T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/184
KARAR NO : 2025/427
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 13/03/2024
KARAR TARİHİ : 13/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 19.03.2022 tarihinde saat 01.00 sıralarında, ---- plakalı aracın ------ plakalı müvekkil araca çarpması sonucu müvekkilin aracında maddi hasar meydana geldiğini, trafik sigorta poliçe limiti dışında kalan müvekkilinin 16.000,00 TL bakiye değer kaybı bedeli zararı tazmin edilemediğini, trafik sigortası limit aşımı söz konusu olduğundan, kasko sigortasında mevcut olan ihtiyari mali mesuliyet teminatı çerçevesinde davalı ... sorumluluğu doğduğunu, müvekkilinin gerçek zararı tazmin edilmediğinden kasko sigortasına başvuru yapılması hasıl olduğunu yasa gereğince 16.06.2023 tarihli ihtarname ile 16.06.2023 tarihinde davalı ... başvuru yapıldığını ancak davalı şirket tarafından herhangi bir cevap verilmediğini beyan ederek,------İcra Müdürlüğünün -----sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ile fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100 TL bakımından takibin devamına, bedelin 3095 sayılı yasa gereğince en yüksek temerrüt faizi ile davalıdan tahsiline, İİK 67. maddesi ve yerleşik Yargıtay içtihatları gereğince takibe haksız olarak ve kötü niyetle itiraz eden davalı aleyhine %20’den az olmamak kaydıyla en yüksek icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 19/03/2022 tarihinde gerçekleşen dava konusu maddi hasarlı trafik kazasına karışan ----- plaka sayılı araç müvekkili şirketçe ------ sayılı Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, poliçe teminatı dışında olan taleplerin reddi gerektiğini, müvekkili sigorta şirketinin, sunulan dekontlardan görüldüğü üzere tüm ödemeleri eksiksiz gerçekleştirdiğini, değer kaybının sigorta kasko poliçesi kapsamında olmadığını, kasko sigortasının sadece maddi hasar onarımına teminat sağladığını, müvekkili şirket tarafından trafik sigortacısı ----- dava konusu hasar kapsamında 28.07.2022 tarihinde 52.024,071 TL rücu ödemesi yapıldığını, müvekkilinin, Karayolları Trafik Kanunu ve Poliçe Genel Şartları gereği yalnız gerçek zarardan sorumlu olduğunu, Karayolları Trafik Kanununda düzenlenmiş olduğu üzere sigortacının gerek bedensel, gerekse eşyaya gelen zararları ödeme yükümlülüğünün, sigortacının ödeme yükümlülüğünü öğrendiği tarihinden itibaren 8 iş günü içerisinde geçerli olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 28.01.2025 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; Islah dilekçelerinin kabulüne, ------. İcra Müdürlüğünün -----. sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ile 16.209,10 TL bakımından takibin devamına, İİK 67. maddesi ve yerleşik Yargıtay içtihatları gereğince takibe haksız olarak ve kötü niyetle itiraz eden davalı aleyhine %20’den az olmamak kaydıyla en yüksek icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Deliller
Tarafların ticaret sicil sorguları dosya arasına alınmıştır.----- İcra Müdürlüğünün------sayılı dosyası dosya arasına alınmıştır.
Davalı ... şirketine yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.
Trafik kusuru konusunda uzman makine mühendisi bilirkişi ile sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyet raporu dosyaya sunulmuştur.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:
Dava, 19.03.2022 tarihinde meydana gelen kaza sebebiyle, davacıya ait ----- plakalı araç ile davalı ... nezdinde sigortalı ------ plakalı aracın çarpışması sonucu kusurun irdelenmesi, ------ plakalı araçta değer kaybı oluşup oluşmadığı, varsa miktarının ne olduğu, buna bağlı olarak başlatılan takip yönünden davalı tarafça -----İcra Müdürlüğünün ----- esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali davasıdır.
Mahkememizce dava dilekçesi, cevap dilekçesi, taraflarca dosyaya sunulan deliller, ----.İcra Müdürlüğünün ------ Esas sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir. Buna göre, taraflar arasında, trafik kazasından kaynaklı alacağa ilişkin ----İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davalı tarafından yapılan itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Dosya, trafik kusuru konusunda uzman makine mühendisi bilirkişi ile sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyetine tevdi edilmiş; 13.11.2024 tarihli rapora göre dosyadaki bilgi, belge, sigorta poliçesi, hasar dosyası ve ibraz edilen deliller ışığında, ------ plakalı araç sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 52/b maddesini ihlal etmesi sebebiyle %100 oranında kusurlu olduğu, ----- plakalı araç sürücüsü davacının herhangi bir kusurunun bulunmadığı, ------ plakalı araç için kaza sonrası parça değişimi, tamir ve işçiliklere ilişkin düzenlenen ekspertiz raporunun meydana gelen kaza, hasar ve işlemler yönünden uygun olduğu, hasar gören aracın yetkili servisleri ile yapılan görüşmelerde, araca ait hasar yönünden verilen bilgiler sonrası söz konusu aracın kazadan önceki ve sonraki piyasa rayiç fiyat aralığı tespiti yapıldığı, yasa koşulları içerisinde yukarıdaki fiyatların altında veya üzerinde fiyatların da bulunduğu, bunun nedeninin alıcı ve satıcı ihtiyaç ve tercihleri neticesinde olağan olduğu kanaatine varılarak bir değerlendirme yapıldığı, buna göre güncel tarih 2024 Ekim itibarıyla söz konusu trafik kazası sonrasında meydana gelen hasar nedeniyle oluşan değer kaybının 80.000,00 TL olabileceği, dosyaya konu trafik kazasının meydana geldiği 2022 Mart ayındaki değerinin ------ enflasyon veri hesaplama motoru ile yapılan hesaplama ve bilirkişi takdiri ile birlikte 28.000,00 TL olabileceği, kaza tarihindeki 28.000,00 TL'nin, uyuşmazlık başvurusu bilirkişi raporu tarihi olan 2023 Şubat itibariyle değerinin ------ enflasyon veri hesaplama motoru ile yapılan karşılığının 41.200,00 TL olduğu dolayısıyla uyuşmazlık başvurusu bilirkişi raporunda tespit edilen 41,082,00 TL' nin kadri maruf olduğu, yerleşik Yargıtay kararlarına göre ihtiyari mali mesuliyet sigortasının değer kaybından da sorumlu olduğu, dolayısıyla, 41.082,00 TL değer kaybı bedeli (-) 25.082,00 TL davacıya yapılmış olan kısmi değer kaybı ödemesi= 16.000,00 TL bakiye değer kaybı bedeli X %100 sigortalı araç sürücüsü kusuru = 16.000,00 TL'nin davacıya ödenmesi gerektiği, davacının 22.09.2023 tarihi itibariyle hesaplanan 16.000,00 TL anapara ve 2019,10 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 16.209,10 TL alacaklı olduğu rapor edilmiştir.
21.01.2025 tarihli celsede, davacı vekilinin mazeret dilekçesindeki talebi üzerine, bedel yönünden davasını ıslah etmek, ıslah harcını yatırmak ve usulüne uygun ıslah dilekçesini sunmak üzere HMK 180 ve devamı maddeleri uyarınca bir hafta kesin süre verildiği, aksi takdirde ıslah hiç yapılmamış gibi davaya devam olunacağına ilişkin kesin süre sonuçlarının duruşma zaptının tebliği ile ihtar edildiği, davacı tarafça aşamalarda davanın ıslah edildiği görülmüştür.Dava konusu araçta kaza tarihinden önce herhangi bir hasar yok ise; aracın kazasız piyasa rayici belirlenip buna göre hasarlı hali arasındaki fark değer kaybı kabul edilmelidir.
Davacıya ait araçta meydana gelen gerçek zararın belirlenmesi için mahkemece yapılacak iş, aracın kaza tarihindeki hasarsız piyasa değeri ve hasarlı haldeki piyasa değeri arasındaki farkı belirlemek için konusunda uzman bilirkişiden ayrıntılı denetime açık ve gerekçeli rapor alınarak, davalının kusur oranı nispetinde tazminata hükmedilmesi olmalıdır.
Mahkememizce aldırılan, AYM'nin 09.10.2020 tarihli ----- Gazetede yayımlanan ----- esas----- karar sayılı kararına göre hesaplama yapılan bilirkişi raporunun bu yönleriyle hükme esas alınmaya uygun, gerekçeli ve denetlenebilir bulunduğu, davalının değer kaybı bedelinden sorumluluğu doğduğu, davacı tarafça yasal faiz talebinde bulunulduğu anlaşılmakla, taleple bağlı kalınarak yasal faize hükmedilmesi gerektiği, her ne kadar icra takibi asıl alacak ve fer'ileri toplamı 17.925,26 TL üzerinden yapılmış ise de, davacının ıslah dilekçesindeki talebinin, 16.000,00 TL asıl alacak, 209,10 TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam 16.209,10 TL'ye ilişkin olduğu ve bu değer üzerinden davanın ısşlah edildiği tespitiyle beraber davanın kabulü ile davalının -----. İcra Müdürlüğünün ----- esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptaline, toplam 16.209,10 TL (16.000,00 TL asıl alacak, 209,10 TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere) üzerinden takibin devamına, 16.000,00 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %9,00 oranında ve değişen oranlarda (icra takibindeki taleple bağlı kalınarak) yasal faiz uygulanmasına karar vermek gerekmiştir.
Öte yandan davacı tarafça davalıdan icra inkar tazminat talebinde bulunulmuş olup 16.000,00 TL asıl alacağın likid olması karşısında 2004 sayılı İİK'da yer alan İcra İnkar Tazminatının yasal koşulları oluştuğundan talebin kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ İLE,
2-Davalının ---- İcra Müdürlüğünün------ esas sayılı takip dosyasına yaptığı İTİRAZIN KISMEN İPTALİNE, toplam 16.209,10 TL (16.000,00 TL asıl alacak, 209,10 TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere) üzerinden takibin devamına, 16.000,00 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %9,00 oranında ve değişen oranlarda yasal faiz uygulanmasına,
3-İİK 67/2. maddesi gereğince 16.000,00 TL asıl alacak üzerinden %20 oranında belirlenen 3.200,00 TL icra inkar tazminatının davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,
4-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 1.107,24TL harçtan peşin alınan 427,60 TL ile 276,00 TL ıslah harcının toplamı olan 703,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 403,64 TL harcın davalıdan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
5-Davacı tarafından peşin alınan 427,60 TL ile 276,00 TL ıslah harcının toplamı olan 703,60 TL harç gideri, 8.500,00 TL bilirkişi ücreti ve 232,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 9.435,60 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 16.209,10 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
8-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
9-Karar kesinleştiğinde varsa bakiye gider avansının yatırana iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341/2 maddesi uyarınca miktar itibarıyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.