T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/145
KARAR NO : 2025/112
DAVA : Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/11/2017
TEVZİ TARİHİ : 17/01/2020
----Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ---Esas ve ----Karar sayılı yetkisizlik kararı üzerine ve sehven----- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ----Esasına tevzi edilen dava hakkında ----. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ---- Esas ve ----- Karar sayılı tevzi hatasına bağlı olarak esasın kapatılmasına yönelik karar sonrası Mahkememizin başlıktaki esasına tevzi edilen ve tarafları yukarıda belirtilen davanın Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından ibraz edilen ve gerekli-yeterli kısımları:
"...
Konu: Şirket müdürünün sorumluluğundan kaynaklanan şahsi zararların tazmini ve el konulan menkul ve paraların şirkete iade edilmesi talebinden ibarettir.
H.E.D. : 30.000 TL
Açıklamalar :
1. Müvekkilim, ---- ili ---- ilçesi ---- şirket merkezi adresli --- (bundan sonra şirket diye anılacaktır) %50 hisseli ortağıdır.
Bu sebeple;
-Davalı ...’a ait ---- şirketinin bankadan aldığı kredi kartı POS makinesini ----- adresinde bulunan faaliyetinin yoğun olarak yürüdüğü faaliyet merkezine giden hastaların ödemelerinde kullanılmış, bu yolla şirket faaliyeti kapsamında şirket işyerinde yapılan ticari faaliyetin geliri davalılardan ...’ın sahibi olduğu davalı ---- şirketi hesaplarına aktarıldığından müvekkilimin uğradığı zararlara,
-Yine davalı ... imam nikahlı eşi ----olup davalı ... nüfusuna evlilik dışı eşinden oğlu ...'ı ayrıca ----Merkezinde aylık 8.000 TL maaşla çalışıyor olarak gösterilerek her ay kendisine şirket hesaplarından 8.000 TL çıkış yapılmıştır.
binaen müvekkilimin bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmaktadır.
2. Davalıların ikametgah adresleri ---- olup, yine dava konusu zararın şirketin ----- faaliyet merkezinde gerçekleştirildiğinden muhterem mahkemeniz yetkilidir.
Nitekim Yargıtay--- Hukuk Daires----. 19.09.2016 tarihli kararında "6102 sayılı TTK'nın 561. maddesi (mülga 6762 sayılı TTK'nın 309. maddesi ) uyarınca, sorumlular aleyhine şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinde dava açılabilir. Ancak bu kural, madde metninden de anlaşılacağı üzere seçimlik yetki kuralı niteliğinde olup kesin yetki kuralı değildir." demektir.
Mahkemenizin davaya bakmakla yetkili olduğunda şüphe yoktur.
3. Şirkete, ---- Asliye Ticaret Mahkemesi ----Esas sayılı dosyasında ---- Bölge Adliye Mahkemesinin ----. Hukuk Dairesi ---- dosya no ---- karar sayılı dosyasında 22.03.2017 tarihli kararı ile denetim ve onay kayyımı atanmıştır.
Buna rağmen şirket Müdürü ... Kayyım denetiminden kaçırmak maksadıyla oğlu ...'ın sahibi olduğu ----banka POS cihazlarını kullanarak, kiliniğe gelen hastalardan alınan ücretleri bu şirkete aktarmıştır.
Davalılar ... ve ... birlikte hareketle müvekkilin %50 hissedarı olduğu şirket gelirlerini kendi --- şirketine aktarmışlardır.
Davalı ...’a ait----- şirketinin bankadan aldığı kredi kartı POS makinesini davalı şirket ---- ait ----şubesinde ve -----adresinde bulunan faaliyetinin yoğun olarak yürüdüğü fiili merkez şubesine giden hastaların ödemelerinde kullanılmaktadır.
Bu yolla şirket faaliyeti kapsamında şirket işyerinde yapılan ticari faaliyetin geliri şüphelilerden ...’ın sahibi olduğu ---- şirketi hesaplarına aktarılmaktadır.
Tedavi olan hastalar ödeme için kasaya geldiğinde şirket POS makinesi değil ...’a ait ---- şirketinin POS makinesi kullanılmakta böylece kayyımın kontrolünden kaçırılmakta ve şirket zarar ediyormuş gibi gösterilmektedir.
4. Yine davalı şirketin temsil ve ilzama yetkili müdürü ... nikahsız eşinden oğlu ...'ı ayrıca ---- Merkezinde aylık 8.000 TL maaşla çalışıyor olarak gösterilerek her ay kendisine şirket hesaplarından 8.000 TL çıkış yapılmıştır. ... başka şirket sahibi ve çalıştığı iddia edilen şirket iştigal mevzuuna yönelik bilgi ve becerisi bulunmamaktadır. Fiilen çalışmayan davalı ... sanki çalışıyormuş gibi gösterilerek şirketten çıkış yapılmıştır. Şirket hem SGK primlerini ödemek zorunda kalmış hem de çalışılmayan işin maaşını ödemek zorunda kalmıştır.
5. Müvekkilimin %50 hissesi olduğu şirkette, diğer %50 hisse sahibi olan ve şirketi temsil ve ilzam yetkisi sahibi müdür ortak ...;
-2016 yılı 10. ayından itibaren müvekkilin şirkete girmesini engelleyerek,
-Şirketin gelirlerini oğlu ...'ın şirketine aktararak,
-Şirkette çalışmadığı halde ...'ı çalışıyor göstererek,
-Yine şirket bünyesinde şirket varlıklarını ...'ı kullanarak şirket varlıklarını diğer davalılarla birlikte hareketle bu şahısların tasarruf alanlarına aktararak,
Şirketin ticari hayatının sona ermesine sebebiyet vermiştir.
6. Davalı ...'ın imam nikahlı eşi ---- olup davalı ... nüfusuna evlilik dışı eşinden oğlu ... ile beraber kasten yaptığı kusurlu davranışlar sebebiyle müvekkilimin %50 ortağı olduğu şirketi ve müvekkilimi zarara uğratılmıştır.
Bu durum müvekkilimi çok zor durumda bırakmıştır. Bununla yetinmeyen davalı ...; şirkete kayyım atanmış olmasına rağmen ---- Asliye Ticaret Mahkemesi ---- Esas sayılı dosyasında 01.11.2017 tarihli kayyım raporunda da görüleceği üzere "...şirketin faaliyetlerini sürdüren ortağı ... ticari defter ve dayanak belgemize son olarak şirketin faaliyetinin sürmediği, şirketin artık çalışmadığı beyan edilmiştir."
Şirketin faaliyet merkezi olan şubenin ve ---- şubelerinin kira sözleşmelerini feshetmiş, şirketin faaliyetlerine son vermiş, Vergi Dairesi ve ----- Sağlık Müdürlüğü yazı yazarak şirketin faaliyetlerine son verdiğini bildirmiştir.
7. Yine ... Müvekkilin hissedarı olduğu şirkette oğlu ... çalışmadığı halde çalışıyormuş gibi göstermek surtetiyle çok yüksek maaş (3 doktorun aldığı toplam maaş kadar maaş) ödemeleri yapmıştır.
İş bu yolla ... Ve ... müştereken ve müteselsilen şirketi zarara uğratmışlardır.---- açıldığı aydan itibaren ----- Merkezinin aylık 600.000 civarı olan geliri 20- 30.000 TL ye kadar gerilemiştir.)
Davalı taraflar hiçbir geçerli hukuki sebebe dayanmadan müvekkilimi ve şirketi zarara uğratmış, şirket ve müvekkil lehine zararının tazmini gerekmektedir.
8. Bu zararın içinde;
A) ...'a çalışmadığı halde çalışlıyormuş gibi göstermek suretiyle ödemesi yapılan maaşları şirkete iadesine, ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsiline,
B) ... ve ...'ın birlikte hareketle müvekkilin %50 hissedarı olduğu şirkette davalı ----- şirkete aktarılan paraların tamamının davalı ...,... ve ---- şirketlerinden müştereken ve müteselsilen tahsiline,
karar verilmesini talep ediyoruz.
................
Netice-i Talep: Yukarıda arz ve izah olunanlar ile mahkemenizce resen takdir edilecek sebeplerden ötürü; fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak ve tahkikat aşamasının sona ermesiyle HMK m.107 gereği arttırılmak kaydıyla, şimdilik davalılardan
A) ...'a çalışmadığı halde çalışlıyormuş gibi göstermek suretiyle ödemesi yapılan maaşları şirkete iadesine, ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen 10.000 TL tahsiline,
B) Çalışmayan Davalı ...'ın çalışıyormuş gibi gösterilerek şirkete verilen 10.000 TL zararın şirkete iadesine,
C) ... ve ...'ın birlikte hareketle müvekkilin %50 hissedarı olduğu şirkette davalı ----- aktarılan paraların tamamının davalı ...,... ve ----müştereken ve müteselsilen 10.000 TL tahsiline, ..."şeklinde olup yukarıya aynen aktarılan dava dilekçesinde ileri sürülen sebeplere bağlı olarak davalıların birlikte "..." ünvanlı şirkete zarar verdikleri ileri sürülerek şimdilik kaydıyla toplam 30.000 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi talep ve dava edilmiş olup, ----. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ----Esas sayılı dosyası üzerinden 05/04/2018 tarihinde verilen ve 18/12/2019 tarihinde kesinleşen --- Karar sayılı yetkisizlik kararının süresinde yetkili ----- Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesi için başvuruda bulunulması üzerine sehven ---- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ---- Esasına tevzi edilmesi üzerine bu Mahkemece 02/01/2020 tarihinde verilen---- karar sayılı tevzi hatasına bağlı olarak dosyanın ----- Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmek üzere tevzi bürosuna gönderilmesine ve esasın kapatılmasına ilişkin karar üzerine dosya Mahkememizin başlıktaki ----- Esasa tevzi edilmiş olup, üye uhdesinde 20/01/2020 tarihinde tensip yapılmak suretiyle taraf teşkiline yönelik ara kararlar kurulmuş ise de Covit-19 virüsüne bağlı salgın tedbirleri kapsamında duruşmalar talik edilmiş ve 11/11/2021 tarihli duruşmada ise davanın niteliğine bağlı olarak dosya helete tevdi edilmiş ve 19/11/2021 tarihinde heyete tevdi nedeniyle ek tensip tutanağı düzenlenerek gerekli ara kararlar oluşturulduktan sonra 16/02/2022 tarihinde ön inceleme duruşması yapılmıştır.Söz konusu ön inceleme duruşmasında davacı vekili imzalı beyanında dava dilekçesinin başlığındaki "Tedbir taleplidir" ibaresinin şablon ve yazım hatasına dayalı olduğunu, tedbir talebini gerektirir bir durum olmadığını, davanın şirkete verilen zarar bedelinin şirketin kasasına girmesini sağlamaya yönelik olduğunu, her ne kadar A, B ve C başlıkları altında özgülenerek talepte bulunulmuş ise de bütün kalemler yönünden ileri sürülen zarar bedellerinin davalılardan tahsil edilerek "..." ünvanlı zarar gören şirkete ödenmesine karar verilmesinin talep edildiğini açıklayarak dava dilekçesindeki yazım hataları bu şekilde düzeltilmiştir.
Söz konusu imzalı beyana göre dava: ileri sürülen şirket zararlarının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacının ortağı olduğu söz konusu zarar gördüğü ileri sürülen "..." ünvanlı şirkete ödenmesine yöneliktir.
Davalı ... adına verilen cevap dilekçesinde özetle; --- Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğu, dava dışı ----- şirketinin tüm şubelerinin kapatıldığına dair noter onaylı Yönetim Kurulu Kararının bulunduğu, --- adreste çalışmasına son verdiği, müvekkili dava dışı Dr. ------ ile birlikte kendi vergi levhaları ile bağımsız faaliyette bulundukları, iddia edildiği gibi ---- adresin,---- Merkezi ile hiçbir bağlantısının bulunmadığı, burada hastalardan elde edilen gelirin, ----- Merkezine ait olmayıp, doktorların bireysel kazancı olduğu, işbu sebeple davacının bu gelir üzerinde hiçbir şekilde hak iddia etmesinin mümkün olmadığı, davacının ortağı olduğu ---- adresi de dâhil olmak üzere tüm şubelerni kapattığı, ---- iş yerini terk ettiğine dair ---- Vergi Dairesi Başkanlığı ---- Uygulama Grup Müdürlüğü tarafından tutanak tutulduğu,----Merkezi firmasının çalışma ruhsatının askıya alındığına dair ---- İlçe Sağlık Müdürlüğü'nün yazısının bulunduğu, ---- adresinin ----- Merkezi şirketi ile bir bağlantısının kalmadığı, buradaki ticari faaliyetten elde edilen gelirin ---- Merkezi firmasına ait olmadığı, asla davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, olayı aydınlatmak adına ---- adresinde neden --- şirketine ait POS cihazının kullanıldığını belirtmek istedikleri, ---- adresinin, müvekkili ... ve dava dışı doktorlar -----kullanımında olmakla birlikte, doktorların diğer davalılar ... ve ---- şirketine borcunun bulunduğu, iş bu adresteki malzemelerin hepsinin --- ve ----firması arasında muayene kullanım ve hizmet sözleşmesi yapıldığı, doktorların borcunu bir defada ifa edememesi ve diğer davalı alacaklıların alacağını tahsil edebilmesi maksadı ile ---- firmasına ait POS cihazı kullanıldığı, davacının, --- isimli kişi üzerinden hazırladığı sahte bir senet dayanak gösterilerek 18.08.2017 tarihinde dava konusu adreste ----. faaliyet gösterirken hacze geldiği ve şirketin faaliyette kalabilmesi, mesleğin devamı için gerekli alet ve malzemelerin muhafaza edildiği, işbu haciz sonrasında şirketin dava konusu adreste faaliyetini sona erdirdiği, ---- Merkezinin buradaki faaliyetini sona erdirmesinden sonra müvekkili ... ve dava dışı doktorların kendi vergi levhası ile çalışmaya başladığı, ancak tüm ofis malzemeleri ve muayene aletlerinin diğer davalılar ... ve ---- tarafından alındığı, bu sebeple doktorların ----- şirketine borcunun bulunduğu, davalı ---- şirketinin doktorların tanıtımını yaptığı, işbu sebeple doktorların diğer davalılara borcunun bulunduğu, ...'ın ----Merkezinde çalışıyormuş gibi gösterilerek para aktarıldığı iddiasının tamamen hukuki dayanaktan yoksun olduğu, davacının hiçbir delil de sunmadığı, müvekkili ile davacı arasında ---- Adliyelerinin farklı mahkemelerinde intikal eden davalar ve Savcılık nezdinde soruşturma dosyaları bulunduğu savunularak davanın reddine karar verilmesi istenmiştir.
Davalı ... adına verilen cevap dilekçesinde özetle; davacı avukatının dava dilekçesinde adresi olarak belirttiği adresle ilgisinin bulunmadığını, bunun kötü niyetli olarak yazıldığını, davacının çok iyi bildiğini, huzurdaki uyuşmazlıkta ----Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davacının, kendisine ve ---- şirketine dava açma hakkının bulunmadığını, davacının bir hak ve alacağının mevcut olması halinde dahi bu hakkını ancak ortağı olduğu şirket olan ----ve ortağına yönelik açılabileceğini, kendisinin ve ----şirketinin pasif husumet ehliyetinin bulunduğunu, ----- adresinde faaliyet gösteren doktorların ----- ile hiçbir bağlantısının bulunmadığını, kendi vergi levhası ile çalışan doktorların kendisine ve şirketi ---- firmasına borcu bulunması sebebiyle ---- firmasının POS cihazının kullanıldığını, ---- firması ile davalı ... ve dava dışı doktorlar arasında muayene kullanım ve hizmet sözleşme bulunduğunu, bu sözleşme karşılığında da doktorların kendisine kira bedeli ödediğini, bu adreste kullanılan eşyalarında da --- şirketi tarafından alındığını, ---- firmasının eski yetkilisi olduğunu, ---- firmasına ait POS cihazının kullanıldığı adresin---- adresi olup, bu adreste ---- Merkezinin faaliyet göstermediğini, davacının ortağı olduğu ----- bu adresteki faaliyetini sonlandırdığını ve bu adresle hiçbir bağlantısının kalmadığını, --- Vergi Dairesi Başkanlığı ---- Uygulama Grup Müdürlüğü tarafından tutulan yoklama tutanağında, ---- artık bu adreste faaliyet göstermediği ve başkaca mükelleflerin faaliyette olduğunun tespit edildiğini, burada muayene edilen hastalardan alınan ücretlerin bu üç doktorun şahsi kazancı olup, davacının şirketine ait olmadığını, davacının hiçbir hak iddia edemeyeceğini, ---- adresinde Dr. ---- faaliyet göstermekle birlikte, bu doktorların kendisine borcunun bulunduğunu, çünkü bu adreste bulunan tüm ofis eşyaları ve muayene aletlerini kendisinin aldığını, bununla birlikte işyerinin kirasını kendisinin ödediğini, sözleşme ve faturaların ekte bulunduğunu, ---- firması üzerinden doktorların tanıtım faaliyetlerini de yürüttüğünü, bundan kaynaklı olarak da 3 doktorun kendisine borcunun bulunduğunu, ----- çalışıyormuş gibi gösterildiği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacının ---- zararlandırıcı eylem ve faaliyetlerde bulunduğunu, dava dışı şirkette kısa bir süre yönetici pozisyonunda çalıştığını, ancak bu çalışmanın karşılığında hiçbir ücret almadığını, davacının iddiasını yazılı belgelerle ispat etmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket adına verilen cevap dilekçesinde özetle; ---- Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu, husumet itirazının mevcut olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacının taleplerini yalnızca ortağı olduğu şirkete yöneltebileceğini, bu sebeple davanın öncelikle usulden reddinin gerektiği; ---- adresinde faaliyet gösteren doktorların ----ile hiçbir bağlantısının bulunmadığı, kendi vergi levhası ile çalışan doktorların kendisine ve şirketi ---- firmasına borcu bulunması sebebiyle --- firmasının POS cihazının kullanıldığı; ----- firması ile davalı ... ve dava dışı doktorlar arasında muayene kullanım ve hizmet sözleşme bulunduğu, bu sözleşme karşılığında da doktorların kendisine kira bedeli ödediği, bu adreste kullanılan eşyalarında da ---- şirketi tarafından alındığı, ---- firmasının eski yetkilisi olduğu, ---- firmasına ait POS cihazının kullanıldığı adresin --- adresi olup, bu adreste ---- Merkezinin faaliyet göstermediği; davacının ortağı olduğu ----bu adresteki faaliyetini sonlandırdığı ve bu adresle hiçbir bağlantısının kalmadığı, ---- Vergi Dairesi Başkanlığı ---- Uygulama Grup Müdürlüğü tarafından tutulan yoklama tutanağında,---- artık bu adreste faaliyet göstermediği ve başkaca mükelleflerin faaliyette olduğunun tespit edildiği; ---- şirketinin yeni yetkilisi olduğu, Dr. ---- , Dr. ----- faaliyet göstermekle birlikte, bu doktorların borcunun bulunduğu, çünkü bu adreste bulunan tüm ofis eşyaları ve muayene aletlerini kendisinin aldığı, ----firması üzerinden doktorların tanıtım faaliyetlerinin de yürütüldüğü; doktorların borcunun bulunması ve borcun tamamını birden ödeyememeleri sebebiyle taksitler halinde borcun tahsili için ---- firmasının POS cihazının kullanıldığı, davacının bu durumu bilmesine rağmen yalnızca iftirada bulunduğu ileri sürülerek davanın reddine karar verilmesi istenmiştir.
Yukarıda açıklandığı üzere yetki itirazı yönünden yetkisizlik kararına bağlı olarak dosya Mahkememize intikal etmiş olduğundan buna göre ön inceleme duruşmasında davanın niteliğine bağlı olarak ileri sürülen husumete ilişkin itirazlar yerinde görülmeyerek dava şartları yönünden bir eksiklik olmadığı belirlendikten sonra davanın yöneticinin sorumluluğuna ilişkin hükümlere bağlı olarak açılmış olması, dava dilekçesinin bütünlüğü, zapta geçen düzeltme beyanı ile belirginleşen davacı taraf iradesi birlikte değerlendirilerek sonuçta: Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; uyuşmazlığın dava dilekçesinde ileri sürülen şekilde "..." ünvanlı şirketin zarara uğratılıp uğratılmadığı, söz konusu şirketin uğradığı zararın varlığı ve miktarı ile her bir davalının yönetici sıfatına haiz olup olmamasına da bağlı olarak sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, tarafların kusurlu olup olmadıkları, kusur ve varsa paylaşım oranlarının ne olduğu, bütün bunlara bağlı olarak her bir davalı yönünden ayrı ayrı ve müştereken sorumlu olunan zarar miktarının aydınlatılmasına yönelik olduğu tespit edilerek deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yoluna gidilmiştir.
Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 06/06/2022 tarihli raporun gerekli-yeterli kısımları:
"...
İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
Sayın Mahkemenizce incelenmesi istenen hususlarda yapılan tespit ve değerlendirmelerim aşağıdaki gibidir.
1. Görülmekte olan davanın; davalı şirketin ortağa durumundaki diğer davalı ... ve ...'ın, dava dışı ---- zarara uğrattıkları gerekçesi ile başlatılmış olduğu görülmektedir.
2. Dava dışı -----hastanesine gelen hastalardan alınan ücretlerin, davalı ----- ait POS cihazından tahsil edildiği belirtilmiştir.
3. Davalı yanlar davaya cevabında; davaya konu adreste Dr. ---- faaliyet göstermekle birlikte, bu doktorların borcunun bulunduğunu, davalı ----- firması üzerinden doktorların tanıtım faaliyetlerinin de yürütüldüğünü, dolayısı ile POS cihazından alınan ücretler ile doktorların --- firmasına borcunu ödediğini beyan etmiştir.
4. Dosyada bulunan ----- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 12/12/2017 tarihli, ----sayılı yazısında; davalı ----- firmasının anasözleşmesinin tescil tarihinin 07/08.2017 olduğu ve şirketin 100.000,00 TL sermaye ile kurulduğu tespit edilmiştir.
5. Davalı --- firmasında dava dışı ----- Münferiden şirket yetkilisi olduğu sicil kayıtlarından anlaşılmıştır.
6. Dava dışı -----Sicil kayıtların üzerinde yapılan incelemede ise; şirket anasözleşmesinin tescil tarihinin 25/12.2013 olduğu ve şirketin 100.000,00 TL sermaye ile kurulduğu tespit edilmiştir.
7. Dava dışı şirkette, davalı ...'ın Münferiden şirket yetkilisi olduğu sicil kayıtlarından görülmüştür.
8. Davacı ve davalı ...'ın ortağı bulunduğu dava dışı ----- dava konusu POS cihazının kullanıldığı belirtilen şube adresinin;-----olduğu tespit edilmiştir.
9. Dolayısı ile, davacı tarafından dosyaya sunulan ve davalı ---- firmasının düzenlediği kredi kartı sliplerinde yazılı olan adres ile, ---- ----- şubesinin aynı adres olduğu görülmüştür.
10. Dosyada bulunan 12/10/2017 tarihli ve ---- yevmiye sayılı Genel Kurul Toplantısında alınan ----numaralı karara göre; ---- adresinde bulunan şubesinin 31.07.2018 tarihi ile kapatıldığı belirtilmiştir.
11. Davalı yanlar tarafından dosya içine ibraz edilen ---- Vergi Dairesi Başkanlığı ---- Uygulama Grup Müdürlüğü elektronik yoklama fişinde; dava dışı ----01/08/2017 tarihinde işi bıraktığı ve aynı adreste başka bir mükellefin faaliyet gösterdiği hususu tespit edilmiştir.
12. Aynı adreste faaliyet gösteren mükelleflerin ise; ----- ve ... olduğu yoklama fişinden görülmüştür.
13. ----. tarafından Sn. Mahkemeye sunulan 07.03.2022 tarih, ----- no.lu yazı ekindeki CD içindeki veriler incelendiğinde, CD içinde
---- Bankası'nın ---- Şubesi' nde açmış olduğu -----no. lu hesabın 03.08.2017 - 31.12.2017 tarih aralığını kapsayan hesap hareketleri bulunduğu, bu hesaba ayrıca ----- nolu POS cihazının bağlı olduğu, bu POS cihazından 15.08.2017 tarihinden itibaren işlemler yapıldığı ve paraların ----- no. lu hesaba yattığı ve bu paraların hesap sahibince kullanıldığı görülmektedir. Hesap hareketlerinin incelenmesi neticesinde 15.08.2017-31.12.2017 tarih aralığında POS cihazından hesaba aktarılan tutar toplamı 178.512,93 TL olarak hesaplanmıştır.
14. ----- faaliyetleri ile ilgili dava dosyasında bilgi / belge bulunmamaktadır. Dolayısıyla faaliyetleri ile ilgili bir değerlendirme yapılamamıştır. Şirket ortağının ---- Merkezinin faaliyetlerini durdurması ile birlikte yeni şirket kuruluşu ( ---- ile ) ile faaliyetlerine devam ettiği görülmektedir.
15. Dava dışı -----adresindeki faaliyeti sona erene ve davalıların faaliyetleri başlayana kadar, POS kayıtlarından anlaşıldığı kadarıyla, kredi kartıyla yapılan ödemelere ilişkin gelirlerin davalı şirkete aktarıldığı tespit edilmiştir.
16. Davalı ---- şirketinin POS cihazının ---- adresinde 03/08/2017 tarihi itibarıyla kullanılmaya başlandığı, dava dışı ----- Merkezi'ne 22/03/2017 tarihinde kayyım atandığı ve 01/08/2017 tarihinde genel kurul toplantısı yapılarak şirketin ----- şubesinin faaliyetlerinin sonlandırıldığı tespit edilmiştir.
17. Davacı taraf yukarıda zikredilen genel kurul kararının yok hükmünde olduğunu iddia etmektedir. Dosyada bu hususta bir bilgi belge olmamakla birlikte söz konusu iddia başka bir yargılama konusudur. Bununla birlikte sayın mahkeme kararın hükümsüz (yok hükmünde) olduğuna kanaat getirmesi halinde, aynı adreste 05/09/2017 tarihinde doktorların faaliyete başladığı ana kadar (15/08/2017-05/09/2017 arası) POS cihazından toplam 25.218,62 TL çekim yapıldığı; ----- Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü'nden ruhsatın alındığı 16/10/2017 tarihine kadar (15/08/2017-16/10/2017 arası) POS cihazından toplam 130.032,98 TL çekim yapıldığı; Dava dışı ----- adrese faal olmadığının tespit edildiği 18/10/2017 tarihine kadar
(15/08/2017-18/10/2017 arası) POS cihazından toplam 130.032,98 TL çekim yapıldığı (8 -18 / Ekim arasında POS hareketi gözlemlenmediği) tespit edilmiştir.
SONUÇ
Takdiri Sayın Mahkemenize ait olmak beraber, incelenmesi istenen hususlarda yapılan inceleme tespit ve değerlendirmeler sonucunda aşağıdaki görüş ve kanaatler oluşmuştur.
1. Davalı -----sunduğu ticari defterlerin TTK hükümlerine göre gerekli açılış ve kapanış onayına sahip olduğu, davalı şirketin ticari defterlerinin HMK 222'ye göre delil niteliğinde olup olmadığı hususunun Sayın Mahkemenizin takdirinde bulunduğu,
2. Dava dışı ----- ticari defterlerini sunmadığı, bu konuda takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu,
3. POS cihazının faaliyet başladığı 15/08/2017 tarihinden itibaren 31/12/2017 tarihine kadar toplam 178.512,93 TL para çekimi yapıldığı, paraların ----- no. lu hesaba yattığı ve bu paraların hesap sahibince kullanıldığı,
4. Davacı tarafın 01/08/2017 tarihli genel kurul kararının yok hükmünde olduğunu iddia ettiği; ancak dosyada bu hususta bir bilgi belge olmamakla birlikte söz konusu iddia başka bir yargılamanın konusu olduğu ve kararın geçerli olup olmadığı hususunda bir inceleme yapılmadığı,
5. Bununla birlikte sayın mahkemenin kararın hükümsüz (yok hükmünde) olduğuna kanaat getirmesi halinde, aynı adreste 05/09/2017 tarihinde doktorların faaliyete başladığı ana kadar (15/08/2017-05/09/2017 arası) POS cihazından toplam 25.218,62 TL çekim yapıldığı; ----- Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü'nden ruhsatın alındığı 16/10/2017 tarihine kadar (15/08/2017-16/10/2017 arası) POS cihazından toplam 130.032,98 TL çekim yapıldığı; Dava dışı ---- adreste faal olmadığının tespit edildiği 18/10/2017 tarihine kadar (15/08/2017-18/10/2017 arası)
POS cihazından toplam 130.032,98 TL çekim yapıldığı (8 -18 / Ekim arasında POS hareketi gözlemlenmediği),
6. Dava dışı ----Merkezi'nin adreste faal olmadığının tespit edildiği 18/10/2017 tarihine kadar geçen süre zarfında (15/08/2017-18/10/2017 arası) POS cihazından çekilen toplam 130.032,98 TL'nin, davacının payına düşen %50 oranında (130.032,98/2= 65.016,49 TL) kendisine iadesinin isabetli olup olmayacağı hususunun Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu,
Sonuç ve kanaatlerine varılmıştır. Hukuki değerlendirme münhasıran sayın mahkemeye ait olmak üzere,
..."
şeklinde olup yukarıya aynen aktarılmıştır.
Davalılar vekili tarafından dava dışı şirkete ait defterlerin ---- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ----Esas ve ---- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ----Esas sayılı dosyalarına sunulduğu belirtilerek ve süresinde ibraz ettiği 27/06/2022 tarihli dilekçe ile pos cihazının davalı şirket tarafından kullanılmasına yönelik açıklamalar da yapılarak rapora itiraz edilmiştir.
Davacı vekili tarafından rapora karşı herhangi bir yazılı beyanda bulunulmamış olup, 05/10/2022 tarihli duruşmadaki beyanında raporda sorumluluk davası yönünden bir değerlendirme yapılmadığı, davalı ..---- Merkezinde çalışması ve aldığı ödemeler yönünden de bir değerlendirme yapılmadığı ileri sürülerek buna göre bilirkişi değerlendirmesi yapılmasının sağlanması istenmiştir.
Bildirilen delillere ve beyanlara göre --- Cumhuriyet Başsavcılığı'nın---- Soruşturma sayılı dosyası yönünden yazışmalar yapılmış olup, davacının davalı gerçek şahıslar hakkında dolandırıcılık ve hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçlamalarına bağlı şikayeti üzerine 23/02/2018 tarihinde Kamu Adına Koğuşturmaya Yer Olmadığına dair ---- karar sayılı karar verildiği ve su kararın kesinleşmiş olduğu belirlenmiştir.
Temin edilen söz konusu raporun görev tanımını karşılamaması, defterlerin incelenmemiş olması ve davalılar vekilin itirazları gözetilerek bilirkişi heyetinin veya ilgili bilirkişinin defterlerin bulunduğu yerde ve ---- Asliye Ticaret Mahkemeleri nezdinde defterleri inceleme yetkisi verilmek suretiyle görev tanımı ve itirazlar gözetilerek görev tanımını karşılar ve itirazları aydınlatır şekilde ek rapor temin edilmesi yoluna gidilmiş olup, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 20/04/2023 tarihli ek raporda ilgili şirket defterlerinin incelenemediği açıklanarak 06/06/2022 tarihli kök rapor teyit edilmiştir.
Davacı vekili tarafından ibraz edilen 18/09/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile harcı da yatırılmak suretiyle dava hem kök rapor ve hem de 20/04/2023 tarihli ek raporun sonuç kısmında "3. POS cihazının faaliyet başladığı 15/08/2017 tarihinden itibaren 31/12/2017 tarihine kadar toplam 178.512,93 TL para çekimi yapıldığı, paraların ----- no. lu hesaba yattığı ve bu paraların hesap sahibince kullanıldığı," şeklinde yer alan 3 nolu paragraftaki hesaplamaya dayalı olarak ve söz konusu hesabın %50'si olduğu ifade edilerek 89.256,46 TL'ye çıkarılmıştır.
Davacı vekili tarafından söz konusu ek rapora karşı yazılı beyanda bulunulmamış ve fakat yukarıda belirtildiği gibi dava ıslah edilerek duruşmadaki beyanda ıslah dilekçesi ve önceki beyanlar tekrar edilmiştir.
Temin edilen ek raporun da görev tanımını karşılamaması ve davalılar vekilinin ek rapora karşı beyan süresinin dolmamış olması ile yapılan ıslah gözetilerek 20/09/2023 tarihli duruşmada:
"...
1-Davalılar vekilinin mazeret talebinin kabulüne, yeni duruşma günü ve saatini UYAP'tan öğreneceğinden bu konuda başkaca bir karar oluşturulmasına yer olmadığına,
2-Islah dilekçesinin davalılar vekiline tebliğine,
3-Temin edilen ek raporun görev tanımını karşılamadığı, yöneticinin sorumluluğu nitelemesine bağlı dava yönünden uygun olmadığı, 05/10/2022 tarihli duruşmada alınan 2 nolu ara karar gereğinin gözetilmediği anlaşıldığından bu hususların karşılanması ve davalılar vekilinin itiraz dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlar ile davacı vekilinin zapta geçen ıslah dilekçesindeki itirazların da aydınlatılması için aynı bilirkişi heyetinden ek rapor alınması gerektiğine,
4-Islah dilekçesinin tebliğinden ve sürenin geçmesinden sonra işlem yapılmak üzere: Yukarıdaki karar gerekleri yönünden bilirkişi heyeti uyarılarak dosya tevdi edilmek suretiyle söz konusu 05/10/2022 tarihli duruşmada alınan 2 nolu ara karar gereğine bağlı olarak "..." ünvanlı şirketin defterleri----. Asliye Ticaret Mahkemeleri nezdinde incelendikten sonra ve gerekirse bu konuda kalemlere iletişim sağlanarak ve mutlaka defterler yönünden inceleme yapılarak yukarıdaki kararı karşılar şekilde ek rapor düzenlenmesinin istenmesine,
..."
şeklinde olup yukarıya aynen aktarılan ara kararlara bağlı olarak 2. ek rapor temini yoluna gidilmiş olup, 10/02/2024 tarihli bu ek raporun gerekli-yeterli kısımları:
"...
VIII-SONUC
Takdiri Sayın Mahkemenize ait olmak beraber, incelenmesi istenen hususlarda yapılan ek inceleme tespit ve değerlendirmeler sonucunda, kök ve ek rapordaki görüşlerimizi aynen koruyarak, aşağıdaki görüş ve kanaatler oluşmuştur.
1. Davalı ---- sunduğu ticari defterlerin TTK hükümlerine göre gerekli açılış ve kapanış onayına sahip olduğu, davalı şirketin ticari defterlerinin HMK 222'ye göre delil niteliğinde olup olmadığı hususunun Sayın Mahkemenizin takdirinde bulunduğu,
2. Dava dışı ---- Şirketi Ünvanlı şirketinin dava konusu hususunda incelenecek 2017 yılına ait ticari defterlerinin, ----Asliye Ticaret Mahkemeleri nezdinde bulunmadığı, söz konusu kalemlerde bulunan 2010-2011¬2012-2013-2014 ve 2016 yıllarına ait (2016 yılına ait sadece yazılmamış, içi boş ve denetime elverişli olmayan Kebir defteri ) ticari defterlerin dava ve talep konusu ile alakalı olmadığından dolayı incelenmediği hususlarının Sayın Mahkemenizin takdir ve kararında olduğu,
3. Dava dışı ----- Şirketi Ünvanlı şirketinin 2017 yılı ticari defterlerinin dava dışı şirket tarafından Mahkemenize sunulmadığı, gösterdiği adreslerde bulunamadığı ve incelenemediği, Dava dışı şirket tarafından 2017 yılına ait ticari defterlerin ibraz edilmediği hususundaki takdir ve kararın 6100 sayılı HMK 222) Sayın Mahkemenize ait bulunduğu,
4. TSM kayıtlarına göre, Davalılardan ...'ın, 2013 yılından bu yana dava dışı -----Ünvanlı şirketinin münferiden yetkilisi olup, yetkili olma durumunun halen devam ettiği, bu hususun takdir ve kararının Sayın Mahkemenize ait olduğu,
5. POS cihazının faaliyet başladığı 15/08/2017 tarihinden itibaren 31/12/2017 tarihine kadar toplam 178.512,93 TL para çekimi yapıldığı, paraların ----- no. lu hesaba yattığı ve bu paraların hesap sahibince kullanıldığı, 19/10/2017-31/12/2017 tarihleri arası çekilen
48.479,95 TL hesaplamaya dava dışı süreç olması nedeni ile dahil edilmemiş olup, Dava dışı ----- Merkezi'nin adreste faal olmadığının tespit edildiği 18/10/2017 tarihine kadar (15/08/2017-18/10/2017 arası) POS cihazından toplam 130.032,98 TL çekim yapıldığı
6. Davacı tarafın 01/08/2017 tarihli genel kurul kararının yok hükmünde olduğunu iddia ettiği; ancak dosyada bu hususta bir bilgi belge olmamakla birlikte söz konusu iddia başka bir yargılamanın konusu olduğu ve kararın geçerli olup olmadığı hususunda bir inceleme yapılmadığı,
7. Bununla birlikte sayın mahkemenin kararın hükümsüz (yok hükmünde) olduğuna kanaat getirmesi halinde, aynı adreste 05/09/2017 tarihinde doktorların faaliyete başladığı ana kadar (15/08/2017-05/09/2017 arası) POS cihazından toplam 25.218,62 TL çekim yapıldığı; ---- Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü'nden ruhsatın alındığı 16/10/2017 tarihine kadar (15/08/2017-16/10/2017 arası) POS cihazından toplam 130.032,98 TL çekim yapıldığı; Dava dışı ---- adreste faal olmadığının tespit edildiği 18/10/2017 tarihine kadar (15/08/2017-18/10/2017 arası) POS cihazından toplam 130.032,98 TL çekim yapıldığı (8 -18 / Ekim arasında POS hareketi gözlemlenmediği),
8. Dava dışı ---- adreste faal olmadığının tespit edildiği 18/10/2017 tarihine kadar geçen süre zarfında (15/08/2017-18/10/2017 arası) POS cihazından çekilen toplam 130.032,98 TL'nin, davacının payına düşen %50 oranında (130.032,98/2= 65.016,49 TL) kendisine iadesinin isabetli olup olmayacağı hususunun Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu,
9. POS cihazından çekilen bedelin davacının payına düşen %50 oranındaki kısmının iadesine karar verilmesi halinde bu durumun davalıların "yöneticilerin sorumluluğunu ihlal ettiği" şeklinde yorumlanabileceği,
Sonuç ve kanaatlerine varılmıştır. Hukuki değerlendirme münhasıran sayın mahkemeye ait olmak üzere,
..."
şeklinde olup yukarıya aynen aktarılmıştır.
Söz konusu 2. ek rapor temininden sonraki 06/03/2024 tarihli duruşmada alınan beyanlar ve oluşturulan ara kararlar gözetilerek söz konusu duruşma tutanağının gerekli-yeterli kısımlarının buraya aynen alınması uygun görülmüş olup, buna göre 06/03/2024 tarihli duruşma tutanağının gerekli-yeterli kısımları:
"...
Dosyanın 2. Ek raporla birlikte bilirkişi heyetinden döndüğü, tebligatların yapıldığı, taraf vekillerince 2. Ek rapora karşı herhangi bir beyanda bulunulmadığı, davalılar vekili tarafından söz konusu 2. Ek rapora karşı süresinde ek süre talebinde bulunulduğu ve 2 hafta ek süre verilmesine karar verildiği, bu ek sürenin araya hafta sonu girmesi nedeniyle 18/03/2024 tarihi mesai bitiminde dolacağı ve henüz beyanda bulunulmadığı anlaşıldı.
Davacı vekillerinden soruldu: önceki beyanlarımızı tekrar ediyoruz, zapta geçen 2. Ek rapordaki hesaplanan zarar yönünden bir diyeceğimiz olmamakla birlikte sigortalı gösterilen ...'la ilgili ileri sürdüğümüz zarar hesabı yapılmamıştır, gerekirse bu konuda uzman bir bilirkişiden rapor alınmasını istiyoruz, ayrıca ----Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ----- Esas sayılı dosyası üzerinden verilen ve kesinleşen karar örneği dosyaya girmiştir, 2. Ek raporun buna göre değerlendirilmesini istiyoruz, dediler.
Davalı vekilinden soruldu: tanınan ek süre içinde itiraz dilekçemizi sunmak için süre istiyoruz, davacılar vekilleri tarafından 2. Ek rapora karşı süresinde itiraz edilmediği için bu duruşmada zapta geçen itirazları kabul etmiyoruz, dedi.
Davacı vekillerinden soruldu: zapta geçen beyanlarımız itiraz olmayıp, ileri sürdüğümüz taleplerimizdir, bize sorduğunuz ...'la ilgili iddiamız yönünden savcılığa şikayetimiz hakkında hukuki ihtilaf olduğundan bahisle takipsizlik kararı verilip kesinleşmiştir ve buna ilişkin ---- Cumhuriyet Başsavcılığının ----- Soruşturma sayılı dosyası yönünden bu dosya kapsamında gerekli yazışmalar yapılmıştır, bunun dışında ve bu konuda başka bir şikayet ve dava söz konusu olmadığı gibi bu konuyla ilgili olarak SGK'ya herhangi bir başvuru da olmamıştır ancak Mahkeme gerek görürse bu hususun Mahkemenizce araştırılmasını istiyoruz, dediler.
Davalılar vekili söz aldı: ...'ın sigortalı olması nedeniyle şirketin herhangi bir zararı olmamıştır, zira ... herhangi bir ücret almamıştır, bu konuda 2. Ek rapora karşı vereceğimiz dilekçeyle birlikte yazılı beyanda bulunacağız, dedi.
Davacı vekillerinden soruldu: ...'ın şirketten ücret almadığı ifade edilmiş olduğundan bu hususun ispat külfeti davalı tarafa aittir, bu şahsın fiilen çalışmaması nedeniyle ücret ve sigorta primleri yönünden şirketin zararı olmuştur, ücret ödenmediğinin ispatı halinde ise prim yönünden zarar olmuştur, bu hususların aydınlatılıp gerekirse bu yönden uzman bilirkişinin heyete dahil edilmesini istiyoruz, dediler.
Davalılar vekili söz aldı: ...'ın SGK kayıtları davacı tarafın delil listesinde yer almadığından bu yöndeki araştırma ve incelemeye muvafakatimiz yoktur kaldı ki "..." dava dışıdır, dedi.
Dosya incelendi:
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Zapta geçen ek süreye ve talebe bağlı olarak davalılar vekiline tanınan ek süre içinde talebi gibi itiraz ve beyanlarını yazılı olarak sunması için kendisine süre tanınmış olduğuna,
Davalı ...'ın hangi tarihler arasında "..." ünvanlı şirkette çalıştığı, kayıtlara göre çalıştığı süre karşılığı toplam ne kadar ücret aldığı ve çalıştığı süre karşılığı toplam ne kadar prim ödendiği hususlarının ilgili SGM'den sorulmasına,
Yukarıdaki kararın yerine getirilmesi yönünden gerekli bilgilerin sunulması için davacı vekillerine süre verilmesine,
Yukarıdaki karara göre bilgi verildiğinde söz konusu ara karara göre müzekkere yazılmasına,
Taraf vekillerine "..." ünvanlı şirketin 2017 yılı ticari defterlerini ibraz etmeleri için gelecek duruşma gününe kadar kesin süre verilmesine, aksi halde söz konusu defterleri ibraz edecek durumda olduğu dosya kapsamı ile anlaşılacak taraf aleyhine değerlendirme yapılacağına ilişkin kesin süre sonuçlarının huzuren ihtar edilmiş olduğuna,
Yukarıdaki karara göre "..." ünvanlı şirket adına meşruatlı davetiye çıkarılarak 2017 yılı ticari defterlerin tebliğden itibaren 2 hafta içinde ibraz edilmesinin, aksi halde söz konusu defterlerin ibrazından kaçınılmış sayılarak buna göre değerlendirme yapılacağının ihtarına,
Yukarıdaki kararların akibetine göre gerekirse heyete sosyal sigorta konusunda uzman bir bilirkişi de dahil edilerek heyetten rapor alınması hususunun gelecek duruşmada karara bağlanmasına,
..."
şeklinde olup yukarıya aynen aktarılmıştır.
Müteakip duruşma olan 29/05/2024 tarihli duruşmada alınan beyanlar, yapılan tespit ve nihai rapor temini için oluşturulan ara kararların mahiyeti gözetilerek gerekli-yeterli kısımlarının buraya aynen alınması uygun görülmüş olup buna göre 29/05/2024 tarihli duruşma tutanağının gerekli-yeterli kısımları:
"...
Önceki duruşmada alınan 6 nolu ara karar yönünden ilgili şirket adına çıkarılan davetiyelerin bila tebliğ iade edildiği ve fakat önceki ara kararlar yönünden cevaplara göre ---- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ---- Esas sayılı dosyası üzerinden 20/02/2024 tarihinde düzenlenmiş olan tutanağa göre söz konusu ilgili şirket ...nin defteri kebirinde hiçbir kaydın henüz deftere kaydedilmediği, boş sayfalardan ibaret olduğu anlaşıldı.
Davacı vekillerinden soruldu: ayrı ayrı beyanlarında zapta geçen tespit doğrudur, bir diyeceğimiz yoktur, eldeki dava yönünden söz konusu ilgili şirketin incelenecek kayıtlı defteri olmadığı anlaşıldığından bu şirket adına bu konuda 35. Maddeye göre tebligat yapılmasına da gerek bulunmamaktadır, dediler.
Davalılar vekilinden soruldu: zapta geçen hususların takdirini Mahkemeye bırakıyoruz, önceki beyanlarımızı tekrar ederiz, dedi.
Önceki duruşmada alınan 7 nolu ara karar yönünden soruldu:
Davacı vekilleri müşterek beyanlarında: davalılardan ... SGK'nın müzekkereye verdiği cevaba göre ilgili şirket ...'de 12/05/2017- 08/09/2017 tarihleri arasında sigortalı olarak çalışmış ve cevabi yazıda aldığı ücret her ay yönünden ayrı ayrı belirtilmiştir, söz konusu tarihte geçerli asgari ücret bürüt 1.777,50 TL olup, maaşı bunun yaklaşık 5,6 katı civarındadır, bu husus resmi kayıtlarla tevsik edilmiştir, dosyanın bu haliyle ve heyete sosyal sigortalar konusunda uzman bir bilirkişi de dahil edilerek rapor alınmasını istiyoruz, dediler.
Davalılar vekili: ... babasına ve şirkete destek amaçlı kısa bir süre görev almış olup herhangi bir ücret almamıştır, ücrete ilişkin herhangi bir banka kaydı ve ödeme belgesi de yoktur, bilirkişi incelemesi yapılacaksa bu hususun da dikkate alınmasını istiyoruz, dedi.
Dosya incelendi:
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Zapta geçen cevabi yazılara, defterlere ilişkin tutanağa, zapta geçen beyanlara ve dosya kapsamına nazaran ilgili şirkete 35. Maddeye göre davetiye çıkarılmasına gerek olmadığına,
İlgili şirket defterleri yönünden yapılması gereken bir incelemenin mümkün olmadığına,
Davanın niteliği, bu konudaki beyanlar, temin edilen raporlar, zapta geçen beyanlar ve dosya kapsamı gözetilerek mevcut bilirkişi heyetine sosyal sigorta konusunda uzman bir bilirkişi de dahil edilmek suretiyle dosya kapsamına göre ve gerekirse banka kayıtları üzerinde inceleme yapılmak suretiyle rapor temin edilmesinin gerektiğine,
İlk defa görev alacak bilirkişi için 4.000 TL ve diğer bilirkişiler için 2.400'er TL olmak üzere toplam 11.200 TL avansın karşılanması için davacı vekillerine 2 hafta kesin süre verilmesine, aksi halde dosya kapsamına göre karar verileceğine ilişkin kesin süre sonuçlarının huzuren ihtar edilmiş olduğuna,
Süresinde avans yatırıldığında ve bu konuda davacı vekillerinden birinin hatırlatıcı yazılı başvurusuna bağlı olarak işlem yapılmak üzere bilirkişi heyetine sosyal sigorta konusunda uzman bilirkişi çağrılıp görev verilerek dahil edilmek suretiyle bu şekilde tamamlanacak bilirkişi heyetinden zapta geçen taraf vekillerinin beyanlarına konu hususları aydınlatacak şekilde ve sonuçta önceki rapor ve ek raporları da irdeleyip itirazları aydınlatır şekilde ve gerekirse banka kayıtları üzerinde de inceleme yapılmak suretiyle ön inceleme duruşmasında tespit edilen ihtilaf noktalarını aydınlatır nihai rapor düzenlenmesinin istenmesine,
..."
şeklinde olup yukarıya aynen aktarılmıştır.
Yukarıya aynen aktarılan duruşma tutanağında tespit edildiği ve ara karara bağlandığı üzere ilgili şirket defterleri yönünden yapılması gereken bir incelemenin mümkün olmadığı da gözetilerek oluşturulan bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 29/07/2024 tarihli nihai raporun gerekli-yeterli kısımları:
"...
VII-SONUÇ:
Takdiri Sayın Mahkemenize ait olmak beraber, incelenmesi istenen hususlarda yapılan ek inceleme tespit ve değerlendirmeler sonucunda, kök ve ek rapordaki görüşlerimizi aynen koruyarak, aşağıdaki görüş ve kanaatler oluşmuştur.
1. Davalı ----sunduğu ticari defterlerin TTK hükümlerine göre gerekli açılış ve kapanış onayına sahip olduğu, davalı şirketin ticari defterlerinin HMK 222'ye göre delil niteliğinde olup olmadığı hususunun Sayın Mahkemenizin takdirinde bulunduğu,
2. Dava dışı ----- Şirketi Ünvanlı şirketinin dava konusu hususunda incelenecek 2017 yılına ait ticari defterlerinin, ----- Asliye Ticaret Mahkemeleri nezdinde bulunmadığı, söz konusu kalemlerde bulunan 2010-2011¬2012-2013-2014 ve 2016 yıllarına ait (2016 yılına ait sadece yazılmamış, içi boş ve denetime elverişli olmayan Kebir defteri ) ticari defterlerin dava ve talep konusu ile alakalı olmadığından dolayı incelenmediği hususlarının Sayın Mahkemenizin takdir ve kararında olduğu,
3. Dava dışı ---- Şirketi Ünvanlı şirketinin 2017 yılı ticari defterlerinin dava dışı şirket tarafından Mahkemenize sunulmadığı, gösterdiği adreslerde bulunamadığı ve incelenemediği, Dava dışı şirket tarafından 2017 yılına ait ticari defterlerin ibraz edilmediği hususundaki takdir ve kararın 6100 sayılı HMK 222) Sayın Mahkemenize ait bulunduğu,
4. TSM kayıtlarına göre, Davalılardan ...'ın, 2013 yılından bu yana dava dışı -----Şirketi Ünvanlı şirketinin münferiden yetkilisi olup, yetkili olma durumunun halen devam ettiği, bu hususun takdir ve kararının Sayın Mahkemenize ait olduğu,
5. POS cihazının faaliyet başladığı 15/08/2017 tarihinden itibaren 31/12/2017 tarihine kadar toplam 178.512,93 TL para çekimi yapıldığı, paraların ---- no. lu hesaba yattığı ve bu paraların hesap sahibince kullanıldığı, 19/10/2017-31/12/2017 tarihleri arası çekilen 48.479,95 TL hesaplamaya dava dışı süreç olması nedeni ile dahil edilmemiş olup, Dava dışı-----adreste faal olmadığının tespit edildiği 18/10/2017 tarihine kadar (15/08/2017-18/10/2017 arası) POS cihazından toplam 130.032,98 TL çekim yapıldığı
6. Davacı tarafın 01/08/2017 tarihli genel kurul kararının yok hükmünde olduğunu iddia ettiği; ancak dosyada bu hususta bir bilgi belge olmamakla birlikte söz konusu iddia başka bir yargılamanın konusu olduğu ve kararın geçerli olup olmadığı hususunda bir inceleme yapılmadığı,
7. Bununla birlikte sayın mahkemenin kararın hükümsüz (yok hükmünde) olduğuna kanaat getirmesi halinde, aynı adreste 05/09/2017 tarihinde doktorların faaliyete başladığı ana kadar (15/08/2017-05/09/2017 arası) POS cihazından toplam 25.218,62 TL çekim yapıldığı; ----- Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü'nden ruhsatın alındığı 16/10/2017 tarihine kadar (15/08/2017-16/10/2017 arası) POS cihazından toplam 130.032,98 TL çekim yapıldığı; Dava dışı ----- adreste faal olmadığının tespit edildiği 18/10/2017 tarihine kadar (15/08/2017-18/10/2017 arası) POS cihazından toplam 130.032,98 TL çekim yapıldığı (8 -18 / Ekim arasında POS hareketi gözlemlenmediği),
8. Dava dışı ----- adreste faal olmadığının tespit edildiği 18/10/2017 tarihine kadar geçen süre zarfında (15/08/2017-18/10/2017 arası) POS cihazından çekilen toplam 130.032,98 TL'nin, davacının payına düşen %50 oranında (130.032,98/2= 65.016,49 TL) kendisine iadesinin isabetli olup olmayacağı hususunun Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu,
9. POS cihazından çekilen bedelin davacının payına düşen %50 oranındaki kısmının iadesine karar verilmesi halinde bu durumun davalıların "yöneticilerin sorumluluğunu ihlal ettiği" şeklinde yorumlanabileceği,
10. Dava dışı ----- Şirketi'nin, davalı ...'ın çalışması nedeni ile toplam 39.006,89 TL Ücret gideri, Vergi ve SGK primine katlandığı, Davacı ...'nın bahsi geçen dava dışı şirketin %50 ortağı olması nedeni ile Davalılardan ... için katlanılan 39.006,89x%50= 19.503,45 TL tutarında zarara uğradığı ve bu tutarın davacı tarafından talep edilebilir olduğu hususunun Sayın Mahkemenizin takdir ve kararında olduğu
..."
şeklinde olup yukarıya aynen aktarılmıştır.
Söz konusu nihai raporda davalı ...'ın çalışması nedeniyle şirket zararının 39.006,89 TL ücret gideri, vergi ve SGK primlerine ilişkin olduğu da açıklanıp hesaplanmak suretiyle önceki rapor ve ek rapor teyit edilmiştir.
Davacı vekili tarafından nihai rapora karşı yazılı beyanda bulunulmamış olup, duruşmadaki sözlü beyanında önceki beyanlar tekrar edilerek karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili tarafından ibraz edilen ve duruşmada tekrar edilen dilekçe ile nihai rapora da aynı şekilde itiraz edilmiştir.
Davanın niteliği, toplanan deliller, ıslah miktarı, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde temin edilen rapor ve ek raporlar ile nihai raporun davanın aydınlanması yönünden yeterli olduğu, itirazlar yönünden yapılması gereken bir tahkikat işlemi olmadığı sonucuna varılarak tahkikat tamamlanmıştır.Sonuç olarak ticaret sicil kayıtları, nüfus kayıtları, davacının zarar gördüğünü iddia ettiği şirketin ortağı olması, davalı ...'ın davalı şirketin sahibi olması, pos cihazının kullanımı yönünden ihtilaf olmayıp farklı savunmalar yapılmış olması, temin edilen rapor ve ek raporlar ile söz konusu 29/07/2024 tarihli nihai rapor, savunmaların mahiyeti, davalıların akrabalığı, davacı şirketin temsilcisi olan davalı ... ile oğlu olup diğer davalı şirketin sahibi olan ...'ın davalı şirket üzerinden davacının ortağı olduğu söz konusu ...'ni birlikte zarara uğratmış olmaları, dosya kapsamına göre bilirkişilerce tespit edilen zararın ıslahlı dava değeri olan 89.256,46 TL'nin çok üzerinde olduğunun açıkça belli olması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davanın ıslah edilmiş haliyle sübuta erdiği, bütün davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları ve bu sınırları aşan muhtemel belirsizliklerin aydınlatılması için olabilecek tahkikatta bu dava yönünden hukuki yarar bulunmadığı sonuç ve kanaatine varıldığından sübut bulan davanın ıslah edilmiş haliyle kabulüne ilişkin olmak üzere aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
Davanın ıslah edilmiş haliyle kabulü ile 89.256,46 TL'nin 22/11/2017 dava tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile "..." ünvanlı şirkete ödenmesine,
Fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına,
Kabule konu toplam değer üzerinden hesaplanan 6.097,10 TL nispi karar harcından 512,33 TL peşin harç ile 2.400 TL ıslah harcının toplamı olan 2.912,33 TL'nin mahsubu ile eksik 3.184,77 TL harcın davalılardan müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına,Davacı tarafından peşin ödenen harçlar dahil olmak üzere davacı tarafından yapılan toplam 19.734 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,Davalı tarafça yapılan giderin yapan üzerinde bırakılmasına,
Davacı vekili için kabule konu toplam değer üzerinden tarife gereğince hesap ve takdir edilen nispi avukatlık ücreti düşük olduğundan tarife gereğince belirlenen 30.000 TL maktu avukatlık ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
Artan avansın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
İlişkin olmak üzere davacı vekili Av. ... yönünden e-Duruşma sistemi üzerinden, davacının diğer vekili Av. ... ile davalılar Vekili Av. ...'ın huzuren yüzlerine karşı aleni olarak yapılan yargılama sonunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.