T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/304
KARAR NO : 2025/448
DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ : 05/05/2024
KARAR TARİHİ : 27/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 02.11.2023 tarihinde kendisine ait----- plakalı aracı ile ------ karayolu ------ istikametinde seyir halinde iken, yoğun trafik sebebiyle öndeki araçların yavaşlamasıyla kontrollü şekilde yavaşladığını ancak aynı istikamette müvekkilinin arkasında seyir halinde bulunan ------ plakalı aracın müvekkilin aracına arkadan çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen trafik kazası neticesinde müvekkilinin aracında hasar oluştuğunu, kazanın meydana gelmesinde -----plakalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, kaza tarihi itibariyle ---- plakalı aracın, davalı----- tarafından ----- poliçe nolu 16/09/2023-16/09/2024 tarihleri arasında Karayolları Motorlu Araçlar ZMM Sigortası ile sigortalı olduğu tespit edildiğini, hasar sebebiyle müvekkilinin aracında meydana gelen değer kaybının tazmini amacıyla davalı ------müracaat etiklerini, yapılan başvuru neticesinde davalı sigorta şirketi tarafından 4.402,98 TL ödeme yapıldığını anacak yapılan ödemenin müvekkilinin aracında meydana gelen araç değer kaybını karşılamadığını, kaza sebebiyle müvekkiline ait ------ plakalı araçta meydana gelen değer kaybının tespiti ile, tespit sonucunda çıkacak miktar üzerinden fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından teminat altına alınan----- plakalı aracın 02.11.2023 tarihinde karıştığı trafik kazasında hasarlanan ------ plakalı araçta meydana geldiği iddia edilen değer kaybının karşılanması talebiyle müvekkil şirket aleyhine açılan davada, poliçeden dolayı sorumluluklarının, sigortalısının kusuru oranında olmak üzere maddi zararlarda araç başına azami 120.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, uyuşmazlık öncesinde müvekkili şirketçe 26.03.2024 tarihinde 4.402,98 TL tutarında değer kaybı, toplam 34.602,66 TL tutarında hasar tazminatı ödemesi gerçekleştirildiğini, talebe konu aracın hem yaşı hem kullanım türü itibariyle, müvekkili şirketçe objektif hesaplama gerçekleştirildiğini ve bu hesaplamaya istinaden ödeme yapıldığını, zararın tamamen giderildiğini, müvekkili şirkete usulüne uygun bir başvuru gerçekleştirilmemesi (aracın geçmiş hasar ve ağır hasar sorgularının şirkete başvuruda sunulmamış olması) nedeniyle davanın reddine, vekalet ve yargılama giderlerinin karşı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 04.05.2025 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; Dosyaya sunulan bilirkişi raporu doğrultusunda dava değerini 3.205,02 TL artırarak, 4.205,02 TL'ye yükselttiklerini beyan ederek dilekçeleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili ıslaha karşı beyan dilekçesinde özetle; Yapılan ıslahı kabul etmediklerini, davacının ıslah yoluyla artırmış olduğu miktarın zaman aşımına uğradığını, bu sebeple davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Deliller
Tarafların ticaret sicil sorguları dosya arasına alınmıştır.Davalı sigorta şirketine yazılan müzekkereye yanıt verildiği görüldü.
SBGM'ye yazılan müzekkereye yanıt verildiği görüldü.Trafik kusuru konusunda uzman makine mühendisi bilirkişi ile sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyeti kök ve ek raporları dosyaya sunulmuştur.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:
Dava, 02.11.2023 tarihinde meydana gelen kaza sebebiyle, davacıya ait ----- plakalı araç ile davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olan ----- plakalı aracın çarpışması sonucu kusurun irdelenmesi, ----- plakalı araçta değer kaybı alacağı oluşup oluşmadığı, varsa miktarının ne olduğu hususlarında HMK 107 maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açılmış 1.000,00 TL tazminat davasıdır.
Mahkememizce dava dilekçesi, cevap dilekçesi, taraflarca dosyaya sunulan deliller ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir.
Dosya, trafik kusuru konusunda uzman makine mühendisi bilirkişi ile sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyetine tevdi edilmiş; 10.02.2025 tarihli rapora göre dosyadaki bilgi, belge, sigorta poliçesi, hasar dosyası ve ibraz edilen deliller ışığında, 03KT870 plakalı araç sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 47/d, 52/b, 56/c ve 84/d maddelerini ihlal etmesi sebebiyle %100 oranında kusurlu olduğu, ----- plakalı araç sürücüsü davacının herhangi bir kusurunun bulunmadığı, bir kısım bilgi ve belgelerin celbi neticesinde sağlıklı bir değerlendirme yapılabileceği rapor edilmiş olup, eksik hususlar giderilerek, taraflarca sunulan rapora itirazların değerlendirilmesi amacıyla aynı bilirkişi heyetinden ek rapor alınmış, sunulan ek rapora göre ----- plakalı araç için kaza sonrası parça değişimi, tamir ve işçiliklere ilişkin düzenlenen ekspertiz raporunun meydana gelen kaza, hasar ve işlemler yönünden uygun olduğu, meydana gelen hasarın, söz konusu araçta değer kaybı yaratacağı kanaatine varıldığı, yapılan piyasa araştırması sonucu, yerleşik yargı içtihatları ve AYM iptal kararı doğrultusunda araçtaki değer kaybının 8.608,00 TL olabileceği, davalı tarafça yapılan 4.402,98 TL ödemenin mahsubu neticesinde değer kaybının 4.205,02 TL olacağı rapor edilmiştir.
Davacı vekili, bilirkişi raporu doğrultusunda 04.05.2025 tarihli talep artırım dilekçesi ile değer kaybına ilişkin alacak taleplerini 4.205,02 TL'ye çıkarmıştır.Dava konusu araçta kaza tarihinden önce herhangi bir hasar yok ise; aracın kazasız piyasa rayici belirlenip buna göre hasarlı hali arasındaki fark değer kaybı kabul edilmelidir.
Davacıya ait araçta meydana gelen gerçek zararın belirlenmesi için mahkemece yapılacak iş, aracın kaza tarihindeki hasarsız piyasa değeri ve hasarlı haldeki piyasa değeri arasındaki farkı belirlemek için konusunda uzman bilirkişiden ayrıntılı denetime açık ve gerekçeli rapor alınarak, davalının kusur oranı nispetinde tazminata hükmedilmesi olmalıdır.
Mahkememizce aldırılan, AYM'nin 09.10.2020 ----- sayılı kararına göre hesaplama yapılan bilirkişi raporunun bu yönleriyle hükme esas alınmaya uygun, gerekçeli ve denetlenebilir bulunması sebebiyle yeniden rapor alınması cihetine gidilmeyerek yapılan hesaplamanın hükme esas alınması gerektiği kanaatine varılmıştır.
Yargıtay ---- Hukuk Dairesinin 28/05/2013 tarih ----- esas ------ karar sayılı ilamında:"Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulüne, davalının icra takibine itirazının 65.000,00 TL asıl alacak üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, 6762 sayılı TTK.’nin 1301. maddesinden (6102 sayılı TTK'nin 1472. maddesi) kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Trafik kazaları, nitelikleri itibariyle haksız fiillerdendir. Haksız fiillerde temerrüt tarihi, haksız fiilin meydana geldiği tarih olup, zarar sorumlusunun ayrıca ihbar ve ihtar edilmesine gerek yoktur. Sigorta ettirenin dava hakkı, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Ödeme tarihi aynı zamanda 3. şahsa rücu edebilme tarihidir. Bu nedenle işleten ve sürücünün faizden sorumluluğunun başlangıcının halefiyet başlangıcı olan ödeme tarihi olarak kabulü gerekir. Bu durumda mahkemece, hükmedilen tazminata ödeme tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Davacı tarafça temerrüt faizi olarak avans faiz istenilmiştir. Davalının işleteni olduğu araç minibüs olup ticari araçtır. O halde, davada temerrüt faizi olarak ticari faiz niteliğindeki avans faizine hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesi de doğru değil bozma nedeni ise de; bu yanılgıların giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK.nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK.nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir." belirtilmiştir.
Yukarıda anılan içtihat uyarınca her ne kadar davacı tarafça, ticari işlerde uygulanan avans faiz talebinde bulunulmuş ise de, kazaya neden olan araç hususi olup ticari araç olduğundan yasal faize hükmetmek gerekmiş, 26.03.2024 ödeme tarihi itibariyle temerrüdün gerçekleştiği kabul edilerek, yine her ne kadar davalı tarafından ıslaha karşı zaman aşımı itirazında bulunulmuş ise de, davanın belirsiz alacak davası olarak açılması sebebiyle ıslah edilen alacağın zaman aşımına uğramadığı tespit edilerek, davanın kabulü ile toplam 4.205,02 TL'nin 26.03.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile toplam 4.205,02 TL'nin 26.03.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL ile 54,75 TL tamamlama harcının toplamı olan 482,35 TL, harcın mahsubu ile bakiye 133,05 TL harcın davalıdan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL ile 54,75 TL tamamlama harcının toplamı olan 482,35 TL harç gideri, 8.500,00 TL bilirkişi ücreti ve 101,50 TL posta masrafı olmak üzere toplam 9.083,85 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 4.205,02 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Karar kesinleştiğinde varsa bakiye gider avansının yatırana iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341/2 maddesi uyarınca miktar itibarıyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. E-Duruşmaya son verildi.