T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/266
KARAR NO : 2024/908
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVANIN İLK AÇILDIĞI TARİH: 12/10/2020
MAHKEMEMİZE TEVZİ TARİHİ: 30/04/2021
KARAR TARİHİ : 17/12/2024
--- Asliye Ticaret Mahkemesinin ---- Esas ---- karar sayılı kararı ile yetkisizlik kararı verilerek mahkememize tevzi edilen Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; -----sevk ve idaresindeki -----plakalı araç ile ...'un sevk ve idaresinde bulunun---- plaka sayılı araca çaptığı ve müvekkilinin eşinin kaldırıldığı ----- Devlet Hastanesinde öldüğünü, müvekkili ...'un ise basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığını, kazada olay yeri kaza tespit tutanağındaki kusuru kabul etmediklerini, söz konusu kusurun bilimsel ve teknik kurallara riayet edilerek tespit edilmiş bir kusur raporunun olmadığını, olayın vuku bulduğu mahalde müteveffa ...'a kusur atfedilmesi hayatın olağan akışına uygun olmayan bir durum olduğunu, müvekkilinin kaza yapmasında karayollarının yolu kapatmış olmasında ve kamyon şoförünün aşırı hızlı ve dikkatsiz tavır ve davranışları sebebiyle meydana geldiğini beyanla, ---- Ağır Ceza Mahkemesinin ---- Esas sayılı dosyadaki kayıtlar iş bu davaya kazandırıldıktan sonra kusur tespitinin yapılmasını, kusur tespiti yapıldıktan sonra dosyanın aktüer hesap bilirkişisine tevdi edilerek destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanmasını, tazminat alacaklarının tespit edilene kadar şimdilik 100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının sigorta şirketine başvuru tarihi olan 25.12.2019 tarihinden itibaren işleyen avans faiziyle beraber davalı ... şirketinden alınarak davacı müvekkiline verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı ... üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi özetle; Huzurda görülmekte olan davanın HMK 5, 6 ve devamı maddelerine hilafına, yetkisiz mahkemede açıldığını, dava dilekçesinde müvekkili olan şirketin adresinin-----olduğunu; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun ilgili maddeleri uyarınca da davanın sigorta şirketinin adresinden hareketle---- Mahkemelerinde açılması gerektiğini, müvekkili olan şirketin temerrüde düşmediği gibi dava açılmasına da sebebiyet vermediğini, ZMMS Genel Şartları C.7 maddesine göre hak sahibinin öncelikle sigorta şirketine başvurmak zorunda olduğunu, genel şartların ek 6. maddesine göre hak sahibinin sigortaya başvuru sırasında vermek zorunda olduğu belgelerin de açıkça belirtildiğini, davacının ZMMS genel şartları ek 6. madde gereğince ölü muayene tutanağı/otopsi raporunu, kimlik fotokopisini başvuru sahibinin sunmak zorunda olduğunu bu sebeple başvuru şartı yerine getirilmediğinden davanın usulden reddine karar verilmesini, davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılmayacağını, sorumluluğun azami poliçe teminatı ile sınırlı oduğunu beyanla, davanın reddine, yargılama ücreti ve ücreti vekaletin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 17.01.2022 tarihli talep artırım dilekçesinde özetle; Rapor doğrultusunda dava değerini 100,00 TL'den 51.329,79 TL'ye çıkardıklarını, taleplerinin kabulü ile fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalma şartıyla 51.329,79 TL destekten yoksun kalma tazminatının sigorta şirketine başvuru tarihi olan 25.12.2019 tarihinden itibaren işleyen avans faiziyle beraber davalı ... şirketinden alınarak davacı müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili talep artırımına karşı beyan dilekçesinde özetle; Yapılan talep arıtırmını kabul etmediklerini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 24.09.2024 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; Güncel asgari ücret tutarı üzerinden hesaplama yapılan ek rapor doğrultusunda dava değerini 51.329,79 TL'den 154.732, 06 TL'ye çıkardıklarını, ıslah taleplerinin kabulü ile fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalma şartıyla 154.732,06 TL destekten yoksun kalma tazminatının sigorta şirketine başvuru tarihi olan 25.12.2019 tarihinden itibaren işleyen avans faiziyle beraber davalı ... şirketinden alınarak davacı müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
SAFAHAT
----Asliye Ticaret Mahkemesinin ---- Esas ---- karar sayılı ilamı ile; "1-Davacı tarafından Davalı aleyhine açılan davada Davalının yetki itirazının kabulüne ve dava dilekçesinin mahkememizin yetkisizliği nedeniyle reddine, 2-Davaya bakmaya ----- Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğuna, 3-Karar kesinleştiğinde süresinde başvuru halinde dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesine," şeklinde yetkisizlik kararı verilmiş olup dosya mahkememiz iş bu esasına kaydedilmiştir.
Deliller
Tarafların ticaret sicil sorguları dosya arasına alınmıştır.
---- Ağır Ceza Mahkemesinin ----- Esas sayılı dosyası dosya arasına alınmıştır.
----- İl Emniyet Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.
----- İl Emniyet Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.
Davalı ... şirketine yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.
Müteveffa ...'un nüfus kayıt örneğinin dosya arasına alınmıştır.
---- BAM -----.Ceza Dairesine yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.
ATK raporu dosya arasına alınmıştır.
Trafik kusuru konusunda uzman bilirkişi ile sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyeti kök ve ek raporları dosyaya sunulmuştur.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:
Dava, 28.10.2019 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle davalı şirket nezdinde sigortalı bulunan ---- plakalı aracın ----- plakalı araç ile çarpışması sonucu, ----- plakalı araç sürücüsü ...'un vefat etmesi sebebiyle aynı araçta yolcu olan davacı yönünden, HMK 107.maddesi uyarınca belirsiz alacak davasıdır.
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, gelen müzekkere cevapları ve taraflarca sunulan deliller hep birlikte değerlendirilmiştir.
Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.6098 Sayılı TBK'nın 53. maddesi (818 sayılı BK 45. maddesi) gereği, ölüm neticesi olarak diğer kimseler müteveffanın yardımından mahrum kaldıkları takdirde, onların bu zararını da tazmin etmek lazım gelir. Yasa metninden de anlaşılacağı gibi destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Bu yasal düzenleme doğrultusunda hükmedilmesi gereken maddi tazminat, davacıların daha önce aldıkları ancak murisin ölümü sonucu artık alamayacakları destek miktarıdır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunması, olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Destekten yoksunluk zararının hesabında müteveffanın sağlığında elde ettiği net gelirinin belirlenmesi tazminatın doğru tespitinde önemli bir yer tutmaktadır.
----- Sigortaya yazılan yazıya verilen cevapta, ----- plaka sayılı araca ait zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ve hasar dosyasının bir örneği gönderilmiştir.
Dosya, trafik kusuru konusunda uzman bilirkişi ve sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, 07.01.2022 tarihli rapora göre, ---- plakalı araç sürücüsü müteveffanın 2918 sayılı KTK'nın 47/d, 52/a,b, 57/a, b-5 ve 84/h maddelerini ihlal etmesi sebebiyle %75 asli kusurlu olduğu, ---- plakalı araç sürücüsünün 2918 sayılı KTK'nın 47/c,d, 52/a,b maddelerini ihlal etmesi sebebiyle %25 tali kusurlu olduğu, kaza sebebiyle müteveffanın eşinin, müteveffanın desteğinden yoksun kaldıkları, yapılacak hesaplamada, Karayolları Trafik Kanununun bazı maddelerinde değişiklik yapan, 09.06.2021 tarihinde TBMM'de kabul edilerek 19.06.2021 tarihinde ----- Gazetede yayınlanan kanunun yürütmesi ile ilgili “Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu” tarafından 04.12.2021 tarihinde ----- Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren “Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar” yürürlüğe girdiği 04.12.2021 tarihinden sonra düzenlenen poliçeleri kapsayacağından, rapor tarihi esas alınarak yapılan hesaplamada en güncel yüksek yargı kararlarından olan Yargıtay ---- Hukuk Dairesinin -----. sayılı ilamları da dikkate alınarak ilgili kurumlarca görüş değişikliği yapılıncaya kadar yaşam tablosu olarak TRH 2010 Yaşam Tablosu kullanılarak hesaplama yapıldığı, davacının hesaplanan destekten yoksun kalma zararının 51.329,79 TL olduğu rapor edilmiş olup, hesaplanan bedel üzerinden davacı tarafça talep artırımında bulunulmuş, aynı zamanda, rapora itiraz da edildiğinden, kusur durumunun belirlenmesi için dosya ATK'ya gönderilmiştir.
ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 01.11.2023 tarihli raporda; "Mevcut bulgulara göre: A. Sürücü ----- her ne kadar ilk geçiş hakkına sahip olarak kavşak mahalline giriyor olsa da idaresindeki aracı ile seyir halinde iken kavşak mahalline yaklaşırken hızını azaltması gerekirken bunu yapmadığı için hareket alanının kapanmasından sonra almış olduğu fren tedbirinde yetersiz kaldığı anlaşılmış gerçekleşen kazada tali derecede kusurlu bulunmuştur. B. Sürücü ..., idaresindeki aracı ile kavşak mahalline yaklaştığında kendisine hitap eden DUR levhasına uyarak durması ve ilk geçiş hakkına sahip olan kamyon sürücüsünün geçişini beklemesi gerekirken bunu yapmamış ve ilk geçiş hakkına sahip olan kamyon sürücüsünün hareket alanını kapatarak kazanın meydana gelmesine sebebiyet verdiği anlaşılmış gerçekleşen kazada asli derecede kusurlu bulunmuştur. SONUÇ: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; A. Sürücü ----- %25 (yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu, B. Sürücü ...'un %75 (yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur." şeklinde rapor düzenlenmiş olup, alınan ATK raporunun ve sunulan bilirkişi raporunun birbiri ile uyumlu olduğu anlaşıldığından raporlara itibar etmek gerekmiştir.
Müteveffa ...'un vefatı sebebiyle eşi olan davacının, müteveffanın desteğinden yoksun kaldığının kabulü gerekmiş olup, davalı ... 2918 sayılı KTK'nın 97 ve devamı maddelerine göre sorumlu kabul edilmiştir.
Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunun bu yönleriyle hükme esas alınmaya uygun, gerekçeli ve denetlenebilir bulunduğu, davacı tarafça sunulan talep artırım dilekçesi ile birlikte toplam 51.329,79 TL olarak taleplerini güncellediklerini, yargılama sırasında asgari ücretin güncelenmesine bağlı olarak güncel asgari ücret tutarı üzerinden yeniden rapor alınmasının talep edildiği görülmüştür. Her ne kadar davada talep artırımı yapılmış ise de, davacı tarafın talebinin olması, asgari ücretin rapor ve talep artırım tarihinden sonra, dava derdest iken güncellenmiş olması, buna bağlı olarak herhangi bir hak kaybı yaşanmaması adına, güncel asgari ücret üzerinden hesaplama yapılarak ek rapor sunulması amacıyla dosya aynı sigorta aktüer bilirkişisine tevdi edilmiş, sunulan 23.09.2024 tarihli ek rapora göre, görev tanımına uygun şekilde yapılan hesaplamada, davacının destekten yoksun kalma tazminatının 154.732,06 TL olduğu rapor edilmiştir.Davacı vekili tarafından sunulan 24.09.2024 tarihli ıslah dilekçesi ile, güncel asgari ücret tutarı üzerinden yapılan hesaplamaya bağlı olarak destekten yoksun kalma tazminatının 154.732,06 TL olarak güncellediklerini belirterek davasını ıslah etmiştir. Hesaplanan miktarın poliçe limitleri dahilinde kaldığı tespit edilmiştir.
Belirsiz alacak davalarında davacının, alacağının tam ve kesin olarak belirlenmesinden sonra HMK 107.maddesine dayalı olarak bir kez alacağını artırabileceği, ayrıca davasını HMK 176 ve devamı maddelerine göre bir kez de ıslah edebileceği, olayda davacı tarafça sunulan 17.01.2022 tarihli dilekçe ile HMK 107 uyarınca talep artırımı yoluna gidildiği, asgari ücretin talep artırım tarihinden sonra, dava derdest iken güncellenmiş olması, taraflardan kaynaklanmayan sebebe bağlı olarak herhangi bir hak kaybı yaşanmaması adına, güncel asgari ücret üzerinden yapılan hesaplama neticesinde bu kez davacı tarafça HMK 176 ve devamı maddeleri uyarınca ıslah hakkının kullanıldığı ve usulüne uygun yapılan ıslahın esas alınması gerektiği kanaati Mahkememizde hasıl olmuştur.(Aynı yönde Yargıtay -----.HD ---esas ---- karar sayılı ilamı).
Yargıtay ----- Hukuk Dairesinin 27/05/2019 tarih ----esas ---- karar sayılı ilamında: "...Davacı vekili; davalı ... nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı bulunan müvekkilinin desteği ve murisi olan eşi ----’in sevk ve idaresindeki motosikletin, dava dışı ---- ’ın sevk ve idaresindeki araçla çarpışması nedeniyle 02/07/2006 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde vefat ettiğini, kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin desteğinin kusurlu ve sorumlu olduğunu, müvekkilinin zarar gören 3.kişi konumunda olduğunu beyanla, eşinin desteğinden mahrum kalan müvekkili için fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili; kazaya karışan aracın müvekkili şirket nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, davacının taleplerinin poliçe kapsamı dışında olduğunu beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, kararda yazılı gerekçelerle ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kabulüne, 57.500,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, dair verilen karar davalı vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekilince tazminat için temerrüt faizi olarak ticari faiz(avans faizi) istenilmiş, mahkemece tazminatta davalı ... yönünden avans faizine hükmedilmiştir. Oysa, zarara neden olan araç motosiklet olup ticari araç değildir. Bu halde temerrüt faizi olarak davalı ... yönünden yasal faize hükmedilmesi gerekirken avans faizine hükmedilmesi doğru değil bozma nedeni ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nun geçici 3/2. maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir." belirtilmiştir.Yukarıda anılan içtihat uyarınca, her ne kadar davacı tarafça avans faizi talebinde bulunulmuş ise de, kazaya neden olan araç hususi araç olup ticari araç olmadığından, yasal faize hükmetmek gerekmiş, davalının, kendisine başvurulduğu tarihten sekiz iş günü sonrasına tekabül eden 07.01.2020 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü anlaşıldığından, bu tarih itibariyle temerrüdün gerçekleştiği kabul edilmiş ve netice olarak davanın kabulüne, toplam 154.732,06 TL'nin 07.01.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile toplam 154.732,06 TL'nin 07.01.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 10.569,75 TL harçtan peşin alınan 54,40 TL harç, 125,00 TL tamamlama harcı ile 350,00 TL ıslah harcının toplamı olan 529,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 10.040,35 TL harcın davalıdan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan 54,40 TL peşin harç, 125,00 TL tamamlama harcı ile 350,00 TL ıslah harcının toplamı olan 529,40 TL harç gideri, 3.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 556,10 TL posta masrafı olmak üzere toplam 4.085,50 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Başkanlığının 02/11/20231 fatura tarihli ---- nolu 2.345,00 TL TL'lik faturasının davalı tarafça Adli Tıp Kurumu döner sermaye saymanlığının T.C ----şubesindeki ----- iban nolu hesabına yatırılmasına,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Karar kesinleştiğinde varsa bakiye gider avansının yatırana iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ---- Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.