T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/347
KARAR NO : 2025/617
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 17/05/2022
KARAR TARİHİ : 14/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 2020 yılı içerisinde ---- hizmeti aldığını, daha sonrasında kurumsaldan bir arkadaşın bu hizmeti ---- hizmetine çevirdiğini, kendilerine herhangi bir faturanın çıkmayacağını söylediğini, kendilerinin de şirket olarak herhangi bir takip yapmadıklarını, 01.12.2020 tarihinde kendilerine zimmetli olan ----- cihazını ----- kurumsal bayisi olan ------ teslim ettiklerini ve teslim tutanağını aldıklarını, 2021 senesinin Aralık ayında ----- hukuk bürosundan aradıklarını ve borçlarının olduğunu söylediklerini, --- İcra Müdürlüğü'nün ----- sayılı dosyasıyla icra açıldığını söylediklerini, bunun içinde ödenmemiş iki fatura bedeli, ----- cihaz bedeli, vekalet ücreti ve masraflarla 1800 küsur civarı ödemelerinin olduğunu söylediklerini, 03.12.2021 tarihinde bu borcu hukuk bürosuna ödeyerek borçlarını kapattıklarını, bu ücretler içinde kendisinin teslim ettiği cihazın ücreti ve hukuk bürosuna giden borç tutarına göre kendilerinden alınan bir vekalet ücretinin bulunduğunu, bu durumu çözebilmek adına önce arabuluculuğa başvuru yaptıklarını, iki oturumun gerçekleştiğini, fakat elinde teslim belgesi olmasına rağmen ------ geri ödemeyi reddettiğini, şu durumda hem cihazı vermiş olduklarını hem fazladan giden bir tutar için hukuk bürosuna fazladan vekalet ücreti ödediklerini hem de vade farkı ödemiş olduklarını, arabuluculuk dairesince gerçekleşmiş olan görüşmelerde uzlaşmaya varamadıklarını, ödenmesi gereken tutarın; ------ faturası 344,08-TL, vekalet ücreti 344,08-TL olduğunu, kendilerinden alınan tutarın vade farkı ile 2050 TL bulunduğunu, şirketçe yapmış oldukları 600 TL cihaz ücreti, 550 TL fazla ödedikleri vekalet ücreti ve ayrıca vade farkını yasal faizi ile geri ödenmesi taleplerinin olduğunu, bu nedenlerle; davanın reddine, yapılacak yargılama gider ve masraflarının davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava Dilekçesine karşı cevap verme zorunluluğunun hasıl olduğunu, davacı ile müvekkili şirket arasında 16.08.2019 tarihinde Sözleşmenin akdedildiğini, bu Sözleşmenin, davacı şirket yetkilisi tarafından imzalandığını, davacının, Sözleşme gereği internet hizmetini satın aldığını ve bu hizmetin bedelini ödeme borcu altına girdiğini ancak 2020'nin Kasım ve Aralık ayları faturalarını davacı borçlunun ödemediğini, davacının son ödeme tarihi 10.11.2020 olan 287,30-TL ve yine son ödeme tarihi 10 Aralık 2020 olan ve ----- modem ücretini içeren 656,78-TL'lik fatura borcunu ödemediğini, bunun üzerine davacı borçlu aleyhine ----- İcra Müdürlüğü'nün -----. sayılı dosyası ile icra takibinin başlatıldığını, davacı her ne kadar ------ cihazını teslim ettiğini belirtmiş ise de fatura düzenleme tarihinin 25 Kasım 2020 olduğunu, yine fatura döneminin ise 25 Ekim 2020 ila 24 Kasım 2020 dönemini kapsamakta olduğundan almış olduğu hizmet bedelini ödemi için kendisine faturanın ini, dolayısıyla işbu huzurdaki davanın kötü niyetle açılmış olduğunu, reddini talep ettiklerini, müvekkili şirketin kendisine yüklenen tüm edimleri yerine getirmesine karşılık davacının edimlerini yerine getirmediğini, borcunu ödemediğini, davacının, icra takibi neticesinde ödediği vekalet ücretini de talep etmekte olduğunu, bu talebinin hukuka aykırı bulunduğunu, zira vekalet ücretinin yargılama giderlerinden olduğunu, davacı - borçlunun fatura borcunu ödememesinin müvekkili kurumun mağduriyete uğramasına sebep olduğunu, karşı tarafın haksız olduğu bir durumda haklıymış gibi kendini hukuki sorumluluktan kurtarmaya çalışmasının ne hukuk ne de adalet mantığı ile örtüşmediğini, bu sebeple davacının iddialarını kabul etmemekle birlikte karşı tarafın haksız ikame ettiği bu davada niyet tazminatı ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
---- İcra Müdürlüğü'nün ---- sayılı dosyası, ----- yazılan müzekkere cevabı, bilirkişi raporları.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, fazladan ödendiği iddia edilen icra dosya borcunun kısmen istirdadı talebine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davacı ile davalı ----- arasında 16.08.2019 tarihinde sözleşme akdedildiği, işbu sözleşmeye ilişkin son ödeme tarihi 10.11.2020 olan 287,30 TL ve yine son ödeme tarihi 10 Aralık 2020 olan ve ------ modem ücreti içeren 656,78 TL 'lik fatura borcunun ödenmediği iddiasıyla davacı taraf aleyhine ---- İcra Müdürlüğü'nün ------ Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davacı tarafça işbu icra dosya borcunun 03.12.2021 tarihinde 1800,00 TL olarak haricen davalı tarafa ödendiğinin iddia edildiği, davalı tarafça davacı tarafın ödeme iddialarının inkar edilmediği, alınan bilirkişi raporları ile davacı tarafın faturaya konu ----- modemi davalı tarafa teslim ettiği, huzurdaki dava ile fatura ile talep edilen ve davacı tarafça fazladan ödendiği iddia edilen modem ücretinin ve işbu modem ücretine ilişkin faiz ve vekalet ücretinin istirdadının talep edildiği, yine alınan bilirkişi raporu ile 03.12.2021 tarihi itibariyle yapılan hesaplamada davacı tarafın fazladan ödediği miktarın 535,45 TL (1800,00-1264,55) olarak hesaplandığı anlaşılmakla işbu bedel üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
Faiz başlangıç tarihinin belirlenmesi bakımından yapılan değerlendirmede;
TBK m. 77; "Haklı bir sebep olmaksızın, bir başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşen, bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür.
Bu yükümlülük, özellikle zenginleşmenin geçerli olmayan veya gerçekleşmemiş ya da sona ermiş bir sebebe dayanması durumunda doğmuş olur."
TBK m. 117; "Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle; haksız fiilde fiilin işlendiği, sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olur. Ancak sebepsiz zenginleşenin iyiniyetli olduğu hâllerde temerrüt için bildirim şarttır." şeklindedir.
Huzurdaki davada; davacı taraftan 535,45 TL'nin haksız yere tahsil edildiği, bu haliyle davalı tarafın davacı taraf aleyhine haklı bir neden olmaksızın zenginleştiği anlaşılmakla haksız yere ödenen bedelin TBK m. 117/2 gereği ödeme tarihinden itibaren işletilecek faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine karar vermek gerekmiştir.
Yargılama giderleri bakımından yapılan değerlendirmede; 6100 sayılı HMK'nin 331/1, 332/1 maddeleri gereğince aynı yasanın 323.maddesinde sayılan yargılama giderlerine davanın kısmen kabul edilmiş olması nedeniyle HMK m. 326/2 gereği kabul red oranı dikkate alınarak karar verilmiştir. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de yine davanın kısmen kabul edilmiş olması nedeniyle hazineye gelir kaydedilmek üzere kabul red oranına göre taraflardan tahsiline karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile 535,45 TL nin 03.12.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından baştan alınan 80,70 TL peşin harcın mahsubuyla bakiye 534,70 TL karar ve ilam harcının davalı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvurma harcı ve 80,70 TL peşin harcın davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
4-Davacı tarafından yargılama gideri olarak yapılan 4.394,75 TL nin kabul red oranına göre 1.743,08 TL lik kısmının davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/2 maddesi uyarınca hesaplanan 535,45 TL nispi vekalet ücretinın davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/2 maddesi uyarınca hesaplanan 814,55 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine,
7-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00 TL nin kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 618,75 TL lik kısmının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
8-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00 TL nin ret edilen miktar üzerinden hesaplanan 941,25 TL lik kısmının davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
9-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına,)Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda 6100 sayılı HMK 341/2 maddesi uyarınca miktar itibarıyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.