T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/624
KARAR NO : 2025/137
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 06/09/2022
KARAR TARİHİ : 04/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 29.11.2015 tarihinde ----- üzerinde davalı ----- sevk ve idaresinde bulunan ----- plakalı aracı ile seyir halinde iken direksiyon hakimiyetini kaybederek kaldırımda bulunan davacıların murisi ---- yaralanmasına sebebiyet verdiğini, soruşturma neticesinde davalı hakkında ----. Asliye Ceza Mahkemesi Hakimliğinin ----Esas ve ----- Karar sayılı ilamı ile dava açıldığını ve yargılama sonucunda davalı ----- 22.11.2016 tarihli karar da taksirle yaralama suçundan, 2.240,00 TL Adli Para cezası ile cezalandırılmasına bu hüküm hakkında da CMK 231/5. maddesinin uygulanmasına karar verildiğini, --- Asliye Ceza Mahkemesi Hakimliğinin --- Esas ve----- sayılı ilamına yapılan itiraz neticesinde 27.12.2016 tarihinde kararın kesinleştiğini, müvekkilinin bu trafik kazasından sonra hastane tedavileri ve süreçleri devam etmekteyken kazaya bağlı olarak ve kaza neticesinde vücutta meydana gelen başka sağlıksal sorunlar yaşamaya başladığını, kazaya bağlı olarak gelişen komplikasyonlar sonucunda, uzun süren tedaviye rağmen iyileşemeyerek 18.12.2017 tarihinde vefat ettiğini, davacıların murisi---- çarparak, ölümüne sebep olan ve davalı ---- üzerine kayıtlı olan ---- plaka sayılı aracın, kaza tarihinde davalı sigorta şirketinin ----- poliçe numarası ile zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olduğunu, bundan dolayı davalı sigorta şirketine başvuru yapılşdığını, ve sigorta şirketince 17.11.2017 tarih ve ----- nolu hasar dosyası ile "Meydana gelen kaza neticesi tanzim edilen Engelli Sağlık Kurulu raporuna göre belirlenen maluliyet oranının ilgili kaza ile nedenselliğinin kurulamaması nedeni ile talebin teminat dışı olduğu ve herhangi bir ödeme yapılamayacağını" bildirir cevabi yazı gönderildiğini, yaşanan trafik kazasında müvekkilinin hiçbir kusuru olmadığı,-----Asliye Ceza Mahkemesi Hakimliğinin ----- Esas ve ----- Karar sayılı dosyasındaki raporlardan ve olay anını gösterir CD den açık ve net şekilde anlaşıldığını, olayın yaşanmasının tam kusurlusunun davalı ----- olduğunu, müvekkilerinin murisinin, bu kaza yaşandığında nakliye işi yapan bir şirket sahibi olduğunu, adına kamyonları bulunduğunu, aylık geliri ortalama 15.000,00-20.000,00 TL arasında olduğunu, kendisinin ve ailesinin geçimini bu şirket üzerinden kazandığı paralarla sağladığını, davacıların murisi, yaşanan kaza sonucunda vefat ettiğinden, davacıların bu kazançtan ve murisin desteğinden mahrum kaldıklarını, bu olaya ilişkin olarak ----- Asliye Ticaret Mahkemesinin ----- Esas sayılı dosyası kapsamında davacılar için destekten yoksun kalma, tedavi ve diğer giderler ile manevi tazminat hususunda dava açıldığını, bu dava kapsamında Adli Tip Kurumu 1. Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan rapor uyarınca yaralanma ile ölüm arasında bir illiyet bağının bulunmadığı yönünde rapor düzenlediğini, Adli Tıp Kurumu 2. Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan rapor uyarınca; 30/03/2013 tarih ve ----- sayılı ----- gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik dikkate alındığında; Kas - İskelet Sistemi, Yürüyüş bozuklukları, Tablo 3.4'e göre; Kişinin tüm vücut engellilik oranının %8 olduğu, İyileşme (geçici iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği yönünde rapor düzenlendiğini, müvekkilleri tarafından geçici ve sürekli iş görememezlik tazminatı istemi ile arabuluculuk yoluna başvuru yapmışlar ancak yapılan görüşmeler de davalılar ile anlaşma sağlanamadığını beyan ederek, davanın ----Asliye Ticaret Mahkemesinin ----- Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, davanın kabulü ile belirsiz alacak davası olarak geçici ve sürekli iş göremezliğe dair 3.500,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ----- vekili cevap dilekçesinde özetle; 29.11.2015 tarihinde gerçekleşen kazaya ilişkin müteveffa ----- mirasçılarının, geçici iş görmezlik ve sürekli iş göremezlik tazminatı taleplerine yönelik işbu davayı ---- Asliye Ticaret Mahkemesi ----- Esaslı dosya ile birleştirme talepli olarak ikame ettiklerini ancak belirtilen talepler yaralanmalı trafik kazası halinde yaralanan tarafça koşullarının varlığı halinde istenebilecek tazminat talepleri olduğunu, murisin 18.12.2017 tarihinde vefat ettiğini, vefat ile kaza arasında illiyet bağı olmamakla birlikte bir an için illiyet bağının olduğu kabul edilse dahi mirasçı sıfatı ile davacıların geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı talep edebilmesinin mümkün olmadığını, iş göremezlik ödeneği koşulları var ise sigortalıya ödenen bir tazminat kalemi olduğunu, davayı kabul manasında olmamak üzere, kaza ile sakatlık arasındaki illiyet bağının tespit edilmesi gerektiğini, yaralanma nedeniyle istenebilecek tazminat kalemleri olan geçici ve sürekli iş göremezlik ödeneği ancak sigortalı aracın yer aldığı kazada yaralanan tarafça istenebilecek olup mirasçıların yaralanma nedeniyle tazminat isteyemeyeceğini, davacı taraf ölüm ile kaza arasında bağlantı bulunduğu iddiasında ise tarafımızca bu husustaki illiyet bağı asla kabul edilmemekle birlikte mirasçılar ancak ölüm halinde destekten yoksun kalma tazminatı talep edilebileceğini, mirasçı sıfatı ile yaralanmaya ilişkin tazminat kalemleri olan geçici ve kalıcı iş göremezliğin talep edilemeyeceğini, iş göremezlik ödeneğinin poliçe teminat kapsamı dışında olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemekle beraber müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davanın zaman aşımına uğradığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ---- ve ---- usulüne uygun tebligat yapılmış, davalılar davaya cevap vermemiştir.
Davalı ----- 16/05/2023 tarihli celsede; "Rapora karşı süresinde beyanda bulunacağım, davanın reddine karar verilsin, bahse konu trafik kazası 2015 tarihinde olmuştur----- plakalı aracı ben kullanıyordum, yolun kenarındaki markete gitmek üzere arabamı kaldırımın kenarına park edecektim, birinci vitesde hareket ediyordum, o sırada gaz pedalı takıldı ve kaldırımda bulunan kaza zedenin ayağı sıkıştı, olay bu şekilde meydana geldi, olaydan sonra yaralıyı ambulansla götürdüler ayrıca bende anjio işlemi geçirdiğim için benide ambulansla hastaneye kaldırdılar, olaydan sonra benden bir miktar para istediler ancak o dönem çalışmadığım için istedikleri parayı veremedim ancak, tüm imkanlarımı kullanarak özel bir hastanede yer ayırttım, ama yaralının çocukları bunu kabul etmedi,anlaşma hususunda bu aşamada anlaşma mümkün değildir" şeklinde beyanda bulunmuştur.Davacılar vekili 01.10.2024 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; Tüm davacılar adına talep ettikleri tazminat miktarını 9.759,45 TL artırarak toplam 13.259,45 TL'nin geçici ve sürekli işgörememezlik tazminatı olarak davalılardan müşterek ve müteselsil olarak tazminine, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 14.07.2016 tarihinden, araç sahibi ve araç sürücüsü davalılar yönünden ise kaza tarihi olan 29.11.2015 tarihinden itibaren işletilecek faizi ile müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline, yargılama masrafları ve avukatlık ücretinin müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı sigorta şirketi vekili ıslaha beyan dilekçesinde özetle; Davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının taleplerinin zaman aşımına uğradığını bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, mirasçı sıfatı ile davacıların geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı talep edebilmesi mümkün olmadığını, hesaplamanın TRH-2010 tablosu ve %1,65 teknik faiz kullanılarak yapılması gerektiğini, geçici iş görmezlik tazminatı poliçe teminatı dışında olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Deliller
Tarafların ticaret sicil sorguları dosya arasına alınmıştır.Davalı sigorta şirketine yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.
---- Devlet Hastanesi, ---- Hastanesi ve ----- Eğitim ve Araştırma Hastanesine yazılan müzekkere cevapları dosya arasına alınmıştır.
---- Asliye Ceza Mahkemesinin ---- Esas ----- Karar sayılı dosyasının uyap kayıtları dosyası dosya arasına alınmıştır.----Asliye Ticaret Mahkemesinin ----- esas sayılı dosyasının uyap kayıtları dosyası dosya arasına alınmıştır.
----- SGK'ya yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.Trafik kusuru konusunda uzman bilirkişi ve sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyeti kök ve ek raporları dosyaya sunulmuştur.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:
Dava, 29.11.2015 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı bulunan, davalı ---- sevk ve idaresindeki ve davalı --- ait olan ----- plakalı aracın davacıların murisi ---- çarpması sonucu, müteveffanın vefat etmesi sebebiyle davacılar yönünden, HMK 107.maddesi uyarınca 3.500,00 TL belirsiz alacak davası olarak geçici ve kalıcı iş göremezliğe ilişkin maddi tazminat davasıdır.
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, gelen müzekkere cevapları ve taraflarca sunulan deliller hep birlikte değerlendirilmiştir.
Dosyada, davacılar vekilinin birleştirme talebi hakkında karar verilmek üzere tensip yapılmadan ----.Asliye Ticaret Mahkemesine yazılan müzekkereye 14.09.2022 tarihinde cevap verilmiş olup, müzekkere cevabı ve tüm dosya kapsamı itibariyle birleştirme talep edilen dosyanın tekemmül etmiş olması karşısında birleştirme talebinin HMK 166. gereği reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Dosyada, davalı sigorta vekilinin zaman aşımı ilk itirazı ön inceleme duruşmasında değerlendirilmiş, davanın süresinde açıldığı kabulüyle yargılamaya devam olunmuştur.
---- Asliye Ticaret Mahkemesinin ----- esas sayılı dosyasında dosya ATK'ya gönderilmiş, dosyada ölüm ile illiyet bağı bulunmadığından ölüme bağlı taleplerin reddine karar verilmiş, iş bu dosyamızda ise, ölümden önceki süreçte davacıların murisinin iş göremezliğine bağlı olarak tazminat talebinde bulunulduğu anlaşılmış, talepler yönünden davacıların hukuki yararı olduğu kabul edilerek, usul ekonomisi ilkesi uyarınca, Asliye Ticaret Mahkemesinin ----- esas sayılı dosyasında ATK yöntemince rapor düzenlediğinden, yeniden ATK'dan rapor alınmayarak yargılamaya devam olunmuştur.
Yargıtay ---- Hukuk Dairesi’nin 11/03/2021 tarihli, ---- esas ----- karar sayılı ilamında;"…haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp iddiasında; Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Ana Bilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğunu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi;
-11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü,
-11.10.2008–01.09.2013 arası Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği,
- 01.09.2013–01.06.2015 arası Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği,
-01.06.2015–20.02.2019 arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, ile Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik
-20.02.2019 tarihinden sonrası için Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir." belirtilmiştir.
Dosyaya celp edilen 17.01.2022 tarihli Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen ATK raporunda, davacıların murisinin tüm vücut engellilik oranının %8 olduğu, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren dokuz aya kadar uzayabileceği rapor edilmiş, raporun yukarıda anılan güncel içtihata göre, uygun yönetmelik esas alınarak yöntemince düzenlendiği anlaşıldığından bu ATK raporuna itibar etmek gerekmiştir.Dosya, trafik kusuru konusunda uzman bilirkişi ve sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyetine tevdi edilmiş; 01.05.2023 tarihli rapora göre dosyadaki bilgi, belge, sigorta poliçesi, hasar dosyası, ATK raporu ve ibraz edilen deliller ışığında, ----plakalı araç sürücüsü davalı ---- 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 52/b maddesini ihlal etmesi sebebiyle kazanın meydana gelişinde %100 oranında asli kusurlu olduğu, davalı ----- araç işleten sıfatıyla sorumlu olduğu, Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre TRH 2010 tablosu ve AGİ'siz ücret esas alınarak yapılan hesaplamaya göre, kalıcı iş göremezlik tazminatının 1.740,92 TL olduğu, dokuz aylık geçici iş göremezlik tazminatının, 11.518,53 TL olduğu, davacıların toplam zararının 13.259,45 TL olduğu, poliçenin kaza tarihini kapsadığı, davalı sigorta şirketinin, poliçe limiti dahilinde sorumlu olduğu rapor edilmiş olup, rapora karşı itirazların değerlendirilmesi ve temmuz 2023 asgari ücret değişikliğinin irdelenmesi amacıyla aynı bilirkişi heyetinden ek rapor alınmış, itirazlar irdelenerek sunulan ek rapora göre, bilirkişilerin kök rapordaki görüş ve kanaatleri ile aynı olduğu, ayrıca murisin vefat ettiği yılın 2017 olması sebebiyle temmuz 2023 asgari ücret değişikliğinin sonuca bir etkisi olmayacağı rapor edilmiştir.Mahkememizce aldırılan bilirkişi kök ve ek raporlarının bu yönleriyle hükme esas alınmaya uygun, gerekçeli ve denetlenebilir bulunması sebebiyle yeniden rapor alınması cihetine gidilmeyerek, davacı tarafça sunulan ıslah dilekçesinde sürekli iş göremezlik tazminatının 1.740,92 TL'ye, geçici iş göremezlik tazminatının 11.518,53 TL'ye çıkarıldığı belirtilmiştir. Artırılan miktarın poliçe limitleri dahilinde kaldığı tespit edilmiştir.
Yargıtay ----Hukuk Dairesinin 28/05/2013 tarih ---- esas ---- karar sayılı ilamında:"Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulüne, davalının icra takibine itirazının 65.000,00 TL asıl alacak üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, 6762 sayılı TTK.’nin 1301. maddesinden (6102 sayılı TTK'nin 1472. maddesi) kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Trafik kazaları, nitelikleri itibariyle haksız fiillerdendir. Haksız fiillerde temerrüt tarihi, haksız fiilin meydana geldiği tarih olup, zarar sorumlusunun ayrıca ihbar ve ihtar edilmesine gerek yoktur. Sigorta ettirenin dava hakkı, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Ödeme tarihi aynı zamanda 3. şahsa rücu edebilme tarihidir. Bu nedenle işleten ve sürücünün faizden sorumluluğunun başlangıcının halefiyet başlangıcı olan ödeme tarihi olarak kabulü gerekir. Bu durumda mahkemece, hükmedilen tazminata ödeme tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Davacı tarafça temerrüt faizi olarak avans faiz istenilmiştir. Davalının işleteni olduğu araç minibüs olup ticari araçtır. O halde, davada temerrüt faizi olarak ticari faiz niteliğindeki avans faizine hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesi de doğru değil bozma nedeni ise de; bu yanılgıların giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK.nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK.nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir." belirtilmiştir.Yukarıda anılan içtihat uyarınca davacı tarafça faiz türü belirtilmediğinden, Mahkememizce yasal faiz olarak yorumlanmış ve yasal faize hükmetmek gerekmiş, her ne kadar kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesi talep edilmiş ise de, davalı sigorta şirketinin, 26.06.2016 tarihinde yapılan başvuruya bağlı 8 iş günü sonrasına tekabül eden 07.07.2016 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü düştüğü, diğer davalılar --- ve ----- ise 29.11.2015 kaza tarihinde temerrüde düştüğü anlaşıldığından, bu tarihler itibariyle temerrüdün gerçekleştiği kabul edilmiş, yine her ne kadar davalı sigorta vekili tarafından ıslaha karşı zaman aşımı itirazında bulunulmuş ise de, davanın belirsiz alacak davası olarak açılması sebebiyle ıslah edilen alacağın zaman aşımına uğramadığı tespit edilerek, davacıların teselsül talebi doğrultusunda davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE, toplam 13.259,45 TL'nin (11.518,53 TL geçici iş göremezlik, 1.740,92 TL sürekli iş göremezlik tazminatı), davalı sigorta şirketi yönünden 07.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalılar ---- ve ----- yönünden 29.11.2015 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, (davalı sigorta şirketinin sorumluluğu poliçede yazılı limitle sınırlı olmak üzere),
2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 905,75 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL ile 166,67 TL ıslah harcının toplamı olan 247,37 TL harcın mahsubu ile bakiye 658,38 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazine adına irad kaydına,
3-Davacılar tarafından yapılan 80,70 TL ile 166,67 TL ıslah harcının toplamı olan 247,37 TL harç gideri, 3.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 1.545,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 4.792,37 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine,
4-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına,
5-Davacılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 13.259,45 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine,
6-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Karar kesinleştiğinde varsa bakiye gider avansının yatırana iadesine,Dair, davacılar vekilinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341/2 maddesi uyarınca miktar itibarıyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.