T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/660
KARAR NO : 2025/863
DAVA : Tazminat
DAVANIN İLK AÇILDIĞI TARİH: 28/11/2023
MAHKEMEMİZE TEVZİ TARİHİ: 19/09/2024
KARAR TARİHİ : 11/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ile davalı arasında ------ plaka sayılı araca ilişkin Ağır Ticari Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesinin akdedildiği, sigortalı aracın poliçe yürürlük tarihinde 20/07/2023 tarihinde trafik kazasına karıştığı ve kaza nedeniyle sigortalı araçta maddi hasarın oluştuğu, sigorta şirketine yapılan hasar ihbarı sonrasında sigorta şirketi tarafından 24/07/2023 tarihinde eksper işlemlerine başlandığı, davalı şirket tarafından aracın yetkili serviste oranımı işlemlerinin sürüncemede bırakılması nedeniyle 31/08/2023 tarihli ihtarnamenin keşide edildiği, her ne kadar sigorta şirketi tarafından hasar onarım bedeli karşılanmış ise de yaşanan gecikme nedeniyle davacının maddi kazanç kaybının olduğu, yine sigorta şirketi tarafından hukuksal koruma klozu uyarınca 10.000 TL tutarındaki poliçe bedelinin ödenmesi gerektiğinden bahisle davacı için 100 TL tutarındaki kazanç kaybı ve 100 TL tutarındaki hukuksal koruma klozundan kaynaklı alacak olmak üzere toplam 200 TL tutarındaki belirsiz alacağın, kazanç kaybına yönelik alacak isteminin kaza tarihinden, hukuksal koruma klozuna yönelik alacak isteminin 31/08/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının iddialarının kötüniyetli olduğu, davanın zaman aşımına uğradığını, davacıya yapılan başvuru sonrasında 06/11/2023 tarihinde 638.000 TL ödendiğini, davacıya yapılan başvuru sonrasında onay ve bilgilendirmelerin zamanında yapıldığını, istemin sürüncemede bırakılmadığını, kar kaybının poliçe teminatına dahil olmadığını, hukuksal koruma teminatına yönelik rizikonun gerçekleşmediğinden bahisle davacının davasının reddine karar verilmesi talep edilmiştir.Davacı vekil 06.02.2025 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; Kazanç kaybının 69.000,00 TL olabileceği, bu alacağına 08.09.2023 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesini, Poliçedeki Hukuksal Koruma Klozu hükmü uyarınca 10.000,00 TL hukuki koruma bedelinin 29/08/2023 ve 11/09/2023 tarihli dekontlara istinaden 29/08/2023 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesini, toplam 79.000 TL olarak ıslah ettiklerini beyan ederek ıslah talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili ıslaha karşı beyan dilekçesinde özetle; Islahı kabul etmediklerini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
SAFAHAT
---- Asliye Ticaret Mahkemesinin ---Esas ----- Karar sayılı yetkisizlik kararı üzerine mahkememize tevzi edilen dosya yukarıda belirtilen sırasına kaydı yapıldı.
Deliller
Tarafların ticaret sicil sorguları dosya arasına alınmıştır.Trafik kusuru konusunda uzman bilirkişi ile sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyeti kök ve ek raporları dosyaya sunulmuştur.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:
Dava, trafik kazasından kaynaklı kazanç kaybı ve hukuksal koruma klozuna dair tazminat davasıdır.Mahkememizce dava dilekçesi, cevap dilekçesi, taraflarca dosyaya sunulan deliller ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir. Dosyada, davalı vekilinin zaman aşımı itirazı Mahkememizce değerlendirilmiş, davanın süresinde açıldığı kabul edilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Dosya, trafik kusuru konusunda uzman bilirkişi ile sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyetine tevdi edilmiş; 20.01.2025 tarihli rapora göre dosyadaki bilgi, belge, sigorta poliçesi, hasar dosyası ve ibraz edilen deliller ışığında, ------ plakalı araç sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 30/1-a maddesini ihlal etmesi sebebiyle %100 oranında asli kusurlu olduğu, dava konusu aracın "onarım süresinin sigorta onay sürecinin gecikmesi nedeniyle" davacının 45 günlük araç mahrumiyeti dolayısıyla kazanç kaybı yaşadığı, kazanç kaybının 69.000,00 TL olabileceği, bu alacağına (davacı yasal faiz talep ettiğinden) 08.09.2023 tarihinden itibaren yasal faiz talep edebileceği, poliçedeki Hukuksal Koruma Klozu hükmü uyarınca ve huzurdaki davada davacının haklı bulunması halinde, huzurdaki dava öncesinde ve sırasında sarf ettiği ihtarname, dava harç ve giderleri, avukatlık ücreti vb. hukuksal koruma teminatı kapsamındaki harcamalarını 10.000,00 TL ve işlemiş yasal faizi ile sınırlı olarak davalıdan talep edebileceği, ancak bu harcamaları belgelemesi gerektiği rapor edilmiş olup, davalı tarafça sunulan rapora itirazların değerlendirilmesi amacıyla aynı bilirkişi heyetinden ek rapor alınmış, itirazlar irdelenerek sunulan ek rapora göre, bilirkişilerin kök rapordaki görüş ve kanaatleri ile ek rapordaki görüş ve kanaatlerinin aynı olduğu rapor edilmiştir.Davacı vekili, bilirkişi raporu doğrultusunda 06.02.2025 tarihli ıslah dilekçesi ile kazanç kaybı alacağına yönelik taleplerini 69.000,00 TL'ye çıkarmış, 10.000,00 TL hukuksal koruma klozuna dair alacak ile birlikte toplam 79.000,00 TL talep etmiş, hukuksal koruma klozu yönünden yapılan ödemelere ilişkin dekontları ibraz etmiştir.Mahkememizce aldırılan bilirkişi heyeti kök ve ek raporlarının bu yönleriyle hükme esas alınmaya uygun, gerekçeli ve denetlenebilir bulunması sebebiyle yeniden rapor alınması cihetine gidilmediği anlaşılmakla, kazanç kaybı yönünden artırılan miktar mahkememizce makul bulunmuş, hukuksal koruma klozu yönünden de gerekli belgeler ibraz edilmiş ve ispat şartı somut olayda gerçekleşmiştir.Yargıtay ----. Hukuk Dairesinin 28/05/2013 tarih ----- esas ----- karar sayılı ilamında:"Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulüne, davalının icra takibine itirazının 65.000,00 TL asıl alacak üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, 6762 sayılı TTK.’nin 1301. maddesinden (6102 sayılı TTK'nin 1472. maddesi) kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir.Trafik kazaları, nitelikleri itibariyle haksız fiillerdendir. Haksız fiillerde temerrüt tarihi, haksız fiilin meydana geldiği tarih olup, zarar sorumlusunun ayrıca ihbar ve ihtar edilmesine gerek yoktur. Sigorta ettirenin dava hakkı, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Ödeme tarihi aynı zamanda 3. şahsa rücu edebilme tarihidir. Bu nedenle işleten ve sürücünün faizden sorumluluğunun başlangıcının halefiyet başlangıcı olan ödeme tarihi olarak kabulü gerekir. Bu durumda mahkemece, hükmedilen tazminata ödeme tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Davacı tarafça temerrüt faizi olarak avans faiz istenilmiştir. Davalının işleteni olduğu araç minibüs olup ticari araçtır. O halde, davada temerrüt faizi olarak ticari faiz niteliğindeki avans faizine hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesi de doğru değil bozma nedeni ise de; bu yanılgıların giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK.nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK.nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir." belirtilmiştir.Yukarıda anılan içtihat uyarınca davacı tarafça, yasal faiz talebinde bulunulmuş olup, taleple bağlılık ilkesi uyarınca yasal faize hükmetmek gerekmiş, davacı tarafın kazanç kaybı ve hukuksal koruma klozuna yönelik alacak talepleri Mahkememizce de uygun bulunmuş, davalının, 69.000,00 TL yönünden başvuru tarihinden 8 iş günü sonrasına tekabül eden 08.09.2023 tarihi itibariyle, 10.000,00 TL yönünden ise 29.08.2023 ödeme tarihi itibariyle temerrüde düştüğü kabul edilmiş, netice olarak davacının davasının kabulü ile, toplam 79.000,00 TL'nin; 69.000,00 TL'sinin 08.09.2023 tarihinden itibaren, 10.000,00 TL'sinin 29.08.2023 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile toplam 79.000,00 TL'nin; 69.000,00 TL'sinin 08.09.2023 tarihinden itibaren, 10.000,00 TL'sinin 29.08.2023 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 5.396,49 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL ile tamamlama harcı olarak alınan 1.350,00 TL harcın toplamı olan 1.619,85 TL harcın mahsubuyla bakiye 3.776,64 TL harcın davalıdan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
3-Davacı tarafından peşin alınan 269,85 TL ile tamamlama harcı olarak alınan 1.350,00 TL harcın toplamı olan 1.619,85 TL harç gideri, 8.500,00 TL bilirkişi ücreti ve 223,50 TL posta masrafı olmak üzere toplam 10.343,35 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Karar kesinleştiğinde varsa bakiye gider avansının yatırana iadesine,Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.