculuk sürecine başvurulmuş olduğundan, davalı sigorta şirketinin ve diğer davalıların arabuluculuk ücretlerinden sorumlu tutulması mümkün görülmemiştir. (Bkz; Yargıtay------ Bu kapsamda davacı ve davalı sigorta şirketi yönünden ihtiyari nitelikteki arabuluculuk giderinden davacı sorumlu tutulması suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddelesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davanın kabulü ile; 27.295,55 TL değer kaybı tazminatın, davalı gerçek kişiler yönünden kaza/ haksız fiil/ temerrüt tarihi olan 07/08/2023 tarihinden ; davalı sigorta şirketi yönünden ise 2918 sayılı KTK'nin 97 ve 99/1 maddelerine göre temerrüt tarihi olarak belirlenen 19/09/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte (davalı sigorta şirketinin araç başına maddi 100.000,00 TL poliçe teminat limitiyle sınırlı/sorumlu olması kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.864,56 TL karar ve ilam harcından; başlangıçta alınan 269,85 TL peşin harç ile tamamlama harcı olarak yatırılan 620,00 TL harcın mahsubuyla bakiye 974,71 TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-)Davacı tarafından yapılan 269,85 TL başvurma harcı 269,85 TL peşin harç, 38,40 TL vekalet harcı, 620,00 TL tamamlama harcı, 1.881,25 TL posta masrafı ve 4.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.079,35 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-)Davacı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1-2 maddeleri uyarınca hesap ve takdir edilen toplam 27.295,55 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-)6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, ) Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin ve davalı gerçek kişilerin yokluğunda; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle ----- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.