T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/115
KARAR NO : 2025/260
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 15/02/2024
KARAR TARİHİ : 20/03/2025
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız -----. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasında dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
DAVA/TALEP;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 13.02.2023 tarihinde davalı ... şirketine ---- sayılı Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi kapsamında sigortalı bulunan ---- plakalı araç, müvekkile ait ----- plakalı araca çarparak maddi hasarlı trafik kazasının meydana gelmesine sebebiyet verdiğini, kaza sebebiyle davacının aracında hasar oluştuğunu, hasar bedelinin tahsili amacıyla davalı ... şirketine 25.04.2023 tarihinde müracaat dilekçesi teslim edilmiş ise de yasal süreler içerisinde tarafımıza herhangi bir ödeme yapılmadığını ve cevap da verilmediğini, akabinde uyuşmazlığın çözümü için Sigorta Tahkim Komisyonluğuna başvuru yapıldığını, işbu başvurusu -----uyuşmazlık başvuru numarası aldığını,----- sayılı uyuşmazlık başvuru dosyasında aldırılan 11/10/2023 raporunda davacının aracında meydana gelen hasar bedeli KDV dahil 34.810,00 TL olarak hesaplandığını, davacının aracında meydana gelen zararın onarılmasında gerçek zararın tazmin edilmesi esas olduğunu, davalının gerçek zararı ödeme yükümlülüğüne KDV de dahil olduğunu, bu sebeple davacının aracında meydana gelen zararın hesaplanmasında KDV miktarının da dahil edilmesi gerekeceğini, arz ve izah edilen nedenlerle fazlaya ve sair hususlara ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla; davacının-----plaka sayılı aracında meydana gelen hasarın tam ve kesin olarak tespit edilmesi sonrası taleplerini arttırma hakları saklı kalmak üzere alacakları şimdilik 10.000,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile poliçe limitleri dahilinde ödenmesi, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı üzerine tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Kazaya karışan ----- plaka sayılı araç müvekkil şirket nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalı olduğunu, davalı şirketin bu poliçedeki maddi zararlara ilişkin teminat limiti ise kaza tarihi itibariyle araç başına 120.000,00 TL olduğunu, dosya üzerinde yapılan tüm ödemeler poliçe teminat limitinden mahsup edilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla mahkeme tarafından dosyanın bilirkişiye tevdiinin uygun görülmesi halinde hasar gören otomobilin kaza sonrasında onarılmasının ekonomik olup olmayacağı ve sürüş güvenliği-ekonomik fayda gözetilerek pert total işlemi gerektirip gerektirmeyeceğininin tartışılması yönünde bilirkişiye verilmesini talep ettiklerini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla araç hasarı talebine ilişkin karşı yanın yokluğumuzda aldırmış olduğu tespit raporu veya faturalar varsa bunun kabulü mümkün olmadığını, fahiş hesaplamanın yer aldığı, herhangi bir amortismanın mahsup edilmediği ve ıskonto uygulanmadan hesaplamanın yapıldığı raporun/faturanın hükme esas alınmaması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla somut uyuşmazlıkta, dosyaya bakiye ödeme ve onarıma ilişkin de herhangi bir fatura sunulmadığını, arz ve izah edilen ve re’sen takdir edilecek nedenlerle; zamanaşımına uğramış davanın reddine, ret talepleri kabul edilmemesi halinde; kabul anlamına gelmemek kaydı ile, araç hasarı yönünden yukarıda belirttiğimiz gibi bilirkişi incelemesi yapılmasına ve tarafların kusur durumu ile bakiye teminat limiti gözetilerek hüküm kurulmasına, talebin kabulü halinde, dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline, karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
DELİLLER : Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Son Tutanağı, Nüfus Kaydı, ----- Noterler Birliği Trafik Tescil Kayıtları, Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı, Sigorta Bilgi Gözetim Merkezi Kayıtları, ZMMS Poliçesi, Başvuru Belgeleri ve Hasar Dosyası, Kaza ve Kazalı Araç Fotoğrafları, Bilirkişi Raporu, dosyadaki sair bilgi ve belgeler.
İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİNE GÖRE, VAKIA VE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI:
Dava , Maddi Hasarlı Trafik Kazası Nedeniyle davacının maliki/işleteni olduğu hususi araçta meydana gelen hasara bağlı olarak oluşan hasar onarım bedeli zararının ; 6102 Sayılı TTK'nin 1401 vd. ile 1483. maddeleri gereğince düzenlenen ZMMS poliçesi teminatı kapsamında 2918 sayılı KTK'nin 85/son, 91 ve 86/1, 88/1 maddeleri gereğince davalı ... tarafından tazmin edilmesi istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi yollamasıyla davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada; tensip zaptı hazırlanarak taraf vekillerine usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak öncelikle resen incelemeye tabi ZMMS poliçesi yönünden KTK'nin 97 ve 99 maddeleri gereği sigorta şirketine başvuru ile HMK'nin 114. maddesinde sayılan genel ve özel nitelikteki dava şartları, yargı harları ve taraf sıfatı gibi hususların incelenmesi ve değerlendirilmesi suretiyle ön inceleme duruşması icra edilmiş, uyuşmazlık belirlenmiş ve işbu dava yönünden ihtiyari nitelikte olduğu anlaşılan arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığından bu kez sulh teşviki yapılmasına rağmen duruşmada hazır bulunan davacı vekilinin beyanına göre tarafların sulh yoluyla çözümü de tercih etmediklerinin anlaşılması üzerine tahkikata geçilerek aşamalarda delillerin toplanması ve incelenmesi tamamlanarak tahkikat bitirilmiş ve son duruşmada hazır bulunan davacı vekilinin usule ve esasa ilişkin son sözleri de dinlenip zapta yazılmak suretiyle yargılama bitirilmiş ve aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.Somut olaya geçmeden önce dava konusu olayın hukuki temeli ve uyuşmazlığın çözümüne etki edecek yasal düzenlemelere ve Yargıtay uygulamalarına kısaca değinmekte yarar vardır.
Sigorta sözleşmesi 6102 sayılı TTK'nin 1401. Maddesinde düzenlenmiştir. 6102 sayılı TTK'nin1409.maddesinde sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu, 1459. maddede, sigortacının sigortalının uğradığı zararı tazmin edeceği, 1461. maddede ise sigortacının sorumluluğunun sigorta bedeli ile sınırlı olduğu hususlarına yer verilmiştir.
Bilindiği üzere haksız fiil ise öğretide; Hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmaktadır. Haksız fiilin unsurları ise eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak gösterilmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğmalı, zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ile zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6 ve 6100 Sayılı HMK'nin 190. maddelerinie göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı, haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır. 6098 Sayılı TBK'nin 50.maddesine göre de zarar gören ,zararını ve zarar verenini kusurunu ispat yükü altındadır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasa'nın 85/1. maddesinde, “ bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı” aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiştir. Yine aynı yasanın 88/1 maddesi gereği de bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.
Kaza tarihinde yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Yukarıda açıklanan yasal düzenlemelerden anlaşılacağı üzere, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Bu sebepledir ki, sigorta şirketinin sorumluluğu, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunması halinde sözkonusu olup poliçe limitiyle sınırlıdır. Zira, kanunun emredici hükmü gereği yaptırılan zorunlu trafik sigortalarında sigortacı, işletene düşen hukuki sorumluluğu teminat altına aldığına göre, ancak işletenin sorumlu olduğu oranda zarardan sorumlu olacaktır. İşletene hukuken yükletilemeyen zarardan, onun sorumluluğunu teminat altına alan sigortacının sorumlu tutulması da mümkün değildir. Zira sigorta şirketinin sorumluluğu 2918 Sayılı KTK'nin 86/1. maddesi gereğince işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusuru oranında poliçe limitiyle sınırlıdır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir.
Hasar onarım bedeli yönünden de; Yargıtay'ın istikrar kazanmış uygulamasına göre davalının sorumlu olacağı gerçek zarar miktarının saptanması bakımından, davaya konu kazanın oluş biçimine göre hasar görmesi kaçınılmaz olan araç parçaları ile bu hasarların onarımı için gerekli parça ve işçilik bedellerinin belirlenmesi, hasar onarım bedeline göre tamirin ekonomik olup olmadığı ve tamirin ekonomik olmadığının tespiti halinde araç sovtaj bedeli ile aracın kazadan önceki rayiç bedelinin belirlenip gerçek zarar tutarının hesap edilmesi gerekmektedir.
Yukarıdaki yapılan genel açıklamalar, toplanan deliller ve yapılan yargılama ışığında somut olaya baktığımızda; 13/02/2023 tarihinde ---- ilinde davacının malik/işleteni ve sürücüsü olduğu ----- plakalı hususi nitelikteki otomobil ile dava dışı ---- malik/işleten ve sürücüsü olduğu -----plaka sayılı ticari nitelikteki otobüsün karıştığı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği tespit edilmiştir. 2918 sayılı KTK'nin 83. Maddesi gereğince Trafik zabıtası tarafından düzenlenen Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağının bir örneği dosyaya mübrezdir. Haksız fiil niteliğindeki trafik kazasında kusurlu eylemiyle kazaya neden olduğu öne sürülen ----- plaka sayılı aracın dosyada mukim poliçeye göre kaza tarihi itibariyle davalı ... nezdinde 21/10/2021-21/10/2022 başlanğıç - bitiş tarihli araç başına maddi 100,000,00 TL limitli zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafın, 6918 Sayılı KTK'nin 97.maddesi gereğince davalı ZMMS sigorta şirketine başvuru yaptığı anlaşılmış olup, davalı ... tarafından oluşturulan hasar dosyası ve poliçe örneği de celp edilmiş olup davacıya ödeme yapılmadığı görülmüştür. Somut olayda uyuşmazlığın temelinin meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle doğrudan kusur ve hasara bağlı olarak oluşan değer kaybı üzerinde yoğunlaştığı, kusur oranının tespiti ile hasar onarım maliyetine göre meydana gelen hasar ve hasar onarım zararının belirlenmesi halinde uyuşmazlığın çözüleceği aşikardır. Bu kapsamda taraf vekillerinin iddia ve savunması kapsamında gösterdikleri deliller toplanmış ve uyuşmazlığın niteliği gereği resen getirtilmesi gereken bilgi ,belge ve kayıtlar dosyaya kazandırılmıştır. Buna müteakip taraf vekillerinin iddia ve savunması kapsamında gösterdikleri deliller toplanmış ve uyuşmazlığın niteliği gereği resen getirtilmesi gereken bilgi, belge, delil ve tüm kayıtlar dosyaya kazandırılmıştır. Mahkememizce bu kapsamda HMK'nin 266.maddesi gereğince uyuşmazlığın çözümü özel ve teknik bilgi gerektirdiğinden kusur oranları ve davaya konu zararın varlığı ve miktarının tespiti yönünden rapor düzenlenmesi için dosya ---- Bilirkişilik Bölge Kurulu Listesinden resen seçilen Makine Mühendisi bilirkişiye tevdi ve teslim edilmiştir. Makine Mühendisi Bilirkişi ----- tarafından düzenlenen 05/12/2024 tarihli raporda kazada kusurun kavşaklarda geçiş önceliğine uymayan davalıya sigortalı araç sürücüsünde olduğu ve kaza nedeniyle davacının aracında 34.810.00 TL hasar onarım zararı oluştuğu yönünde tespit, hesap ve görüş bildirilmiştir. Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilerek ileri sürülen beyan ve itirazlar değerlendirilmiş; ancak raporun gerekçeli, denetime açık ve hüküm verilmesi için elverişli ve yeterli bulunduğu anlaşılmakla vaki itirazlar yerinde görülmemiştir. (HMK,281/2,3,282) Bu kapsamda öncelikle somut olayda kusur yönünden kaza sonucunda kolluk tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağındaki kusur dağılımı ile bilirkişi raporunun birbirini teyit ettiği ve olaya uygun olduğu anlaşılmakla davalıya sigortalı araç sürücüsünün KTK'nin 84/1/h maddesindeki kavşaklarda geçiş önceliğine uymamak asli kuralını ihlal ettiğinden % 100 oranında kusurlu olduğu kabul ve takdir edilmiştir. (TBK, 74/1, HMK. 266 vd, 281/1, 282 Yargıtay ----HD.----- Bu kabulden hareketle Makine Mühendisi bilirkişi ----- tarafından düzenlenen raporda belirlenen hasar onarım bedelinin de yukarıda açıklanan ilkeler nazarında olaya ve dosya kapsamında bulunan delillerle ve özellikle davalı ... tarafından düzenlenen güncel araç değer formundaki hasar bedeli ile yaklaşık olarak örtüştüğü, hasar durumuna göre tamirin ekonomik olduğu gibi parça ve işçilik giderleri yönünden söz konusu zararın kaza tarihindeki piyasa rayiçlerine göre kadri maruf olduğu anlaşılmıştır. Davacı vekili tarafından işbu dava 6100 Sayılı HMK'nin 107.maddesi gereği belirsiz alacak davası olarak açıldığından mahkememizce bilirkişi kusur ve hasar raporu doğrultusunda alacağın/zararın miktarının tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu değerlendirilerek verilen süreye göre talep arttırılmış ve harç tamamlanmıştır. (HMK,107/2) Binaenaleyh, davacının davasını yargılamaya hakim olan ilkeler nezdinde TBK, 49, 50/1,51, KTK, 91/1, 85/1-son, 86/1 , 88/1 , TMK, 6 ve HMK, 190. maddeleri esaslarına göre benimsenen bilirkişi raporu da gözetildiğinde esastan ispat ettiği ve davasında haklı olduğu sonuç ve kanaatiyle; vaki talep artırım işlemi, davalıya sigortalı aracın ticari nitelikte olması nedeniyle avans faizi uygulanmasının gerekmesinin değerlendirilmesi sonucunda davanın kabulü ile; 34.180,00 TL hasar onarım tazminatının, 2918 sayılı KTK'nin 97 ve 99/1 maddeleri gereğince temerrüt tarihi olarak belirlenen 06/05/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte; (davalı ... şirketinin araç başına maddi 100.000,00 TL poliçe teminat limitiyle sınırlı/sorumlu olması kaydıyla) davalıdan alınarak, davacıya verilmesine karar verilmiştir. (AY.9, 36 ,138, 141, TMK, 1/1, 6 ,KTK. 3, 83, 84, 85, 86, 88, 91, 97, 99, 100, 109/1, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. TBK, 49, 50/1,51, 74, 117/1,2 TTK,16/1, 1401 vd, 1427/2, 1483 vd, HMK, 25, 26,27, 29, 30,31 107, 187/1, 190, 198, 266 vd, 282 )
6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden, 326/1 maddesi gereğince aleyhinde hüküm verilen davalı şirket sorumlu tutulmuştur. Bununla birlikte, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinine gelince; Yargıtay ------sayılı içtihatlarında da açıklandığı üzere işbu davanın yalnızca KTK'nin 97/1.maddesi uyarınca yalnızca sigortaya başvuru şartına tabi olduğu, ayrıca zorunlu arabuluculuğa tabi bir dava olmadığı halde davacı tarafından ihtiyari olarak arabuluculuk sürecine başvurulmuş olduğu anlaşılmakla davacının sorumlu tutulması suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddelesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davanın kabulü ile; 34.180,00 TL hasar onarım tazminatının, 2918 sayılı KTK'nin 97 ve 99/1 maddeleri gereğince temerrüt tarihi olarak belirlenen 06/05/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte; (davalı ... şirketinin araç başına maddi 100.000,00 TL poliçe teminat limitiyle sınırlı/sorumlu olması kaydıyla) davalıdan alınarak, davacıya verilmesine.
2-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.334,84 TL karar ve ilam harcından; başlangıçta alınan 427,60 TL peşin harç ile tamamlama harcı olarak yatırılan 424,00 TL harcın mahsubuyla bakiye 1.483,24 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-)Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvurma harcı 427,60 TL peşin harç, 60,80 TL vekalet harcı, 260,00 TL posta masrafı ve 4.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.676,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca hesap ve takdir edilen 30.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına)Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda ;6100 sayılı HMK'nin 341(2) maddesi gereğince karar tarihi itibariyle kararının miktar yönünden ( 34.180,00 TL< 40.000,00 TL) İstinaf kanun yoluna başvuru sınırının altında kaldığı anlaşılmakla kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.