T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/392
KARAR NO : 2025/359
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/06/2023
KARAR TARİHİ : 22/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 03.01.2023 tarihinde saat 21.10 sıralarında mülkiyeti davalılardan ---- ait olan, ---- tarafından kiralandığı anlaşılan, ----- tarafından sigortalanılan ve davalı -- sevk ve idaresindeki ---- plaka sayılı, ---- Marka, ---- Model araç ile --- Mahallesi --- bağlantı yolu üzerinden ----- istikametine seyir halinde iken önünde aynı istikamete seyir halinde olan sürücü---- sevk ve idaresindeki ---- plaka sayılı ----- otobüsünü sollayarak geçmek istediği esnada aracının sol arka kısımlarını karşı istikamette seyir eden sürücü ---- sevk ve idaresindeki ---- plaka sayılı, ----- Marka, ----- Model aracın sol ön far ve çamurluk kısımlarına çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, bu çarpışma esnasında müvekkiline ait ----- plakalı aracın sol ön çamurluk, far, teker ve tüm alt takım zarar görmüş ve değiştiğini, uğranılan bu zarar müvekkilinin kasko şirketine başvurusu ile aracın hasarlı kısımlarının parçalarının değiştirilmesi suretiyle giderildiğini fakat müvekkiline ait araçta meydana gelen hasar neticesinde müvekkilinin aracının değer kaybına da uğradığını, kazaya sebep olan ----- plakalı aracın ---- poliçe numarası ile ----- tarafından trafik sigortası ile teminat altına alındığını, söz konusu kazada trafik sigortalı aracın sürücüsü davalı -----, kaza sonrasında düzenlenmiş olan polis zaptına göre %100 kusurlu görüldüğünü, müvekkilinin aracında kaza nedeniyle meydana gelen hasara ilişkin düzenlenen kesin ekspertiz raporu neticesinde 102.303,64 TL hasar bedeli çıkarıldiığını, söz konusu bu hasar sebebi ile müvekkile ait araçta ciddi boyutta değer kaybı meydana geldiğini, müvekkiline ait aracın ticari araç olduğunu, servis taşımacılığı yaptığını, kazanın olduğu tarih olan 03.01.2023 tarihi ile aracın servisten çıkış tarihi olan 31.01.2023 tarihine kadar aracın kullanılmamış olduğu Ocak ayına ilişkin 1 aylık dönemde aracın çalışmaması sebebi ile aylık araç taşıma ücreti olan 38.161,20 TL bedeli iş sahibinden alamadığını, 10 aylık muhtemel ve beklenen kazanç kaybına da uğradığını, müvekkilin aracının 1 aylık süreçte serviste kalması sebebi ile araçsız kalan müvekkilinin yol ve ulaşım giderlerinin de karşılanması gerektiğini, taraflardan ---- ile ----- arasındaki kiralama ilişkisinin süresi bilinmediğinden her iki tarafa da husumet yönetilmek durumunda kalındiğını beyan ederek trafik kazası sonucunda müvekkil aracında oluşan 1.000,00 TL araç değer kaybının davalılardan müştereken ve müteselsilen 1.000,00 TL ticari kazanç kaybının sigorta şirketi hariç diğer diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen, 100,00 TL muhtemel/beklenen kazanç kaybının sigorta şirketi hariç diğer diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen, 100,00 TL yol ve ulaşım giderlerinin sigorta şirketi hariç diğer diğer davalılardan müştereken vemüteselsilen, olmak üzere bilirkişi raporu ile tespit edildikten sonra arttırılmak üzere toplam 2.200,00 TL'nin arabuluculuk son tutanağı tarihi olan 10.05.2023 tarihinden itibaren avans faizi ile tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı -----. vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu kazaya karışan---- plakalı araç müvekkili şirket nezdinde 05.04.2022 - 05.04.2023 tarihleri arasında -----numaralı poliçe ile Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet (Trafik) Sigortası ile ----- adına sigortalı olduğunu, poliçede maddi zararın araç başına 50.000,00 TL olduğunu, Trafik Sigortası Genel Şartları A.1.maddesi uyarınca sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Trafik Kanununa göre işletene düşen hukuki sorumluluğun, zorunlu sigorta limitlerine göre temin edildiğini, yazılı başvuru dilekçesinin müvekkili şirkete tebliğ edilmesini müteakip, 15 iş günü içerisinde müvekkili şirket tarafından başvuruya cevap verilmesi gerekmekte olup, iş bu süre dolmaksızın Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvuru yapıldığını, bu durumda, başvurunun usulden reddi ve taraflarına vekalet ücreti ödenmesine hükmedilmesi gerektiğini beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ---. vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu ----- plakalı aracın müvekkili şirket tarafından uzun süreli araç kiralama sözleşmesi ile---- kiralandığını, iş bu kiralama süresi boyunca doğmuş/doğacak hukuki ve cezai sorumluluklar nedeniyle "işleten" sıfatı bulunmayan müvekkili şirkete sorumluluk yüklenemeyeceğini, 05.12.2018 tarihinde ---- ile----- arasında akdedilen araç kiralama hizmeti satın alma sözleşmesi kapsamında "işleten" sıfatının ----- olduğunu, somut olay, söz konusu yasanın ilgili maddesi kapsamında değerlendirildiğinde işleten sıfatını haiz kiracı firma ve aracın fiili hakimiyetini elinde bulunduran araç sürücüsünün sorumluluğunun söz konusu olacağını, bu noktada işleten sıfatı olmayan müvekkili yönünden davanın pasif husumet yokluğuyla reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ---- Başkanlığına ve ----- davaya cevap vermemiştir.
Davacı vekili 27.01.2025 tarihli ıslah dilekçesinde özetl; Talep arttırım taleplerinin kabulüne ve arttırdıkları kısım ile dava dilekçesinde talep ettikleri miktarların birleştirilmesi sonucu bulunan toplam 152.046,52 TL'nin kazaya konu kiralanan aracın ne kadar süre ile kiralandığı bilinmediğinden husumette yanılgıya düşebilecekleri kendi kusurlarından kaynaklanmadığı göz önüne alınarak 13.086,52 TL'sinin arabuluculuk son tutanağı tarihi olan 10.05.2023 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte sigorta şirketinden, sigortalı araç sahibi/sürücüsünden ve işletenden müşterek ve müteselsilsen tahsiline, 138.960,00 TL'sinin arabuluculuk son tutanağı tarihi olan 10.05.2023 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte sigortalı araç sahibi/sürücüsünden ve işletenden müşterek ve müteselsilsen tahsiline yargılama giderleri ve ücreti vekaletin de davalı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ----. vekili ıslaha karşı beyan dilekçesinde özetle; Davacının, dava tarihinde talep ettiği miktara dava tarihinden, ıslah dilekçesi ile talep ettiği miktara ıslah tarihi üzerinden yasal faiz uygulanması gerektiğini, müvekkili şirketin meydana gelen kaza ile ilgili olarak ödeme yaptığını, yapılan ödemeyle müvekkili şirket sorumluluğunu yerine getirdiğini, davanın reddi gerektiğini, uzun süreli kiralamanın mevcudiyeti nedeniyle müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığından davanın reddi gerektiğini, davacının ıslah talebine muvafakatlerinin bulunmadığını, ıslah talebinin reddine, faiz başlangıç tarihi ve faiz türüne ilişkin itirazlarının kabulüne, davanın zaman aşımı nedeniyle reddine haksız ve hukuki mesnetten yoksun, fahiş ve kabul edilebilir olmayan tazminat taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ----- Başkanlığı vekilinin ıslaha beyan dilekçesinde özetle; Davacı taraf huzurdaki davayı kısmi dava şeklinde ikame ettiğini,davacı tarafın ıslah suretiyle artırdığı talebin zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın öncelikle husumet yönünden reddini, her halükarda esastan reddini yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Davalı -----. vekili ıslaha karşı beyan dilekçesinde özetle; Husumet itirazları olduğunu, davanın zaman aşımına uğradığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Deliller
Tarafların ticaret sicil sorguları dosya arasına alınmıştır.
Davalı sigorta şirketine yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.
---- Noterler Birliğine yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.
Trafik kusuru konusunda uzman makine mühendisi bilirkişi, sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi ile mali müşavir bilirkişi heyeti kök ve ek raporları dosyaya sunulmuştur.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:
Dava, 03.01.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı bulunan, davalı ---- sevk ve idaresindeki, davalı ---- ait olan, diğer davalı T.C. ---tarafından kiralanan ---- plakalı araç ile ---- kaza yapması sonucu, kusurun irdelenmesi, ----- plakalı araçta değer kaybı alacağı, ticari kazanç kaybı alacağı, muhtemel kazanç kaybı alacağı, yol ve ulaşım giderleri alacağı olup olmadığı, varsa miktarının ne olduğu hususlarında bedeli sonradan artırılmak üzere (HMK 107 belirsiz alacak) açılmış 2.200,00 TL maddi tazminat davası davasıdır.
Mahkememizce dava dilekçesi, cevap dilekçeleri, taraflarca dosyaya sunulan deliller ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir. Dosya, trafik kusuru konusunda uzman makine mühendisi bilirkişi ile sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyetine tevdi edilmiş; 03.02.2024 tarihli rapora göre dosyadaki bilgi, belge, sigorta poliçesi, hasar dosyası ve ibraz edilen deliller ışığında, ---- plakalı araç sürücüsü davalı ----- 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 54/1-b maddesini ihlal etmesi sebebiyle %100 oranında kusurlu olduğu, ------ plakalı araç sürücüsünün herhangi bir kusurunun bulunmadığı, ----- plakalı araç için kaza sonrası parça değişimi, tamir ve işçiliklere ilişkin düzenlenen ekspertiz raporunun meydana gelen kaza, hasar ve işlemler yönünden uygun olduğu, aracın ön tampon, ön tampon demiri, sol ön çamurluk ve davlumbaz, motor kaputu, motor traversi, sol ön jant, sol ön çamurluk sinyali, sensörler, sol ayna ve diğer bileşenleri ile mekanik aksamlarının hasar aldığı, hasar alan parçaların söz konusu araçta değer kaybı yaratacağı kanaatine varıldığı, yapılan piyasa araştırması sonucu, yerleşik yargı içtihatları ve AYM iptal kararı doğrultusunda araçtaki değer kaybının 26.000,00 TL olabileceği, yapılan ödemenin mahsubundan sonra davacının bakiye değer kaybı alacağı olarak hesaplanan alacağının 13.086,52 TL olduğu, davalı aracı işleten sıfatının kime ait olduğu hususunun heyetlerince belirlenemediği, uzun süreli kira sözleşmesinin, sözleşmenin taraflarının defter ve kayıtları üzerinde mali bilirkişi incelemesini gerektirdiği, aracın serviste kalma süresine ilişkin kazanç kaybı "KDV hariç (32.340/30)x28= 30.184,00 TL, KDV dahil 35.617,12TL olabileceği, davacının, aracını kullanamadığı 1 aylık süre için hesaplanan 8.600,00 TL araç ikame bedelini (sigorta şirketi hariç) sigortalı araç işleteni ve sürücüsünden, kaza tarihinden itibaren faiziyle talep edebileceği rapor edilmiş olup taraflarca sunulan itirazların değerlendirilmesi amacıyla aynı bilirkişi heyetinden ek rapor alınmış, itirazlar irdelenerek sunulan ek rapora göre bilirkişilerin kök rapordaki görüş ve kanaatleri ile ek rapordaki görüş ve kanaatlerinin aynı olduğu rapor edilmiştir.Kök ve ek rapor doğrultusunda, taraf vekillerinin itirazları da gözetilerek, aynı bilirkişi heyetine mali müşavir bilirkişi eklenerek ek rapor alınmış, 07.11.2024 tarihli ek rapora göre, davacı tarafa ait ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu, kök raporda, aracın serviste kalma süresinin 28 gün olarak belirlendiği ve bu süre zarfında 30.184 TL + KDV tutarında bir maliyetin hesaplandığının tespit edildiği, aracın serviste bulunduğu Ocak 2023 dönemi içinde fatura düzenlendiği anlaşıldığı, davacının 2023 yılı Şubat, Mart, Nisan ve Mayıs aylarına ilişkin gelir beyanında bulunmadığının tespit edildiği, Mahkemenin dört aylık kazanç kaybı olduğu yönünde bir hüküm vermesi olasılığı dikkate alındığında, 32.340 TL (KDV hariç) tutarındaki aylık kazanç üzerinden 4 aylık toplamda 129.360 TL+KDV (KDV dahil 152.644,80 TL) olarak hesaplandığı rapor edilmiştir.
Davacı vekili, bilirkişi raporu doğrultusunda 27.01.2025 tarihli talep artırım dilekçesi ile alacak taleplerini 152.046,52 TL'ye (13.086,52 TL değer kaybı, 129.360,00 TL muhtemel kazanç kaybı, 8.600,00 TL yol ve ulaşım gideri, 1.000,00 TL ticari kazanç kaybı olmak üzere) çıkarmıştır.Dava konusu araçta kaza tarihinden önce herhangi bir hasar yok ise; aracın kazasız piyasa rayici belirlenip buna göre hasarlı hali arasındaki fark değer kaybı kabul edilmelidir.Davacıya ait araçta meydana gelen gerçek zararın belirlenmesi için mahkemece yapılacak iş, aracın kaza tarihindeki hasarsız piyasa değeri ve hasarlı haldeki piyasa değeri arasındaki farkı belirlemek için konusunda uzman bilirkişiden ayrıntılı denetime açık ve gerekçeli rapor alınarak, davalının kusur oranı nispetinde tazminata hükmedilmesi olmalıdır.
Mahkememizce aldırılan, AYM'nin 09.10.2020 tarihli ---- Gazetede yayımlanan ---- esas ----- karar sayılı kararına göre hesaplama yapılan bilirkişi raporunun bu yönleriyle hükme esas alınmaya uygun, gerekçeli ve denetlenebilir bulunması sebebiyle yeniden rapor/ek rapor alınması cihetine gidilmeyerek yapılan hesaplamanın hükme esas alınması gerektiği kanaatine varılmıştır.
Yargıtay ----. Hukuk Dairesinin 28/05/2013 tarih ---- esas ----- karar sayılı ilamında:"Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulüne, davalının icra takibine itirazının 65.000,00 TL asıl alacak üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, 6762 sayılı TTK.’nin 1301. maddesinden (6102 sayılı TTK'nin 1472. maddesi) kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir.Trafik kazaları, nitelikleri itibariyle haksız fiillerdendir. Haksız fiillerde temerrüt tarihi, haksız fiilin meydana geldiği tarih olup, zarar sorumlusunun ayrıca ihbar ve ihtar edilmesine gerek yoktur. Sigorta ettirenin dava hakkı, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Ödeme tarihi aynı zamanda 3. şahsa rücu edebilme tarihidir. Bu nedenle işleten ve sürücünün faizden sorumluluğunun başlangıcının halefiyet başlangıcı olan ödeme tarihi olarak kabulü gerekir. Bu durumda mahkemece, hükmedilen tazminata ödeme tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Davacı tarafça temerrüt faizi olarak avans faiz istenilmiştir. Davalının işleteni olduğu araç minibüs olup ticari araçtır. O halde, davada temerrüt faizi olarak ticari faiz niteliğindeki avans faizine hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesi de doğru değil bozma nedeni ise de; bu yanılgıların giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK.nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK.nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir." belirtilmiştir.
Yukarıda anılan içtihat uyarınca davacı tarafça, ticari işlerde uygulanan avans faiz talebinde bulunulmuş olup, kazaya neden olan araç şirket adına kayıtlı araç olduğundan avans faizine hükmetmek gerekmiş, her ne kadar dosyada husumet itirazında bulunulmuş ise de, aracın kiralandığının belli olduğu ancak uzun süreli kiralamaya ilişkin dosyaya herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığından, hem araç sahibi davalıya hem de kiralayan davalıya husumet yöneltilebileceği ve her ikisinin de sorumluluğu olduğu kanaati Mahkememizde hasıl olduğundan, davalıların husumet itirazına itibar edilmediği, faiz başlangıcı yönünden, taleple bağlı kalınarak arabuluculuk son tutanağı tarihi olan 10.05.2023 tarihinde temerrüdün gerçekleştiği kabul edilmiş, her ne kadar davalılar tarafından ıslaha karşı zaman aşımı itirazında bulunulmuş ise de, davanın belirsiz alacak davası olarak açılması sebebiyle ıslah edilen alacağın zaman aşımına uğramadığı tespit edilerek, davacının teselsül talebi doğrultusunda, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile toplam 151.046,52 TL'den;13.086,52 TL'sinin (değer kaybı) 10.05.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 137.960,00 TL'sinin (129.360,00 TL muhtemel kazanç kaybı, 8.600,00 TL yol ve ulaşım giderleri olmak üzere) 10.05.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ----ve T.C. ---- Başkanlığı'ndan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 1.000,00 TL'lik ticari kazanç kaybına yönelik davanın sübut bulmadığından reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile toplam 151.046,52 TL'den;
-13.086,52 TL'sinin (değer kaybı) 10.05.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
-137.960,00 TL'sinin (129.360,00 TL muhtemel kazanç kaybı, 8.600,00 TL yol ve ulaşım giderleri olmak üzere) 10.05.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar---- Başkanlığı'ndan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
-1.000,00 TL'lik ticari kazanç kaybına yönelik davanın sübut bulmadığından reddine,
2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 10.317,99 TL harçtan, peşin alınan 179,90 TL ile ıslah harcı olarak alınan 2.559,01 TL harcın toplamı olan 2.738,91 TL harcın mahsubu ile bakiye 7.579,08 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazine adına irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan peşin alınan 179,90 TL ile ıslah harcı olarak alınan 2.559,01 TL harcın toplamı olan 2.738,91 harç gideri, 3.400,00 TL bilirkişi ücreti, 670,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 6.808,91 TL yargılama giderinin davanın kabul edilen kısmı dikkate alınarak 6.740,82 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul edilen kısmı dikkate alınarak 3.168,00 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile, 32,00 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, (davalı sigorta şirketinin 13.086,52 TL ile sınırlı, müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmasına),
6-Ticari kazanç kaybına yönelik dava yönünden davalılar ------ Başkanlığı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 1,000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile bu davalılara verilmesine,
7-Davalı -----. tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, diğer davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Karar kesinleştiğinde varsa bakiye gider avansının yatırana iadesine,
Dair, hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. E-duruşmaya son verildi.