T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/349 Esas
KARAR NO:2024/893
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 22/05/2023
KARAR TARİHİ:16/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ----- ile davalı ------- uzun yıllardır devam eden bir ticari ilişki bulunduğunu, bu ticari ilişkinin mali kayıtları cari hesap üzerinden devam ettiğini, cari hesap ekstresine istinaden ödeme yapmaktan imtina eden davalı borçluya ---- yevmiye no.lu ihtarnamesiyle borç bakiyesinin ödenmesi ihtar edildiğini, davalı/borçlu aleyhine davacı/alacaklı adına --------- Sayılı dosyası ile ekteki cari hesap ekstresinden kaynaklı ilamsız icra takibine girişildiğini, davalı tarafından ilamsız icra takibine itiraz edilerek takip itiraz sebebiyle durdurulmuş olduğunu, bunun üzerine ticari uyuşmazlıklarda zorunlu arabulucuk süreci başlatıldığını fakat anlaşamama ile sonuçlanmış olduğunu, itiraz takibi uzatmaya matuf kötü niyetli bir itiraz olduğunu, şirketlerin ticari kayıtları,----- formları, banka hesapları ve cari hesaplar incelendiğinde alacağın var olduğunun görüleceğini belirterek; davalının kötü niyetli, alacağın tahsilini geciktirmeyi, engellemeyi amaçlayan itirazının iptali ile &20 oranında aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Yetkisiz mahkemede açılmış davanın öncelikle usulden reddine, aksi kanaatte olunması durumunda haksız ve mesnetsiz açılmış davanın esastan reddi ile, davacı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, her türlü yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:----- sayılı dosyası, Taraf şirketlere ait ---------- formları, bilirkişi raporları.---- sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklının dosyamız davacısı, borçlunun ise dosyamız davalısı olduğu,----sayılı dosyasıyla tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla cari hesaba ilişkin alacak" açıklamasıyla 16.535,13 USD asıl alacak üzerinden takip başlatıldığı, davalı tarafın 30.03.2023 tarihli borca itiraz dilekçesi ile takibin durduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:Dava,------- sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.Yetki itirazının değerlendirilmesinde;Her ne kadar davalı borçlu tarafından icra dairesinin yetkisine ve mahkememizin yetkisine itiraz edilmiş ise de dava konusu alacağın para alacağı olması sebebiyle 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 89. Maddesinin "para borçları alacaklının ikametgahında ödenir" hükmü gereğince alacaklının yerleşim yerinin icra dairesinin ve mahkememizin yetkisi içerisinde bulunduğu anlaşılmakla davalı borçlunun icra dairesinin ve mahkememizin yetkisine yönelik itirazımahkememizce yerinde görülmemiştir.TBK madde 99 hükmü; "Konusu para olan borç Ülke parasıyla ödenir.Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parasıyla da ödenebilir.
Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parası ile ödenmesini isteyebilir." şeklindedir.------ Karar sayılı ilamı; "..Satış bedelinin Euro olarak kararlaştırıldığı, ödemelerin TL olarak yapıldığı sabittir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık kur farkı alacağının ödenmesi ile ilgilidir. Davacı ödemelerin vadesi sona erdiğinde 5959,12-Euro kur farkı olduğunu, davalı ise kur farkı faturasının kendilerine tebliğ ve itirazları olmaması halinde ödenmesinin söz konusu olduğunu, kendilerine itiraz hakkı tanıyan faturanın tebliğ edilmediğini savunmuştur.---------- Somut olayda taraflar arasında kur farkı ödenmesi ile ilgili sözleşme bulunmaktadır. Taraf defterleri arasındaki farklılığın yapılan ödemelerden değil, kur farkı faturasından kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Kur farkı alacağını öngören sözleşme ve taraflar arasında dövize endeksli ticari ilişki bulunduğundan davalı, davacının kur farkı nedeniyle oluşan cari hesap alacağından sorumludur. Bunun için ayrıca fatura düzenlenmesi gerekmediği gibi, düzenlenmemiş olması da alacağın varlığına engel teşkil etmemektedir. Bilirkişi tarafından yapılan incelemede davacının kur farkından kaynaklanan alacağının hesaplandığı dikkate alındığında, mahkemece davanın bu miktar üzerinden kısmen kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır." şekilndedir.
Tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporu bir arada değerlendirildiğinde; 6100 sayılı HMK'nın 222. Maddesinde 22/7/2020 tarihinde 7251 sayılı kanunun 23. Maddesi ile yapılan değişiklik gereği ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği, Davacı tarafın incelenen defter ve kayıtlarına göre davalı taraftan 16.535,13 USD alacaklı olduğu, işbu alacağın kur farkı muhasebe kaydı ile oluşturulduğu, davalının defter ve kayıtlarına göre ise davalının davacı tarafa 2,46 TL borçlu olarak göründüğü, tarafların incelenen -----formlarının birbiri ile uyumlu olduğu, taraflar arasında kur farkı bedelinin dayanak alındığı faturalara konu malların teslimine ilişkin anlaşmazlık olmadığı, uyuşmazlığın hangi tarihteki döviz kurunun esas alınması gerektiğine ilişkin olduğu görülmüştür.Taraf defterlerinde kayıtlı faturaların yabancı para birimi üzerinden düzenlenmiş olması taraflar arasında dövize endeksli ticari bir ilişki bulunduğunu ortaya koymaktadır. ----------- Kur farkı talebinin ileri sürülmesi kur farkı faturası düzenlenmesine bağlı olmayıp taraflar arasında yabancı para birimine endeksli bir ticari ilişkinin varlığı halinde kur farkı faturası düzenlenmeden de kur farkı alacağının talep edilebilmesi mümkündür. Bu durumda kur farkı alacağının ödeme tarihindeki kurun dikkate alınarak hesaplanması gerekir ------Yabancı para üzerinden düzenlenen faturaların muhasebeleştirilmesinde ---- döviş alış kurunun esas alınması, bununla birlikte dövizli işlemlerde dönemsel olarak kur farkı hesaplamalarının yapılması ve kayıtlarının cari hesaba yansıtılması gerekmektedir. Yapılan bilirkişi incelemesi ile davacı firmanın kur farkı ile ilgili kayıtları hesabına yansıttığı tespit edilerek davacının kur farkından kaynaklanan alacağının hesaplandığı, taraflar arasında ayrıca döviz kuru belirlendiğine dair dosyada herhangi bir delil bulunmadığı anlaşılmakla davacı taraf defter ve kayıtları dikkate alınarak davanın kabulü ile alacağın likit ve belirli olması nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile davalının ---------Sayılı dosyasına vaki itirazının iptali ile takibin 16.535,13 USD ( Amerikan doları) asıl alacak üzerinden devamına,Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeni ile asıl alacak olan 16.535,13 USD'nun takip tarihindeki TL karşılığı olan ( 16.535,13 USD x 19,04 TL) 314.828,87 TL nin %20'si oranındaki 62.965,77 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Takip tarihinden alacak tamamen ödeninceye kadar asıl alacağa 3095 Sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince devlet bankalarının Amerikan Doları (USD) için açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına uygulanan en yüksek faizinin uygulanmasına,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 22.443,57 TL karar ve ilam harcından baştan alınan 179,90 TL peşin harcın mahsubuyla bakiye 22.263,67 TL karar ve ilam harcının davalı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 179,90 TL başvurma harcı, 179,90 TL peşin harcın davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
4-Davacı tarafından yargılama gideri olarak yapılan 3.360,00 TL nin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca hesaplanan 52.568,75 TL nispi vekalet ücretinın davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
6-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca -------- bütçesinden ödenen 3.120,00 TL nin davalı taraftan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına,)
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle; ---------Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.16/12/2024