T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/271
KARAR NO : 2024/884
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/04/2023
KARAR TARİHİ : 12/12/2024
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız ----- Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasında dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
DAVA/TALEP;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .... Nezdinde ----- numaralı Kara Taşıtları Kasko Poliçesi bulunan ve müvekkil şirket adına tescilli ----- plakalı aracın detayı kaza tutanağında belirtildiği üzere 24.11.2022 günü maddi hasarlı trafik kazası geçirdiğini, davacının meydana gelen kaza ile ilgili olarak sigorta şirketine kazayı ihbar ettiğini, sigorta şirketi hasar dosyasını açarak eksper görevlendirdiğini, sigorta eksperi tarafından hazırlanan raporda davacının aracında toplam 200.000,00 TL hasar meydana geldiği tespit edilmiş olmasına rağmen davacı şirkete 150.000,00 TL ödeme yapıldığını, lakin düzenlenen bu eksper raporu müvekkil şirketin aracında ortaya çıkan gerçek hasarı yansıtmadığını, atanan eksper ---- tarafından hazırlanan ekli rapordan da anlaşılacağı şekilde davacı şirkete ait araçta 433.328,37 TL hasar meydana geldiği tespit edildiğini, arz ve izah edilen ve Mahkemece re'sen göz önüne alınacak sebeplerden dolayı; davacı şirketin aracında meydana gelen hasardan kaynaklı olarak maddi hasar bedeline ilişki talep edilebilir tazminat bedelinin Mahkemece yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile tespit edileceği baz alınarak, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla müvekkilin aracında meydana gelen hasardan kaynaklı şimdilik 10,00 TL maddi hasar alacağının davalı ... şirketinin temerrüde düştüğü tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkile ödenmesine, davacı şirketin aracında meydana gelen gerçek hasarın kayıt altına alınması için ekspere ödenen 400,00 TL eksper ücretinin yargılama giderinden sayılarak davalıdan alınarak müvekkile ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili 07/03/2024 tarihli süresinden sonra sunduğu cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesi ve ekleri hiç bir zaman şirkete tebliğ olmadığını, bilirkişi raporunun fiziki olarak şirkete tebliğ edilmesi ile haberdar olunduğunu, uyuşmazlık konusu kazaya karıştığı iddia edilen ----- plakalı aracın, davalı şirket nezdinde 21.04.2022 - 21.04.2023 vadeli,-----nolu Pert Araç Genişletilmiş Kasko Poliçesi ile sigortalı olduğunu, davalı şirket araç hasarı zararına ilişkin olarak poliçedeki %25 muafiyet dikkate alınarak 150.000,00 tl ödeme yaptığını, bu ödeme davacı tarafça ikrarda edildiğini, sigortalı tarafından davalı şirkete yapılan başvuru üzerine ----numaralı hasar dosyası açıldığını ve eksper raporu ile ibraname kapsamında davacı tarafa 11.01.2023 tarihinde poliçedeki %25 lik muafiyet uygulanarak 150.000,00 TL ödeme yapıldığını, davacı taraf davalı şirkete zarar tutarının 200.000,00 TL olduğun kabul ettiğine yönelik mutabakatname verdiğini, kasko poliçesi kapsamında verilmiş olan Mutabakatname Yargıtay'ın yerleşik içtihatı gereği iptal edilemeyeceğini, davalı şirkete yapılan hasar başvurusu sonrasında başvuru konusu araç tamir edilip davacı tarafa teslim edildiğini, davacının aracının onarımının tamamlandığı ve tamir bedellerini kabul ettiği ve de bu bedellerin tazmin edildiğine dair mutabakatname imzaladığı sabit olduğunu, ibranameden de açıkça anlaşılacağı üzere, yapılan ödemelerle birlikte davalı şirket poliçeden kaynaklı sorumluluğunun tamamını yerine getirdiğini, talep sahibi hasar tazminatı miktarında davalı şirket ile mutabık kaldığını, şirketi her türlü borç, yükümlülük, faiz ve taahhütlerden ibra ve tüm haklarından feragat ettiğini beyan ettiğini, bilirkişi dava konusu aracın daha önceden pert kaydı bulunduğunu görmezden gelerek orjinal parça hesabı yaptığını, dava konusu ----- plakalı araç kazadan öncede pert kaydı bulunan orjinal olmayan bir araç olmasına rağmen orjinal parça hesabı yapılarak büyük bir hata yapıldığını, bilirkişi dava dayanağı kasko poliçesinin ''pert kasko poliçesi'' olduğunu görmezden gelerek adeta ''genişletilmiş kasko poliçesi'' gibi hesaplama yaptığını, poliçede yer alan %25 lik muafiyet bilirkişi tarafından görmezden gelinerek zarar hesabı yapıldığını, hasar dosyası eksper raporunun göz ardı edilerek karşı tarafça sunulan eksper raporunun dikkate alınması hatalı olduğunu, kazadan aylar sonra araç incelenmeden yönlendirme ile zarar görmüş- görmemiş tüm parçaların zayi kabul edilerek hazırlanmış bir raporu, kazadan hemen sonra fiziki inceleme ile tanzim edilmiş bir rapora tercih edilmesi bilirkişini tarafız hareket etmediğini gösterdiğini, kasko poliçesi ve araç hasarlarında uzman bir bilirkişiden yeni bir rapor alınmasını talep ettiklerini, izah edilen sebeplerle; dava dilekçesi ve diğer tüm ekler tarafımıza tebliğ edilmeden tahkikat ve bilirkişi aşamasına geçildiğinden yokluklarında yapılan tüm işlemlere itiraz ettiklerini, davacı tarafça davalı şirkete itirazi kayıtsız mutabakatname verildiğinden Yargıtay'ın emsal kararı dikkate alınarak haksız davanın reddine, davacı tarafa yapılan ödeme hukuka ve poliçe şartlarına uygun olduğundan haksız davanın reddine, aracın önceden pert kaydı olduğu ve poliçe şartlarına açık bir şekilde zarar hesabı yapılması nedeniyle bilirkişi raporuna itiraz ettiğimizi belirtir, itirazlar doğrultusunda tarafsız ve uzman yeni bir bilirkişiden rapor alınmasını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına ve davalı şirket lehine vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
DELİLLER : ---- Ticaret ve Sanayi Odası Ticaret Sicil Kayıtları,---- Noterler Birliği Trafik Tescil Kayıtları, Yaralanmalı ve Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı, Kaza ve Araç Fotoğrafları, Hasar dosyası ve Kasko Poliçesi, Ekspertiz Raporu, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Kayıtları, Banka Dekontu, İbraname Fotokopisi, Bilirkişi Raporu, Dosyadaki Sair Bilgi ve Belgeler.
İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİNE GÖRE, VAKIA VE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI :
Dava , yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle davacının maliki/işleteni olduğu ticari araçta (Çekici) meydana gelen hasara bağlı olarak oluşan zararının, 6102 Sayılı TTK'nin 1401 vd. maddeleri gereğince düzenlenen Kasko Sigorta Poliçesi (İMMS) teminatı kapsamında davalıdan tahsili edilmesi istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi yollamasıyla davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak öncelikle resen gözetilmesi gereken dava şartı zorunlu arabuluculuk ve HMK'nin 114.maddesinde sayılan genel dava şartları ile, taraf sıfatı, harç gibi hususların incelenmesi ve değerlendirilmesine müteakip ön inceleme duruşması icra edilmiş, uyuşmazlık belirlenmiş ve dava şartı zorunlu arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığından bu kez sulh teşviki yapılmasına karşın duruşmada duruşmada hazır bulunan davacı vekilinin beyanına göre tarafların sulh yoluyla çözümü tercih etmediklerinin anlaşılması üzerine tahkikata geçilerek delillerin toplanması ve incelenmesi tamamlanarak tahkikat bitirilmiş ve karar duruşmasında hazır bulunan davacı vekilinin son sözleri de dinlenip zapta yazılmak suretiyle yargılama bitirilmiş ve aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.Somut olaya geçmeden önce dava konusu olayın hukuki temeli ve uyuşmazlığın çözümüne etki edecek yasal düzenlemelere kısaca değinmekte yarar vardır. Sigorta sözleşmesi 6102 sayılı TTK'nin 1401. Maddesinde (1) Sigorta sözleşmesi, sigortacının bir prim karşılığında, kişinin para ile ölçülebilir bir menfaatini zarara uğratan tehlikenin, rizikonun, meydana gelmesi halinde bunu tazmin etmeyi ya da bir veya birkaç kişinin hayat süreleri sebebiyle ya da hayatlarında gerçekleşen bazı olaylar dolayısıyla bir para ödemeyi veya diğer edimlerde bulunmayı yükümlendiği sözleşmedir şeklinde düzenlenmiştir. 6102 sayılı TTK'nin1409.maddesinde sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu, 1459. maddede, sigortacının sigortalının uğradığı zararı tazmin edeceği, 1461. maddede ise sigortacının sorumluluğunun sigorta bedeli ile sınırlı olduğu hususlarına yer verilmiştir.
Görüldüğü üzere, sigorta sözleşmesi ile teminat altına alınan husus malın bizatihi kendisi değil, sigorta ettirenin o mal üzerindeki menfaatidir. Özel sigorta türlerini, zarar sigortası ve meblağ sigortası olmak üzere iki ana gruba ayırmak mümkündür. Birinci gruba giren zarar yani mal ve malvarlığı sigortalarında, riziko para ile ölçülmesi mümkün olan menfaatlere ilişkin olduğu halde, diğer grupta insan hayatı gibi konusu para ile değerlendirilemeyen menfaat ilişkileri sigorta teminatı altına alınmaktadır. Bunlardan ilk gruba kısaca “menfaat (zarar) sigortası”, diğerine ise, “meblağ sigortası” denilmektedir. Öte yandan, motorlu kara taşıt araçları kasko sigortası, diğer bir deyişle uygulamada kısaca “kasko sigortası” olarak adlandırılan bu sigorta türü, gerçek anlamda ayrı bir sigorta türü olmayıp, mal/zarar sigortaları türlerinden bir kısmının karma olarak motorlu kara taşıt araçlarında birlikte uygulanmasıdır. Kasko sigortası da niteliği itibariyle, bir sigorta sözleşmesidir. Yukarıda da belirtildiği üzere, kasko sigortası, mal sigortasının bir türü olmakla, bu genel düzenleme dışında Türk Ticaret Kanunu'nda ayrıca ve özel olarak düzenlenmemiştir. Kasko sigortası ile kısaca “trafik sigortası” olarak da anılan “motorlu araçlar zorunlu ve ihtiyari mali sorumluluk sigortası”nın birbirine karıştırılamaması gerekir. Kasko sigortası ile sigorta ettirenin bizzat uğradığı zararlar sigortaca güvence altına alındığı halde ikincisinde, sigorta ettirene ait aracın karıştığı kazayla üçüncü kişilerin uğradığı zararlar sigorta tarafından karşılanmaktadır (----.
Mal sigortaları türünden olan kasko sigortasının teminat kapsamını belirleyen Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları A. Sigortanın Kapsamı A.1. Sigortanın Konusu; Bu sigorta ile sigortacı, sigortalının poliçede belirtilen ve karayolunda kullanma izni olan motorlu ve motorsuz kara araçlarından, römork veya karavanlardan iş makinelerinden, lastik tekerlekli traktörler, diğer zirai tarım makinelerinden doğan menfaatin aşağıda belirtilen risklerin gerçekleşmesi sonucunda doğrudan uğrayacağı maddi zararları teminat altına alır. a) Aracın karayolunda veya demiryolunda kullanılabilen motorlu, motorsuz araçlarla çarpışması, b) Gerek hareket gerek durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar, c) Üçüncü kişilerin kötü niyet veya muziplikle yaptıkları hareketler, ile fiil ehliyetine sahip olmayan kişilerin yol açacağı zararlar, d) Aracın yanması, e) Aracın veya araç parçalarının çalınması veya çalınmaya teşebbüs edilmesi sonucu oluşan maddi zararların sigortanın teminat kapsamında olduğu anlaşılmaktadır. Diğer taraftan, poliçe tanzim tarihi ve olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nin 1409/1. maddesi uyarınca, sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı maddenin 2. fıkrası hükmüne göre, kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise, bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5. maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir. İlkeler yukarıda anlatılan şekilde olmakla birlikte sigortalı, Kasko Poliçesi Genel Şartları'nın A.5. maddesi ve TTK'nin 1446/2 maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içinde imiş gibi ihbar ederse ispat yer değiştirip oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat yükü sigortalıya geçer.Yukarıdaki yapılan genel açıklamalar, toplanan deliller ve yapılan yargılama ışığında somut olaya baktığımızda; davacı şirketin malik/işleteni olduğu ---- plaka sayılı ticari nitelikteki çekicinin 24/11/2022 tarihinde---- köyü civarında dava dışı sürücü ---- 'un direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucunda karşı şeritten gelen traktörle çarpmak suretiyle yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği ve aracın zarar gördüğü kaza tutanağı, bilirkişi raporu ve sair deliller nezdinde sabittir. Yine ----- plaka sayılı motorlu kara taşıtının davalı ... şirketi nezdinde -----poliçe numaralı 21/04/2022-21/04/2023 başlangıç ve bitiş tarihli olarak genişletilmiş kasko sigorta poliçesi ile davalının teminatı altında olduğu poliçede çarpma ve devrilme teminatı olarak rayiç değerin gösterildiği anılan poliçe içeriğinde görülmüştür, Davacı tarafın hasarı usulüne uygun olarak ihbar ettiği de buna ilişkin bilgi ,belge ve sigorta şirketi kayıtlarınca açıktır. Mahkememizce açılan dava üzerine taraf teşkili sağlanarak işin esasının incelenmesine geçilmiş; davalı ... şirketi tarafından süresinde davaya cevap verilmediğinden iddianın inkar edildiği kabul edilerek davacı vekili tarafından dayanılan ve gösterilen deliller toplanmıştır. Buna müteakip HMK'nin 266.maddesi gereğince uyuşmazlığın çözümü özel ve teknik bilgi gerektirdiğinden dosya üzerinden bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş ve dosya bilirkişiye tevdi ve teslim edilmiştir. Mahkememizce ---- Bilirkişilik Bölge Kurulu Listesinden resen seçilen Bilirkişi Makine Mühendisi Bilirkişi --- - tarafından düzenlenen 04/04/2024 tarihli raporda özetle; 24.11.2022 tarihinde meydana gelen kaza da Trafik kazası tespit tutanağındaki bilgiler ve dosya içeriğinde bulunan hasar bilgilerinin, ----- plakalı araçta üzerinde oluşan hasarlı parçalar ile uyumlu olduğu değerlendirmesi yapıldığı, bu bilgiler dâhilinde----plakalı, ---- marka,-----model araçta oluşan dava konusu hasar bedelinin 401.468,36 TL tutarın dosya kapsamına uygun olması ile Kadr-i Maruf değer taşıdığı, davalı tarafından dosya içeriğine sunulmuş 11.01.2023 tarihli 150.000,00 TL tutarlı ödeme dekontunun mevcut olduğu, bakiye tutarın 401.468,36 TL-150.000,00 TL = 251.468,36 TL olarak hesap edildiği yönünde tespit, hesap ve görüş bildirilmiştir. Mahkememizce bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilerek vaki beyan ve itirazlar değerlendirilmiştir. (HMK,266,281,282) Davacı vekili tarafından işbu rapor sonrası dava HMK'nin 107.maddesi kapsamında belirsiz alacak davası olarak açıldığından bilirkişi raporu gereğince talep 151.090.00TL artırılmış ve bunun üzerinden harç tamamlanmıştır. Davalı vekili tarafından dava konusu olaya ilişkin ibraname örneği sunulması üzerine davalı vekili tarafından ibranameye ve imzaya itiraz edildiğinden davalı vekiline ibraname aslını sunması için kesin süre verilmesine ve ayrıca davalı ... şirketine müzekkere yazılmasına rağmen ibraname başlıklı belgenin aslı dosyaya ibraz edilmemiştir. Bilindiği üzere belgenin aslı ibraz edilmez ise, diğer tarafça kabul edilmeyen fotokopi belge üzerinde imza ve yazı incelemesi yapılamayacağından (Yargıtay HGK’nın 16.03.2005 gün,---- Esas ve----- Karar sayılı ilâmı) ve yine altındaki imzası inkâr olunan fotokopi belge yazılı delil başlangıcı kabul edilemeyeceğinden bu belgeye dayanılmak suretiyle tanık dinlenemeyeceğinden (Yargıtay HGK’nın 21.04.1993 gün,----- sayılı ilâmı) ibranamenin hukuki olarak geçerli kabul edilemeyeceği anlaşılmıştır. Ayrıca ibranameye konu belgenin ibra eden davacı tarafta bulunduğuna yönelik savunmaya göre davacının belgenin kendisinde olmadığına ve imzaya açık itirazı karşısında fotokopi belgenin her zaman tek taraflı düzenlenmesi mümkün olduğundan olayda HMK'nin 220/1 maddesi şartlarının da gerçekleşmediği değerlendirilmiştir. Kaldı ki Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 12/02/2019 tarih ----- sayılı ilamında açık oransızlık durumunun hangi halde gerçekleşmiş sayılacağı belirtilmiş olup açık oransızlık ''... Gerçek anlamda ibranameden söz edebilmek için tazmin edilecek miktar ile buna karşılık alınan meblağ arasında açık oransızlığın bulunmaması koşuldur. Başka bir anlatımla, açık oransızlığın bulunduğu durumlarda anılan belge ibraname değil, ancak makbuz niteliğindedir. Bu yön ise, ibranamenin verildiği tarih göz önünde tutularak zarar görenin gerçek zararının uzman bilirkişiler aracılığı ile saptanması suretiyle belirleneceği hukuksal gerçeği ortadadır şeklindedir. Bu halde de bilirkişi raporunda belirlenen bedel ile ibraya konu bedel arasında fahiş oransızlık bulunduğu gibi ödemenin de ibra belgesinde gösterilenden daha az olduğu vurgulanmalıdır. Mahkememizce davalının ibraname dışındaki diğer savunma ve beyanlarının genel nitelikte olduğu, hasar miktarına yönelik somut bir delile ve veriye dayanılmadığı, davacıya ait kasko sigortalı çekicinin onarılmasının ekonomik ve yerinde olduğu gibi, esasında hasar ve onarıma tarafların bir itirazının da bulunmadığı, asıl sorunun onarım giderine ve ibraya ilişkin olduğu belirlenmiştir. Filhakika, davalının dosyaya sunulan banka dekontuna göre hasar onarımı için 150.000,00 TL kısmi ödeme yaptığı, raporda belirlenen toplam hasar onarım miktarı olan 401.468,36 TL'nin ise günün piyasa rayiçlerine göre kadri maruf olduğu ve gerçek zararı yansıttığı kabul ve takdir edilmiştir. Böylece somut olayda kaza, kazanın oluş şekline ve sonuçlarına göre toplam hasar onarım zararına ilişkin olarak düzenlenen; gerekçeli, denetime açık, hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olduğu için benimsenen bilirkişi raporu da gözetildiğinde belirlenen zararın ve vaki kazanın poliçe teminatı kapsamında kaldığı ve hasarın doğru şekilde ihbar edildiği sonuç ve kanaati hasıl olmuştur. Binaenaleyh, davacının davasını yargılamaya hakim olan ilkeler nezdinde TMK, 6 ve HMK, 190. maddeleri geregince esastan ispat ettiği ve davasında haklı olduğu sonuç ve kanaatiyle; vaki talep arttırım irade ve işlemi, taleple bağlılık ilkesi, 6102 sayılı TTK'nin 1427/2 maddesi gereğince ihbardan itibaren kırk beş gün sonra oluşan temerrüt tarihi ve kasko sigortalı motorlu kara vasıtasının ticari vasfına göre avans faizi de istenebileceği gözetilmek ve külliyen denetlenmek suretiyle davanın kabulü ile; 151.100,00 TL tazminatın 6100 Sayılı TTK'nin 1427/2 maddesi gereğince temerrüt tarihi olan 22/04/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerekmiştir. ( AY.9, 36 ,138, 141, TMK, 1/1, 6 ,KTK. 3, 84, TTK, 1401 vd. 1427/2, Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları , HMK, 25, 26, 27, 29, 30, 31, 33, 146, 187/1, 190, 198, 266 vd, 219 vd, 282,)6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden, aynı yasanın 326/1 maddesi gereğince tamamından davalı şirket sorumlu tutulmuştur. ( HMK'nin 323 (1) ç bendi gereğince ekspertiz ücreti yargılama gideri sayılsa da, dosyaya ekspertiz raporu ve ekspertiz için yapıldığı ileri sürülen ödemeye ilişkin belge sunulmadığından bu yöndeki talep karşılanmamıştır.) Yine bu kapsamda Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davanın kabulü ile, 151.100,00 TL tazminatın 6100 Sayılı TTK'nin 1427/2 maddesi gereğince temerrüt tarihi olan 22/04/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 10.321,64 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 179,90 TL peşin harcın ve tamamlama harcı olarak yatırılan 2.600,00 TL harcın mahsubuyla bakiye 7.541,74 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
4-)Davacı tarafından yapılan 179,90 TL başvurma harcı 179,90 TL peşin harç, 2.600,00 TL tamamlama harcı, 25,60 TL vekalet harcı, 256,75 TL posta masrafı ve 2.750,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.992,15 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1, 13/2 maddeleri uyarınca hesap ve takdir edilen 30.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine
6-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, (Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına,)
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle ---- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.