T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/623
KARAR NO : 2025/118
DAVA : Sigorta (Mal Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 11/10/2021
KARAR TARİHİ : 30/01/2025
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız -----. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Sigorta (Mal Sigortası Kaynaklı) davasında dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ /
DAVA/TALEP ;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;11.10.2019 Günü saat 11:30 sıralarında davacı tarafa ait ---- li ----- ilçesinde bulunan depoda hırsızlık olayı meydana geldiğini, bu olay üzerine güvenlik kuvvetlerine ihbarda bulunulduğu, ardından davacı firma yetkilisi ---- tarafından karakola başvurarak depodan bakır kabloların çalındığının bildirildiğini, ----- Nöbetçi Cumhuriyet Savcılığı tarafından verilen talimat üzerine olay yeri inceleme ekibi tarafından olay yerinde inceleme yapıldığı, yapılan incelemede davacı şirketin yaklaşık 10.000,00TL civarında zararının meydana geldiğinin tespit edildiğini, 11.10.219 tarihinde sigorta şirketine yapılan ihbar üzerine aynı gün ----- tarafından yapılan incelemede davacı tarafın; 2.002,22 TL tutarında 479 m 1x10mm² N2XH kablo, 900,00TL tutarında 200 m 1x10mm² NYY Kablo, 31.696,80TL tutarında 240 m 3x95+50mm² NYY Kablo olarak toplamda 34.599,02TL zararı olduğunu, davacı tarafın davalı tarafından yapılan tespitlerin hatalı olduğunu, hazırlanan eksper raporundaki eksik ve hatalı tazminat tutarından kaynaklanan fazlaya ilişkin dava hakkını saklı tuttuğunu, davalı ----. acentesi ----ile ----- Eksperliği Hizmetleri arasında yapılan mail yazışmalarında 5 faturanın değerlendirilmesi gerekirken 3 faturanın değerlendirildiği, 2 faturanın ise değerlendirilmediğinin ifade edildiğini, davacı tarafın 22.10.2020 tarihinde ---- mal ile başvurarak meydana gelen olay ile ilgili eksik ödeme yapıldığını, bu eksik ödemenin ekspetiz tarafından eksik ve hatalı değerlendirmesi sonucunda meydana geldiğinin izah edildiğini, fakat bu başvurunun reddedildiğini, başvurunun reddedilmesi nedeniyle ---- Ticari Arabuluculuk Bürosuna ----- başvuru numarası ile başvurulduğu, ve yapılan görüşmede anlaşmaya varılamadığını, arz ve izah edilen sebeplerle, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00TL’nin olayın meydana geldiği 11.10.2019tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından davalı şirket nezdinde 09.04.2019 - 2020 vade tarihli ----- numaralı KOBİ Paket Sigorta Poliçesi ile sigortalı olan iş yerinde 11.10.2019 tarihinde meydana gelen hırsızlık nedeniyle eksik ödeme yapıldığı iddiası nedeniyle zararın tazmininin talep edildiğini, huzurdaki davanın (fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla) 10.000,00 TL üzerinden açıldığını, dava dilekçesinin belirsiz alacak talebi veya HKM 107. maddeye atıf bulunmadığını, bu sebeple davanın belirsiz alacak davası olarak değerlendirilemeyeceği, davanın kısmi dava olarak ele alınması gerektiğini, davanın kısmi dava olarak açılmasının hukuki sonucunun ise davacının davasında talep edilmeyen kısım yönünden zaman aşımı süresinin devam ettiğini, huzurdaki davanın 11.10.2019 tarihinde meydana gelen hasardan kaynaklı olduğu, sigorta poliçesinden kaynaklı tazminat taleplerinde 2 yıllık zamanaşımı süresi olduğu, bu nedenle talep edilmeyen kısım yönünden davanın reddinin gerektiğini, davalı şirket tarafından gerçekleştirilen hasar incelemesi ve ödenen tazminatın usul ve yasaya uygun olduğu, davalı şirketin hasar incelemesini ibraz edilen faturaları dikkate alarak gerçekleştirdiğini, hasar dosyası içeriğinde bulunan faturaların incelenerek hasar sürecinin sonuçlandırıldığını, ekspertiz raporunun delil niteliğinde olduğu, ekspertiz incelemesinde davacı tarafından sunulan tüm faturaların değerlendirilmediğine ilişkin iddia da bulunan davacı tarafından ibraz edilmeyen zararın gerçekleştiğinin ispatının davacının sorumluluğunda olduğunu, davalı şirket tarafından tanzim edilen poliçe içeriğinde kayıt altına alındığını, hırsızlık özel şartlarında hırsızlık teminatının; güvenlik şirketlerine, cep telefonlarına veya güvenlik güçlerine bağlı alarm sistemi, (sigortalı yerin herhangi bir yerindeki hırsızı algılayacak yaygınlıkta ve güç kesintilerinden etkilenmeyecek nitelikte) demir parmaklık, kepenk veya kalınlığı min. 4+4 mm olan - güvenlik camı (sigortalı yerin bütün kapı ve pencerelerini koruyan yeteri sağlamlıkta) gece bekçisi (sigortalı yerin büyüklüğüne göre o yerde gerçekleşebilecek herhangi bir hırsızlığı saptayabilecek sayıda ve önleyecek ve haber verecek teçhizata sahip) şartlarının en az birinin alınmış ve riziko anında da işler durumda olması kaydıyla geçerli olduğunu, davacı tarafından 11.10.2019 tarihinden itibaren işleyecek şekilde faiz talebinde bulunduğunu, sunulmamış ve müzakere edilmemiş olan faturalardan şirketin temerrüdünden söz edilemeyeceğini, açıklanan nedenlerle; davanın kısmi dava olarak açıldığının tespitine; davacının talebinin, zamanaşımı nedeniyle 10.000,00TL üzerinden değerlendirilmesine; her halükarda usul ve yasaya uygun şekilde gerçekleştirilen hasar incelemesi ve tazminat ödemesi nedeniyle, davacının haksız ve hukuki mesnetten yoksun davasının reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
DELİLLER : Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Son Tutanağı, Kobi Paket Paket Sigorta Poliçesi ve Hasar Dosyası, Banka Dekontu, Zarar Tespit Tutanağı, Fotoğraflar, ---- CBS'nin ---- soruşturma sayılı dosyası, Bilirkişi Raporları, dosyadaki sair bilgi ve belgeler.
İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİ VE VAKIALARA GÖRE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI :
Dava; davacının iş yerinde üçüncü kişilerce yapılan hırsızlık nedeniyle uğradığı zararın 'Kobi Paket Sigorta Poliçesi' kapsamında davalıdan tahsili istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak öncelikle dava şartı zorunlu arabuluculuk başta olmak üzere HMK'nin 114.maddesinde sayılan genel ve özel dava şartları, taraf sıfatı ve harç gibi hususlar incelenmek ve değerlendirilmek suretiyle ön inceleme duruşması icra edilmiş ve uyuşmazlık belirlenmiştir. Akabinde daha önce arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığı anlaşılmakla bu kez, esasları, süreci ve hukuki sonuçları açıklanarak taraflar sulh olmaya davet ve teşvik edilmelerine karşın, duruşmada taraf vekillerinin sulh yoluyla çözüme gitmek istemediklerine yönelik beyanları üzerine tahkikata geçilerek deliller toplanıp incelenmiş, değerlendirilmiş, tahkikat işlemleri yerine getirilip bitirilmiş ve son celse duruşmada hazır bulunan taraf vekillerinin tahkikata ve esasa ilişkin son sözleri de dinlenip zapta geçilerek aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.
Somut olaya geçmeden önce dava konusu olayın hukuki temeli ve uyuşmazlığın çözümüne etki edecek yasal düzenlemelere kısaca değinmekte yarar vardır.
Bilindiği üzere Sigorta sözleşmesi 6102 sayılı TTK'nin 1401. maddesinde tanımlanmıştır. Hükme göre sigorta sözleşmesi, "sigortacının bir prim karşılığında, kişinin para ile ölçülebilir bir menfaatini zarara uğratan tehlikenin, rizikonun, meydana gelmesi halinde bunu tazmin etmeyi ya da bir veya birkaç kişinin hayat süreleri sebebiyle ya da hayatlarında gerçekleşen bazı olaylar dolayısıyla bir para ödemeyi veya diğer edimlerde bulunmayı yükümlendiği sözleşmedir". Bu hükme göre, sigortacı, belli bir prim karşılığında sigorta ettirenin malını yahut bedensel zararlarını doğabilecek rizikolara karşı sigorta etmeyi kabul etmektedir. Bütün sigorta sözleşmelerinde temel unsur rizikodur. Sigorta hukuku anlamında riziko, gerçekleşip gerçekleşmeyeceği önceden bilinmeyen veya gerçekleşeceği kesin olsa dahi ne zaman meydana geleceği bilinmeyen olaydır. 6102 sayılı TTK'nin 1420. Maddesinde ise - (1) Sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemler, alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yıl ve 1482 nci madde hükmü saklı kalmak üzere, sigorta tazminatına ve sigorta bedeline ilişkin istemler her halde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. (2) Diğer kanunlardaki hükümler saklıdır, düzenlemesi bulunmaktadır. 6102 sayılı TTK'nin 1427/2 maddesinde de "Sigorta tazminatı veya bedeli, rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her halde 1446 ncı maddeye göre yapılacak ihbardan kırkbeş gün sonra muaccel olur. Can sigortaları için bu süre onbeş gündür. Sigortacıya yüklenemeyen bir kusurdan dolayı inceleme gecikmiş ise süre işlemez." hükmüne yer verilmiştir.
Yapılan açıklamalar, anılan yasal düzenlemeler, toplanan deliller ve yapılan yargılama sonucunda somut olaya bakıldığında; öncelikle taraflar arasında 09/04/2019-2020 başlangıç ve bitiş tarihli Kobi Paket Sigorta Poliçesi bulunduğu tarafların kabulünde olup poliçe dosyada mevcuttur. Davacı taraf sigortalı olan ---- bulunan iş yerinde yapılan hırsızlık ile kablolarının çalındığını ve zarara uğradığını bu zararın davalı tarafından tazmin edilmesi gerektiğine öne sürmektedir. Davacı şirket tarafından yapılan şikayet üzerine ---- CBS'nin ---- soruşturma sayılı dosyasından soruşturma yürütüldüğü ancak şüphelilerin tespit edilemediği anlaşılmıştır. Mahkememizce bu şartlara göre açılan işbu dava üzerine taraf teşkili sağlanarak işin esasının incelenmesine geçilmiş; taraf vekillerince gösterilen tüm deliller toplanmıştır. Taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunduğu ve hasar/riziko meydana geldiğinden zararın belirlenmesinin gerektiği anlaşılmakla HMK'nin 266 maddesi gereği uyuşmazlığın çözümünün özel ve teknik bilgi gerektirmesi karşısında dosya ---- Bilirkişililik Bölge Kurulundan resen seçilen bir bilirkişi heyetine tevdi ve teslim edilmiştir. Bilirkişiler ----tarafından kök raporda ; meydana gelen işyerinden hırsızlık olayında güvenlik zafiyeti bulunduğundan ;gece bekçisi ---- olayda %50 kusurlu olduğu, davacı şirketin olayda %50 kusurunun olduğu, dava konusu hasarın, davalı sigorta şirket tarafından tanzim edilen 09.04.2019 - 2020 vade tarihli ----- no’lu KOBİ Paket Sigorta Poliçesi hükümleri, özel şartları gereğince ve Hırsızlık Sigortası Genel Şartları gereğince teminat kapsamı altında olduğu, dava konusu 3 kalem kabloya ait yaklaşık maliyetlerin olay tarihindeki, dava tarihindeki ve 20.02.2022 tarihleri itibariyle yukarıda sunulan değerlere göre Sayın Mahkemenizce değerlendirilmesi, gerektiği ek raporda ise Depoda çalınmış olan ve eksik hasar ödemesinin yapıldığının kök raporda tespit edilmesi nedeniyle eksik ödenen emtia hasar tutarının ---- no’lu KOBİ Paket Sigorta Poliçesi hasarın teminat kapsamı içinde olduğu yönünde tespit ve görüşler bildirilmiştir. Ne var ki görüldüğü üzere zarara ilişkin hiçbir tespit bulunmadığından itirazlar da değerlendirildiğinde bu kez farklı bir elektrik mühendisi bilirkişiden rapor alınması gereği ortaya çıkmıştır. ---- Bilirkişililik Bölge Kurulundan resen seçilen bir bilirkişi elektrik mühendisi ---- tarafından düzenlenen 07.01.2025 tarihli raporda ise özetle; davalı şirketin poliçe kapsamında davacıya ödediği 34.599,02 TL hasar bedeli, davacının edim faturalarının fiyat endeksleri ile güncellenerek hasar tarihi itibariyle 43.142,96 TL hesaplandığı, 2. davacının değerlendirilmediğini iddia ettiği, kolluk kayıtlarında yer alan 3x185+95 kablo, muhtelif kablo hurdası, muhtelif bakır hurdası değerinin toplam 71.569,47 TL yaklaşık fiyat belirlenebileceği yönünde rapor verilmiştir. Davacı vekili tarafından dava 6100 sayılı HMK'nin 109.maddesi gereğince kısmı dava olarak ikame edilmiş olup davacı vekili tarafından kısmi ıslah yoluyla 10.000.00 TL açılan davanın değeri artırılarak 71.569,47 TL'ye çıkarılmıştır. Bu işleme karşı davalı vekili tarafından zamanaşımı defi ileri sürülmüştür. Mahkememizce bu kapsamda taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi, yapılan kısmi ödeme, ikinci bilirkişi raporunda belirlenen zarar ve bekçi kusuru gibi tüm hususlar nazarında her şeyden önce rizikonun gerçekleştiği, genel olarak benimsenen bilirkişi raporlarına göre belirlenen kusur, hazar ve zarar miktarına göre davacının her şartta 10.000,00 TL yönünden davasının haklı ve yerinde olduğu ve bu miktar yönünden davanın TMK'nin 2 ve HMK'nin 190. maddeleri gereğince ispat edildiği sonuç ve kanaati hasıl olmuştur. Ne var ki, 6102 sayılı TTK'nin 1420. maddesinde düzenlenen iki yıllık zamanaşımı süresinin riskin ihbarı tarihi olan 26/11/2019 tarihinden itibaren 45 gün sonrası esas alındığında ıslah tarihi olan 22/02/2024 tarihinde artırılan miktar için dolduğu, TBK'nin 154.maddesi gereğince zamanaşımını kesen bir durum da bulunmadığı tespit ve tayin edilmiştir. Binaenaleyh; davacı şirketin davasını yargılamaya hakim olan ilkeler nezdinde dava dilekçesinde istediği kısım yönünden her halde ve şartta ispatladığı, bir başka anlatımla bu miktarın mevcut delillere göre kesin olarak bakiye zarar miktarı içinde kaldığı ve poliçe limitiyle temin edildiğ sonuç ve kanaatiyle davanın kısmen kabulü ile;10.000,00 TL tazminatın ihbardan itibaren kırk beş gün sonrasına tekabül eden temerrüt tarihi olan 26.11.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Davacının ıslah ile artırılan 70.113,41 TL kısma ilişkin davasının ise davalı vekili tarafından öne sürülen zamanaşımı defi gereğince 6102 sayılı TTK'nin 1420. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle esastan reddine karar verilmiştir. (AY.9, 36 ,138, 141, TMK, 1/1, 6 , TBK, 49, 50/1 50/2, 51/1, 52, 54, 74/1 117/1,2 TTK,16/1, 1401 vd,1409, 1420, 1427, 1459,1461,1463 vd, HMK, 25,26, 27, 30,31,33, 146, 187,190, 198, 266 vd,282 ) 6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden sorumluluk ise, aynı yasanın 326/2 maddesi gereğince tarafların haklılık durumu esas alınarak kabul-ret oranlarına göre belirlenmiştir. Yine bu kapsamda Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. Maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de az yukarıdaki esaslar çerçevesinde karşılıklı olarak sorumlu görülen taraflardan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddeleri gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davanın KISMEN KABUL;KISMEN REDDİNE,
2-)a-Davanın kısmen kabulü ile, 10.000,00 TL tazminatın 26.11.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
b-Davacının ıslah ile artırılan 70.113,41 TL kısma ilişkin davasının, 6102 sayılı TTK'nin 1420. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle reddine,
3-)Harçlar Kanunu gereğince kabul edilen miktar üzerinden alınması gereken 683,10 TL karar ve ilam harcının; peşin alınan 170,78 TL harç ile ıslah harcı olarak yatırılan 1.197,37 TL harçtan mahsubuyla bakiye 685,05 TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,
4-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ret edilen miktar (%12) üzerinden hesaplanan 163,20 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
5-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen kabul edilen miktar (%88) üzerinden hesaplanan 1.196,80 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
6-)Davacı tarafından yapılan 59,30 TL başvurma harcı 170,78 TL peşin harç, 343,49 TL tamamlama harcı, 8,50 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 582,07 TL harçtan oluşan yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-)Davacı tarafından yapılan 133,60 TL posta ücreti ve 650,00 TL bilirkişi ücreti, olmak üzere toplam 783,60 TL yargılama giderinden davanın kabul (%12) ve red (%88) oranına göre 94,03 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerine bırakılmasına,
8-)Davacı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 10.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
9-)Davalı sigorta şirketi kendisini vekille temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davalı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1,3 maddeleri uyarınca reddedilen miktar (70.113,41TL) üzerinden hesap ve takdir edilen 10.000,00 TL nispi vekalet ücretinın davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
10-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, ) Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle ---- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.