T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/833
KARAR NO: 2024/874
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 07/12/2023
KARAR TARİHİ: 11/12/2024
Tarafları yukarıda belirtilen davanın Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından verilen ihtiyati haciz talepli olup gerekli-yeterli kısımları: "...
1) Müvekkil şirket elektrik panoları ve benzeri ürünler üreten bir şirket olup davalı şirkete satışını yapmış olduğu ürünlerin ödemesini alamamış olduğundan davalı aleyhinde icra takibi başlatılmak zorunda kalınmıştır. Müvekkil şirketin-------olan fatura karşılığı alacağının tahsili amacı ile davalı aleyhinde----------- sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmıştır. İcraya konulan fatura tarihleri üzerinden uzun zaman geçmiş olmasına rağmen davalı tarafça müvekkil şirkete ödeme yapılmamış olması ve ne zaman ödeme yapılacağına dair de bilgi verilmemesi üzerine müvekkil şirket fatura alacakları icraya konulmak zorunda kalınmıştır.
2) ----- Esas sayılı dosyasına konu alacak bilgisi şu şekildedir; "85.598,31 EURO bedelli --- vade tarihli fatura alacağı, 55,51 EURO bedelli ---- vade tarihli fatura alacağı, 34.410,99 EURO ----- vade tarihli fatura alacağı, 1.069,21 EURO----- vade tarihli fatura alacağından ödenmemiş 97.813,70 EURO fatura alacak bedeli" olup davalı taraf müvekkil tarafından düzenlenmiş --- vade tarihli, --- vade tarihli, ----- vade tarihli, --------- vade tarihli son 4 faturaya ilişkin kısmı bir ödeme yapmış ise de 97.813,70 EURO fatura alacağı müvekkile ödenmediğinden icraya konulmak zorunda kalınmıştır.
3) Müvekkil ve davalı arasında ki gelişen ticari ilişkide davalı takibe konu fatura alacaklarını müvekkil şirkete ödememiştir. Borcunu ödemeyen davalının borcunu ödemeye yeterli mal varlığı ve geliri bulunmasına rağmen ödeme yapmaktan kaçınmakta olup müvekkil şirketi bugüne kadar büyük zarara uğratmıştır. Davalı müvekkile olan fatura borcunu ödemeyerek güven içinde yürütülmesi gereken ticari ilişkiyi zedelemiş hem de basiretli bir taciz olarak yükümlülüklerini yerine getirmemiştir. Davalının satışı yapılan ve teslim edilen malların karşılığını ödememesi üzerine ---- sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmak zorunda kalınmıştır. Fatura alacaklarının ödenmesi için müvekkil şirketçe takip başlatılmadan önce de uzun süre beklenilmiş olmasına rağmen davalı aleyhinde icra takibi başlatılması ile de müvekkile ödeme yapmamış aksine kötü niyetli olarak borca itiraz etmiştir. Arabuluculuk sürecinde de ne yazık ki netice alınamamıştır.
4) Davalının müvekkil şirkete olan borcunu, ödeme gücü olmasına rağmen ödememesi tamamen kötü niyetinden kaynaklanmaktadır. Davalı şirket ------ ve dünyanın çeşitli ülkelerinde büyük inşaatlar yapan bir firma olup basında yer alan haberlerden ise davalı şirketin uzun süredir işçilerine maaş ödemediği anlaşılmakla davalının mal kaçırma amaç ve gayesi ile borçlarını ödemeyerek, kötü niyetli itirazlarda bulunduğu anlaşılmaktadır. Davalı aynı amaç ile müvekkil şirket tarafından başlatılmış olan icra takibine de itiraz etmiş olduğundan icra takip işlemleri durmuştur. Bu sebep ile davalıya karşı iş bu itirazın iptali davasının açılması gerekmiştir. Davalı tarafça yapılan bu itiraz haksız ve kötü niyetlidir. Müvekkil şirketin davalıdan alacaklı olduğu fatura, ticari defter kayıtları, sevk irsaliyeleri ile sabittir ve delil listemiz ekinde dava dosyasına sunulacaktır. Tüm bu sebepler ile müvekkil lehine icra inkar tazminatı talebimiz de bulunmaktadır.
5) İHTİYATİ HACİZ KARARI VERİLMESİ TALEBİMİZ;Delil listemiz ekinde sunulan basın haberlerinden görüleceği üzere davalı firma bir yandan çok büyük ihalelere girmekte iken bir yandan müvekkil şirket gibi daha orta ölçekli firmalara olan borcunu ödemekten kaçınmakta, borcu inkar etmektedir. Hatta basında çıkan haberlerden görüleceği üzere davalı gibi büyük nölçekli bir firma zaman zaman işçilerinin maaşını ödemekten dahi imtina etmektedir. Davalı borcu ödemekten kaçınmakta bu amaçla da ---------- bulunan mal varlığını da elden çıkartmaya çalışmaktadır. Davalı tamamen kötü niyetli olup davalının müvekkil şirkete olan borcu nerede ise müvekkili iflasın eşiğine getirmiştir. Tüm bu sebepler ile davalının taşınmaz mal varlıkları ile tüm bankalarda bulunan hesap kayıtlarına öncelikle teminatsız aksi halde teminat karşılı olmak üzere tedbir niteliğinde ihtiyati haciz konulmasını talep ederiz. Somut olayda borçlunun taşınmazları üzerine ihtiyati haciz koymak için koşullar mevcuttur.İİK madde 257 İhtiyati haciz şartları: Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:
1 – Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;
2 – Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa..." Yukarıda yer verilmiş olduğu üzere davalı öncelikle basiretli bir tacir olarak yükümlülüklerini yerine getirmemekte ve aleyhinde açılan alacak takiplerini sonuçsuz bırakabilmek için mal varlığını hileli davranışlar ile gizlemeye çalışmaktadır. Oysa davalı -------en büyük firmalarından birisi olup müvekkile dahi borcunu ödemekten imtina etmesi hileli davranışlarının açık göstergesidir. Tüm bu sebepler ile ticari hayatın güvenilirliğinin de bir nebze olsun temini için davalının taşınmaz mal varlığı ile tüm bankalarda bulunan hesaplarına İHTİYATİ HACİZ KONULMASINI TALEP ETMEKTEYİZ. TALEBİMİZ ÖNCELİKLE TENMİNATSIZ OLARAK KARAR VERİLMESİ İSE DE AKSİ HALDE TEMİNAT KARŞILIĞI VERİLMESİ HALİNDE İSE TEMİNAT KARLIĞI İLE DAVALI TAŞINMAZLARI ÜZERİNE İHTİYATİ HACİZ KONULMASI DAVALININ DA ZARARINA YOL AÇMAYACAKTIR.
-------------
İSTEM VE SONUÇ :Yukarıda açıklamış olduğumuz nedenler ile ----- sayılı dosyasına yapılmış olan itirazın iptali ile,
- likit alacağa kötü niyetli olarak itiraz etmiş olan borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine,
- Yukarıda yer verilmiş olduğu üzere davalı öncelikle basiretli bir tacir olarak yükümlülüklerini yerine getirmemekte ve aleyhinde açılan alacak takiplerini sonuçsuz bırakabilmek için mal varlığını hileli davranışlar ile gizlemeye çalışmakta olduğundan ticari hayatın güvenilirliğinin de bir nebze olsun temini için davalının taşınmaz mal varlığı ile tüm bankalarda bulunan hesapları üzerine öncelikle teminatsız aksi halde teminat karşılı olmak üzere ihtiyati haciz konulmasına,
- Yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalıya tahmiline karar verilmesini arz ve talep ederiz. 07.12.2023 " şeklinde olup yukarıya aynen aktarılan dava dilekçesinde ileri sürülen sebeplere bağlı olarak itirazın iptaline, takibin devamına, icra inkar tazminatına ve belirtilen şekilde ihtiyati haciz kararı verilmesine karar verilmesi talep ve dava edilmiş olup, 11/01/2024 tarihinde ihtiyati haciz kararı verilmiş ise de itiraz üzerine 03/07/2024 tarihinde yapılan ihtiyati hacze itiraz duruşmasında taraf vekillerinin taraflar arasında anlaşma olduğuna ve son taksit ödendikten sonra davanın konusuz kalacağına ilişkin beyanda bulunarak ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ettiklerinden 03/07/2024 tarihli ara karar ile ihtiyati haciz kararı kaldırılarak icra dosyasına bildirilmiştir.Ön inceleme duruşmasının 02/10/2024 tarihinde yapılması ön görülmüş ise de söz konusu anlaşma şartlarına bağlı olarak ve bildirilen mazeretler doğrultusunda ön inceleme duruşması yapılmayarak 11/12/2024 tarihine ötelenmiş olup, bu duruşmada feragate ilişkin beyanlar olduğundan gerekli-yeterli kısımlarının buraya aynen alınması uygun görüldüğünden söz konusu 11/12/2024 tarihli duruşma tutanağının gerekli-yeterli kısımları:"... Belirli gün ve saatte celse açıldı.
Davacı vekili ------- e-Duruşma sistemi üzerinden, Davalı Vekili ------- huzuren duruşmaya katıldı. Başka gelen yok. Belli yerde açık yargılamaya başlandı.Davacı vekili tarafından ibraz edilen ----- tarihli dilekçe ekinde---- tarihli protokol ve --------- tarihli ek protokol ibraz edilerek karşı tarafın dilekçe verilmesine bağlı olarak duruşma günü için davadan feragat dilekçesi sunulacağına ilişkin beyanda bulunulduğu anlaşıldı.Davalı vekili tarafından söz konusu davacı vekilinin dilekçesinde belirtilen şekilde sunulan ----- tarihli dilekçe ile davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesi talep edilerek davacı taraftan herhangi bir harç, yargılama gideri ve avukatlık ücreti talep edilmediğinin ifade edildiği anlaşıldı.Bu arada davacı vekili tarafından söz konusu --- tarihli dilekçeden sonra ibraz edilen ---- tarihli dilekçe ile davadan feragat edildiği anlaşıldı.İki taraf yönünden de vekaletnamelerde özel yetkilerin olduğu anlaşıldı.Davacı vekilinden soruldu: zapta geçen dilekçelerimizi ve feragat beyanımızı tekrar ederek feragat nedeniyle karar verilmesini istiyoruz, karşı taraftan yargılama gideri ve avukatlık ücreti talebimiz yoktur, dedi.Davalı vekilinden soruldu: zapta geçen dilekçelerimizi aynen tekrarla feragate göre karar verilmesini istiyoruz, feragat nedeniyle doğacak harç sorumluluğu protokole göre bize aittir, o nedenle davanın reddi yönünden harcın ve zorunlu arabuluculuk giderinin müvekkile yükletilmesini istiyoruz, ayrıca karşı taraftan herhangi bir yargılama gideri ve avukatlık ücreti talebimiz yoktur, dedi.Dosya incelendi. Davayı her aşamada sona erdiren taraf işlemi feragat nedeniyle yargılamanın bitti bildirildi..."şeklinde olup yukarıya aynen aktarılmıştır. Sonuç olarak davayı sona erdiren taraf işlemi, feragat nedeniyle davanın reddine ilişkin olmak üzere aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuş olup, yargılama giderleri yönünden taraf vekillerinin anlaşma doğrultusundaki beyanları da gözetilerek karar verilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
Davanın feragat nedeniyle reddine,
Vazgeçme aşamasına göre belirlenen maktu karar harcının Mahkeme veznesine yatan peşin harçtan mahsubu ile artan 38.419 TL harcın kararın kesinleşmesine bağlı olarak ve istek halinde davacı tarafa iadesine,
Bu konuda gerekçede açıklanan ve taraflar arasındaki protokol doğrultusunda ileri sürülen taraf vekillerinin beyanlarına bağlı olarak;
Davacı tarafça peşin ödenen toplam 452 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı tarafça harç dışında yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
Davalı tarafça yapılmış bir gider olmadığından bu konuda başkaca karar verilmesine yer olmadığına,
Davalı vekili tarafından avukatlık ücreti talep edilmediği belirtildiğinden davalı vekili yararına avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunun madde 18/A-(13) ve (14) düzenlemelerine ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesine bağlı olarak ---- tarafından yapılan ve ------ karşılanan 3.120,00 TL zaruri giderin davalı vekilinin bu konudaki anlaşma doğrultusundaki beyanına bağlı olarak davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
Artan avansın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
İlişkin olmak üzere davacı vekili ---- sistemi üzerinden, davalı Vekili------- huzuren olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı aleni olarak yapılan yargılama sonunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ---- Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.11/12/2024