T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/74
KARAR NO : 2025/18
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 31/01/2024
KARAR TARİHİ : 14/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının, ---- İcra Dairesi----. sayılı dosyasına dilekçe sunarak ödeme emrine, borca, tüm ferilerine, faize ve faiz oranına itiraz ettiğini, davalının, takibe haksız olarak itiraz ettiğini, yargılamaların uzun sürmesi sebebiyle iş bu davanın neticelenmesine kadar davalıların mal kaçırma ve müvekkilişirketin işbu dava sonucunda alacağına kavuşamama ihtimali bulunduğunu, bu sebeple öncelikle ihtiyati haciz kararı verilmesini, aksi kanaatte olunursa ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiğini, müvekkili ile sigortalı davalı ---- Şirketi arasında 13.06.2022 tanzim tarihli, ---- poliçe numaralı, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi akdedildiğini, anılan poliçe ile ---- plaka numaralı aracın 13.06.2022-13.06.2023 tarihleri arasında sigortalandığını, 03.08.2022 tarihinde malik -----Şirketi ve ehliyetsiz sürücü --- sevk ve idaresindeki ---- plakalı araç ile sebebiyet verilen kaza neticesinde---- tarafından --- numaralı hasar dosyası ile kazada zarar görenlere ₺3.190,00 tazminat ödendiğini, kaza tespit tutanağında; kazada zarar gören araçların hasarı için yapılan başvuruları neticesinde açılan hasar dosyası ile 5684 sayılı Kanun’un 22. maddesi uyarınca bağımsız ve uzman eksper tarafından hasarın niteliğinin ve miktarının tespiti için ekspertiz incelemesi yaptırıldığını, tespit edilen 3.190,00 TL hasar tazminatı poliçe limiti kapsamında müvekkili sigorta şirketi tarafından ödendiğini, kazaya ehliyetsiz bir şekilde sebebiyet verilmesi halinde Trafik Sigortacısının sigortalısına rücu hakkı bulunduğunu, müvekkili şirket, rücu bedelini icra takibine konu yapmasında hukuka aykırılık bulunmadığını, davalının borcunu ödememek için haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, bu nedenle davanın kabulüne, itirazın iptaline ve takibin devamına, asıl alacak miktarı üzerinden en az %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın, kaza sonucu karşı tarafa yapmış olduğu ödemeye istinaden müvekkiline ait aracı kullanan kişinin ehliyeti bulunmaması nedeni ile ödemiş olduğu bedeli rücu ederek müvekkili şirket aleyhine icra takibi yaptığını, mahkemeye konu davanın ehliyetsizlik nedeniyle rücu olduğunu, icra takibine konu edilen kazaya ilişkin rücu koşulları oluşmadığını, kaza esnasında ---- plakalı aracı kullanan kişinin ehliyeti olduğunu, bu kişinin ehliyeti kendi yaşadığı ülkeden alınan ehliyet olduğunu, Türkiye!de geçerliliğine ilişkin 5 Haziran 2020 ---- gazetede yayınlanan Karayolları Trafik Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik gereğince araç sürücüsü kendi ülkesinden almış oluğu ehliyet Türkiye'de geçerli bir ehliyet olduğundan rücu koşulları oluşmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Deliller
Tarafların ticaret sicil sorguları dosya arasına alınmıştır.
---- İcra Müdürlüğünün ----. sayılı dosyası dosyanın uyap kayıtları dosya arasına alınmıştır.
Trafik kusuru konusunda uzman makine mühendisi bilirkişi ile sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyet raporu dosyaya sunulmuştur.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:
Dava, 03.08.2022 tarihinde meydana gelen kaza sebebiyle, davacı sigorta şirketinin yaptığı ödeme yönünden TTK 1472 maddesi gereği halefiyet şartlarının oluşup oluşmadığı, kusurun irdelenmesi, buna bağlı olarak başlatılan takip yönünden davalı tarafça ---- İcra Müdürlüğünün ---- esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali davasıdır.
Mahkememizce dava dilekçesi, cevap dilekçesi, taraflarca dosyaya sunulan deliller, bilirkişi heyet raporu, ---- İcra Müdürlüğünün ---- Esas sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir. Buna göre, taraflar arasında, trafik kazasından kaynaklı alacağa ilişkin ---- İcra Müdürlüğünün ---- Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davalı tarafından yapılan itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Dosyada, davacı vekilinin ihtiyati haciz/tedbir talebi ara kararla değerlendirilmiştir.
Dosya, trafik kusuru konusunda uzman makine mühendisi bilirkişi ile sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyetine tevdii edilmiş; 25.10.2024 tarihli rapora göre, ----plakalı araç sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 52/a ve 57/c-2 maddelerini ihlal etmesinden dolayı kazanın oluşumunda %100 asli kusurlu olduğu, ---- plakalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığı, ---- plakalı araç maliki davalı -----; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu içinde hüküm altına alınan Madde 85 gereği, trafik kazasına sebebiyet veren ----- plaka sayılı araç sürücüsü ---- kusuru oranında doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, davacı tarafından sunulan belgelerden, kazanın meydana gelme şekli ile davacı aracının fotoğrafları ile birlikte dosyaya celp edilen faturalarında değerlendirilmesi neticesinde, kazanın şiddeti ve hasara uğrayan bölgeleri yönünden uyumlu olduğu, ----- plakalı sayılı araçta meydana gelen 3.190,00TL hasar tutarının kadri maruf olduğu, ---- plakalı aracın----. tarafından -----. adına düzenlenmiş 13.06.2022-13.06.2023 tarihleri arasında geçerli ----- nolu ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğu, poliçe teminat limitinin ise 21.04.2022 kaza tarihinde araç başına maddi 50.000,00 TL, ölüm ve sakatlanma halinde 500.000,00 TL olduğu, ----- plakalı araç sürücüsü ---- dosya kapsamında yasal mevzuata uygun sürücü belgesine rastlanılmadığından -----davalıya rücu etme hakkı bulunduğu rapor edilmiş olup, bilirkişi raporunun mahkememizce de hükme esas alınmaya uygun, denetime elverişli ve gerekçeli bulunması sebebiyle ek rapor alınması cihetine gidilmeyerek, her ne kadar sürücünün yurt dışında geçerli olarak alınmış bir ehliyeti bulunsa da, kazanın meydana gelmesinin, salt ehliyetsizlikten kaynaklanmadığı, kazaya sürücünün kusurlu hareketlerinin sebebiyet verdiği, bu hususta hukuki tavsifin hakime ait olmasına bağlı olarak 1472.maddesinde ön görülen rücuya ilişkin şartların somut olayda gerçekleştiği kanaatinin Mahkememizde hasıl olduğu ve davacı sigorta şirketinin sigortalısına ödemiş olduğu tazminat miktarı yönünden davasını ispat ettiği anlaşılmakla, yine her ne kadar icra takibi asıl alacak ve fer'ileri toplamı 3.364,62 TL üzerinden yapılmış ise de davacının dava dilekçesindeki talebinin, 3.190,00 TL asıl alacağa ilişkin olduğu ve dava açılırken harca esas değerin bu değer olarak gösterildiği tespitiyle beraber, davanın kabulü ile, davalının ----- İcra Müdürlüğünün ---- esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptaline, toplam 3.190,00 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına, 3.190,00 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %9,00 oranında ve değişen oranlarda (icra takibindeki taleple bağlı kalınarak) yasal faiz uygulanmasına, karar vermek gerekmiştir.Öte yandan davacı tarafça davalıdan icra inkar tazminat talebinde bulunulmuş olup, 3.190,00 TL asıl alacağın likid olması karşısında 2004 sayılı İİK'da yer alan İcra İnkar Tazminatının yasal koşulları oluştuğundan talebin kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ İLE,
2-Davalının ---- İcra Müdürlüğünün ---- esas sayılı takip dosyasına yaptığı İTİRAZIN KISMEN İPTALİNE, toplam 3.190,00 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına, 3.190,00 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %9,00 oranında ve değişen oranlarda yasal faiz uygulanmasına,
3-İİK 67/2. maddesi gereğince 3.190,00 TL asıl alacak üzerinden %20 oranında belirlenen 638,00 TL icra inkar tazminatının davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,
4-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davalıdan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL harç gideri, 8.500,00 TL bilirkişi ücreti ve 62,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 8.989,60 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 3.190,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
8-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
9-Karar kesinleştiğinde varsa bakiye gider avansının yatırana iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341/2 maddesi uyarınca miktar itibarıyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.