T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/722
KARAR NO : 2025/136
DAVA : Sözleşmenin Feshi ve Tazminat
DAVA TARİHİ : 29/09/2022
KARAR TARİHİ : 04/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Sözleşmenin Feshi ve Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkilinin, şirket hattı olarak çalışanlarının şirket işlerinde kullanılması amacıyla ----- ile sözleşme imzaladıklarını, kendilerine verilen hatları kullanmaya başladıklarını, ancak müvekkili şirkete gelen faturaların yapılan sözleşmede kararlaştırılan tutardan oldukça fazla geldiği için müvekkili şirket ilk olarak 07.12.2021 de BTK üzerinden, ve yine 12.04.2022 tarihinde de şikayet oluşturduğunu, ancak müvekkili şirketin mağduriyeti giderilemediğini, haksız yere sözleşmede kararlaştırılan tutardan daha fahiş tutarlarda fatura ödemeleri yapmak durumunda kaldığını beyan ederek, haklı davalarının kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla sözleşmeye aykırı olarak müvekkili şirketten alınan 12.791,50 TL fazla fatura bedellerinin yasal faiziyle birlikte iadesine, sözleşmeye aykırılık nedeniyle davalı şirket ile yapılan sözleşmenin feshine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı ile müvekkili şirket arasında kesilen bütün faturalar sözleşmelere ve hukuka uygun olduğunu, son olarak, 08.09.2021 tarihinde de için ---- Kampanya Taahhütnamesi Yenileme Talebi Ek Taahhütnamesi imzalandığını, davacı tarafından yapılan BTK şikayeti üzerine verilen cevapta da belirtildiği gibi davacı tarafın hatlarına ilişkin olarak indirimli paket ücretlerinden faydalandıkları belirtildiğini, ek olarak ----- numaralı hatta 4.000 TL taahhütlü, 24 ay süreli yeni iştecep kampanyası tanımlandığı, kampanya süresince davacı tarafın hatlarına toplam 57.600 TL fatura alt indirimi uygulanacağı, taahhüt edilen fatura tutarlarına paket aşımlarının, Katma Değerli Servislerin, Limitinde Durma Servisi vb. Ücretlerin dahil edilmeyeceği, yapılan işlem ve ücretlendirmelerin imzalanan evraklara istinaden gerçekleştirildiği ve bu kapsamda da herhangi bir hata bulunmadığı hususları da belirtildiğini, davacı yanın iddiaları gerçekleri yansıtmadığını, beyan ederek davanın reddi ile yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Deliller
Tarafların ticaret sicil sorguları dosya arasına alınmıştır.
---- İcra Müdürlüğü'nün----. sayılı dosyası dosya arasına alınmıştır.
----- Vergi Dairesine yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.
Büyük Mükellefler Vergi Dairesine yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.
Mali müşavir bilirkişi ve sözleşme yorum ve denetim uzmanı bilirkişiler kök ve ek raporlarını dosyaya sunulmuştur.
Bildirilen tanıkların talimat Mahkemesince beyanları alınmış olup;
Tanık ----- beyanında: "Davacı şirkette ön muhasebe elemanı olarak görev yaparım, 2021 yıl Haziran ayında şirkete, ----- şirket yetkilisi olduğunu ifade eden ----- diye bildiğim şirket yetkilisi geldi, aylık faturanın toplam 1170,00 Tl olacağını beyan etti, aynı gün şirket yetkilisi olan----sözleşmeye ilişkin işlemler yapılmıştı, ondan sonraki tüm faturalar yüksek geldi, zaman zaman kendilerini arayarak faturaların anlaşılan miktardan hep yüksek geldiğinden bahisle arayıp söyledik, telefonla ----- bey ya da kurumsal müşteri hizmetleri ile görüşmelerimizde faturaların merkezden kesildiği, bir sonraki faturalarda anlaşılan miktar üzerinden kesileceği beyan ediliyordu, ben de bizzat bu görüşlemeleri yaptım, şirket olarak noter kanalı ile itirazlarımızı bildirdik, kep ve BDK üzerinden itirazlarımızı bildirdik, bedellerin yüksel gelmesi halinde anlaşmanın fesh edileceğini bildirdik, davalı şirket tarafından herhangi bir cevap ya da dönüş yapılmadı, en son 2022 Eylül-Ekim aylarında şirket hatlarımızı başka bir operatöre geçirildi, daha sonra davalı şirket bize cayma bedeline ilişkin faturalar kesti, avukatımız da buna ilişkin itirazlarda bulundu" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık ---- beyanında: "Davacı şirket yetkilisiyim, 2021 yıl Haziran ayında şirkete, ---- şirket yetkilisi olduğunu ifade eden ----- diye bildiğim şirket yetkilisi geldi, sözleşmenin dolduğunu yeni bir sözleşme imzalanması gerektiğini beyan ederek, aylık faturanın toplam 1170,00 Tl olacağını beyan etti, aynı gün şirkette aramızda bir sözleşme yaptık, aramızdaki konuşmada dakikaların ve internetin DATA bitmesi halinde telefonların durdurulması konusunda da anlaşma yaptık, paket aşımı olmaması konusunda anlaşma yaptık, kendisine bundan fazla para ödemeyeceğimi söyledim o da bana bundan fazla para gelmez zaten dedi, ondan sonraki tüm faturalar yüksek geldi, zaman zaman kendilerini arayarak faturaların anlaşılan miktardan hep yüksek geldiğinden bahisle arayıp söyledik, telefonla --- bey ya da kurumsal müşteri hizmetleri ile görüşmelerimizde faturaların merkezden kesildiği, bir sonraki faturalarda anlaşılan miktar üzerinden kesileceği beyan ediliyordu, ben de bizzat bu görüşlemeleri yaptım, ----- bey ile görüşmemizde bir seferinde müdahale ettiler ve yüksek gelen faturayı anlaşılan bedelden aşağıya çektiler o şekilde ödendi, sonraki aylarda yine yüksek gelmeye başladı, ----- bey' aradık telefonlarımıza çıkmadı, diğer elemanlarda yapacakları birşey olmadığını söylediler, 2021 yılı Eylül ayında müşteri hizmetlerini aradım, 72 saat içerisinde geriye döneceklerini söylediler ama dönmediler, bu birkaç kez devam etti, daha sonra 5 gün sonra döndüler, ----- bey ile bu problemin çözülebileceğini söylediler, daha sonra çözüme ulaşamayınca aralık ayında noter, kep ve BDK üzerinden itirazlarımızı bildirdik, bedellerin yüksel gelmesi halinde anlaşmanın fesh edileceğini bildirdik, davalı şirket tarafından herhangi bir cevap ya da dönüş yapılmadı, hem müşteri hizmetleri hem de Maillerinde aralamızdaki sözleşmeyi kabul etmediklerini söylediler, daha sonra ----- Bey ve bir üstü olan şu an ismini hatırlayamadım bir şirket görevlesi bizim şirkete geldi, yeni bir sözleşme önerdiler, bu sözleşmeyi de ben kabul etmedim, sözleşme şartlarına uymadıklarını söyledim, bu tarihlerde ----- ilinde binrçok kurumsal şirkete de aynı şekilde sözleşmeler yapılmış, ----- bey ile yapılan sözleşmelerde problem yaşadıklarını söylediler, daha sonra dava açtık, uzlaşmada anlaşılamadı, dava açıldı, daha sonra 2022 Eylül-Ekim aylarında şirket hatlarımızı başka bir operatöre geçirildi, daha sonra davalı şirket bize cayma bedeline ilişkin faturalar kesti, avukatımız da buna ilişkin itirazlarda bulundu, ----- saha elemanlarının yaptığı sözleşmeleri ----- kabul etmiyorum, " şeklinde beyanda bulunmuştur.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:
Dava, taraflar arasındaki akdedilen sözleşme uyarınca tarafların edimlerini eksiksiz olarak yerine getirip getirmedikleri, sözleşmenin feshinin şartlarının oluşup oluşmadığı, davacı taraftan 12.791,50 TL fazla fatura bedeli tahsil edilip edilmediği, edildi ise bu bedelin iadesi şartlarının oluşup oluşmadığına dair davadır.
Mahkememizce dava dilekçesi, cevap dilekçesi, gelen müzekkere cevapları, taraflarca dosyaya sunulan deliller ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir.
Dosyada, davacı tarafın şirket merkezinin ---- bulunmasından dolayı defterlerinin incelenmesi amacıyla ------ Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmış, talimat mahkemesince gerekli ihtaratlar yapılarak dosya mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş, davacı tarafça defterler hazır bulundurulmuş ve mali müşavir bilirkişi raporunu sunmuştur. 11.07.2023 tarihli rapora göre, davacı tarafın defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, ilgili aylardaki BA formlarının verildiği, 2021 yılı Temmuz-Aralık ayı için düzenlenen telefon faturalarının toplamının 13.303,30 TL olduğu, 2021 yılı Aralık ayında düzenlenen ----- nolu 1.870,30 ve ----- nolu 104,40 TL toplam 1974,70 TL faturaların şirkete gönderildiği halde muhasebe kayıtlarına alınmadığı, 2022 Yılı ocak Mayıs ayında davacı şirket adına toplam 10.384,90 TL fatura düzenlendiği ve bu faturaların tamamının muhasebe kayıtlarına alındığı, DAVACI Şİrket kayıtlarında dava konusu olan dönemlerde ---- toplam 8.181,10 TL ödeme yapıldığı, taraflar arasındaki sözleşmenin 3. maddesinde 30 ay olarak süre belirlendiği ve aylık ödemenin de 1.172,00 TL olarak öngörüldüğü, süre içerisin de sözleşmeye göre davalı şirket olan ----- kesmesi gereken fatura toplam tutarı 12.892. TL ( 1172*11 ) olması gerekirken 23.688,20 TL olarak düzenlendiği, sonuç olarak 10.796,20 TL fazla fatura düzenlendiği rapor edilmiş olup, davalı tarafça sunulan itirazların değerlendirilmesi amacıyla aynı bilirkişiden ek rapor alınmış, itirazlar irdelenerek sunulan ek rapora göre, bilirkişinin kök rapordaki görüş ve kanaati ile ek rapordaki görüş ve kanaatinin aynı olduğu rapor edilmiştir.
Davacı tarafın defter incelemesi tamamlandıktan sonra, dosya sözleşme yorum ve denetim uzmanı bilirkişiye tevdi edilmiş; 05.01.2025 tarihli bilirkişi raporunun da, 11.07.2023 tarihli rapor ile aynı mahiyette olduğu, ayrıca faturalara itiraz yönünden 8 günlük sürenin, sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşıdığı, sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfetinin faturayı alan tarafa ait olduğu, davacı tarafın faturalara itiraz etmemiş olmasının ispat külfetinin yer değiştirmesine sebep olacağı, aksi davacı tarafından ispat edilebilecek adi bir karine olduğu, karinenin aksini davacı tarafın, 28.06.2021 tarihinde yapılmış olan ve davacı tarafından da kabul edilen sözleşme ile ispat ettiği rapor edilmiş olup, bilirkişi raporlarının denetime elverişli, gerekçeli ve hükme esas alınabilir nitelikte olması sebebiyle ek rapor alınması cihetine gidilmeyerek, taraflar arasındaki sözleşmeye göre davacı tarafın edimini yerine getirdiği, davalı tarafın ise fazla fatura bedeli kestiği ve edimini yerine getirmediği, buna bağlı olarak davacı yönünden sözleşmenin feshi şartlarının oluştuğu, her ne kadar davacı tarafça 12.791,50 TL üzerinden dava açılmış ise de fazla kesilen fatura bedellerinin 10.796,20 TL olduğu tespit edildiğinden bu bedele hükmedilmesi gerektiği, davacı tarafça yasal faiz talebinde bulunulduğu, taleple bağlılık ilkesi uyarınca yasal faize hükmedilmesi gerektiği, yine faiz talebinde tarih belirtilmediğinden, faizin dava tarihi ile başlatıldığı, sonuç olarak davanın kısmen kabulüne, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin feshi ile toplam 10.796,20 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin feshi ile toplam 10.796,20 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 737,49 TL harçtan peşin alınan 218,45 TL harcın tahsili ile kalan 519,04 TL harcın davalıdan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan peşin alınan 218,45TL harç gideri, 4.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 489,50 TL posta masrafı olmak üzere toplam 4.707,95 TL yargılama giderinin davanın kabul edilen kısmı dikkate alınarak 3.954,68 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul edilen kısmı dikkate alınarak 1.310,40 TL'sinin davalıdan tahsili ile; 249,60 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 10.796,20 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 1.995,30 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Karar kesinleştiğinde varsa bakiye gider avansının yatırana iadesine,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341/2 maddesi uyarınca miktar itibarıyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.