T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/630 Esas
KARAR NO : 2025/228
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 14/10/2021
KARAR TARİHİ: 06/03/2025
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız ----- Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasında dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ /
DAVA/TALEP ;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 13.10.2019 tarihinde meydana gelmiş olan trafik kazasında; davacı -------- yolcu olarak bulunduğu; davalı -----teminatına aldığı; dava dışı ----- yaptığı ---- motosiklete, plakası tespit edilemeyen gri renkli ------- markalı bir aracın çarpması neticesinde; sigortalı motosiklette yolcu olarak bulunan davacının yaralandığı; davacının yaralanması nedenli tazminat talepleriyle; motosikletin trafik sigortacısı olan davalı ----- başvuruda bulunulmuş ve davalı ----- tarafından hasar dosyası açılmış ise de davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığı; kaza ile ilgili olarak--------sayılı soruşturmanın; davacının motosiklet sürücüsü olan dava dışı (sigortalı) sürücüden şikayetçi olmaması, ve kazada karıyan diger faile ulaşılamaması nedeni takipsizlikle sonuçlandığını, ------ doğumlu ve meslek olarak fizyoterapist olup, kaza sonrasında 40 gün geçici iş göremezlik raporu verilen ve işinden ayrılmak zorunda kalıp daha hafif bir iş yapmak zorunda kalan davacının, sol ayak bileğinin burkulduğu, ek travma olmadığı aynı zamanda --------- hastanesinden burkulma sonrası, sol ayak dorsal yüzde hassasiyeti olan hasta grafilerde 2-3-4-5 metatars distalinde fraktür izlendiği ve aynı zamanda sol ayak ------hareketlerinde fleksiyonda minimal kayıp olduğu; yaralanmalarının hayat fonksiyonlarını ağır derecede etkilediğini, -------- tarihli raporuna göre sürekli engel oranın olduğu ve kazaya ilişkin sürekli çalışma gücü ve meslekte kazanma gücü kaybı maluliyet oranının olduğu ve aylık bakıcıya ihtiyaç olduğu, ------- raporlarına göre tıbbı iyileşme sürecininde 3 ayı bulduğu; kaza sonucunda kırık ve çatlakları oluşan davacının önce kendi imkanları ile ------ hastanesine tedavi yaptırıp akabinde ---- kırık ayağı için tedavi gördüğü, Ayrıca --------yaralanma sonrası rehabilatasyon egzersiz hizmeti ve fizyoterapi danışmanlık hizmeti aldığını, dönem dönem de fizyoterapiye devam ettiği, kırık sebebiyle de günlük yaşam fonksiyonlarında zorluklar yaşayıp tedaviye ihtiyaç duyduğu gelecekte de sağlıklı şekilde yürüyüp yürümeyeceğinin kesin olmadığını, baş parmakta da yamulma olduğundan bununla alakalıda tedavi ve halluks valgus ameliyatı olacağı; yaralanması nedenli olarak davacı ve ailesinin hayatının derinden etkilendiği, maddi ve manevi açıdan büyük bir yıkıma uğradıkları belirtilerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere; 6100 sayılı Yasa'nın 107.maddesi uyarınca yargılama aşamasında belirlendiğinde arttırmak kaydı ile sürekli iş gücü kaybı için 700,00-TL, bakıcı giderleri ve geçiçi iş göremezlik tazminatı için 100-TL olmak üzere şimdilik 800,00-TL'nin olay tarihinden işletilecek yasal faizi ile tahsiline yarğılama giderleri ve vekalet ücretlerninin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP:Davalı ---------vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının, dava yoluna gitmeden önce KTK nun 97. maddesi gereğince sigortacıya başvuruda bulunma dava şartını yerine getirmemiş olduğu, davacının taleplerine neden olan kazaya tespit edilemeyen aracın sebep olduğunun ispatlanmamış olduğu; kazanın oluşumuna dair hiç bir evrak, tutanak, kayıt, tanık, görüntü toplanmamış olduğu iddia eden olaya ilişkin tespit edilemeyen bir aracın kusuru ile dahil olduğunun ispatlanmamış olması ile birlikte davacının maluliyetinin de ---------tarafından yetkilendirilmiş bir sağlık kuruluşunca düzenlenmiş sağlık raporu olarak dosyaya sunulmamış olduğu, taleplerin zaman aşımına uğramış olduğu; 13.10.2019 tarihinde meydana gelen kaza ile ilgili olarak herhangi bir tutanak tanzim edilmediği davacı tarafından ilgili mercilere başvuruda bulunulmadığı, kazadan bir buçuk ay sonra kolluğa yaptığı müracaatta sigortalımotosiklette yolcu olarak bulunurken kendilerine plakası alınamayan bir aracın çarptığı yönündeki anlatımından başka kaza ile ilgili bir belge vetespitin bulunmağı; davacının iddia ettiği olguları ispatlamakla yükümlü olduğu; kazanın oluşumunda davacının yolcu olarak bulunduğu diğer davalı------ plakalı motosiklet sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunu; davacının Erişkinler için Engellilik değerlendirmesi hakkındaki yönetmelik hükümlerine göre tespit edilmesinin gerektiğini, motosiklet yolcusu iken yaralanan davacının sürücü belgesi bulunmayan sürücünün arkasında kask dizlik dirseklik, kolluk vs ekipmanlar kullanmayarak seyehat ettiğinden müterafik kusurunun tespit edilerek tazminattan indirim sebebi sayılmasının gerektiği; davacının -----ödeme alıp almadığının tespiti ile almış ise tazminattan tenzilinin gerektiği; davanın açılmasına sebep olunmadığından yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinden davalının sorumlu olmayacağı belirtilerek; mahkemenin hukukunda olan gerekçelerle davanın reddine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
Davalı --------vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı sigortacının sorumluluğunun poliçe teminat limitleri ile sınırlı olduğu; davacının taleplerine dayanak olarak sunduğu maluliyet raporlarının usulünce alınmamış olduğu; kazada davalının sigotaladığı ve davacının yolcu olarak bulunduğu motosiklet sürücüsünün kusurunun bulunmadığı; savcılık tutanaklarında, olayın meydana geldiği yolun durumu, kayganlığı, girintili çıkıntılı veya engebeli olup olmaması, olayın meydana geldiği saatteki görüş durumu, hava şartları ile kusurun ilişkisi incelenmediği, kusurun belirlenmesinde çok önemli olup illiyet bağını kesebilen bu hallerin göz önüne alınmasının gerektiği, savcılık tutanaklarından da görüleceği üzere, olayın meydana geldiği yol virajlı, zemin ise kaygan olduğundan sürücü ile kazanın bir illiyet bağı bulunmadığı buna göre sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğu; kaza ile ilgili kusur durumunun tespit edilmesinin gerektiği; motosiklet yolcusu olan davacının kask kullanmamasından dolayı müterafik kusurunun bulunduğu, ek beyan olarak davacı ile sigortalı ün arkadaş oldukları bundan dolayı hatır taşıması indirimi uygulanmasının gerektiği belirtilerek; Mahkemenin hukukunda olan gerekçelerle davanın reddine karar verilmesini beyan ve talep edilmiştir.
DELİLLER :Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Son Tutanağı, -------Sayılı Dosyası, Trafik Tescil Kayıtları, Hastane Evrakları, Hasar dosyaları ve poliçe, ----kayıtları, ------ Raporu, Bilirkişi raporları, Tanık, dosyadaki sair bilgi ve belgeler.
DAVACI ------- İSTİCVAP BEYANINDA; --- günü bir haftasonu arkadaşım ------ kullandığı motosikletin arkasında oturuyordum, biz --- istikametine doğru----- karayolu üzerinde hareket ediyorduk, net bir yer hatırlamamakla birlikte -------- gelmeden önce bir yerde ------ markalı -------- araç orta şeritten hareket halindeyken birden sağ şeride geçmek suretiyle bize çarptı ve biz motosikletle birlikte yere düştük, bu sırada bize yoldan geçen vatandaşlar yardımcı olmaya çalıştılar ve bize çarpan aracın ----- marka ------bir araç olduğunu söylediler, ben kaza sonrası yaralandım ve halen etkileri devam etmektedir dedi, ben, bizim önümüze kırıp bize çarpan bir araç olduğunu bizzat gördüm ancak aracın marka ve modeliyle rengini bize çevredekiler söyledi, arkadaşım da daha sonra bize çarpan araçta yüksek seste müzik dinlendiği ve önümüze aniden kırarak bize çarptığını ifade etmiştir, biz panik olduğumuz için ve İstanbul şartlarında çevreyolundan geçen insanların kim olduğunu ve tanıklık yapıp yapamayacakları hususu da aklımıza da gelmedi, panik nedeniyle bu hususları düşünemedik, başkaca bir diyeceğim yoktur ' şeklinde beyanda bulunmuştur.
DAVACI TANIĞI ----BEYANINDA;----civarında-------üzerinde hareket halindeydik, bu sırada bana ait olan ------ plaka sayılı motosikletimi ben kullanıyordum, aynı zamanda yakın arkadaşım olan davacı ----- arkamda oturuyordu, ---- arasında bir yerde ---- araç bizim üzerimize doğru geldi ve çarptı, bu araç yüksek sesle müzik dinleyen içinde serseri diye niteleyebileceğim 3-4 kişinin bulunduğu bir araçtı, bize araç sol yandan çarptı ve biz yere düştük, araç bize çarptıktan sonra hiç durmadan devam etti ve kayboldu biz kazanın etkisiyle plakayı göremedik, biz çarpmanın etkisiyle yere düştükten sonra arkadaşım ---- yaralandı, bana ise önemli birşey olmadı, ---- çeşitli hastanelerde tedaviler gördü ve halen görmektedir, -----mesleği ----- olup bir süre rapor aldı ve işe başladığında da ağrıları olduğu için tam olarak çalışamadı, şimdi bir üniversitede akedemisyen olarak çalıştığını biliyorum dedi, olay sırasında benim motosikletim de hasar görmüştür, anlattığım nedenlerle biz kazanın etkisi ile aracın plakasını ve sürücüsünü tespit edemedik, zaten trafik de oldukça kalabalık olduğu için araç arada kayboldu biz daha sonra hastaneye gittik ve olayla ilgili polise de ifadelerimizi vermiştik, benim olayla ilgili bilgim ve görgüm bundan ibarettir' şeklinde beyanda bulunmuştur.
İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİNE GÖRE VAKIA VE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI : Dava, yaralanmalı trafik kazası nedeniyle, 6098 Sayılı TBK'nin 54. maddesi gereğince; tedavi giderleri (bakıcı), kazanç kaybı ve çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar kapsamında açılan maddi tazminat istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322. maddeleri gereğince basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak öncelikle resen incelenip gözetilmesi gereken HMK'nin 114 ve 115. maddeleri gereğince dava şartları, taraf sıfatı, harç ve hak düşürücü süre gibi hususlar incelenmek ve değerlendirilmek suretiyle ön inceleme duruşması icra edilmiş, uyuşmazlık belirlenmiş ve daha önce zorunlu arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığından bu kez takdiren sulh teşvikine ilişkin vaki davete rağmen duruşmaya katılan davacı vekilinin ve davalı ------- vekilinin sulh olmak istemediklerine yönelik beyanları üzerine tahkikata geçilerek, deliller toplanmış, tahkikat işlem ve incelemeleri yerine getirilip tamamlanmış ve araştırılacak bir husus kalmadığı tespit edilerek son duruşmada hazır bulunan davacı ve davalı -----hesabı vekillerinin sözlü açıklamaları da dinlenip zapta geçilerek aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.
Yapılan açıklamalar, anılan yasal düzenlemeler, iddia ve savunma, toplanan deliller ve yapılan yargılama sonucunda somut olaya bakıldığında; öncelikle yargılama sırasında davacı vekili tarafından yargılama sırasında davalı --------yönünden eldeki davadan feragat edildiği anlaşılmıştır. 6100 sayılı HMK'nin 309/1.maddesi gereğince; feragat dilekçe ile veya sözlü olarak yapılır. HMK'nin 310/1 maddesi gereğince; Feragat hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. HMK'nin 309/2.maddesine göre ise; feragat karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatına bağlı değildir. HMK'nin 309/4 maddesine göre de; feragat kayıtsız ve şartsız olmalıdır. 6100 Sayılı HMK'nin 311.maddesinde; "Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur." hükmü bulunmaktadır.6100 Sayılı HMK'nin 312/1.maddesine göre ise "Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilir. Feragat veya kabul, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerini mahkumiyet, ona göre belirlenir." hükmü bulunmaktadır.Yukarıda yapılan açıklamalar ve anılan yasal düzenlemeler ışığında yapılan inceleme ve değerlendirmede; usulüne uygun olarak yapılan ve davayı sona erdiren taraf işlemi niteliğindeki vaki feragat nedeniyle davacının davalı -----yönünden davasının reddine karar verilmiştir.
Davalı ----yönünden somut olaya bakıldığında ise ; "6098 sayılı TBK 49. maddesi uyarınca, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. 2985 sayılı KTK 85. maddesi uyarınca; bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. ZMM sigortacısı işletenin üçüncü şahıslara verdiği zararı poliçe limitine kadar sigortalamaktadır. 5684 sayılı Sigortacılık Yasasının 14. maddesi uyarınca sigortalısı tespit edilemeyen veya rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dâhilinde sigortasını yaptırmamış olan araçların neden olduğu bedensel zararlar için ------ihdas edilmiştir. Davalı--- tarih-----Maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiği tarihte geçerli olan teminat tutarı dahilinde zarardan sorumludur. Bu açıklamalar ışığında eldeki olayda ; ---tarihinde saat 16.00 sularında dava dışı ------ sevk ve idaresindeki ------ istikametinde hareket ettiği sırada plakası tespit edilemeyen --- marka --------çarptığının ve çarpmanın etkisiyle yaşanan kazada motosiklette yolcu olarak bulunan davacının yaralandığının ileri sürüldüğü anlaşılmıştır. Davacı ve motosiklet sürücü tarafından kaza tarihi olarak belirtilen 13/10/2019 tarihinden 50 gün sonra 01/12/2019 tarihinde polise başvurulduğu ve yapılan soruşturma sonucunda olay yeri olarak gösterilen mahalde kamera bulunmadığı, davacı ve motosiklet sürücüsü arkadaşının benzer beyanları dışında bilgi ve görgü bulunmadığı ve sonuçta--------- karar ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmıştır. Somut olayda şikayet sırasında düzenlenen basit kroki dışında hemen kaza sonrası düzenlenen bir kaza tespit tutanağı bulunmadığından kazanın meydana geldiği mahallin gösterilmesi ve görülmesi yönünden rapor alınmasına karar verilmekle, trafik bilirkişisi ----- tarafından düzenlenen 29/01/2024 tarihli raporda davacı ------ yolcu Olarak Bulunduğu; Davalı ----- tarafından Sigortalanmış; ----- Plakalı Motosiklet Sürücüsü Dava Dışı -------Asli ve Tam Kusurlu Olarak % 100 (YÜZDE YÜZ) oranında kusurlu olduğu; Dava Dışı Meçhul ------ olarak beyan edilen Araç Sürücüsünün: Dosyaya Sunulan Bilgi ve Belgelere Göre Varlığı ve Kazaya neden Olup Olmadığı hakkında bir tespitin yapılamadığı yönünde görüş bildirilmiştir. Mahkememizce kazada sürücü konumunda olan ---------- tanık olarak dinlenmiş; davacı ise isticvap edilerek beyanı alınmıştır. Ayrıca hukuki dinlenilme hakkı kapsamında tüm deliller toplanmış ve değerlendirilmiştir. Ne var ki davacının iddiasının tek dayanağının yolcu olarak bulunduğu motosiklet sürücüsünün beyanı olması ve özellikle olaydan elli gün gibi uzun bir süre sonra kolluğu başvurulması karşısında ispat için yeterli görülmemiştir. Binaenaleyh, yargılamaya hakim olan ilkeler nezdinde 4721 Sayılı TMK'nin 6 ve 6100 Sayılı HMK'nin 190 . maddeleri gereğince ispatlanamayan davanın esastan reddine karar verilmiştir
6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderleri genelde davacı üzerinde bırakılmıştır. Ancak yargılama gideri kapsamında kalan 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13)maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gereğince --------bütçesinden AÜT uyarınca ödenen arabuluculuk ücretinden ise; vaki feragat beyanının taraflarca yapılan sulh sözleşmesi ve davalı ------- şirketi tarafından yapılan ödemeye dayandığı ve böylece davanın aslında bu davalı yönünden konusuz kaldığı, feragatin doğrudan hakkın özüne ilişkin olmadığının kesin olarak anlaşılması nedeniyle davanın açılmasına davalı anılan sigorta sigorta şirketinin sebebiyet verdiği değerlendirilerek davalı sigorta şirketi sorumlu tutulmuş ve bu kapsamda arabuluculuk ücretinin davalı ---------- alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir. ------
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davacının, davalı ---- aleyhinde açtığı davasının feragat nedeniyle reddine,
2-)Davacının davalı ----------- aleyhinde açtığı davasının esastan reddine,
3-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının, başlangıçta peşin olarak alınan 59,30 TL harcın ve 59,30 TL peşin mahsubuyla bakiye 496,80 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
4-)Davacı ve davalı --------tarafından yapılan tüm yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,
5-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca ----bütçesinden ödenen 1.360,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı ------alınarak hazineye gelir kaydına,
6-)Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL nispi vekalet ücretinın davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine,
7-)Davanın reddine karar verildiğinden ve davalı ------- Hesabı işbu davada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1,2 maddeleri uyarınca 800,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ----------Hesabına verilmesine,
8-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, )
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı -------- vekilinin ve davalı ---------- vekillerinin yokluklarında ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle --------------Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/03/2025