T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/303
KARAR NO : 2025/433
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 24/05/2021
KARAR TARİHİ : 14/05/2025
Tarafları yukarıda belirtilen davanın Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından verilen tedbir talepli dava dilekçesi ile granit mermer alım satımı konusunda taraflar arasında kurulmuş olan ticari anlaşma gereğince 15/03/2021 tarihinde teslim edilmesi gereken mermerlerin davacıya teslim edilmediği ve söz konusu anlaşma doğrultusunda avans olarak davalı tarafa teslim edilen çeklerin karşılıksız-bedelsiz kaldığı ileri sürülerek:
----şubesine ait ----- çek seri no.lu 15.05.2021 tarihli 165.000,00-TL bedelli çek
---- şubesine ait ------ çek seri no.lu 01.06.2021 tarihli 250.000,00-TL bedelli çek
----- şubesine ait ------ çek seri no.lu 01.07.2021 tarihli 250.000,00-TL bedelli çek
------ şubesine ait ------ çek seri no.lu 01.08.2021 tarihli 250.000,00-TL bedelli çek
----şubesine ait ----- çek seri no.lu 01.09.2021 tarihli 250.000,00-TL bedelli çek
olmak üzere söz konusu 5 adet çek yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti ile çeklerin bankaya ibrazı halinde ödeme yapılmaması ve İİK Madde 72/2 düzenlemesine bağlı olarak icra takibinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep ve dava edilmiştir.
Dava dilekçesi ile ileri sürülen tedbir talebi yönünden 28/05/2021 tarihli ara karar ile ihtiyati tedbir talebi %15 teminata bağlı olarak ve taraflar arasında sonuç doğurmak üzere İİK. Madde 72/2 düzenlemesi çerçevesinde ihtiyati tedbir kararı verilmiştir.
Davacı vekili bu kez 08/06/2021 tarihli dilekçe ile dava konusu çeklerden ------çek seri numaralı, 15/05/2021 tarihli ve 165.000,00 TL bedelli çeke dayalı olarak 3. kişi alacaklı tarafından 08/06/2021 tarihinde---- İcra Dairesi'nin ----- Esas sayılı dosyası üzerinden takibe geçildiği belirtilerek salt bu nedenle ve sonuçta 3. kişi ------ davaya dahil edilmesi ve bu 3. kişinin takip alacaklısı olduğu belirtilen ----- İcra Dairesi'nin ------ Esas sayılı icra dosyası üzerinden yapılan takibin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesi talebi olmak üzere belirtilen bu şekilde iki ayrı talepte bulunulması üzerine söz konusu 08/06/2021 tarihli bu dilekçede ki söz konusu talepler yönünden yapılan değerlendirme sonunda 3. kişinin davaya dahil edilmesi yönünde bir kurum söz konusu olmadığından ve zorunlu dava arkadaşlığı gibi istisnai yasal bir nüans bulunmadığından 3. kişinin davaya dahil edilmesi talebi usul hükümleri karşısında yerinde görülmediği gibi bu sonuçla da bağlantılı olarak dava dışı hukuki yarara yönelik tedbir kararı da verilemeyeceğinden tedbir talebi de yerinde görülmediğinden sonuçta 08/06/2021 tarihli dilekçe ile ileri sürülen 3. Kişinin davaya dahil edilmesine ve dava dışı yarara ilişkin söz konusu ihtiyati tedbire yönelik talepler 18/06/2021 tarihinde oluşturulan ara karar ile reddedilmiştir.
Davalı ... vekili tarafından ibraz edilen 17/06/2021 tarihli, 18/06/2021 işlem tarihli dilekçe ile 28/05/2021 tarihli tedbire ilişkin söz konusu ara karara itiraz edilmiş ve itirazın değerlendirilmesi için duruşma günü tayin edilmiş olup ihtiyati tedbire itiraza ilişkin 03/11/2021 tarihli duruşmada karara bağlanmıştır.
İtiraz dilekçesinde taraflar arasındaki borçlanma işleminin davacının bahsettiği şekilde olmadığı, çeklerin davacının bilgisi dahilinde ilişki kurulduğu, buna ilişkin ödemelerin bizzat davacıya yapıldığı, davacı tarafın çelişkili beyanlarda bulunduğu, işin esasında haksız olan davacının bütün hukuki mekanizmaları kullandığı ve salt "borcum yoktur" iddiasında olan davacının kötü niyetli olduğu ve dürüst davranmadığı, ispat külfetinin davacıda olduğu ileri sürülerek tedbir kararının kaldırılması istenmiştir.Söz konusu itiraz hakkında 03/11/2021 tarihinde yapılan duruşmada verilen 03/11/2021 tarihli ara kararda belirtilen gerekçelere bağlı olarak yerinde görülmeyen itirazın reddine karar verilmiştir.Belirtmek gerekir ki dava 24/05/2021 tarihinde açılmış olup, menfi tespit davalarının zorunlu arabuluculuğa tabi tutulmasına ilişkin yasa değişikliğinin yürürlüğe girdiği 01/09/2023 tarihinden önce açılmış olduğundan eldeki dava, dava tarihi itibariyle zorunlu arabuluculuğa tabi değildir.
İlgili bankanın cevabi yazısında ihtiyati tedbir statüsünde çek iptalinden bahsedilmiş olduğundan bu konuda davacı vekili tarafından ibraz edilen ve gerekli-yeterli kısımları:
" ...
D. KONUSU : 01.03.2023 tarihli duruşma tutanağının 3 numaralı ara kararına ve dosya kapsamındaki başkaca diğer hususlara ilişkin beyan dilekçemizdir.
AÇIKLAMALAR
Sayın Mahkemeniz tarafından yapılan 01.03.2023 tarihli duruşma tutanağının 3 numaralı bendinde "Bu arada ihtimale göre çeklerin iptal edilmiş olduğuna ilişkin bankanın cevabı yönünden istiyorsa inceleyip beyanda bulunması için davacı vekiline süre verilmesine," karar verilmiştir. Tarafımızca bankanın cevabına ve dosya kapsamındaki başkaca diğer hususlara ilişkin beyanda bulunma zaruretimiz hasıl olmuştur.
1-Öncelikle -----. tarafından Mahkeme dosyasına verilmiş müzekkere cevaplarında; çekin takas sisteminde ibraz edilerek Mahkeme kararı doğrultusunda 3. Kişileri kapsamadığı, -----
seri numaralı çekin Mahkemenin ihtiyati tedbir kararı ile sistemden iptal edildiği, diğer 4 adet ------ numaralı çeklere ise de ihtiyati tedbir konularak iptal yapıldığı şeklinde cevap verilmiştir.
Ancak banka müzekkereye cevabında her ne kadar çeklerin 3.kişileri kapsamadığı yönünde beyanda bulunmuşsa da davalı şirket tarafından ciro edilen çekler kötü niyetle ve bile bile (kötü niyetli şekilde) müvekkilin zararına hareket edilerek 3. kişilere cirolanmıştır. Davalı şirket, Mahkeme kararı neticesinde ihtiyati tedbir kararı olduğu için çeklere ilişkin işlem yapamayacağından, danışıklı olarak ve kötü niyetle çekleri danışıklı oldukları 3. Kişilere cirolamıştır. Davalı şirket bu hareketi ile çek bedellerini ihtiyati tedbir nedeniyle kendisi takibe konu edemeyeceğinden iş bu çekleri 3. Kişilere tahsil ettirme gayesi içerisine girmiştir.
2-Davalı taraf her ne kadar ; çeklerle müvekkilin bilgisi dahilinde ilişki kurulduğu, ödemelerin bizzat müvekkile yapıldığı, müvekkilin çeklerin ödemelerini yapmamak amacıyla tedbir kararı alarak ileri tarihle davalının alacaklarını bertaraf etmek ve kendi adına borçlandırıcı işlem yapmak amacıyla hareket ettiğini ifade etmişse de bu iddiaları gerçeği yansıtmamaktadır. Davalı şirketin ifade ettiğinin aksine müvekkile herhangi bir ödeme yapılmamış ayrıca herhangi bir mal teslimi de gerçekleşmemiştir. Kaldı ki davalı şirket, bu asılsız iddialarını ispata dair herhangi bir delil ve belge de dosyaya sunmamıştır.
Davalı şirket, ayrıca , "Davacı taraf neden 15.03.2021 tarihinde teslim edilen bir mal için şuan böylesi bir karar alma gayesi içerisine girmişlerdir." şeklindeki ifadeleri ile müvekkile sanki 15.03.2021 tarihinde malları teslim ettiği anlamı çıkarılan iddialarda bulunmuşsa da davalı şirketin bu iddiaları asılsız olup müvekkile herhangi bir mal teslimi yapılmamıştır. Kaldı ki, mal teslimine ilişkin olarak da davalı şirket tarafından dosyaya belge ve delil sunulmamıştır. Bu nedenle, davalı şirketin sanki söz konusu malları müvekkile teslim etmiş gibi ifadeler kullanarak müvekkile mal teslim ettiğini iddia etmesinin kabulü tarafımızca mümkün değildir.
Ancak davalı şirket, satıma konu mermerleri cevap dilekçesinde açıkça ifade ettiğinin aksine müvekkile teslim etmemiştir. Şu halde teslime ilişkin ispat yükü davalı şirkette olmasına rağmen davalı şirket dava tarihinden bu zamana kadar geçen süre içerisinde malı teslim ettiğini iddia etmesine rağmen teslime ilişkin dosyaya herhangi bir belge ve delil ibraz etmemiştir. Kaldı ki; dava konusu 1.165.000,00 TL bedelli yaklaşık 15 tırlık granit mermerin teslimine ilişkin davalı şirketin herhangi bir teslim tutanağı yahut teslime ilişkin bir belge sunmamış olmasının da mal teslimini gerçekleştirmediğini ispatlar niteliktedir.Zira, çeklerin, malların teslim tarihinden önce düzenlenerek davalıya teslim edilmiş olması sebebiyle, dayanak olan edimin yerine getirildiğini ispat yükü davalı taraf üzerinde olduğu Yargıtay kararları ile de sabit olup mal teslimine ilişkin herhangi bir belge ve delil dosyaya ibraz etmeyen davalı şirketin müvekkil aleyhine kötü niyetle hareket ettiği açıkça anlaşılmaktadır. Yargıtay HGK ------. sayılı kararında; ''Davacı tarafça; çekin dava dışı kişiye işin yapılması hususunda avans olarak verildiği, üstlenilen işin yapılmaması nedeni ile çekin bedelsiz kaldığı, aralarında ticari ilişki olmamasına rağmen davalı tarafça davacıya mal teslimine ilişkin fatura gönderildiği, gönderilen bu faturanın da davacı tarafından iade edildiği ileri sürülmüştür, ... davacı, çekin ödeme amacıyla değil avans olarak verildiğini ispatlamıştır. Nitekim, çek davalının kayıtlarına göre fatura tarihinden önce alınmıştır. Bu durumda davalı, artık fatura tutarı kadar davacıya mal teslim ettiğini ispatlamalıdır. Davalı tarafça dayanılan irsaliyeli faturada teslim alan bölümünde imza bulunmadığı gibi, dayanılan bu faturada süresi içerisinde iade edilerek davacı defterlerine işlenmemiştir. Davalı tarafça, dayanılan bu faturadan başka mal teslimine ilişkin yazılı bir belge de sunulmamıştır. ... O halde; İİK'nın 72/6 maddesi uyarınca bedele dönüşen davanın kabulüne dair yazılı şekilde verilen yerel mahkeme kararında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.''
3- Ayrıca belirtmek gerekir ki; davalı taraf dava tarihi 24.05.2021 gününden günümüze kadar olan süreçte somut herhangi bir belge ya da delil sunmadığı gibi dava tarihinden bu yana defaatle duruşmalara mazeret dilekçesi göndermiş olup gelinen aşamada 6. Celsesi görülecek olan duruşmanın 2021 yılı itibari ile halen daha ön inceleme duruşması yapılamamıştır. Bu yönüyle de davalı tarafın yargılamayı sürecemede bırakarak müvekkili zarara uğratmaya devam etme gayesinde olduğu ve müvekkilin alacağına kavuşmasına engel olduğu dosya incelendiğinde de açıkça görülecektir.
Açıklanan tüm bu nedenlerle; müvekkile mal teslim ettiğini beyan eden ancak mal teslimine ilişkin herhangi bir belge ve delil sunmayan davalı tarafın iddialarını destekler bir delile dayanmadan kötü niyet ile yargılamayı uzatmaya çalışması ve müvekkili zarara uğratmaya çalışması hukuka ve yasaya aykırı olduğundan haklı davamızın kabulü ile müvekkilin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini, talep ediyoruz
SONUÇ VE TALEP : Açıklanan sebepler ve re'sen dikkate alınacak sair hususlar doğrultusunda; müvekkilin dava konusu çekler sebebiyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini, saygıyla talep ederiz.
"
şeklinde olup yukarıya aynen aktarılan 19/04/2023 tarihli dilekçede davanın konusuz kalmadığı ve hukuki yararın devam ettiği açıklanmıştır.
Davacı vekili duruşmada da dava dilekçesini ve söz konusu 19/04/2023 tarihli dilekçesini aynen tekrar etmiştir.
Davaya karşı cevap dilekçesi sunulmamış olup, davalı vekili duruşmadaki beyanında tedbire itiraza ilişkin yazılı beyanlarını tekrar ederek müvekkilinin alacaklı konumunda olduğunu, davacı tarafın beyanlarını kabul etmediklerini, alacaklarının kıymetli evrakla sabit olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Yapılan ön inceleme duruşmasında davacı vekilinin 19/04/2023 tarihli dilekçesi içeriği, davanın niteliği ve dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek davanın konusuz kalmadığı ve davacının hukuki yararının bulunduğu sonucuna varılarak bu yönde engel bir dava şartı eksikliği olmadığına karar verilerek sonuçta bu karara da bağlı olarak engel bir dava şartı olmadığı belirlenerek ihtilaf noktaları tespit edilmek suretiyle tahkikata geçilerek defterler üzerinde inceleme yapılmak suretiyle rapor temini yoluna gidilmiş ise de dosya kapsamına yansıyan şekilde ve düzenlenen raporda açıklanan bağlamda davalı defterleri incelenmemiş olduğundan bu kez inceleme günü tayin edilmek suretiyle bir mali müşavir eşliğinde defter incelemesine karar verilerek davalıya inceleme günü ve saati tebliğ edilmek suretiyle yapılan işlemde inceleme günü ve saati itibariyle davalı adına gelen olmadığı, herhangi bir beyan ve bildirimde bulunulmadığı ve davalı tarafından defter ibrazının söz konusu olmadığı belirlenerek ilgili ara karar gereklerine ve bu tespite bağlı olarak davalı tarafın defter ibrazından kaçınmış olduğu da gözetilmek suretiyle ve davacı tarafça ibraz edilen defterler üzerinde ve dosya kapsamına göre yapılan incelemeye bağlı olarak bilirkişi tarafından ek rapor düzenlenmiş olup ek rapora karşı itirazlar gözetilerek ayrıntısı 17/04/2024 tarihli duruşmada alınan ----no'lu ara kararda belirtilen şekilde yeniden ek rapor temini yoluna gidilmiş olup söz konusu ara karara uygun olarak düzenlenen dosya kapsamına uygun ve Mahkememizce de yeterli görülen 08/12/2024 tarihli 2.ek raporun gerekli-yeterli kısımları:
"...
3. İNCELEME, DEĞERLENDİRME VE TESPİTLER
03.11.2023 Tarihli Kök Rapor ve 14.04.2024 Tarihli I.Ek Raporda Belirtilen Önemli
Hususlar:
3.1. Davacı firma ...’ ın vekilinden ilgili ticari defter kayıtları istenilmiş olup,
davacı vekili tarafından ------ Şirketi tarafından dava konusu çekler için müvekkile
tahsilat makbuzu verilmediğinden ve dava konusu çekleri iade edeceklerini ifade ettiklerinden
açık caride takip edilmiştir. Dava konusu çekler iade gelmeyince tedbir alınmıştır” şeklinde
geridönüş yapıldığı, dolayısıyla davalı firmaya verilen çeklerin ticari defterlere
kaydedilmediği,
3.2. Davacı firma ... tarafından davalı firma------adına 5 adet toplam 1.165.000,00 TL’ lik çek düzenlendiği,
3.3. Davalı firma------- talep etmiş olduğum, ticari
defterler, yevmiye kayıtları, cari hesap ekstresi, irsaliye, satış faturası gibi belgelerin tarafıma
sunulmadığı, dolayısıyla alınan çeklerin kayıtlarda yer alıp almadığı, alınan çekler karşılığında
herhangi bir ürün teslimatının yapılıp yapılmadığı gibi tespitlerin yapılamadığı, dolayısıyla
davacı firmadan alınmış olan 1.165.000,00 TL’ lik çeklerin karşılığında edimlerin ne şekilde yerine getirildiği hususlarının davalı firma tarafından ispat edilemediği,
3.4. Davalı firma ------. tarafından da tarafıma herhangi bir
bilgi/belge sunulmamıştır. Dolayısıyla davalı firmanın ticari defterleri üzerinde herhangi
bir inceleme yapılamamıştır.
4. SONUÇ: Raporun 3 nolu “İnceleme, Değerlendirme ve Tespitler” kısmında bütün hususlar açık ve net
olarak belirtilmiştir:
Davacı firma; davalı firmaya verilen çekler karşılığında davalı firma tarafından tahsilat
makbuzu verilmediğinden ve de başka da bir resmi belge olmadığından dolayı ilgili çekleri
yasal ticari defterlerine kayıt edemediğini belirtmiştir. Dolayısıyla, davacı ...;
ticari defterlerinde davalı firma ile ilgili dava konusu çeklere ilişkin herhangi bir kayıt
bulunmadığını belirtmektedir. Buradaki önemli husus; davacı firma ...
tarafından davalı firma ------. adına düzenlenen 5 adetlik
toplam 1.165.000,00 TL’ lik çekler karşılığında davalı firma tarafından edimlerin yerine
getirilip getirilmediğidir. Davalı firmadan talep etmiş olduğum, ticari defterler, yevmiye
kayıtları, cari hesap ekstresi, irsaliye, satış faturası gibi belgelerin tarafıma sunulmadığı,
dolayısıyla alınan çeklerin kayıtlarda yer alıp almadığı, alınan çekler karşılığında
herhangi bir ürün teslimatının yapılıp yapılmadığı gibi tespitlerin yapılamamıştır.
Dolayısıyla davacı firmadan alınmış olan 1.165.000,00 TL’ lik çeklerin karşılığında
edimlerin ne şekilde yerine getirildiği hususları davalı firma tarafından ispat
edilememiştir. Bu husus hem kök hem de I.ek raporda açıkça belirtilmiştir.
Sonuç olarak; dava konusu çekler karşılığında davacının yasal ticari defterlerinde herhangi bir
kayıt olmadığı davacı vekilinin beyanıyla sabittir. Davalı firma ise alınan çekler karşılığında,
herhangi bir ürün veya hizmet teslimatı yapılıp yapılmadığı gibi sorulara cevap verememiştir.
Sayın Mahkemenin bu hususlara göre karar vermesi, aksi halde başka bir bilirkişiden rapor
alması saygıyla sunulur. 08.12.2024 ..."şeklinde olup yukarıya aynen aktarılmıştır.
Söz konusu 2.ek rapor taraf vekillerine tebliğ edilmiş olup davacı vekili tarafından süresinde yazılı beyanda bulunulmuştur.Davacı vekili tarafından ibraz edilen söz konusu 18/02/2025 tarihli dilekçe içeriği gözetilerek gerekli-yeterli kısımlarının buraya aynen alınması uygun görülmüş olup söz konusu 18/02/2025 tarihli dilekçenin gerekli-yeterli kısımları:
"...
AÇIKLAMALAR :
1.Yukarıda numarası verilen sayın mahkemeniz dosyasının 18.12.2024 tarihli celsesinin 3 nolu ara kararı ile "Davacı vekiline yazılı beyanlarda konu edilen dava konusu çeklerin teslimine ilişkin tutanak yönünden beyanda bulunması ve varsa tutanak örneğinin ibraz edilerek aslının gelecek duruşmada sunulması yönünden süre verilmesine," karar verilmiştir.
2.
Söz konusu çeklerin davalıya teslimine ilişkin davalıya ait şirket KAŞE sinin ve yetkilisinin imzasının bulunduğu tespit tutanağı tarafımızca 24.05.2021 havale tarihli dava dilekçemizin ekinde ve yeniden işbu dilekçemiz ekinde sayın mahkemenize sunulmuştur.
3.
Teslim tarihinden geçen süre nedeniyle teslim tutanaklarının aslı tarafımızca temin edilemediğinden sayın mahkemenize sunmak mümkün olmamıştır. Ancak söz konusu çekleri haksız olarak elinde bulundurmuş olan davalı tarafça çekler ciro edilmiş olup, davalı tarafça çeklerin teslim alınmış olduğuna dair şüphe bulunmamaktadır. İşbu husus tüm dosya kapsamında sabittir. Davalı tarafça da çeklerin teslim alındığı kabul edilmekte olup bu hususta herhangi bir itirazları bulunmamaktadır.
4.
Tüm bunların yanı sıra Çekleri teslim alan davalı tarafça edim yerine getirilmemiş olup müvekkilimizin geri dönüşü mümkün olmayacak zarara uğraması muhtemeldir. Çeklerin, malların teslim tarihinden önce düzenlenerek davalıya teslim edilmiş olması sebebiyle, dayanak olan edimin yerine getirildiğini ispat yükü davalı taraf üzerindedir. Dava konusu 1.165.000,00 TL bedelli yaklaşık 15 tırlık granit mermerin teslimine ilişkin davalı şirketin herhangi bir teslim tutanağı yahut teslime ilişkin bir belge sunmamış olmasının da mal teslimini gerçekleştirmediğini ispatlar niteliktedir.
5.Zira çeklerin, malların teslim tarihinden önce düzenlenerek davalıya teslim edilmiş olması sebebiyle, dayanak olan edimin yerine getirildiğini ispat yükü davalı taraf üzerinde olduğu Yargıtay kararları ile de sabit olup mal teslimine ilişkin herhangi bir belge ve delil dosyaya ibraz etmeyen davalı şirketin müvekkil aleyhine kötü niyetle hareket ettiği açıkça anlaşılmaktadır. Yargıtay HGK -----sayılı kararında; ''Davacı tarafça; çekin dava dışı kişiye işin yapılması hususunda avans olarak verildiği, üstlenilen işin yapılmaması nedeni ile çekin bedelsiz kaldığı, aralarında ticari ilişki olmamasına rağmen davalı tarafça davacıya mal teslimine ilişkin fatura gönderildiği, gönderilen bu faturanın da davacı tarafından iade edildiği ileri sürülmüştür, ... davacı, çekin ödeme amacıyla değil avans olarak verildiğini ispatlamıştır. Nitekim, çek davalının kayıtlarına göre fatura tarihinden önce alınmıştır. Bu durumda davalı, artık fatura tutarı kadar davacıya mal teslim ettiğini ispatlamalıdır. Davalı tarafça dayanılan irsaliyeli faturada teslim alan bölümünde imza bulunmadığı gibi, dayanılan bu faturada süresi içerisinde iade edilerek davacı defterlerine işlenmemiştir. Davalı tarafça, dayanılan bu faturadan başka mal teslimine ilişkin yazılı bir belge de sunulmamıştır. ... O halde; İİK'nın 72/6 maddesi uyarınca bedele dönüşen davanın kabulüne dair yazılı şekilde verilen yerel mahkeme kararında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.''6.Ayrıca belirtmek gerekir ki; davalı taraf dava tarihi 24.05.2021 gününden günümüze kadar olan süreçte somut herhangi bir belge ya da delil sunmadığı gibi duruşmalara devamlı mazeret dilekçesi göndermiş olup bu yönüyle de davalı tarafın yargılamayı sürecemede bırakarak müvekkili zarara uğratmaya devam etme gayesinde olduğu ortadadır.
7.Açıklanan tüm bu nedenlerle; müvekkile mal teslim ettiğini beyan eden ancak mal teslimine ilişkin herhangi bir belge ve delil sunmayan davalı tarafın iddialarını destekler bir delile dayanmadan kötü niyet ile yargılamayı uzatmaya çalışması ve müvekkili zarara uğratmaya çalışması hukuka ve yasaya aykırı olduğundan haklı davamızın kabulü ile müvekkilin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini, talep ediyoruz.
SONUÇ VE TALEP : Açıklanan sebepler ve re'sen dikkate alınacak sair hususlar doğrultusunda; müvekkilin dava konusu çekler sebebiyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini vekaleten talep ederiz. şeklinde olup yukarıya aynen aktarılmıştır.Ayrıca belirtmek gerekir ki tedbir kararı yönünden ayrıntısı dosya kapsamına yansıyan şekilde olmak üzere 3. Kişi -----ŞİRKETİ" ile 3. Kişi ----- adlarına beyanlarda bulunulmuş, ----İcra Dairesi'nin ----- Esas sayılı dosyası ile ---- İcra Dairesi'nin ------ Esas sayılı dosyaları üzerinden tedbirin teminatı üzerine haciz bildirimleri yapılmış olup 03/02/2022 tarihli cevabi yazımızın bilgi mahiyetinde buraya alınması uygun ve bu hususlar yönünden gerekçeli karar ile dosyanın bütünlüğünün sağlanması için yeterli görülmekle sonuçta burada bilgi mahiyetinde yer verilmiş olmak üzere 03/02/2022 tarihli cevabi müzekkereler:
"...Sayı : ----- Esas 03/02/2022
-----İCRA DAİRESİ' NE
İLGİ: 24/01/2022 tarih ve ------ Esas sayılı yazınız,
Davacı , ... ile Davalı , ... arasında mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davası nedeniyle;
İlgi sayılı yazınızla bildirilen ihtiyati haciz işlemi dosyaya yansıtılmış olup ihtiyati hacze konu teminatın ait olduğu tedbir devam ettiği için teminat boşa çıkmamıştır.
Aynı teminat üzerine ----- İcra Dairesi' nin ------- Esas sayılı dosyası üzerinden de ihtiyati haciz bildirimi yapılmış olup buna ilişkin yazı örneği ekte gönderilmiştir.
Bilgi edinilmesi rica olunur.
-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------Sayı :----- Esas 03/02/2022
----- İCRA DAİRESİ' NE
İLGİ: 01/07/2021 tarih ve ------ Esas sayılı yazınız,
Davacı , ... ile Davalı , ... arasında mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davası nedeniyle;
İlgi sayılı yazınızla bildirilen ihtiyati haciz işlemi dosyaya yansıtılmış olup ihtiyati hacze konu teminatın ait olduğu tedbir devam ettiği için teminat boşa çıkmamıştır.
Aynı teminat üzerine ----- İcra Dairesi' nin ------- Esas sayılı dosyası üzerinden de ihtiyati haciz bildirimi yapılmış olup buna ilişkin 25/08/2021 ve 24/01/2022 tarihli yazı örnekleri ekte gönderilmiştir.
Bilgi edinilmesi rica olunur." şeklinde olup yukarıya aynen aktarılmıştır.
Söz konusu 18/02/2025 tarihli dilekçe ile ilgili olan 14/05/2025 tarihli duruşmada gerekli irdeleme yapılmış olup dava dilekçesi ekinde sunulan çek fotokopilerinin yer aldığı 2 ayrı sayfada üzerinde 2 adet çek fotokopisi olan ve altında davalı şirketin kaşesi ve üzerinde imzası bulunan "elden teslim aldım" ibarenin olduğu sayfa üzerine A işareti ve üzerinde 3 adet çek fotokopisi olan ve altında davalı şirketin kaşesi ve üzerinde imzası bulunan " 3 çeki elden teslim aldım" ibarenin olduğu sayfa üzerine B işareti konulmuş olup davacı vekili duruşmadaki beyanında dilekçelerde geçen teslim tutanağının bu A ve B işaretli belgeler olduğunu ifade etmiştir.
Sonuç olarak dilekçe ekinde ibraz edilen söz konusu A ve B işaretli belgeler, tedbire itiraz dilekçesinde de söz konusu çeklerin davalı tarafça alınmış olduğunun kabul edilmiş olması, bu konuda dosya kapsamına uygun söz konusu 18/02/2025 tarihli dilekçe içeriği, 19/04/2023 tarihli dilekçe içeriği, temin edilen rapor, raporu teyit eden ek rapor ve rapor ile ek raporu teyit eden 2.ek rapor, dosya kapsamına uygun olup mahkememizce de yeterli görülen söz konusu rapor ve ek raporlar, davalı tarafın defter ibrazından kaçınmış olması, avans olarak alınan söz konusu çeklerin karşılığında mermerlerin davacı tarafa teslim edilmemiş olması, bu yöndeki rapor ve ek raporlar içeriği ile bilirkişinin isabetli değerlendirmeleri, bu konuda ispat külfetinin davalı üzerinde olması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde dava konusu çeklerin mermer alımı için davalı tarafa avans olarak ödendiği halde karşılığında mermerlerin teslim edilmediği ve söz konusu çeklerin karşılıksız hale geldiği, mermerlerin davacıya teslim edildiğinin davalı tarafça ispat edilemediği, davacı defterlerine ve temin edilen dosya kapsamına uygun olup Mahkememizce de yeterli görülen söz konusu bilirkişi rapor ve ek raporlarına göre davacının davalıya bir borcunun olmadığının tespit edilmiş olması, ispata ilişkin kurallar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davanın sübuta erdiği kanaatine varıldığından davanın kabulüne ilişkin olmak üzere aşağıdaki hüküm kurulmuş olup, talep olmadığından icra tazminatına karar verilmemiştir.Son olarak belirtmek gerekir ki davaya konu söz konusu 5 çekin toplam bedeli 1.165.000 TL olup, aşağıdaki hesaplamalarda bu dava değeri esas alınmıştır.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
Davanın kabulü ile;
Keşidecisi ..., lehtarı ---- şubesine ait ------ çek seri no.lu 15.05.2021 tarihli 165.000,00-TL bedelli çek,
----- şubesine ait ------ çek seri no.lu 01.06.2021 tarihli 250.000,00-TL bedelli çek,
----- şubesine ait ------ çek seri no.lu 01.07.2021 tarihli 250.000,00-TL bedelli çek,
-----şubesine ait -------- çek seri no.lu 01.08.2021 tarihli 250.000,00-TL bedelli çek,
------şubesine ait ------- çek seri no.lu 01.09.2021 tarihli 250.000,00-TL bedelli çek,
olmak üzere bu 5 adet çek yönünden davacının davalıya borcunun olmadığının tespitine,
2-Talep olmadığından icra tazminatına karar verilmesine yer olmadığına,
3-Kabule konu dava değeri üzerinden hesaplanan 79.581,15 TL nispi karar harcından Mahkeme veznesine yatan 19.895,29 TL peşin harcın mahsubu ile EKSİK 59.685,86 TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından ödenen peşin harçlar dahil olmak üzere davacı tarafından yapılan toplam 23.135 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafça yapılmış bir gider olmadığından bu konuda başkaca bir hüküm oluşturulmasına yer olmadığına,
6-Kabule konu toplam değer üzerinden davacı vekili yararına tarife gereğince hesap ve takdir edilen 175.100 TL nispi avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Artan avansın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,İlişkin olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı aleni olarak yapılan yargılama sonunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.