T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/763
KARAR NO : 2025/594
DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/11/2023
KARAR TARİHİ : 10/07/2025
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız -----Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasında dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
DAVA/TALEP;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı sigorta Şirketince ------ poliçe numaralı Kasko Poliçesi ile güvence altına almış olan davacıya ait----- plakalı araç 28.06.2023 günü yapmış olduğu maddi hasarlı trafik kazası sonrasında hasara uğramıştır. Meydana gelen hasar sonrasında davacının, davalı sigorta şirketine hasar ihbarında bulunduğunu ve davalı sigorta şirketi poliçe genel ve özel şartlarında gösterildiği hasarın tespiti için sigorta eksperi görevlendirildiğini, sigorta eksperince hazırlanan kasko ekspertiz raporunda davacıya ait ------- plakalı araç onarımının ekonomik olmaması sebebi ile PERT-TOTAL işlemine tabi tutulduğunu, davalı şirket tarafından davacıya gönderilen ibranamede söz konusu aracın piyasa rayiç değerinin 700.000,00 TL olduğu tespiti yapılarak davacıya araç terk edilerek 240.000,00 TL ödeme yapıldığını, davacının ibranameye fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile imzaladığını, davacıya ait aracın kaza tarihindeki piyasa değeri ekte sunmuş olduğumuz emsal araştırmalarında anlaşılacağı şekilde yaklaşık 950.000,00 TL civarında olduğunu, eksper ------- tarafından hazırlanan rapor da araçta 566.953.70 TL hasar tespiti yapıldığını, arz ve izah edilen ve resen göz önüne alınacak sebeplerden dolayı; davacıya ait aracın 2. el rayiç bedelinin mahkemece yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile tespit edileceği baz alınarak, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10 TL tazminatın davalı şirketin temerrüde düştüğü tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya ödenmesine, davacı aracında meydana gelen hasarın tespiti için atanmış olan ekspere ödemek zorunda kaldığı 750,00 TL'nin yargılama giderinden sayılarak davalından alınarak davacıya ödenmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı üzerine tahmiline hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davacının maliki olduğu ve davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olan -----plakalı araçta, araç kiralama faaliyetinde kullanıldığı 28.06.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde hasar meydana geldiğini, davacı söz konusu trafik kazasından ötürü aracında maddi hasar meydana geldiğinden bahisle davalı şirkete başvuruda bulunduğunu, davalı şirket nezdinde ------ numaralı hasar dosyası açılmış ve davacının talepleri değerlendirildiğini, yapılan değerlendirme neticesinde davacının aracına pert işlemi yapılmış olup davacının aracı için 250.000,00 TL tazminat ödemesi yapıldığını, yapılan bu ödemeler ile davalı şirketin sorumluluğu sona erdiğini, davacı tarafın ıslak imzasının bulunduğu ibranamede de açıkça belirtildiği üzere davalı şirketi işbu hasara ilişkin tüm borçlarından ibra ettiğini ve herhangi bir talepte bulunmayacağını beyan ettiğini,------plakalı araç, müvekkil şirket nezdinde ------ numaralı ve 18/11/2022 - 18/11/2023 vadeli Kasko ----- Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, davacı bakiye fark bedeli olarak oluştuğunu ileri sürmüş olsa bile işbu hususta hiçbir delil dosyaya sunamadığını, davacı, uyuşmazlık konusu kaza sebebiyle maliki olduğu ----- plakalı araç rayiç bedelinin düşük olduğunu iddia ederek bakiye pert farklı ücreti talep ettiğini, davacının aracına pert işlemi yapılmış olup davacının aracı için 250.000,00 TL tazminat ödemesi yapıldığını, yapılan bu ödemeler ile müvekkil şirketin sorumluluğu sona erdiğini, davacı tarafın, ıslak imzası bulunan ibranameye karşın tazminat talebinin kötü niyetli olduğu dosya kapsamındaki somut delillerle sabit olduğunu, davacı taraf, kaza sonucu aracı için ödenen pert bedelinin piyasa şartlarına göre düşük olduğunu iddia etmiş ise de söz konusu iddiaya dayanak hiçbir somut delil sunulamadığını, davacı tarafından dosyaya sunulan, ekspertiz raporu niteliğini taşımayan belgenin hükme esas alınması mümkün olmadığını, açıklanan ve Mahkemece re'sen nazara alınacak nedenlerle davanın reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
DELİLLER: Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağı, Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı, ------ Noterler Birliği Trafik Tescil Kayıtları, Kaza ve Araç Fotoğrafları, Davalı Sigorta Şirketinden istenen Hasar dosyası ve Kasko Poliçesi, Mutabakatname/İbraname, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Kayıtları, Hasar Tespit Raporu, Vergi Dairesi ve Esnaf Odası Kayıtları, Ekspertiz Raporları, Banka Dekontları, Bilirkişi Raporu, Dosyadaki Sair Bilgi ve Belgeler.
İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİNE GÖRE, VAKIA VE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI:
Dava , Ölümlü/Yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle davacının maliki/işleteni olduğu hususi araçta meydana gelen hasara bağlı olarak Pert/Total işlemine göre oluşan bakiye zararının, 6102 Sayılı TTK'nin 1401 vd. maddeleri gereğince düzenlenen Kasko Sigorta Poliçesi (İMMS) teminatı kapsamında davalıdan tahsili edilmesi istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi yollamasıyla davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak öncelikle resen gözetilmesi gereken arabuluculuk ve HMK'nin 114.maddesinde sayılan dava şartları ile, taraf sıfatı, harç gibi hususların incelenmesi ve değerlendirilmesine müteakip ön inceleme duruşması icra edilmiş, uyuşmazlık belirlenmiş ve dava şartı zorunlu arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığından bu kez sulh teşviki yapılmasına karşın duruşmada duruşmada hazır bulunan davacı vekilinin beyanına göre tarafların sulh yoluyla çözümü de tercih etmediklerinin anlaşılması üzerine tahkikata geçilerek delillerin toplanması ve incelenmesi tamamlanarak tahkikat bitirilmiş ve karar duruşmasında hazır bulunan davacı vekilinin son sözleri de dinlenip zapta yazılmak suretiyle yargılama bitirilmiş ve aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır. Dosyada mukim belgelere göre kasko poliçesi yönünden sigortaya başvuru/ihbar yapıldığı; arabuluculuk tutanağına göre de zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve anlaşmazlık üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.Somut olaya geçmeden önce dava konusu olayın hukuki temeli ve uyuşmazlığın çözümüne etki edecek yasal düzenlemelere kısaca değinmekte yarar vardır. Sigorta sözleşmesi 6102 sayılı TTK'nin 1401. Maddesinde (1) Sigorta sözleşmesi, sigortacının bir prim karşılığında, kişinin para ile ölçülebilir bir menfaatini zarara uğratan tehlikenin, rizikonun, meydana gelmesi halinde bunu tazmin etmeyi ya da bir veya birkaç kişinin hayat süreleri sebebiyle ya da hayatlarında gerçekleşen bazı olaylar dolayısıyla bir para ödemeyi veya diğer edimlerde bulunmayı yükümlendiği sözleşmedir şeklinde düzenlenmiştir. 6102 sayılı TTK'nin1409.maddesinde sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu, 1459. maddede, sigortacının sigortalının uğradığı zararı tazmin edeceği, 1461. maddede ise sigortacının sorumluluğunun sigorta bedeli ile sınırlı olduğu hususlarına yer verilmiştir.
Görüldüğü üzere, sigorta sözleşmesi ile teminat altına alınan husus malın bizatihi kendisi değil, sigorta ettirenin o mal üzerindeki menfaatidir. Özel sigorta türlerini, zarar sigortası ve meblağ sigortası olmak üzere iki ana gruba ayırmak mümkündür. Birinci gruba giren zarar yani mal ve malvarlığı sigortalarında, riziko para ile ölçülmesi mümkün olan menfaatlere ilişkin olduğu halde, diğer grupta insan hayatı gibi konusu para ile değerlendirilemeyen menfaat ilişkileri sigorta teminatı altına alınmaktadır. Bunlardan ilk gruba kısaca “menfaat (zarar) sigortası”, diğerine ise, “meblağ sigortası” denilmektedir. Öte yandan, motorlu kara taşıt araçları kasko sigortası, diğer bir deyişle uygulamada kısaca “kasko sigortası” olarak adlandırılan bu sigorta türü, gerçek anlamda ayrı bir sigorta türü olmayıp, mal/zarar sigortaları türlerinden bir kısmının karma olarak motorlu kara taşıt araçlarında birlikte uygulanmasıdır. Kasko sigortası da niteliği itibariyle, bir sigorta sözleşmesidir. Yukarıda da belirtildiği üzere, kasko sigortası, mal sigortasının bir türü olmakla, bu genel düzenleme dışında Türk Ticaret Kanunu'nda ayrıca ve özel olarak düzenlenmemiştir. Kasko sigortası ile kısaca “trafik sigortası” olarak da anılan “motorlu araçlar zorunlu ve ihtiyari mali sorumluluk sigortası”nın birbirine karıştırılamaması gerekir. Kasko sigortası ile sigorta ettirenin bizzat uğradığı zararlar sigortaca güvence altına alındığı halde ikincisinde, sigorta ettirene ait aracın karıştığı kazayla üçüncü kişilerin uğradığı zararlar sigorta tarafından karşılanmaktadır (-------
Mal sigortaları türünden olan kasko sigortasının teminat kapsamını belirleyen Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları A. Sigortanın Kapsamı A.1. Sigortanın Konusu; Bu sigorta ile sigortacı, sigortalının poliçede belirtilen ve karayolunda kullanma izni olan motorlu ve motorsuz kara araçlarından, römork veya karavanlardan iş makinelerinden, lastik tekerlekli traktörler, diğer zirai tarım makinelerinden doğan menfaatin aşağıda belirtilen risklerin gerçekleşmesi sonucunda doğrudan uğrayacağı maddi zararları teminat altına alır. a) Aracın karayolunda veya demiryolunda kullanılabilen motorlu, motorsuz araçlarla çarpışması, b) Gerek hareket gerek durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar, c) Üçüncü kişilerin kötü niyet veya muziplikle yaptıkları hareketler, ile fiil ehliyetine sahip olmayan kişilerin yol açacağı zararlar, d) Aracın yanması, e) Aracın veya araç parçalarının çalınması veya çalınmaya teşebbüs edilmesi sonucu oluşan maddi zararların sigortanın teminat kapsamında olduğu anlaşılmaktadır. Diğer taraftan, poliçe tanzim tarihi ve olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nin 1409/1. maddesi uyarınca, sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı maddenin 2. fıkrası hükmüne göre, kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise, bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5. maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir. İlkeler yukarıda anlatılan şekilde olmakla birlikte sigortalı, Kasko Poliçesi Genel Şartları'nın A.5. maddesi ve TTK'nin 1446/2 maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içinde imiş gibi ihbar ederse ispat yer değiştirip oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat yükü sigortalıya geçer.(HGK 10.12.1997 gün ve ---- HGK 16.12.1998 gün ve ----- HGK 22.12.2010 gün ve------ sayılı ilâmları)
Yukarıdaki yapılan genel açıklamalar, toplanan deliller ve yapılan yargılama ışığında somut olaya baktığımızda; davacının malik/işleteni olduğu----- plaka sayıl----- tipi, ------ model hususi otomobilin 28/06/2023 tarihinde ---- ili Merkez ----- yolunda ---- sevk ve idaresindeyken ----- sevk ve idaresindeki -----plakalı motosiklet ile çarpışması neticesinde çift taraflı ölümlü ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği anlaşılmıştır. Böylece davacının aracın kaza nedeniyle hasar gördüğü başta kaza tespit tutanağı olmak üzere açılan hazar dosyasına göre yapılan ödemeler ve işbu dosyada alınan bilirkişi raporu ve sair deliller nezdinde sabittir. Buna göre ------ plaka sayılı ticari nitelikteki motorlu kara taşıtının davalı sigorta şirketi nezdinde ------- numaralı 18/11/2022 - 18/11/2023 başlangıç ve bitiş tarihli olarak Kasko + ------Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile davalının teminatı altında olduğu poliçede bu durumun teminatı olarak rayiç değerin gösterildiği anılan poliçe içeriğinde görülmüştür. Davacı tarafın hasarı süresinde usulüne uygun olarak ihbar ettiği de buna ilişkin bilgi , belge ve sigorta şirketi kayıtlarından anlaşılmıştır. Öncelikle taraflar arasındaki poliçenin niteliğine ve olayın niteliğine göre davada ve kazada kusur tartışmasına yer olmadığı belirtilmelidir. Mahkememizce açılan dava üzerine taraf teşkili sağlanarak taraf vekillerince gösterilen ve sunulan deliller toplanıp değerlendirilmek suretiyle işin esasının incelenmesine geçilmiş ve tahkikat işlemi olarak HMK'nin 266.maddesi gereğince uyuşmazlığın çözümü özel ve teknik bilgi gerektirdiğinden dosya üzerinden hasara ve özellikle aracın rayiç değerine ilişkin rapor düzenlenmesi için dosya Mahkememizce ------ Bilirkişilik Bölge Kurulu Listesinden resen seçilen makine mühendisi bir bilirkişiye tevdi ve teslim edilmiştir. Bilirkişi Makine Mühendisi ----- tarafından düzenlenen 12/07/2024 tarihli raporda özetle ;Pert olan aracın “sigortalının elinde kalması” ve “sigortacıya tam hasarlı hale gelen aracın trafikten çekme belgesi verilmemesi” halinde ise; (Y-----. HD.16.12.2010 Tarih, ------Sayılı İlamında da hükmolunduğu üzere) aracın 2. el piyasa değerinden sovtaj değeri düşülerek, bakiye miktarın tazmini icap etmektedir. Bu halin Yüce Mahkeme tarafından kabul edilmesi halinde ise: ----- plakalı, ----- marka,------ tipi, ------ model olan aracın: Hasar Tutarı = (piyasa rayiç değeri) – (sovtaj değeri) = 952.000,00 TL – 380.000,00 TL Hasar Tutarı = 572.000,00 TL olduğu, dosya içeriğinde yapılan incelemelerde, davalı sigorta firması tarafından davacı tarafa 07.08.2023 tarihinde 240.000,00 TL ödeme yaptığına ilişkin Banka Ödeme dekontunun mevcut olduğu, bakiye tutar= 572.000,00 TL – 240.000,00 TL = 332.000,00 TL olarak hesap edildiğine ilişkin tespit ve görüş bildirilmiştir. Mahkememizce bilirkişi raporu taraf vekillerine usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş; davalı vekili tarafından ibraname ve tenzili muafiyet uygulanması gerektiği yönüyle rapora itiraz edilmiştir. Ancak davacı taraf, söz konusu ibranameye fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak ibaresiyle itirazı kayıt koymak suretiyle imzaladığından vaki belge 6098 sayılı TBK’nin 132 inci maddesi uyarınca tam bir ibra olarak kabul edilmemiştir. Ayrıca poliçede aracın daha önce tam hasara uğradığının onarım sonrası tespit edilmesi veya aracın orijinal parçalarla onarımının talep edilmesi halinde toplam hasarın %35'i oranında tenzili muafiyet uygulanacağının düzenlendiği ancak söz konusu kloz incelendiğinde tüm fıkraların birlikte değerlendirilmesi gerektiği, pert muafiyetinin geçmişe dayalı böyle bir kayıt varsa uygulama alanı bulabileceği anlaşıldığından buna ilişkin itiraz da yerinde görülmemiştir. (HMK,266,281,282). Davacı vekili tarafından ise işbu dava HMK'nin 107. maddesi kapsamında belirsiz alacak davası olarak açıldığından bilirkişi raporuna göre bakiye zarar için talep arttırım dilekçesi verildiği ve harcın tamamlandığı da müşahede edilmiştir. Böylece somut olayda kaza, kazanın oluş şekli ve pert total işlemine göre aracın rayiç değeri üzerinden bakiye zarara ilişkin olarak düzenlenen gerekçeli, denetime açık, hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olduğu da anlaşılan bilirkişi raporu da gözetildiğinde belirlenen bakiye zararın ve kaza hadisesinin, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan kısmi ödeme de düşünüldüğünde poliçe teminatı kapsamında kaldığı, davacı tarafından hasarın doğru şekilde ihbar edildiği sonuç ve kanaati hasıl olmuştur.Binaenaleyh, davacının davasını / gerçek zararını yargılamaya hakim olan ilkeler nezdinde TMK, 6 ve HMK, 190. maddeleri geregince esastan ispat ettiği ve davasında haklı olduğu sonuç ve kanaatiyle; vaki talep arttırım işlemi, 6102 sayılı TTK'nin 1427/2,1446 maddeleri gereğince ihbardan itibaren kırk beş gün sonra oluşan temerrüt tarihi, TTK'nin 16/1 maddesi gereğince davalının tacir ve taraflar arasındaki kasko sigorta sözleşmesinin de ticari iş niteliğinde oluşuna göre avans faizi de uygulanabileceğinin gözetilmesi suretiyle sonuçta davanın kabulü ile; 332.000,00 TL tazminatın 6100 Sayılı TTK'nin 1427/2,1446 maddeleri gereğince temerrüt tarihi olan 20/08/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerekmiştir. (AY.9, 36 ,138, 141, TMK, 1/1, 6 ,KTK. 3, 84, TTK, 1401 vd.1409, vd. 1427/2,1446, Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları , HMK, 25, 26,27, 29, 30, 31, 33, 146, 187/1,2, 190, 198, 266 vd, 281, 282, 320, 322)
6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde ( 323 (1)-ç bendi gereğince ekspertiz ücreti dahil) sayılan yargılama giderlerinden, 326/1 maddeleri gereğince davalı taraf sorumlu tutulmuştur. Bu kapsamda Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davanın kabulü ile 332.000,00 TL tazminatın 6100 Sayılı TTK'nin 1427/2,1446 maddeleri gereğince temerrüt tarihi olan 20/08/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 22.678,92 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 269,85 TL peşin harcın ve tamamlama harcı olarak yatırılan 5.670,00 TL harcın mahsubuyla bakiye 16.739,07 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
4-)Davacı tarafından yapılan 269,85 TL başvurma harcı 269,85 TL peşin harç, 5.670,00 TL tamamlama harcı, 38,40 TL vekalet harcı, 122,25 TL posta masrafı ve 3.500,00 TL bilirkişi ücreti 750,00 TL ekspertiz ücreti olmak üzere toplam 10.620,35 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca hesap ve takdir edilen 53.120,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, ) Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle -------- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.