T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/468
KARAR NO : 2025/412
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/07/2023
KARAR TARİHİ : 09/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 13/11/2022 tarihinde saat 16:08 sıralarında - mevkiinde seyir halinde olan ------ plakalı aracın ön kısımları ile yine aynı mevkiide seyir halinde olan ------ plakalı aracın arka kısımlarına çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, tramer kayıtlarına göre ------ plakalı aracın % 100 kusurlu olduğunun tespit edildiğini, kaza sonucunda araçta meydana gelen hasara ilişkin onarımlar orijinal parçalarla yapılmadığını, muadil parça kullanıldığını, ekspertiz çalışması neticesinde 13.11.2022 tarihinde meydana gelen trafik kazasında ------- plaka no'lu aracın toplam hasarının KDV Dahil 32.203,43-TL olduğunun tespit edildiğini, bu nedenle müvekkilinin hasar farkı alacağı bulunduğunu belirterek, müvekkilinin uğradığı zararın büyüklüğü göz önüne alınarak davalılara ait banka hesaplarına ihtiyati tedbir konulmasını, davanın kabulüne karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında davacının hukuki yararının bulunmadığını, davacının aracında meydana gelen hasara ilişkin taleplerinin karşılandığını, onarım aşamasının bizzat davacı asil tarafından takip edildiğini ve kendi onayları ile devam edildiğini, onarım bedeli ne kadar ise sigorta şirketi ancak o kadardan sorumlu olduğunu, ayıplı bir onarım söz konusu olması halinde taleplerinin ancak onarımı yapan servise yöneltilebileceğini, dava konusu aracın layıkıyla onarıldığına ilişkin itirazlarının saklı kalması kaydıyla araçta meydana gelen hasar bedeli ZMMS genel şartlara göre hesaplama yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin KDV den sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, somut olayda dosya kapsamında davacının aracını haricen onardığına ve KDV ödediğine ilişkin herhangi bir delil bulunmadığını, sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu yönündeki iddiaları kabul etmediklerini, davacının faize ilişkin taleplerinin reddi gerektiğini belirterek, davanın öncelikle dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddini, bilirkişi incelemesi yaptırılmasını, davacının tüm taleplerinin reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Araç trafik kayıtları, ------- poliçe ve hasar dosyası, bilirkişi raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, 13/11/2022 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle olaya sebebiyet verdiği iddia olunan aracın ZMM sigortacısı, araç maliki ve sürücüsünden zararın tahsili istemine ilişkindir.
Somut olayda; ------. nezdinde Trafik Sigorta Poliçesi bulunan----- plakalı araç ile davacı tarafa ait ------ plakalı araç arasında maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, söz konusu hasarın davacı tarafından seçilen anlaşmalı serviste onarıldığı, meydana gelen hasar ile ilgili servis tarafından verilen hizmetin uyumlu olduğu, hasara ilişkin ödemelerin davalı kusuru oranında davacı tarafa ve ilgili servise ödendiği, huzurdaki dava ile davacı tarafa ait araçta meydana gelen hasarın ödenen bedelden daha fazla olduğu ve bakiye tazminatın taraflarına ödenmesi gerektiğinden bahisle bakiye hasar tazminatı alacağının talep edildiği görülmüştür.
Davacı vekili tarafından 17.01.2025 tarihinde talep arttırım dilekçesi sunulduğu görülmüştür.
Yargıtay -----. Hukuk Dairesinin ------- sayılı ilamında "... Davalı ile anlaşmalı ya da yetkili servisleri arasında yapılan anlaşmalara göre iskonto uygulanması, davacı sigortalıyı bağlamaz. Dosya kapsamına göre, bilirkişi raporunda belirtilen %5 oranında iskonto yapılmadan, davacının gerçek zararının tespiti gerekir. ..." yönünde karar verilmiştir.
Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; aktarılan Yargıtay kararında ve sair müstakar Yargıtay kararlarında da belirtildiği üzere, davacının davalının anlaşmalı ya da yetkili servislerinde hasar gören aracını tamir ettirme zorunluluğunun bulunmadığı, bununla birlikte davalı sigortacı ile anlaşmalı veya yetkili servisleri arasında yapılan anlaşmalara göre iskonto uygulamasının da davacıyı bağlamayacağı, ancak bu durumun davacının aracını sigortacının anlaşmalı ya da yetkili servislerinde aracını tamir ettirmeyip kendi bulacağı bir serviste aracını tamir ettirmesi halinde geçerli olacağı, somut olayda davacının aracını sigortacının anlaşmalı ya da yetkili servislerinde tamir ettirdiği, bu haliyle davacının karşılanmayan bir zararının bulunmadığı, davacının aracının tamir ettirilip zararının karşılanmış olmasına rağmen, bilirkişi raporu ile tespit edilen ve talep arttırım dilekçesi ile ileri sürdüğü, muhtemel (iskontosuz+KDV dahil) araç tamir ücreti üzerinden bakiye alacak talebinde bulunmasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olacağı ve davalı taraf bakımından hakkaniyete aykırılık teşkil edeceği, bununla birlikte davacı tarafça dava konusu araçta onarılmayan ya da gereği gibi onarımı yapılmayan bir kısım olduğuna dair herhangi bir delilin dosyaya ibraz edilemediği anlaşılmakla davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Yargılama giderleri bakımından yapılan değerlendirmede;
6100 sayılı HMK'nin 331/1, 332/1 maddeleri gereğince aynı yasanın 323.maddesinde sayılan yargılama giderlerinin, davanın red edilmiş olması nedeniyle HMK m. 326 gereği davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine karar verilmiştir.
Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de yine davanın red edilmiş olması nedeniyle hazineye gelir kaydedilmek üzere davacı taraftan tahsiline karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından baştan peşin alınan 269,80 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,60 TL nin davacı taraftan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davalı sigorta vekili kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2 maddesi gereğince 12.669,42 TL vekalet ücretinin davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine,
5-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına,)Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafların yokluğunda 6100 sayılı HMK 341/2 maddesi uyarınca miktar itibarıyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.