T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/311
KARAR NO : 2025/261
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 07/05/2024
KARAR TARİHİ : 20/03/2025
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız ---. Asliye Ticaret Mahkemesinede görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasında dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
DAVA/TALEP;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin; ---- sahasında, "------ " adresinde 25.06.2022 tarihinde, "------" adresinde 28.06.2022 tarihinde,----- adresinde 08.02.2022 tarihinde,----- adresinde 28.10.2022 tarihinde,------ adresinde 31.05.2021 tarihinde, davalı ----- tarafından yapılan/yaptırılan çalışmalar esnasında şirkete ait kablolar ile alt yapı tesislerine hasarlar verildiğini, hasarın ardından, davalı şirket teknik elemanlarınca hasar durumu tutanakla tespit edildiğini, akabinde kamu hizmeti niteliğinde olan iletişim hizmetinin aksamaması için ivedilikle hasarın giderilmesi adına gerekli çalışmalar yapıldığını, verilen hasar nedeniyle oluşan zararımızın ödenmesi adına Zorunlu Arabuluculuk kapsamında ----- Arabuluculuk Bürosuna yapmış olduğumuz müracaatımız da anlaşmazlıkla sonuçlandığını, sonuç olarak, davalı şirketin uğramış olduğu zararın tahsili için işbu davanın açılması zorunluluğu hasıl olduğunu, şirkete verilen hasarlar nedeniyle, ekte sunulan belgelerden de anlaşılacağı üzere şirket elemanlarca hasar tespit edilmiş olup, hasar keşif tutarı formu ve malzeme-işçilik cetveli düzenlendiğini, akabinde, kamusal hizmet niteliğinde olan iletişimin aksamaması adına, ivedilikle müteahhit firma tarafından zarar giderildiğini, taraflarınca-----İcra Müdürlüğü'nün ------ dosyası üzerinden, -----"adresi için ---- İcra Müdürlüğü'nün ---- . nolu dosyası üzerinden, ----- adresi için ----İcra Müdürlüğü'nün ---- nolu dosyası üzerinden, ----adresi için ----İcra Müdürlüğü'nün ---- nolu dosyası üzerinden,"-----adresi için-----. İcra Müdürlüğü'nün ----- nolu dosyası üzerinden, 2 yıllık süre geçmeden, ilamsız icra takipleri başlatıldığını, bu takiplere ilişkin ödeme emirleri davalıya, tebliğ edilmiş olup, davalı taraf borcun tamamına itiraz ettiğini, arz ve izah edilen nedenlerle, davalının haksız olan dava konusu-----İcra Müdürlüğü'nün----dosyası üzerinden,-----İcra Müdürlüğü'nün -----nolu dosyası üzerinden, ---- İcra Müdürlüğü'nün ----dosyası üzerinden----- İcra Müdürlüğü'nün -----No.lu dosyası üzerinden, ---- İcra Müdürlüğü'nün-----. her bir icra takibine itirazının ayrı ayrı iptali ile takiplerin devamına, haksız ve kötü niyetli davalı aleyhine her bir takip için ayrı ayrı % 20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, her bir takip için ayrı ayrı yargılama giderleri ve ücreti vekaletin de, karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ----, 4646 Sayılı Kanuna göre, ----- genelinde doğalgaz dağıtım ve satış faaliyetini yürüten, Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre faaliyet gösteren bir özel hukuk tüzel kişisi olduğunu, huzurda görülmekte olan bu davanın reddi gerektiğini, söz konusu adreslerden -----İş Ortaklığı tarafından kazı çalışmaları yapıldığını, ancak davacının iddia ettiği hasarlara ilişkin elinde herhangi bir belge bulunmadığını, bu nedenle, meydana gelen hasarın iddia olunduğu şekilde doğalgaz çalışmalarından kaynaklanıp kaynaklanmadığı tespit edilemediğinden hasar kalemlerini kabul etmediklerini ve ayrıca taraflarına husumet yöneltilemeyeceğini belirtmek istediklerini, davacı tarafından husumeti kazı çalışmalarını yapan müteahhit firmalar-----İş Ortaklığı'na yönlendirilmesi gerekirken davalı şirkete yönlendirdiğini, müteahhit firmalar ile davalı şirket arasındaki anahtar teslimi sözleşmenin bir gereği olarak ------ husumet yöneltilemeyeceğini, dava konusu hasarın tamir ve bakım miktarları da çok fahiş gösterildiğini, takdiri mahkemeye ait olmak üzere yapılacak bilirkişi incelemesi sonucunda hasarın giderimi için talep edilen masrafların gerçek değerlerinden yüksek tutulduğu açıkça görüleceğini, bu nedenle davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte hasar kalemlerini ve belirlenen masraf miktarlarını da kabul etmediklerini, yapılan açıklamalar ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle, fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla; haksız ve mesnetsiz açılan davanın, öncelikle zamanaşımı nedeni ile reddinde aksi halde husumet ve esas yönünden reddine, davanın müteahhit firmalara ve sigorta şirketine ihbar edilmesine, dava yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
DELİLLER : Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Son Tutanağı, Ticaret Sicil Kayıtları, ----. İcra Dairesinin ----- Esas, -----Esas sayılı takip dosyası UYAP Kayıtları, ----- İcra Dairesi'nin------ Esas sayılı dosyaları UYAP Kayıtları, ------ Yol Bakım ve Altyapı Koordinasyon Dairesi Başkanlığı Altyapı Koordinasyon Şube Müdürlüğü'ne Ait Müzekkere Cevabı, ---- ve ------ Belediye Başkanlığı Müzekkere Cevapları, Hasar Tespit Tutanakları, Hasar Bildirim Formları, Hasar resimleri, Hasar Onarımına ilişkin Fatura ve Belgeler, Tanık beyanları, Dosyadaki Sair Bilgi ve Belgeler.
TANIK (DAVACI TANIĞI) ----' Ben davacı şirkette tekniker olarak çalışıyorum, bana sormuş olduğunuz ----- tutanağı da ben ve arkadaşım düzenlemişti, bu olaylar genelde şirkete yapılan kesinti ihbarları sonucu ortaya çıkmakta biz de ihbarın olduğu yere giderek gerekli tespitleri yapmamız şeklinde gerçekleşmektedir, biz olay yerine gittiğimizde çalışmayı yapan kurumu çevreden ve genelde koydukları tabeladan ya da benzeri şerit gibi materyallerden tespit ederiz, zaten bu tür çalışmaları yapan kurumlar genelde ------ gibi yer altında hizmetlerinin sürdürmesi için tesisleri olan kurumlardır, yine bizim de aynı şekilde yer altı kablo ve tesislerimiz bulunduğundan bu tür kurumların yaptığı çalışmalarda birbirlerinin kablo ve güzergahlarına zarar verdikleri bilinen bir durumdur, bizim şirketin iletişim hatlarına zarar verildiğinde biz bu zararı hemen tespit eder ve iletişimin aksamaması için anında gideririz ve bunu merkeze bildiririz merkez de bunu faturaya bağlar ve zarar veren kurumdan talep eder, dava konusu olaylarda bu şekilde gerçekleşmiştir, bu tür kazı çalışmaları sürekli devam etmekte olup her gün yeni zararlar meydana geldiğini söyleyebilirim, benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir. 'şeklinde beyanda bulunmuştur.
TANIK (DAVACI TANIĞI) ----- ; ' Ben davacı şirkette tekniker olarak çalışıyorum, bana sormuş olduğunuz ------ tutanakları ben düzenlemiştim, bu olaylar genelde şirkete yapılan kesinti ihbarları sonucu ortaya çıkmakta biz de ihbarın olduğu yere giderek gerekli tespitleri yapmamız şeklinde gerçekleşmektedir, biz olay yerine gittiğimizde çalışmayı yapan kurumu çevreden ve genelde koydukları tabelalardan tespit ederiz, zaten bu tür çalışmaları yapan kurumlar genelde -----gibi yer altında hizmetlerinin sürdürmesi için tesisleri olan kurumlardır, yine bizim de aynı şekilde yer altı kablo ve tesislerimiz bulunduğundan bu tür kurumların yaptığı çalışmalarda birbirlerinin kablo ve güzergahlarına zarar verdikleri bilinmektedir, bizim şirketin iletişim hatlarına zarar verildiğinde biz bu zararı hemen tespit eder ve iletişimin aksamaması için anında gideririz, yapılan işlemleri tutanağa yazarı ve bunu merkeze bildiririz merkez de bunun bedelini belirler ve zarar veren kurumdan talep eder, dava konusu olaylarda bu şekilde gerçekleşmiştir benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir. 'şeklinde beyanda bulunmuştur.
İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİ VE VAKIALARA GÖRE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI:
Davalar; 6100 Sayılı HMK'nin 110.maddesine göre (davaların yığılması- objektif dava birleşmesi) 2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesi gereğince her bir icra dosyası yönünden ayrı ayrı açılmış itirazın iptali, takibin devamı ve tazminat isteminlerine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince davanın/davaların niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322. maddeleri gereğince basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak resen değerlendirmeye tabi başta zorunlu arabuluculuk dava şartı olmak üzere HMK'nin 114. maddesindeki genel dava şartları, taraf sıfatı, harç ve hak düşürücü süreye ilişkin hususlar incelenmek ve değerlendirilmek suretiyle ön inceleme duruşması icra edilmiş, uyuşmazlık belirlenmiş ve vaki davete rağmen duruşmaya katılan taraf vekillerinin uyuşmazlığı sulh yoluyla çözmek istemediklerine yönelik beyanları üzerine tahkikata geçilerek toplanan deliller değerlendirimiş, tahkikat işlem ve incelemeleri yerine getirilip tamamlanmış ve araştırılacak bir husus kalmadığı tespit edilerek aynı duruşmada hazır bulunan taraf vekillerinin usule ve esasa ilişkin sözlü açıklamaları da dinlenip zapta geçilerek aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.
Öncelikle davaya esas ---- İcra Dairesi'nin ----- Esas, ---- Esas, --- Esas, ----. İcra Dairesi'nin ----ve ----- Esas sayılı dosyaları UYAP sistemi üzerinden işbu dosyaya eklenmiş ve birer örneği çıkartılarak incelenmiştir. Yapılan incelemede icra dosyalarının davanın tarafları ve konusu ile uyumlu olduğu görülmüştür. Ayrıca ---- Büyükşehir Belediye Başkanlığına müzekkereler yazılarak dava konusu haksız eylemlerin tespiti bakımından gerekli bilgi ve belgeler istenmiştir. Dosyaya mübrez Arabuluculuk Son Oturum tutanaklarına göre de zorunlu arabuluculuk dava şartlarının yerine getirildiği ve anlaşmazlık üzerine işbu davanın açıldığı de tespit edilmiştir.
Bilindiği üzere haksız fiil öğretide; Hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmaktadır. Haksız fiilin unsurları ise eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak gösterilmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğmalı, zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ile zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6 ve 6100 Sayılı HMK'nin 190. maddelerinie göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı, haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır. 6098 Sayılı TBK'nin 50.maddesine göre de zarar gören ,zararını ve zarar verenini kusurunu ispat yükü altındadır. 6098 sayılı TBK'nin 61 ve 62. maddelerinde düzenlenen müteselsil sorumluluk esaslarına göre ise; birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır. Müteselsil sorumlulukta, kural olarak borçlulardan her biri 6098 sayılı TBK'nin 162 ve 163. maddelerine göre, borcun tamamından sorumludur. 6098 sayılı TBK'nin 167 maddesi uyarınca, sorumluların iç ilişkide kusur oranına göre, birbirlerine rücu hakları da mevcuttur. 6098 sayılı TBK'nin 168 maddesi uyarınca ise diğerlerine rücu hakkına sahip olan borçlulardan her biri ,tediye ettiği miktar kadar alacaklının haklarına halef olmaktadır.
2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesinde de ; "(Değişik fıkra: 17/07/2003-4949 S.K./15. md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (Değişik fıkra: 09/11/1988-3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga fıkra:17/07/2003-4949 S.K./103.md.)Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (Ek fıkra:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır." hükmü bulunmaktadır. Bu kuraldan hareketle; takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibi konusu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. İtirazın iptali davası, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. İtirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir.
Yukarıdan beri yapılan açıklamalar, toplanan deliller ve yapılan yargılamaya göre somut olaya bakıldığında ; davacı şirket tarafından -----" adresinde 31.05.2021 tarihinde, davalı ----- tarafından yapılan/yaptırılan çalışmalar esnasında şirkete ait kablolar ile alt yapı tesislerine hasarlar verildiğini, hasarın ardından, davacı şirket teknik elemanlarınca hasar durumu tutanakla tespit edildiğini, akabinde kamu hizmeti niteliğinde olan iletişim hizmetinin aksamaması için ivedilikle hasarın giderilmesi adına gerekli çalışmalar yapılarak hasarların onarım bedellerinin tahsili için davalı şirket aleyhinde her bir adres ve hasar için ayrı ayrı olacak şekilde ----- İcra Dairesi'nin ---- Esas,---- Esas, ----- Esas, ----İcra Dairesi'nin ---- ve ----- Esas sayılı dosyaları üzerinden genel takip yoluyla icra takipleri başlatıldığı, ödeme emirlerinin tebliği üzerine yapılan itirazlar nedeniyle takiplerin durdurulduğu ve bir yıllık hak düşürücü süre içinde işbu davanın/ların açıldığı sabittir. Davalı şirket tarafından öncelikle bu tür işlerin yüklenici firma tarafından yerine getirildiği/ yapıldığından varsa da zarardan kendilerinin sorumlu tutulamayacağı öne sürülmüş ve davanın ihbarı istenmiştir. Ancak olayda öncelikle davalı kurum kazı çalışmalarını alt taşeron başka şirketin/şirketlerin yaptığı aralarındaki sözleşme gereğince kendilerine husumet yöneltilemeyeceğine yönelik savunması haksız fiil sorumluluğunun zarara görene karşı sözleşme ile ortadan kaldırılamayacağı , işin asıl sahibinin davalı şirket olduğu, davalı şirket ile haksız eylemi gerçekleştiren şirket/ler arasındaki sözleşme ilişkisinin iç ilişkiye ilgilendirdiği, zarar gören davacı şirketin müteselsil sorumlu olan her iki tarafa da başvurabileceği gibi yalnızca birinden de talepte bulunabileceği anlaşıldığından yerinde görülmemiştir. Ayrıca HMK'nin 62. maddesi nezdinde usulüne uygun olarak davanın ihbarı talep edilmediği gibi davanın ihbarının yargılamayı uzatacağına ve gereksiz gider yapılmasına neden olacağı anlaşılmakla davanın ihbarı talebi yerine getirilememiştir. Mahkememizce davaya esas haksız eylemlerin yapıldığı adreslerda çalışma yapılıp yapılmadığı ve herhangi bir kazı veya çalışma izni alınıp alınmadığı hususu ---- Büyükşehir Belediyesinden sorulmuş ve ----- Altyapı Koordinasyon Müdürlüğü tarafından zararların meydana geldiği bazı adreslerde herhangi bir izin verilmediği/alınmadığı bildirilmiştir. -----tarafından bildirilen sorumluluk alanı gereği ----- Belediyesi tarafından ise bir adreste davalı kurum tarafından izin alındığı bildirilmiştir. ----- Belediyesi tarafından ise ----- adreste yapılan çalışma için izin alınmadığı bildirilmiştir. Bu duruma göre dosya kapsamındaki keşif ve hasar tespit tutanaklarından ve fotoğraflardan zararların davalı şirket adına bir kısım yer altı ve yer üstü kazı, yapım, onarım çalışmalarından kaynaklandığı, davacı şirket tarafından tespit edilen zarar miktarlarının açık bir şekilde ortada olduğu, davalı şirketin borca itiraz dilekçelerinde zarara ve zarar miktarlarına ilişkin somut ve net bir itiraz öne sürülmediği ancak cevap dilekçesinde istenen zarar miktarın/ların fahiş olduğunun beyan edildiği tespit edilmiştir. Hemen ifade edilmelidir ki; inşaat , su, atık su, iletişim, doğal gaz, kanalizasyon çalışması gibi altyapı hizmetlerinin ve inşai işlerin yapılması ve/veya yürütülmesi sırasında yer altı ve yer üstünde bulunan bu tür kablolara, yer altı ve yer üstü tesislerine zarar verilmesi işin niteliğine ve hayatın olağan akışına uygun olarak sıklıkla gerçekleştiği maruftur. Zira özellikle su, enerji ve iletişim alanlarında faaliyet gösteren kurum ve şirketler arasında aynı sebeplerden kaynaklanan yüzlerce uyuşmazlık bulunduğu, bu tür bakım ve onarım çalışmalarında birbirlerinin iletim hatlarına zararlar verildiği bilinmektedir. (HMK,187/2) Filhakika, somut olayda da davacı şirketin yer altındaki altyapı kablo ve tesislerine verilen zararın ve miktarının davacı şirket tarafından açıkça dökümlerinin gösterildiği, zararların genel kamu hizmeti niteliğindeki iletişim hizmetinin aksamaması için hemen giderildiği, buna ilişkin tüm bilgi, belge ve faturaların dosyaya ibraz edilmek suretiyle zararın ve miktarlarının açıkça ortaya konulup ispat edilmiş olduğu müşahede ve muhasebe edilmiştir. Böylece uyuşmazlıklar tanık beyanlarıyla da aydınlandığından başkaca delil araştırılmasına ve tartışılmasına gerek görülmemiş ve tahkikat bitirilmiştir. (HMK,146) Mahkememizce yargılamaya hakim olan ilkeler temelinde; ülkemizde köklü ve kurumsal bir şirket olduğu bilinen davacı şirket tarafından belirlenen ve gösterilen hasar ve hasarların onarım bedeline yönelik miktarların işin niteliğine göre dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerle uyumlu olduğu gibi hakimlik bilgi ve tecrübesine göre de günün piyasa şartları gereği kadri maruf olduğu sonuç ve kanaati hasıl olmuştur. (AY, 138/1, 141/3-4 , TMK,1/1, TBK, 49 vd, HMK, 25, 26, 27, 29, 30, 33, 266 vd.) Bütün bunlara göre davalı şirketin, hukuken kendi sorumluluğunda bulunan haksız fiilden doğan işbu zararları, TBK'nin 117/2 maddesi gereğince haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tazmin etme sorumluluğunun bulunduğu tespit edilmiştir. Ancak taraflar arasındaki temel ilişki ticari iş ve dava kapsamında olmadığından olaya yasal faiz uygulanması gerektiği anlaşılmıştır. (Yargıtay -----.HD. ------) Bu kapsamda mahkememizce takip dosyaları üzerinde istenen avans faizi yerine yasal faiz üzerinden işlemiş faizler hesaplanmış ve her bir dosya yönünden doğru sonuçlar bulunmuştur. Binaenaleyh; davacı şirket tarafından TBK'nin 49, 50/1,51/1 maddeleri esasında hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı yönünden TMK'nin 6 ve HMK'nin 190.maddeleri gereğince asıl alacak yönünden esastan ispatlanan; işlemiş faizler yönünde kısmen yerinde görülmeyen davaların ayrı ayrı kısmen kabul: kısmen reddi ile ; 2-)a-2004 sayılı İİK'nin 67/I maddesi gereğince davalı-borçlunun----. İcra Dairesinin ------ Esas sayılı takip dosyasına 1.966,06 TL asıl alacak ve 198,28 TL işlemiş yasal faiz olmak üzere toplam 2.164,34 TL yönünden yapmış olduğu itirazının iptali ile icra takibinin asıl alacağa ( 1.966,06 TL) takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek suretiyle devamına, fazlaya ilişkin ( 126,35 TL işlemiş faiz) davanın/talebin reddine, b-)Davacının, 2004 sayılı İİK'nin 67/II maddesi gereğince tazminat talebinin reddine, 3-)a-2004 sayılı İİK'nin 67/I maddesi gereğince davalı-borçlunun,---- İcra Dairesinin -----Esas sayılı takip dosyasına 6.968,80 TL asıl alacak ve 462,23 TL işlemiş yasal faiz olmak üzere toplam 7.431,03 TL yönünden yapmış olduğu itirazının iptali ile icra takibinin asıl alacağa ( 6.968,80 TL) takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek suretiyle devamına, fazlaya ilişkin (300,37TL işlemiş faiz) davanın/talebin reddine, b-)Davacının, 2004 sayılı İİK'nin 67/II maddesi gereğince tazminat talebinin reddine, 4-)a-2004 sayılı İİK'nin 67/I maddesi gereğince davalı-borçlunun-----İcra Dairesinin ----- Esas sayılı takip dosyasına 4.596,41 TL asıl alacak ve 308,27 işlemiş yasal faiz olmak üzere toplam 4.904,68 TL yönünden yapmış olduğu itirazının iptali ile icra takibinin asıl alacağa ( 4.596,41 TL) takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek suretiyle devamına, fazlaya ilişkin ( 178,95 TL işlemiş faiz) davanın/talebin reddine, b-)Davacının, 2004 sayılı İİK'nin 67/II maddesi gereğince tazminat talebinin reddine, 5-)a-2004 sayılı İİK'nin 67/I maddesi gereğince davalı-borçlunun, ----. İcra Dairesinin ------ Esas sayılı takip dosyasına 545,27 TL asıl alacak ve 65,21 TL işlemiş yasal faiz olmak üzere toplam 480,06 TL yönünden yapmış olduğu itirazının iptali ile icra takibinin asıl alacağa ( 545,27 TL) takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek suretiyle devamına, fazlaya ilişkin (51,87 TL işlemiş faiz) davanın/talebin reddine, b-)Davacının, 2004 sayılı İİK'nin 67/II maddesi gereğince tazminat talebinin reddine, 6-)a-2004 sayılı İİK'nin 67/I maddesi gereğince davalı-borçlunun, ---- İcra Dairesinin ----- Esas sayılı takip dosyasına 268,50 TL asıl alacak ve 46,34 TL işlemiş yasal faiz olmak üzere toplam 314,84 TL yönünden yapmış olduğu itirazının iptali ile icra takibinin asıl alacağa ( 268,50 TL) takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek suretiyle devamına, fazlaya ilişkin (35,34 TL işlemiş faiz) davanın/talebin reddine, b-)Davacının, 2004 sayılı İİK'nin 67/II maddesi gereğince tazminat talebinin reddine yönelik kararlar verilmesi gerekmiştir.
2004 Sayılı İİK'nin 67/2 maddesine göre davacı şirketin icra inkar tazminatı talepleri yönünden yapılan değerlendirmede ise; takiplere ve davaya/lara konu alacakların temelinin haksız fiilden kaynaklanması, haksız fiillerinde esasen doğrudan doğruya davalı tarafından gerçekleştirilmemiş olması, davalının zararlardan hukuki sorumluluğunun ve miktarlarının tespiti ve uyuşmazlığın çözümünün yargılamayı gerektirmesi karşısında, alacakların varlığı ve miktarlarının yargılama ve hukuki muhakeme sonucunda belirlenmesi nedeniyle alacakların davalı şirket yönünden likit/muayyen olmadığı sonuç ve kanaatiyle koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı taleplerinin her bir dosya yönünden ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden ise aynı yasanını 326/1 ve 327/1 maddesindeki dürüstlük kuralı birlikte değerlendirildiğinde, esasen davacının asıl alacaklara ilişkin davalarında haklı çıkmış olması, işlemiş faizden kaynaklı reddedilen kısmi miktarların mahkememizce gözetilen ve hesaplanan faiz türünden kaynaklanması, işbu miktarların davanın esasına ve yargılama giderlerine hiçbir etkisi görülmediği gibi, her halde haksız itiraz ile dava açılmasına ve yargılama giderleri yapılmasına davalının sebebiyet verdiği anlaşılmakla tamamen davalı şirket sorumlu tutulmuştur. Dolayısıyla bu kapsamda Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretlerinin tamamının da davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davanın KISMEN KABUL; KISMEN REDDİNE,
2-)a-2004 sayılı İİK'nin 67/I maddesi gereğince davalı-borçlunun----- İcra Dairesinin----- Esas sayılı takip dosyasına 1.966,06 TL asıl alacak ve 198,28 TL işlemiş yasal faiz olmak üzere toplam 2.164,34 TL yönünden yapmış olduğu itirazının iptali ile icra takibinin asıl alacağa ( 1.966,06 TL) takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek suretiyle devamına, fazlaya ilişkin ( 126,35 TL işlemiş faiz) davanın/talebin reddine, b-)Davacının, 2004 sayılı İİK'nin 67/II maddesi gereğince tazminat talebinin reddine,
3-)a-2004 sayılı İİK'nin 67/I maddesi gereğince davalı-borçlunun, -----. İcra Dairesinin ----- Esas sayılı takip dosyasına 6.968,80 TL asıl alacak ve 462,23 TL işlemiş yasal faiz olmak üzere toplam 7.431,03 TL yönünden yapmış olduğu itirazının iptali ile icra takibinin asıl alacağa ( 6.968,80 TL) takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek suretiyle devamına, fazlaya ilişkin (300,37TL işlemiş faiz) davanın/talebin reddine, b-)Davacının, 2004 sayılı İİK'nin 67/II maddesi gereğince tazminat talebinin reddine,
4-)a-2004 sayılı İİK'nin 67/I maddesi gereğince davalı-borçlunun, ----- İcra Dairesinin ---- Esas sayılı takip dosyasına 4.596,41 TL asıl alacak ve 308,27 işlemiş yasal faiz olmak üzere toplam 4.904,68 TL yönünden yapmış olduğu itirazının iptali ile icra takibinin asıl alacağa ( 4.596,41 TL) takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek suretiyle devamına, fazlaya ilişkin ( 178,95 TL işlemiş faiz) davanın/talebin reddine, b-)Davacının, 2004 sayılı İİK'nin 67/II maddesi gereğince tazminat talebinin reddine,
5-)a-2004 sayılı İİK'nin 67/I maddesi gereğince davalı-borçlunun, ---İcra Dairesinin ---- Esas sayılı takip dosyasına 545,27 TL asıl alacak ve 65,21 TL işlemiş yasal faiz olmak üzere toplam 480,06 TL yönünden yapmış olduğu itirazının iptali ile icra takibinin asıl alacağa ( 545,27 TL) takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek suretiyle devamına, fazlaya ilişkin (51,87 TL işlemiş faiz) davanın/talebin reddine, b-)Davacının, 2004 sayılı İİK'nin 67/II maddesi gereğince tazminat talebinin reddine,
6-)a-2004 sayılı İİK'nin 67/I maddesi gereğince davalı-borçlunun, -----İcra Dairesinin ------ Esas sayılı takip dosyasına 268,50 TL asıl alacak ve 46,34 TL işlemiş yasal faiz olmak üzere toplam 314,84 TL yönünden yapmış olduğu itirazının iptali ile icra takibinin asıl alacağa ( 268,50 TL) takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek suretiyle devamına, fazlaya ilişkin (35,34 TL işlemiş faiz) davanın/talebin reddine, b-)Davacının, 2004 sayılı İİK'nin 67/II maddesi gereğince tazminat talebinin reddine,
7-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.031,25 TL karar ve ilam harcından; peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubuyla bakiye 603,65 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
8-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen her bir arabuluculuk dosyası için ayrı ayrı hesaplanan toplam 17.280,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
9-)Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvurma harcı, 427,60 TL peşin harç ve 60,80 TL vekalet ve 36,50 TL posta ücreti olmak üzere toplam 952,50 TL harçtan oluşan yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
10-)Davacı şirket kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1,13/2 maddeleri uyarınca her bir icra dosyası için kabul edilen miktarlar üzerinden ayrı ayrı hesap ve takdir edilmek suretiyle -----İcra Dairesi'nin --- Esas sayılı dosyası yönünden 1.966,06 TL, ---- İcra Dairesi'nin ---- Esas sayılı dosyası yönünden 7.431,03 TL, ---- İcra Dairesi'nin ---- Esas sayılı dosyası yönünden 4.904,68 TL, ---- İcra Dairesi'nin ----- Esas sayılı dosyası yönünden 480,06 TL,---- İcra Dairesi'nin ----- Esas sayılı dosyası yönünden, 314,84 TL olmak üzere ) toplam 15.096,67 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
11-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, )Dair, davacı vekilinin yüzüne, karşı, davalı vekilinin yokluğunda ; 6100 sayılı HMK'nin 341/2. maddesi gereğince karar tarihi itibariyle kararın kabul ve reddedilen kısımlar yönünden davaya konu her bir icra dosyası için ayrı ayrı miktar itibarıyla (40,000.00 TL ) İstinaf kanun yoluna başvuru sınırının altında kaldığı anlaşılmakla kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.