T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/85
KARAR NO : 2025/453
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/10/2020
KARAR TARİHİ : 28/05/2025
T.C. -----.Tüketici Mahkemesi tarafından 03/12/2020 tarih ---- Esas ve ------ Karar sayılı dosyasının verilen görevsizlik kararı sonucu gönderilen dosya mahkememize tevzi edilmiş olmakla Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalılardan 5 adet okul servis aracı satın aldığını, davalıların 4 adet aracı ayıplı teslim ettiğini 1 aracı ise teslim etmediklerini beyanla teslim edilmek istenilen dört aracın hiçbirinin plakalarının takılmadığını, araç içi kayıt kameraları olmadığını, koltuk sensörlerinin takılmadığını, elektrikli lift rampası yapılmadığını, arçların yedek anahtarlarının verilmediğini, döşemelerinin kalitesiz şekilde teslim edilmek istendiğini, müvekkilinin araca masraflar yaptığını beyanla fazlaya dair hakların saklı kalması kaydı ile bilirkişi tespitinin yapılmasından ileride bedel artırma kaydı ile şimdilik plakalar için 100,00 TL, araç içi kayıt kameraları ve koltuk sensörleri için şimdilik 1.000,00 TL, elektrikli lift için şimdilik 5.000,00 TL araçların yedek anahtarları için şimdilik 1.000,00 TL, döşemelerin kalitesiz şekilde teslim edilmek istendiğinden şimdilik 1.000,00 TL'nin, 40.000,00 TL fazla ödeme yaptıklarından bahisle bu fazla ödenen paranın taraflarına ödenmesini, araçların teslim edilmemesinden dolayı şimdilik 10.000,00 TL'nin ve teslimi yapılmayan araç için şimdilik 202.000,00 TL'nin ve sözleşmeden kaynaklanan cezai şart miktarı 10.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir.
CEVAP /TALEP : Davalı şirketler tarafından 6100 Sayılı HMK'nin 126-131 maddeleri kapsamında cevap dilekçesi verilmemiştir. Davalı şirketler aşamalarda kendisini vekille temsil ettirmiştir. Davalı vekili davanın ----- yönünden pasif husumet ehliyeti yokluğundan diğer davalı ... yönünden ise esastan reddine karar verilemesini savunmuştur.
DELİLLER : ------- Ticaret Sicil Kayıtları, Arabuluculuk Son Tutanağı, 25/12/2019 tarihli Araç Teslim ve Sipariş Sözleşmesi, Araç Teslimat Formları, Sigorta Poliçeleri, Banka Kayıtları, ----- Vergi Dairesi müzekkere cevabı,-----Müzekkere cevabı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı müzekkere cevabı, ---- CBS ---- soruşturma dosyası, ----- Sulh ------ Değişik İş dosyası, Alacağın Temliki Sözleşmesi, Faturalar, Bilirkişi Raporları, Banka Kayıtları,-----Müzekkere Cevabı, -----.Noterliğinin 15/06/2020 tarih ve ------yevmile numaralı ihtarnamesi------.Noterliğinin 10/03/2020 tarih ve ----- yevmiyeli ihtarnamesi,------Noterliğinin 18/06/2022 tarih ve ------- yevmiyemi ihtarnemesi, dosyadaki sair tüm bilgi ve belgeler.
DEĞERLENDİRME VE SONUÇ:
Dava, 6098 sayılı TBK'nın 207 vd maddeleri gereğince tacirler arası satış sözleşmesine bağlı olarak aynı yasanın 217-231 maddelerinde düzenlenen ayıplı araç satışı nedeniyle onarım bedeli, fazla ödenen bedelin iadesi, cezai şart ve teslim edilmeyen aracın bedelinin iadesi/ ödenmesi istemine ilişkindir.Dosya Mahkememize -----.Tüketici Mahkemesinin 03/02/2020 tarihli ----- Esas ------ Karar sayılı ilamıyla verilen görevsizlik kararı sonucunda 10/02/2021 tarihinde tevzi edilmesi sonucunda gelmiştir. Bu mahkemece ön inceleme duruşması yapılarak uyuşmazlık belirlendiğinden tekrar edilmesine gerek görülmemiş ve mahkememizce 6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince dava değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322. maddeleri gereğince basit yargılama usulüne tabi işbu davada tahkikat işlem ve incelemeleri kaldığı yerden sürdürülmüştür. Davacı vekili tarafından tahkikat sırasında talep arttırıldığından dosyanın 5235 Sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemelerinin ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 05.04.2023 tarih 7445/15 sayılı kanun ile değişik 5/3 maddesi gereğince davanın değerine göre Mahkememiz Heyetine tevdine karar verilmiştir. Buna müteakip yazılı yargılama usulüne göre mevcut ve toplanan deliler incelenip değerlendirilerek tahkikat sürdürülüp tamamlanmış, son duruşmada hazır bulunan taraf vekillerinin beyan ve talepleri dinlenerek yargılama bitirilmiş ve aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır. Öncelikle dosyaya mübrez Arabuluculuk son tutanağına göre zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve anlaşmazlık üzerine işbu davanın açıldığı da ifade edilmelidir.Bilindiği üzere 6098 sayılı TBK’nin 207. maddesinde; satıcının, satılan malı alıcının ödemek zorunda olduğu bedel karşılığında alıcıya zilyetlik ve mülkiyetini devretme borcunun bulunduğu belirtilmiş, bu asıl borç yanında satıcının satılan mal nedeniyle zapt ve ayıp nedeniyle de sorumlu olduğu devam eden maddelerde düzenlenmiştir. Ayıba karşı satıcı sorumluluğunu düzenleyen TBK’nin 219-223 maddelerinde ise, satıcının alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması nedeniyle sorumlu olacağı gibi nitelik ve niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olduğu, satıcının bu ayıplardan sorumlu tutulması için onları bilmesi gerekmediği, alıcının ayıbı öğrendiğinde satıcıya uygun bir süre içinde bildirimde bulunması gerektiği, uygun süre içinde bildirimde bulunmadığı takdirde satılanı ayıplı hali ile kabul etmiş sayılacağı düzenlenmiştir. Satıcı, satış sözleşmesine konu taşınır malın niteliği ve kullanım amacı bakımından malın değerini ve kullanım amacını azaltan veya ortadan kaldıran mülkiyet hakkının sonucu olan tasarrufi işlemler yapmasını engelleyen bir eksikliğin bulunmamasını sağlama borcu altında olup ayıba karşı sorumluluğu ise satıcının mülkiyeti geçirme borcunun tamamlayıcısıdır.6102 sayılı TTK'nın 23/c maddesinde "Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır. " hükmü ve bu madde yollaması ile Türk Borçlar Kanunu 223/2 maddesinin "Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır."
6098 sayılı TBK’nın 223. maddesinde ayıp ihbarı için herhangi bir şekil şartı ise getirilmemiştir. Ancak 6102 sayılı TTK'nın 18-(3) maddesi uyarınca, taraflar tacir ise ihbarın noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemiyle yapılması gerekmektedir.
6098 Sayılı TBK' nın 227.maddesinde ise "Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:
1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme;
2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme,-
3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme,
4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme. Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.
Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir. Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir.Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir." hükmü düzenlenmiştir. Yukarıda gösterilen yasal düzenlemeler, yapılan açıklamalar, toplanan deliller ve yapılan yargılama ışığında somut olaya bakıldığında; davacı şirket ile davalılardan ... arasında 25/12/2019 tarihli Araç Teslim ve Sipariş Sözleşmesi düzenlendiği sabittir. Dosya kapsamında bulunan sözleşmede------ ambleminin bulunduğu, taraflar arasında yapılan sözleşmeden kaynaklanan alacağın alacağın temliki sözleşmesi ile ... tarafından diğer davalı ...'ne temlik edildiği, araçlara ilişkin faturaları ... tarafından düzenlendiği gibi tesliminden bu şirket tarafından yapıldığı, arabuluculuk tutanağı içeriğine ve sicil kayıtlarına göre de ------- öncesinde ... olduğunun belirlendiği ve bu şekilde taraf vekillerinin katılımıyla arabuluculuk sürecinin tamamlandığı, şirketlerin ticaret sicil kayıtlarına göre de aynı ailenin ortaklığında oldukları ve buna göre tüzel kişi perdesi aralandığında davalıların------ yönünden değişen unvan öncesinde ve sonrasında grup şirketi niteliğinde bulundukları ve sözleşmenin ifası konusunda müştereken sorumlu oldukları kesin ve net olarak anlaşılmakla, somut olayda her iki şirketin de davalı taraf sıfatı bulunduğu (pasif husumet ehliyeti) anlaşılmıştır. Bu kabulden hareketle taraflar arasındaki sözleşme gereğince dört adet aracın teslim edildiği bir aracın ise teslim edilmediği yapılan yargılama bilirkişi kök ve ek raporlarına göre açıkça anlaşılışılmış durumdadır. Ayrıca davacı şirket tarafından ----.Noterliğinin 18/06/2022 tarih ve ------ yevmiyeli ihtarnamesi ile süresinde teslim edilen araçlar için ayıplı mal teslim edildiği süresinde bildirilmiş olup ayrıcı hiç teslim edilmeyen aracın teslim edilemediği bildirilmiştir. Mahkememizce bilirkişi heyetinden alınan kök ve ek raporlara göre davacının teslim edilen araçların ayıp ve eksiklerinden dolayı cezai şartla birlikte toplam zararının 420.063.19 TL olduğu yönünde tespit ve görüş bildirilmiştir. Öte yandan teslim edilmeyen araç için bayiden fiyat alınmasının uygun olacağı açıklanmıştır. Mahkememizce teslim edilmeyen araç yönünden ------ müzekkere yazılarak sözleşmeye konu aracın satış bedeli sorulmuştur. Buna göre aracın tavsiye edilen satış bedelinin 2.151.900 TL olduğu bildirilmiştir. Davacı vekili tarafından işbu dava belirsiz alacak davası olarak açılmış olup talep artırılarak 2.345.763.19 TL miktara çıkarılmış ve harç tamamlanmıştır. Mahkememizce yapılan değerlendirmede satışa ve teslime konu araçlardaki ayıbın; araçların marka ve modeline göre bilirkişi kök ve ek raporları yanında toplanan tüm deliller gözetildiğinde açık ayıp niteliğinde olduğu, ayıpların süresi içinde usulüne uygun olarak ihbar edildiği ve işbu ayıplardan davalıların sorumlu tutulması gerektiği konusunda tam bir hukuki ve vicdani kanaat oluşmuştur. Bu kapsamda taleple bağlılık ilkesi ve talep artırım işlemine göre 6098 sayılı TBK'nin 219 vd. maddelerinde düzenlenen ayıba karşı tekeffül hükümlerine göre hüküm kurmaya yeterli ve elverişli bulunduğu için genel olarak benimesnen bilirkişi kök ve ek raporları ile sair tüm deliler gözetildiğinde davaya konu teslim edilen araçların ayıplı olduğu gibi teslimin geç gerçekleştiği, teslim edilen araçlar yönünden davacının seçimine göre onarım ve eksikliklerin giderilmesi için gereken miktarı, geç teslim nedeniyle tazminat ve fazla ödenen bedeli isteyebileceği gibi teslim edilmeyen araç bedelinden de davalıların sorumlu tutulabileceği sonuç ve kanaati hasıl olmuştur. Binaenaleyh, davacının davasını yargılamaya hakim olan ilkeler nezdinde TMK'nin 6, HMK'nin 190 ve TBK'nin 219 vd. maddeleri nazarında açıkça ispat ettiği anlaşılmakla; davanın talep artırım işlemi doğrultusunda kabulü ile 2.345.763,19 TL'nin 12/07/2024 talep artırım tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. 6100 Sayılı HMK'nın 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden, 326/1-3 maddesi gereğince davalılar müteselsil olarak sorumlu tutulmuştur. Ayrıca Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de yargılama gideri olarak davalılardan müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddelesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Talebi artırılan davanın kabulü ile 2.345.763,19 TL'nin 12/07/2024 talep artırım tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken alınarak davacıya verilmesine,
2-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 160.239,98 TL karar ve ilam harcından 40.060,00 TL tamalama harcınının mahsubuyla bakiye 120.179,08 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.360,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına,
4-)Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvurma harcı, 40.060,00 TL tamamlama peşin harcı, 7.500,00 TL. Bilirkişi ücreti, 375.00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 48.550,40 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-)Davacı tarafından ----- Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ----- Değişik iş sayılı dosyasında yapılan toplam 1.167,30 TL tespit giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-)Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 318.033,95 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
7-)6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, )İlişkin olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı aleni olarak yapılan yargılama sonunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.