T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/693 Esas
KARAR NO: 2024/888
DAVA: Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))
DAVA TARİHİ: 16/10/2023
KARAR TARİHİ : 12/12/2024
----maddesine göre --- adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız ----- Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasında yapılan yargılama sonucunda dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ /
DAVA/TALEP ;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının ---- plakalı aracın maliki olduğunu, ----- kazaya sebebiyet veren---- plakalı aracın maliki olduğunu, davalı ----maliki olduğu---- plakalı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğunu, ----- tarihinde ----sevk ve idaresindeki ---- plakalı araç, müvekkil ---- adına tescilli olan------ plakalı araca arkadan çarpmış ve maddi hasarlı trafik kazası gerçekleştiğini, bu kaza sonucu çarpışmanın şiddeti ile davacıya ait ------- plakalı aracın arka ve ön tarafı büyük oranda hasar gördüğünü, kazadan sonra oluşan söz konusu hasar, eksper raporu ile tespit edilmiş ve ilgili yetkili servis tarafından onarımı yapıldığını, aracın hangi parçalarının hasarlandığı, bu hasar neticesinde tamir edildiği/ değiştirildiği, davalı şirkete müzekkere yazılıp hasar dosyası celp edildiğinde açık ve net bir şekilde anlaşılacağını, gerçekleşen kazada tüm kusur, davacıya ait araca park halindeyken çarparak kazaya sebebiyet veren-----ait olduğunu, ---- tarihli kazaya ilişkin düzenlenen trafik kazası tespit tutanağından da anlaşılacağı üzere ---- plakalı aracın sürücüsü ------- plakalı araca duramayıp arkadan çarptığını beyan ettiğini, davacının aracı, kaza tarihine kadar özenle kullanıldığını, ancak söz konusu kaza nedeniyle araçta meydana gelen hasarın tamir edilmesi neticesinde araçta yüksek oranda değer kaybı meydana geldiğini, ------ sigortacısı olan sigorta şirketi -------- işbu kaza ile alakalı oluşan bütün zararlardan sorumlu olduğunu, işbu davada taleplerinin, davacının katlanmak zorunda kaldığı reel (gerçek) değer kaybının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta şirketi tarafından karşılandığını, reel (gerçek) değer kaybı hakkında önemle belirtmek isteriz ki iş bu davamızda talep ettiğimiz gerçek (reel) değer kaybı, aracın kaza tarihindeki 2. El piyasa rayiç değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2. El piyasa rayiç değeri arasındaki farkı kapsadığını, reel (gerçek) değer kaybının nasıl hesaplanacağı ekte belirttikleri ------- ilamında değer kaybının belirlenmesi hususunda esas alınan hesaplamanın, aracın kaza tarihindeki 2. El piyasa değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2. El piyasa değeri arasındaki fark kriterine göre yapılması ve buna göre karar verilmesi gerektiği açıkça belirtildiğini, işbu gerçek değer kaybına yönelik olarak açılan dava, davalı sigorta şirketine karşı yöneltilmiştir. Bu kapsamda ---- yayınlanmış olan ---- bahsetmelerinin gerektiğini, ----- hakkındaki genel şartlar kaldırıldığını, ----plakalı aracın ---- başlangıç tarihinin, ----yayın tarihinden sonraki bir tarih olduğu göz önüne alındığında tazminat talebimizin -------hesap metodlarına tabi olmadığının açık olduğunu, açıklanan nedenlerle; fazlaya ilişkin ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydı ile davamızın kabulü ile değer kaybına ilişkin 1.000,00 TL' sı maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; -------- görüldüğü üzere; dava sigorta sözleşmesinden kaynaklanmakla ve TTK madde 4 gereğince mutlak ticari dava olup ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiğini, işbu sebeple, başvurunun görevsizlik nedeniyle reddine karar verilmesini talep ettiklerini, başvuru sahibi vekili tarafından komisyona yapılan başvuruda alacağının belirsiz olduğundan bahisle şimdilik 50,00 TL değer kaybı talep ettiklerini, ancak işbu başvurunun belirsiz alacak davası koşullarını taşımadığı açık olduğunu, davacının gerçek zararının tespiti için dosyanın bilirkişi incelemesine gönderilmesi, bilirkişi incelemesinde dava konusu araçta meydana gelen zararın tespitinde, --- tarihinde yürürlüğe giren güncel ----- kapsama giren teminat türleri maddesi doğrultusunda ------ hesaplama yönteminin esas alınması gerektiğini, dosya hesaplamasında Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. Maddesinin aşağıdaki güncel halinin dikkate alınması gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek üzere, davacı tarafın aracında meydana gelen zarar miktarının tespit edilebilmesi için uyuşmazlık konusu poliçenin tanzim tarihinde yürürlükte olan ----- ekinde yer alan hesaplama yönteminin esas alınması gerektiğini, söz konusu Yargıtay kararlarında da belirtildiği üzere, kusur tespiti bakımından -----rapor alınması gerektiğini, zira; davacı şirketin sorumluluğuna ilişkin bir karar ihdas edilmesi halinde davacı şirket sigortalısının kusuru oranında sorumlu olacağını, açıklanan nedenlerden dolayı; davanın usulden ve esastan reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
DELİLLER:Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağı, Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı, --- Birliği Trafik Tescil Kayıtları, -----Hasar Dosyası, ----Poliçesi, Kaza ve Kazalı Araç Fotoğrafları,---- Kayıtları, Ekspertiz Raporu, Bilirkişi Raporu, Dosyadaki Sair Bilgi ve Belgeler.
İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİNE GÖRE, VAKIA VE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI :Dava, Maddi Hasarlı Trafik Kazası Nedeniyle davacının maliki/işleteni/sürücüsü olduğu araçta meydana gelen hasara bağlı olarak oluşan değer kaybı zararının, 6102 Sayılı TTK'nin 1401 vd. ile 1483. maddesi gereğince düzenlenen ZMMS poliçesi teminatı kapsamında sigortalı araç sürücüsünün kusur durum ve oranına göre 2918 Sayılı KTK'nin 85/1-son, 91/1, 86/1, 88/1 maddeleri gereğince davalı sigorta şirketi tarafından tazmin edilmesi istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi yollamasıyla davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak öncelikle resen gözetilmesi gereken 2918 sayılı KTK'nin 97.maddesi gereği sigortaya başvuru, dava şartı zorunlu arabuluculuk ve HMK'nin 114.maddesinde sayılan genel dava şartları ile harç ve taraf sıfatı gibi hususların incelenmesi ve değerlendirilmesine müteakip ön inceleme duruşması icra edilmiş, uyuşmazlık belirlenmiş ve dava şartı zorunlu arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığından bu kez sulh teşviki yapılmasına karşın duruşmada hazır bulunan davacı vekilinin beyanına göre tarafların sulh yoluyla uyuşmazlığın çözümünü tercih etmediklerinin anlaşılması üzerine tahkikata geçilerek delillerin toplanması ve incelenmesi tamamlanarak tahkikat bitirilmiş ve karar duruşmasına katılan davacı vekilinin son sözleri de dinlenip zapta yazılarak aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır. Somut olaya geçmeden önce dava konusu olayın hukuki temeli ve uyuşmazlığın çözümüne etki edecek yasal düzenlemelere kısaca değinmekte yarar vardır. Sigorta sözleşmesi 6102 sayılı TTK'nin 1401. Maddesinde düzenlenmiştir. 6102 sayılı TTK'nin1409.maddesinde sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu, 1459. maddede, sigortacının sigortalının uğradığı zararı tazmin edeceği, 1461. maddede ise sigortacının sorumluluğunun sigorta bedeli ile sınırlı olduğu hususlarına yer verilmiştir. Bilindiği üzere haksız fiil ise öğretide; Hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmaktadır. Haksız fiilin unsurları ise eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak gösterilmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğmalı, zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ile zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6 ve 6100 Sayılı HMK'nın 190. maddelerinie göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı, haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır. 6098 Sayılı TBK'nin 50.maddesine göre de zarar gören ,zararını ve zarar verenini kusurunu ispat yükü altındadır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasa'nın 85/1. maddesinde, “ bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı” aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiştir. Yine aynı yasanın 88/1 maddesi gereği de bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur. Kaza tarihinde yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
Yukarıda açıklanan yasal düzenlemelerden anlaşılacağı üzere, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Bu sebepledir ki, sigorta şirketinin sorumluluğu, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunması halinde sözkonusu olup poliçe limitiyle sınırlıdır. Zira, kanunun emredici hükmü gereği yaptırılan zorunlu trafik sigortalarında sigortacı, işletene düşen hukuki sorumluluğu teminat altına aldığına göre, ancak işletenin sorumlu olduğu oranda zarardan sorumlu olacaktır. İşletene hukuken yükletilemeyen zarardan, onun sorumluluğunu teminat altına alan sigortacının sorumlu tutulması da mümkün değildir. Zira sigorta şirketinin sorumluluğu 2918 Sayılı KTK'nin 86/1. maddesi gereğince işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusuru oranında poliçe limitiyle sınırlıdır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir.Değer kaybı ise, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmiştir.---------Yukarıdaki yapılan genel açıklamalar, toplanan deliller ve yapılan yargılama ışığında somut olaya baktığımızda; ------ davacının maliki/işleteni ve sürücüsü olduğu ------plakalı hususi ---- dava dışı malik işleteni ---- , sürücüsü ----------plaka sayılı hususi otomobilin karıştığı maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. 2918 sayılı KTK'nin 81/2 maddesinde düzenlenen 'Yalnız maddi hasar meydana gelen kazalarda, kazaya dahil kişilerin tümü, yetkili ve görevli kişinin gelmesine lüzum görmezlerse, bunu aralarında yazılı olarak saptamak suretiyle kaza yerinden ayrılabilirler' hükmü gereği kaza sonucunda kazaya karışan araç sürücüleri tarafından Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 152/2 maddesinde açıklanan şekilde görüşlerinin de yazılı olduğu Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağının bir örneği dosyaya mübrezdir. Bu tutanağa ve sürücü beyanlarına göre vaki kazada kusurun KTK'nin 84/d maddesinde asli kusur olarak düzenlenen "arkadan çarpma" nedeniyle tamamen davalı sigorta şirketine sigortalı araç sürücüsünde olduğu anlaşılmaktadır. Haksız fiil niteliğindeki trafik kazasında kusurlu eylemiyle kazaya neden olduğu iddia edilen ---- plakalı hususi nitelikteki aracın kaza tarihi itibarıyla davalı sigorta şirketine ------ başlanğıç - bitiş tarihli araç başına maddi 120.000,00 TL limitli ----------- poliçesi ile sigortalı olduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafın 6918 Sayılı KTK'nin 97.maddesi gereğince davalı sigorta şirketine başvuru yaptığı anlaşılmış olup, daval şirketi tarafından oluşturulan hasar dosyası ve poliçe örneği de celp edilmiştir. Somut olayda uyuşmazlığın temelinin meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle doğrudan kusur ve hasara bağlı olarak oluşan değer kaybı üzerinde yoğunlaştığı, kusur oranının tespiti ile hasar onarım maliyetine göre meydana gelen değer kaybı zararının belirlenmesi halinde uyuşmazlığın çözüleceği aşikardır. Bu kapsamda taraf vekillerinin iddia ve savunması kapsamında gösterdikleri deliller toplanmış ve uyuşmazlığın niteliği gereği resen getirtilmesi gereken bilgi ,belge ve kayıtlar dosyaya kazandırılmıştır. Buna müteakip dava konusu uyuşmazlığın çözümü hukuk dışında özel ve teknik bilgi gerektirdiğinden HMK'nin 266 vd. maddeleri gereğince dosya üzerinden bilirkişi incelemesi yapılarak delil niteliğinde bulunan maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı ve olayın gerçekleşme biçimi ile dosya kapsamına nazarında kusur durum ve oranı ile hasar onarım bedeline göre oluşan değer kaybı bedeline ilişkin rapor düzenlenmesi için dosya ------- resen seçilen makine mühendisi bir bilirkişiye verilmiştir. Makine Mühendisi Bilirkişi---- tarafından hazınlanan ---- tarihli raporda özetle ; A-) Sürücü ----plakalı araç sürücüsü: 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununa bağlı Yönetmeliğin ilgili bentlerinde açıklanan hükümler gereği, trafik kurallarını ihlal ettiğinden kazanın oluşumunda birinci derecede etkenlik arz ettiği için % 100 kusurlu olduğu, B-) Sürücü ---- sevk ve idaresinde bulunan ------ plakalı aracı ile: 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa bağlı yönetmelikte belirtilen sürücülerin uyması zorunlu kurallara riayet ettiği bu kazanın oluşumunda alabileceği herhangi bir tedbir ve önlem bulunmadığından kendisine kusur izafe edilmesinin uygun görülmediği ve kazanın meydana gelişinde atfı kabil kusuru bulunmadığı, C-) ------- tarihinde Meydana gelen kaza sonucu -------plakalı tarihinde meydana gelen kaza da Trafik kazası tespit tutanağındaki bilgiler ve dosya içeriğinde bulunan hasar bilgilerinin,-----plakalı araçta üzerinde oluşan hasarlı parçalar ile uyumlu olduğu değerlendirmesi yapıldığı, bu bilgiler dâhilinde ----- model dava konusu araçta oluşan değer kaybı bedelinin 30.000,00 TL olacağı yönünde tespit, hesap ve görüş bildirilmiştir. Bu bilirkişi raporunun da taraf vekillerine tebliğine müteakip rapora karşı herhangi bir itiraz öne sürülmediği ve davacı vekili tarafından işbu dava HMK'nin 109.maddesi kapsamında kısmi alacak davası olarak açıldığından ıslah dilekçesi verildiği müşahede edilmiştir. Bu kapsamda öncelikle davalıya sigortalı araç sürücüsünün özellikle KTK'nin 84/d maddesinde düzenlenen arkadan çarpma asli kusurunu ihlal ettiği, kazanın tek sebebinin bu eylem olduğu ve böylece kazada davalıya sigortalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğu (%-100) kabul ve takdir edilmiştir. ------ Kazadan ve oluşan hasardan doğan değer kaybına gelince de, bilirkişi raporunda belirlenen hasar onarım bedelinin ve değer kaybının dosyada bulunan ve delil niteliği taşıyan ekspertiz raporu da gözetildiğinde kazanın meydana geliş şekline ve hasar durumuna göre parça ve işçilik yönünden hasar bedeli üzerinden aracın değer kaybının, davacının aracının markası, modeli ve kilometresine bakıldığında aracın kazadan önceki rayiç piyasa değeri ile kazadan sonraki piyasa değeri arasındaki 30.000,00 TL farkın günün ekonomik koşullarına göre kadri maruf olduğu anlaşılmış; işbu raporun somut olaya ilişkin süregelen Yargıtay uygulamasına uygun olduğu tespit edilmekle hükme esas alınabileceği kabul ve takdir edilmiştir. Böylece somut olayda kusur, hasar ve değer kaybı yönünden gerekçeli hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olduğu için benimsenen bilirkişi raporu da gözetildiğinde, haksız fiil kapsamında gerçek zararın karşılanması ilkesinden hareketle; toplam değer kaybı zararının, yukarıda açıklanan yasal çerçevede zarar veren aracın sigortacısı sıfatıyla davalı sigorta şirketi tarafından tazmin edilmesi gerektiği değerlendirilmiştir. Davacı vekili tarafından eldeki dava HMK'nin 109. maddesi kapsamında kısmi alacak davası olarak açıldığı ve bilirkişi raporu doğrultusunda ıslah dilekçesi verilerek harcın tamamlandığı da görülmüş ve gözetilmiştir. Binaenaleyh, davacının davasını, TBK,49, 50/1,51/1,52/1, KTK,91/1, 85/1-son, 86/1 , 88/1 maddeleri ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-1 maddesi temelinde , yargılamaya hakim olan ilkeler nezdinde TMK, 6 ve HMK, 190. maddeleri esaslarına göre ispat ettiği ve davasında haklı olduğu sonuç ve kanaatiyle; taleple bağlılık ilkesine göre eldeki olayda olay haksız fiilden kaynaklandığından TBK'nin 117/2 maddesi gereğince ıslah ile arttırılan miktar dahil bedelin tamamına 2918 sayılı KTK'nin 97.maddesi gereğince yapılan başvuruya bağlı olarak 2918 sayılı KTK'nin 99/1 maddesine göre hesaplanan sekiz iş günü sonrasına tekabül eden temerrüt tarihi ve olayda davalıya sigortalı araç hususi nitelikte olduğundan yasal faiz uygulanması ve poliçe teminat limiti de gözetilmek suretiyle davanın kabulü ile; toplam 30.000,00 TL değer kaybı tazminatının; 2918 sayılı KTK'nin 97 ve 99/1 maddelerine göre temerrüt tarihi olarak belirlenen 15/09/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte; (davalı sigorta şirketinin araç başına maddi 120.000,00 TL poliçe teminat limitiyle sınırlı/sorumlu olması kaydıyla) davalı sigorta şirketinden alınarak, davacıya verilmesine karar verilmiştir. -------6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden, aynı yasanın 326/1 maddesi gereğince tamamından davalı taraf sorumlu tutulmuştur. Ayrıca Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi ------- bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de yargılama gideri kapsamında davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davanın kabulü ile toplam 30.000,00 TL değer kaybı tazminatının; 2918 sayılı KTK'nin 97 ve 99/1 maddelerine göre temerrüt tarihi olarak belirlenen 15/09/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte; (davalı sigorta şirketinin araç başına maddi 120.000,00 TL poliçe teminat limitiyle sınırlı/sorumlu olması kaydıyla) davalı sigorta şirketinden alınarak, davacıya verilmesine,
2-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.049,30 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 269,85 TL peşin harcın ve 496,00 TL Islah harcının mahsubuyla bakiye 1.283,45 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca ----- bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
4-)Davacı tarafından yapılan 269,85 TL başvurma harcı 269,85 TL peşin harç, 496,00 TL Islah harcı, 38,40 TL vekalet harcı, 65,25 TL posta masrafı ve 3.250,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.389,35 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca hesap ve takdir edilen 30.000,00 TL nispi/maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, )
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle------- Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/12/2024