T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/192
KARAR NO : 2025/583
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/03/2024
KARAR TARİHİ : 08/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ------ nezdinde ------ numaralı Motorlu Kara Taşıtları Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi bulunan ------- plakalı aracın 19/03/2022 günü sebep olduğu kaza sonucunda müvekkili adına kayıtlı ----- plakalı aracın hasarlandığını, kazada sigortalı ------ plakalı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunu, trafik kazasından dolayı müvekkiline ait aracın hasarlandığını ve değer kaybına uğradığını, davalı sigorta şirketine değer kaybının tazmini başvurusunda bulunmuş olmalarına rağmen talebin zımni olarak reddedildiğini beyan ederek, HMK m. 107 uyarınca artırmak üzere şimdilik 10,00 TL değer kaybı zararının temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından yapılan hasar ihbarı sonrası ------ nolu hasar dosyası açılmış ve ödeme yapılmamış olduğunu, ekspertiz raporu doğrultusunda değer kaybı tespitinin hasar ve onarım resimleri üzerinden yapıldığını, başvuruya konu kazanın 4.12.2021 tarihli Sigorta Genel Şart Değişikliklerinden sonra meydana geldiğini, dolayısıyla değer kaybı hesaplamasının mevzuatın öngördüğü şekilde formülasyona göre hesaplanması gerektiğini, müvekkili şirketin, Karayolları Trafik Kanunu’nun 91 maddesi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası uyarınca, sigortalısının kusuru ile 3. kişilere verdiği zararı, yine poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere tazmin etmekle mükellef olduğu da göz önüne alındığında kusur tespitinin yapılması ve kazanın hangi sebeple meydana geldiğinin araştırılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte değer kaybı hesaplamasının aracın yaşı kilometresi gibi bir çok parametreyi içeren teknik bir hesaplamayı gerektirdiğinden alanında uzman bir bilirkişiden rapor alınmasını ve nihai olarak da davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 18.04.2025 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; Bedel artırım dilekçesinin kabulü ile müddeabihin bedel artırım yolu ile arttırdıkları kısım ile dava dilekçesinde müvekkiline ait ------ plakalı araçta meydana gelen kazadan dolayı gerçekleşen zararın tazminine konu talep ettikleri, araç değer kaybına mahsuben 10,00-TL alacaklarının bilirkişi raporu doğrultusunda ve sigorta şirketi tarafından daha önceden değer kaybına ilişkin olarak müvekkile ödenen 2.914,93-TL'nin mahsubu neticesinde 5.575,07,00-TL arttırarak toplamda 5.585,07-TL maddi zararın davalı sigorta şirketinin temerrüte düştüğü 31/03/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir..Davalı vekili ıslaha karşı beyan dilekçesinde özetle; Davacı yanın değer kaybı yönünden yaptığı ıslaha itiraz ettiklerini, davacı yanın tüm zararının müvekkili şirket tarafından dava ikamesi öncesinde hasar aşamasında karşılandığını, müvekkili şirket tarafından hasar aşamasında yapılan 2.914,93 TL tutarındaki ödeme akabinde bakiye taleplerin yerinde olmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Deliller
Tarafların ticaret sicil sorguları dosya arasına alınmıştır.Davalı sigorta şirketine yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.Trafik kusuru konusunda uzman makine mühendisi bilirkişi ile sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyet raporu dosyaya sunulmuştur.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:
Dava, 19.03.2022 tarihinde meydana gelen kaza sebebiyle, davacıya ait ---- plakalı araç ile davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olan ------ plakalı arasın çarpışması sonucu kusurun irdelenmesi, ------ plakalı araçta değer kaybı alacağı oluşup oluşmadığı, varsa miktarının ne olduğu hususlarında HMK 107 maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açılmış 10,00 TL tazminat davasıdır.
Mahkememizce dava dilekçesi, cevap dilekçesi, taraflarca dosyaya sunulan deliller ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir.
Dosya, trafik kusuru konusunda uzman makine mühendisi bilirkişi ile sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyetine tevdi edilmiş; 06.02.2025 tarihli rapora göre dosyadaki bilgi, belge, sigorta poliçesi, hasar dosyası ve ibraz edilen deliller ışığında, ------ plakalı araç sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 56/1-a maddesini ihlal etmesi sebebiyle %50 oranında kusurlu olduğu, ------ plakalı araç sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 56/1-c ve 84/d maddelerini ihlal etmesi sebebiyle %50 oranında kusurlu olduğu, ----- plakalı araç sürücüsünün herhangi bir kusurunun bulunmadığı ------ plakalı araç için kaza sonrası parça değişimi, tamir ve işçiliklere ilişkin düzenlenen ekspertiz raporunun meydana gelen kaza, hasar ve işlemler yönünden uygun olduğu, meydana gelen hasarın, söz konusu araçta değer kaybı yaratacağı kanaatine varıldığı, yapılan piyasa araştırması sonucu, yerleşik yargı içtihatları ve AYM iptal kararı doğrultusunda araçtaki değer kaybının 17.000,00 TL olduğu, %50 kusur oranına göre davacının talep edebileceği miktarın 8.500,00 TL olacağı rapor edilmiştir.
Davacı vekili, bilirkişi raporu doğrultusunda 18.04.2025 tarihli talep artırım dilekçesi ile değer kaybına ilişkin alacak taleplerini 5.585,07 TL'ye çıkarmıştır.Dava konusu araçta kaza tarihinden önce herhangi bir hasar yok ise; aracın kazasız piyasa rayici belirlenip buna göre hasarlı hali arasındaki fark değer kaybı kabul edilmelidir.
Davacıya ait araçta meydana gelen gerçek zararın belirlenmesi için mahkemece yapılacak iş, aracın kaza tarihindeki hasarsız piyasa değeri ve hasarlı haldeki piyasa değeri arasındaki farkı belirlemek için konusunda uzman bilirkişiden ayrıntılı denetime açık ve gerekçeli rapor alınarak, davalının kusur oranı nispetinde tazminata hükmedilmesi olmalıdır.
Mahkememizce aldırılan, AYM'nin 09.10.2020 tarihli ----- Gazetede yayımlanan ----- esas ------ karar sayılı kararına göre hesaplama yapılan bilirkişi raporunun bu yönleriyle hükme esas alınmaya uygun, gerekçeli ve denetlenebilir bulunması sebebiyle yeniden rapor alınması cihetine gidilmeyerek yapılan hesaplamanın hükme esas alınması gerektiği kanaatine varılmıştır.Yargıtay ----- Hukuk Dairesinin 28/05/2013 tarih ----- esas ----- karar sayılı ilamında:"Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulüne, davalının icra takibine itirazının 65.000,00 TL asıl alacak üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, 6762 sayılı TTK.’nin 1301. maddesinden (6102 sayılı TTK'nin 1472. maddesi) kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir.Trafik kazaları, nitelikleri itibariyle haksız fiillerdendir. Haksız fiillerde temerrüt tarihi, haksız fiilin meydana geldiği tarih olup, zarar sorumlusunun ayrıca ihbar ve ihtar edilmesine gerek yoktur. Sigorta ettirenin dava hakkı, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Ödeme tarihi aynı zamanda 3. şahsa rücu edebilme tarihidir. Bu nedenle işleten ve sürücünün faizden sorumluluğunun başlangıcının halefiyet başlangıcı olan ödeme tarihi olarak kabulü gerekir. Bu durumda mahkemece, hükmedilen tazminata ödeme tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Davacı tarafça temerrüt faizi olarak avans faiz istenilmiştir. Davalının işleteni olduğu araç minibüs olup ticari araçtır. O halde, davada temerrüt faizi olarak ticari faiz niteliğindeki avans faizine hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesi de doğru değil bozma nedeni ise de; bu yanılgıların giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK.nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK.nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir." belirtilmiştir.Yukarıda anılan içtihat uyarınca her ne kadar davacı tarafça, ticari işlerde uygulanan avans faiz talebinde bulunulmuş ise de, kazaya neden olan araç hususi olup ticari araç olduğundan yasal faize hükmetmek gerekmiş, sigorta şirketine başvuru tarihi olan 09.03.2024 tarihinden 8 iş günü sonrasına tekabül eden 21.03.2024 tarihi itibariyle temerrüdün gerçekleştiği kabul edilerek, netice olarak davanın kabulü ile toplam 5.585,07 TL'nin 21.03.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile toplam 5.585,07 TL'nin 21.03.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL ile 96,00 TL tamamlama harcının toplamı olan 523,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 91,80 TL harcın davalıdan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan peşin alınan 427,60 TL ile 96,00 TL tamamlama harcının toplamı olan 523,60 TL harç gideri, 8.500,00 TL bilirkişi ücreti ve 252,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 9.275,60TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 5.585,07 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Karar kesinleştiğinde varsa bakiye gider avansının yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341/2 maddesi uyarınca miktar itibarıyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.E-duruşmaya son verildi.