T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/95
KARAR NO : 2025/244
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 08/02/2024
KARAR TARİHİ : 13/03/2025
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız-----. AsliyeTicaretnde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasında dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ /
DAVA/TALEP ;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının ---- plakalı aracın maliki olduğunu,-----ise kazaya sebebiyet veren ---- plakalı aracın maliki olduğunu, davalı -----. ise, ---- maliki olduğu ------ plakalı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğunu, 10.08.2023 tarihinde --- sevk ve idaresindeki --- plakalı aracın, davacı adına tescilli olan ----- plakalı araca park halindeyken çarpmış ve maddi hasarlı trafik kazası gerçekleştiğini, bu kaza sonucu çarpışmanın şiddeti ile müvekkile ait ---- plakalı araç büyük oranda hasar gördüğünü, kaza tespit tutanağı ile araçların ruhsat fotoğrafları ekte sunulmuştur. Kazadan sonra oluşan söz konusu hasar, eksper raporu ile tespit edildiğini ve araç ---- tarafından tamir edildiğini, onarımı gerçekleştirilen ve eşdeğeri ile değiştirilen parçalar eksper raporunda belirtilmiş olup rapor dilekçemiz ekinde sunulduğunu, davalı sigorta şirketinden celp edilecek hasar dosyası ile aracın hangi parçalarına hangi işlemlerin uygulandığı hususu netleşeceğini, izah edildiği üzere ve bedeli tam ve kesin olarak belirlendiğinde artırılmak üzere; davanın kabulü ile değer kaybı tutarı olarak şimdilik tespit edebildiğimiz tutar olan 1.000,00-TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigortadan alınarak müvekkile ödenmesine, yargılama harç ve giderleriyle, vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davalı sigorta şirketinin merkezi ---, ------ adresinde bulunduğunu, ikame edilmiş bulunan dava görevli ve yetkili mahkemede açılmadığını, görevli ve yetkili mahkemeler ----- Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, dava yasal süresi içerisinde açılmamış olup zamanaşımı yönünden de itirazlarının değerlendirilmesini talep ettiklerini, derdestlik ve husumet itirazlarının da bulunduğunu, dava konusu 10.08.2023 tarihli trafik kazasına karıştığı belirtilen---- plakalı aracın trafik sigorta poliçesi davalı şirketçe temin edildiğini, işbu trafik sigorta poliçe muhteviyatına göre şahıs başına daimi sakatlık ve ölüm teminatı ve maddi hasara yönelik karşı tarafa ödenebilecek tazminat tutarı sınırlandırıldığını, davalı sigorta şirketinden sigorta poliçesi ve diğer evraklar celbedildiğinde bu tutar görüleceğini, her ne kadar davacı, karşı tarafın %100 kusurlu olduğunu iddia etmişse de trafik kazalarında kusur değerlendirmesi için görevlendirilen teknik bilirkişiler, polisler veya eksperler hukuk bilgileri olmadığı için, yalnızca trafik kurallarına uyulup uyulmadığı yönünden değerlendirme yapmakta, eylem ile zararlı sonuç arasındaki nedensellik bağını, zararın hangi eylem ve davranıştan doğduğunu dikkate almadığını, davacı karşı tarafın Karayolları Trafik Kanunu’ndan doğan yükümlülüklerin ihlali nedeniyle tam kusuru bulunduğu iddia edilmiş olsa da; davacıların bu iddiası yalnızca olay yerine düzenlenen trafik kazası tespit tutanağına dayandığını, araçta meydana gelen değer kaybına ilişkin taleplerin ise hangi şartlarda doğacağı belirlenmiş olup hasar gören bölgenin daha önce hasara uğramamış ya da yenileme işlemine tabi tutulmamış olması, basit onarımla giderilebilecek hasarların dışarıda tutulması gibi sebepler gözetilerek kabul anlamına gelmemekle birlikte şayet bir maddi değer kaybı oluştuysa da gerekli incelemelerin yapılarak uygun olup olmadığı noktasında hukuki uzman görüşü gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle beraber davalı şirket uhdesinde bulunan poliçe tek ve limitli bir poliçe olduğunu, yine kabul anlamına gelmemekle beraber davalı sigorta şirketine yapılmış bulunan tam ve eksiksiz bir başvurudan söz edilemeyeceğini, trafik kazası tespit tutanağı, sürücülerin ve görgü tanıklarının ilk ifadeleri, karakol yazısı, alkol raporları araçların sahip ve işletenlerinin adları ve adresleri,sigorta poliçelerinin fotokopileri, zarar gören kişiler hakkında bilgiler, C. Savcılığı iddianamesi, fezleke veya takipsizlik kararı, ceza davası açılmışsa dosya nosu ve dosyadaki belgelerin fotokopileri, C. Savcılığı hazırlık aşamasında veya ceza mahkemesince keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmışsa, tutanak ve bilirkişi raporlarının birer suretinin olması gerektiğini, yukarıdaki anlatımların yanında ayrıca, adli tabip raporu kaza geçiren kişinin kimlik bilgileri, işi , iş yeri, mesleği, kazancı, öğrenim durumu hakkında belgeler ve bilgiler,hastane kayıtları ve tedavi belgeleri, tedavi sürmekte ve yeni bir ameliyat gerekmekte ise, buna ilişkin bilgiler, geleceğe yönelik tedavi ve ameliyat söz konusu ise buna ilişkin hekim raporu olmak zorunda olduğunu, ekspertiz ücretine ilişkin dekont sunulması gerekmekte olup ekspertiz ücretine ve KDV'ye ilişkin de itirazları bulunduğunu, aracın pert olduğuna ilişkin bilgi ve belgelere de itiraz ettiklerini, bu hususun alanında uzman bir bilirkişi tarafından değerlendirilmesi gerektiğini, izah edilen ve re'sen gözetilecek nedenlerle; öncelikle davanın reddine, davalı şirketçe ilgili poliçe ve şartlar uyarınca şayet tazmini gerçekleştirilmiş bir tutar söz konusu ise buna ilişkin tutarların mahsubu ile herhangi bir sorumluluğumuz bulunmadığından davanın reddine, davada temerrüdleri bulunmadığından faiz talebinin reddine, belgeler dosyaya intikal ettikten sonra olabilecek talep, itiraz ve dava hakları saklı tutulmasına karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
DELİLLER : Nüfus Kaydı, ----- Noterler Birliği Trafik Tescil Kayıtları, Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı, Sigorta Bilgi Gözetim Merkezi Kayıtları, ZMMS Poliçesi, Başvuru Belgeleri ve Hasar Dosyası, Ekspertiz Raporu, Banka Dekontları, Kaza ve Kazalı Araç Fotoğrafları, Bilirkişi Raporu, dosyadaki sair bilgi ve belgeler.
İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİNE GÖRE, VAKIA VE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI:
Dava , Maddi Hasarlı Trafik Kazası Nedeniyle davacının maliki/işleteni olduğu hususi araçta meydana gelen hasara bağlı olarak oluşan değer kaybı zararının ; 6102 Sayılı TTK'nin 1401 vd. ile 1483. maddeleri gereğince düzenlenen ZMMS poliçesi teminatı kapsamında 2918 sayılı KTK'nin 85/son, 91 ve 86/1, 88/1 maddeleri gereğince davalı sigorta şirketinden tarafından tazmin edilmesi istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi yollamasıyla davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada; tensip zaptı hazırlanarak taraf vekillerine usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak öncelikle resen incelemeye tabi ZMMS poliçesi yönünden KTK'nin 97 ve 99 maddeleri gereği sigorta şirketine başvuru ile HMK'nin 114. maddesinde sayılan genel ve özel nitelikteki dava şartları, yargı harları ve taraf sıfatı gibi hususların incelenmesi ve değerlendirilmesi suretiyle ön inceleme duruşması icra edilmiş, uyuşmazlık belirlenmiş ve işbu dava yönünden ihtiyari nitelikte olduğu anlaşılan arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığından bu kez sulh teşviki yapılmasına rağmen duruşmada hazır bulunan taraf vekillerinin beyanlarına göre tarafların sulh yoluyla çözümü de tercih etmediklerinin anlaşılması üzerine aynı celse tahkikata geçilerek aşamalarda delillerin toplanması ve incelenmesi tamamlanarak tahkikat bitirilmiş ve son duruşmada hazır bulunan taraf vekillerinin usule ve esasa ilişkin son sözleri de dinlenip zapta yazılmak suretiyle yargılama bitirilmiş ve aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.
Somut olaya geçmeden önce dava konusu olayın hukuki temeli ve uyuşmazlığın çözümüne etki edecek yasal düzenlemelere ve Yargıtay uygulamalarına kısaca değinmekte yarar vardır.
Sigorta sözleşmesi 6102 sayılı TTK'nin 1401. Maddesinde düzenlenmiştir. 6102 sayılı TTK'nin1409.maddesinde sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu, 1459. maddede, sigortacının sigortalının uğradığı zararı tazmin edeceği, 1461. maddede ise sigortacının sorumluluğunun sigorta bedeli ile sınırlı olduğu hususlarına yer verilmiştir.
Bilindiği üzere haksız fiil ise öğretide; Hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmaktadır. Haksız fiilin unsurları ise eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak gösterilmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğmalı, zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ile zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6 ve 6100 Sayılı HMK'nin 190. maddelerinie göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı, haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır. 6098 Sayılı TBK'nin 50.maddesine göre de zarar gören ,zararını ve zarar verenini kusurunu ispat yükü altındadır.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasa'nın 85/1. maddesinde, “ bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı” aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiştir. Yine aynı yasanın 88/1 maddesi gereği de bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.
Kaza tarihinde yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
Yukarıda açıklanan yasal düzenlemelerden anlaşılacağı üzere, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Bu sebepledir ki, sigorta şirketinin sorumluluğu, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunması halinde sözkonusu olup poliçe limitiyle sınırlıdır. Zira, kanunun emredici hükmü gereği yaptırılan zorunlu trafik sigortalarında sigortacı, işletene düşen hukuki sorumluluğu teminat altına aldığına göre, ancak işletenin sorumlu olduğu oranda zarardan sorumlu olacaktır. İşletene hukuken yükletilemeyen zarardan, onun sorumluluğunu teminat altına alan sigortacının sorumlu tutulması da mümkün değildir. Zira sigorta şirketinin sorumluluğu 2918 Sayılı KTK'nin 86/1. maddesi gereğince işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusuru oranında poliçe limitiyle sınırlıdır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir.
Hasar onarım bedeli yönünden de; Yargıtay'ın istikrar kazanmış uygulamasına göre davalının sorumlu olacağı gerçek zarar miktarının saptanması bakımından, davaya konu kazanın oluş biçimine göre hasar görmesi kaçınılmaz olan araç parçaları ile bu hasarların onarımı için gerekli parça ve işçilik bedellerinin belirlenmesi, hasar onarım bedeline göre tamirin ekonomik olup olmadığı ve tamirin ekonomik olmadığının tespiti halinde araç sovtaj bedeli ile aracın kazadan önceki rayiç bedelinin belirlenip gerçek zarar tutarının hesap edilmesi gerekmektedir. Değer kaybı ise, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmiştir. (Yargıtay ----.HD'ni ---- sayılı ilamı)Yukarıdaki yapılan genel açıklamalar, toplanan deliller ve yapılan yargılama ışığında somut olaya baktığımızda; 10/08/2023 tarihinde ---- ili, ---- ilçesi, ----Caddesi üzerinde davacının malik/işleteni olduğu park halindeki --- plakalı hususi nitelikteki otomobile, dava dışı ---- adına kayıtlı, yine dava dışı --- sevk ve idaresindeki ----- plaka sayılı ticari kamyonet niteliğindeki aracın çarpması şeklinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği tespit edilmiştir. 2918 sayılı KTK'nin 81/2 maddesinde düzenlenen 'Yalnız maddi hasar meydana gelen kazalarda, kazaya dahil kişilerin tümü, yetkili ve görevli kişinin gelmesine lüzum görmezlerse, bunu aralarında yazılı olarak saptamak suretiyle kaza yerinden ayrılabilirler' hükmü gereği kaza sonucunda kazaya karışan araç sürücüleri tarafından Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 152/2 maddesinde açıklanan şekilde görüşlerinin de yazılı olduğu Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağının bir örneği dosyaya mübrezdir. Bu tutanağa ve sürücü beyanlarına göre vaki kazada kusurun park halindeki araca çarpan davalıya sigortalı araç sürücüsünde olduğu anlaşılmaktadır. Haksız fiil niteliğindeki trafik kazasında kusurlu eylemiyle kazaya neden olduğu öne sürülen ------ plaka sayılı aracın dosyada mukim poliçeye göre kaza tarihi itibariyle davalı sigorta şirketi nezdinde 22/05/2023-22/05/2024 başlanğıç - bitiş tarihli araç başına maddi 120.000,00 TL limitli zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafın, 6918 Sayılı KTK'nin 97.maddesi gereğince davalı ZMMS sigorta şirketine başvuru yaptığı anlaşılmış olup, davalı şirketi tarafından oluşturulan hasar dosyası ve poliçe örneği de celp edilmiş olup kısmi ödeme yapıldığı görülmüştür. Somut olayda uyuşmazlığın temelinin meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle doğrudan kusur ve hasara bağlı olarak oluşan değer kaybı üzerinde yoğunlaştığı, kusur oranının tespiti ile hasar onarım maliyetine göre meydana gelen değer kaybı zararının belirlenmesi halinde uyuşmazlığın çözüleceği aşikardır. Bu kapsamda taraf vekillerinin iddia ve savunması kapsamında gösterdikleri deliller toplanmış ve uyuşmazlığın niteliği gereği resen getirtilmesi gereken bilgi ,belge ve kayıtlar dosyaya kazandırılmıştır. Buna müteakip taraf vekillerinin iddia ve savunması kapsamında gösterdikleri deliller toplanmış ve uyuşmazlığın niteliği gereği resen getirtilmesi gereken bilgi, belge, delil ve tüm kayıtlar dosyaya kazandırılmıştır. Mahkememizce bu kapsamda HMK'nin 266.maddesi gereğince uyuşmazlığın çözümü özel ve teknik bilgi gerektirdiğinden kusur oranları ve davaya konu zararların varlığı ve miktarlarının tespiti yönünden rapor düzenlenmesi için dosya ----- Bilirkişilik Bölge Kurulu Listesinden resen seçilen Makine Mühendisi bir bilirkişiye tevdi ve teslim edilmiştir. Bilirkişi Makine Mühendisi ----- tarafından düzenlenen 28/11/2024 tarihli raporda özetle; A-) ----- plakalı araç Sürücüsü 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununa bağlı Yönetmeliğin ilgili bentlerinde açıklanan hükümler gereği, trafik kurallarını ihlal ettiğinden kazanın oluşumunda birinci derecede etkenlik arz ettiği için: % 100 ASLİ KUSURLU OLDUĞU, B-) ----- Plakalı araç Sürücüsü 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa bağlı yönetmelikte belirtilen sürücülerin uyması zorunlu kurallara riayet ettiği bu kazanın oluşumunda alabileceği herhangi bir tedbir ve önlem bulunmadığından kendisine kusur izafe edilmesinin uygun görülmediği ve kazanın meydana gelişinde ATFI KABİL KUSURU bulunmadığı, C-) 10.08.2023 tarihinde meydana gelen kaza da Trafik kazası tespit tutanağındaki bilgiler ve dosya içeriğinde bulunan ----- tarafından sunulmuş hasar bilgilerinin,----- plakalı araçta üzerinde oluşan hasarlı parçalar ile uyumlu olduğu değerlendirmesi yapılmıştır. D-) Davacı tarafın derdest davaya konu ettiği talebin, sigortalısının belirlenen kusur oranı nispetinde davalı sigortacının, ---- plakalı ----- marka araç için düzenlediği ve riziko anında geçerli ve yürürlükte olduğu çekişmesiz olan araç başına 120.000,00 TL limit üzerinden ----- sayılı Zorunlu Mali Sorumluluk (trafik) Sigortası kapsamındadır E-) Yargıtay uygulamaları doğrultusunda ‘’aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybının ne olduğunun, daha önce aracın karıştığı kazaların neler olduğu ve bunların değer kaybına etkisinin olup olmadığı’’ hususları çerçevesinde yapılan teknik incelemede: Bu bilgiler dâhilinde ---- plakalı, ---- marka, ----- tipi, ------ model araçta oluşan Değer Kaybı bedeli için, derdest davaya konu ettiği ve davalının tazmin etmesini istediği toplam zararının, “ayrıntıları yukarıda açıklanan nedenlerle, 20.000.00 TL değer kaybı oluştuğu , Dosya içeriğinde davalı Sigorta firması tarafından, dava konusu ---- plakalı, ---- marka, ----tipi, ------ model araçta oluşan Değer Kaybı bedeli için 7.500,00 TL banka ödeme dekontunun mevcut olduğu, (hasar bedeli için 20.215,00 TL banka ödeme dekontunun mevcut olduğu), BAKİYE TUTAR= 20.000,00 TL – 7.500,00 TL = 12.500,00 TL (poliçe limit kapsamında bakiye tutarın oluştuğu) değer kaybı zararı bulunduğu yönünde tespit, hesap ve görüş bildirilmiştir. Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilerek ileri sürülen beyan ve itirazlar değerlendirilmiş; ancak rapor gerekçeli, denetime açık ve hüküm için elverişli ve yeterli görülmekle itirazlar yerinde görülmemiştir. (HMK,281/2,3,282) Bu kapsamda öncelikle somut olayda kusur yönünden esasen kaza sonucunda sürücüler tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağı ile bilirkişi raporunun birbirini teyit ettiği, fotoğraflardan da açıkça görüldüğü üzere davalıya sigortalı araç sürücüsünün davacıya ait park halindeki motorlu araca çarptığı ve böylece davalıya sigortalı araç sürücüsünün KTK'nin 84/f,j,l maddelerinde düzenlenen doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapmak, manevraları düzenleyen genel şartlara uymamak ve park için ayrılmış yerlerde veya taşıt yolu dışında kurallara uygun olarak park edilmiş araçlara çarpmak asli kurallarını ihlal ettiği, kazanın tek sebebinin bu haksız eylemler olduğu ve böylece kazada davalıya sigortalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğu (%-100) kabul ve takdir edilmiştir. (TBK, 74/1, HMK. 266 vd, 281/1, 282 Yargıtay ----HD.----.) Bu kabulden hareketle Makine Mühendisi bilirkişi ----- tarafından düzenlenen raporda belirlenen değer kaybı bedelinin de yukarıda açıklanan ilkeler nazarında olaya ve dosya kapsamında bulunan delillerle ve özellikle delil niteliğindeki ekspertiz raporundaki hasar tespitleriyle örtüştüğü, aracın marka, model, km, önceki ve vaki kazaya bağlı hasar durumu nazarında söz konusu zararın kaza tarihindeki piyasa rayiçlerine göre kadri maruf olduğu ve özellikle aracın kaza öncesi değeri ile kaza sonrası piyasa değeri arasındaki farkın değer kaybına ilişkin gerçek zararı yansıtığı anlaşılmıştır. Davacı vekili tarafından işbu dava 6100 Sayılı HMK'nin 107.maddesi gereği belirsiz alacak davası olarak açıldığından mahkememizce kısmi ödeme ve bilirkişi raporu doğrultusunda alacağın/zararın miktarının tam ve kesin olarak belirlenebilmesi mümkün olduğu değerlendirilerek verilen süreye göre talep artırılmış ve harç tamamlanmıştır. (HMK,107/2) Binaenaleyh, davacının davasını yargılamaya hakim olan ilkeler nezdinde TBK, 49, 50/1,51, KTK, 91/1, 85/1-son, 86/1 , 88/1 , TMK, 6 ve HMK, 190. maddeleri esaslarına göre benimsenen bilirkişi raporu da gözetildiğinde esastan ispat ettiği ve davasında haklı olduğu sonuç ve kanaatiyle; vaki talep artırım işlemi, taleple bağlılık ilkesi gereği yasal faiz uygulanmasının gerekmesi gibi hususların değerlendirilmesi sonucunda davanın kabulü ile ;12.500,00 TL değer kaybı tazminatının, 2918 sayılı KTK'nin 97 ve 99/1 maddelerine gereğince başvuruya bağlı olarak temerrüt tarihi olarak belirlenen 06/12/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte; (davalı sigorta şirketinin araç başına maddi 120.000,00 TL poliçe teminat limitiyle sınırlı/sorumlu olması kaydıyla) davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. (AY.9, 36 ,138, 141, TMK, 1/1, 6 ,KTK. 3, 83, 84, 85, 86, 88, 91, 97, 99, 100, 109/1, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. TBK, 49, 50/1,51, 74, 117/1,2 Sigortacılık Kanunu, 2/1,n, 22/13, 22/17, TTK,16/1, 1401 vd, 1427/2, 1483 vd, HMK, 25, 26,27, 29, 30,31 107, 187/1, 190, 198, 266 vd, 282 )
6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden, 326/1 maddesi gereğince aleyhinde hüküm verilen davalı şirket sorumlu tutulmuştur. Bununla birlikte, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinine gelince işbu davanın KTK'nin 97/1.maddesi uyarınca yalnızca sigortaya başvuru şartına tabi olup, ayrıca zorunlu arabuluculuğa tabi bir dava olmadığı halde davacı tarafından arabuluculuk sürecine başvurulmuş olduğundan, davalı sigorta şirketinin arabuluculuk ücretinden sorumlu tutulması mümkün görülmemiştir. (Bkz; Yargıtay ---- Bu kapsamda davacı ve davalı sigorta şirketi yönünden ihtiyari nitelikteki arabuluculuk sürecinden ve ücretinden ise davacının sorumlu tutulması suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddelesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davanın kabulü ile; 12.500,00 TL değer kaybı tazminatının, 2918 sayılı KTK'nin 97 ve 99/1 maddelerine gereğince temerrüt tarihi olarak belirlenen 06/12/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte; (davalı sigorta şirketinin araç başına maddi 120.000,00 TL poliçe teminat limitiyle sınırlı/sorumlu olması kaydıyla) davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 853,88 TL karar ve ilam harcından; başlangıçta alınan 427,60 TL peşin harcın mahsubuyla bakiye 426,28 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-)Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvurma harcı 427,60 TL peşin harç, 60,80 TL vekalet harcı, 86,00 TL posta masrafı ve 4.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.502,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1,2 maddeleri uyarınca hesap ve takdir edilen 12.500,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, ) Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı; 6100 sayılı HMK'nin 341(2) maddesi gereğince karar tarihi itibariyle miktar yönünden (12.500,00TL<40.000,00) İstinaf kanun yoluna başvuru sınırının altında kaldığı anlaşılmakla kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.