T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/197
KARAR NO : 2025/497
DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 19/03/2024
KARAR TARİHİ : 16/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı sigorta şirketine ----- poliçe nolu ihtiyari mali mesuliyet kasko ile sigortalı ----- plakalı araç, 02.10.2023 tarihinde müvekkile ait ----- plakalı araca çarparak hasarlanmasına neden olduğunu, ----- plakalı araç sürücü bu kazanın gerçekleşmesinde % 100 kusurlu olduğunu, gerçekleşen kaza neticesinde müvekkiliye ait araçta hasar meydana geldiğini, müvekkili aracının hasarının giderimi için kendi kasko şirketine başvurmuş kasko şirketince yapılan ekspertiz raporuna göre müvekkile ait araçta 124.774,27-TL tutarında hasar meydana geldiğini, meydana gelen hasara bağlı olarak müvekkile ait araçta değer kaybı oluştuğunu, müvekkile ait ---- plakalı araç ----- model ------ marka araç olup, kaza tarihindeki ikinci el piyasa değeri yüksek olduğunu, bu nedenle araçta meydana gelen değer kaybı bedelinin hesaplanması için bağımsız eksperden rapor talebinde bulunulduğunu, talep üzerine hazırlanan ekspertiz raporuna göre müvekkile ait araçta 114.500-TL tutarında değer kaybı meydana geldiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 5A/1. Maddesi uyarınca dava açılmadan önce arabulucuya başvurulduğunu ancak anlaşamama ile sonuçlandığını, bu nedenlerle; davanın kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete iletilen dava dilekçesi ekinde olması gereken belgeler yer almadığını, müvekkilİ sigorta şirketi tarafından ilk değer kaybı başvurusuna müteakip değer kaybı hesabı için dosya incelemeye alındığını ve değer kaybı hesaplama tablosuna göre hesaplama yapılmış olup 12.024,00-TL zarar meydana geldiği gözetilerek davacıya 01.12.2023 tarihinde ödeme yapıldığını, araç rayiç değeri konusunda eksper tarafından yapılan incelemelerde TSB rayiç değer bedeli dikkate alındığını, ilgili rapor doğrultusunda davacıya eksiksiz ödeme yapılmak suretiyle değer kaybı bedeli ödendiğini, dava konusu aracın geçmiş hasar kayıtları dikkate alınarak tazminat hesaplaması yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin meydana gelen zarardan sorumluluğu ancak sigortalının kusuru kadar olduğunu, bu nedenlerle; davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
-----, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne yazılan müzekkere cevapları, araç trafik kayıtları, bilirkişi raporu.Mahkememizce makine mühendisi bilirkişiden 11.06.2024
tarihli bilirkişi raporu alındığı, taraflara tebliğe çıkarıldığı, davalı tarafından rapora beyan/itiraz dilekçesi sunulduğu, bunun üzerinde bilirkişiden 23.10.2024 tarihli ek raporun alındığı görülmüştür.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazası sonucu davacı tarafa ait araçta meydana gelen değer kaybı bedelinin kazaya karışan aracın ZMMS sigortacısından tahsili talebine ilişkindir.Arabuluculuk dava şartı bakımından yapılan değerlendirmede;
Dosyaya ibraz edilen Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağının incelenmesinde; --------- Arabuluculuk Bürosu, büro dosya numarası ----ve arabuluculuk numarası ---- başvurunun taraflarla ilgili olduğu, tarafların görüşmeye katıldığı ve fakat anlaşma sağlanamadığından 14/03/2024 tarihli son tutanağın düzenlendiği, bu haliyle arabuluculuk dava şartının yerine getirilmiş olduğu görülmüştür.Yargıtay ----H.D'nin yerleşmiş içtihatları ile (Y-----. H.D'nin 23.07.2017 tarih ------ değer kaybının, aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş piyasa değeri ile onarılmış haldeki piyasa değeri arasındaki fark esas alınarak belirlenmesi kriteri getirilmiştir.
Somut olayda; 02.10.2023 tarihinde davacı tarafa ait ----- plakalı aracın, davalı şirkete ihtiyari mali mesuliyet kasko ile sigortalı ----- plakalı araç ile çarpışması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, hasarın oluşmasında davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün sorumlu olduğundan bahisle araçta oluşan değer kaybı bedelinin tahsili talebi ile huzurdaki davanın ikame edildiği görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; mahkememizce alınan ve hükme esas alınmaya elverişli bulunan bilirkişi raporu ile dava konusu kazanın gerçekleşmesinde sigortalı ----- plakalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu, dava konusu aracın 5 adet eski tarihli kazasının bulunduğu, dava konusu kaza nedeniyle araçta oluşan hasarın 27.000,00 TL değer kaybına neden olacağı, davalı tarafça 01.12.2023 tarihinde 12.024,00 TL ödeme yapıldığı, bu haliyle davacı tarafça talep edilebilecek bakiye değer kaybı bedelinin 14.976,00 TL olduğu anlaşılmakla davacı tarafın 21/02/2025 tarihli ıslah dilekçesi de dikkate alınarak davanın 12.024,00 TL bakiye değer kaybı bedeli üzerinden kabulüne karar verilmiştir.
Faiz başlangıcına ilişkin yapılan değerlendirmede;
Davanın dayanağı olan eylem, haksız fiil niteliğinde olduğundan haksız eylemden kaynaklanan zararın ödetilmesi amacıyla açılan davalarda, istek halinde hüküm altına alınan tazminata olay tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesi gerekir. (Yargıtay,---- HD.'nin ----- Esas, ------- Karar sayılı ilamı)
KTK'nin 99. maddesine göre, ZMSS Genel Şartları ile belirlenen belgeler ile birlikte sigorta kuruluşuna başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Davacının davalı sigorta şirketine değer kaybı tazminatına ilişkin başvuruda bulunduğu, işbu başvuruya istinaden 01.12.2023 tarihinde kısmi ödeme yapıldığı, davacının bakiye alacak talebi bakımından işbu tarih itibariyle davalı sigorta şirketinin temerrüde düşmüş sayılacağı, kazaya sebebiyet veren aracın hususi amaçla kullanıldığı anlaşılmakla davalı aleyhine hükmedilen tazminat miktarına temerrüt tarihlerinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar vermek gerekmiştir.
Zamanaşımına ilişkin itirazın değerlendirilmesinde;
2918 sayılı KTK'nın 109/I. maddesinde "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar" hükmüne, yine aynı kanunun 109/II. maddesinde ise, "dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir" hükmüne yer verildiği, Somut olayda, davaya konu trafik kazasının 02.10.2023 tarihinde meydana geldiği, olayın maddi hasarlı trafik kazasından ibaret olduğu ve uzamış ceza zamanaşımının uygulanmasını gerektirir bir durumun bulunmadığı, bu itibarla, davaya konu talepler yönünden 2 yıllık zamanaşımı süresinin geçerli olduğu, huzurdaki davanın 19.03.2024 tarihinde ikame edildiği, 21.02.2025 tarihinde ise ıslah dilekçesinin sunulduğu, ıslah işleminin 2 yıllık zamanaşımı süresi içinde yapıldığı anlaşılmakla davalı tarafın ıslaha karşı zamanaşımı itirazı yerinde görülmemiştir.
Yargılama giderleri bakımından yapılan değerlendirmede;
Tarafların talepleri dikkate alınarak 6100 sayılı HMK'nin 331/1, 332/1 maddeleri gereğince aynı yasanın 323.maddesinde sayılan yargılama giderlerinin, davanın kabul edilmiş olması nedeniyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir.
Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de yalnızca davalı sigorta şirketi bakımından arabuluculuğa başvuru zorunlu olduğundan ve yine davanın kabul edilmiş olması nedeniyle hazineye gelir kaydedilmek üzere davalı taraftan tahsiline karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile 14.976,00 TL bakiye değer kaybı bedelinin 01/12/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.023,01 TL karar ve ilam harcından baştan alınan 427,60 TL peşin harç ve 260,00 TL ıslah harcından mahsubuyla bakiye 335,41 TL karar ve ilam harcının davalı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvurma harcı, 427,60 TL peşin harç ve 260,00 TL ıslah harcı toplamı olan 1.115,20 TL ile yargılama gideri olarak yapılan 3.869,00 TL'nin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/2 maddesi uyarınca hesaplanan 14.976,00 TL nispi vekalet ücretinın davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
6-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına,)Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda; 6100 sayılı HMK 341/2 maddesi uyarınca miktar itibarıyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.