T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/602
KARAR NO : 2025/432
DAVA : İtirazın İptali (İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/09/2023
KARAR TARİHİ : 13/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 14.04.2010 başlangıç tarihli gazlı ve gazsız ürün miktar direkt satış sözleşmesi ile davalı yana ait 2.000 koli ürün satma taahhüdünde bulunduğunu, %100 iskontolu olarak bir defaya mahsus olmak üzere 250 koli 330 ml can, 250 koli pet, 330 ml ---- her 100 koli can 250, can 330, ----- 250, pet 330, pet 450, pet 500 ambalajlı ürün alımında 20 koli 330 ml can her 50 koli ----- pet 500 ml alımı karşılığında 50 koli pet ----- 500 ml Her 50 koli ----- pet 300 ml karşılığında 50 koli pet 330 ml ------ verileceğinin taahhüt edildiğini, 27 Eylül 2010 tarihli fatura ile söz konusu ürünlerin %100 iskontolu olarak davacıya teslim edildiğini, davacı tarafından edimler yerine getirilmişse de -----. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin -----esas sayılı dosyasından davalının ikame ettiği dava ile iskontolu ürün bedelinin 9.011, 22 TL iadesi ile 5.000 TL cezai şart talebinin kabul edildiğini, bu tutarın ------İcra Müdürlüğü'nün ----- esas sayılı dosyasından takibe konulduğunu, bedelin davacı tarafından ihtirazi kayıt ile ödendiğini, yerel Mahkeme kararının bozulmasından sonra 18.01.2022 tarihinde yerel Mahkemece icra takibine konu davanın reddedildiğini, ödenen bedelin iadesi için açılan takibe davalının itiraz ettiğini, davalının tahsil ettiği edim bedelleri sebebiyle edimlerini yerine getirmediği davacının mal varlığında 800.000-900.000 TL arasında bir zararın oluştuğunu, bu bakımdan munzam zarar talepleri olduğunu belirterek itirazın iptaline, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ile şimdilik 1.000,00 TL munzam zararların kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının dava dilekçesinde sunmuş olduğu sözleşme hükümlerine göre davacı şirketin, müvekkil şirkete ait 2.000 koli ürün satma taahhüdünde bulunduğunu ve karşılığında da kendilerine yüzde yüz iskontolu ürünler verileceğinin taahhüt edildiğini, söz konusu ürünlerin 27/04/2010 tarihli fatura ile yüzde yüz iskontolu olarak davacıya teslim edildiğini, davalı müvekkil şirketten alacağını tahsil ettiğini, ancak davacının taahhüt edilen ürünleri sözleşme hükümlerine aykırı bir şekilde müvekkili şirketten sadece 108 koli ürün satın almış ve bakiye kalan 1.892 koli ürünü sözleşme dışı bayilerden ve piyasadaki diğer toptancılardan temin ettiğini, bu nedenle -----Asliye Ticaret Mahkemesinin------ esas numaralı dosyasında ikame ettikleri dava sonucunda davacı şirketin akde aykırı hareket ettiğinden dolayı davalıya %100 iskontolu olarak verdiği ürünlerden kıstalyevm hesabı yapmak suretiyle 9.011,21 TL tutarında ürün bedel iadesi ile 5.000 TL cezai şart talebinde bulunulmuş olup, davanın mahkemece kabul edildiğini, akabinde mahkeme ilamına dayalı olarak -----İcra Müdürlüğünün ------ esas numaralı dosyasında icra takibine başlandığını, yerel Mahkemenin kararının bozulduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 08.04.2025 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; Islah taleplerinin kabulü ile, davalı yanın -----İcra Müdürlüğünün ----- esas sayılı icra takibine vaki haksız itirazının iptali ile takibin, 22.800,00 TL asıl alacak, 19.952,00 TL takip öncesi işlemiş faiz olmak üzere toplamda 42.752,50 TL üzerinden devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere takdir edilecek icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, TBK 122 kapsamında, 194.767,66 TL tutarında munzam zarar alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı yandan alınarak taraflarına verilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili ıslaha beyan dilekçesinde özetle; Huzurdaki davada uyuşmazlık konusu bakımından borçlunun temerrüdü söz konusu olmadığını,----- Asliye Ticaret Mahkemesinde ----- Esas numarası ile alacak davası açıldığını davanın esasına bakan mahkeme tarafından müvekkili şirketin haklı bulunduğunu, yüksek enflasyon döneminde de zararın varlığı kabul edilebilir ve bu duruma ilişkin birtakım kolaylıklar sağlansa dahi alacaklı yine de zararın varlığını ispat etmesi gerektiğini, ancak, enflasyon değer kaybı hesaplamada tek başına belirleyici unsur olmadığını, aşkın zarara ilişkin kök raporda da değinilen Yargıtayın içtihatlarının olaya uygulanması halinde dahi davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, hem kök rapor hem de ek rapor netlik barındırmadığını, bu çerçevede davacının davasına ve ıslah dilekçesine itiraz ettiklerini, itirazları gereğince davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Deliller
Tarafların ticaret sicil sorguları dosya arasına alınmıştır.---- İcra Müdürlüğünün -
-----sayılı dosyası dosya arasına alınmıştır.-----Asliye Ticaret Mahkemesinin ----sayılı dosyası dosya arasına alınmıştır.
------İcra Müdürlüğünün ----- sayılı dosyası dosya arasına alınmıştır.
----- Vergi Dairesine yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.
------ Vergi Dairesine yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.
Davalı şirkete yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.
Mali müşavir bilirkişi ve sözleşme yorum ve denetim uzmanı bilirkişi heyeti kök ve ek raporları dosyaya sunulmuştur.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:
Dava, taraflar arasında akdedilen sözleşme sebebiyle, tarafların edimlerini yerine getirip getirmediği, buna bağlı olarak başlatılan takip yönünden, davalı tarafça ----.İcra Müdürlüğünün ----- esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali davası ile TBK 122 uyarınca fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla açılmış 1.000,00 TL munzam zarar alacağı davasıdır.
Mahkememizce dava dilekçesi, cevap dilekçesi, ----.İcra Müdürlüğünün------ takip sayılı dosyası, taraflarca dosyaya sunulan deliller ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir. Buna göre, taraflar arasında sözleşmeden kaynaklanan ticari ilişki mevcut olduğu, davacı tarafça alacağına ilişkin ----.İcra Müdürlüğünün------- esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığı, davalı tarafından yapılan itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Dosya, bilirkişilere yerinde inceleme yetkisi verilerek ve gerekli ihtaratlar yapılarak dosya mali müşavir ve sözleşme yorum ve denetim uzmanı bilirkişi heyetine tevdi edilmiş; 03.09.2024 tarihli rapora göre, dava konusu olaya bakıldığında, davalının taraflar arasındaki sözleşmeye binaen açtığı davada -----. Asliye Ticaret Mahkemesi ----- Esas sayılı dosyasında davanın kabulüne karar verilmesi üzerine davalının açmış olduğu, ----- dosyasına, davacının 18.08.2016 tarihinde ihtirazi kayıtla 22.800,00 TL ödediği, fakat yerel Mahkemenin kararının bozulmasından sonra, ----. Asliye Ticaret Mahkemesinin ----Esas ----- Karar ve 18/01/2022 tarihli ilamı ile ana bayiden alınan toplam ürün sayısının sözleşmede belirlenen sayının üstünde olduğu ve davacının kıstelyevm alacağının bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verildiği ve kararın onandığı, bu durumda davacının ödemiş olduğu bedeli, ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan talep edebileceği, icra dosyası bakımından, davacının davalıdan takip tarihi itibariyle, 22.800,00 TL asıl alacak, 19.962,34 TL faiz olmak üzere toplam 42.762,34 TL olduğu, davacı daha az talepte bulunduğundan taleple bağlı kalarak, 22.800,00 TL asıl alacak, 19.952,50 TL faiz olmak üzere toplam 42.752,50 TL alacaklı olduğunun kabulü gerektiği, munzam zarar bakımından, soyut yönteme göre, dava tarihi itibariyle, davacının faiz ile karşılanamayan 146.383,82 TL munzam zararının olduğu, somut yönteme göre meşrubat sektöründe bir uzmanlıkları olmadığından, 22.800,00 TL bedele karşılık gelen meşrubatların dava tarihi ile tekabül ettiği değerler bilinemediğinden bir hesaplama yapılamadığı rapor edilmiş olup, taraflarca rapora karşı sunulan itirazların değerlendirilmesi amacıyla dosya aynı bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, itirazlar irdelenerek sunulan ek rapora göre bilirkişilerin kök rapordaki görüş ve kanaatleri ile ek rapordaki görüş ve kanaatlerinin aynı olduğu rapor edilmiş olup, davacı vekilinin talebi doğrultusunda, davalı şirkete müzekkere yazılarak 27.04.2010 tarihli faturaya konu ürünlerin dava tarihi olan 12.09.2023 ve ödeme tarihi olan 18.08.2016 tarihleri itibari ile fiyatları celp edilerek, taraflarca rapora karşı sunulan itirazların değerlendirilmesi ve alternatifli hesaplama yapılması amacıyla dosya aynı bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, görev tanımına uygun sunulan 2.ek rapora göre soyut yönteme göre, dava tarihi itibariyle, davacının faiz ile karşılanamayan 146.383,82 TL munzam zararının olduğu, Mahkemece tespit edilebilen meşrubat fiyat değişim oranları ortalaması esas alındığında, munzam zararın 194.767,66 TL'ye tekabül ettiği rapor edilmiştir. Sunulan bilirkişi raporlarının bu yönleriyle gerekçeli, denetime elverişli ve hükme esas alınabilir nitelikte bulunması sebebiyle yeniden rapor alınması cihetine gidilmeyerek, taraflar arasında akdedilen sözleşme sebebiyle davacı tarafın davalı taraftan icra takibinde alacağı olduğu ve ayrıca TBK 122.maddesi uyarınca munzam zarar alacağının doğduğu, munzam zarar alacağı yönünden davacının usulüne uygun ıslah yaptığı, itirazın iptali talebi yönünden davacının dava dilekçesindeki talebinin, 22.800,00 TL asıl alacak, 19.952,50 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 42.752,50 TL alacağa ilişkin olduğu ve dava açılırken harca esas değerin bu değer olarak gösterildiği, 3095 sayılı yasaya göre tarafların tacir olduğu dikkate alınarak faaliyetin ticari iş sayılması ve avans faizi talep edilebilmesinin mümkün olduğu, munzam zarar yönünden dava tarihinden itibaren faiz talep edildiğinden, taleple bağlı kalınarak bu tarih itibariyle faize hükmedilebileceği tespitiyle beraber davacının itirazın iptali ve alacak davalarının kabulü ile, davalının -----İcra Müdürlüğünün ------ esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptaline, toplam 42.752,50 TL (22.800,00 TL asıl alacak, 19.952,50 TL işlemiş faiz olmak üzere) üzerinden takibin devamına, 22.800,00 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %15,75 oranında ve değişen oranlarda (icra takibindeki taleple bağlı kalınarak) avans faizi uygulanmasına, toplam 194.767,66 TL'nin 12.09.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.
Öte yandan davacı tarafça davalıdan icra inkar tazminat talebinde bulunulmuş olup 22.800,00 TL asıl alacağın likid olması karşısında 2004 sayılı İİK'da yer alan İcra İnkar Tazminatının yasal koşulları oluştuğundan talebin kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının itirazın iptali ve alacak davalarının KABULÜ İLE,
2-Davalının ----- İcra Müdürlüğünün ------- esas sayılı takip dosyasına yaptığı İTİRAZIN KISMEN İPTALİNE, toplam 42.752,50 TL (22.800,00 TL asıl alacak, 19.952,50 TL işlemiş faiz olmak üzere) üzerinden takibin devamına, 22.800,00 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %15,75 oranında ve değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına,
3-İİK 67/2. maddesi gereğince 22.800,00 TL asıl alacak üzerinden %20 oranında belirlenen 4.560,00 TL icra inkar tazminatının davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,
4-Toplam 194.767,66 TL'nin 12.09.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 16.225,00 TL harçtan peşin alınan 533,43 TL ile 3.310,00 TL ıslah harcının toplamı olan 3.843,43 TL harcın mahsubu ile bakiye 12.381,57 TL harcın davalıdan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
6-Davacı tarafından yapılan peşin alınan 533,43 TL harç ile 3.310,00 TL ıslah harcının toplamı olan 3.843,43 TL harç gideri, 10.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 142,50 TL posta masrafı olmak üzere toplam 13.985,93 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
8-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 38.003,23 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
9-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
10-Karar kesinleştiğinde varsa bakiye gider avansının yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ------ Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.