T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/159
KARAR NO : 2025/369
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 04/03/2024
KARAR TARİHİ : 28/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili -----arasında, Mobil Telefon Kurumsal Abonelik Sözleşmesi imzalanmış olduğunu, konu sözleşme uyarınca uyuşmazlığın karşı tarafı olan müvekkili şirketten kurumsal mobil telefon hatları kullandığını, imzalanan sözleşmelere istinaden, borçlu ---- Şirketi tarafından telefon hatları kullanılmış olduğunu, konu hatlardan kaynaklanan 86.821,38 TL asıl alacak tutarındaki fatura borcu ve cayma bedelleri ödenmediğini, borçlu tarafından belirtilen fatura borçlarının ödenmemesi üzerine borçlu aleyhine ---- Abonelik Sözleşmeleri İcra Müdürlüğü ----- sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, ancak borçlunun 10/05/2023 tarihinde ödeme emrine itiraz etmesi üzerine icra Müdürlüğü tarafından takibin durdurulmasına karar verildiğini, bu nedenlerle; Davalı/borçlunun, aleyhine açılmış ---- Abonelik Sözleşmeleri İcra Müdürlüğü -----. sayılı dosyası ödeme emrinde yazılı borca ve tüm ferilerine ilişkin itirazının iptali ile takibin devamına, Davalı/Borçlunun takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Haksız ve dayanaksız şekilde açılan işbu davanın öncelikle usulden, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine, ------ Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesi------ Esas sayılı takibinin iptaline, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı tarafça cevap dilekçesi süresinde ibraz edilmemiştir.
DELİLLER:
----- Abonelik Sözleşmeleri İcra Müdürlüğü ------ Esas sayılı dosyası, davacı şirkete yazılan müzekkere cevapları, bilirkişi kök ve ek raporları.----- Abonelik Sözleşmeleri İcra Müdürlüğü ------ Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 86.821,38 TL asıl alacak yönünden 18.04.2023 tarihinde icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı olarak "31/10/2022 tarihli Alacak 86.821,38 TL" açıklamasına yer verildiği, davalı tarafından 11.05.2023 tarihinde süresinde verilen itiraz dilekçesi ile borcun tamamına ve ferilerine itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
Dava, ----- Abonelik Sözleşmeleri İcra Müdürlüğü ------ Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.Arabuluculuk dava şartı bakımından yapılan değerlendirmede;
Dosyaya ibraz edilen Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağının incelenmesinde; ------ Arabuluculuk Bürosu, büro dosya numarası ---- ve arabuluculuk numarası ------- olan başvurunun taraflarla ilgili olduğu, tarafların görüşmeye katıldığı ve fakat anlaşma sağlanamadığından 26/07/2023 tarihli son tutanağın düzenlendiği, bu haliyle arabuluculuk dava şartının yerine getirilmiş olduğu görülmüştür.
Somut olayda; davacı ----- Şirketi ile -------Şirketi arasında, 04.11.2020 tarihli Mobil Telefon Kurumsal Abonelik Sözleşmesi imzalandığı, işbu sözleşme uyarınca davalı tarafın kurumsal mobil telefon hatları kullandığı, kullanılan hatta ilişkin düzenlenen 30/11/2022, 31/10/2022 ve 30/09/2022 tarihli toplam 86.821,38 TL asıl alacağın ödenmediği iddiasıyla huzurdaki davaya dayanak icra takibinin davalı aleyhine başlatıldığı, davalı tarafça icra takibine karşı itiraz edilmesi üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği ve akabinde huzurdaki davanın ikame edildiği görülmüştür.
Dava konusu faturalar;
30.09.2022 Tarihli fatura içeriğinde; 70905 adet yurtdışı ---- SMS, 2573 adet ----- SMS kullanımları olduğu, fatura bedelinin 81255,10 TL olduğu görülmüştür.
31.10.2022 Tarihli fatura içeriğinde gecikme bedeli ve vergiler olduğu, fatura bedelinin 1.248,10 TL olduğu görülmüştür.
30.11.2022 Tarihli fatura içeriğinde gecikme bedeli ve vergiler olduğu, fatura bedelinin 4318,18 TL olduğu görülmüştür.
Davalı tarafın takibe konu edilmeyen faturaların itirazın iptali davasına konu edilmesine yönelik itirazının değerlendirilmesinde;
Takip borçlusu ödeme emrine itirazında doğal olarak yalnızca kendisine yöneltilen borç ve borcun sebebine ilişkin ve bu alacak iddiası ile ile sınırlı olarak itirazda bulunmaktadır. Henüz talep edilmemiş ve takibe konu edilmemiş alacaklar için borcun kabulü veya reddi ve bu yönde açıklama yapmanın gereği bulunmadığı gibi bu yönde açıklama veya itirazda bulunma konusunda takip borçlusunun hukuki yararının olmadığı izâhtan varestedir. Ödeme Emrinin borçluya tebliğinin doğal sonucu olarak takip borçlusu ancak takip talebi ve ödeme emrinde gösterilen borcun sebebi ile ilgili itirazlarını ileri sürecek olup; değerli karşı oy yazısında da belirtildiği gibi itirazın iptali davaları takibe ve takip talebine sıkı sıkıya bağlı olan davalardan olmakla itirazın iptali davalarında takibin konusunu, borcun sebebini ve borç miktarının değiştirilmesi mümkün değildir. İtiraza uğrayarak duran takibini devam ettirmek isteyen borçlu koşulları varsa itirazın iptali davası açmak durumundadır. Borcun sebebi ve miktarı itirazın iptali davasında değiştirilemeyecektir. Borcun sebebini ve miktarının alacaklı tarafından değiştirilmesi ancak ve yeni bir icra takibi veya alacak davası ile mümkün olabilecektir. (YHGK ----- Esas ----- Karar sayılı ilamı)
Her ne kadar davalı tarafça icra takibine konu edilen fatura ile dava konusu edilen faturaların aynı olmadığı, icra takip dosyasının incelenmesinde dava konusu edilen 3 adet faturanın takip dayanağı belge olarak dosyada yer aldığı anlaşılmakla davalı tarafın bu yöndeki itirazları yerinde görülmemiştir.
Mahkememizce elektronik mühendisi bilirkişiden 07/10/2024 tarihli kök rapor alınmış, davalı tarafça rapora karşı itiraz edilmesi üzerine 09/12/2024 tarihli celsede aydınlatılması istenen hususlara ayrıntılı yer verilerek aynı bilirkişiden 28/01.2025 tarihli ek rapor alınmıştır.
Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; takibe konu edilen 31.09.2022,31.10.2022 ve 30.11.2022 tarihli faturalara ilişkin bilirkişi tarafından yapılan incelemede faturanın taraflar arasındaki sözleşmeye uygun olarak düzenlendiği, davalı tarafça işbu faturaların ödendiğine dair herhangi bir ödeme belgesinin dosyaya ibraz edilemediği, her ne kadar davalı tarafça davalı şirketin siber saldırıya uğradığı iddia edilmiş ise de taraflar arasındaki sözleşmenin 3.1.4 maddesinde yer alan hüküm gereği davacı şirketin davalının savunmaları kapsamındaki siber saldırıdan sorumlu olmayacağının taraflarca sözleşme serbestisi ilkesi çerçevesinde kararlaştırıldığı, kaldı ki bu ihtimalde dahi davacı tarafça taraflar arasındaki sözleşme gereği hizmet verildiği, davalı tarafın varsa oluştuğunu iddia ettiği zararını kendi sistemine dışarıdan haksız yere müdahale eden taraftan talep etmekte serbest olduğu, bununla birlikte her ne kadar davalı tarafça davacının davalı tarafa gönderdiği 07.09.2022 tarihli mail ile fatura bedelinin yükselmesi nedeniyle kısıtlanacağı belirtilmesine rağmen hattın kısıtlanmadığı bu nedenle davacı tarafın müterafik kusurunun bulunduğu iddia edilmiş ise de taraflar arasındaki sözleşme gereği davacı tarafa belirtilen şekilde sorumluluk yüklenmediği, yalnızca mail ile hat kullanımının kısıtlanacağının belirtilmesinin davacı tarafa kusur izafesi için yeterli olmadığı anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
İcra inkar tazminatı talebinin değerlendirilmesinde;
İtirazın iptali davalarında İİK'nın 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Bunlardan başka takibe konu alacağın likit ve belli olması zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi gerekmektedir. Böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise, ortada likid bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. (HGK'nın 07/06/2006 tarihli, -----. sayılı ilamı)
Somut olayda; dava konusu alacağın faturadan kaynaklandığı bu haliyle borç miktarının olayda olduğu gibi davalı şirket tarafından hesaplanıp belirlenmesinin mümkün olduğu anlaşılmakla 2004 sayılı İcra İflas Kanununun 67/2.maddesi gereğince davacı lehine koşulları oluşan icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.Yargılama giderleri bakımından yapılan değerlendirmede;6100 sayılı HMK'nin 331/1, 332/1 maddeleri gereğince aynı yasanın 323.maddesinde sayılan yargılama giderlerinin, davanın kabul edilmiş olması nedeniyle HMK m. 326 gereği davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de yine davanın kabul edilmiş olması nedeniyle hazineye gelir kaydedilmek üzere davalı taraftan tahsiline karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile davalı borçlunun ---- Abonelik Sözleşmeleri İcra Müdürlüğü ------ Esas sayılı icra takip dosyasına yaptığı İTİRAZIN İPTALİ ile takibin aynen devamına,
-Davalının takibe itirazı haksız görüldüğünden hüküm altına alınan 86.821,38 TL'nin % 20 si olan 17.364,27 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 5.930,76 TL karar ve ilam harcından baştan alınan 427,60 TL peşin harçtan mahsubuyla bakiye 5.503,16 TL karar ve ilam harcının davalı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvurma harcı, 427,60 TL peşin harç toplamı ile yargılama gideri olarak yapılan 4.122,50 TL'nin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL nispi vekalet ücretinın davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
6-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına,) Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle; ------ Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.