T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/794
KARAR NO : 2025/405
DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 23/11/2023
KARAR TARİHİ : 06/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin -----plakalı aracın, davalı ---- ise ------ plakalı aracın sahibi olduğunu, 14.11.2022 tarihinde müvekkili şirketin malik olduğu ----plakalı aracın ---- Caddesinden ----- istikametine seyrederken davalı---- sevk ve idaresinde bulunan ------ plakalı araçla çarpışması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın oluşumuna davalı sürücü ----- kusurlu hareketleri neden olduğunu, her ne kadar işbu trafik kazasına ilişkin tespit tutanağında müvekkili şirkete ait olan aracı kaza esnasında kullanmakta olan sürücüye de kusur atfedilmiş olsa da, Mahkemece yapılacak kusur incelemesinde esasen davalı sürücü ----- tam kusurlu olduğunun sübuta ereceğini, dava konusu trafik kazası nedeniyle, müvekkiline ait ----- plakalı araçta büyük hasarlar oluştuğunu, aracın büyük ölçüde değer kaybına uğradığını, aracın yetkili servisinde onarımlarının yapıldığını, müvekkilinin, aracın serviste kaldığı bu süre zarfında aracı kullanamadığını ve ticari kazanç kaybı meydana geldiğini, başvuru sırasında değer kaybının miktarının tam ve kesin olarak belirlenmesi mümkün olmadığından iş bu davanın belirsiz alacak davası niteliğinde ikame etmek zarureti hasıl olduğunu, kazaya karışan aracın kamyonet olması halinde avans faizine hükmedilmesi gerektiğini beyan ederek, davanın kabulü ile ile 14/11/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde müvekkiline ait ----- plakalı araçta meydana gelen fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL tutarında belirsiz alacak niteliğindeki değer kaybı tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkiline verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın zaman aşımına uğradığını, kazaya karışan ------ plaka sayılı araç müvekkil şirket nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalı olduğunu, müvekkilinin şirketinin bu poliçedeki maddi zararlara ilişkin teminat limiti ise kaza tarihi itibariyle araç başına 100.000,00 TL olduğunu, dosya üzerinde yapılan tüm ödemeler poliçe teminat limitinden mahsup edilmesi gerektiğini, KTK’nın tazminatın biçimi ile ilgili borçlar kanunun haksız fiil hükümlerine yollama yaptığı ve borçlar kanununda düzenlenen haksız fiil sorumluluğunda uygulanacak faizin yasal faiz olduğu, ayrıca müvekkili şirketin işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenmiş olduğu dikkate alındığında davacı vekilinin avans faizi isteminin haksızlığının ortada olduğunu beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ----- vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, kaza günü olan 14.11.2022 tarihinde müvekkiline ait ---- plakalı araç ile davacıya ait ------ plakalı araç arasında maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkiline ait araç ------ Bulvarı üzerinde inşaat sahasında çalıştığı esnada, davacıya ait araç kavşağa kontrolsüz ve hızlı bir şekilde girdiğini, kazanın meydana gelmesine sebebiyet verdiğini, olay günü ------ Trafik Denetleme Büro Amirliği tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağında davacıya 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun 57/1-a maddesi gereğince (kavşağa girerken hızını azaltmamak) kusur atfedildiğini, davacı tarafça kaza tespit tutanağına 5 günlük yasal süre içinde itiraz edilmediğini, kazadan tam bir sene sonra olayda kusurları olmadığından bahisle değer kaybı davasının ikame edildiğini beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ----- usulüne uygun tebligat yapılmış, davalı davaya cevap vermemiştir.
Davacı vekili 11.02.2025 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; Fazlaya ilişkin talepleri ve ek dava açma hakkı saklı kalmak kaydıyla, davalı sigorta şirketi yönünden bedel artırımı yapmadıklarını, taleplerinin arttırıldığı bedel artırım dilekçeleri kapsamında davalarının kabulü ile dava dilekçelerinde 1.000,00 TL tutarındaki değer kaybı taleplerinin davalılardan yalnızca ---- ve ------ bakımından 37.000,00 TL artırarak toplam 38.000,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ------ müştereken ve müteselsilen tazminine karar verilmesini talep etmiştir.
Islah dilekçesi davalı taraflara tebliğ edilmiş, davalılar tarafından ıslaha karşı herhangi bir beyanda bulunulmamıştır.
Deliller
Tarafların ticaret sicil sorguları dosya arasına alınmıştır.
Davalı sigorta şirketine yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.
----- Noterler Birliğine yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.
Trafik kusuru konusunda uzman makine mühendisi bilirkişi ile sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyeti kök ve ek raporları dosyaya sunulmuştur.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:
Dava, 14.11.2022 tarihinde meydana gelen kaza sebebiyle, davacıya ait ----- plakalı araç ile davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı, davalı ---- ait olan, diğer davalı ---- sevk ve idaresindeki ------- plakalı aracın çarpışması sonucu kusurun irdelenmesi, ------ plakalı araçta değer kaybı oluşup oluşmadığı, varsa miktarının ne olduğu hususlarında HMK 107 maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açılmış 1.000,00 TL tazminat davasıdır.
Mahkememizce dava dilekçesi, cevap dilekçeleri, taraflarca dosyaya sunulan deliller ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir.
Dosyada, davalı sigorta vekilinin zaman aşımı itirazı ile davalı ----- vekilinin yetki itirazı ön inceleme duruşmasında değerlendirilmiş, davanın süresinde ve HMK 6,16 maddeleri uyarınca yetkili mahkemede açıldığı kabul edilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Dosya, trafik kusuru konusunda uzman makine mühendisi bilirkişi ile sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyetine tevdi edilmiş; 02.07.2024 tarihli rapora göre dosyadaki bilgi, belge, sigorta poliçesi, hasar dosyası ve ibraz edilen deliller ışığında, ----- plakalı araç sürücüsü davalı ------2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 67/b ve 84/j maddelerini ihlal etmesi sebebiyle %100 oranında kusurlu olduğu, ------- plakalı araç sürücüsünün herhangi bir kusurunun bulunmadığı, ------ plakalı araç için kaza sonrası parça değişimi, tamir ve işçiliklere ilişkin düzenlenen ekspertiz raporunun meydana gelen kaza, hasar ve işlemler yönünden uygun olduğu, meydana gelen hasarın, söz konusu araçta değer kaybı yaratacağı kanaatine varıldığı, yapılan piyasa araştırması sonucu, yerleşik yargı içtihatları ve AYM iptal kararı doğrultusunda araçtaki değer kaybının 38.000,00 TL olabileceği rapor edilmiş olup, taraflarca sunulan rapora itirazların değerlendirilmesi amacıyla aynı bilirkişi heyetinden ek rapor alınmış, itirazlar irdelenerek sunulan ek rapora göre bilirkişilerin kök rapordaki görüş ve kanaatleri ile ek rapordaki görüş ve kanaatlerinin aynı olduğu rapor edilmiştir.
Davacı vekili, bilirkişi raporu doğrultusunda 11.02.2025 tarihli talep artırım dilekçesi ile davalı sigorta şirketi yönünden bedel artırımı yapmadıklarını beyan etmiş, diğer davalılar yönünden değer kaybına ilişkin alacak taleplerini 38.000,00 TL'ye çıkarmıştır. Ayrıca 06.05.2025 tarihli celsede, davalı sigorta şirketi yönünden taleplerinin, dava dilekçesindeki şekli ile 1.000,00 TL olduğunu beyan etmiştir.
Dava konusu araçta kaza tarihinden önce herhangi bir hasar yok ise; aracın kazasız piyasa rayici belirlenip buna göre hasarlı hali arasındaki fark değer kaybı kabul edilmelidir.
Davacıya ait araçta meydana gelen gerçek zararın belirlenmesi için mahkemece yapılacak iş, aracın kaza tarihindeki hasarsız piyasa değeri ve hasarlı haldeki piyasa değeri arasındaki farkı belirlemek için konusunda uzman bilirkişiden ayrıntılı denetime açık ve gerekçeli rapor alınarak, davalının kusur oranı nispetinde tazminata hükmedilmesi olmalıdır.
Mahkememizce aldırılan, AYM'nin 09.10.2020 tarihli ----- Gazetede yayımlanan ----- esas ----- karar sayılı kararına göre hesaplama yapılan bilirkişi raporunun bu yönleriyle hükme esas alınmaya uygun, gerekçeli ve denetlenebilir bulunması sebebiyle yeniden rapor/ek rapor alınması cihetine gidilmeyerek yapılan hesaplamanın hükme esas alınması gerektiği kanaatine varılmıştır.Yargıtay ------. Hukuk Dairesinin 28/05/2013 tarih ----- esas ------ karar sayılı ilamında:"Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulüne, davalının icra takibine itirazının 65.000,00 TL asıl alacak üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, 6762 sayılı TTK.’nin 1301. maddesinden (6102 sayılı TTK'nin 1472. maddesi) kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Trafik kazaları, nitelikleri itibariyle haksız fiillerdendir. Haksız fiillerde temerrüt tarihi, haksız fiilin meydana geldiği tarih olup, zarar sorumlusunun ayrıca ihbar ve ihtar edilmesine gerek yoktur. Sigorta ettirenin dava hakkı, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Ödeme tarihi aynı zamanda 3. şahsa rücu edebilme tarihidir. Bu nedenle işleten ve sürücünün faizden sorumluluğunun başlangıcının halefiyet başlangıcı olan ödeme tarihi olarak kabulü gerekir. Bu durumda mahkemece, hükmedilen tazminata ödeme tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Davacı tarafça temerrüt faizi olarak avans faiz istenilmiştir. Davalının işleteni olduğu araç minibüs olup ticari araçtır. O halde, davada temerrüt faizi olarak ticari faiz niteliğindeki avans faizine hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesi de doğru değil bozma nedeni ise de; bu yanılgıların giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK.nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK.nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir." belirtilmiştir.Yukarıda anılan içtihat uyarınca davacı tarafça, ticari işlerde uygulanan avans faiz talebinde bulunulmuş olup, kazaya neden olan araç kamyonet olup ticari araç olduğundan avans faizine hükmetmek gerekmiş, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu madde 85 gereği, davalı ------ kazaya sebebiyet veren aracın maliki olması sebebiyle, araç sürücünün kusuru oranında, sigorta mevzuatı içinde kalmak üzere doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, davacı tarafın davalı sigorta şirketi yönünden talep artırımında bulunmayarak talebinin 1.000,00 TL olduğunun beyan edilmesi üzerine taleple bağlı kalınarak, davalı sigorta şirketi yönünden bu bedele hükmedilebileceği tespitleriyle beraber, 14.11.2022 kaza tarihi itibariyle temerrüdün gerçekleştiği kabul edilerek, davacının teselsül talebi doğrultusunda, davanın kabulü ile toplam 38.000,00 TL'nin 14.11.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, (davalı sigorta şirketinin 1.000,00 TL ile sınırlı ve müştereken sorumlu tutulmasına), karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile toplam 38.000,00 TL'nin 14.11.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, (davalı sigorta şirketinin 1.000,00TL ile sınırlı ve müştereken sorumlu tutulmasına),
2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 2.595,78 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL ile 632,00 TL ıslah harcının toplamı olan 901,85 TL harcın mahsubu ile 1.693,93 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazine adına irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan, peşin alınan 269,85 TL ile 632,00 TL ıslah harcının toplamı olan 901,85 TL harç gideri, 6.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 1.534,50 TL posta masrafı olmak üzere toplam 8.436,35 TL davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine
4-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, (davalı sigorta şirketinin 1.000,00TL ile sınırlı ve müştereken sorumlu tutulmasına),
6-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Karar kesinleştiğinde varsa bakiye gider avansının yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı ----- vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ------ Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. E-duruşmaya son verildi.