T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/559
KARAR NO : 2025/130
DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 08/08/2022
KARAR TARİHİ : 03/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı müvekkil arasında 23.12.2021 tarihinde ----- poliçe nolu iş yeri mali mesuliyet sigortası sözleşmesi imzalandığını, aşırı kar yağışı nedeniyle müvekkili şirketin çatısı zarar gördüğünü, bu konuda sigorta şirketine ihbarda bulunulduğunu, müvekkili tarafından -----SHM 'ye delil tespiti istemli dava açıldığını, müvekkili yapılması gereken iş ve işlemler ile maliyeti belirtilen hasarları tamir ettirmek zorunda olduğunu, bu nedenlerle; davanın kabulüne, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Haksız ve hukuki dayanaktan yoksun açılmış bulunan davanın usul ve esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
----- yazılan müzekkere cevabı, bilirkişi raporları.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davacı sigortalı işyerindeki çatıdaki kar yoğunluğu ve kar ağırlığına bağlı olarak zarar gören çatı ile fırtınaya bağlı olarak zarar gören levha nedeniyle işyeri poliçeleri kapsamında oluşan maddi zararların tazmini istemine ilişkindir.Somut olayda; davacı şirket ile davalı sigorta şirketi arasında 23.12.2021 tarihinde iş yeri mali mesuliyet sigortası sözleşmesinin imzalandığı, aşırı kar yağışı nedeniyle davacı şirketin çatısının zarar gördüğü, bu hususta sigorta şirketine ihbarda bulunulduğu, -----. tarafından 11.03.2022 tarihinde 26.500,00-TL maddi hasar tazminat tutarının davacı şirkete ödendiği, ancak sigorta şirketinin hasar tespit bedelinin çok düşük bulunması üzerine davacı tarafça ----SHM'nin ----- sayılı dosyası ile bilirkişi raporu aldırıldığı, buna göre davacı tarafın toplam zararının 312.500,00 TL olarak hesap edildiği, dava konusu olay nedeniyle oluşan zararın daha fazla olduğundan bahisle bakiye zarar tazminatının tahsili talebi ile huzurdaki davanın ikame edildiği görülmüştür.
Mahkememizce alınan bilirkişi kök ve ek raporları arasında hasar bedelinin tespiti bakımından hükme esas alınmaya elverişli bulunan 21.11.2024 tarihli bilirkişi ek raporuna göre davacının toplam zararının 44.958,00 TL olduğu tespit edilmiştir. Sigorta bilirkişisi tarafından yapılan değerlendirmede ise işbu toplam zarar bedeli içerisinde yer alan zarar kalemlerinden kar ağırlığı sebebi ile meydana gelen zararın Sigorta Poliçesinin kapsamında olduğu, fırtına sebebiyle meydana gelen zararın (1350,00 TL) Sigorta Poliçesinin kapsamı dışında olduğu, poliçe kapsamında olmayan 1350,00 TL ve 11.03.2022 tarihinde ödenen 26.500,00 TL nin mahsubu neticesinde davacının talep edebileceği bakiye tazminat bedelinin 17.108,00 TL olduğu anlaşılmakla davacı tarafın 30.01.2025 tarihinde sunduğu talep arttırım dilekçesi dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Faiz türü ve başlangıç tarihine ilişkin yapılan değerlendirmede;
TTK'nın 1427/2 fıkrasında; "Sigorta tazminatı veya bedeli, rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her hâlde 1446 ncı maddeye göre yapılacak ihbardan kırkbeş gün sonra muaccel olur. Can sigortaları için bu süre onbeş gündür. Sigortacıya yüklenemeyen bir kusurdan dolayı inceleme gecikmiş ise süre işlemez" düzenlemesi bulunmaktadır. Bu madde hükmüne göre; sigorta tazminatı veya bedeli, ihbardan kırkbeş gün sonra muaccel olur.
---- BAM HD nin ---- Esas ------ Karar sayılı ilamı; " somut uyuşmazlık ticari iş ve ticari dava niteliğinde olup bu davaya konu alacağa 3095 sayılı Kanun’un 2/2. maddesi uyarınca avans faizi oranlarının uygulanması mümkündür. Zira 6102 sayılı TTK m. 19/2 hükmü uyarınca, taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler, Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, diğeri için de ticari iş sayılır. Davalı sigorta şirketi ile davacı sigortalısı arasında konut sigorta sözleşmesi bulunmasına göre uyuşmazlığın ticari iş niteliğinde olduğunun kabulü ve bu halde kural olarak temerrüt faizi olarak avans faizine hükmedilmesi gerekmektedir (Aynı yönde Yargıtay ----. HD'nin 21/11/2011 tarihli ve----sayılı; 04/06/2018 tarihli ve ----- sayılı ilamları). Ne var ki, davacı dava dilekçelerinde avans faizi oranından farklı oranlarda seyreden mevduata uygulanan en yüksek faiz oranına hükmedilmesini istemiştir. Bu durumda mahkemece, davacının talebiyle bağlı kalınarak kabul edilen miktarın avans faizini geçmemek üzere mevduata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiş olup, davalının bu yöndeki istinaf sebepleri de yerinde görülmüştür." şeklindedir.Somut olayda; davalı tarafça 11.03.2022 tarihinde davacı tarafa kısmi ödeme yapıldığı, bu haliyle işbu tarih itibariyle davacının hak ettiği bakiye tazminat miktarı bakımından temerrüde düşmüş sayılacağı, bununla birlikte taraflar arasında iş yeri sigorta sözleşmesi bulunmasına göre uyuşmazlığın ticari iş niteliğinde olduğu, bu halde kural olarak temerrüt faizi olarak avans faizine hükmedilmesi gerektiği, ancak davacı taraf dava dilekçesine avans faizi oranından farklı oranlarda seyreden mevduata uygulanan en yüksek faiz oranına hükmedilmesini istediğinden, davacının talebiyle bağlı kalınarak kabul edilen miktarın avans faizini geçmemek üzere mevduata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiştir.Yargılama giderleri bakımından yapılan değerlendirmede;
6100 sayılı HMK'nin 331/1, 332/1 maddeleri gereğince aynı yasanın 323.maddesinde sayılan yargılama giderlerine davanın kabul red oranı dikkate alınarak karar verilmiştir.
Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de yine davanın kısmen kabul edilmiş olması nedeniyle hazineye gelir kaydedilmek üzere kabul red oranına göre taraflardan tahsiline karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile 17.108,00 TL nin 13.03.2022 kısmi ödeme tarihinden itibaren mevduata uygulanacak en yüksek faiz (avans faiz oranını geçmemek üzere) işletilerek davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.168,64 TL karar ve ilam harcından baştan alınan 170,78 TL peşin harç ve 150,00 TL tamamlama harcının mahsubuyla bakiye 847,86 TL karar ve ilam harcının davalı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvurma harcı, 170,78 TL peşin harç ve 150,00 TL tamamlama harcının davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
4-Davacı tarafından yargılama gideri olarak yapılan 10.770,00 TL nin kabul red oranına göre 9.982,29 TL lik kısmının davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5-Davalı tarafından yargılama gideri olarak yapılan 2000,00 TL nin red kabul oranına göre 146,27 TL lik kısmının davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine,
6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca hesaplanan 17.108,00 TL nispi vekalet ücretinın davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
7-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/2 maddesi uyarınca hesaplanan 1.350,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine,
8-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1560 TL nin kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 1.445,90 TL lik kısmının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
9-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1560 TL nin ret edilen miktar üzerinden hesaplanan 114,10 TL lik kısmının davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
10-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına,)Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda; 6100 sayılı HMK 341/2 maddesi uyarınca miktar itibarıyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.