T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/160
KARAR NO : 2025/354
DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/03/2024
KARAR TARİHİ : 22/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili tarafından, 17.10.2022 tarihinde belirtilen GSM hatları için ----- ile 12 aylık taahhüt planı sözleşmesi akdedildiğini, söz konusu taahhüt süresinin sonunda yeni dönem planlamaları yapılırken davalı yan ile görüşülmüş olmasına rağmen ticari hususlarda anlaşma sağlanamaması nedeniyle müvekkili tarafından söz konusu hatların bir başka GSM operatörü olan ----geçirilmesine karar verildiği, söz konusu anlaşma sonrasında -----ile sözleşme akdedildiği ve anılan GSM hatlarının 28.10.2023 tarihi itibariyle devri yapıldığı, mezkur devir sonrasında------tarafından müvekkiline 10.11.2023 tarihli 10.850,15 TL bedelli fatura keşide edildiğini, söz konusu fatura bedelinin neye ilişkin olduğu, müvekkili tarafından ------ müşteri hizmetleri hattına sorulduğunda, fatura bedelinin erken fesih cezası olduğunun belirtildiğini, ancak, taahhüt sözleşmesinden de görüleceği üzere müvekkilinin akdettiği sözleşmenin 17.10.2022 tarihli olduğunu, bu tarih itibariyle 12 aylık süreci kapsadığını, bu itibarla, sözleşme süresinin sona ermiş olması nedeniyle, düzenlenen 10.11.2023 tarihli faturanın, haksız ve mesnetsiz olduğunu beyan ederek, fazlaya ilişkin alacak hakları saklı kalmak kaydıyla, davanın kabulü ile 10.11.2023 tarihli fatura bedelinden, müvekkilince gerçekleştirilen kullanımların ücretlerinin mahsubu ile kalan tutardan HMK m.107 kapsamında belirsiz alacak davası olarak şimdilik 100,00 TL'nin ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yan üzerine tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı ile müvekkil arasında imzalanmış olan 12 aylık taahhüt sözleşmesi 17.10.2022 tarihinde imzalanmışsa da, sözleşmeye konu indirimler ilk fatura kesim tarihinden itibaren 12 fatura dönemini kapsadığını, taraflar arasında imzalanmış sözleşmenin ayrılmaz parçası niteliğindeki “FORM 3 (Tüm Fatura İndirim Formu)”nun 1. Maddesinde “İşbu Ek'in imzalanması akabinde ana hatların her birine aynı tarihte SMS'ler gönderilecektir. Söz konusu SMS'lerin gönderim tarihi, işbu Ek'in yürürlük tarihi ve desteğin verilmeye başlanacağı tarih olduğunu, işbu Ek, yürürlük tarihinden itibaren 12 (oniki) fatura dönemi süresince geçerlidir.” dendiğini, dolayısıyla taahhüdün başlangıç tarihinin, imza tarihi olan 17.10.2022 tarihi olmadığını, imza tarihinden itibaren değerlendirilmek üzere ilk fatura 10.11.2022 tarihinde kesildiğinden, taahhüt süresinin de iş bu tarihten itibaren 12 fatura dönemi olacağını, bu durumda taahhüt bitiş tarihinin 10.11.2023 olduğunu, dolayısıyla davacının ------ geçiş tarihi olan 28.10.2023 tarihi taahhüt dönemi içerisinde kaldığından, sözleşme ihlali kapsamında olduğunu, taraflar arasında imzalanmış Bağlayıcılık Çerçeve Formu'nun 7. maddesinde “EK'lerde belirtilecek adetteki mevcut ve/veya varsa yeni hattın tümüne veya bir kısmına ait abonelik sözleşmesi, hatların 3. kişiye devri, başka bir operatöre taşınması ve sair bir sebeple feshedilmeyecek, söz konusu hatların tümünün veya bir kısmının geçici veya kesin olarak görüşmeye kapatılması talebinde bulunulmayacaktır.” denmekle, taahhüt dönemi içerisinde başka operatöre geçiş yapmanın sözleşme ihlali olduğunu açıkça ortaya koyduğunu, bununla birlikte müvekkili şirketin davacının yapmış olduğu BTK şikayet başvurusu yanıtında belirttiği üzere müvekkili şirketçe davacıya ziyaret gerçekleştirildiğini, dava konusu hatlarla indirimli paket ücretinden faydalanıldığının bildirildiğini, sübvanse bitiş ve fatura kesim tarihlerinin aktarıldığını, teklif ve sözleşme bitiş tarihlerinin belirtildiğini, bununla birlikte ----- geçiş talebinin davacı tarafından oluşturulduğunu, kontratsız gün kullanımına istinaden fiyatlandırmanın yüksek çıktığının belirtildiğini, görüldüğü üzere faturanın nedeni ve gelinen süreçte neye istinaden kesilmiş olduğu davacıya net bir şekilde aktarıldığını, taraflar arasında imzalanan abonelik sözleşmesinin ayrılmaz parçası niteliğindeki “FORM 3 (Tüm Fatura İndirim Formu)” başlıklı ek belgenin içeriğinde: 1. maddede “işbu ek, yürürlük tarihinden itibaren 12 fatura dönemi süresince geçerlidir” denmiştir. 2. maddede ise “-----, işbu Ek'in 1. Maddesi kapsamındaki destek tanımlama kısa mesajı gönderilerek işbu Ek'in yürürlüğe girdiği tarihi takip eden ilk fatura dahil, .... fatura dönemi boyunca her faturada, kullanmakta olduğumuz adımıza kayıtlı kurumsal faturalı sistemde yer alan hatların (---- cihazlarında kullanılan hatlar hariç olmak üzere) her birinin Mobil İletişim Hizmet faturasına otomatik olarak aşağıda belirtilen şekilde indirim sağlayacaktır. İndirimler, indirim yapılacak ayın toplam fatura tutarı (vergiler hariç) üzerinden hesaplanacak ve yine aynı ayın faturasından (vergiler hariç) düşülmek suretiyle yansıtılacaktır” dendiğini, ilgili maddenin hemen aşağısında ise “tercih etmiş olduğumuz indirim aşağıdadır” denerek indirim oranlarının tek tek belirtildiğini, bir sonraki maddede ise ilgili indirimlerin hangi hatlara uygulanacağı belirtildiğini, bu durumda sözleşme zorunlu unsurları taşıdığından, müvekkilin aydınlatma yükümlülüğüne aykırı davrandığının söylenemeyeceğini, bununla birlikte aydınlatma yükümlülüğü kapsamında, bir önceki maddede belirttikleri üzere dava konusu faturaya ilişkin olarak davacıya ziyaretler gerçekleştirildiğini beyan ederek öncelikle huzurdaki davanın konusu; arabuluculuk son tutanağı ve ilgili BTK şikayetleri ile sabit ve belirli olduğundan, huzurdaki davada belirsiz alacak davasının koşulları oluşmamış olması nedeniyle davanın usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte olması ise davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 23/01/2025 tarihli ıslah dilekçesinde özetle: Davaya konu 10.11.2023 tarihli fatura bedelinin 10.850,15 TL' olduğu, bir önceki 10.10.2023 tarihli fatura bedelinin 2.886,20 TL olduğu, bilirkişi raporuyla da tevsiklendiği üzere taahhüt dönemi tamamlandığı için ve davalı yanca da artışın haklılığını tevsik edecek evrak sunma yükümlülüğü yerine getirilmemesi yasal dayanakları muvacehesinde, haksız şekilde tahsil edilmiş olan (10.850,15-2.886,20) 7.963,95 TL için, 100,00 TL olan belirsiz alacak taleplerini 7.863,95-TL artırarak, 7.963,95-TL'ye ıslah ettiğini beyanla, fatura tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili ıslaha karşı beyan dilekçesinde özetle; Davacının ıslah harcını yatırdığı tarih itibariyle zaman aşımı itirazında bulunduklarını, davacının ıslah talepleri haksız olup taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, haksız davanın ıslah edilen miktarlar itibariyle ve tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Deliller
Tarafların ticaret sicil sorguları dosya arasına alınmıştır.
Davalı şirkete yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.
- Vergi Dairesine yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.
--- Vergi Dairesine yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.
----- Vergi Dairesine yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.
BTK'ya yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.
Telekomünikasyon alanında uzman elektrik elektronik mühendisi bilirkişi raporu dosyaya sunulmuştur.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:
Dava, taraflar arasında akdedilen abonelik sözleşmesi uyarınca tarafların edimlerini yerine getirip getirmediği, buna bağlı olarak davacı tarafın davalı taraftan alacağı bulunup bulunmadığı, var ise miktarının ne olduğu hususlarında HMK 107 maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açılmış 100,00 TL maddi tazminat davasıdır.
Mahkememizce dava dilekçesi, cevap dilekçesi, taraflarca dosyaya sunulan deliller ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir.
Dosya, telekomünikasyon alanında uzman elektrik elektronik mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiş; 09.12.2024 tarihli rapora göre, dosyadaki bilgi, belge, taraflar arasında akdedilen sözleşme ışığında, davacının kullanmış olduğu GSM hatlarının, halihazırda servis sağlayan davalı ile anlaşılamadığı için 28.10.2023 tarihinde başka bir operatöre taşındığı, davalı tarafından düzenlenen 10.10.2023 tarihli faturada sözleşme bitiş tarihinin 01.11.2023 olarak görüldüğü, 12 aylık taahhüdü başlatan SMS mesajlarının davacı yana iletilip iletilmediğinin tespit edilemediği, dolayısı ile taahhüt bitiş tarihinin 01.11.2023 mi olduğu yoksa davalının iddia ettiği gibi 11.11.2022 tarihli ilk fatura tarihinden 12 ay sonraki güne denk gelen 10.11.2023 mü olduğu konusundaki kararın Mahkemenin takdirinde olduğu, davacı yanın, sözleşmenin imzalandığı tarih olan 17.10.2022 tarihinde taahhüdün başladığını ve 28.10.2023 tarihindeki sözleşme iptalinin belirlenen 12 aylık taahhüt süresinin içerisinde kaldığını iddia ettiği, davaya söz konusu olan faturanın haksız düzenlendiği ve iptali gerektiği kanaatine varıldığı, Mahkemece sözleşmenin 12 aylık taahhüt süresi içerisinde sonlandırılıp sonlandırılmadığı konusundaki vereceği karara göre, eğer sözleşmede belirlenen 12 aylık taahhüdün tamamlandığı kararına varılırsa 10.11.2023 tarihli son faturanın indirimli tarife ücretlerine göre düzenlenmesi gerekeceği, ancak bu miktarın ne olacağının hesaplanması için gerekli verilerin bulunmadığı, fatura detaylarına bakıldığında bazı hatların tarife ve kullanım ücretlerinin diğerlerinden farklı olduğu, ayrıca hattın kullanımına göre tahakkuk edilecek ücretin farklı olacağı, eğer sözleşmede belirlenen 12 aylık taahhüdün tamamlanmadığı ve taahhüdün bitiş tarihinden önce bozulduğu kararına varılırsa, taahhüdün bitiş tarihinin davalı vekilinin iddia ettiği gibi 11.11.2023 olmasına göre ya da faturada ifade edilen 01.11.2023 olmasına göre fatura hesaplamasının farklılık göstereceği, 10.10.2023-28.10.2023 tarihleri arasındaki kullanım bedeli indirimli tarife bedeli ile 29.10.2023-taahhüt bitiş tarihi arasındaki kullanım bedeli ise normal tarife bedeli toplamı hesaplanarak fatura düzenlenmesi gerektiği, bilirkişilikçe bu hesabın yapılmasının olanaksız olduğu rapor edilmiştir.
Davacı vekili, 23.01.2025 tarihli ıslah dilekçesi ile 7.963,95 TL'nin fatura tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunun bu yönleriyle hükme esas alınmaya uygun, gerekçeli ve denetlenebilir bulunması sebebiyle yeniden rapor alınması cihetine gidilmeyerek, tüm dosya kapsamından ve sunulan delillerden, davacının, sözleşme sona ermeden operatör taşıması yaptığı iddiasının davalı tarafça ispatlanamadığı, buna bağlı olarak davalının bu savunmasına itibar edilmediği, davalı tarafça faturanın fazladan düzenlendiği kanaatinin Mahkememizde hasıl olduğu, fazladan tahakkuk ettirilen 7.963,95 TL'nin davacı tarafça istenebileceği, davacının usulüne uygun ıslah yaptığı, her ne kadar davalı tarafından ıslaha karşı zaman aşımı itirazında bulunulmuş ise de, davanın belirsiz alacak davası olarak açılması sebebiyle ıslah edilen alacağın zaman aşımına uğramadığı tespit edilerek, taraflar arasındaki işin ticari iş olması sebebiyle 3095 sayılı kanun uyarınca ticari temerrüt faizinin talep edilebileceği, yine her ne kadar davacı tarafından fatura tarihinden itibaren faiz işletilmesi talep edilmiş ise de, temerrüdün, 05.03.2024 dava tarihi ile gerçekleştiği tespitiyle beraber, sonuç olarak davacının davasının kabulü ile, toplam 7.963,95 TL'nin 05.03.2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile toplam 7.963,95 TL'nin 05.03.2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL ile 135,00 TL ıslah harcının toplamı olan 562,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 52,80 TL harcın davalıdan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan peşin alınan 427,60 TL ile 135,00 TL ıslah harcının toplamı olan 562,60 TL harç gideri, 4.250,00 TL bilirkişi ücreti, 79,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 4.891,60 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 7.963,95 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Karar kesinleştiğinde varsa bakiye gider avansının yatırana iadesine,Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341/2 maddesi uyarınca miktar itibarıyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.