T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/401
KARAR NO : 2025/442
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/06/2024
KARAR TARİHİ : 21/05/2025
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız ------Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasında dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
DAVA/TALEP;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında teklif üzerinden yapılan sözleşme uyarınca yapılan yatay işaretleme işlerinin işçilik fiyatının m2si 55-TL üzerinden yapılması, düşey işaretleme (levha) işlerinin ise 17.02.2023 tarih ve 03.05.2023 revize tarihli----- numaralı teklif ile 830.000,00-TL üzerinden yapılması hususunda anlaşma sağlandığını, davacı tarafından yapılan işlerin aylık hakkedişler düzenlenmek sureti ile ödenmesinin kararlaştırıldığını, davalı firma tarafından düzenlenen fatura ve hakkediş raporları ile davacı tarafından yapılan işin açıkça görüldüğünü, davacı şirket tarafından davalı şirkete yapılan işler kapsamında 13.07.2023 tarihli ------ numaralı 830.000,00-TL bedelli fatura, yol çizgi uygulamalarına ilişkin 22.12.2023 tarihli ------ numaralı 245.199,90-TL bedelli fatura, 25.01.2024 tarihli ------ numaralı 229.240,90-TL bedelli fatura düzenlendiğini, davalı şirket tarafından düşey işaretleme işinde kullanılacak levha ve malzemelerin temini ve hazırlanması için 05.07.2023 tarihinde 700.000,00-TL ön ödeme gerçekleştirildiğini, davacı şirket tarafından düşey işaretleme işlerine ilişkin 13.07.2023 tarihinde 830.000,00-TL tutarında fatura düzenlendiğini, davalı firma tarafından gerçekleştirilen bu ödeme haricinde herhangi bir ödeme yapılmadığını, davacı şirketin yaptığı işler kapsamında davalı şirketin davacı şirkete ödenmemiş 604.440,80-TL borcu bulunduğunu, davalı şirket tarafından faturaya herhangi bir itirazda bulunulmadığını davacı yanın alacağının muaccel olduğunu, davacı şirket alacaklarının davalı şirket tarafından ödenmemesi üzerine davalı şirkete -----Noterliğinin 08.02.2024 tarih ve ------ yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderildiğini, davalı şirket tarafından 08.02.2024 tarihli ihtarnameye cevap verilmediği gibi herhangi bir ödeme de yapılmaması üzerine, alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, davalı yanın haksız ve kötü niyetli itirazı ile takibin durdurulduğunu, arz ve izah olunan nedenler ile davalarının kabulüne, borçlunun itirazının iptaline, takibin devamına, davalının; alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahküm edilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arası ticari ilişki olduğunu, işin yapımı esnasında 30.12.2023 tarihli tutanaktan da görüleceği üzere davacı ------ firması tarafından 21.12.2023 tarihine kadar toplam 6.437,91 m² termoplastik boya ile sıcak yol çizgisi imalatı yapıldığını, bu imalatlar için gereken boya ve cam küreciklerinin davalı firma tarafından temin edildiğini, davacı firmaya teslim edilen boya ve cam küreciklerine ilişkin 28.09.2023, 06.10.2023 ve 14.12.2023 tarihli tutanakların cevap dilekçesi ekinde dosyaya sunulduğunu, taraf şirket yetkililerince imzalanan 30.12.2023 tarihli tutanak uyarınca taraflar 138.612,50 TL'nin davacının alacaklarından mahsubu konusunda anlaşmış olmalarına rağmen davacı tarafından huzurdaki dava ikame edilirken bu tutar mahsup edilmeden alacak talebinde bulunulduğunu, icra inkar tazminatı şartlarının oluşmadığını, arz ve izah olunan nedenler ile; davanın reddine, davacının; alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
DELİLLER : ----İcra Dairesinin ----- Esas sayılı dosyası, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Son Tutanağı, Ticaret Sicil Kayıtları, Vergi Dairesi Mükellef Kayıtları ve 2023/2024 Yılları BA/BS Formları, Teklif Formu, Hakediş Raporları, Tutanaklar, Faturalar, Ticari Defter ve Belgeler, İhtarname, Bilirkişi Raporu, dosyadaki sair bilgi ve belgeler.
İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİ VE VAKIALARA GÖRE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI :
Dava, 2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesi gereğince açılmış; itirazın iptali, takibin devamı ve tazminat istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak öncelikle arabuluculuk başta olmak üzere HMK'nin 114.maddesinde sayılan genel dava şartları, harç ve hak düşürücü süre gibi hususlar incelenmek suretiyle ön inceleme duruşması icra edilmiş ve uyuşmazlık belirlenmiştir. Akabinde daha önce arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığı anlaşılmakla bu kez, esasları, süreci ve hukuki sonuçları açıklanarak taraflar sulh olmaya davet ve teşvik edilmelerine karşın, duruşmada hazır bulunan taraf vekillerinin sulh yoluyla çözüme gitmek istemediklerine yönelik beyanları üzerine tahkikata geçilerek deliller toplanıp incelenmiş, değerlendirilmiş, tahkikat işlemleri yerine getirilip bitirilmiş ve son celse duruşmada hazır bulunan davacı vekilinden tahkikata ve esasa ilişkin son sözleri dinlenip zapta geçilerek aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.Öncelikle davaya esas----. İcra Dairesinin ----- Esas sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden dosyaya eklenmiş ve bir örneği dosya arasına alınarak içeriği incelenmiştir. Yapılan incelemede icra dosyasının davanın tarafları ve konusu ile uyumlu olduğu, itiraz üzerine takibin durdurulduğu görülmüştür. Ayrıca tarafların ticaret sicil kayıtları dosyaya kazandırılmış ve bağlı bulundukları ----- ve ----- Büyük Mükellefler Vergi Dairelerine ayrı ayrı müzekkereler yazılarak tarafların vergi kayıtları ve uyuşmazlığa ait olduğu 2023/2024 yıllarına ilişkin BA-BS formları celbedilmiştir. Dosyaya mübrez Arabuluculuk tutanağına göre de hukuk uyuşmazlıklarında dava şartı zorunlu arabuluculuk sürecinin yerine getirildiği ve anlaşma sağlanamaması üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesinde; "(Değişik fıkra: 17/07/2003-4949 S.K./15. md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (Değişik fıkra: 09/11/1988-3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga fıkra:17/07/2003-4949 S.K./103.md.)Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (Ek fıkra:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır." hükmü bulunmaktadır. Bu hükümden haretketle; takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibi konusu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. İtirazın iptali davası, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir...İtirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir.6100 Sayılı HMK'nin Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı
MADDE 222 - (1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya (DEĞİŞİK İBARE -----: 28.07.2020 ----- NO: ---- KANUN NO: ---) (KOD ------) diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (EKLENMİŞ CÜMLE -----: 28.07.2020 ---: ----- KANUN NO: ------ Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır, düzenlemesine yer verilmiştir.
Yapılan açıklamalar, anılan yasal düzenlemeler, toplanan deliller ve yapılan yargılama sonucunda somut olaya bakıldığında; ----İcra Dairesinin------ Esas sayılı dosyasından davalı-borçlu hakkında eser sözleşmesi kapsamında düzenlenen faturalara dayalı olarak oluşan cari hesap/açık hesap gereği bakiye alacak için icra takibi başlatıldığı ,icra takibe yapılan itiraz üzerine icra takibinin durdurulduğu ve bir senelik yasal hak düşürücü süre içinde işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Bilindiği üzere itirazın iptali davaları, takibe sıkı sıkıya bağlı olup, uyuşmazlığın icra takibine dayanak yapılan belgelerle sınırlı olarak incelenip çözümlenmesi gerekir. Dolayısıyla eldeki somut uyuşmazlığın da, faturanın hukuki niteliği kapsamında çözülmesi gerekmektedir. Faturadan kaynaklanan itirazın iptali davalarında ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden davacı üzerindedir. Mahkememizce bu şartlara göre açılan işbu dava üzerine taraf teşkili sağlanarak işin esasının incelenmesine geçilmiş, taraf vekillerince gösterilen deliller toplanmış, tarafların bağlı bulunduğu vergi dairelerinden uyuşmazlığın tabi olduğu 2023-2024 yıllarına ait BA-BS formları getirtilmiştir. Taraflar arasında eser sözleşmesi ilişkisi bulunduğu ve bu kapsamda faturalar düzenlendiği ,takibin temelinin de fatura alacağından kaynaklandığı anlaşılmakla, 6102 Sayılı TTK'nin 83-85 ve 6100 Sayılı HMK'nin 222. maddeleri kapsamında inceleme gün ve saati belirlenerek taraf şirketlerin ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılarak rapor alınmasına karar verilmiş ve bu minvalde dosya ----- Bilirkişilik Bölge Kurulu Listesinden resen seçilen alanında yetkin bir bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bilirkişi SMMM ------ tarafından taraf şirketlerin ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda hazırlanan 24.04.2025 tarihli raporda özetle; Davacı tarafından incelemeye sunulan 2023-2024 yıllarına ait ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, davalı tarafından incelemeye sunulan 2023-2024 yıllarına ait ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, davacı yanın davalı yandan icra takip tarihi olan 05.03.2024 tarihi itibarıyla 465.828,30 TL asıl, 7.906,32 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 473.734,62 TL alacaklı olduğu, davacı yanın 465.828,30 TL alacağı için 3095 sayılı yasaya istinaden icra takip tarihi olan; 05.03.2024 tarihinden itibaren değişen oranında avans faiz talep edebileceği yönünde görüş ve hesap bildirilmiştir. Mahkememizce işbu rapor taraf vekillerine usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. . Davacı vekili tarafından temelde yapılan ödemelere dayalı olarak sonuç hesaplamaya karşı itirazlar öne sürülmüştür. Davalı vekili tarafından ise rapora karşı herhangi bir beyan ve itirazda bulunulmamıştır. Mahkememizce bu kapsamda yapılan değerlendirmede öncelikle taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin sabit olduğu, tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu ve delil niteliği taşıdığı, basiretli bir tacirin ticari defter ve belgelerine aleyhinde bir kayıt düşmeyeceği de gözetildiğinde tarafların ticari defter ve belgelerindeki alacak borç kayıtlarının bire bir örtüştüğü tespit edildiğindan yeterli ve kesin delil niteliğine büründüğüne göre nihayetinde davacının takip tarihi itibarıyla alacağının 465.828,30 TL olduğu sonuç ve kanaati hasıl olmuştur. Binaenaleyh, davacı şirketin davasını, TMK'nin 6 ile HMK'nin 190, 222/3 maddeleri gereğince mevcut bilirkişi raporu ve anılan diğer durum ve deliller karşısında asıl alacağa ve ihtarnameye bağlı oluşan temerrüte göre 7.906,32 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 473.734,62 TL yönünden kısmi olarak ispatladığı sonuç ve kanaatiyle dosyaya mübrez sözü geçen bilirkişi raporunun da gerekçeli, dosya kapsamıyla uyumlu, denetime açık, hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olduğu kabul ve takdir edilerek davanın niteliği gereği icra takip dosyası ve taleple bağlılık ilkesi, tarafların tacir sıfatına göre avans faiz türü ve takip tarihinde yürürlükte olan oranı da gözetilip denetlenmesi sonucunda davacının davasının kısmen kabulü ile; davalı-borçlunun ----İcra Dairesinin ------ Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının asıl alacak kısmı olan 465.828,30 TL ve 7.906,32 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 473.734,62 TL yönünden iptali ile icra takibinin işbu asıl alacak kısmına takip tarihinden itibaren yıllık % 44,25 ve değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, fazlaya ilişkin (149.758,49 TL) davanın/talebin reddine karar verilmiştir. (AY.9, 36 ,138, 141, TMK, 1/1,2, 6 , İİK, 67/1,2, TBK, 1 vd.117/1 TTK, 16/1,18/2, 21,23, 83,85,89, HMK, 25,26,27,30, 33, 222/1,2,3 187/1,2,146, 190, 198, 266 vd, 282, )
Davacı tarafın İcra İnkar Tazminatı İsteğine ilişkin yapılan değerlendirmede ise; Yargıtay'ın kararlılık kazanmış uygulamasına göre itirazın iptali davalarında İİK’nın 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak inkar tazminatı talep etmiş olması gereklidir. Burada borçlunun itirazının kötü niyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmamaktadır. Bu yasal koşullar yanında takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması, başka bir ifadeyle borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Somut olayda alacağın gerçek miktarı belli olmasının yanında, davalı taraf da borcunun varlığı ve miktarını ticari defter ve belgelerine göre açık ve net olarak belirleyip tespit edebilir durumda olduğu halde borcun tamamına itiraz ettiği anlaşılmıştır. (Takibe konu borç aslının tamamına, takip dayanağına, işlemiş faize, faiz oranına, faiz türüne ve takibin tüm fer’ilerine itiraz ediyoruz. Müvekkilin alacaklı tarafa böyle bir borcu bulunmamaktadır.) Bu nedenlerle davalının itirazının kısmen de olsa haksızlığına karar verildiğinden ve özellikle davalı-borçlu yönünden sözleşme, faturalar, ticari defter ve belgeleri icra takip dosyası ve bilirkişi raporu itibariyle aleyhinde hükmolunan alacak/borç likit/muayyen olduğundan İcra İflas Kanunu'nun 67/2.maddesi gereğince şartları oluştuğundan asıl alacağın % 20'si olan 93.165,66 TL icra inkar tazminatının da davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden sorumluluk ise, aynı yasanın 326/2 maddesi gereğince tarafların haklılık durumu esas alınarak yani kabul ve ret oranına göre belirlenmiştir. Yine bu kapsamda Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de az yukarıdaki esaslar çerçevesinde karşılıklı olarak sorumlu tutulan taraflardan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddeleri gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davanın KISMEN KABUL;KISMEN REDDİNE,
2-)2004 sayılı İİK'nin 67/I maddesi gereğince davalı-borçlunun ----.İcra Dairesinin------Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının asıl alacak kısmı olan 465.828,30 TL ve 7.906,32 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 473.734,62 TL yönünden iptali ile icra takibinin işbu asıl alacak kısmına takip tarihinden itibaren yıllık % 44,25 ve değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, fazlaya ilişkin (149.758,49 TL) davanın/talebin reddine
3-)Davacının, 2004 sayılı İİK'nin 67/II maddesi gereğince icra inkar tazminatı talebinin kabulüyle; hükmolunan asıl alacağın %20'si olan 93.165,66 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 32.360,81 TL karar ve ilam harcından; peşin alınan 7.530,24 TL harç ile icra dosyasına yatırılan 3.117,47 TL harcın mahsubuyla bakiye 21.713,10 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen kabul edilen miktar (%76) üzerinden hesaplanan 2.736,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
6-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ret edilen miktar (%24) üzerinden hesaplanan 864,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
7-)Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvurma harcı, 7.530,24 TL peşin harç olmak üzere toplam 7.957,84 TL harçtan oluşan yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-)Davacı tarafından yapılan 72,00 TL posta ücreti ve 6.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.072,00 TL yargılama giderinden davanın kabul (%0,76) ve ret (%24) oranına göre 4.614,72 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerine bırakılmasına,
9-)Davacı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 75.060,19 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
10-)Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davalı vekili için karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 30.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,
11-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, ) Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle ----- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.