T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/848
KARAR NO : 2025/370
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/12/2023
KARAR TARİHİ : 28/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının davalı firma ile arasında Servis taşımacılığı hizmeti alım - satımı sebebiyle ticari iş ilişkisi bulunmakta olup davalı firmadan fatura alacağına istinaden cari hesap bakiye alacağı bulunduğunu. davalı firma icra takibimizi sürüncemede bırakmak ve zaman kazanmak amacıyla takibin tümüne kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, davacının, davalı firmanın servis taşımacılığı işini yerine getirmiş olup takiplerine konu yapılan hizmet karşılığı düzenlenen toplamda 174.341,71 TL olan 2 adet fatura alacaklarına toplamda 40.662,00 TL kısmi ödemede yapılmış olup kalan cari hesap bakiye alacaklarına ilişkin hiçbir ödeme yapılmadığını, iş bu ödenmeyen bakiye alacakları sebebi, taraflarınca ----- İcra Müdürlüğü'nün ------ Esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlatıdığını, başlatılan ilamsız icra takibinde ödeme emrinin usulüne uygun şekilde tebliğ edildiğini, davalı hizmeti almasına ve faturalar da gönderilmesine rağmen son fatura cari hesap bakiye borcunu ödemediğini, davalı, davacının tüm iyiniyetini suistimal ettiğini. üstelik davalı firma, fatura borcuna da 8 gün içinde itiraz etmemiş, kısmi ödemede de bulunmuş olup kötü niyetli olarak takibimizi sürüncemede bıraktığını beyan ederek; davamızın kabulü ile ilgili icra dosyasındaki itirazın iptaline ve icra takibinin devamına, davalının haksız ve kötüniyetle yaptığı itirazı nedeniyle İİK m.67 hükmü kapsamında hükmolunacak alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra-inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa vüklenilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı yan öncelikli olarak davalı aleyhine ---- İcra Müdürlüğü ------ Sayılı dosyasından icra takibi başlattığını, davalı şirketin davayı yana herhangi bir borcu olmaması sebebiyle tarafımızca haksız ve hukuka aykırı şekilde başlatılan icra takibine de itiraz edilmiş, icra takibi durdurulduğunu, ticari anlaşmazlıklarda Arabuluculuğa başvuru şartı getirilmesi sebebi davacı yanca arabuluculuğa başvurulduğunu, taraflar arasında anlaşma sağlanması mümkün olmadığından, huzurdaki dava ikame edildiğini, davacı yanın dava dilekçesinde belirttiği tüm iddialar gerçek dışı olup taraflarınca kabulu mümkün olmadığını, davacı yanca dava görevli olmayan mahkemede ikame edildiğini, davacının, davalı şirkete karşı yapılan hizmet nedeniyle düzenlenen toplamda 174.341,71 TL olan iki adet fatura alacağına toplamda 40.662,00 TL kısmi ödemede bulunduklarını, cari hesap bakiyesine ise ödeme yapılmadığını, davalının şirketin kötü niyetli olarak kısmi ödeme yaparak, icra takibini sürünceme de bıraktığını iddia ettiğini, davacı yanın tüm iddiaları gerçekten uzak, hukuki dayanaktan yoksun olup davanın reddi gerektiğini beyan ederek; haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddi ile kötü niyetli davacının %20 den aşağı olmaması kaydı ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
---- İcra Müdürlüğü’nün ----- Esas, Taraf şirketlere ait BA/BS formları, bilirkişi raporları.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, ----- İcra Müdürlüğü’nün ----- Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.
Türk Medeni Kanunun 6. Maddesinde, Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğunu belirtmiştir.Yine Türk Ticaret kanununun 83. Maddesinde, Ticari uyuşmazlıklarda mahkemenin yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebileceğini belirtmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 222.maddesi; " (1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır. " şeklindedir. Yasal düzenleme emredici niteliktedir. Yasanın üçüncü fıkrasında açıkça ifade edildiği üzere, diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının kesin delillerle ispatlanmamış olması ifadelerine yer verilmiştir.
."..Yukarıda belirtilen, kanun maddesine ait gerekçede de açıklandığı üzere, TTK 1530.maddenin konuluş amacına baktığımızda, mal tedarik sözleşmeleri kapsamında küçük ve orta ölçekli tedarikçiyi, büyük şirketlere karşı korumak amacıyla getirilmiş bir hüküm olduğu, tacirler arası satım sözleşmelerinde uygulanmasının söz konusu olmadığı anlaşılmaktadır.Bu sebeple davacının, Mahkemenin olayda TTK'nın 1530.maddesi hükmünü uygulamamış olmasına yönelik istinaf sebebi Dairemizce yerinde görülmemiştir." (----- BAM. -----. HD.------
Tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporu bir arada değerlendirildiğinde; 6100 sayılı HMK'nın 222. Maddesinde 22/7/2020 tarihinde 7251 sayılı kanunun 23. Maddesi ile yapılan değişiklik gereği ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği, davacı tarafın dava konusu 133.679,71 TL'lik alacağının taraf ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, TBK'nın 117. Maddesine göre "muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer" kuralı gereği davacı tarafça icra takibinden evvel davalı tarafın temerrüde düşürülmediği ve TTK 1530.maddesinin konuluş amacının mal tedarik sözleşmeleri kapsamında küçük ve orta ölçekli tedarikçiyi, büyük şirketlere karşı korumak olduğu, tacirler arası satım sözleşmelerinde uygulanmasının söz konusu olmadığı, bu haliyle davacının asıl alacak talebine ilişkin davasında haklı olduğu, işlemiş faiz talebinin ise yerinde olmadığı kanaati ile likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle davalı yan aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilerek davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE; davalının ---- İcra Müdürlüğü’nün ------ Esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 133.679,71 TL asıl alacak üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNE,
-Davalının itirazında haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşıldığından asıl alacak olan 133.679,71 TL nin % 20 si oranında olmak üzere 26.735,94 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 9.131,66 TL karar ve ilam harcından baştan alınan 2.338,34 TL peşin harcın mahsubuyla bakiye 6.793,32 TL karar ve ilam harcının davalı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL başvurma harcı ve 2.338,34 TL peşin harcın davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
4-Davacı tarafından yargılama gideri olarak yapılan 8.147,00 TL nin kabul red oranına göre 7.953,90 TL lik kısmının davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL nispi vekalet ücretinın davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/2 maddesi uyarınca hesaplanan 3.245,33 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine,
7-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL nin kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 3.046,05 TL lik kısmının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
8-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL nin ret edilen miktar üzerinden hesaplanan 73,95 TL lik kısmının davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
9-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına,) Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle; ----- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.