T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/401
KARAR NO : 2025/452
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/06/2023
KARAR TARİHİ : 28/05/2025
Tarafları yukarıda belirtilen davanın Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından ibraz edilen ihtiyati haciz niteliğinde ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinin gerekli-yeterli kısımları:
"...
D. KONUSU: ----- İcra Müdürlüğü'nün------. Sayılı İcra takibi kapsamında borçlu tarafından yapılan 24.10.2022 tarihli itirazın iptaline, takibin devamına, İcra İnkar Tazminatı ödemesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı tarafa tahmiline karar verilmesi talebimizdir.
HARCA ESAS T.: 2.512.808,86 TL. (İcra Peşin harç mahsubu: 12.564,04 TL.)
AÇIKLAMALAR :
Müvekkilin borçlu / davalıdan bakiye 2.014.846,29 TL. Anapara, 13.10.2022 tarihi itibariyle 497.962,57 TL. İşlemiş ticari reeskont avans faizi olmak üzere toplam 2.512.808,86 TL. alacağının tahsili için, müvekkilin yerleşim yeri adresinin bağlı olduğu yargı çevresinde bulunan, ------ İcra Müdürlüğü'nün ----- Sayılı dosyası ile İlamsız İcra takibi başlatılmış, borçlu tarafça 24.10.2022 tarihli dilekçe ile İcra Dairesinin yetkisine ve ''İcra takibinde talep edilen Anaparaya; faize; faiz oranına, işlemiş faize, işleyecek faize ve tüm ferilere itiraz ediyoruz'' şeklinde bir beyanla itiraz edilmiştir.
Davalı tarafça yapılan itiraz Hukuki mesnetten yoksun olup iptali gerekmektedir. Şöyle ki;
I. YETKİ İTİRAZINA YÖNELİK İTİRAZIN İPTALİ SEBEPLERİ:
Dava, faturalı alacağın tahsili amacıyla girişilen icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. İcra dairesinin yetkisi İcra İflas Kanunu'nun 50. maddesinde düzenlenmiş olup, HMK hükümleri çerçevesinde hadise şeklinde incelenip değerlendirilmelidir. İcra takibine yapılan itirazda akdi ilişkinin inkar edildiğine dair açık bir beyan bulunmamaktadır. Dosyaya faturalar, Cari Hesap Ekstresi, sunulmuş, düzenlenen e-faturalara davalı tarafından itiraz edilmemiş, kesinleşmiş ve ticari kayıtlara işlenmiştir. Bu durumda Sayın Mahkemece, davanın bir miktar para alacağına ilişkin olduğu gözetilerek TBK 89/1. maddesi ve HMK'nun 10. maddesi hükümleri uyarınca özel yetki gereği müvekkil davacı / alacaklının muamele merkezinin bulunduğu ----- İcra Daireleri'nin yetkili olduğunun kabulü ile işin esasına girilmesi gerekmektedir.
........................
Dilekçemiz ekinde sunduğumuz diğer müstakar Yüksek Yargı Kararları da faturaya dayalı icra takiplerinin özel yetkili icra dairesinde yapılabileceğini göstermektedir.
Dolayısıyla; huzurdaki davaya konu icra takibi yetkili icra dairesinde yapılmış olup, davalı / borçlu tarafın yetki itirazının iptali gerekir.
II. ESASA İLİŞKİN İTİRAZIN İPTALİ SEBEPLERİ:
1-Müvekkil ----- İle ---- Mühendislik şahıs firması arasında yapılan anlaşma gereği müvekkil tarafından ekte sunduğumuz üç adet e-fatura (12.04.2022 tarih ------ No. 3.717.885,00 TL., 10.05.2022 tarih ------ No. 1.278.952,61 TL., 10.05.2022 tarih ------ No. 64.000,00 TL.,) mukabili toplam 5.060.837,61 TL. (Beşmilyon altmışbin sekizyüzotuzyedi Lira Altmışbir Kuruş) tutarında Malzeme (-----) Borçluya satılarak teslim edilmiştir. (Ek. 1)
2- Borçlu TARAFINDAN e-Faturalara herhangi bir itiraz olmadığı gibi, ekte sunduğumuz Banka dekontlarından ve Cari Hesap Ekstresinden de görüldüğü üzere müvekkilin;
-----Şubesi nezdindeki IBAN: ------No.lu hesabına ---- Adına ----- Alım Avansı açıklaması ile);
25.02.2022 tarihinde 38.830,00 EURO (Havale tarihi itibariyle ------ Bankası Efektif Satış Kuru üzerinden karşılığı 619.831,64 TL. dir),
yine aynı açıklama ile,
01.03.2022 tarihinde 12.640,00 EURO (Havale tarihi itibariyle ----- Efektif Satış Kuru üzerinden karşılığı 195.571,14 TL. dir.),
yine aynı açıklama ile,
03.03.2022 tarihinde 12.600,00 EURO (Havale tarihi itibariyle ----- Bankası Efektif Satış Kuru üzerinden karşılığı 195.588,54 TL. dir) ödeme yapmış,
----- Şubesi nezdindeki IBAN: ------- No.lu hesabına (membran alımı Fatura bedeli kısmi ödeme açıklaması ile)
12.08.2022 tarihinde 400.000,00 TL.,
12.08.2022 tarihinde 200.000,00 TL.,
12.08.2022 tarihinde 150.000,00 TL.,
13.08.2022 tarihinde 100.000,00 TL., havale yapmıştır. (Ek.2)
Fatura ve mal tesliminden sonra ise müvekkil şirketin ----- Bankası nezdindeki IBAN:----- no.lu hesabına (-------ALIMI 12/04/2022 TARİHLİ FATURA KISMİ ÖDEME açıklaması ile) 28.04.2022 tarihinde 235.000,00 TL, (Ek. 3)
Ayrıca
03.06.2022 vadeli 250.000,00 TL.lik müşteri çeki,
03.09.2022 vadeli 250.000,00 TL.lik müşteri çeki,
03.12.2022 vadeli 250.000,00 TL.lik müşteri çeki,
03.03.2023 vadeli 200.000,00 TL.lik müşteri çeki alınmıştır. (Ek. 4)
Böylelikle borçluya satılan ürünler için 2.095.991,58 TL nakit, 950.000,00 TL. Çek olarak toplam 3.045.991,58 TL. Tahsilat yapılmıştır. Anapara olarak bakiye 2.014.846,29 TL. Alacak kalmıştır. (Ek. 5 Cari Hesap Ekstresi)
3- Müvekkilin borçluya sattığı ürünler yurt dışından peşin ödeme ile alınan mallardır. Borçlu, Fatura tarihinden itibaren 7 gün içinde fatura bakiyesini ödemesi gerekirken aksatarak bir kısım nakit, bir kısım çek ile ödeme yapmış, ancak 2022 yılı Ağustos ayından bu yana ödeme yapmamakta olup, müvekkilin telefonlarına da çıkmaz olmuştur.
4- Bu nedenle, davalı / borçludan fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla 2.014.846,29 TL. Asıl, kademeli reeskont avans faizi hesabı uyarınca da 497.962,57 TL. Faiz alacağı olmak üzere 13.10.2022 itibariyle toplam 2.512.808,86 TL. alacağımızın tahsili için, ----- İcra Müdürlüğü'nün ------ Sayılı dosyası ile icra takibi yapmışsak da, borçlu tarafından haksız ve suiniyetli olarak itiraz edilmiş ve takip durmuştur.
5- Vaki itiraz üzerine tarafımızca zorunlu Arabuluculuk Müessesesi gereği Arabuluculuk başvurusunda bulunulmuş olup, anlaşma sağlanamamış ve 15.12.2022 tarihli Arabuluculuk Son Tutanağı düzenlenmiştir. (Ek. 6 Arabuluculuk Son Tutanağı)
III. FAİZE YÖNELİK İTİRAZIN İPTALİ SEBEPLERİ:
Tarafımızca başlatılan İcra Takip Talebinde ve borçlu / davalıya gönderilen Ödeme Emrinde, talep edilen alacağın faizi kısmında; ''... Asıl alacak kalemlerine işleyecek kademeli reeskont avans faizi...'' talep edilmiş ve takip tarihine kadar asıl alacağa işleyen faiz hesabı açıklaması kısmında ''Fatura tutarı üzerinden yapılan ödemelerin mahsup tarihine göre yapılmış kademeli faiz hesabı uyarınca asıl alacağa işlemiş reeskont avans faizi.'' olarak belirtilmiştir.
Borçlu / davalı taraf itiraz dilekçesinde ''... Faize; faiz oranına, işlemiş faize, işleyecek faize...'' itiraz ettiğini belirtmiştir.Türk Ticaret Kanunu (TTK)’nun 1530. maddesinde ticari hükümlerle yasaklanmış işlemler ile mal ve hizmet tedarikinde geç ödemenin sonuçları düzenlenmiştir.
TTK’nın 1530/4. Maddesine göre; taraflar arasında sözleşme yapılmamışsa veya yapılan Sözleşmelerde ödeme günü veya süresi belirtilmemişse ödeme süresi;
a) Faturanın veya eş değer ödeme talebinin borçlu tarafından alınmasını takip eden otuz günlük sürenin sonunda.
b) Faturanın veya eş değer ödeme talebinin alınma tarihi belirsizse mal veya hizmetin teslim alınmasını takip eden otuz günlük sürenin sonunda.
c) Borçlu faturayı veya eş değer ödeme talebini mal veya hizmetin tesliminden önce almışsa, mal veya hizmetin teslim tarihini takip eden otuz günlük sürenin sonunda.
d) Kanunda veya sözleşmede, mal veya hizmetin kabul veya gözden geçirme usulünün öngörüldüğü hâllerde, borçlu, faturayı veya eş değer ödeme talebini, kabul veya gözden geçirmenin gerçekleştiği tarihte veya bu tarihten daha önce almışsa, bu tarihten sonraki otuz günlük sürenin sonunda;
borçlu tarafından borç ödenmezse, ihtara gerek kalmaksızın borçlu mütemerrit sayılmakta ve alacaklı faize hak kazanmaktadır.
----- Bankası tarafından 02.01.2015 tarihli ---- Gazete’de yayımlanan “Tebliğ” ile, Türk Ticaret Kanunu’nun 1530. maddesinin 7. fıkrasına istinaden mal ve hizmet tedarikinde alacaklıya yapılan geç ödemelere ilişkin temerrüt faiz oranının sözleşmede öngörülmediği veya ilgili hükümlerin geçersiz olduğu hallerde uygulanacak faiz oranı, yıllık %18,25 ve alacağın tahsil masrafları için takip edilebilecek asgari giderim tutarı 385,00 TL olarak tespit edilmiştir. Bu oran ve tutar, 01.01.2021 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, 02.01.2021 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Ayrıca; Taraflar tacir olduğundan 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizi Hakkında Kanun'un 2. maddesi uyarınca talep ettiğimiz alacak yönünden avans faizi isteyebileceğimiz açıktır.
Dolayısıyla asıl alacağa takip tarihine kadar talep ettiğimiz ve fazlaya ilişkin haklarımızı da saklı tuttuğumuz faiz oranı, faiz miktarı ve talep ettiğimiz faiz oranı yasaya uygun olup, davalı / borçlunun itirazının Hukuki mesnedi bulunmamaktadır.
IV. KÖTÜNİYET TAZMİNATI TALEBİMİZ VE HUKUKİ SEBEPLER:
2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu md.67/2’de “Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.” hükmü yer almaktadır. Anılan hüküm ve yukarıda davalı tarafından kötü niyetli şekilde yapılan itiraza ilişkin iddialarımız birlikte değerlendirildiğinde; itirazını haksız ve kötü niyetli şekilde yapıldığı açıkça görülmektedir. Ayrıca alacağımız faturaya dayalı olup likit bir alacaktır. Dolayısıyla davalının, bu haksız ve kötü niyetli itirazı nedeniyle %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmekteyiz.
V. İHTİYATİ HACİZ NİTELİĞİNDE İHTİYATİ TEDBİR TALEBİMİZ:
Ekte sunduğumuz Ödeme dekontları üzerinde borçlu / davalının yapmış olduğu ÖDEMELERİN AÇIKLAMALARI, müvekkil tarafından düzenlenen faturalar ve yapılan satışa ilişkin olduğunu kanıtlamaktadır. Yine ekte sunduğumuz cari hesap ekstresinden görüleceği üzere, talep edilen İhtiyati Haciz / Tedbir miktarı da borçlunun yaptığı ödemeler mahsup edildikten sonra bakiye kalan miktara ilişkindir.
Borçlu tarafından müvekkile yapılan ödemeler ve ödemelerin açıklama kısımlarında yazılı olan fatura bilgisi ve alınan malzemenin evsafına ilişkin bilgiler, müvekkil tarafından borçluya bu malların satılıp teslim edilmiş olduğunu kanıtlamakta olup, yaklaşık ispat kuralını karşılamaktadır.
Yargıtay ------ Hukuk Dairesi 11.07.2012 Tarih,------- Sayılı Kararında “Banka dekontunda; muteriz şirketin, ihtiyati haciz talep eden şirkete mal alım bedeli karşılığında para gönderdiği yazılı olup, bu durumda taraflar arasında sözleşme ilişkisinin varlığı konusunda mahkemede bir kanaat oluşması gerekirken, itiraza uğrayan faturaların tek başına taraflar arasındaki akdi ilişkiyi ispatlamaya yeterli olmadığı şeklinde dosya içeriğine de uygun düşmeyen gerekçeye dayanarak İhtiyati Haciz Kararının Kaldırılmasına Karar Verilmesinin Usul Ve Yasaya Aykırı Olacağını...” Şeklinde Karar İhdas Etmiştir.------Müvekkilin, borçluya satışını yapıp teslim ettiği malların fatura tarihleri 12.04.2022 ve 10.05.2022'dir. Aradan bir yıldan fazla bir zaman geçmesine rağmen ödemesi tamamlanmamıştır. Dolayısıyla makul ödeme süreleri çoktan geçmiş ve alacak muaccel hale gelmiştir.
Yüksek mahkeme, ''faturaya dayalı olarak ihtiyati haciz kararı verilebilip verilemeyeceği” konusunda;
“Mahkemece faturalar, yazarkasa fişleri ve mal teslimi fişlerine dayalı ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için, ibraz edilen bu belgelere göre alacağın varlığı ve muaccel olduğu konusunda mahkemece bir kanaat edinilmesi halinde ihtiyati haciz isteminin kabulüne karar verileceği...” (-----. HD. 23.01.2014 T. -----“İbraz edilen irsaliyeli faturaların alacağın varlığı ve muaccel olduğu konusunda mahkemede kanaat uyandırması halinde, ihtiyati haciz isteminin kabulüne karar verileceği..” ------HD. -------şeklinde hüküm tesis ederek, faturaya dayalı olarak İhtiyati Haciz Kararı verilebileceğine hükmetmiştir.Yaklaşık İspatı sağlayacak belgeler dosyada mevcuttur.Müvekkilin alacağı rehin veya herhangi bir teminat altında değildir. Müvekkilin mağduriyeti her an artmaktadır. Müvekkilin haricen yaptığı araştırmada, davalı borçlunun piyasaya hayli borcu olduğu ve mallarını tasfiye etmeye hazırlandığı istihbar edilmiştir.
Müvekkilin telafisi mümkün olmayacak zararlara düçar olmasının engellenmesi bakımından borçlunun taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının devrinin önlenmesi içi İhtiyati Haciz Niteliğinde İhtiyati Tedbir kararı talep etme gereği hasıl olmuştur.
........................
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda arz ettiğimiz nedenlerle, fazlaya ilişkin ve sair haklarımız saklı kalmak kaydıyla;
1-Davamızın kabulü ile Davalı/ Borçlu'nun, haksız itirazlarının iptaline, takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere Kötüniyet tazminatı ödemesine karar verilmesini,
2- Karar verilip kesinleşinceye kadar olmak üzere, teminatsız veya Sayın Mahkemece öngörülecek teminat mukabili davalı / borçlu'nun taşınır ve taşınmaz malları ve üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının devrinin engellenmesi bakımından ihtiyati haciz niteliğinde ihtiyati tedbire hükmedilmesini,..."şeklinde olup yukarıya aynen aktarılmıştır.
Davalı vekili tarafından ibraz edilen cevap dilekçesinin gerekli-yeterli kısımları:
"...
AÇIKLAMALAR
Sayın Mahkemede davacı tarafın icra takibine yönelik yapılmış olan itiraz nedeni ile itirazın iptali davası açılmıştır. Ancak açılmış olan dava usul ve yasaya aykırı olup davanın reddi gerekmektedir. Şöyle ki;
YETKİ YÖNÜNDEN
Sayın Mahkme’nin de malumu olduğu üzere HMK 6. MADDE uyarınca genel yetkili mahkeme davanın açıldığı tarihteki davalı gerçek ve tüzel kişinin yerleşim yeri mahkemesidir. Bir an için taraflar arasında sözleşeme olduğu varsayılsa bile bu kez de HMK 10. MADDESİ uyarınca sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesi yetkilidir.Bu nedenler ile her iki ihtimal de de etkili mahkeme ------ Mahkemeleri olup davanın YETKİ yönünden reddi gerekmektedir.Davacı tarafından başlatılmış olan icra takibinde -----.icra Dairesi Müdürlüğü’nün ----- sayılı ilamsız icra takibinde AÇIKÇA YETKİYE VE FATURAYA VE BORCA İTİRAZ EDİLMİŞTİR. Ayrıca borca ve faturaya da itiraz edildiğinden sözleşme içeriğinin kabul edildiğine bir sözleşmenin var olduğuna dair bir kabul de yoktur.İcra takibine ve fatura içeriklerine tamamı ile itiraz edilmiştir. Davacı taraf yargılama sırasında bir sözleşme var ise ispat yükü kendindedir.
Davacı tarafın dosyaya sunmuş oldukları içtihat ve emsal kararların dava konumuz ile ilgisi yoktur.
ESASA İLİŞKİN İTİRAZLAR
Davacı taraf her ne kadar kısmi ödeme yapıldığı ve faturalara ilişkin kısmi ödeme açıklaması yapıldığı yönünden beyanların bulunduğunu belirtmiş ise de ,teslim yeri ------ olan dava konusu fatura içeriklerine yönelik olarak fatura içeriklerinde beyan edilen mal ve maluller TTK uyarınca usulüne uygun olarak tam ve eksiksiz olarak teslim edilmemiş bu konuda teslim tesellüm belgeleri ve irsaliyeler düzenlenmemiştir. Ayrıca mükerrer ve usulüne uygun olmayan faturalar düzenlenmiş olup ilgili mükerrer ve usule aykırı faturalar bilirkişi incelemesi sonucu da anlaşılacaktır. Bu nedenler ile borcun tamamına yönelik olarak esasa itiraz edilmiştir. ---- 14 takım olarak alınmıştır. Her takımda - plaka mevcuttur. Her bir plaka yaklaşık bir metrekare gelmektedir. 14 takım* 240 = 3360 metrekaredir. Tedarikçi firma 3360*2= 6720 metrekare fatura kesmiştir. Bu durum kabul edilebilir bir durum değildir. Tedarikçi firma olan-----şirketi 3360 metre kare fazladan fatura kesiştir. Firmanın ----- firmasından alacağı yoktur. Teslim etmiş olduğu 14 takım ---- modlüdür. ------ gümrük müdürlüğünün 07.04.2022 tarihli belgesinden de anlaşılmaktadır. ----- şirketi 14 takım su arıtma ----- bir takımı 240 tabakadır. Her bir tabaka da bir metrekaredir. Tedarikçi firma 14 takım (3360 metrekare) haricinde teslimat yapmamıştır. Firma haksız bir şekilde fazladan para talep etmektedir. Ekte sunulmuş olan s ithalat faturasından da 14 birim sipariş yapıldığı ancak dava ve icra takibine konu faturalarda iki katı mekerrer talepte bulunulduğu bellidir.14 takım 3360 metrekare olmasına rağmen davacı firma yanlış bir şekilde 6720 metrekare sevk irsaliyesi düzenlemiş ve bu düzenlenen SEVK İRSALİYESİ DE TARAFIMIZCA TESELLÜM EDİLMEMEİŞTİR. Bu nedenler ile TESLİM TESELLÜM OLMAYAN BİR YANLIŞ FATURA VE ALINMAYAN MALDAN DOLAYI BORÇ YOKTUR.
Davalı tarafın borcu yoktur. TARAFLAR ARASINDA YAZILI BİR SÖZLEŞME DE YOKTUR. Bu konuda müvekkil TİCARİ DEFTERLERİN FİZİKİ OLARAK ÇOK MİKTARDA VE KALABALIK OLMASI NEDENİ İLE MÜVEKKİL DEFRERLERİ VE FATURALAR ÜZERİNDE YERİNDE İNCELEME YAPILMASI TALEP EDİYORUZ.
FAİZE YÖNELİK OLARAK
Davacı alacaklı olduğunu iddia eden taraf TTK uyarınca usulüne uygun belgeler ile noter ihtarı v s davalı borçlu olduğu iddia edilen tarafı temerrüde düşürememiş olup bu nedenler ile bir an için bir alacak var olsaydı bile dava tarihinden itibaren ancak yasal faiz talep edilebilir.
KÖTÜNİYET TAZMİNATI AÇISINDAN
Davacı tarafın kesin ve likit bir alacağı bulunmadığı için ve bir alacak bir an için var olmuş olsa konu bile yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatının reddi ,bilakis davalı lehine haksız açılan dava değeri üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekmektedir.
İHTİYATİ HACİZ TALEBİ AÇISINDAN
Davacı taraf Daha önce aynı alacak kalemi ve fatura alacakları için ----- Asliye Hukuk Mahkemesi’nden ihtiyati haciz talebinde bulunmuş ve -----Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ----- dosyasında İHTİYATİ HACİZ TALEBİ REDDEDİLMİŞ Bu talep istinafa taşınmış ve ---- BAM-----H.D tarafından-------sayılı ilam ile İHTİYATİ HACİZ TALEBİ REDDİ KARARI KESİNLEŞMİŞTİR. Bu nedenler ile ne olduğu belli olmayan usulsüz bir fatura talebi ile ilgili olarak Sayın Mahkeme tarafından ihtiyati haciz kararı verilmesi yasal olarak mümkün olmayıp bu konuda kesinleşmiş ---- BAM ------ HD kararı vardır.
MADDİ DELİLLER HUKUKİ NEDENLER
-----icra Dairesi Müdürlüğü’nün ------sayılı dosyası ve içeriği-----Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ----- İş sayılı ihtiyati haciz dosyası ve içeriği ; ---- BAM ------ H.D nin -------sayılı ilamı ve içeriği ; Bilirkişi incelemesi, davacı ve davalıya ait ticari defter ve belgeler ile tüm bilgi belge ve faturalar, tanık ,yemin ,ikrar ve ikamesi mümkün her tür yasal delil
SONUÇ: Yukarıda izah edilen nedenler ile
1-Öncelikle davanın YETKİ YÖNÜNDEN REDDİ
2-Sayın Mahkeme tarafından bir an için esasa girilecek olursa DAVANIN esastan reddi
3-Haksız açılan dava nedeni ile davacı aleyhine % de 20 icra inkar tazminatına hükmedilmesi ve davacıdan alınarak davalıya verilmesi
..."şeklinde olup yukarıya aynen aktarılmıştır. Dava ticari satımdan kaynaklanan alacağa ilişkin itirazın iptali davası niteliğinde olup, dava dilekçesinde takibe dayanak yapılan faturalara konu borcun ödenmemesi üzerine icra takibine geçilmek durumunda kalındığı ve ----- İcra Müdürlüğü'nün ----- Esas Sayılı dosyası üzerinden yapılan takibe itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğu, itirazın haksız olduğu ve taraflar arasında arabuluculuk görüşmelerinin olumsuz sonuçlandığı ileri sürülerek itirazın iptaline, takibin devamına ve %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesi talep ve dava edilmiş olup dava ile birlikte ayrıca "ihtiyati haciz niteliğinde ihtiyati tedbir" kararı verilmesi talebinde de bulunulmuştur.
Yapılan ön inceleme duruşmasında icra dairesinin yetkisine itiraz kaldırılarak borca itirazın esasına girilmek suretiyle Mahkemenin yetkisine itirazın da reddine karar verilmek suretiyle tahkikat aşamasına geçilmiş olup, ihtiyati haciz niteliğinde ihtiyati tedbir talebi yönünden 29/05/2024 tarihli ön inceleme duruşmasında alınan ----- nolu ara kararla mevcut kapsam ve aşamaya bağlı olarak ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir taleplerinin reddine karar verilmiştir.Davacı vekili tarafından ibraz edilen ve gerekli-yeterli kısımları:
"...
D. KONUSU: Sayın Mahkemece yazılan Talimat sonucu davalı tarafın yasal defter ve belgelerini sunmamış olması sebebiyle davalı defterleri üzerinde Bilirkişi incelemesi yapılamamış olması ve davalı tarafın iyiniyetli olmadığının anlaşılması karşısında yeniden İhtiyati Tedbir Talebimiz hususunda karar ittihazı talebimiz hakkındadır.
AÇIKLAMALAR :
29.05.2024 tarihli duruşmada, davalı taraf vekilinin beyan ve talebi üzerine, Sayın Mahkemece B) ---- . No.lu Ara Kararı oluşturulmuş ve ''Davalı vekilinin bildireceği adrese göre ve başvurusuna bağlı olarak adresin bağlı olduğu Mahkemeye talimat yazılarak:
a) Davalı defter ve kayıtları üzerinde bir mali müşavir bilirkişi marifeti ile dava konusu ihtilafı aydınlatacak yılları kapsar şekilde inceleme yaptırılarak rapor temin edilmesinin, gerekirse bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilmesinin, esas alınacak verilere ilişkin kayıt örneklerini de temin ederek rapora eklenmek suretiyle rapor düzenlenmesinin ve buna göre raporla birlikte evrakın gönderilmesinin istenmesine,...'' karar verilmiştir. Bu Ara Karar üzerine ----- Asliye Hukuk Mahkemesine talimat yazılmış ve davalı taraf defter ve kayıtları üzerinde Bilirkişi incelemesinin yapılması istenmiştir. ----. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ----- Talimat sayılı dosyası üzerinden Bilirkişi seçilmek suretiyle, Muhasebe Vergi ve Mali Yükümlülükler Uzman Bilirkisi Serbest Muhasebeci Mali Müsavir Kamu Gözetimi Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu Bagımsız Denetçi ------ Bilirkişi seçilmiş ve davalı defterleri üzerinde dava konusu ile ilgili inceleme yapmak üzere yetki ve görev verilmiştir. Bilirkişi ilk önce verdiği 02.08.2024 tarihli Ön Raporda davalı taraftan dava konusu ile ilgili defter ve belgeleri sunması istenmiş, davalı tarafın 21.08.2024 tarihinde Sayın Mahkemeye sunduğu Bilirkişi Raporun itiraz dilekçesinde belirttiği ''Sayın Mahkeme tarafından aldırılmış olan bilirkişi raporuna tamamı ile itiraz ediyoruz. Bilirkişi tarafından CD ortamında ve elektronik ortamda ilgili dosyalar gelir idaresi başkanlığından alınabilir. Bu konuda gelir idaresi başkanlığına Sayın Mahkeme tarafından müzekkere yazılmasını talep ediyoruz.'' şeklindeki beyanı üzerine 27.08.2024 tarihli raporda (raporda sehven davacı vekilinin sunduğu dilekçe olarak belirtilen aslında) ''davalı vekili (davacı vekili olması gerekiyor) tarafından sunulan Bilirkişi Raporuna İtiraz dilekçesinde ''Sayın Mahkeme tarafından aldırılmıs olan bilirkisi raporuna tamamı ile itiraz ediyoruz. Bilirkisi tarafından CD ortamında ve elektronik ortamda ilgili dosyalar gelir idaresi baskanlıgından alınabilir. Bu konuda gelir idaresi baskanlıgına Sayın Mahkeme tarafından müzekkere yazılmasını talep ediyoruz.'' Denilmektedir.'' Şeklinde bir ifade ile davalı tarafın defter ve kayıtlarını ibrazdan kaçındığı tespitini yaptıktan sonra, ''02.08.2024 TARİHLİ BİLİRKİSİLİK ÖN RAPORU 2.YASAL MEVZUAT: BÖLÜMDE E-DEFTERLER VE E-FATURA İLE İLGİLİ SAKLAMA SORUMLULUGUNUN VE İSTENDİGİNDE IBRAZ ETME ZORUNLUGUNUN DAVALI DA OLDUGU ASİKARDIR.'' şeklindeki belirleme ve devamında bu belirlemenin yasal dayanaklarını da belirterek DAVALI TARAFIN KASITLI OLARAK DEFTER VE KAYITLARINI SUNMADIĞINI ORTAYA KOYMUŞTUR.
DAVALI TARAFIN BİLEREK VE İSTEYEREK DAVAYI UZATARAK ZAMAN KAZANMAYA ÇALIŞTIĞI ORTADADIR. HAKLI OLMADIĞI ORTAYA ÇIKACAĞINDAN DOLAYI DA DEFTER VE KAYITLARINI YETKİLİ VE GÖREVLİ BİLİRKİŞİYE DOLAYISIYLA MAHKEMEYE SUNMAMIŞTIR.
Tarafımıza ait defter ve kayıtlar ibraza hazır olup, denetime açıktır. Kaldı ki; dava konusu ile ilgili tüm bilgi ve belgeler (Yasal defterler hariç) Sayın mahkemeye tarafımızca arz olunmuştur.Davalı tarafın bu haksız tutumundan dahi suiniyetli olduğu izahtan varestedir. Zira icra dosyasına sundukları borca itiraz dilekçelerinde de İCRA TAKİBİNE ve BORCA KISMİ İTİRAZ ETMEK YERİNE BORCUN TAMAMINA İTİRAZ ETMİŞ OLDUKLARINI DA AÇIKÇA BEYAN VE İKRAR ETMİŞLERDİR. Tarafımızca Dosyaya faturalar, Cari Hesap Ekstresi sunulmuş, düzenlenen e-faturalara davalı tarafından itiraz edilmemiş, kesinleşmiş ve ticari kayıtlara işlenmiştir. Ayrıca müvekkilin davalıya sattığı ürünlerin ----- Üniversitesi'ne teslimine ilişkin tüm belgeler ----- Üniversitesi'nden celp edilmiştir. ----- Üniversitesi müvekkil tarafından temin edilen ürünleri, müvekkile ait faturaları ile birlikte teslim edilmiş olduğunu belirtmiş ve yazı cevabına eklemiştir.
DAVALI BUGÜNE KADAR, KENDİSİNE EKSİK TESLİMAT YAPILDIĞINA DAİR HİÇBİR GERİ BİLDİRİM İTİRAZ, İHTAR VEYA İHBARDA DA BULUNMAMIŞTIR.
Dava konusu ürünler için müvekkil tarafından kesilen FATURAYA, DAVALI TARAFINDAN HİÇBİR ŞEKİLDE İTİRAZ EDİLMEMİŞTİR. MÜVEKKİL ŞİRKETİN E-FATURA MÜKELLEFİ OLMASI NEDENİYLE, FATURALANDIRMA ELEKTRONİK ORTAMDA YAPILMAKTADIR. BUNA GÖRE VERGİ ÖDEMELERİ YAPILMIŞTIR. DAVAYA CEVAP DİLEKÇESİNDE DE BÖYLE BİR İTİRAZ YAPILDIĞINA DAİR BİR BEYAN OLMADIĞI GİBİ, BİR BELGE DE SUNULMAMIŞ VE BİLİRKİŞİYE DEFTER VE KAYITLAR İBRAZ EDİLMEMİŞTİR.
Davalı teslim edilen ürünlere ait yaptığı ödemelerde eksik ürün teslimatı hakkında bir bilgilendirme yapmamış, ödeme dekontlarına herhangi bir şerh düşmemiştir.
Davalı tarafın cevaplarından ve tutumundan müvekkile olan borcu ertelemek ve zaman kazanmak istedikleri açıkça anlaşılmaktadır.
Dava dilekçemiz ekinde sunduğumuz Ödeme dekontları üzerinde borçlu / davalının yapmış olduğu ÖDEMELERİN AÇIKLAMALARI, müvekkil tarafından düzenlenen faturalar ve yapılan satışa ilişkin olduğunu kanıtlamaktadır. Yine dava dilekçemiz ekinde sunduğumuz cari hesap ekstresinden görüleceği üzere, talep ettiğimiz İhtiyati Haciz / Tedbir miktarı da borçlunun yaptığı ödemeler mahsup edildikten sonra bakiye kalan miktara ilişkindir.
BORÇLU TARAFINDAN MÜVEKKİLE YAPILAN ÖDEMELER VE ÖDEMELERİN AÇIKLAMA KISIMLARINDA YAZILI OLAN FATURA BİLGİSİ VE ALINAN MALZEMENİN EVSAFINA İLİŞKİN BİLGİLER, ------ ÜNİVESİTESİ TARAFINDAN VERİLEN CEVAP VE EKİNDEKİ FATURALAR, MÜVEKKİL TARAFINDAN BORÇLUYA BU MALLARIN SATILIP TESLİM EDİLMİŞ OLDUĞUNU KANITLAMAKTA OLUP, YAKLAŞIK İSPAT KURALINI KARŞILAMAKTADIR.
Ayrıca DAVALI TARAF YASAL DEFTER VE KAYITLARINI BİLİRKİŞİ İNCELEMESİNE SUNMAKTAN KAÇINMIŞ OLMAKLA SUİNİYETLİ OLDUĞUNU BİR KEZ DAHA ORTAYA KOYMUŞTUR.
Müvekkilin, borçluya satışını yapıp teslim ettiği malların fatura tarihleri 12.04.2022 ve 10.05.2022'dir. Aradan iki yıldan fazla bir zaman geçmesine rağmen ödemesi tamamlanmamıştır. Dolayısıyla makul ödeme süreleri çoktan geçmiş ve alacak muaccel hale gelmiştir.
Yaklaşık İspatı sağlayacak belgeler dosyada mevcuttur.
Müvekkilin alacağı rehin veya herhangi bir teminat altında değildir. Son yıllarda yaşadığımız yüksek enflasyon karşısında müvekkilin mağduriyeti her an artmaktadır. Müvekkilin haricen yaptığı araştırmada, davalı borçlunun piyasaya hayli borcu olduğu ve aktifini azalttığı ve bir çok malını elinden çıkardığı, hakkında bir çok icra takibi yapıldığı istihbar edilmiştir. Davalı mallarını tamamen elinden çıkarttığı taktirde müvekkilin alacağını alma imkanı ortadan kalkacak ve telafisi mümkün olmayan zararlara düçar olacaktır.
Müvekkil tarafından, davalının borçlarını ödememek için üzerindeki malları kaçırmakta olduğu uzun süredir istihbar edilmekte olup, müvekkilin telafisi mümkün olmayacak zararlara düçar olmasının engellenmesi bakımından Sayın Mahkemeden tekrar borçlunun taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının devrinin önlenmesi içi İhtiyati Haciz Niteliğinde İhtiyati Tedbir kararı talebimizi yenileme gereği hasıl olmuştur.
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda arz ettiğimiz, dava ve cevaba cevap dilekçelerimizde belirttiğimiz ve re'sen belirlenecek nedenlerle;
İhtiyati Haciz niteliğinde İhtiyati Tedbir talebimizin kabulü ile, teminatsız olarak, kabili mümkün değilse Sayın Mahkemenin belirleyeceği teminat mukabili davalı / borçlu'nun taşınır ve taşınmaz malları ve üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının üçüncü şahıslara devrinin önlenmesi için, tedbiren İhtiyaten haczine karar verilmesini,
29.05.2024 tarihli duruşma B. 6 bendinde belirtilen Bilirkişi ücreti, verilen süre içerisinde tarafımızca yatırılmış olmakla, B. 4 ve 5. Bentler gereği Müvekkil şirkete ait yasal defter ve kayıtların incelenmesi hususunda karar oluşturulmasını,
Saygı ile vekaleten arz ve talep ederiz. 07.10.2024..."şeklinde olup yukarıya aynen aktarılan 07/10/2024 tarihli dilekçe ile ihtiyati hacze ilişkin talepte bulunulmuş olup, dilekçede bazı hususların açıklığa kavuşturulması gerekli olduğundan davacı vekili tarafından 09/10/2024 tarihli duruşmada alınan beyanında söz konusu 07/10/2024 tarihli dilekçede ileri sürülen talebin ihtiyati haciz talebi olduğuna açıklık getirilerek dilekçede belirtilen hesap ekstresi yönünden beyanda bulunmak üzere süre talebinde bulunmuş ve ------ nolu başlık altında tanınan süre kapsamında ibraz edilen 18/10/2024 tarihli dilekçe ekinde hesap ekstresi ibraz edilmiştir.
Ayrıca belirtmek gerekir ki ibraz edilen Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağına göre ----- Arabuluculuk Bürosu, Büro dosya numarası ----ve arabuluculuk numarası ----- numaralı yapılan başvurunun taraflarla ilgili olduğu, tarafların görüşmeye katıldığı ve fakat anlaşma sağlanamadığından 15/12/2022 tarihli son tutanak düzenlendiği, arabuluculuğa başvuruya ilişkin dava şartının yerine getirilmiş olduğu belirlenmiştir.
Söz konusu 07/10/2024 tarihli dilekçede ileri sürülen ve 09/10/2024 tarihli duruşmada alınan ----- nolu karar kapsamında olan ihtiyati haciz talebi yönünden yapılan inceleme sonunda 01/11/2024 tarihli ara karar ile: zorunlu arabuluculuk son tutanağı, icra dosyası UYAP içeriği, taraflar arasındaki ticari ilişki, faturalar, sevk irsaliyesi, 18/10/2024 tarihli dilekçe ekinde ibraz edilen hesap ekstresi, talimatla alınan rapor, ticaret sicil kaydı, yakın ispat kuralları, dava dilekçesi ekinde ibraz edilen deliller, İİK. Madde 257 düzenlemesi, dayanılan belgeler ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde somut olayda ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için gerekli yasal ve maddi şartların bu aşamada gerçekleşmiş olduğu ve dava değeri olan 2.512.808,86 TL üzerinden takdiren %20 teminata bağlı olarak talebin kabul edilmesi gerektiği sonucuna varılarak 2.512.808,86 TL alacak miktarıyla sınırlı olmak üzere %20 teminat karşılığı 502.561,77 TL teminata bağlı olarak ihtiyati haciz kararı verilmiş olup, itiraz üzerine yapılan duruşma sonunda 01/12/2024 tarihinde yerinde görülmeyen itirazın reddine karar verilmiştir.
Yukarıda belirtilen şekilde ön inceleme duruşması yapılarak tahkikata geçilip deliller toplandıktan sonra davalı defter ve kayıtları yönünden talimatla bilirkişi incelemesi yoluna gidilerek bilirkişiden ön rapor ve rapor temin edilmiş ise de kısmen ikmal edilen talimata ve rapora göre davalı defterlerinin incelenemediği anlaşılmış olup, davalı vekilinin bu konuda Gelir İdaresi Başkanlığına müzekkere yazılarak raporda işaret edilen doğrultuda davalı ve davacıya ait e-Defter ve e-Faturaların Vergi Denetim Kurulu Başkanlığına müzekkere yazılarak celbi sağlandıktan sonra görevlendirilen bilirkişiden nihai rapor temini yoluna gidilmiştir.
Temin edilen dosya kapsamına, görev tanımına, ara kararlara uygun ve davanın aydınlanması yönünden yeterli görülen 27/04/2025 tarihli nihai raporun gerekli-yeterli kısımları:
"...
4. İNCELEME VE DEĞERLENDİRMELER: 4.1. İcra Takipleri:
13.10.2022 tarihinde, T.C. -----. İcra Dairesi'nin-----. Sayılı dosya ile davacı alacaklı, davalı borçlu aleyhine toplam 2.014.846,29.-TL Asıl alacak + 497.962,57.-TL işlemiş faiz = 2.512.808,86.-TL üzerinden icra takibinde bulunmuştur. Takibe dayanak olarak 3 adet fatura gösterilmiştir. Davalının itirazı ile T.C.------ İcra Dairesi tarafından takibin durdurulmasına karar verilmiştir. İlamsız Takiplerde Ödeme Emri görüntüsü aşağıdaki gibidir.
...............
4.2. Davacı Tarafa Ait Ticari Defter Bilgileri:
Verilen görev doğrultusunda, davacının ibraz ettiği 2022-2023-2024 yıllarına ilişkin Yevmiye, Kebir defterleri incelenmiştir. Davacının 2023-2024 yılı ticari defterlerinin edefter olarak tuttuğu tespit edilmiştir.
...............
✓ Yukarıda belirtildiği gibi davacı şirket tarafından ibraz edilen 2022- 2023- 2024 yılına ilişkin ticari defterlerin; T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220-226' ve 1 Sıra No'lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak yaptırıldığı ve defter kayıtlarının birbirini doğruladığı tespit edilmiştir.
✓ Dava konusu ile sınırlı olmak üzere davacı ticari defterlerinin, kayıt nizamı bakımından V.U.K. m. 215-219 hükümleri ile Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğlerine uygun olduğu görülmüştür.
✓ Yukarıda dökümü yapılan ticari defterlerin davacı lehine delil kabiliyetleri bulunduğunun tespit edildiği, ancak nihai takdirin Sayın Mahkemede olduğu,
4.3. Davacı Tarafa Ait Ticari Defter Kayıtlarının Değerlendirilmesi:
✓ Davacının ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde; davacı şirketin davalı tarafla ilgili olan ticari münasebet kayıtlarını ----- nolu ------isimli ALICILAR hesabında takip ettiği, taraflar arasında ticari ilişkinin olduğu tespit edilmiştir.
✓ Davacının ticari defter ve kayıtlarına göre; Takibe konu olan tüm faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu tespit edilmiştir.
✓ Davacının ticari defter ve kayıtlarına göre; Davacı şirketin davalı şirkete 2022-2023-2024 yıllarında toplam 5.060.837,61.-TL tutarında fatura düzenlediği, karşılığından davalının davacıya 3.045.991,32-TL ödeme yaptığı neticesinde davacının davalıdan kaydi olarak 2.014.846,29.-TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir.
✓ Davacının ticari defter ve kayıtlarına göre; davalı şirkete ait muavin defter kaydı aşağıdaki gibidir.
...............
Davacının Ticari Defter ve Kayıtlarına göre; Takip tarihi itibariyle davacının davalıdan kaydi olarak 2.014.846,29.-TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. İşbu alacağın başlatılan takip ile uyumlu olduğu tespit edilmiştir.
4.4. Davalı Tarafa Ait Ticari Defter Bilgileri:
T.C. Hazine Ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından dava dosyasına, davalının 2019-2020-2021-2022-2023-2024 yıllarına ilişkin e-defterlerini dava dosyasına ibraz ettiği tespit edilmiştir. Davaya konu uyuşmazlığını 2022 yılında başlaması sebebiyle davalının 2022-2023-2024 yılları edefterleri üzerinde inceleme yapılmıştır.
...............
Verilen görev doğrultusunda, davalının 2022-2023-2024 yıllarına ilişkin Yevmiye, Kebir defterleri e-defter olarak tuttuğu görülmüş ve incelenmiştir.
E-DEFTER UYGULAMASI: 13.12.2011 tarih ----- sayılı ------ Gazetede, elektronik ortamda defter (e- defter) tutulmasına imkân sağlayan Elektronik Defter Genel Tebliği yayımlanmıştır. Bu tebliğde, 01.01.2012 tarihinden itibaren defterlerini elektronik ortamda oluşturmak, kaydetmek, muhafaza ve ibraz etmek isteyen gerçek ve tüzel kişilerin sağlaması gereken şartlar belirlenmiştir. Şartları yerine getiren mükelleflerin yevmiye defteri ve defteri kebiri elektronik ortamda tutmaları mümkündür. Elektronik defter tutanlar için hesap döneminin ilk ayının beratının alınması açılış onayı, son ayının beratının alınması ise kapanış onayı yerine geçmektedir.TTK.m.64/3'e göre, ticari defterlerin elektronik ortamda tutulması hâlinde bu defterlerin açılışlarında ve yevmiye defteri ile yönetim kurulu karar defterinin kapanışında noter onayı aranmaz.
...............
✓ Yukarıda belirtildiği gibi davalının 2022-2023-2024 yılına ilişkin ticari defterlerin; T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220-226' ve 1 Sıra No'lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak yaptırıldığı ve defter kayıtlarının birbirini doğruladığı tespit edilmiştir.
✓ Dava konusu ile sınırlı olmak üzere davalı ticari defterlerinin, kayıt nizamı bakımından V.U.K. m. 215-219 hükümleri ile Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğlerine uygun olduğu görülmüştür.
✓ Yukarıda dökümü yapılan ticari defterlerin davalı lehine delil kabiliyetleri bulunduğunun tespit edildiği, ancak nihai takdirin Sayın Mahkemede olduğu,
4.5. Davalı Tarafa Ait Ticari Defter Kayıtlarının Değerlendirilmesi:
Davalının ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde; davalının davacı tarafla ilgili olan ticari münasebet kayıtlarını ------ nolu ------isimli SATICILAR hesabında takip ettiği, taraflar arasında ticari ilişkinin olduğu tespit edilmiştir.
✓ Davalının ticari defter ve kayıtlarına göre; Takibe konu olan faturaların davalının ticari defterlerinde olduğu tespit edilmiştir.
✓ Davalının ticari defter ve kayıtlarına göre; Davacının davalıya toplam 5.060.837,61.-TL fatura düzenlediği, karşılığında davalının davacıya toplam 3.045.991,32.-TL ödeme yaptığı neticesinde takip tarihinde davalının davacıya kaydi olarak 2.014.846,29.-TL borçlu olduğu tespit edilmiştir.
✓ Davalının ticari defter ve kayıtlarına göre; davacı şirkete ait muavin defter kaydı aşağıdaki gibidir.
...............
Davalının ticari defter ve kayıtlarına göre;Takip tarihinde; davalının davacıya kaydi olarak 2.014.846,29.-TL borçlu olduğu tespit edilmiştir.
4.6. Mali Açıdan Analiz, Tespit Ve Değerlendirme :
Takip dayanağı: davacı tarafından davalı adına düzenlenmiş, 02.04.2022 tarih ----- No. 3.717.885,00 TL., 10.05.2022 tarih ------ No. 1.278.952,61 TL., 10.05.2022 tarih ------ No. 64.000,00 TL. bedelli üç adet e- fatura konulduğu tespit edilmiştir.
Davacının Ticari defter kayıtlarına göre;
Takip dayanağı olan faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. Takip tarihi ve dava tarihi itibariyle davacının davalıdan kaydi olarak 2.014.846,29.-TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir.
Davalının Ticari defter kayıtlarına göre;
Takip dayanağı olan faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu tespit edilmiştir.Takip tarihinde; davalının davacıya kaydi olarak 2.014.846,29.-TL borçlu olduğu tespit edilmiştir.Taraflar ticari defter ve kayıtlarının birbirleriyle uyumlu olduğu tespit edilmiştir. :
Davalının itiraz ettiği faturalardaki metrekareleri ile ilgili açıklamalar.
Davacının davalıya adına takip konusu faturalara ilişkin sevk irsaliyesi düzenlediği tespit edilmiştir. İşbu irsaliye görüntüsü aşağıdaki gibidir. İşbu irsaliyenin modül kısmında 14 modül* 480 metrekare yazdığı, miktar kısmında 6.720 metrekare yazdığı tespit edilmiştir. İrsaliye üzerinde bulunan 6.720 metrekare takibe dayanak olan faturalar ile uyumlu olduğu tespit edilmiştir.Ayrıca yukardaki irsaliyeye ait T.C. ----- Üniversitesi tarafından dava dosyasına ibraz edilen teknik raporda da işbu irsaliye tutarında ürünün teslim edildiğinin yazdığı tespit edilmiştir. Teknik rapor görüntüsü aşağıdaki gibidir.
Neticesinde; davacının davalıya 14 adet * ----- modülünü, 6.720.- metrekare ürünü eksiksiz olarak teslim ettiği tespit edilmiştir.
Takibe dayanak olan faturaların görüntüsü aşağıdaki gibidir.
Davacının davalı adına düzenlemiş olduğu 5.000 m2 olan fatura; Davacının davalı adına düzenlemiş olduğu aşağıda görseli bulunan faturadaki ürünlerin davalı tarafından teslim alındığı tespit edilmiştir. İşbu faturanın davacının ve davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının işbu faturaya yasal süresi içinde itiraz etmediği tespit edilmiştir. İşbu faturanın geçerli olduğu tespit edilmiştir................Davacının davalı adına düzenlemiş olduğu 1.720,00.- m2 olan fatura; Davacının davalı adına düzenlemiş olduğu aşağıda görseli bulunan faturadaki ürünlerin davalı tarafından teslim alındığı tespit edilmiştir. İşbu faturanın davacının ve davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının işbu faturaya yasal süresi içinde itiraz etmediği tespit edilmiştir. İşbu faturanın geçerli olduğu tespit edilmiştir.Davacının davalı adına düzenlemiş olduğu Fiyat farkı faturası; Davacının davalı adına düzenlemiş olduğu aşağıda görseli bulunan faturanın davacının ve davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu işbu sebepten davalının işbu faturaya yasal süresi içinde itiraz etmediği tespit edilmiştir. İşbu faturanın geçerli olduğu tespit edilmiştir.
4.7. Takip Öncesi Faize ilişkin Değerlendirme:
Davacı şirketin takip tarihinden önce davacı şirketi temerrüde düşürdüğüne ilişkin dava dosyası ve icra dosyasında herhangi bir bilgi ve belge olmadığı, takip tarihi öncesinde işlemiş faizi talep edip edemeyeceği yönünde ki takdirin mahkemenize ait olduğu, Sayın Mahkemenin takdirinin takip tarihi öncesi işlemiş faiz talep edilebilir yönünde olması halinde takip öncesi işlenmiş faizin 128.871,04.-TL olarak hesaplanmıştır.TTK.1530/4 Sözleşmede ödeme günü veya süresi belirtilmemişse veya belirtilen süre beşinci fıkraya aykırı ise, borçlu aşağıdaki sürelerin sonunda ihtara gerek kalmaksızın mütemerrit sayılır ve alacaklı faize hak kazanır:
(a) Faturanın veya eş değer ödeme talebinin borçlu tarafından alınmasını takip eden otuz günlük sürenin sonunda. b) Faturanın veya eş değer ödeme talebinin alınma tarihi belirsizse mal veya hizmetin teslim alınmasını takip eden otuz günlük sürenin sonunda. c) Borçlu faturayı veya eş değer ödeme talebini mal veya hizmetin tesliminden önce almışsa, mal veya hizmetin teslim tarihini takip eden otuz günlük sürenin sonunda.
d) Kanunda veya sözleşmede, mal veya hizmetin kabul veya gözden geçirme usulünün öngörüldüğü hâllerde, borçlu, faturayı veya eş değer ödeme talebini, kabul veya gözden geçirmenin gerçekleştiği tarihte veya bu tarihten daha önce almışsa, bu tarihten sonraki otuz günlük sürenin sonunda; şu kadar ki, kabul veya gözden geçirme için sözleşmede öngörülen süre, mal veya hizmetin alınmasından itibaren otuz günü aşıyor ve bu durum alacaklının aleyhine ağır bir haksızlık oluşturuyorsa, kabul veya gözden geçirme süresi mal veya hizmetin alınmasından itibaren otuz gün olarak kabul edilir.3095 Sayılı Kanun Madde 2 - (Değişik : 15/12/1999 - 4489/2 md.) Bir miktar paranın ödenmesinde temerrüde düşen borçlu, sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça, geçmiş günler için 1 inci maddede belirlenen orana göre temerrütfaizi ödemeye mecburdur. Türkiye Cumhuriyet ------ Bankasının önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranı, yukarıda açıklanan miktardan fazla ise, arada sözleşme olmasa bile ticari işlerde temerrüt faizi bu oran üzerinden istenebilir. Söz konusu avans faiz oranı, 30 Haziran günü önceki yılın 31 Aralık günü uygulanan avans faiz oranından beş puan veya daha çok farklı ise yılın ikinci yarısında bu oran geçerli olur. Temerrütfaizi miktarının sözleşmede kararlaştırılmamış olduğu hallerde, akdi faiz miktarı yukarıdaki fıkralarda öngörülen miktarın üstünde ise, temerrüt faizi, akdi faiz miktarından az olamaz
TÜRK TİCARET KANUNUNUN 1530 UNCU MADDESİNİN 7 NCİ FIKRASI UYARINCA MAL VE HİZMET TEDARİKİNDE GEÇ ÖDEMELERDE UYGULANACAK TEMERRÜT FAİZ ORANI VE ALACAĞIN TAHSİLİ MASRAFLARI İÇİN TALEP
...............
5. SONUÇ:
Her türlü hukuki tavsif ve nihai karar tamamıyla Yüce Mahkemeye ait olmak üzere, davadosyasına sunulu belgeler ile davacı taraf ve davalı şirketin ticari defter kayıtları üzerinde
yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda detayları yukarıda açıklandığı üzere;
5.1. Davacı tarafından ibraz edilen 2022-2023-2024 yıllarına ilişkin ticari defterlerin; açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak yaptırıldığı ve defter kayıtlarının birbiri doğruladığı, ticari defterlerinin Kayıt nizamı bakımından uygun olduğu davacı lehine veya aleyhine delil kabiliyetleri Sayın Mahkemeniz takdirinde olduğu,
5.2. Davalının 2022-2023-2024 yıllarına ilişkin ticari defterlerin; açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak yaptırıldığı ve defter kayıtlarının birbiri doğruladığı, ticari defterlerinin Kayıt nizamı bakımından uygun olduğu davalı şirket lehine veya aleyhine delil kabiliyetleri Sayın Mahkemeniz takdirinde olduğu,
5.3. Tarafların tacir olduğu ve taraflara arasında ticari ilişkinin bulunduğu, takibe konu tüm faturaların davacı ve davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu,
5.4. Tarafların ticari defter ve kayıtlarının birbirleriyle uyumlu olduğu, takibe konu faturaların toplamının 5.060.837,61.-TL olduğu, işbu faturalara karşılık davalının davacıya 3.045.991,32.-TL ödeme yaptığı,
5.5. Davacının davalıya, 6.720.- metrekare ürünü teslim ettiğine dair imzalı sevk irsaliyesinin bunulduğu ayrıca işbu teslime dair T.C. ------ Üniversitesi tarafından dava dosyasına ibraz edilen teknik raporunda bulunduğu neticesinde davacının davalıya takibe konu faturalardaki ürünleri teslim ettiği,
5.6. Takip tarihi itibariyle, davacının davalıdan 2.014.846,29.-TL alacaklı olduğu,
5.7. Davacı şirketin takip tarihinden önce davacı şirketi temerrüde düşürdüğüne ilişkin dava dosyası ve icra dosyasında herhangi bir bilgi ve belge olmadığı, takip tarihi öncesinde işlemiş faizi talep edip edemeyeceği yönünde ki takdirin mahkemenize ait olduğu, Sayın Mahkemenin takdirinin takip tarihi öncesi işlemiş faiz talep edilebilir yönünde olması halinde, takip öncesi işlenmiş faiz 128.871,04.-TL olarak hesaplandığı,
5.8. İcra inkâr tazminatı ve tarafların diğer taleplerine ilişkin takdirin ise Mahkeme' ye ait bulunduğu,Sonuç ve kanaatine varılmıştır. ..."şeklinde olup yukarıya aynen aktarılmıştır. Davalı vekili rapora itiraz etmiş ise de davacı vekili tarafından herhangi bir yazılı beyanda bulunulmamış ve fakat duruşmadaki beyanda raporda işlemiş faiz yönünden farklı bir değerlendirme olmakla birlikte raporun iddiayı doğruladığı ileri sürülerek rapora bir itirazlarının olmadığını belirtip davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.Temin edilen rapor ve itirazların mahiyeti birlikte değerlendirildiğinde itirazlar yönünden yapılması gereken bir tahkikat işlemi olmadığı sonucuna varılarak tahkikat tamamlanmak suretiyle aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.İlgili yasal düzenlemeler:
''6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu:
...TİCARİ DEFTERLERİN İBRAZI VE DELİL OLMASI
Madde 222 - (1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi*1* yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. (Ek cümle: 22.07.2020 - 7251 S.K./23. md) Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu:
A İTİRAZIN İPTALİ :
Madde 67 - (Değişik madde: 18/02/1965 - 538/37 md.)
(Değişik fıkra: 17/07/2003 - 4949 S.K./15. md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (Değişik fıkra: 09/11/1988 - 3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.
İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga fıkra: 17/07/2003 - 4949 S.K./103. md.) Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.
(Ek fıkra:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunun madde 18/A düzenlemesinde yargılama gideri yönünden yer alan ilgili fıkralar:
Dava şartı olarak arabuluculuk
Madde 18/A- (Ek:6/12/2018-7155/23 md.)(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.
...
(11) Taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilir ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulur. Ayrıca bu taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmez. Her iki tarafın da ilk toplantıya katılmaması sebebiyle sona eren arabuluculuk faaliyeti üzerine açılacak davalarda tarafların yaptıkları yargılama giderleri kendi üzerlerinde bırakılır.
(12) Tarafların arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaları hâlinde, arabuluculuk ücreti, Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesinin eki Arabuluculuk Ücret Tarifesinin İkinci Kısmına göre aksikararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde karşılanır. Bu durumda ücret, Tarifenin Birinci Kısmında belirlenen iki saatlik ücret tutarından az olamaz.
(13) Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde, iki saatlik ücret tutarı Tarifenin Birinci Kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir. İki saatten fazla süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâlinde ise iki saati aşan kısma ilişkin ücret aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde uyuşmazlığın konusu dikkate alınarak Tarifenin Birinci Kısmına göre karşılanır. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır.
(14) Bu madde uyarınca arabuluculuk bürosu tarafından yapılması gereken zaruri giderler; arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde anlaşma uyarınca taraflarca ödenmek, anlaşmaya varılamaması hâlinde ise ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır.
...''şeklinde olup yukarıya aynen aktarılmıştır.Sonuç olarak celp edilip incelenen icra dosyası, taraflar arasındaki ticari ilişki, Gelir İdaresi Başkanlığının cevabi yazı ekinde gönderilen elektronik kayıtlara ilişkin ve bilirkişi tarafından incelenen CD, buna göre taraflara ait ticari defter bilgileri, 07/04/2022 tarihli sevk irsaliyesine ilişkin ----- Üniversitesi tarafından düzenlenmiş olan söz konusu irsaliye tutarında ürünün teslim edildiğine ilişkin teknik rapor, faturalar, davanın aydınlanması yönünden dosya kapsamına uygun olup Mahkememizce de yeterli görülen 27/04/2025 tarihli nihai rapor, ticaret sicil kayıtları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davanın raporda belirtilen 2.014.846,29 TL asıl alacak miktarı yönünden sübuta erdiği, taraflar arasındaki ilişkiye ve faturaya konu ürünün davalıya teslim edilmiş olduğu, davalının söz konusu 2.014.846,29 TL borcunun bulunduğu, ancak takipten önce temerrüde düşürülmediği için işlemiş faiz miktarı yönünden davalının sorumlu olmadığı sonuç ve kanaatine varıldığından 2.014.846,29 TL asıl alacak miktarı yönünden davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Davacı tarafın icra inkar tazminatı adı altında talep ettiği icra tazminatı yönünden yukarıya aynen alınan İcra ve İflas Kanunu’nun 67.maddesinin 2. Fıkrası hükmü, bu konuda yerleşen yargısal uygulama, davanın niteliği, davalının takibe itirazının haksız çıkması, kabule konu asıl alacak yönünden alacağın davalı tarafça hesaplanabilir-bilinebilir olması nedeni ile likit ve belirli olması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davalı aleyhine icra tazminat şartlarının somut olayda gerçekleştiği anlaşıldığından kabule konu asıl alacak miktarı olan 2.014.846,29 TL üzerinden %20 oranında icra tazminatına da karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmış olup, söz konusu asıl alacak miktarının %20 oranına tekabül eden 402.969,25 TL icra tazminatına da hükmolunmuş ise de , davalı adına talep edilen tazminat yönünden davacı tarafın kötü niyeti sabit görülmediğinden bu talebin reddine karar verilmiştir.Harç yönünden kabule konu toplam dava değeri olan 2.014.846,29 TL matrah üzerinden işlem yapılmış ve avukatlık ücreti hesabı yönünden de harca esas alınan bu bedel gözetilmiş olup kısmen redde konu olan değer ise 497.962,57 TL'dir.Harç yönünden davanın niteliğine karşılık gelen 492 Sayılı Harçlar Kanununun;
''...
İLAMSIZ TAKİPLERDE PEŞİN HARÇ: Madde 29 - İlama dayanmıyan takip isteklerinden alacak miktarının binde beşi peşin alınır. Peşin harçlar takip sonunda alınacak asıl harca mahsup olunur.
İlama dayanmıyan takiplerde alacaklı mahkemeye müracaata mecbur kalırsa, peşin alınan harç kendisine iade olunur. Veya alacaklının isteği üzerine mahkeme harçlarına mahsup edilir.
...''şeklindeki ilgili maddesinde yer alan söz konusu düzenleme, derkenar yazısı ve icra dosyası kapsamına göre davacı tarafın takibi başlatırken 12.564,04 TL peşin harç yatırmış olması, eldeki davanın söz konusu derkenara bağlı olarak açılmış olması karşısında söz konusu takip için yatırılan peşin harç miktarı da işleme tabi tutulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
Davanın kısmen kabulü ile -----İcra Müdürlüğü'nün ------ Esas sayılı icra dosyası üzerinden yapılan takibin 2.014.846,29 TL asıl alacak üzerinden ve takip tarihinden itibaren faiz işletilmek suretiyle devamına; itirazın belirtilen çerçevede iptaline ve takibin belirtilen şekilde devamına,
%20 icra tazminatı 402.969,25 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı tarafın kötü niyeti sabit görülmediğinden davalı adına talep edilen icra inkar tazminatına ilişkin talebin reddine, Kabule konu dava değeri üzerinden hesaplanan 137.634,15 TL nispi karar harcından Mahkeme veznesine yatan 30.348,46 TL peşin harç ile icra veznesine yatan 12.564,04 TL'nin toplamı olan 42.912,50 TL'nin mahsubu ile EKSİK 94.721,65 TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunun madde 18/A-(13) ve (14) düzenlemelerine ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesine bağlı olarak Arabulucuk Bürosu tarafından yapılan ve Adalet Bakanlığı Bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL zaruri giderinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından İcra veznesine yatırılan söz konusu peşin harç ve Mahkeme veznesine yatırılan harçlar da dahil olmak üzere davacı tarafça ödenen harçlar toplamı 43.118 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davacı tarafça harç dışında yapılan toplam 4.431,75 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre takdiren 3.555 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine; geri kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,Davalı tarafça yapılan toplam 3.000 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre takdiren 600 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine; geri kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, Davacı vekili için kabule konu toplam değer üzerinden tarife gereğince hesap ve takdir edilen 281.634 TL nispi avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davalı vekili için redde konu değer üzerinden tarife gereğince hesap ve takdir edilen 78.695 TL nispi avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Artan avansın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, İlişkin olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı aleni olarak yapılan yargılama sonunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.