T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/248
KARAR NO : 2024/877
DAVA : Yetkili ve Ortak Olunmadığının Geçmişe Etkili Olarak Tespiti İle İlgili Kararların Geçmişe Etkili Olarak İptali ve Ticaret Sicil Kaydının Düzeltilmesi
DAVA TARİHİ : 08/04/2023
KARAR TARİHİ : 11/12/2024
Tarafları yukarıda belirtilen davanın Mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından ibraz edilen ve gerekli-yeterli kısımları:
''...
KONU : ---- Noterliğinin 04/04/2019 tarih ve ---- ile tasdikli 01/04/2019 tarihli----- sayılı yönetim kurulu kararı ile ----Noterliğinin 04/04/2019 tarih ve ----- ile tasdikli genel kurul kararının ticaret siciline tescilinin iptali talebimizi havi davamızdır.
AÇIKLAMALAR :
Müvekkil ..., davalılardan ... nezdinde ---- Noterliğinin 04/04/2019 tarih ve --- ile tasdikli 01/04/2019 tarihli ------ sayılı yönetim kurulu kararına istinaden diğer davalı --- unvanlı şirketin ortağı ve münferiden temsile yetkilisi olarak kayıtlıdır. Ancak işbu kayıt ve mezkur kayda dayanak oluşturduğu anlaşılan yönetim kurulu ve genel kurul kararları maddi gerçeğe ve hukuka aykırıdır. Müvekkilin bahse konu şirketten haberi ve bilgisi bulunmadığı gibi, varlığından dahi bihaber olduğu bu şirketin nasıl olup da temsile yetkilisi olduğundan da haberi bulunmamaktadır. Ekte sunulan sağlık raporundan da anlaşılacağı üzere %75 oranında görme engelli olan müvekkilimiz, kötüniyetli üçüncü kişiler tarafından aldatılmış ve nasıl olduğunu anlamadığı şekilde yukarıda unvanı yazılı şirkete "ortak" ve "münferiden temsile yetkili" olarak seçilmiştir. Aşağıda açıklanacak gerekçelerle, genel kurul ve yönetim kurulu kararının ticaret siciline tescilinin iptali ve sicil kaydının tashihine karar verilmesi zorunluluğuyla huzurdaki davayı ikame etme gereği hasıl olmuştur.
I-) Müvekkil Görme Engelli Olup, Zayıflığından Yararlanılarak Dolandırılmış ve Usule Aykırı YK - GK Kararlarıyla Şirket Yetkilisi Seçilmiştir ;
1-) Müvekkilimiz, ekte sunulan sağlık raporları ve sair belgelerden anlaşılacağı üzere (EK-I) %75 oranında görme engellidir. ---- unvanlı davalı şirketin müvekkilden önceki ortağı ve temsile yetkilisi olan dava dışı ---- TC kimlik numaralı --- tarafından müvekkilin işbu zaafından kötüniyetle yararlanılmış ve ---- tarafından işe alınacağı vaat edilmiştir. Hayatı boyunca farklı işverenler nezdinde "işçi" olarak çalışmış olan müvekkile iş sözleşmesi olduğu söylenerek bilmediği ve tarafımızca da temin edilemeyen birçok evraka imza attırılmış, %75 oranında görme engeli bulunan müvekkilimiz de iş sözleşmesi zannederek içeriğini bilmediği pek çok evraka imza atmış ve netice itibariyle aşağıda yevmiye ve tarihleri verilecek usule aykırı yönetim kurulu ve genel kurul kararlarıyla ... vergi numaralı ...’nin münferiden temsile yetkilisi kılınmıştır.
2-) Haricen yaptığımız araştırmalardan edinilen bilgilere göre;
01/04/2019 tarihinde müvekkilin münferiden temsile yetkili kılınması hakkında genel kurul kararının alındığı ve anılan GK kararının ---- Noterliğinde 04/04/2019 tarih ve ----sayı ile tasdik ettirildiği ; 01/04/2019 tarihinde müvekkilin münferiden temsile yetkili kılınması hakkında ---- sayılı yönetim kurulu kararının alındığı ve bahse konu YK kararının ---- Noterliğinde 04/04/2019 tarih ve ---- sayı ile tasdik ettirildiği anlaşılmıştır.
Ancak müvekkilin yukarıda yazılı iki işlemden hiçbir surette haberi olmayıp, bu hususta bir muvafakati de bulunmamaktadır.
3-) Bahse konu davalı şirketin birçok faaliyeti yasa dışı eylemlerden ibaret olup, şirketin mevcut ve önceki yöneticileri hakkında birçok vergi denetimi gerçekleştirilmiş, hatta----Asliye Ceza Mahkemesinin ---- sayılı dosyasında vergi usulsüzlükleri nedeniyle kovuşturma başlatılmıştır. Bahse konu ceza yargılamasında, yüzlerce sahte fatura ve evraka müvekkilin bilgisi ve rızası dışında adının yazıldığı, müvekkilin imzasının taklit edilerek adına belge ve sahte fatura düzenlendiği, bu suretle vergi usulsüzlükleri yapıldığı ve menfaat temin edildiği anlaşılmıştır. Nitekim,----- Asliye Ceza Mahkemesinin ----. sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporları da ekte sunulmuş olup, müvekkilin imzasının taklit edilerek ----görüntüsü altında müvekkil adına sahte evraklar düzenlendiği hususunda tereddüt bulunmamaktadır. Sayın mahkemece gerekli görülmesi halinde mezkur dosyanın huzurdaki dosyaya celbini talep ederiz.
Tekrar belirtelim ki, yukarıda da izah edildiği gibi, müvekkilin ekonomik durumu şirket payı devralacak yahut bir şirket yönetecek düzeyden çok uzak olmakla beraber, hayatı boyunca da bu tür faaliyetlerle uğraşmamış, işçi olarak çalışmış ve kıt kanaat geçimini sağlamıştır. Dolayısıyla, huzurdaki davaya konu YK ve GK kararlarının da aynı sahtecilik zincirinin bir parçası olduğu, davalı ---- unvanlı şirketin yasa dışı işlemlerinden doğacak hukuki ve cezai sorumluluklardan kaçınıldığı ve mezkur yasa dışı işlemler müvekkil tarafından yapılmış gibi gösterilmek istendiği hususunda tereddüt bulunmamaktadır.
4-) Dava dışı ---- TC kimlik numaralı --- tarafından dolandırılan müvekkilin ---- Şirketi ile hiçbir ilgisi bulunmadığı gibi, müvekkil bahse konu şirketin yerini ve hatta ismini dahi bilmemektedir. Müvekkilin %75 oranında görme engelinin bulunduğu hususu değerlendirilecek olursa, hayatı boyunca geçimini işçi olarak asgari düzeyde sağlamış olan müvekkilin bir şirket organizasyonunu yürütebilecek durumda olmadığı, hatta yazı yazıp imza atabilecek durumunun dahi olmadığı, hayatını güçlükle idame ettirebildiği, tüm bunlar değerlendirildiğinde bahse konu vergi borcu ve vergiye konu faaliyetlerle hiçbir ilişkisinin bulunmadığı anlaşılacaktır. Müvekkil bahse konu dolandırıcılık eylemleri sebebiyle ---- Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunmuş olup, soruşturma dosyası ---- Cumhuriyet Başsavcılığının ---- sayısında devam etmektedir. Tarafımızca başka kişi ve suçlar hakkında da yetkili savcılıklara suç duyurusunda bulunulacaktır.
II-) Müvekkil Davalı Şirket Hisselerini Hiçbir Şekilde Devralmamış Olmasına Rağmen Bilgisi ve Rızası Dışında Münferiden Temsile Yetkili ve YK Başkanı Olarak Seçilmiştir ;
Davalı şirket ---- ilk olarak ----Şirketi" unvanıyla kurulduğu ve kuruluşun 24/10/2014 tarihli ---- sayılı--- Gazetesi'nin 498 vd. Sayfalarında ilan edildiği, kuruluş aşamasında dava dışı --- YK başkanı olduğu anlaşılmaktadır. Daha sonra ---- Şirketi unvanlı şirketin hisselerini dava dışı ---- devraldığı ve bu hususun 04/01/2016 tarihli ---- sayılı ---- Gazetesi'nin 423'üncü sayfasında ilan edildiği, bu tarihten sonra davalı şirketin birçok kez unvan değişikliğine başvurduğu ve son olarak HİSSE DEVRİ YAPILMAKSIZIN müvekkilin YK üyesi, YK başkanı ve münferiden temsile yetkili tek ortak olarak seçildiği, bu hususun ise 15/04/2019 tarihli ---- sayılı ---- Gazetesi'nin 617 vd. sayfalarında ilan edildiği görülmektedir. Bahse konu işlemlerin ilanlarına dair sicil gazetesi örneklerinin birer suretleri kronolojik sırayla dilekçemiz ekinde sayın mahkemenin dikkatine sunulmuştur (EK-II).
Toplanacak delillerden de anlaşılacağı üzere, müvekkilimiz davalı şirketin paylarını devralmamış, şirketin hiçbir iş ve işlemine katılmamış, evrak imzalamamış, YK üyesi olmak yönünde bir talepte bulunmadığı gibi hakkında yapılan bu gibi işlemlerden de haberdar edilmemiş, rızası alınmamış ve adeta "suya sabuna dokunmadan yaşarken" kendisini hiç bilmediği bir şirketin YK başkanı olarak bulmuştur! Takdir edilecektir ki, müvekkilin yaşadığı mağduriyetin Türkçe'de herhangi bir şekilde izahı bulunmamaktadır.
---- gazetesinde yayımlanan ilanlar dikkatle incelendiğinde, daha önceki YK üyelik devirlerinin hisse devirlerine müteakiben yapıldığı ve fakat müvekkilimiz adına herhangi bir hisse devri yapılmadığı, müvekkilimizin hisse sahibi olmamasına rağmen YK üyesi ve hatta başkanı seçildiği görülecektir. Sırf bu durum dahi mezkur YK ve GK kararlarını yasa ve usule aykırı hale getirmektedir.
III-) Müvekkile Ait Banka Kayıtları ve Sair Tüm Faaliyetleri İncelenmeli ve Davalı Şirket İle İlgisinin Bulunmadığı Tespit Edilmelidir;
Müvekkil hakkında geniş kapsamlı bir sosyal ve ekonomik durum araştırması yapılması, davalı şirkete ilişkin faaliyetleri yürütebilecek maddi ve ekonomik koşullarının bulunmadığının tespit edilmesi gerekmektedir. Geçimini ancak asgari düzeyde temin edebilen, hayatı boyunca farklı işverenler nezdinde işçi olarak çalışmakla geçinmiş %75 görme engelli müvekkilin şirket nam ve hesabı nezdinde doğmuş vergi borç ve cezalarından ve sair tüm hukuki sorumluluk ve alacak iddialarından mesul olmayacağı, aksinin kabulünün hayatın olağan akşına uymayacağı sabittir.
IV-) Ticaret Sicil Kaydının Geçmişe Şamil Olarak İptali ve Müvekkilin Şirket Ortağı/Hissedarı Olmadığının Tespiti Gerekmektedir ;
Yukarıda izah edilen tüm bu sebeplerle, müvekkilin davalı şirketin ortağı yahut YK üyesi/başkanı olmadığı, davalı şirket ile herhangi bir ilgisinin bulunmadığı sabittir. Ancak müvekkilin ticaret sicil kayıtlarında davalı şirketin münferiden temsile yetkilisi olarak gözükmesi, şirket borçlarından ve yıllardır yapıldığı anlaşılan usulsüzlükler nedeniyle doğan vergi cezalarından ve muhtelif yasal takiplerden sorumlu olmasına yol açmakta olup, müvekkilin mağduriyetine neden olmaktadır. Müvekkil, hiçbir ilgisinin olmadığı muhtelif tebligatlara, alacak iddialarına ve yargılamalara muhatap olmaktadır. Bu durum, müvekkilin hayatını çekilmez hale getirmiş ve müvekkil aleyhine ciddi bir mağduriyet doğurmuş durumdadır.Yukarıda açıklanan tüm bu sebeplerle, müvekkilin davalı şirketle ilgisinin bulunmadığının tespit edilmesi ve ---- Ticaret Sicil Müdürlüğünün ilgili kayıtlarının iptal edilerek tashih edilmesine karar verilmesi gerekmektedir.
................
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda açıkladığımız sebeplerle,Müvekkilimizin yönetim kurulu üyesi, yönetim kurulu başkanı, münferiden temsile yetkili tek ortak olarak seçildiği ---Noterliğinde 04/04/2019 tarih ve ---- sayı ile tasdik ettirilen 01/04/2019 tarihli ----- sayılı yönetim kurulu kararı ile---- Noterliğinde 04/04/2019 tarih ve ---- sayı ile tasdik ettirilen 01/04/2019 tarihli genel kurul kararının ...ne tescilinin GEÇMİŞE ETKİLİ OLARAK İPTALİNE VE TİCARET SİCİL KAYDININ DÜZELTİLMESİNE,
Müvekkilimizin davalı ... unvanlı şirketin YÖNETİM KURULU ÜYESİ, YÖNETİM KURULU BAŞKANI, MÜNFERİDEN TEMSİLE YETKİLİSİ VE ORTAĞI OLMADIĞININ GEÇMİŞE ETKİLİ OLARAK TESPİTİNE,
...''şeklinde olup yukarıya aynen aktarılan dava dilekçesinde ileri sürülen sebeplere bağlı olarak davacının %75 oranında görme engelli olduğu, davalı şirketin ortağı olmadığı, davacının davalı şirkete ortak olma iradesinin bulunmadığı, dilekçede açıklanan şekilde ortak haline getirildiği ileri sürülerek davacının başlangıçtan itibaren davalı şirketin ortağı olmadığının tespiti ile ----Noterliğinin 04/04/2019 tarih ve ---- yevmiye no ile tasdikli 01/04/2019 tarihli ve ---- sayılı yönetim kurulu kararıyla 01/04/2019 tarihli genel kurul kararının iptaline, davacının geçmişe dönük olarak yönetim kurulu üyesi, yönetim kurulu başkanı, münferiden temsile yetkili olmadığının tespiti ile ticaret siciline tesciline karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.Temin edilen ticaret sicil kaydına ve dosya kapsamına nazaran davacının davalı şirketi münferiden temsile yetki ile temsil ettiği ve davalının davacıdan bağımsız olarak münferiden temsilden mahrum olduğu, menfaat çatışması olup davalı şirketin savunmasız kaldığı anlaşıldığından davalı şirkete temsil kayyımı atanması yoluna gidilmiş olup, --- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ---- Esas ve ---- Karar sayılı kararıyla yukarıda karar başlığında belirtilen ...'in eldeki bu dava yönünden davalı şirkete temsil kayyımı olarak atanmasına ilişkin kesinleşen karara bağlı olarak söz konusu temsil kayyımına tebligat yapılmak suretiyle taraf teşkili sağlanmıştır.Davacı vekili duruşmada da dava dilekçesini tekrar etmiştir.
Davalı şirketin temsil kayyımı 06/03/2024 tarihli duruşmadaki imzalı beyanında yasal gereklere bağlı olarak takdiri Mahkemeye bıraktıklarını ifade etmiştir.
Davalı ... sicil müdürlüğü vekili tarafından ibraz edilen cevap dilekçesinde öncelikle husumet itirazında bulunularak ve esas bakımından da yasal düzenlemeler hatırlatılarak ve dava konusu tescil işlemlerinde davalı müdürlüğe bir kusur ve sorumluluk izafe edilemeyeceği ileri sürülerek davanın reddine karar verilmesi istenmiştir.
Ön inceleme duruşması yapılarak davalı ... sicil müdürlüğünün husumet itirazı yönünden yapılan irdeleme sonunda davanın kendine özgü niteliği, husumet itirazının mahiyeti, tescile yönelik talepler gözetilerek gerekirse son kararda yeniden ele alınmak üzere husumet itirazı reddedilerek başkaca engel bir dava şartı eksikliğinin bulunmadığı belirlendikten sonra uyuşmazlığın davacının davalı şirkete ortak olma iradesinin bulunup bulunmadığı, davalı şirketin ortağı olup olmadığı ve buna bağlı olarak başlangıçtan itibaren ortak olup olmadığı; buna bağlı olarak ---Noterliğinin 04/04/2019 tarih ve ---- yevmiye no ile tasdikli 01/04/2019 tarihli ve----sayılı yönetim kurulu kararı ile 01/04/2019 tarihli genel kurul kararının iptalinin gerekip gerekmediği ve davacının geçmişe dönük olarak ortak, yönetim kurulu üyesi, yönetim kurulu başkanı, münferiden temsile yetkili olmadığının tespitinin ve ticaret siciline tescilinin gerekip gerekmediği hususlarının aydınlatılmasına yönelik olduğu tespit edilerek tahkikata geçilmiştir.
Davacı asılın isticvabı yoluna gidilmiş olup, 17/07/2024 tarihli duruşmada:
"...
Davacı: ben ilk okul mezunuyum ve işçi olarak çalışıyorum, ---- Hastanesinde 1999 yılında verilen rapora göre %75 özürlüyüm, özrümün tamamı gözümle ilgilidir, o yüzden ben gösterdiğiniz ifadeyi okuyamıyorum, bana okuduğunuz ----. Asliye Ceza Mahkemesinin ---- Esas sayılı davanın 22/03/2022 tarihli duruşmasındaki ifadem doğrudur, bu ifademde de belirttiğim gibi ben işe gireceğimi düşünerek bir takım belgeler imzalamıştım, ifademde geçen ---- iş ararken tanıdım ve bana beni işe yerleştireceğini umarak bana verdiği belgeleri imzaladım, söz konusu tarihi tam hatırlamıyorum ama 2012 yılından sonra oldu daha doğrusu şimdi hatırladım 15 Temmuzdan sonra da olabilir, tarihini tam olarak hatırlamıyorum, hatta şimdi daha iyi hatırladım eşim 2016 yılında boşanma davası açmıştı ve bu dava açıldıktan sonra olmuştu, doğuştan özürlüyüm ve zamanla ilerliyor, 1999 yılındaki rapora göre %75 oran şimdi daha da ilerlemiş olabilir, tek başıma seyahat edemiyorum, ben şuanda --- bir özürlü kadrosunda özel bir fabrikada engelli olarak çalışıyorum, bu duruşma için buraya geldim. Ben imzalatılan belgelerin iş için olmadığını --- bana gelen bir telefon üzerine ilk defa anladım, söz konusu işe girme umuduyla belgeleri imzaladıktan belli bir süre sonra ---- arayan bir şirket ismi söyleyerek bana ait olduğunu belirterek şirketin internet borcu olduğunu, faturanın ödenmediğini söyledi, bunun üzerine benim bir şirketim olmadığını belirttim ve telefonda ünvanı belirtilen şirketin ünvanının çağrıştırması üzerine ---- aradım zira söz konusu belgeleri imzalarken çalışacağım söylenen şirketin ünvanına benzettim, telefonda ---- bana "yanlışlık oldu, kusura bakma sana şimdi bir adam göndereceğim muhasebecim, noterde vekalet ver gönder" dedi. Bunun üzerine notere gittik. Ben notere de bir sıkıntı olur mu diye sordum aldığım cevaba göre kanaat getirerek noterde vekalet verdim, ancak buna rağmen vergi dairesinden de aranınca tekrar ---- aradığımda yine yanlışlık olduğunu söyledi ve bu şekilde birkaç kez benden vekalet aldılar, ---- çalıştığım iş yerinin patronunun kardeşi avukattı, ondan da yardım aldım ve şikayetçi oldum. Ben hayatım boyunca her hangi bir şirket kurmadım, şirketle ilgim olmadı, ömrüm hep işçilikle geçti, bana ünvanını okuduğunuz ... ünvanlı şirketle benim ilgim yoktur, bu şirketi ben kurmadım, böyle bir şirketin nerede olduğunu dahi bilmiyorum, dedi. Beyanı okundu, imzası alındı...."şeklinde beyanda bulunmuş olup, yukarıya aynen aktarılmıştır. Bildirilen tanıkların talimatla ifadeleri alınmış olup, tanık ----:"... " 2020-2022 yılları arasında birlikte çalışmış olmamız sebebiyle ...'yu tanırım. Davacı görme engellidir. İşlerinde kendisine eşi yardımcı olur. Eşinin de çalıştığını biliyorum. Davacının şirket kurup yönetebilecek kapasitesinin olmadığı kanaatindeyim. Bana okumuş olduğunuz şirket ismimi hiç duymadım. Ancak davacının bu şirketi zaman zaman aradığını (ve hatta bir kaç aramasını benim telefonumun üzerinden yaptı) borcu olmadığını onlara söylediğini, şirket sebebiyle kendisine icra geldiğini müteaddit defalar işittim. Maddi durumunun iyi olmadığını, tek gelir kaynağının maaşı olduğunu biliyorum. ---- ismini hiç duymadım ve davacının bu kişi ile ilgisinin olup olmadığını bilmiyorum. Davacının, dava ile ilgili ---- gittiğini biliyorum, davacı bana orada birileri ile görüştüğünü, kendisini işe alacaklarını vaadinde bulunulduğunu, bununla ilgili bir kısım evraklara imza attığımı ----- dönüşünde söylemişti. Davacının mesela maaşını teslim aldığı esnada karalama yaptığını görmüşlüğüm vardır. Yazma becerisi yoktur. Fakat çok zor gördüğünden çoğu defa okumalarını yardım alarak yapardı. Belirttiğim üzere görme engeli ve kişilik özellikleri sebebi ile davacının şirket kurup yönetme kabiliyeti olmadığını düşünüyorum. Bir şirket faaliyetiyle uğraştığına hiç şahit olmadım. Yine bir şirkette münferiden temsille yetkili olduğu konusunda kendisinden de birşey işitmedim. ---- davacının bir avukatla birlikte gittiğini biliyorum." dedi. Beyanı okundu, beyanında ısrarcı olduğunu bildirdi. İmzası alındı...."şeklinde beyanda bulunmuş olup yukarıya aynen aktarılmıştır.
Tanık ---- ise:"...
" 2 yıldır davacı ile aynı fabrikada çalışmaktayım. ----- lojistik işinde ortacı olarak çalışmaktadır. Davacının bildiğim kadarıyla %50-60 görme engeli vardır. İş yerinde temizlik ve çay işleri ile uğraşır. Günlük işlerini kendisin idare etmektedir. Davacıdan, ---- kendi adına bir şirket kurulduğunu, dolandırıldığını, ---- işe girmek vaadiyle çağrıldığında kendisine bir kısım imzalar attırıldığını işittim. Yoksa ne ismini okuduğunuz şirketi bilirim ne de ---- tanırım. Davacı kendi hayatını zor idame ettiren bir kişidir, şirket kurup yönetebilecek kabiliyete sahip değildir. İş yerindeki maaşının dışında emeklilik sebebiyle maaş aldığını, başka bir gelirinin olmadığını biliyorum. " dedi. Beyanı okundu, beyanında ısrarcı olduğunu bildirdi...."şeklinde beyanda bulunmuş olup yukarıya aynen aktarılmıştır.
Gerekli kısımları UYAP üzerinden celbedilen ----adolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ----- Soruşturma ve ---- karar sayılı 27/07/2021 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin evraka göre şüpheli hakkında kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle dolandırıcılık suçuna bağlı olarak müşteki ...'nun şikayeti hakkında şirket kuruluş evraklarındaki imzaların müşteki tarafından kabul edilmiş olması nedeniyle suçun yasal unsurlarının oluşmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş olduğu ve itiraz edilmemesi üzerine kesinleşmiş olduğu anlaşılmıştır.----Asliye Ceza Mahkemesinin ----- Esas sayılı Kamu davasına ilişkin dosyanın gerekli-yeterli UYAP içeriği celbedilmiş olup, müştekinin ---- Vergi Dairesi Başkanlığı olduğu, vergi usul Kanununa muhalefet suçundan şüpheliler hakkında görülen Kamu Davası olduğu ve şüpheliler arasında ...'nun da yer aldığı, davaya konu belgelerin eldeki davanın konusu olan şirketin kuruluşuna ilişkin belgeler olmayıp, vergi usul mevzuatına bağlı olarak düzenlenen fatura ve makbuz gibi belgeler olduğu ve söz konusu belgeler yönünden düzenlenen 18/04/2024 tarihli raporda söz konusu belgeler ve şirket kaşesi üzerine atılmış imzaların ... eli ürünü olmadığının belirtilmiş olduğu ve yargılamanın devam ettiği belirlenmiş olup, eldeki dava konusu belgelere ilişkin bir dava olmadığından bekletici mesele yapılmasına gerek görülmemiştir.
Davaya dayanak yapılan ve ---- Etftal Eğitim ve Araştırma Hastanesince düzenlendiği belirtilen sağlık kurulu raporuna göre davacının %75 oranında görme gücü kaybının oluğu anlaşılmış ve söz konusu hastaneye müzekkere yazılmış ise de 15/12/2004 tarihinden eski raporların imha edilmiş olması ve söz konusu raporun 1999 tarihli olması nedeniyle arşivine ulaşılamadığı bilgisi verilmiştir.Davalı şirketin ticaret sicil kayıtları celbedilmiş olup, tescil beyanının ticaret sicil müdürlüğüne ... imzasıyla verildiği, 01/04/2019 tarihli yönetim kurulu kararında yönetim kurulu başkanı ---- imzasıyla davalı şirketin tek pay sahibinin ... olduğuna ve bunun tescil ve ilan edilmesine karar verildiği ve ----- Noterliğinin 04/04/2019 tarih ve --- yevmiye numarasıyla tasdik edildiği; 01/04/2019 tarihli genel kurul toplantı tutanağına göre de divan başkanı ... ve divan katibi ---- olduğu halde ... 3 yıl süreyle yönetim kurulu üyeliğine seçilmesine ve münferiden şirketi temsil etmesine karar verildiği ve --- Noterliğinin 04/04/2019 tarih ve --- yevmiye numarasıyla tasdik edildiği anlaşılmıştır.
Sonuç olarak davacının %75 görme engelli olduğuna ilişkin sağlık kurulu raporu, talimatla ifadeleri alınan tanıkların beyanları, şüpheli--- hakkında verilen söz konusu kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararın salt imzalara müşteki ...'nun itiraz etmemiş olmasına dayalı olması, eldeki davayla doğrudan ilgili olmamakla birlikte ---- Asliye Ceza Mahkemesinin ---- Esas sayılı dosyası üzerinden işlem gören davada savunması alınan ---- 30/06/2022 tarihli duruşmadaki beyanı, ...'nun 22/03/2022 tarihli duruşmadaki savunması, söz konusu ceza dosyasına düzenlenen 18/04/2022 tarihli rapora göre o davaya konu belgelerdeki yazı ve imzaların ...'nun eli ürünü olmadığının tespit edilmiş olması, ticaret sicil kayıtları ve bu kayıtların ticaret sicil kaydına göre eski yetkili--- inisiyatifinde şekillenmiş olması, davacının haline ilişkin duruşmada zapta geçen gözlem, davalı şirketin başka bir ortağının ve temsilcisinin söz konusu olmaması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacının davalı şirketi kurma iradesinin söz konusu olmadığı, görme engelinden istifade edilerek adına davalı şirketin kurulup tescil edildiği ve davanın sübuta erdiği kanaatine varılmış olup, sübut bulan davanın kabulüne ilişkin olmak üzere aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.Son olarak belirtmek gerekir ki taraf teşkili yönünden davalı ... sicil müdürlüğünün davalı tarafta yer alması zorunlu olmamakla birlikte davanın kendine özgü şartları, %75 oranında görme engelli tarafından ticaret siciline tescil başvurusunun yapılması, tescil ve aleniyet yönünden ticaret sicil boyutu birlikte değerlendirildiğinde Kamuyu da ilgilendiren yönlere bağlı olarak ticaret sicil müdürlüğünün davalı tarafta yer almasında yarar da görüldüğünden husumet itirazı kabul edilmemiş ise de davaya sebep olunmaması ve yasal konum nedeniyle davalı tarafta yer almasında yarar görülmüş olması karşısında davalı ... sicil müdürlüğü yargılama giderinden sorumlu tutulmamıştır.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
Davanın kabulü ile davacının ---- Noterliğinin 04/04/2019 tarih ve --- yevmiye no ile tasdikli 01/04/2019 tarihli ve ---- sayılı yönetim kurulu kararı ile ---Noterliğinin 04/04/2019 tarih ve ---- yevmiye no ile tasdikli 01/04/2019 tarihli genel kurul kararı yönünden bu karar tarihlerinden geçerli olmak üzere davalı şirketin:
Ortağı olmadığının,
Yönetim kurulu üyesi olmadığının,
Yönetim kurulu başkanı olmadığının,
tespiti ile söz konusu 01/04/2019 tarihli genel kurul kararı ile 01/04/2019 tarih ve ---- sayılı yönetim kurulu kararı olmak üzere her iki kararın da iptaline,Kararın ticaret siciline tescil ve ilanına,
Maktu karar harcından peşin harcın mahsubu ile eksik 247,70 TL harcın davalı şirketten alınarak Hazineye gelir kaydına,Davacı tarafça peşin ödenen harçlar dahil olmak üzere davacı tarafça yapılan toplam 1.295 TL yargılama giderinin davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine,
Davacı vekili için tarife gereğince belirlenen 30.000 TL maktu avukatlık ücretinin davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine,
Artan avansın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,İlişkin olmak üzere davacı vekilinin e-Duruşma sistemi üzerinden yüzüne karşı aleni olarak yapılan yargılama sonunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.