T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/486
KARAR NO : 2025/356
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/07/2024
KARAR TARİHİ : 22/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ---- poliçe numarası ile Trafik (IMM) Sigortası ile sigortalı ---- plakalı aracın, 17.05.2023 tarihinde %100 kusurlu olarak müvekkiline ait ------ plakalı araca çarparak hasarlanmasına neden olduğu; Sigorta tahkim komisyonunun ----- esasında atanan bilirkişi tarafından hazırlanan raporla 70.000,00 TL değer kaybı bedeli tespit edildiğini, ödeme yapılmadığını, ayrıca 120.000,00 TL hasar (rücu) ödemesi yapıldığını, bu şekilde ZMM limiti 120.000,00 TL'nin dolduğu, değer kaybı zararının karşılanması amacıyla 70.0000,00-TL değer kaybı bedeli alacağın ödenmesi amacıyla işbu davanın açılması zorunluluğu doğduğu şeklinde beyanda bulunarak davanın kabulü ile değer kaybı zararının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İlgili kazaya karışan ---- plakalı aracın müvekkili -----. tarafından Karayolları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalı olup, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, Davacı tarafın aracının kaza tarihinde ---- tarafından kasko sigortalı olup, hasar onarım bedeli ----- tarafından karşılandığını ve müvekiline bu hususta rücu edildiğini, kaza tarihinde poliçe teminat limiti olan 120.000,00 TL'nin ---- ödendiğini, İhtiyari Mali Mesuliyet limitinin 60.000,00 TL olduğunu, müvekkiline yapılan başvuruda ------ ne kadar ödeme alındığına ilişkin evrak vb. hususlarının iletilmediğini beyanla, davanın reddini talep ve beyan etmiştir.
Davalı vekili 09.04.2025 tarihli beyan dilekçesinde özetle; Bilirkişi raporunda belirtilen 60.000 TL değer kaybı bedeli ile faiz ve avukatlık ücretine dair bedelin toplamı olan 83.119,94 TL nin ödendiği ve davanın konusuz kaldığını beyan etmiştir. Ayrıca, dilekçe ekinde ödeme dekontlarının sunulduğu görülmüştür.
Davacı vekilinin 22.04.2025 tarihli celsedeki beyanında; "Rapora bir itirazımız yoktur, karşı taraf bize ödeme yapmıştır, ancak davalı taraf davayı açmamıza sebebiyet verdiğinden vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ederiz" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Deliller
Tarafların ticaret sicil sorguları dosya arasına alınmıştır.
Davalı sigortaya yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.
Trafik konusunda uzman bilirkişi ile aktüer bilirkişi heyet kök raporu ve ek raporları dosyaya sunulmuştur.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:
Dava, 17.05.2023 tarihinde meydana gelen kaza sebebiyle, davacıya ait ----- plakalı araç ile davalı sigorta şirketine sigortalı olan ---- plakalı aracın çarpışması sonucu kusurun irdelenmesi, ------ plakalı araçta değer kaybı alacağı oluşup oluşmadığı, varsa miktarının ne olduğu hususlarında HMK 109 maddesi uyarınca kısmi alacak davası olarak açılmış 100,00 TL tazminat davasıdır.
Tüm dosya kapsamından, her ne kadar davacı tarafça alacak talepli dava açılmış ise de, davalı tarafça 60.000 TL değer kaybı bedeli ile faiz ve avukatlık ücretine dair bedelin toplamı olan 83.119,94 TL nin ödendiği anlaşılmakla konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.Öte yandan her ne kadar dava konusuz kalmış ise de; 6100 sayılı HMK 331 maddesi gereği davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre yargılama giderlerinden sorumluluğun doğması gerektiği, iş bu dosya davalısının değer kaybı ve yargılama giderlerini davacı tarafa ödemiş olması gerçekliği karşısında harç ve yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılmış, yargılama gideri kapsamında Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. maddesi ile Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297/1-ç ve 326. Maddeleri de gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücreti de yargılama gideri olarak hesaplanmış (8.562,00 TL yargılama gideri ve 187,80 TL harcın toplamı olan 8.749,80 TL'nin, davalı tarafça davacıya "masraf" olarak ödenen 9.558,80 TL'den mahsubu ile 809,00 TL davacıya fazla ödenen masrafın, 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinden mahsup edilmesiyle kalan 2.791,00 TL arabuluculuk ücreti davalı üzerinde bırakılmıştır), davalının davacı tarafa vekalet ücreti ödemesi yaptığı da nazara alınarak davalı aleyhine vekalet ücreti takdir edilmemiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 427,60 TL harçtan mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 2.791,00 TL arabuluculuk ücretinin (8.562,00 TL yargılama gideri ve 187,80 TL harcın toplamı olan 8.749,80 TL'nin, davalı tarafça davacıya "masraf" olarak ödenen 9.558,80 TL'den mahsubu ile 809,00 TL davacıya fazla ödenen masrafın, 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinden mahsup edilmesiyle kalan 2.791,00 TL arabuluculuk ücreti) davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
5-Gerekçede açıklanan sebeplerle davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,
7-Karar kesinleştiğinde varsa bakiye gider avansının yatırana iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ---- Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.