T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/824
KARAR NO : 2025/237
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVANIN İLK AÇILDIĞI TARİH : 30/11/2023
MAHKEMEMİZE TEVZİ TARİHİ : 04/12/2023
KARAR TARİHİ : 11/03/2025
---- Asliye Hukuk Mahkemesinin ---- Esas ------ Karar sayılı gönderme kararı üzerine mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile dava dışı sigortalı -----arasında -----numaralı 05-11-2021 / 05-11-2022 süreli Sigorta Poliçesi imzalandığını, Dava dışı sigortalı işyerinde bulunan ---- model----- seri numaralı 2021 yılı üretim tarihli yangın söndürme sistemi 21.02.2022 tarihinde ----- numaralı Servis Raporu ile sabit olduğu üzere davalı şirket tarafından kurulmuş ve devreye alındığını, davalı tarafından kurulumu yapılan söz konusu yangın sisteminin 04.08.2022 tarihinde patlaması nedeniyle oluşan ıslanma hasarının tespiti için müvekkili şirket tarafından ekspertiz raporu alındığını ve dava dışı sigortalı zararı 585,580.40-TL olarak tespit edildiğini, Müvekkili şirket tarafından ekspertiz raporu ile sovtaj yapılmak suretiyle tespit edilen sigortalı zararı 425.580,40-TL, 14.09.2022 tarihinde tazmin edildiğini, yapılan ödemenin akabinde alacağın tahsili amacıyla ---- İcra Müdürlüğü ----- sayılı dosyası ile icra takibine girişildiğini, ancak bu takip de davalı borçlunun haksız ve mesnetsiz itirazları neticesinde durdurulduğunu, takibin devamı amacıyla itirazın iptali davası açılmak üzere, uyuşmazlık konusu sigorta poliçesinden doğan bir alacak olduğundan 6102 Sayılı TTK 5/A. maddesi gereğince arabuluculuk başvurusu yapıldığını, ancak 20.11.2023 tarihli tutanak ile de tarafların anlaşamadıklarını belirterek fazlaya ilişkin tüm dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile davalı/borçlunun haksız ve kötüniyetli borca ve faize itirazlarının iptaline, takibin 425.580,40-TL asıl alacak ve 5.351,82-TL işlemiş faiz üzerinden devamına, davalı/borçlu aleyhine %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinindavalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın zaman aşımına uğradığını, dava dilekçesinde beyan edildiği üzere sistemin patlaması gibi bir durum söz konusu olmadığını, davacı yan tarafından zararın 585.580,40-TL olarak tespiti ile sovtaj uygulamasının usul ve esaslarına ve de sovtaj uygulaması neticesinde 425.580,40-TL Tazmin uygulamasına da açıkça itiraz ettiklerini, devreye alınan yangın pompasının çalışma prensipleri 2012 yılı temmuz ayında yayınlanan ----sabit yangın söndürme sistemleri - otomatik püskürtme sistemleri-tasarım, kurulum ve bakım normlarına normlarına harfiyen uygun bir biçimde üretildiğini ve devreye alındığını, devreye alınan yangın pompasının daha önceden bina edilmiş yapı tesisatına bağlanmasından sonra devreye alınmasının müvekkilinin ediminin tek konusu olduğunu, bu noktada eylem ile netice arasındaki illiyet bağının müvekkili şirketin sorumluluğuna gidilecek şekilde kurulmuş olduğunun kabulü kesinlikle mümkün olmadığını, kesinlikle kabul anlamına gelmemek ve kabul etmemekle birlikte, eser sözleşmesi düzenlemesinin mevcudiyeti ve varlığı kabul edilse dahi, müvekkili yalnızca yangın pompasının devre elemanları ile birleştirilmesinden sonra devreye alma edimini tam yetkili ve donanımlı servisi ile ifa etmiş (pompa emme sisteminin depodan sağlıklı su çekmesi, ana yağmurlama şebekesine uygun basınçta ve uygun şartlarda suyun iletilmesi şartlarının sağlanmasını kontrol ile, pompayı mevzuatın talebi doğrultusunda stand/by konumuna alarak risk anında otomatik devreye girmek üzere çalışır vaziyette teslim ile sınırlıdır) olup yaşandığı iddia edilen patlamanın gerçekleştiği yangın sisteminin kurucusu olmadığını, bu noktada tesisat projesine ait tüm bilgilerin sigortalı olduğu iddia edilen -----ve davacıdan ayrı ayrı celbini talep ettiklerini, davacı yanın ödeme tarihinden itibaren faiz talep etmek hakkı olmadığını, davacı yanın davasını kesinlikle kabul etmemek ve kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için müvekkilinin sorumluluğu kabul edilse dahi talep yargılamayı gerektirdiği gibi yapılan ödeme anından itibaren faiz talebi hukuken kabul edilebilir olmadığını beyan ederek davacı, davacı selefi olan sigortalı, eksper ve diğer tüm ilgililer aleyhine yapılacak her türlü, idari ve adli-hukuki-cezai başvuru, şikayet, talep, dava ve bilcümle yasal hakları saklı kalmak kaydıyla; davanın ----- ihbarına, haksız ve mesnetsiz davanın reddine, davacı yanın %20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine (tazminatın davacıdan alınarak müvekkil şirketine ödenmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline dair karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
İhbar olunana HMK 61 vd. maddeleri uyarınca usulüne uygun tebligat yapılmıştır.
SAFAHAT
----Asliye Hukuk Mahkemesinin ----- Esas ------ karar sayılı kararı ile; "1-Mahkememiz esasının kapatılmasına,2-Sehven mahkememize gönderilen dosyanın ----- Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmek üzere -----Tevzi Bürosuna tevdine," dair tevzi hatasına bağlı karar verilerek Mahkememizin iş bu esasına kaydedildiği görülmüştür.
Deliller
Tarafların ticaret sicil sorguları dosya arasına alınmıştır.-----İcra Müdürlüğünün ---- sayılı dosyası dosya arasına alınmıştır.Davacı sigorta şirketine yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.
Elektrik elektronik mühendisi bilirkişi, makine mühendisi bilirkişi ile yangın sigortası hukuku alanında uzman bilirkişi heyeti kök ve ek raporları dosyaya sunulmuştur.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:
Dava, 04.08.2022 tarihinde davacının sigortalısına ait iş yerinde meydana gelen yangın söndürme sistemindeki patlama ve bundan kaynaklı sistemin su basması sebebiyle oluşan hasar sonucu, olayın neden kaynaklandığı, kusurun izafesi, dava dışı sigortalının olayın meydana gelmesinde mütefarik kusurunun bulunup bulunmadığı, varsa zararın miktarının ne olduğu, zarardan davalının sorumlu olup olmadığı, ayıplı ifa bulunup bulunmadığı, TTK 1472 uyarınca halefiyet şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği hususlarının aydınlatılmasına bağlı olarak davalı tarafça------ İcra Müdürlüğünün ----- esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali davasıdır.
Mahkememizce dava dilekçesi, cevap dilekçesi, taraflarca dosyaya sunulan deliller, ----- İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir. Buna göre, taraflar arasında, yangın olayından kaynaklı alacağa ilişkin -----. İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davalı tarafından yapılan itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Dosyada davalı tarafça zaman aşımı itirazında bulunulmuş olup, ön inceleme duruşmasında itiraz değerlendirilerek, davanın süresinde açıldığı kabulüyle yargılamaya devam olunmuştur.
Dosya, elektrik elektronik mühendisi bilirkişi, yangın sigortası hukuku alanında uzman bilirkişi ve makine mühendisi bilirkişi heyetine tevdii edilmiş, 15.07.2023 tarihli rapora göre, davalı ----tarafından düzenlenen ----- nolu ve 21.02.2022 tarihli yangın hidroforu servis formunda yangın pompasının tüm teknik kontrollerini yapıldığı ve devreye alındığı, sorunsuz çalıştığının tespiti üzerine işletme sorumlusuna teslim edildiğinin anlaşıldığı, dosya kapsamına sunulu belge ve bilgiler irdelendiğinde, dahili su hasarının motopomp yani yangın pompasından kaynaklandığına dair herhangi bir belge ve bilgi bulunmamakla birlikte, dahili su hasarına sebebiyet verdiği belirtilen "yangın söndürme sistemi ek yerinin sıkılmaması"nın neden olarak gösterildiği, bu durumda pompa gurubu depo dahilinde yangın çıktığı an itibariyle spirkler sistemine borulara su basılmasını temin ettiği, herhangi bir yangın anında sprink başlıklarının 68 santigrat derecede ısınması akabinde sprink başlığındaki cam tüpün patlaysarak pompayı tetikleyip suyun akışını sağladığı, somut olayda depo dahilinde herhangi bir yangın olayı meydana gelmediğinden sprinkler başlıklarının da patlamasının beklenemeyeceği, zira ekspertiz raporunda belirtildiği üzere "yangın söndürme ek yerinin sıkılmaması"nın, dahili su baskınına sebebiyet verdiği belirtilmekte ise de, sulu yangın sistemi sprink başlıklarına metal su boruları ile sağlandığı ve birçok noktasında ek yerleri bulunduğu, dosyada mevcut belge ve bilgilerde ek yerinden su kaçağı bulunan noktanın tam olarak "noktasal" belirtilmediği, yine davalının beyanına göre de, kendileri tarafından üretilen pompaların, üretim adresinden müşteri adresine, müşterilerin kendileri tarafından sevk edildiği, başka bir deyişle fabrikadan bu yangın pompalarının müşterilerin tahsis ettiği nakliye aracına yüklendiği, üretimi yapılan pompaların müşteriye gittikten sonra konacağı yere kadar müşterilerin kendileri tarafından götürüldüğü ve "bir mekanik taşeron tarafından tüm yangın tesisatının yapıldığı, sprinkler dahil müşterinin sevk ve idaresinde konumlandırıldığı ve tesisatın su kaçırma sorumluluğunun bu taşerona/taşeronlara ait olduğu, somut dahili su hasarı olayında, davalı tarafından yapılmayan sulu yangın söndürme sprinkler sistemine ait boruların ek yerlerinden su kaçırması ve bunun da kapalı alandaki ürünlerde su hasarı oluşturmasının, davalının kusurundan değil, sistemi, yani pompa grubundan sonraki borulama ve sprink başlıklarının montajını yapın firmadan kaynaklandığı, zira davalının, sadece pompa grubunu kurup montajlayıp devreye alarak sorunsuzca çalıştığının görülmesi üzerine servis formu düzenleyerek dava dışı sigortalı şirket yetkilisine 21.02.2022 tarihinde teslim ettikten 04.08.2022 tarihinde "yangın söndürme sistemi ek yerinin sıkılmaması" nedeniyle depo dahilini su bastığının anlaşıldığı, pompa grubundan su kaçırdığına dair herhangi bir belge, bilgi veya başkaca bir bulgu olmadığı rapor edilmiş olup, taraflarca sunulan itirazların değerlendirilmesi amacıyla aynı bilirkişi heyetinden ek rapor alındığı, itirazlar irdelenerek sunulan ek rapora göre bilirkişilerin kök rapordaki görüş ve kanaatleri ile ek rapordaki görüş ve kanaatlerinin aynı olduğu rapor edilmiş olup, bilirkişi kök ve ek raporlarının bu yönleriyle hükme esas alınmaya uygun, denetime elverişli ve gerekçeli olduğu, somut olayda, davacı sigorta şirketinin sigortalısına ödemiş olduğu tazminat miktarı yönünden TTK 1472.maddesi uyarınca rücu şartları gerçekleşmediği, yangın söndürme sistemindeki patlama ve bundan kaynaklı sistemin su basmasında davalının herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı, bu hali ile davacının davasını ispat edemediği anlaşılmakla sübut bulmayan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.Öte yandan İİK 67/2 maddesindeki yasal koşullar oluşmadığından davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-İİK 67/2. maddesindeki yasal şartlar oluşmadığından davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 5.184,52 TL harcın mahsubuyla bakiye 4.569,12 TL harcın kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde davacıya iadesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 68.639,83 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
7-Davalı tarafından yapılan 15,00 TL dosya masrafından oluşan yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
8-Karar kesinleştiğinde varsa bakiye gider avansının yatırana iadesine,Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.