T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/113
KARAR NO : 2025/484
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 14/02/2024
KARAR TARİHİ : 12/06/2025
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız -------. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasında dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
DAVA/TALEP;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;------ İcra Müdürlüğü'nün ------ numaralı dosyasına, borçlular tarafından sunulan borca itiraz dilekçelerinin haksız ve alacağın tahsilinin önlemeye yönelik olduğunu, davacı şirket, ------ no'lu Emtia Nakliyat Sigorta Poliçesi, Emtia Nakliyat Sigorta Zeylnamesi ve-----Emtia Nakliyat Abonman Poliçesi ile sigortalı------ dava konusu olaya ilişkin nakliye rizikolarına karşı sigortaladığını, bahse konu emtia, 11.06.2022 tarihli ----- no.lu fatura ile----- firması tarafından -----firmasına gönderilmek üzere, 10.06.2022 tarih ve ----- no.lu sevk irsaliyesi ile ------firması bünyesindeki ------ plakalı çekici ve bu çekiciye bağlı ------ firmasına ait ----emtialar ----- plakalı dorseye aktarılmıştır.) plakalı soğuk zincirli frigofrik kasalı römork ile ----- Limanına sevkedilen; -----Limanından da 12.06.2022 tarih ve ----- no.lu ------gemisi ile ------- Limanına sevkedilen 13 palet (2.320 plastik kasa, net:11.100 kg. brüt:12.000 kg.) taze şeftali ve yassı şeftali ile 13 palet (2.392 plastik kasa, net:9.900 kg. brüt:10.800 kg.) taze nektarin emtiası olduğunu, bahse konu emtia, 10.06.2022 tarihinde, sürücü------sevk ve idaresindeki Davalı -----. firması bünyesindeki ----- plakalı çekici ve buna bağlı ------plakalı soğuk zincirli frigofrik kasalı römorka yüklendiğini; dorseye ----- ve ------- seri nolu casus ısı kaydedici cihazlar yerleştirildikten sonra sürücüye emtianın +3 derecede direkt olarak gitmesi gerektiği belirtilip sevk irsaliyesine not düşüldükten sonra araç -----Limanına sevkedildiğini, -----Gümrük Müdürlüğü tarafından tutulan 12.06.2022 tarih ve ------ no.lu gümrük beyannamesi doğrultusunda ----- Limanında, emtianın kontrolleri yapılmış ve ------plakalı dorsenin thermokinginde arıza olduğu tespit edilerek emtialar ----- Liman sahasında ------ plakalı thermokingli dorseye aktarıldıktan sonra dorse çekiciden ayrılarak ----- plakası takıldıktan sonra dorse,----- Gemisine yüklenerek ----- Limanı üzerinden ------ gönderilmek üzere yola çıkmış olup, ürünler ------- Limanında gümrük işlemleri yapıldıktan sonra alıcı firma tarafından kontrol edildiğinde, nektarin ile şeftali ve yassı şeftali emtiasının bozulmuş olduğu görülerek derhal survey raporu tutulduğunu, casus ısı kayıt cihazlarının termostat grafikleri incelendiğinde her iki cihazın da grafiklerde aynı ısıl değişkenliği gösterdiği tespit edildiğini, ısının ilk gün kapaklar kapatıldığı anda +20 dereceden +6 dereceye düştüğü sonrasında hızla yükselerek +23,5 dereceye kadar çıkıp ortalama +12/+13 derece seviyelerinde seyrettiktn sonra sevkiyat sonlarına doğru yeniden yükselerek +20 ile +34 derece aralığında iniş çıkış yaptığı ve ısının sevkiyatın hiçbir noktasında +3 dereceye kadar ulaşamadığı tespit edilmiş; -- raporunda dorse içindeki ortalama ısının +19,8 derece olduğu tespit edildiğini, ------ firmasının survey ekiplerinin ----- 18.06.2022 tarihinde yapmış olduğu incelemelerde; dorse içindeki meyve emtiasının et sıcaklığının +19,4 ile +20,1 derece aralığında olduğu tespit edildiğini, 9.900 kg. nektarin emtiasının %6,5'inin sağlam olduğu; %30,6'sının standart dışı olduğu (2. sınıf kategorisi altı / mekanik hasar - ezilme-delinme); %62,9'unun ise çürük olduğu, 6.300 kg. Şeftali emtiasının %33,9'unun sağlam olduğu; %33,3'ünün standart dışı olduğu (2. sınıf kategorisi altı / mekanik hasar - ezilme-delinme); %32,8'inin ise çürük olduğu (çürümüş, olgunlaşmış, küflenmiş) 4.800 kg. Yassı Şeftali emtiasının %22'sinin sağlam olduğu; %37,8'inin standart dışı olduğu (2. sınıf kategorisi altı / mekanik hasar - ezilme-delinme); %40,2'sinin ise çürük olduğu (çürümüş, olgunlaşmış, küflenmiş) olduğu tespit edildiğini, --- raporu ve thermoking ısı ölçüm tablosu incelendiğinde; yüklemenin yapıldığı, 10.06.202 tarihinde, termostat ısı değerlerinin +20 dereceden hızla düşerek +5 dereceye kadar düşmüş olduğu; sonrasında hızlı bir şekilde yükselerek 11.06.2022 tarihinde +13 dereceye kadar yükselip aniden +23,5 dereceye kadar çıkmış olduğu (Dorse kapaklarının ------- Limanında emtianın kontrolü için açıldığı an); thermokingin arızalı olup yeterli soğutma yapmaması üzerine emtianın ------plakalı dorseye aktarılıp thermoking çalıştırıldığında ise dorse içindeki ısının 12 ve 13.06.2022 tarihlerinde ortalama +11 derecelerde soğutma yaptığı; 13.06.2022 gününün sonuna doğru ısının aniden yükselerek +17 dereceye kadar yükselip sonrasında tekrar +12 dereceye düşüp 15-16.06.2022 tarihlerinde +12 derecede stabil seyrettikten sonra 16.06.2022 günü sonlarına doğru hızla yükselerek +20 ile +34 derece aralığında dengesiz bir soğutma yapmış olduğu anlaşıldığını, dava konusu hasarın meydana gelmesinde, ekte sunulan navlun faturası uyarınca taşımayı üstelenen davalı------üst taşıyıcı olarak, diğer davalı ----- taşıyıcı şirketin sorumluluk sigortacısı olarak ve ekte sunulan ruhsattan anlaşılacağı üzere fiili taşıyıcı diğer davalı -------Şirketi'nin müştereken ve müteselsilen sorumlulukları söz konusu olduğunu, dava konusu hasar sonrası yapılan ekspertiz çalışmalarına göre hasar miktarı; 6.297,41-USD olduğunu, söz konusu hasarı sebebi ile davacı şirket sigortalısına, 6.297,41-USD tazminat ödemesi yapıldığını, ekli ödeme dekontuna istinaden anılan ödeme ile davacı şirket, Türk Ticaret Kanunu m. 1472 (1) uyarınca sigortalısının dava ve talep haklarının halefi olduğunu, ayrıca ekte sunulan temlikname gereği TBK temlik hükümleri uyarınca da davalılardan dava konusu alacak talep edildiğini, son olarak alıcı şirketten alınan temlikname uyarınca davalılardan dava konusu alacak talep edildiğini, davalılar ile dava öncesi yapılan taleplere olumlu cevap verilmemesinin akabinde; alacağa ilişkin olarak başlatılan ------İcra Müdürlüğü-----. numaralı dosyasına yansıyan takibe, borçlular tarafından herhangi bir borcunun bulunmadığı belirtilerek, elle tutulur bir sebep gösterilmeksizin, borca, faizine ve tüm fer’ilerine itiraz edilmiş olması hukuken korunamayacağını, açıklanan sebeplerle ve davacının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile; borçluların -----. İcra Müdürlüğü ------ sayılı dosyasından gönderilen ödeme emrine karşı yaptığı haksız itirazların iptaline, asıl alacağa faiz işletilmesine ve takibin devamına, haksız itiraz eden borçlular aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, tüm yargılama giderleri ile avukatlık ücretlerinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP:
Davalı -------Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirket tarafından açılmış olan işbu dava yetkili mahkemede açılmadığını, yetki itirazları bulunduğunu, davaya bakmakla yetkili ve görevli mahkeme ------ Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, ticaret sicil kayıtlarından da anlaşılacağı üzere, davalı şirketin yerleşim yeri, başka bir deyişle, muamele merkezinin bulunduğu yer -------olduğunu, davacı taraf davalı şirket aleyhine icra takibi başlattığını ve takibe itiraz üzerine işbu davayı açıldığını, dolayısıyla öncelikle icra takibinin yetkili icra dairesinde yapılması gerekli olup icra dairesi yetkili değil ise yetkili icra dairesinin yargı çevresindeki mahkemenin huzurdaki davaya bakması gerektiğini, bu nedenle, yetkisiz icra dairesinin bulunduğu yerdeki mahkemede açılan davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı şirket, davalı şirket aleyhine haksız bir şekilde ----- İcra Dairesi ------sayılı dosyasında icra takibi başlattığını, davalı şirketin icra takibine itirazları neticesinde takibin durdurulmasına karar verildiğini, bunun üzerine davacı tarafça Mahkemede işbu dava açıldığını, davacı sigorta şirketinin dava dilekçesinde davalı şirket hakkında iddia etmiş olduğu hususları kesinlikle kabul etmediklerini, işbu davada davalı şirketin davalı olarak gösterilmesi davacı tarafın tamamen kötü niyetli olarak hareket ettiğinin bir göstergesi olduğunu, davacı tarafça iddia edilenin aksine, taşıma işlemini yapan -----Plakalı dorse ile ------ plakalı dorseler diğer davalı tarafa ait olduğunu, dava konusu taşıma işi ile ilgili bağlı ---- plakalı dorsenin ve ------ plakalı dorsenin soğutma sisteminin bakımı ve onarımı davalı şirkete ait olmadığını, somut olayda, davalı şirketin nakliyeden kaynaklı sorumluluğu bulunmadığını, iddia edilen zarara ilişkin olarak davalıya usulüne uygun hasar bildiriminde de bulunulmadığını, davacı taraf, usulüne uygun bildirim yapılmamış olmasına rağmen, haksız menfaat elde etmek amacıyla işbu davayı açmış olup, davaya ilişkin taleplerinin taraflarınca kabulü mümkün olmadığını, davacı tarafça, taşıma ısısının gereği gibi sağlanmadığı ve bu nedenle ürünlerde zararın meydana geldiği belirtildiğini, ancak davacı tarafın iddia ettiği gibi bir durum söz konusu olmadığını, davacı tarafın casus olarak adlandırdığı ısı kaydedicisinin çok sağlıklı bir veri vereceğini ve ölçümün doğru olacağı yönündeki iddiasını kabul etmediklerini, CMR konvansiyonu uyarınca taşıma işlerinde sorumluluk alanlar fazlasıyla değişken olabildiğini, özellikle frigo dorse hasarlarında emtianın yükleme ve istiflenmesi noktasında taşıyıcının sorumluluğu bulunduğunu, yükleme ve istiflemede yapılan hata dolayısıyla soğuk hava dorse içinde gerekli dolaşımı sağlayamamış ise bu durumda taşıyıcının hiç bir sorumluluğu olmayacağını, bu sebeple yükleme ve istifleme anına ilişkin varsa kamera kayıtlarının gönderici şirketten talep edilmesi gerektiğini, hasar miktarını, kusuru ve sorumluluğu kabul etmediklerini, taraflar arasında, taşımaya konu ürünlerin hangi ısıda taşınması gerektiğine dair yazılı bir sözleşme bulunmadığını, davacı taraf, meydana geldiği iddia edilen zararın taşıma sırasında ortaya çıktığını, bu zararın meydana gelmesinin nedeninin taşıma ısısının sabit tutulmamasından kaynaklı olduğunu kanıtlamak zorunda olduğunu, bu hususta İSPAT YÜKÜ DAVACI TARAFTA olup, davacı taraf bu iddialarını ispatlayamadığını, davacı tarafın dilekçesinde belirttiği casus ısı kaydedicilerinde gösterilen rakamların güvenilirliği şüpheli olduğunu, ortaya çıktığı iddia edilen zararın sebebinin dorselerin ortalama sıcaklığından kaynaklandığına dair hiçbir hukuki delil ve dayanak mevcut bulunmadığını, davacı tarafından alınan ekspertiz raporu evrak üzerinden alınmış olmasından dolayı olayı aydınlatma konusunda yeterli olmamakla birlikte, konuya ilişkin olarak yapılmış bir tespit de söz konusu olmadığını, hasara veya teslimdeki gecikmeye yol açan olayın taşımanın hangi kısmında meydana geldiğine ilişkin ispat yükü, bunu iddia eden tarafa ait olduğunu, gümrükleme işlemleri ya da alıcının malı geç alması nedeni ile bir bekleme mevcut oldu ise, bu durumda nakliyecinin sorumluluğu da olmayacağını, dolayısıyla, davalı şirket tarafından ürünlerin taşıma işi yapılmasından sonra, bozulduğu iddia edilen malların ne kadar süre gümrükte bekletildiği belli olmadığını, yüklemecinin deposunda malların ne kadar süre bekletildiği ve mallarda ne oranda sorun olduğu bilinmediğini, bu hususun da tartışma konusu yapılması gerektiğini, ayrıca davacı taraf, soğutaj yöntemiyle ne kadar ürün kurtarıldığına ilişkin bir bilgiye yer vermediğini, davacı tarafın hukuki dayanaktan yoksun taleplerinin taraflarınca kabulü mümkün olmadığını, davacı tarafça açılan davayı asla kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacı tarafın 6.297,41 USD zarar talebi, fahiş oranda yüksek olup, davacı tarafı sebepsiz yere zenginleştirecek nitelikte olduğunu, arz ve izah edilen nedenler ve Mahkemece re'sen göz önünde bulundurulacak hususlar doğrultusunda, öncelikle, davacı tarafın yetkisiz icra dairesinin bulunduğu yerdeki mahkemede açmış olduğu davasının dava şartı yokluğundan reddine, Mahkeme aksi kanaatte olması halinde yetki itirazlarının kabulü ile, görülmekte olan işbu dava hakkında yetkisizlik kararı verilerek, dosyanın bakmakla yetkili olan ------ Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine, yargılama sonucunda davalı şirket aleyhine açılan işbu haksız ve hukuki destekten yoksun davanın reddine, davacı aleyhine, takip konusu değerin %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
CEVAP /TALEP : Davalı sigorta şirketi tarafından 6100 Sayılı HMK'nin 322/1 maddesi atfıyla aynı yasanın 126-131 maddeleri kapsamında süresinde cevap dilekçesi verilmemiş; ancak aşamalarda şirket kendisini vekille temsil ettirmiştir. Davalı vekil davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
CEVAP /TALEP : Davalı ------Şirketi tarafından 6100 Sayılı Hmk'nin 322/1 Maddesi atfıyla aynı yasanın 126-131 maddeleri kapsamında cevap dilekçesi verilmemiş; davalı fiil taşıyıcı şirket temsilcisi duruşmalara katılmamış, şirket kendisini vekille temsil de ettirmemiştir.
DELİLLER : ------ İcra Dairesinin ------ Esas sayılı dosyası, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Son Tutanağı, ----- Ticaret Sicil Müdürlüğü Ticaret Sicil Kayıtları, ------- Ticaret Sicil Müdürlüğü Ticaret Sicil Kayıtları, Hasar Dosyası, Ekspertiz Raporu, Emtia Nakliyat Sigorta Poliçesi, Fatura, Fotoğraflar, Banka Dekontu, Bilirkişi Raporu, dosyadaki sair bilgi ve belgeler.
İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİ, VAKIA VE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI:
Dava, 6102 sayılı TTK'nin 1472. maddesi uyarınca davacı sigorta şirketinin, Emtia Nakliyat Sigorta Poliçesi nedeniyle dava dışı sigortalısının haklarına halef olması sebebiyle, dava dışı sigortalısına ait emtianın (taze nektarin) gördüğü hasar için ödediği tazminatın tahsili için başlatılan -----. İcra Dairesinin ------Esas sayılı dosyasından başlatılan icra takibine karşı davalılarca yapılan itirazlar nedeniyle; 2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesi kapsamında açılmış itirazların iptali, takibin devamı ve tazminat istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce işbu dosyada usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak öncelikle resen araştırmaya tabi başta dava şartı zorunlu arabuluculuk olmak üzere HMK'nin 114 ve 115.maddeleri gereğince dava şartları, harç, sıfat, hak düşürücü süre gibi hususlar incelenmek suretiyle ön inceleme duruşması icra edilmiş, uyuşmazlık belirlenmiş ve vaki davete rağmen duruşmaya katılan bir kısım taraf vekillerinin sulh olmak istemediklerine yönelik beyanları üzerine tahkikata geçilerek tahkikat işlem ve incelemeleri yerine getirilip tamamlanmış ve araştırılacak bir husus kalmadığı tespit edilerek, son duruşmaya katılan davacı ve bir kısım davalı taraf vekillerinin sözlü açıklamaları da dinlenip zapta geçirilerek aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.
Öncelikle davaya esas ------ İcra Dairesinin ------ Esas sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden dosyaya eklenmek ve bir örneği çıkartılıp dosyaya konulmak suretiyle incelenmiştir. Yapılan incelemede icra dosyasının davanın tarafları, konusu ve miktarı ile uyumlu olduğu görülmüştür. Dosyaya mübrez Arabuluculuk tutanağına göre de zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve anlaşmazlık üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.Davacının aktif dava ehliyeti yönünden 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun "Halefiyet" başlıklı 1472. maddesinde " (1) Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir. (2) Sigortalı, birinci fıkraya göre sigortacıya geçen haklarını ihlal edici şekilde davranırsa, sigortacıya karşı sorumlu olur. Sigortacı zararı kısmen tazmin etmişse, sigortalı kalan kısımdan dolayı sorumlulara karşı sahip olduğu başvurma hakkını korur." hükmü bulunmaktadır. Davanın yasal danağı 2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesinde ise; "(Değişik fıkra: 17/07/2003-4949 S.K./15. md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (Değişik fıkra: 09/11/1988-3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga fıkra:17/07/2003-4949 S.K./103.md.)Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (Ek fıkra:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır." hükmü bulunmaktadır. Bu kuraldan hareketle; takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibi konusu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. İtirazın iptali davası, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. İtirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir.
Yukarıda yapılan açıklamalar, toplanan deliller ve yapılan yargılamaya göre somut olayda gelince ; davacı sigorta şirketi ile dava dışı sigortalısı ------ arasında geçerli Emtia Nakliyat Sigorta Poliçesi bulunduğu sabittir. Davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına ekspertiz raporu gereğince 6.297,41 USD ödeme yaptığı da banka dekontundan açıkça anlaşılmaktadır. Davacı Sigorta şirketi tarafından işbu ödemeyi sorumlu gördüğü davalılardan tahsili için -----. İcra Dairesinin ------ Esas sayılı dosyası dosyası üzerinden genel haciz yoluyla icra takibi başlatılmış ve ödeme emirlerine yapılan itirazlar üzerine takipler durdurulmuş ve yasal bir yıllık hak düşürücü süre içinde işbu davanın açıldığı görülmüştür. Mahkememizce açılan işbu dava üzerine taraf teşkili sağlanmış ,ön inceleme duruşması icra edilerek uyuşmazlık belirlenmiş ve taraflarca gösterilen deliller ve getirtilmesi gereken bilgi ve belgeler celbedilmiştir. Mahkememizce 6100 Sayılı HMK'nin 266. maddesi gereğince uyuşmazlığın çözümü özel ve teknik bilgi gerektirdiğinde davalıları sorumluluğu ve miktarı rapor düzenlenmesi için dosya ------- Bilirkişilik Bölge Kurulu Listesinden resen seçilen Karayolu Taşımacılığı ve Hasarları konusunda nitelikli hesaplamalar uzmanı bir bilirkişiye tevdi ve teslim edilmiştir. Bilirkişi------ tarafından düzenlenen 19/12/2024 tarihli raporda sonuçta; 1. Dava konusu taşıma uyuşmazlığa CMR Konvansiyon hükümlerinin tatbiki gerektiği, 2. 1 ve 3 nolu davalıların CMR.m.17 hükmünde sağlam, eksiksiz, tam olarak teslim aldığı nakliye konusu emtiayı, hasarlı olarak teslim etmesi nedeniyle vaki zarardan %100 kusurları nedeniyle CMR’ nin md. 34 hükmü gereği müşterek olarak sorumlu oldukları; Taşıyıcıların CMR m.17/II hükmündeki sorumluluktan kurtuluş beyyinelerinden hiç birine DAYANAMADIĞI, Tarafımızdan tespit olunan gerçek zararın 6.297,41 USD olduğu, taşıyıcının CMR m.23 hükmüne göre hesaplanan sorumluluk sınırının 189.924 SDR = 250.338,82 USD olduğu(ancak bu hesaplamanın karar tarihinde 1 SDR= USD kuru esas alınarak tekrar hesaplanması gerektiği) ; gerçek zararın, bu tutarın altında kalması nedeniyle gerçek zarar olan 6.297,41 USD’ den sorumlu oldukları, 3. Davacı sigorta kuruluşunun, nezdinde düzenlendiği nakliyat poliçesi nedeniyle, dava dışı sigortasına yapmış olduğu tazminat ödemesinin; nakliyat sigortası Genel Şartları ve poliçe özel hükümleri dikkate alındığında; poliçenin geçerlilik süresi içinde ve teminat kapsamındaki bir rizikonun gerçekleşmesi sonucunda oluştuğunun tespit edilmesi nedeniyle; TTK. nın m.1472 hükmünde halef sıfatını kazandığı, dolayısıyla zarara sebep olan taşıyıcılardan rücuan talep hakkı bulunduğu 4. Davacının davayı USD TL talepli açtığı ve sigortalısına yapmış olduğu ödemeyi USD olarak yaptığı gözetildiğinde, icra takip tarihinden itibaren üzerinden yıllık bazda %5 oranında USD cinsinden direnim faizi talep edebileceği, 5. 2 nolu davalı ------ tarafından, davaya cevap verilmeyip CMR poliçesi de sunulmadığından, 2 nolu davalının meydana gelen zarardaki sorumluluğunun irdelenemediği, 6. 1 nolu davalı 3 nolu davalının CMR.’ nin md.34 hükmü gereği; meydana gelen zarardan müşterek sorumlu olmalarına karşın; taşıyıcılar arasındaki iç ilişkiyi düzenleyen CMR’ nin md.37/1 hükmü gereği, 1 nolu davalının zararın meydana gelmesine sebep olan 3 nolu davalıdan rücuan talep hakkı yönünde tespit ve görüşlerine yer verilmiştir. Mahkememizce anılan bilirkişi raporu taraf ve taraf vekillerine tebliğ vaki edilerek itiraz ve beyanlar değerlendirilmiştir. Bu kapsamda öncelikle davalı ---- Şirketinden sigorta poliçe istenerek dosyaya getirtilmiştir. Buna göre davalılardan ---- Şirketi ile diğer davalı ------- Şirketi ile arasında Nakliyat Blok Abonman sigorta poliçesi bulunduğu ve hasar tarihi olan 11/06/2022 tarihini kapsadığı görülmüştür. Mahkememizce bu kapsamda yapılan inceleme ve değerlendirmede bilirkişi raporunun istendiği gibi ayrıntılı ve gerekçeli olduğu, denetime açık, hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olduğu tespit edilerek kendisini vekille temsil ettiren davalılar vekillerinin itirazları yerinde görülmemiştir. Zira olayda hasarın gerçekleştiğinin ve ödendiğinin sabit olduğu, taşımanın uluslararası nitelikte olması nedeniyle CMR hükümlerinin uygulanması gerektiği, CMR'nin 17 ve 23. maddeleri gereğince -------' ihraç edilen yaş nektarinden oluşan malın aşırı derece farkı nedeniyle zayi olması nedeniyme davalıların sorumlu tutulabilecekleri , takibe konu edilen zararın herhalde sorumluluk sınırının (SDR) altında kaldığı ve kalacağının anlaşılmasına göre yeniden hesap yapılamasının gerektirir bir durum bulunmadığından davaya konu alacağın aynen sabit kabul edilmesi gerektiği, davalıların akdi taşıyıcı, fiili taşıyıcı ve akdi taşıyıcının sigortacısı sıfatıyla (alacak poliçe limiti dahilindedir) müteselsil olarak sorumlu tutulabilecekleri sonuç ve kanaati hasıl olmuştur. Binaenaleyh; yukarıda yasal nedenleri ve ilkeleri gösterildiği üzere davacının yargılamaya hakim olan ilkeler nezdinde TMK'nin 6 ile HMK'nin 190. maddeleri esaslarına göre ispat edilen davasının kabulü ile; davalı-borçluların----İcra Dairesinin-------Esas sayılı takip dosyasına yapmış oldukları itirazlarının ayrı ayrı iptali ile, icra takibinin asıl alacağa (6.297,41 USD) takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/A maddesi uyarınca kamu bankalarının aynı yabancı para türünden bir yıl vadeli mevduata uyguladıkları en yüksek faiz uygulanmak ve fiili ödeme günündeki ------ döviz satış kuru üzerinden hesaplanmak suretiyle aynen devamına karar verilmiştir.
Davacı tarafın İcra İnkar Tazminatı İsteğine ilişkin yapılan değerlendirmede ise; Yargıtay'ın kararlılık kazanmış uygulamasına göre itirazın iptali davalarında İİK’nin 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak inkar tazminatı talep etmiş olması gereklidir. Burada borçlunun itirazının kötü niyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmamaktadır. Bu yasal koşullar yanında takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması, başka bir ifadeyle borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Somut olayda takip hukuku acısından tazminatın yaptırım amacı ışığında yapılan değerlendirmede; takibe konu alacak yönünden davalıların itirazlarının haksızlığına karar verilmiş olması ve özellikle bilirkişi raporuna göre dava konusu asıl alacak miktarının herhalde sabit olması nedeniyle davalı borçlular yönünden asıl alacak/borç likit/muayyen olduğundan İcra İflas Kanunu'nun 67/2.maddesi gereğince koşulları oluştuğundan hükmolunan asıl alacağın ( *asıl alacağın takip tarihi olan 24.03.2023 günü itibarıyla ------ efektif döviz satış kuru karşılığı olan, 6.297,41 USD X 19,1000 TL =120.280,53 TL olarak bulunmuş ve tazminat işbu miktar üzerinden hesaplanmıştır) %20'si olan 24.056,10 TL icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine de karar verilmiştir. 6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden, 326/1 maddesi gereğince davalılar müteselsilen sorumlu tutulmuştur. Yargılama giderlerinin (harç ve vekalet ücreti) hesabında yabancı paranın dava tarihindeki efektif döviz kuru karşılığı Türk Lirası esas alınmıştır. (Yargıtay -----. HD'nin 12/05/2022 tarih ve------) Yargılama gideri kapsamında ayrıca Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de yargılama gideri kapsamında davalılardan müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddeleri gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davanın KABULÜNE,
2-)2004 sayılı İİK'nin 67/I maddesi gereğince davalı-borçluların -----. İcra Dairesinin ------ Esas sayılı takip dosyasına yapmış oldukları itirazlarının ayrı ayrı iptali ile, icra takibinin asıl alacağa (6.297,41 USD) takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/A maddesi uyarınca kamu bankalarının aynı yabancı para türünden bir yıl vadeli mevduata uyguladıkları en yüksek faiz uygulanmak ve fiili ödeme günündeki ------ döviz satış kuru üzerinden hesaplanmak suretiyle aynen devamına,
3-)Davacının, 2004 sayılı İİK'nin 67/II maddesi gereğince icra inkar tazminatı talebinin kabulüyle; hükmolunan asıl alacağın ( *Asıl alacağın takip tarihi olan 24.03.2023 günü itibarıyla-----efektif döviz satış kuru karşılığı olan, 6.297,41 USD X 19,1000 TL =120.280,53 * TL olarak bulunmuş ve tazminat işbu miktar üzerinden hesaplanmıştır) %20'si olan 24.056,10 TL icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine,
4-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 13.242,88 TL karar ve ilam harcından; başlangıçta alınan 2.709,79 TL peşin harcın ve icra dosyasından alınan 600,94 TL harcın mahsubuyla bakiye 9.932,15 TL karar ve ilam harcının davalılardan müştekereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına,
5-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştekereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine Hazineye irad kaydına,
6-)Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvurma harcı 2.709,79 TL peşin harç, 60,80 TL vekalet harcı, 5.250,00 TL bilirkişi ücreti, 1.441,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 9.889,19 TL yargılama giderinin davalılardan müştekereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
7-)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca hesap ve takdir edilen 31.018,32 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştekereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
8-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avanslarının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, )
Dair, davacılar vekilinin, davalı ---- vekilinin, davalı------vekilinin yüzlerine karşı, davalı ------ temsilcisinin yokluğunda ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle ----- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.