T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/981
KARAR NO : 2025/246
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 23/12/2022
KARAR TARİHİ : 13/03/2025
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız----Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasında dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ /
DAVA/TALEP ;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının ----- isimli internet sitesinden --- plakalı aracın ilanını görerek ---- ile iletişime geçerek aracın alımı konusunda anlaşmışlardır. Müvekkil -----sitesi ilanında aracın temiz ve masrafsız olduğunu, bozuk aksamının bulunmadığı açıklamaların ayrıca ----- ile görüşmelerinde araçta herhangi bir masraf olmadığını, temiz ve çalışır olduğunu ve bozuk aksamının bulunmadığı teyit ederek anlaşmıştır. Müvekkilimize araçta herhangi bir arıza olmadığı davalı tarafından bildirilmiş ve---- Noterliğinin 11.08.2022 tarih ve ------ yevmiye nolu noter satış belgesi ile aracı 235.500,00 TL bedel ile satın almıştır. Müvekkil ----. Noterliğinden satın almış olduğu aracını ----- iline getirilecekken sadece 100 km sonra ----- yolunda araç arıza verdiğini, aracı yolda bozulan davacının aracını çekici ile ---- götürdüğünü, aracı ---- getirdikten sonra tamire götüren davacının ----- aracın ayıplı olduğunu ve motor aksamının bozuk olduğunu ve bundan dolayı yaklaşık 120.000 TL zararı olacağını öğrendiğini, davacının aracın ayıplı olarak satılması üzerine davalı ----- aradığını ve araç satışının iptalini ya da uğranılan zararı talep etmiş ise de davalı kabul etmediğini, bunun üzerine taraflarınca davalı yana ----Noterliğinden 12.08.2022 tarihli ----- yevmiye numaralı ihtarname gönderilmişse de bir cevap alınamadığını, bunun üzerine dava açma zarureti doğduğunu, taraflarınca ---- Sulh Hukuk Mahkemes-----. dosyasından arızanın tespiti için başvurulmuş olup, araç bilirkişi ve mahkeme heyetince yerinde tespiti yapılmıştır. Tarafımızca ---- Arabuluculuk ----- dosya numarası ile başvuruda bulunulmuş ancak taraflar anlaşamadığını, ayrıca aracı yaptıran davacının yapılan bu onarımdan ötürü aracı değer kaybetmiş ve aracının tamirhanede kaldığı zaman boyunca kar kaybı yaşadığını arz ve izah edilen ve re'sen göz önüne alınacak sebeplerle; ayıp sebebi ile davacının uğramış olduğu doğrudan ve dolaylı zararların tespiti ile karşı taraftan alınarak müvekkile ticari faizi ile birlikte ödenmesine, HMK 107 gereğince, araç tamir bedeli için ödenen doğrudan onarım bedelleri olmak üzere bilirkişi raporundan sonra artırılmak üzere şimdilik 5.000 TL, araç değer kaybı olmak üzere fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1000 TL, aracın tamirhanede bulunduğu süre boyunca müvekkilin çekici masrafı, mahrum kaldığı kar kaybı da olmak üzere şimdilik 500 TL maddi tazminatın devir tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davacıya ödenmesine, ----Sulh Hukuk Mahkemesi ----- tespit davasının masraflarının ve vekalet ücretinin de karşı taraftan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak üzere şimdilik 6.500,00 TL'nin HMK 107. gereğince, temerrüt tarihinden işleyecek ticari faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki davada davacı taraf davaya konu alacak kalemlerini belirsiz alacak davası olarak açtığını belirtmiş ise de işbu davanın HMK M. 107 kapsamında değerlendirilerek belirsiz alacak davası olarak ikame edilmesi mümkün olmadığını, davanın hukuki yarar yokluğu sebebiyle reddi, aksi hale harcın tamamlatılması için davacı tarafa süre verilmesi gerektiğini, davalı şirket ile davacı -----plakalı aracın satışı hususunda anlaştığını, davalı şirket gerek sözleşme yapılmadan önce icap aşamasında gerekse noterde satış sözleşmesi yapılmadan önce davacı tarafa araç üzerinde ekspertiz incelemesi yapılması konusunda telkinlerde bulunmuş olup söz konusu telkinler davacı tarafından reddedildiğini, davacı taraf herhangi bir inceleme ve araştırmaya gerek duymadığını belirttiğini, bu doğrultuda ---- Noterliğinin 11.08.2022 tarih ve ----- yevmiye numaralı satış belgesi ile araç devri gerçekleştirildiğini, araç, davacının bünyesinde olduğu dönemde araçta herhangi bir arıza söz konusu olmadığını, buna rağmen davacı, davacıya aracın ekspertiz tarafından incelenmesi noktasında telkinde bulunmuş ancak olumlu yanıt alamadığını, basiretli tacirlerin özen yükümlüklerine riayet etmeleri gerektiğini, basiretli tacir satın almış olduğu araca ilişkin olarak aracın tramer kayıtlarının sorgulanması, ekspertiz incelemesi yaptırılması, aracın trafik ve sigorta kayıtlarının sorgulanması vb. işlemleri yapmakla yükümlü olduğunu, bu yükümlülük Kanun tarafından basiretli tacirlere yüklenmiş bir sorumluluk olduğunu, davacının basiretli bir tacir gibi davranıp araçta herhangi bir ayıp durumu olup olmadığı hususunda ilgili yetkili servis ve bakım yerlerine aracı muayene ettirmesi, ekspertiz incelemesi yaptırması gibi yükümlülükleri bulunduğunu, davaya konu aracın ----- model olduğu davacı tarafından satın alındığında 10 yaşında bulunduğu, dolayısıyla bir kısım yıpranmanın eşyanın tabiatı itibariyle araçta bulunabileceği belirtildiğini, buna karşılık davacı tacir olma sıfatından kaynaklanan özen yükümlülüğünü ve muayene külfetini yerine getirmemiş basiretli bir tacir gibi davranmadığını, davaya konu araca ilişkin iddia olunan ayıbın araç davalı uhdesindeyken var olduğunun ispat yükü davacının üzerinde bulunduğunu, buna karşılık dosyaya ispata elverişli yazılı delil sunulamadığını bu iddia ispatlanamadığını, davacı taraf aracın 100 km sonra ---- yolunda arıza verdiğini beyan etmiş ise de bu arızanın davalıya atfedilmesi mümkün olmadığını, davacı tarafça değer kaybı talep edilmiş ise de davalı şirkete atfedilecek herhangi bir kusur bulunması ayrıca rektifiye işlemi ile araçta değer kaybı olmayacağı, sıfırlanmış motor ile birlikte araç değerinde artış meydana geleceği bilindiğini, davacı tarafça aracın tamirhanede bulunduğu süre boyunca mahkum kalınan kar talep edilmiş ise de davalı şirketin kusuru bulunmaması nedeniyle talebin reddi gerektiğini, bir an için aksi düşünülse dahi davacının mahrum kaldığını iddia etmiş olduğu zararını ispata elverişli herhangi bir bilgi ve belge sunmamış olması nedeniyle talebin reddi gerektiğini, davacı devir tarihinden itibaren işleyecek faiz talebinde bulunmuş ise de aracın devir tarihinden itibaren faiz işletilmesi mümkün olmadığını, davaya veya ıslah tarihinden itibaren faiz talebinde bulunulabileceğini, arz edilen nedenler ve res’en tespit edilecek sebeplerle; öncelikli olarak usule ilişkin itirazları doğrultusunda davanın usulden reddine, aksi halde davacıya harç ikmali için kesin süre verilmesine, haksız ve hukuka aykırı olarak ikame edilen davanın esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini davacı adına vekaleten beyan ve talep etmiştir.
DELİLLER : Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Son Tutanağı, Nüfus ve Ticaret Sicil Kayıtları, ---- Noterler Birliği Trafik Tescil kayıtları, Sigorta Bilgi Gözetim Merkezi Kayıtları, ---- Sulh Hukuk Mahkemesinin ---- Değişik iş dosyası, ----Noterliğinin 11.08.2022 tarih ve ----- yevmiye numaralı araç satış sözleşmesi, -----.Noterliğinin 12/08/2022 tarih ----- yevmiye sayılı ihtarnamesi, Fotoğraflar, Fatura, Banka Dekontu, ----müzekkere cevabı ve araç ilan bilgileri, Bilirkişi Raporu, Tanık, dosyadaki sair bilgi ve belgeler.
TANIK (DAVACI TANIĞI) -----; ' Davacı benim eşimin kardeşidir, araba alım satım işiyle uğraşır, ben emekli olduğumdan banada vekaletname verir, araçları bazen ben almaya giderim, davaya konu aracı da davacı internet sitesinden-----servisinden almıştır, anlaşmayı davacı yapmıştır, aynı zamanda yetkili servis olması sebebiyle davacıda bir güven sağlamıştır, ben ----- gidip aracı gördüm, bana motorunun çok iyi olduğunu söylediler, 235.500,00 TL'ye aracı satın aldık, satın almadan önce ekspertize sokmadık, motor 4/4'lük dediler, servis olunca bende güvendim, aracın devrini aldıktan sonra 120 km sonra araç arıza verdi, motoru arızalandı, hemen davalı firmayı aradım, ---- aracı getireyim dedim, ----- götür tamirini yaptır masraflarını karşılayacağız dediler, aracı ----- çekiciyle getirdim, davalı tarafın bizi oyaladığını anlayınca hemen delil tespiti yaptırdık, ihtar çektik, daha sonra aracın motoru yapıldı, yaklaşık 60.000,00- 70.000,00 TL dolaylarında bir masraf yapıldı, tam bilemiyorum, ama faturaları davacıda mevcuttur, davalı tarafça zarar karşılanmadı, ---- marka bir araçtı, ya ------modeldi, tam hatırlayamıyorum, olaya ilişkin bilgim görgüm bundan ibarettir, ' şeklinde beyanda bulunmuştur.
TANIK (DAVACI TANIĞI) ----; 'Ben oyuncakçı esnafım, davacı ---- şoförü vekaleten aracı davalı şirketten satın almak için ----- gitti, aracın ödemesini yapıp teslim aldıktan sonra şoför geri ---- dönerken ----- civarında aracın ayıplı olduğunu ve motor aksamının bozuk olduğunu şoför arayarak davacı ----- beye bildirirken ben oradaydım, bildiğim kadarıyla aracın motorunun yeniden rektefe yapıldığını şoföre söylemişler ve satın alırken bu konuda ikna etmişler, ---- bey firmayı arayıp bu durumu iletti, davalı şirket ----- beye aracı çekiciye yükleyip , aracın ---- tamirini yaptırın ben masraflarını karşılayacağız dediklerine ben şahit oldum, daha sonra ---- bey aracın tamirini yaptırdı, ----- bey davalı şirkete masrafı bildirdi, şirket ödemeyi kabul etmedi, benim tüm bilgim ve görgüm bundan ibarettir dedi ' şeklinde beyanda bulunmuştur.
TANIK (DAVALI TANIĞI) ----; ' Ben davalı ---- yaklaşık 15 yıldır çalışıyorum, davalı----şirketi ---- ilçesinde ----- markasının bayiliğini yapmaktadır, biz dava konusu aracı davacıya satmadan yaklaşık 1 hafta önce piyasadan sıfır araç sattığımız bir müşteriden aldık ve internette satışa koyduk, biz aracı aldığımızda şirketin bulunduğu yerde kendi ustalarımıza muayenesini yaptırdık ve o şekilde almıştık biz aracı aldığımızda aracın herhangi bir eksiği bulunmuyordu, buna müteakip aracı internette satışa koyduktan sonra davacı bizimle iletişime geçti ve ---- iş yerimize geldi, aracı kendisi inceledi ve beğendi hatta biz kendisine aracı ekspertiz yaptırmasını ve ona göre almasını söylememize rağmen kendisi bize galerici olduğunu bu işin profösörü olduğunu araçtan çok iyi anladığını yaptığı incelemeye göre araçta herhangi bir ayıp ve kusuru olmadığını anladığını beyan ederek buna gerek görmedi, hatta inceleme sırasında aracın motor bloküne ve yağına dahi bakmıştı, daha sonra benimle birlikte test sürüşü de yaptı ve aracı bu şekilde beğenerek noter kanalıyla satın aldı ve ---- doğru yola çıktı, ben daha sonra yaşanan süreçlerden bilgi sahibi değilim, ben halen davalı şirkette çalışmaya devam ediyorum ben davacıyı sadece bu satış nedeniyle tanıyorum, bir daha görmedim dedi. benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir. ' şeklinde beyanda bulunmuştur.
İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİ VE VAKIALARA GÖRE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI :
Dava, 6098 sayılı TBK'nin 217-231 maddelerinde düzenlenen ayıplı mal nedeniyle onarım gideri, bedel indirimi ve çekici bedelinin davalı tarafından tazmin edilmesi istemine ilişkindir. (Ticari Satıma Konu Malın Ayıp Nedeniyle İadesinden Kaynaklanan ) 6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak öncelikle resen incelemeye tabi zorunlu arabuluculuk başta olmak üzere HMK'nin 114.maddesinde sayılan genel dava şartları incelenmek ve değerlendirilmek suretiyle ön inceleme duruşması icra edilmiş ve uyuşmazlık belirlenmiştir. Akabinde daha önce arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığı anlaşılmakla bu kez, esasları, süreci ve hukuki sonuçları açıklanarak taraflar sulh olmaya davet ve teşvik edilmelerine karşın, duruşmada hazır bulunan taraf vekillerinin sulh yoluyla çözüme gitmek istemediklerine yönelik beyanları üzerine tahkikata geçilerek deliller toplanıp incelenmiş, değerlendirilmiş, tahkikat işlemleri yerine getirilip bitirilmiş ve son celse duruşmada hazır bulunan taraf vekillerinin tahkikata ve esasa ilişkin son sözleri dinlenip zapta geçilerek aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.Öncelikle davanın tarafları şirketlerin ticaret sicil ve davaya esas aracın trafik tescil ve servis kayıtları dosyaya kazandırılmıştır. Ayrıca ----Sulh Hukuk Mahkemesinin -----Değişik iş sayılı dosyası fiziki olarak getirtilmiş ve dosya arasına alınmıştır.
Somut olaya geçmeden önce dava konusu olayın hukuki temeli ve uyuşmazlığın çözümüne etki edecek yasal düzenlemelere ve uygulamaya kısaca değinmekte yarar vardır.
Bilindiği üzere 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 207 nci maddesine göre; satış sözleşmesi, satıcının, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşmedir. Taşınır sözleşmesinde satıcının taşınırı teslim etmek ve mülkiyeti alıcının üzerine geçirmek gibi asıl borcu yanında satılan malı saklama ve gerektiğinde taşıma masraflarını ödeme borcu gibi tali nitelikte borçları da bulunmaktadır. Satıcının satılan mal nedeniyle zapt ve ayıp nedeniyle de sorumlu olduğu devam eden maddelerde düzenlenmiştir. Ayıba karşı satıcının sorumluluğunu düzenleyen TBK’nin 219-223 maddelerinde ise, satıcının alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması nedeniyle sorumlu olacağı gibi nitelik ve niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olduğu, satıcının bu ayıplardan sorumlu tutulması için onları bilmesi gerekmediği, alıcının ayıbı öğrendiğinde satıcıya uygun bir süre içinde bildirimde bulunması gerektiği, uygun süre içinde bildirimde bulunmadığı takdirde satılanı ayıplı hali ile kabul etmiş sayılacağı düzenlenmiştir. Satıcı, satış sözleşmesine konu taşınır malın niteliği ve kullanım amacı bakımından malın değerini ve kullanım amacını azaltan veya ortadan kaldıran mülkiyet hakkının sonucu olan tasarrufi işlemler yapmasını engelleyen bir eksikliğin bulunmamasını sağlama borcu altında olup ayıba karşı sorumluluğu ise satıcının mülkiyeti geçirme borcunun tamamlayıcısıdır.6102 sayılı TTK'nin 23/c maddesinde "Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır. " hükmü ve bu madde yollaması ile Türk Borçlar Kanunu 223/2 maddesinin "Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır."
6098 sayılı TBK’nin 223. maddesinde ayıp ihbarı için herhangi bir şekil şartı ise getirilmemiştir. Ancak 6102 sayılı TTK'nin 18-(3) maddesi uyarınca, taraflar tacir ise ihbarın noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemiyle yapılması gerekmektedir.
6098 Sayılı TBK' nin 227.maddesinde ise "Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:
1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme;
2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme,-
3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme,
4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme. Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.
Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir. Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir.Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir." hükmü düzenlenmiştir.Yukarıda gösterilen yasal düzenlemeler, yapılan açıklamalar, toplanan deliller ve yapılan yargılama ışığında somut olaya bakıldığında; taraflar arasında düzenlenen ----.Noterliğinin 11.08.2022 tarih ve ---- yevmiye numaralı araç satış sözleşmesi ile ---- plaka sayılı ----- marka ve model aracın davalı tarafından davacıya satıldığı ve bedelin alındığı itilafsızdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık aracın satış sırasında ayıplı olup olmadığı ve ayıp nedeniyle oluşan zarar ile işbu zararlardan davalının sorumlu tutulup tutulamayacağı üzerindedir. Davaya konu araç ----- ilinden satın alınarak ----- iline götürülmüş ve araç yolda arızalanmıştır. Buna ilişkin bilgi ve belgeler açıkça ortadadır. Ayrıca ----- Sulh Hukuk Mahkemesinin ---- Değişik iş dosyası ve mahkememizce alınan bilirkişi raporuna göre satışa konu aracın gizli ayıplı olduğu ve ayıbın süresi içinde bildirildği bedihidir. Bu durum bir yana davalı vekilinin, davacının; galerici olduğunu, araç işinin profesörü olduğunu, kendisinin aracı incelediğini ve ekspertiz yaptırmaya gerek olmadığını beyan ettiğinden, bilerek ve isteyerek aracı bu şekilde satın alan davacının tacir olarak basiretli davranmadığından, müvekkili satıcı şirketin sorumlu tutulamayacağı yönündeki savunmasının değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu minvalde öncelikle hakimlik bilgi ve tecrübesine göre oto galericiliği meslek edinen kişilerin davranış kalıplarının, söz ve davranışlarının çoğunlukla bu şekilde olduğu, oto galerici yanında çalışan ya da iş görenlerin de aynı şekilde hareket ettikleri, ülkemizde oto galericilik işinin hiçbir herkes tarafından yapılabildiği ve yapıldığı ve sonuçta bu davranış kalıbının somut olayda da savunmada ileri sürüldüğü gibi aynen yaşandığı düşünülmüştür. Mamafih, tanık beyanlarından ve satış sözleşmesinden anlaşıldığı üzere aracın satış işlemeleri vakelaten davacı adına tanık---- tarafından gerçekleştirilmiş olup, bu söz ve davranışların doğrudan davacıya ait olmadığı anlaşılmaktadır. Filhakika, buna karşın esasen Mahkememizce bu tür eylem ve söylemlere zerrece itibar edilmediği ve hukuki bir değer atfedilmediği gibi, olması gereken hukuk yönünden (de lege feranda) oto galericilik işinin İkinci El Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkında Yönetmelik (MÜLGA RGT: 27.08.2024 ---- NO: -----) ile sürdürülmesi yerine özel bir kanunla disipline edilerek bu tür söz ve davranışların ticari ve/veya kişisel yaptırımlara bağlanması gerektiği kanaatinin taşındığı yeri gelmişken ifade edilmelidir. Ne var ki, yürürlükte bulunan hukuka ( de lege lata) göre, yani; 6098 sayılı TBK'nin 219. maddesi gereğince satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile, onlardan sorumludur. Aynı Kanun'un 222. maddesine göre; satıcı, satış sözleşmesinin kurulduğu sırada alıcı tarafından bilinen ayıplardan sorumlu olmayıp, alıcının satılanı yeterince gözden geçirmekle görebileceği ayıplardan da, ancak böyle bir ayıbın bulunmadığını ayrıca üstlenmişse sorumlu olacağı hüküm altına alınmıştır. Alıcının ekspertiz incelemesi yaptırma zorunluluğu da yoktur. Yargıtay ----Hukuk Dairesi’nin -----Sayılı kararında da hükmedildiği üzere; “Davacının, satın aldığı araçla ilgili olarak Trafik Şube Müdürlüğü’nce tutulan kayıtları, aracın sigorta kayıtlarını, TRAMER kayıtlarını inceleme, TRAMER’e SMS atarak bilgi edinme yükümlülüğü de yoktur.” Söz konusu karara göre satıcı sonradan ortaya çıkan gizli ayıplar hakkında alıcının gerekli sorgulamaları yaptırmadığını (ekspertiz, sigorta kayıtları, tramer kaydı vb.) bu nedenle de gözden geçirme yükümlülüğüne aykırı davrandığını iddia ederek sorumluluktan kurtulamaz." şeklindedir. Buna göre talep artırım dilekçesi, değişik iş dosyasından alınan rapor ve benimsenen bilirkişi raporundaki hesaplamalara göre davaya konu aracın satış sırasında motorunun gizli ayıplı olduğu, bu ayıbın alıcı tarafından yapılacak bir muayene ile tespit edilmesi mümkün olmadığından bundan neşet eden zararların davalı satıcı tarafından yukarıda açıklanan yasal nedenlere göre tazmin edilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Binaenaleyh, davacının davasını TBK'nin 219 vd. nazarında yargılamaya hakim olan ilkeler nezdinde TMK'nin 6, HMK'nin 190. maddelerine göre gerekçeli, denetime açık, hüküm kurmaya yeterli ve elverişli bulunduğundan benimsenen bilirkişi raporu da gözetildiğinde açıkça ispat ettiği sonuç ve kanaatiyle taleple bağlılık ilkesi ve tarafların tacir sıfatına göre faiz türü ve temerrüt gibi hususlar da gözetilerek davanın kabulü ile; 70.000,00 TL onarım bedeli, 1.000,00 TL bedel indirimi ve 3.877,97 TL çekici bedeli olmak üzere toplam 74.877,97 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak, davacıya verilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
6100 Sayılı HMK'nın 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden aynı yasanın 326/1 maddesi gereğince aleyhinde hüküm verilen davalı şirket sorumlu tutulmuştur. Ayrıca aynı esaslar çerçevesinde Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de yargılama gideri kapsamında davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddeleri gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davanın kabulü ile, 70.000,00 TL onarım bedeli, 1.000,00 TL bedel indirimi ve 3.877,97 TL çekici bedeli olmak üzere toplam 74.877,97 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
2-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 5.114,91 TL karar ve ilam harcından 111,01 TL peşin harcın ve tamamlama harcı olarak yatırılan 1.597,00 TL harcın mahsubuyla bakiye 3.406,90 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına
3-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-)Davacı tarafından yapılan 80,70 TL başvurma harcı 111,01 TL peşin harç, 11,50 TL vekalet harcı, 3.200,00 TL bilirkişi ücreti ve 741,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 4.144,21 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-)Davacı tarafından ----. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin --- -- sayılı dosyasında yapılan toplam 1.177,70 TL tespit giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-)Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, Avukatlık Kanununun 164/5 maddesine göre davacı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca hesap ve takdir edilen 30.000,00 TL nispi/maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-)6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, ) Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı ; 6100 sayılı HMK'nın 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle ---- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.