T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/797
KARAR NO : 2025/466
DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan Semenin Tenzili)
DAVA TARİHİ : 05/12/2022
KARAR TARİHİ : 30/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan Semenin Tenzili) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin züccaciye ve hediyedilik eşya toptancılığı yaptığını, 22.02.2018 tarihinde şirketin ticari merkezine hırsız girdiğini ve şirketin kasasının çalındığını, hırsızlık olayı sonucu müvekkilinin davaya konu müşteri çekiyle birlikte kasada bulunan nakit para ve bir çok çek ve senet çalındığını, ---- Cumhuriyet Savcılığının ------ soruşturma numaralı dosyası ile soruşturma açıldığını, davaya konu çekin de bulunduğu bir çok çek için ----- Asliye Ticaret Mahkemesinin ------Esas sayılı dosyası ile çek zayii davası açıldığını, bir çok çek için zayi kararı alındığını, ancak bu davaya konu çekin bankaya ibraz edildiği için tefrik edildiğini, davalı ile müvekkili arasında bir ticari ilişki olmadığını, davalı ile çekte yer aldığı iddia edilen diğer cirantalar arasında da hiçbir ticari ilişki bulunmadığını beyan ederek, ------Seri nolu 10.04.2019 keşide tarihli 3000 TL bedelli çekin davalıdan istirdadına ve müvekkiline teslimini, yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın açıldığı sırada -------İle birleştiğini, tüzel kişiliğinin sona erdiğini, bu nedenle davada taraf sıfatı bulunmadığını, yasal mevzuat gereğince söz konusu talebin zamanaşımına uğradığını, davaya konu çekin müvekkil şirket veya devrolunan imelt şirketi bünyesinde bulunmadığını beyan ederek, davanın sıfat yokluğu nedeniyle reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
DELİLLER:
-- CBS'nın ----- soruşturma numaralı dosyası,----- Asliye Ticaret Mahkemesinin ---- Esas sayılı dosyası, ----- Ağır Ceza Mahkemesi'nin ----- Sayılı dosyası, ticaret sicil kayıtları,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, çek istirdadı talebine ilişkindir.
Somut olayda; ----- Asliye Ticaret Mahkemesinin ----- Esas sayılı dosyası ile davacı tarafa dava konusu olan------Şubesine ait ------ seri nolu 27.12.2018 keşide tarihli 185.000 TL bedelli çeke ilişkin istirdat davası açmak üzere TTK'nın 758. Maddesi gereği süre verildiği ve verilen süre içerisinde huzurdaki davanın ikame edildiği görülmüştür.Dava konusu çekin incelenmesinde; keşidecinin------ lehdarın ----- olduğu ve----ise çekin aka yüzünde ciranta olarak yer aldığı görülmüştür. Davacı vekilinin dava dilekçesi ve aşamalardaki beyanlarında davacının ------- sahibi olduğunu, 22.02.2018 tarihinde şirketin ticari merkezine hırsız girdiğini dava konusu çekin şirketin kasasından çalındığını belirtmiştir.
TTK'nın 818/a-s m. yollaması ile aynı Yasa'nın 680. maddesi uyarınca bir çekin kısmen doldurulmuş veya sadece imzalanmış olması halinde tedavüle çıkarılması mümkün ve geçerli olup, böyle bir çek için TTK'nın 757, 763, 764 vd. maddeleri uyarınca iptalini istemek hakkı sadece hamile aittir.(aynı yönde Yargıtay -----. Hukuk Dairesinin ---- Esas, ----- sayılı ilamı )Davacı, yetkili hamil olduğunu ve bu haliyle çekleri kaybettiğine ilişkin iddialarını, ispatlamak zorundadır. Ancak somut olayda davacı taraf, çekin yetkili hamili olduğuna ilişkin ne çek iptali davasında ne de istirdat davasında somut bir delil sunmamıştır.
Taraf sıfatı, bir başka deyişle husumet ehliyeti, dava konusu hak ile kişiler arasındaki ilişkiyi ifade eder. Sıfat, bir maddi hukuk ilişkisinde tarafların o hak ile ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi anlamına gelir. Davacı sıfatı, dava konusu hakkın sahibini, davalı sıfatı ise dava konusu hakkın yükümlüsünü belirler. Uygulamada davacı sıfatı, aktif husumeti, davalı sıfatı ise pasif husumeti karşılayacak şekilde değerlendirilmektedir. Dava konusu şey üzerinde kim ya da kimler hak sahibi ise, davayı bu kişi veya kişilerin açması ve kime karşı hukuki koruma isteniyor ise o kişi veya kişilere davanın yöneltilmesi gerekir. Bir kimsenin davacı veya davalı sıfatına sahip olup olmadığı tıpkı hakkın mevcut olup olmadığının tayininde olduğu gibi maddi hukuka göre belirlenir. Taraf sıfatının bu anlamda önemli özelliği ise, def'i değil, itiraz niteliğinde olması nedeniyle taraflarca süreye ve davanın aşamasına bakılmaksızın her zaman ileri sürülebileceği ve taraflar ileri sürmemiş olsalar bile mahkemece re'sen nazara alınmasıdır. 6100 sayılı HMK'nın 114/1-d maddesinde açıkça düzenlendiği üzere dava ve taraf ehliyeti dava şartlarındandır. Bu düzenlemeye göre husumet ya da bir başka deyişle taraf sıfatı dava şartlarından değildir. Taraf sıfatının özelliği, tıpkı dava şartı gibi, davanın esastan görülüp karara bağlanabilmesi için, varlığı ya da yokluğu hakim tarafından davanın her aşamasında kendiliğinden gözetilen ve taraflarca noksanlığı davanın her aşamasında ileri sürülen nitelikte olmasıdır. (aynı yönde Yargıtay ---- Hukuk Dairesi, ----- Esas ve ----- Karar sayılı ilamı)
Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davacı tarafın dava konusu çekte lehtar ya da ciranta olarak yer almadığı, -----. Asliye Ticaret Mahkemesinin ------ Esas sayılı dosyası ile davacı tarafa çek istirdadı davası açmak üzere süre verilmesinin davacı yönünden usuli kazanılmış hak sayılmayacağı gibi çekin yetkili hamili olduğunu ispat edemeyen davacıya dava açma hakkı (aktif husumet) da kazandırmayacağı anlaşılmakla davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
Vekalet ücretine ilişkin yapılan değerlendirmede;
Davacı dava dilekçesinde çekin istirdadını ve tarafına iadesini talep etmiştir. Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/2 fıkrasında; "Davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması ve husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunur." düzenlemesine yer verilmiştir. Söz konusu düzenleme kapsamında davanın husumetten reddine karar verilmiş olduğundan davalı yararına hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 30.000,00 TL tutarında maktu vekalet ücretine hükmedilmiştir.
Yargılama giderleri bakımından yapılan değerlendirmede; 6100 sayılı HMK'nin 331/1, 332/1 maddeleri gereğince aynı yasanın 323.maddesinde sayılan yargılama giderlerinin, davanın red edilmiş olması nedeniyle HMK m. 326 gereği davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE,
2-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından baştan peşin alınan 170,78 TL harcın mahsubu ile bakiye 444,62 TL nin davacı taraftan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davalı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1 maddesi gereğince 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine,
5-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına,)
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle; ----- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.