T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/631
KARAR NO : 2025/209
DAVA : Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ : 11/09/2024
KARAR TARİHİ : 26/02/2025
Tarafları yukarıda belirtilen davanın Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından ibraz edilen ve gerekli-yeterli kısımları:
"...
KONU :----ihyasına karar verilmesi, tüzel kişiliğinin canlandırılması ve ---- Ticaret Sicile tescili talebimizin sunulması hakkındadır.
AÇIKLAMALAR :
1. Davacı/ Müvekkiller, dava dilekçemiz ekinde sunulu mirasçılık belgesinde görüleceği üzere Müteveffa --- mirasçılarıdır. İhyası talep edilen ---- Şirketi ile ---- arasında----- adresindeki taşınmaz için Kasım 2007 başlangıç tarihli, 1 yıl süreli kira sözleşmesi ikame edilmiş, ardından yine kiracısı olduğu, aynı adresteki taşınmaz için ---- adresli olarak) 1.11.2010 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli kira sözleşmesi yapılmıştır. ( Ek: 1 Kira sözleşmeleri)
----- Belediyesinden --- numaralarına ilişkin tanzim edilen belgeye göre yeni kapı numarasına göre Kapı No: ---- olduğunu, kapı numarası güncellemesine göre adresin; ----olup Sayın Mahkemeniz bilgisine sunulmaktadır.
A. İhyası talep edilen----Şirketi, kira bedellerini ödememiş, sözleşmede yazılı olan artış şartına riayet etmemiştir. Kira bedelleri ihyası istenen kiracı şirket tarafından Müvekkillere ödenmemiştir. İhyası talep edilen şirketin Müvekkilere kira borcu mevcuttur. İş bu şirketin kira borçlarının tahsili, kira akdinin feshi taşınmazdan tahliyesi ve taşınmazın Müvekkillere teslimi için haciz ve tahliye,teslim talepli icra takibi başlatılması ve tahliye davası açılması gerekmektedir. Alacağın tahsili için icra takibi ,tahliye davası, ve/veya itirazın kaldırılması ve tahliye davası ve/veya itirazın iptali ve tahliye davası açılması gerekeceğinden iş bu davayı açma zorunluluğu hasıl olmuştur.
B. Konut ve çatılı işyeri kiralarında sözleşmenin sona ermesi 347. Maddesi; "Konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracı, belirli süreli sözleşmelerin süresinin bitiminden en az on beş gün önce bildirimde bulunmadıkça, sözleşme aynı koşullarla bir yıl için uzatılmış sayılır. Kiraya veren, sözleşme süresinin bitimine dayanarak sözleşmeyi sona erdiremez. Ancak, on yıllık uzama süresi sonunda kiraya veren, bu süreyi izleyen her uzama yılının bitiminden en az üç ay önce bildirimde bulunmak koşuluyla, herhangi bir sebep göstermeksizin sözleşmeye son verebilir. Belirsiz süreli kira sözleşmelerinde, kiracı her zaman, kiraya veren ise kiranın başlangıcından on yıl geçtikten sonra, genel hükümlere göre fesih bildirimiyle sözleşmeyi sona erdirebilirler. Genel hükümlere göre fesih hakkının kullanılabileceği durumlarda, kiraya veren veya kiracı sözleşmeyi sona erdirebilir" demektedir.
Kanun düzenlemesi uyarınca, ----şirketine ---- Noterliğin 11 Temmuz 2024 Tarih ve ----- yevmiye numaralı ihtarnamesi düzenlenmiş fakat tebliğ edilememiş ve tebligat iade edilmiştir. Borçlar Kanunu düzenlemesi gereği tahliye davası için öncelikle ihtarname keşidesi akabinde tahliye davası açılması gerekeceğinden ilgili şirketin ihyasını isteme zarureti hasıl olmuştur.
C. Kira sözleşmesine konu ---- adresinde ki taşınmaz için Münfesih şirketin akde aykırılıktan kaynaklı tahliye davası açılacağından dolayı izah olunan nedenlerle ve süreçte ortaya çıkacak/çıkabilecek sebeplerle, yasal düzenlenmeden kaynaklı tahliye davası, tahliye davaları, alacağın tahsili için gerekli davaların ve icra takiplerinin yapılması gerekecektir. İş bu nedenle huzurdaki dava ikame olunmuştur.
2. 6102 Sayılı T.T.K. Ek tasfiye kenar başlıklı 547. Maddesinde – ("1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler.(2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir." hükmüne yer vermiştir. İzah olunan nedenlerle ihyası talep edilen şirketin tasfiye ve terkin işlemi hatalı ve hukuka aykırıdır.
3. Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanların haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını talep edebileceğine ilişkin düzenlemedeki "5 yıl" içerisinde ibaresi Anayasa Mahkemesi Kararıyla iptal edilmiş olup, ihya davası sayın mahkemeniz huzurunda yasal süresi içerisinde ikame edilmiştir.
3/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na 26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanun’un 38. maddesiyle eklenen geçici 7. maddenin (15) numaralı fıkrasının iptal öncesindeki düzenlemesi aşağıdaki şekildedir:
“(15) Bu maddede düzenlenmeyen hususlarda ilgili kanun ve esas sözleşmelerde öngörülen usullere göre hareket edilir. Bu madde gereğince tasfiye edilmeksizin unvanı silinen şirket veya kooperatiflerin ortaya çıkabilecek malvarlığı, unvana ilişkin kaydın silindiği tarihten itibaren on yıl sonra Hazineye intikal eder. Hazine bu şirket ve kooperatiflerin borçlarından sorumlu tutulmaz. Tasfiye memurlarının sorumlulukları konusunda, özel kanunlardaki sorumluluğa ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla bu Kanun veya Kooperatifler Kanunu hükümleri uygulanır. Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir.” Anayasa Mahkemesi'nin----Sayılı, 22/6/2023 tarihli kararında ilgili 5 yıl ibaresi iptal edilmiştir. Kararın ilgili kısmı aşağıda Sayın Mahkemenize sunulmaktadır:
"13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na 26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanun’un 38. maddesiyle eklenen geçici 7. maddenin (15) numaralı fıkrasının beşinci cümlesinde yer alan “...silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde...” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE 22/6/2023 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
Dolayısıyla, tasfiyesi tamamlanıp ticaret sicilinden silinmek suretiyle hukuk alemindeki varlığı sona eren münfesih şirketin icra takibinin de , tahliye davalarında tarafı olma ehliyeti de bulunmamaktadır. Ticaret sicilinden terkin edilmiş münfesih şirket hakkında takip işlemlerine ve dava işlemlerine başlanması ve yürütülmesi, tasfiye memuru ile ticaret sicile yöneltilecek dava sonucunda tüzel kişiliğin yeniden ihyası ile mümkündür. “Taraf ehliyeti kamu düzeni ile ilgili olup hakimin bu hususu re’sen de göz önünde bulundurması zorunludur”(Yargıtay ----. Hukuk Dairesi -----5. TTK madde 547'de ek tasfiye talebinin hangi mahkemede sürülebileceğine ilişkin özel bir hüküm getirmiştir. Bu kurala göre; tasfiyenin kapanmasından sonra ortaklık merkezininde bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinden talep edilebilecektir. Bu nedenle ----- Adliyesi Asliye Ticaret Mahkemeleri yetkili ve görevlidir. Yargıtay son dönemde verdiği bir kararda; TTK 547/1 'de ki ek tasfiye bakımından getirilen yetki kuralının kesin yetki kuralı olduğunu ve mahkemenin kendiliğinden bu düzenlemeyi dikkate alması gerektiğini içtihat etmiştir.
6. İhyası talep edilen ----- Ticaret Odası web sitesinden yapılan sorgusunda (------ münfesih olduğu öğrenilmiştir. (EK:1 ------ web sitesi ünvan arama sayfasından elde edilen sayfa görüntüsü ) Müvekkillere bu durum kiracı tarafından söylenmediği gibi bilgileri de bulunmamaktadır. Müvekkile kiralananın anahtarları da teslim edilmemiş, taşınmaz tahliye edilmemiştir. İlgili şirkete ulaşılamamıştır.
İlgili firma bilgisi için ----- Ticaret Odası web sayfası üzerinden erişim sağlandığında edinilen bilgiye göre "30.04.2015 terkin edildiği bilgisine yer verilmiştir. Sayın Mahkeme tarafından da ihyası talep edilen belgelerin ----- Ticaret Odasından celbi talep olunmaktadır. İhyası istenen firmanın terkin olduğundan husumeti ----- Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne ve son tasfiye memuruna yöneltilmesi gerekmiştir.
Yargıtay ----. Hukuk Dairesi’nin ----. Sayılı ve 14.02.2013 tarihli ilamında;
"Dava, kollektif şirketin ihyası talebine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabülü ile şirketin ihyasına karar verilmiştir. Ancak, ihya davaları Ticaret Sicil Memurluğu ile tasfiye memurları aleyhine açılarak görülmesi gerekir. Bu nedenle . ---. Kollektif Şirketi Tüzel Kişiliği adına dosya içersinde bulunan ticaret sicili kayıtlarına göre tasfiye memuru olmayan -----. aleyhine açılan davanın görülerek sonuçlandırılması yerinde değildir." şeklinde içtihat edilerek ihya davalarının Ticaret Sicil Memurluğu ile tasfiye memurları aleyhine açılarak görülmesi gerektiği belirtilmiştir. İhyası talep edilen----bilgileri web sitesinde ---- olarak yer verilmiştir. --- T.C. Kimlik numarası ve adresinin ----- Ticaret Sicil Memurluğundan, --- Ticaret Odasından ve ilgili kurumlardan celbi talep olunmaktadır.
İzah olunan nedenlerle;
TBK yasal düzenlemesi gereği 347. madde uyarınca süre bitimi sebebiyle tahliye davası açılması gerektiğinden ve öncesinde ihtarname şartı olduğundan, mevcut koşullarda ve ekte ki tebligat mazbatalarında da görüldüğü üzere bu aşamada yapılan tebligatların iade döndüğünden ve tebliğin mümkün olmadığından,
Kiracı münfesih şirket -----Şirketi aleyhine yasal düzenlemeler gereği, kira alacağın tahsili ve taşınmazdan tahliyesi talepli icra takibine girişileceğinden, tahliye davası açılması gerektiğinden,
Kiracı kirayaveren uyuşmazlığından dava şartı arabuluculuk yolunun olduğu hususu da gözetilerek, kiracı kirayaveren uyuşmazlığına ilişkin ihtar, dava, icra takibi yollarına başvurulacağından,
Alacağın tahsili için ve taşınmazdan tahliyesi hususunda girişilecek icra takipleri, tahliye davaları , gerekli tüm yasal yol ve süreçler gözetilerek iş bu açılacak; icra takipleri, davalar ve ihtarnamelerin ilgi şirketin tüzel kişiliği bulunmadığından taraf sıfatı sağlanamayacağından dolayı Müvekkiller maddi ve manevi zarara uğramaktadır. İş bu nedenlerle, ---- Şirketi'nin ihyasına karar verilmesi ve sicile yeniden tesciline ve tüzel kişiliğinin canlandırılmasına karar verilmesi talep olunmaktadır.
7. YUKARIDA ARZ VE İZAH OLUNAN VE MAHKEMENİZCE RE'SEN NAZAR-I DİKKATE ALINACAK GEREKÇELERLE; ESASA, USULE VE FAZLAYA İLİŞKİN HER TÜRLÜ HAKKIMIZI SAKLI TUTTUĞUMUZU BİLDİRİR, HAKLI DAVAMIZIN KABULÜ İLE ŞİRKETİN İHYASINA VE TÜZEL KİŞİLİĞİNİN CANLANDIRILMASINA KARAR VERİLMESİNİ VE YARGILAMA GİDERLERİ İLE ÜCRET-İ VEKALETİN KARŞI TARAFA TAHMİLİNE KARAR VERİLMESİNİ VEKALETEN TALEP EDERİZ.
......
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda izah olunan ve re'sen dikkate alınacak nedenlerden ötürü; Fazlaya ilişkin her türlü talep dava ve haklarımız saklı kalmak kaydı ile ;
----- ihyası talep edilmesi zorunluluğu hasıl olmuştur.
1.DAVAMIZIN KABULÜ ile-----Şirketi 'nin İHYASI ile sicile yeniden tesciline VE TÜZEL KİŞİLİĞİNİN CANLANDIRILMASINA,
..."
şeklinde olup yukarıya aynen aktarılan dava dilekçesinde ileri sürülen sebeplere bağlı olarak ''Tasfiye Halinde ----. ŞİRKETİ'' ünvanlı şirketin ticaret sicil kaydının, davacıların murisi ---- ile ''Tasfiye Halinde----ŞİRKETİ'' ünvanlı şirket arasında düzenlenmiş olan Kasım 2007 kira başlangıç tarihli kira sözleşmesinde ----- adresi ve 01/11/2010 başlangıç tarihli kira sözleşmesinde-----" adresi olarak belirtilen yerle ilgili kira sözleşmeleri yönünden ihyasına karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
Davacı vekili duruşmada da dilekçesini tekrar etmiştir.
Davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili tarafından ibraz edilen cevap dilekçesinde yasal düzenleme hatırlatılarak ve davalının yasal hasım olması nedeni ile yargılama giderinden sorumlu olmadığı ileri sürülerek davanın reddine karar verilmesi istenmiştir.
Davalı-tasfiye memuru vekili tarafından ibraz edilen ve duruşmada da tekrar edilen ve gerekli-yeterli kısımları:
"...
TALEP KONUSU :Davacının 10.09.2024 tarhlı dava dilekçesin cevaplarımızın arzıdır. İZAHI....:
1-)Dava dilekçesi müvekkilime 31.12.2025 tarihinde teblığ olunmuştur. Bu nedenle dava konusu işlemlerin üzerinden 1o yıldan fazla
geçmesi nedeni ile dava dilekçesine cevap hazırlanması ve delillerin toplanması için verilen iki haftalık süre azdır. Özellik le belgelerin beş yıl saklanma zorunluluğu ve Beş yıl sonrası imha edilmesi nedeni ile delilleri toplamakta güçlük çekeceğiz. Bu bakımdan ek süre talebinde bulunmaktayız.
SAYIN MAHKEMENİZE DAHA FAZLA ELDE
EDECEĞİMİZ BELGELERİ SUNMAK İÇİN EK SÜRENİNDE VERİLMESİNİ
İSTEMEKLE BERABER AŞAĞIDAKİ BEYANLARIMIZIDA ARZ ETMEKTEYİZ.
2-)ÖNCELİKLEİŞBU DAVANIN AÇILMASI İÇİN TTK.M5/A HÜKMÜNDE DAVA ŞARTI OLARAK ZORUNLU ARABULUCULUK ŞARTI GETİRİLMİŞTİR. DOSYANIN İNCELENMESİNDE ZORUNLU ARABULUCULUK BAŞVURUSU VE DİĞER BELGELERİN OLMADIĞI ANLAŞILMAKTADIR. DAVA ŞARTI YERİNE GETİRİLMEMİŞTİR.
DAVACILARIN HUKUKİ MENFEATLARININ OLMASI GEREKMEKTEDİR.
BU MENFAAT BELGE İLE OLUR, RESMİ MURİSİN BAŞLATTIĞI İCRA TAKİBİ, ALACAK DAVASI,ELLERİNDE OLAN SENETLİ ALACAK, ELLERİNDE HUKUKİ GEÇERLİ OLAN ÇEK, ADİ ALACAK BELSİ OLMASI GEREKİR. DAVACILARIN ELİNDE GEÇERLİ BİR BELGE SÖZ KONUSU DEĞİLDİR.
3-)İŞBU TÜR DAVALAR 5 YILLIK ZAMANAŞIMINA TABİDİR. DOSYAYA İBRAZ OLUNAN ANAYASA MAHKEMESİNİN KARARINDA BELİRTİLDİĞİ ÜZRE BEŞ YILLIK SÜRE İPTAL EDİLMİŞTİR. FAKAT ANAYASA MAHKEMESİ YASAMAYA BEŞ YLLIK SÜRENİN İPTALİ SONRASINDA ZAMANAŞIMI DÜZENLEMESİ YAPMASI KONUSUNDA SÜRE VERMEDİĞİ GİBİ, KENDİSİDE KANUN KOYUCUNU N YAPMASI GEREKEN İŞLEMİ YAPMAMIIŞTIR. ÇÜNKÜ KOOPERATİFLERLE İLGİLİ İHYA İÇİN 5 YILLIK ZAMAN AŞIMI SÜRESİNİ İPTAL ETMEMİŞTİR. NASILKİ İLAMLARIN İCRASINDA DAHİ 10 YIL TEBLİĞ EDİLMEMİŞSE ZAMAN AŞIMI VARDIR, KİRA ALACAKLARINDA BEŞ YIL SONUNDA ZAMAN AŞIMI OLUR, ALAKLARDA BEŞ YIL ZAMAN AŞIMI SÜRESİ VARDIR. CEZA DAVALARINDA ZAMAN AŞIMI SÜRESİ VARDIR. KANUNDA SÜRELER AÇIK VE NET BELİRTİLMİŞTİR.
BURADA KANUNUN KORUMADIĞI 15-20 YIL SONRA BENİM HUKUKİ MENFAATİM VARDIR. DİYE KÖTÜ NİYETLİ KİŞİLERİN AÇTIK LARI VE AÇABİLECEKLERTİ DAVALARDA KİŞİLERİN HUKUkU NASIL KORUNACAKTIR. BU DURUM AÇIK VE NET OLARAK ANAYASAYAAYKIRILIK TAŞIMAKTADIR. ÖNCELİKLE BU DURUMUN GİDERİLMESİ GEREKMEKTEDİR. UCU AÇIK BİR HUKUK KAİDE VE KURALI OLAMAZ.
4-)KİRA KONTRATI BAKIMINDAN İZAHIMIZ. DAVACILARIN MURİSİ ----- ADINA ---- İMZASI İLE MÜVEKKİL ARASINDA AKTEDİLEN KONTRAT BU LUNMAMAKTADIR. -----ŞİRKETİ İLE İMZALANDIĞI BAŞLANGIÇ TARİHİ KASIM 2007 OLAN KRA KONTRATI 2012 ARALIK YINDA SONLANDIRILMIŞTIR. KİRA KONTRATININ SONLANDIRILMASI SONRASI İSE ---- TARAFINDAN O TAŞINMAZDA :TAFT --- FATURA ÖDEME MERKEZİ 2013 YILI OCAK AYINDA FAALİYETE GEÇMİŞTİR. VERGİ LEFHASI İSE---- EŞİ ----- ADINA ÇIKARILMIŞTIR. VERGİ MEMURLARI İŞYERİ AÇILIŞ KONTROL TUTANAĞINI TUTMUŞLARDIR.
MÜVEKİLİN ORTAĞIDA OLDUĞU -----
ŞİRKETİ 2012 YILI SONUNDA KAPATILMIŞ,TASFİYEYE GİRMİŞTİR. KARŞILIKLI OLARAK KİRA KONTRATI FESHEDİLMİŞ VE ORASI MÜVEKİLİMİN ŞİRKETİ İLE İLİŞKİSİ OLMADAN BAŞKA KİŞİ VE ŞAHISLAR TARAFINAD 12 YIL KULLANILMIŞ VE KULLAN ILMAYA DEVAM ETMEKTEDİR.( Bu şahısların isimleri tespit olunduğunda sayın mahkeye bildirilecektir)
AYNI ZAMANDA İKİ KONTRATTA BİRİNDE ŞİRKETİN KAŞESİ BULUNMAKTADIR. İMZALARDA MÜVEKKİLENİN İMZALARINA BENZEMEMEKTEDİR.
BU KİRA KONTRATLARININ STOPAJ VERGİLERİNİN KİM
TARAFINDAN YATIRILDIĞI, VERGİ DAİRELERİ,NE MÜZEKKERE YAZILARAK GELİR VERGİSİ BEYANNAMESİNİ KİMİN VERDİĞİ,SULAR İDARESİ İLE ELEKTRİK İDARESİNE ELEKTRİK ABONELİĞİNİN KİMİN ADINA OLDUĞUNUN VE DOĞAL GAZI VARSA ABONELİĞİNİN KİMİN ÜZERİNDE OLDUĞU VE ÖDEMELERİN KİMİN TARAFINDAN YAPILDIĞININ BELİRLENMESİ GEREKMEKTEDİR.
5-)İHTARNAMELER BAKIMINDAN:
DavacılaR ADINA ---- NOTERLİĞİNDEN 10.07.2024 TARİHLİ İHTARNAMESİNDE HİÇBİR ŞEKİLDE ALACAK İDDİASINDA BULUNMAMIŞLARDIR. ----ALACAK OLMADIĞINA GÖRE VE TAŞINMAZ DAVACILARIN İDDİASININ AKSİNE TAHLİYE EDİLMİŞ BULUNDUĞUNDANDAVA KONUSU KALMAMIŞ OLMAKTADIR.2013 OCAK AYINDAN İTİBAREN - --- ÖDEME MERKEZİ OLARAK ÇALIŞMAYA ----TAŞINMAZI KULLANMAYA VE ORADA ÇALIŞMAYA BAŞLAMIŞLARDIR.
O BÖLGEDE BULUNAN TAŞINMAZLAR ÇOK DÜŞÜK KİRA İLE KİRALANMAKTA VE ÇOK ESKİ OLAN, OTURULAMI YACAK DURUMDA OLAN YAPILARDIR.DAVACILAR KENDİ ELLERİNDE BELGE OLMAYINCA TAŞINMAZLARINDAKİ KİRACIYI ÇIKARTMAK İÇİN BÖYLE BİR YOLA BAŞVURMUŞ OLABİLİRLER.
DAVACI VEKİLİ 1-A BENDİNDE ---- ŞİRKETİNİN, KİRA BEDELİNİ ÖDEMEMİŞ, ARTIŞLARA RİAYET ETMEMİŞ, KİRA BORCU ÖDENMEMİŞ DEMEKTEDİR.
BURADA ÖNCELİKLE TAŞINMAZ 2012 DE BOŞALTILARAK TAHLİYE EDİLMİŞTİR.( TANIKLARLA İSPAT OLUNACAKTIR.)EKLİ OLARAK SUNDUĞUMUZ FOTOĞRAFLARDA DAVA KONUSU TAŞINMAZIN ,İKİNCİ EL SATIŞ YERİ OLDUĞU, BİR SONRAKİ FOTOĞRAFTA BOŞ OLDUĞU, DİĞER RESİMDE İSE MURACAAT DÖNERCİ DİYE YAZILDIĞI, GÖRÜLMEKTEDİR.BU RESİMLER TAŞINMAZDA MÜVEKKİLEMİN İLİŞKİSİNİN BULUNMADIĞINI GÖSTERMEKTEDİR. ŞU HUSUSU SAYIN MAHKEMENİN DİKKATİNE ÇEKMEK İSTERİM.
MÜRİS ---- 13.01.2011 TARİHİNDE VEFATE TMİŞTİR.MÜVEKKİL ARALIK 2012 YILINDA TAHLİYE ETMİŞ TİR. DAVACILARIN AKLINA 11 YIL SONRA BABAMIZIN TAŞINMAZI VARDI KİRA ALIYORDU, BİR BAKALIM NE OLMUŞ DİYE HİÇ AKLINA GELMEMİŞ OLSA DAHİ KİRA ALACAĞININ BEŞ YILLIK ZAMAN AŞIMINA UĞRADIĞINI, BİLMEZLERMİ.
DAVACININ ÖNCELİKLE TAŞINMAZDA KİMİN OTURDUĞUNU TESPİT ETTİRMESİ, ALACAĞI VARSA VE TAŞINMAZIN TAHLİYESİ Nİ TALEP EDİYORSA O KİŞİLERE KARŞI DAVA AÇMASI GEREKTİĞİ KANISINDAYIM.
5-)MÜVEKKİLİN DAVA KONUSU TAŞINMAZ IN TAHLİYESİ SONRASINDA EVİ İLE UĞRAŞTIĞI,ÇOCUĞUN BÜYÜMESİ ÜZERİNE 2012 YILININ 12 AYINDA BAĞKUR ÜYELİĞİNİN SONLANDIRILDIĞI VE 2018 YILININ OCAK AYINDA İSE SOSYAL SİGORTALAR KURUMUNA BAĞLI İŞYERİNDE ÇALIŞMAYA BAŞLADIĞI EKLİ BELGEDE AÇIK VE NET ŞEKİLDE GÖRÜLMEKTEDİR.
......
SONUÇ: YUKAIDA ARZ VE İZAH ETMEYE ÇALIŞTIĞIMIZ HAKLI NEDENLERLE:
DAVACILARINAAÇMIŞ BULUNDUĞU HAKSIZ VE YERSİZ DAVANIN;
A-)ZAMANAŞIMI, DAVA ŞARTININ OLUŞMAMASI,
HUKUKİ YARAR İÇİN BELGENİN OLMAMASI NEDENİ İLE ÖNCELİK
LE DAVANIN REDDİNE,
B-)DAVANIN HAKSIZ OLMASI NEDENİ İLEDE ESASTAN REDDİNE.
..."
şeklinde olup yukarıya aynen aktarılan cevap dilekçesinde zorunlu arabuluculuk dava şartı ve husumet yokluğu itirazlarında bulunularak ve davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı ileri sürülerek esas hakkında açılması muhtemel davaya yönelik savunmalar yapılmak suretiyle davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesi istenmiştir.
Dava ticaret sicilinden tasfiyeye bağlı olarak terkin edilmiş olan ''Tasfiye Halinde----. ŞİRKETİ'' ünvanlı şirketin taraf olduğu kira sözleşmeleri nedeniyle ihya edilmesinin gerekip gerekmediği hususunun aydınlatılmasına yöneliktir.
TTK'nin "Ek tasfiye" başlıklı 547.maddesi:
"(1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler.
(2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir."
hükmünü içermektedir.
Ticaret sicilinin cevabına göre söz konusu şirketin tasfiyeye bağlı olarak 30/04/2015 tarihinde terkin edildiği, şirketin adresinin----" olduğu ve Mahkememizin yargı alanı içinde kaldığı, son tasfiye memurunun --- olduğu ve UYAP'tan temin edilen nüfus kaydına göre evlilik nedeniyle soyadının ---- olduğu belirlenmiştir.
İhya davasının niteliğine bağlı olarak zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığından ve davalı tasfiye memurunun yasal zorunluluk nedeniyle davalı tarafta yer alması gerektiğinden yerinde görülmeyen zorunlu arabuluculuğa tabi olma dava şartı itirazı ile husumet itirazının reddine karar verilmiş olup, zaman aşımı ve hak düşürücü süre itirazı yönünden yapılan irdelemede ise TTK. Geçici madde 7 düzenlemesi dışında kalan zaman aşımına ilişkin beyanlar kira ilişkisine bağlı olarak açılması muhtemel esas hakkındaki davaya yönelik olduğundan bu davayla ilgili olup TTK. Geçici madde 7 düzenlemesi kapsamında kalan zaman aşımı itirazı yönünden söz konusu düzenlemedeki 5 yıllık süre Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş olduğundan terkin ve dava tarihlerine göre dava 10 yıllık süre içerisinde açılmış olduğundan yerinde görülmeyen zaman aşımı itirazının reddine karar verilmiş olup sonuçta engel bir dava şartı ve süre engeli olmadığı tespit edilerek ön inceleme duruşması yapılıp ihtilaf noktaları tespit edilerek tahkikata geçilmiştir.
İhya davasının niteliği, konuya ilişkin yasal düzenlemeler, ileri sürülen delillerin ve dinletilmek istenen tanıkların esas hakkında açılması muhtemel davaya yönelik olması ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde cevap dilekçesinde ileri sürülen delillerin toplanmasına ve tanıkların dinlenmesine gerek olmadığı sonucuna varılarak davalı tarafın tahkikata yönelik taleplerinin reddine karar verilmiştir.Bilindiği üzere şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. Ancak tüzel kişiliğin sona erebilmesi için şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılmış olması gerekmektedir. Tüzel kişiliğin son bulmasını ifade eden fesih ve tasfiye işlemi aynı zamanda hukuki bir işlemdir. Bu işlemin veya kararın hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün değildir. Eksik veya hatalı işlem sonucu şirketin sicilden tasfiye sonucu terkinine karar verilmiş ise, bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına sahiptir.
Eldeki dava yönünden, söz konusu şirketin taraf olduğu kira sözleşmelerine göre kiraya verenin davacıların murisi olan --- olduğu ve veraset belgesine göre ----- davacılardan başka mirasçısının olmadığı ve kira ilişkilerinin sonuçlanmadığı ve kiracı-murisin mirasçıları olan davacıların kira sözleşmelerine dayalı hak iddialarının muhatap bulması ve kira ilişkisine bağlı olarak hukuki süreçlerin başlatılması ve muhtemel takip ve davaların sonuçlandırılması ile sınırlı olarak TTK'nin 547. maddesi anlamında ek tasfiye işlemini gerektirdiği ve bunun için söz konusu şirketin ihya edilerek yeniden ticaret siciline tescilinin zorunlu hale geldiği anlaşılmıştır.
Sonuç olarak söz konusu şirketin ihyası için gerekli yasal ve maddi şartların somut olayda gerçekleştiği ve sübut bulan davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış olup ek tasfiye işlemlerinin yerine getirilmesi yönünden söz konusu son tasfiye memuru davalının tasfiye memuru olarak atanmasının ve ek tasfiye işlemlerinin tasfiye memuru olarak ---- tarafından yapılması uygun görülmüş olup, yargılama gideri yönünden yapılan irdelemeye bağlı olarak: davalı ... Sicil Memurluğu, yasal hasım konumunda olup, tasfiyenin usulsüz kapatılmasından dolayı sorumluluğu bulunmadığından yargılama giderinden sorumlu tutulmamıştır.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
Davanın TTK'nin 547. Maddesi uyarınca KABULÜ ile;
---- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ----- sicil numarasında kayıtlı iken tasfiyesi kapatılmış olan ''Tasfiye Halinde ----ŞİRKETİ'' ünvanlı şirketin ticaret sicil kaydının, davacıların murisi ---- ile ''Tasfiye Halinde ----- ŞİRKETİ'' ünvanlı şirket arasında düzenlenmiş olan Kasım 2007 kira başlangıç tarihli kira sözleşmesinde----- adresi ve 01/11/2010 başlangıç tarihli kira sözleşmesinde -----adresi olarak belirtilen yerle ilgili kira sözleşmeleri yönünden kira ilişkisine bağlı olarak hukuki süreçlerin başlatılması ve muhtemel takip ve davaların sonuçlandırılması ile sınırlı olmak üzere ---- Ticaret Siciline yeniden tesciline,
Ek tasfiye işlemlerinin daha önceki tasfiye memuru davalı ... (---) ----- tarafından yürütülmesine, ek tasfiye bitinceye kadar tasfiye memurunun görevinin devam etmesine,
Kararın ----- Ticaret Siciline tescil ve ilanına,
Gerekçede açıklanan nedenlerle davalı ... Sicil Müdürlüğü'nün yargılama giderinden sorumlu tutulmasına yer olmadığına ve buna bağlı olarak sonuçta:
Maktu karar harcından peşin harcın mahsubu ile EKSİK 187,80 TL harcın davalı tasfiye memuru ----alınarak Hazineye gelir kaydına,
Davacı tarafça peşin ödenen harçlar dahil olmak üzere davacı tarafça yapılan toplam 1.792 TL yargılama giderinin davalı tasfiye memuru ------alınarak davacılara müştereken verilmesine,
Davacılar vekili için tarife gereğince belirlenen 30.000 TL maktu avukatlık ücretinin davalı tasfiye memuru ----- alınarak davacılara müştereken verilmesine,
Davalı tarafça yapılmış bir gider olmadığından bu konuda başkaca karar verilmesine yer olmadığına,
Artan avansın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, İlişkin olmak üzere davacılar vekili ile davalı tasfiye memuru vekilinin yüzlerine karşı aleni olarak yapılan yargılama sonunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.