T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/684
KARAR NO : 2024/733
DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 14/11/2019
KARAR TARİHİ : 05/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'in 01/09/2007 -18/05/2015, dava dışı ...'in 06/03/2010 - 01/09/2015, davalı ...'ün 07/01/2014-09/10/2017 tarihleri arasında davacı şirkette satış elemanı olarak çalıştıklarını, davacı şirket ile sır saklama ve rekabet yasağına ilişkin taahhütname imzaladıklarını, kendi işini kurmak veya rakip bir firmada işe girme şeklinde, başka firmalarda faaliyette bulunulmayacağının kararlaştırıldığını, davalı ... ve dava dışı ...'in, aynı iş kolunda faaliyet gösteren rakip firma davalı ----- ticaret ünvanlı şirketi kurduklarını, ana sözleşmesini ----- Noterliğinde 06/10/2015 tarihinde ---- yevmiye ile onaylandığını, 07/10/2015 tarihinde ----- Ticaret Odasına kayıt olduğunu, davalı şirket ve ortaklarının aynı faaliyet alanında şirket kurarak ve ticari sırlarını ifşa ederek, ticari verileri kendi faaliyet alanında kullanarak ve davacının müşteri portföyündeki müşterilere doğrudan ziyaret ve satışlar gerçekleştirerek davacıyı zarara uğratarak haksız rekabete sebebiyet verdiklerini ve rekabet yasağına aykırı davrandıklarını, davalıların ve dava dışı---- davacı şirkette aynı tarihlerde birlikte çalıştıklarını, davalı ... ve dava dışı ...'in davalı ... ile; davacı şirket ile aynı iş kolunda faaliyet gösteren bir şirket kuracakları, bu süreçte ticari sırları, müşteri bilgilerinin aktarılması için davacı şirkette çalışmaya devam etmesi yönünde anlaştıklarını, davalı ...'ün iş akdini iradesi ile feshedene kadar; müşteri verilerinin kaydedildiği CRM sistemindeki tüm verileri kopyaladığını ve davalı şirket ile paylaştığını, davacı şirket adına olması gereken müşteri ziyaretlerini davalı şirket adına gerçekleştirdiğinin tanıklarla tespit edildiğini, iş akdini kendi iradesiyle feshedip rekabet yasağına aykırı davranarak davalı şirkette çalışmaya başladığını, davalı şirketin, davacı şirketin bünyesinde bulunan veri, müşteri portföyü ve davalı ...'e tahsis ettiği imkanlar ile pazardaki müşteriler ile tanıştığını, davalıların müvekkil şirkette ziyaret ettikleri müşteri portföyüne davalı şirket adına ziyaretler gerçekleştirerek, haksız rekabet ederek davacıyı zarara uğratma fiiline devam etmekte olduklarını, davalı kişiler ile dava dışı ----, davacı şirkete ait müşteri portföyü bilgilerine ve ticari sırlarına vakıf olduklarını, zarara uğratma kastı ile davacının ticari veri ve sırlarını davalı şirket adına ele geçirdikleri ve bu eylemi organize şekilde, işbirliği halinde hareket ederek gerçekleştirdikleri ve gerçekleştirmeye devam ettiklerini, --- İş Mahkemesinin ------İş Mahkemesinin ----. sayılı dosyalarında, ... 'in dilekçe beyanlarıyla, ...'in de tanık beyanıyla, davalı şirketin aynı faaliyet alanında kurduklarını ikrar ettiklerini, ---İş mahkemesi ----- sayılı dosyasında yer alan bilirkişi kök ve ek raporlarında ... ve -----, davalı şirketi kurdukları, aynı iş kolunda faaliyet gösterdikleri, davacı portföyünde yer alan müşterilere satışlar yaptıkları, bu şekilde ciddi, yüksek mali boyutlarda zarara uğrattıklarının tespit edildiğini, davalıların dürüstlük kuralına aykırı eylemde bulunduklarını, eski çalışanın rekabet etme yasağından ve diğer eylemlerinden kaynaklı olarak yeni işveren davalı ---- şirketinin de meydana gelen zarardan müşterek müteselsil sorumlu olduğunu beyan ederek, haksız rekabetin men'i ile tecavüzün önlenmesi talebin kabulüne, 1.davalının rekabet yasağı ihlali neticesinde vermiş olduğu zararın ve cezai şartın şimdilik 1.000 TL, 2.davalının rekabet yasağı ihlali neticesinde vermiş olduğu zararın ve cezai şartın şimdilik 1.000 TL, 3.davalının rekabet yasağı ihlali neticesinde vermiş olduğu zararın tespiti ve şimdilik 1.000 TL nin tazminine, haksız rekabet nedeniyle avans faiz ile şimdilik toplam 3.000 TL maddi tazminata, tüm davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmasına ve ihtiyati tedbire hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; Yetki itirazları olduğunu, aynı konuda devam eden ---- İş Mahkemesinde ... hakkında açılmış bir dava bulunduğunu, arabuluculuk aşamasında dava dışı ...'e de karşı taraf olarak yer verildiğini, açılmış olan davanın; şirket kurulduktan sonra ihlal iddiası olduğundan Ticaret Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, iki bilirkişi raporundan sonra Mahkemenin itirazlarını uygun görerek başka bir heyeti görevlendirmeyi uygun bulduğunu, davacının, dava dışı ...'in haklı sebeple sözleşmeyi feshetmesine yol açtığını ve bu davanın ...'in lehine karara çıktığını, istinaf aşamasında olduğunu ve kesinleşmesiyle, ... açısından rekabet etme yasağının kalkacağını, davalı ...'in herhangi bir haklı sebep belirtmeyerek davacı tarafından işten çıkarıldığını, insanların çalışma ve yaşama hakkının sınırlanamayacağını, davalı ...'ün ise, davacı firmadan ayrıldıktan sonra başka bir şirkette çalıştığını, rekabet etmeme yasağı için gereken belirli süre, yer ve kapsam hakkında sözleşmelerde herhangi bir sınırlama mevcut olmadığını ve bu haliyle sözleşme geçersiz olduğunu, ayrıca işçinin haklı sebeple sözleşmeyi feshetmesi, işverenin bir sebep göstermeden işçiyi işten çıkarması da rekabet etmeme yasağı sona erdireceğini, bu sebeple, ----İş Mahkemesinin -----. sayılı dosyasının bekletici sebep yapılmasını, davalı şirkete dava açılamayacağını, şirketlerin rekabet etmeme yasağına ilişkin bir taahhütte bulunmayacağını, iş bu davanın da haksız rekabet etme davası olmadığını, beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili dilekçesinde özetle; Yetki itirazları olduğunu, rekabet etmeme yasağı için gereken belirli süre, yer ve kapsam hususlarında herhangi bir sınırlama bulunmayan sözleşmelerin geçersiz olduğunu, işçinin haklı sebeple sözleşmeyi feshetmesi veya işverenin bir sebep göstermeden işçiyi işten çıkarması halinde rekabet etmeme yasağının sona ereceğini, davacı işverenin, 18.05.2015 tarihli ibranameyle, iş sözleşmesini sebep göstermeden feshettiğini 19.05.2015 tarihli tatil gününde işçiyi çağırıp haber verdiğini, 20.05.2015 tarihindeki satış görüşmesine ...'in tek başına gittiğinin tanık ifadeleriyle de ispatlanacağını, konu, zaman ve mekan sınırlaması yapılmaksızın akdedilen rekabet yasağı sözleşmelerinin geçersiz olduğunu, davalı ...'in ayrıldığı tarihinden şirketin kuruluş tarihine kadar sürenin her türlü dolduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Yetki itirazları olduğunu, ----- İş Mahkemenin görevsizlik kararı vermesi halinde, Mahkeme görevsizlik kararı verdiğinde dosyanın Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesi söz konusu olacağından, derdestlik itirazımızın haklılığı ortaya çıkacağını,-----. İş Mahkemesinin ---- Esas sayılı dosyasının ve ---. İş Mahkemesinde görülen -- Esas sayılı dosyanın bekletici sebep yapılmasına, haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Deliller
Tarafların ticaret sicil sorguları dosya arasına alınmıştır.
----. İş Mahkemesinin---- esas sayılı,----İş Mahkemesinin --- esas sayılı----- ATM'nin ---- esas sayılı dosyalarının uyap kayıtları dosya arasına alınmıştır.
---- Vergi Dairesine yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.
Sözleşme yorum ve denetim uzmanı bilirkişi, haksız rekabet hukuku alanında uzman bilirkişi ile mali müşavir bilirkişi heyeti kök ve ek raporları dosyaya sunulmuştur.
Yazılım uzmanı bilirkişi uzmanı ile hesap uzmanı bilirkişi heyet raporu dosyaya sunulmuştur.
Bildirilen tanıkların Mahkememizce ve talimat Mahkemelerince beyanları alınmış olup;
Tanık ... beyanında; " ----- benim ev arkadaşımdır, biz kendisiyle üniversiteden sonrada görüşmeye devam ettik, ben ---- işinden firmanın adını hatırlayamıyorum fakat ayrıldığını öğrendim,. Daha sonra ---- olması sebebiyle ----- gelmek istedi bundan dolayı yanımızda çalışması için ben iş teklifinde bulundum, ben inşaat mühendisiyim, ---- da çalışmaktayız, Bende bünyemde çalışmasına sıcak bakarak ---- mühendislik isimli şirketimizde kendisine iş verdim, 2017 yılının ekim ayında yanımda çalışmaya başladı, 4 ay sonra işi bırakmak zorunda kaldı, mevcut ekonomik koşullar istediğimiz gibi gitmemişti, hatta kendisine ---- olması sebebiyle ----- bir şube açmıştık fakat istenilen gelir elde edilemedi, eşi de ---- da çalışmaktaydı, bu sebeple işi bırakıp ---- döndü, ---- dönmesinin sebebi ---- - işlerin istediği gibi gitmemesiydi," şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık ... beyanında; "--- -- ilkokuldan arkadaşım olması nedeniyle tanırım, ben ---- mali müşavir bürosunda çalışıyorum, --- --- bir şirkette çalıştığını biliyorum, en son işi bıraktığını biliyorum, ---- bir arkadaşımız var müteahhitlik yapan onunla birlikte çalışıyordu, ---- mühendistir, ben --- --- işi neden bıraktığını sorduğumda ----- isimli bir arkadaşımızla iş yapacağını ve ---- dönüp burada iş yapmak istediğini söyledi, ---- işi hakkında herhangi bir bilgim yoktur, ---- işinin kendisine kazandırdıklarını veya ---- işini referans alarak burada iş yaptığına bir bilgim yoktur, başka herhangi bir bilgim yoktur" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık ... beyanında; "Davalı ... ---- çocukluk arakadşım olması sebebiyle tanırım, ... daha önceden ----çalışmaktaydı, şuan bildiğim kadarıyla ---- çalışmaktadır, ben --- - --- isimli şirkette elektrik mühendisi olarak çalışmaktayım, - ---- ve malzeme mühendisidir, ben --- --- da çalıştığı tarihi tama olarak hatırlamıyorum ancak 2017 yılı ekim ayı gibi --- -- ayrılmıştı, ----- isimli şirkette ise 2018 yılı mart ve nisan aylarında başladığıdır, bu şirketler daha çok pazarlama işi yaptıklarından bildiğim kadarıyla ----- pazarlama, satış mühendisi olarak bu şirketlerde görev almıştır, bildiğim kadarıyla her iki şirkette benzer iş alanında faaliyet yürütmektedir, ----işinden ayrıldıktan sonra liseden arkadaşımız olan ve ---- müteahhitlik yapan ---- isimli arkadaşımızla birlikte çalışmayabaşladı ancak bir kaç ay sonra eşinin de ---- olması sebebiyle ---- geri döndü, ----işini nasıl bulduğu konusunda bilgi sahibi değilim, bu konuda benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık ... beyanında; "Ben 2015 yılının Hazıran ayından itibaren davacı şirkette firma koordinatörü olarak çalışmaktayım, davalılardan ---- Bey ile birlikte çalışmıştık, onun çalıştığı Satış pazarlama birimi bana bağlı idi, diğer davalı ... Bey ise ben davacı şirkette çalışmaya başlamadan önce ayrılmıştı, davacı şirket ----- 'da üretim yapılan ürünlerin Türkiyede temsilciliği yapan bir vana ve otomasyon şirketidir, bahse konu şirketin çalışma usulüne kısaca değinmek gerekirse şirket müşterileri ile birebir görüşme yapmakta olup yapılan görüşmeler otomasyon server sisteminde CRM kayıtlarında tutulmaktadır, şirkette çalışan satış ekibindeki kişiler kendi uhdelerinde olsun veya olmasın bütün müşterilerin bilgilerine ulaşabilirler, yaptığımız iş gizlilik arz eden bir iş olduğundan ve başka rakip firmalar tarafından bizden ayrılan çalışanlar çalıştırılmak istendiğinden tüm çalışanlarımızı noter huzurunda sır saklamaya ilişkin rekabet yasağı ve sır saklama taahhütnamesi imzalatılır, ben kendim de bu taahhütnameyi imzalamıştım, ayrıca genel müdürümüzde imzalamıştır, 2015 den itibaren tüm çalışanların bu taahhütnamesinin ben imzalatmıştım, bana sormuş olduğunuz davalı ... ben işe girdiğimde hali hazırda çalışıyordu, taahhütnameyi imzalamıştı diye biliyorum, diğer davalı ... ise benden önce ayrılmıştı ancak onunda imzaladığını genel müdürlükte yapmış olduğumuz konuşmada öğrenmiştim, davalı ... Bey satış ve pazarlama sorumlusu olarak çalışıyordu, 2017 senesinde işten ayrılacağını beyan etti, hayvan besiciliği yapacağını söylemişti, genel müdürümüz ile yapılan konuşmada her iki taraf mutlu bir şekilde birbirlerine başarılar dileyerek iş anlaşması çalışan kişinin talebi üzerine fes edilmiştir, istifa sonrasında davalıya hakları verildi diye biliyorum, genel müdürümüz davalıya işleri yolunda gitmez ise yeniden işe dönebileceğini söyledi, daha sonrasında yaklaşık 55.000 Euro değerinde ----- Firması ile yapacağımız bir iş vardı, son anda iptal edildiğini ve davalı ... beyin fiziki özelliklerini tarif ederek işi onların aldığını söylediler, buna ilişkin CRM kayıtları mevcuttur paylaşabiliriz, o sırada davalı ---- ismini duymamıştım, daha sonra mailleri kontrol ettiğimde ---- Beyin --- anteti ile ismini ve ünvanını müşterinin ekranında gördüm, daha sonra genel müdürümüz ile konuştuk ve bu sureç başlamış oldu, ---- şirketi birebir bizle aynı faaliyet alanında çalışmaktadır, bizim müşterilerimiz aynı zamanda onlarında müşterileri oldular, benzer şekilde daha önce davacı şirkette çalışan ... ' de davacı şirketten ayrılıp davalı şirkette çalışmıştır, buna ilişkin yapılan yargılama sonucunda bilirkişi raporu doğrultusunda davalı şirketin davacı şirketi zarara uğrattığı bellidir, bana sormuş olduğunuz ... 'i birebir tanımıyorum kendisi rakip firma olan davalı şirkette çalışmaktadır, ben kendisinin davacı şirketten ayrılış sürecine ilişkin somut bir bilgiye sahip değilim kendisinin iyi bir insan olduğunu biliyorum dedi. davalılar vekilinin sorusu üzerine sorulduğunda: Ben 55.000Euroluk işe ilişkin tarihi tam olarak hatırlamıyorum, şirkette çalışan satış işi ile ilgilenen çalışanlar CRM bilgilerine ulaşabilir ve bu bilgiler üzerinde değişiklik yapabilir, yapılan değişikliklerde kim tarafından ne zaman yapılmış görülebilir, ayrıca bu bilgiler sadece yöneticiler tarafından indirilebilmektedir, davacı şirketin ---- dışında --- , ---, ---, ---- 'da fabrıkaları bulunmaktadır, ----- marka dışında farklı bazı markaları da avrupadan alıp satışını yapıyoruz dedi, davalı ...'ün sorusu üzerine sorulduğunda : bize iş görüşmesine gelen kişilere satılacak ürünler hakkında ayrıntılı bilgi vermiyoruz, genel bilgi veriyoruz, işe başladıktan sonra oryantasyon sürecinde satılacak ürünlere ilişkin aylar süren bir teknik detay bilgilendirilmesi yapılmaktadır, davacının internet sitesinde yalnızca ---- markasının ürünleri bulunmakta olup diğer satışını yaptığımız firmaların ürünlerine ilişkin bir bilgi bulunmamaktadır, Benim olayla ilgili bilgi ve görgüm bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık ... beyanında; "Ben 2015 yılının Temmuz ayından itibaren davacı şirkette satış ve pazarlama bölümünde çalışıyorken son 3 aydır iş geliştirme ve takım lideri olarak çalışmaktayım, davalılardan ----- ile birlikte yaklaşık iki yıl birlikte aynı satış ve pazarlama bölümünde çalışmıştık, diğer davalı ... Bey ise ben davacı şirkette çalışmaya başlamadan önce ayrılmıştı, davacı şirket endüstriyel tesislere vana satışı yapmaktadır, biz Türkiyede üretim yapmıyoruz, ----, ---- ve ---- ürünlerin satışını yapıyoruz, ben davacı şirkette çalışmaya başlarken sır saklama ve rekabet yasağına ilişkin noter huzurunda taahhütname imzalamıştım, bildiğim kadarı ile tüm çalışanlar bu taahhütnameyi imzalıyorlar, ancak davalıların bu taahhütnameyi imzalayıp imzalamadıkları konusunda somut bir bilgim yoktur, bahse konu şirketin çalışma usulüne kısaca değinmek gerekirse şirket müşterileri ile birebir görüşme yapmakta olup yapılan görüşmeler otomasyon server sisteminde CRM kayıtlarında tutulmaktadır, şirkette çalışan satış ekibindeki kişiler kendi uhdelerinde olsun veya olmasın bütün müşterilerin bilgilerine ulaşabilirler, bildiğim kadarı ile davalı ... kendi isteği ile işten ayrılmıştı, ----- tarafında hayvancılık işi yapacağını kendisi söylemişti, hatta işten ayrıldıktan sonra ----- gidip geri döndüğünü biliyorum, işten ayrılmadan öncesinde de bir kaç kere gitmişti, bildiğim kadarı ile davalı ... şuan davalı ---- şirketinde çalışmaktadır, ben bunu bazı müşterilerimizden öğrendim, davacı ve davalı şirket arasında rekabet yasağına ilişkin herhangi bir durum oluşup oluşmadığını bilmiyorum, ...'i birebir tanımıyorum kendisi davalı şirkette çalışmaktadır, ben kendisinin davacı şirketten ayrılış sürecine ilişkin somut bir bilgiye sahip değilim. Ben davalı ...'ün işten ayrılacağını ayrılmadan yaklaşık 2 ay önce öğrenmiştim, işten ayrılmaya ilişkin görüşmeler birebir yapıldığı için kendisinin tüm haklarını alıp almadığı hususunda bir bilgiye sahip değilim, ben işe girdikten sonra bir hafta içerisinde taahhütnameyi imzalamıştım, ben davalının davalı şirkette çalışmaya başladığını ---- tesislerinde ve maden fuarında karşılaşmamız sonucunda öğrendim, ancak buna ilişkin yılları hatırlamıyorum, ben davalı ... 'ün davacı şirkette çalışırken davalı şirket adına faaliyet gösterdiğine şahitlik etmedim, ----- projesinde davalı ... çalışmıyordu, ben kendim bu projede çalışıyordum, dedi, Benim olayla ilgili bilgi ve görgüm bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık ... beyanında; "Ben 2016 yılının Şubat ayından itibaren davacı şirkette iş operasyon sorumlusu olarak çalışmaktayım, davalılardan ---- Bey ile birlikte yaklaşık bir yıl birlikte çalışmıştık, diğer davalı ... Bey ise ben davacı şirkette çalışmaya başlamadan önce ayrılmıştı, davacı şirket endüstriyel tesislere vana satışı yapmaktadır, biz Türkiyede üretim yapmıyoruz, , ---- üretilen ürünlerin satışını yapıyoruz, ben davacı şirkette çalışmaya başlarken sır saklama ve rekabet yasağına ilişkin noter huzurunda taahhütname imzalamıştım, bildiğim kadarı ile tüm çalışanlar bu taahhütnameyi imzalıyorlar, ancak davalıların bu taahhütnameyi imzalayıp imzalamadıkları konusunda somut bir bilgim yoktur, bahse konu şirketin çalışma usulüne kısaca değinmek gerekirse şirket müşterileri ile birebir görüşme yapmakta olup yapılan görüşmeler otomasyon server sisteminde CRM kayıtlarında tutulmaktadır, şirkette çalışan satış ekibindeki kişiler kendi uhdelerinde olsun veya olmasın bütün müşterilerin bilgilerine ulaşabilirler, bildiğim kadarı ile davalı ... kendi isteği ile işten ayrılmıştı, hayvancılık işi yapacağı şirkette konuşuluyordu, ancak ben kendisini bana birebir bu hususu anlatıp anlatmadığını hatırlayamıyorum, işten ayrıldıktan sonra kendisinin hayvancılık işi kurup kurmadığını bilmiyorum, bildiğim kadarı ile davalı ... şuan davalı ---- şirketinde çalışmaktadır, ben bunu ofisteki arkadaşlardan öğrendim, ayrıca tarihini tam olarak hatırlayamadığım maden fuarında karşılaşmıştık, davacı ve davalı şirket rakip firma olarak çalışmaktadır, ... 'i birebir tanımıyorum kendisi davalı şirkette çalışmaktadır, ben kendisinin davacı şirketten ayrılış sürecine ilişkin somut bir bilgiye sahip değilim dedi. davalılar vekilinin sorusu üzerine sorulduğunda: Davalı şirket bildiğim kadarı ile kelebek ve bıçaklı türlerinde vana satmaktadır, ben kendilerinin üretip üretmediğini veya alıyorlarsa hangi ülkelerden ürün aldıklarını bilmiyorum, ben davalı ... 'ün davacı şirkette çalışırken davalı şirket adına faaliyet gösterdiğine şahitlik etmedim, Ben davalı ...'ün işden ayrıldığı tarihi tam olarak bilmiyorum, benim olayla ilgili bilgi ve görgüm bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık ... beyanında; "Ben davacı şirkette 2010-2015 Eylülüne kadar satış sorumlusu olarak çalışmıştım, Davalıları da davacı şirkette çalışmalarından dolayı tanırım, ben davacı şirkette işe başladığımda davalılardan ---- bey orada çalışıyordu, diğer davalı ... bey ise daha sonra orada çalışmaya başlamıştı, davacı şirket endüstriyel ekipmanlara ilişkin yurtdışında üretilen ürünlerin ithalatını yapan bir firmaydı, ben işe başladıktan 3 gün sonra davacı şirket tarafından sır saklama ve rekabet yasağına ilişkin noter huzurunda bir taahhütname imzaladım, ayrıntılarını tam olarak hatırlamamakla birlikte hatırladığım kadarıyla başka bir şirkette çalışmamı engelleyecek mahiyette bir taahhütname idi, şirketin çalışma usulünden bahsetmek gerekirse satışını yapabileceğimiz firmaları, fabrikaları bulduktan sonra onlarla iletişime geçiyorduk, kendilerinden randevu talep ediyorduk, görüşmelerden sonra fiyat teklifi veriyorduk, taraflar anlaştıktan sonra sipariş işlemleri yapılıyordu, ben davalıların çalıştıkları dönemde bahsetmiş olduğum taahhütnameyi imzalayıp imzalamadıklarını bilmiyorum, ---- beyin işten ayrılma süreci şöyle olmuştu; bir gün biz ---- beyin müşterisi olan bir müşteriye randevu almıştık, ikimiz birlikte gidecektik, şirket müdürü ---- bey bize leptop çantalarınızı giderken şirkette bırakın dedi, akşam ben eve gittikten sonra beni arayarak " biz yeni bir yapılanmaya gidiyoruz, bu sebeple artık ----- beyle çalışmak istemiyoruz, " dedi, ----- beyin kendisinden duyduğum kadarıyla da 19 Mayıs günü ----- beyi şirkete çağırarak bunları bizzat O'na söylemiş, bundan sonra ben bir daha ----- beyi şirkette görmedim, sözleşmesi fesh mi edildi yoksa istifa mı etti bu hususu tam bilmiyorum, ancak ----- beyin ---- bey ile çalışmak istemediğini biliyorum, hatta birlikte gideceğimiz randevulara ben tek başıma gittim, müşterimiz ----- Beyin neden gelmediğini sordu, beni tanımıyordu, ben de işten çıkarıldığını söyledim, ----- bey çarşamba gününe müşteri randevusu alırken işten çıkarıldığını bilmiyordu, diğer davalı ... beyin davacı şirketten nasıl ayrıldığı konusunda bir bilgim yoktur, ben kendim Eylül 2015 senesinde tek taraflı olarak ihtar göndererek sözleşmemi feshettim ve davacı şirketten ayrıldım, ekim ayında da---- bey ile konuştuk, kendimiz bir şirket kurmaya karar verdik, bahse konu şirkette endüstriyel ekipmanları satmayı kararı aldık, davalı---- şirketini kurduk, müşterileri kendimiz bulduk, randevu aldık ve bu şekilde görüşmeler yaparak siparişleri oluşturduk, bazı müşterilerimiz davacı şirketin de müşterileridir, çünkü endüstriyel ekipmanları satabileceğimiz fabrikalar üç aşağı beş yukarı belli sayıdadır, davacı vekilinin sorusu üzerine sorulduğunda: ben ---- firmasından önce herhangi bir firmada çalışmadım, ilk defa o firmada çalıştım, davalı ... beyle çalıştıktan sonra müşteri portföyümüzde artma oldu, çünkü zaten hedefimiz de buydu, ayrıca bu aşamada ----- ile aynı müşterilerimiz de vardı, farklı müşterilerimiz de vardı, bizim ithal ettiğimiz ürünler ---- ve ---- menşeili ürünlerdir, davacı ----- ise bildiğim kadarıyla ---- ve ----- ithalat yapıyordu, ayrıca davacı şirketin ürün yelpazesi dışındaki farklı ürünlerin de satışını yapmaktayız, aklıma gelenler pünömatik hava hortumu, fitting, glob vana, şartlandırıcı, yağlayıcı, filtre legülatör gibi ekipmanlardır, davacı şirketle aynı olarak hatırladığım kadarıyla kelebek vana ile pünomatik aktüvatörleri satmıştık," şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık ... beyanında; "Ben davacı şirkette 2016 şubat-2017 mayıs tarihleri arasında satış mühendisi olarak çalışıyordum, bana sormuş olduğunuz davalıları da aynı şirkette çalıştığımızdan dolayı tanırım, davalılardan ----- bey ben işe girdiğimde şirkette çalışmıyordu, diğer davalı ... bey ise ben işe girdiğimde orada çalışıyordu, davacı şirkette çalışmaya başlandıktan sonra bazı evrakları imzalamıştım, ancak bu evrakların neye ilişkin olduğunu şu an tam olarak hatırlamıyorum, ayrıca ben notere de gitmedim, davacı şirket vana, aktüvatör tarzı sanayi ekipmanları satan firmadır, ürünler proje bazlı değişmekle birlikte genellikle ---- menşeiliydi, hatırladığım kadarıyla ----- da ekleme yapılıyordu, ben davalıların davacı şirketle çalışmaya başladıkları zaman rekabet yasağı ve sır saklamaya dair herhangi bir taahhütname imzalayıp imzalamadıklarını bilmiyorum, davalı ... bey benden önce işten ayrıldığı için nasıl ayrıldığını bilmiyorum, diğer davalı ... bey benden sonra davacı şirketten ayrılmıştır, ancak şirketle arasında herhangi bir sorun görünmüyordu, ben kendisinin şirketten istifa etti diye biliyorum, ayrıca istifa edince iki ay zorunlu çalışma süresi vardır, ancak şirketle anlaşıldığı için ----- bey 4 ay daha çalıştı diye biliyorum, davalı ... bey bana şirketten ayrıldıktan sonra süt işleri yapacağını söylemişti, ancak bazı sıkıntılardan dolayı bunu yapamadıklarını bana söylemişti, ardından eşi burada olduğundan ---- döndü ve 4-5 aylık bir iş ara ma sürecinden sonra ----- şirketinde çalışmaya başladı diye -, ayrıca kendisi işten ayrılmadan önce ---- yerine gelen kişiyi ben ---- çalışırken çalıştığım yere getirip tanıştırmıştı, davacı şirketin CRM sisteminde müşterilerin büyük çoğunluğunun bilgileri vardı, bu bilgilere satış mühendisleri ulaşabiliyordu, ben davacı şirketten önce herhangi bir firmada çalışmadım, ilk defa orada çalıştım, CRM sisteminde bizim müşterilerin bilgilerini indirme yetkimiz yoktu, sadece Copy paste yapılabilir ancak bu da çok uzun sürer, bizim çalıştığımız dönem kamera bulunmaktaydı, bildiğim kadarıyla bu kameralar bizim çalıştığımız alanları da içine alıyordu, ben ----- şirketinin ismini davalı ... bey orada çalışmaya başladıktan sonra duymuştum, öncesinde şirket ismini bilmiyordum, sadece ---- beyin bir şirket kurduğu söyleniyordu, ben ---- beyin ---- çalışırken ----- şirketine müşteri bulduğuna dair herhangi bir şey bilmiyorum, bilgim görgüm bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık ... beyanında; "Ben 2016 Nisan-2018 Haziran seneleri arasında satış mühendisi olarak davacı şirkette çalışmıştım, ben çalışmaya başladığımda davalı ... Bey çalışmıyordu, diğer davalı ... bey çalışıyordu ve yaklaşık 1,5 sene birlikte çalışmıştık, ben işe başladıktan iki hafta sonra ben davacı şirketle bir sözleşme imzaladım, çok uzun olduğu için içeriğini şu an tam olarak hatırlamıyorum, ama firma bilgilerini başkaları ile paylaşmayacağıma, şirket içerisinden dışarıya bilgi götürmeyeceğime yönelik genel ibareler olduğunu hatırlıyorum, bu sözleşme gizli tutulduğu için davalıların imzalayıp imzalamadığını bilmiyorum, davacı şirket endüstriyel firmalara vana satışı yapan bir firmadır, genelde ---- menşeili ürünler satılmaktadır, şirkette 15-16 kişi çalışmakta olup 5-6 kişi satış biriminde, 2-3 kişi servis biriminde, 4-5 kişi de idari ve muhasebe bölümünde bulunmaktaydı, müşterilerle satış ekibi görüşürdü, kendimiz gidiyorduk, yapılan görüşmeler CRM sisteminde kayıtlı tutulurdu, sisteme kayıt oluşturmak ve teklif oluşturmak için giriş iznimiz bulunmakla birlikte sistemden herhangi bir veri çekmemize sistemin izni yoktu, bu husus çalışanlara yasaktı, davalı ... bey ile tanışıklığımız olmadığı için nasıl ayrıldığını bilmiyorum, ancak şifai olarak duyduğum kadarıyla şirketin ---- Beyi işten çıkardığı konuşuluyordu, diğer davalı ... bey ise bana ve benim ile birlikte işe başlayan satış mühendislerine işi öğreten kişiydi, 2017 senesinin Temmuz ayında ---- beyin işten ayrılarak memleketi olan ---- hayvancılık işi ile ilgili bir iş yapacağını koordinatörümüz ... söylemişti, daha sonra ----- beyin kendisinden de duyduk, sonrasında yaklaşık 3 aylık bir çalışma yaparak müşterileri peyderpey biz satış mühendislerine dağıtmış oldu, birlikte tüm müşterileri bu şekilde ziyaret ettik, ---- beyin işten ayrılması kendi isteği ile oldu, bildiğim kadarıyla hayvancılık işi olmadığı için ---- geri döndü, sonrasında ise ---- şirketinde çalışmaya başladı, bildiğim kadarıyla davalı ---- - ve enstrüman grupları satışı yapar, davacı şirket vana grupları satışı yapmaktadır, vana çeşitleri toplam 10 gruba ayrılmaktadır, davacı şirket 4-5 grup vana satışı yapmaktadır, bu sebeple illaki davalı tarafın farklı vana ürün gruplarının satışını yapmaktadır, ben ----- şirketinin hangi ülke menşeili ürünler sattığını bilmiyorum, davacı vekilinin sorusu üzerine sorulduğunda: ---- firmasından çalışmadan önce ----- portföyündeki firmalarla çalışmam yoktur, daha önce herhangi bir vana firmasında çalışmadım, davalılar vekilinin sorusu üzerine sorulduğunda: ---- beyle çalıştığımız dönemde kendisinin başka bir firma lehine çalıştığını ne gördüm ne de duydum, çünkü bunu yapmak zordur, bizler müşterilere tek başımıza gitmeyiz, genel de ikişer kişilik ekipler olarak gideriz, ayrıca gitmeden öncesinde ve sonrasında bu durumları raporlarız, ayrıca benim esik ----- çalışanı olan bir arkadaşım aracılığı ile bu davada tanık olarak beyanda bulunmamı, bulunmam halinde dava açılacağı yönünde bana bir bilgi verdi, ayrıca işe başladığımda satışını yapacağım tüm vana çeşitleri hakkında ayrıntılı bilgim olmadı, yine işe başladıktan sonra imzaladığım sözleşmeyi ben noter huzurunda imzalamamıştım, bazı arkadaşlardan duyduğum kadarıyla noter huzurunda imzalayanlar olmuş," şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık ... beyanında; "Ben davacı şirkette 2017 haziran-2018 Ağustos döneminde satış mühendisi olarak çalışmıştım, ben işe başladığımda davalı ... bey orada çalışmıyordu, diğer davalı ... bey davacı şirkette çalışıyordu, kendisiyle 3-4 ay birlikte çalıştık, işe başladıktan iki hafta sonra ... ile birlikte notere gittik ve rekabet yasağı ve sır saklama yükümlülüğüne dair bir taahhütname imzaladım, benim ilk işim olduğu için taahhütnamenin içeriğini çok fazla okumadım, zorunluluk hissettiğim için imzaladım, ben davalıların bahsettiğim taahhütnameyi imzalayıp imzalamadıklarını bilmiyorum, ancak benimle birlikte işe başlayan arkadaşım da bahse konu taahhütnameyi imzalamıştı, şirkette 5-6 kişi satış mühendisi olarak çalışıyordu, işe başladığımda ---- bey kendisi eğitim vermişti ve işten ayrılacağı için müşteri devirlerini yaparak yaklaşık 3 ay boyunca bizimle birlikte sahada çalıştı, kendisi hayvancılık işi yapacağını söyleyerek bildiğim kadarıyla kendi isteğiyle işten ayrıldı, Eylül ayından sonra ---- gidip hayvancılık işi ile ilgili bir şeyler yaptığını sonrasında ise tekrar ------ döndüğünü ve bir süre iş bulamadığını biliyorum, daha sonrasında ise 2018 sonu 2019 başı gibi ----- şirketinde çalışmaya başladığını öğrendim, davacı şirketin çalışma usulünden bahsetmek gerekirse bizler her satış mühendisinin ayrı ayrı müşterileri bulunmaktadır, müşterilerle yapılan görüşmeler CRM sistemine kaydedilir, bu kayıtları biz kendimiz açarız, kayıtları görüntülemekle birlikte kayıtları indirmeye yönelik herhangi bir iznimiz bulunmamaktadır, bildiğim kadarıyla davacı şirket , ---- menşeili vana ve aktüvatör satmaktadır, davalı ----- şirketi de vana ürünleri satmaktadır, satılan ürün çeşitleri aynı da olabilir farklı da olabilir, bildiğim kadarıyla ---- şirketi ---- ve ---- marka ---- veya ----- meşeili ürünler satmaktadır, CRM kayıtlarından tüm müşterilerin bilgilerini görebiliyorduk, ancak satış mühendislerinin bilgileri çekme yetkisi yoktu, ---- bey ---- çalışırken başka bir firma lehine görüştüğünü veya çalıştığını ne gördüm ne duydum, biz müşterilere iki satış mühendisi olarak giderdik" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:
Dava, TBK 444 ve devamı maddeleri uyarınca taraflar arasındaki ilişki sebebiyle haksız rekabet oluşup oluşmadığı, haksız rekabet nedeni ile zarar olup olmadığı, varsa miktarının ne kadar olduğuna ilişkin tazminat davası davasıdır.Mahkememizce dava dilekçesi, cevap dilekçeleri, gelen müzekkere cevapları, tanık beyanları,taraflarca dosyaya sunulan deliller ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir.
Dosyada, davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebi ara kararla değerlendirilmiştir.
Dosyada, davalılar vekilinin yetki itirazı ön inceleme duruşmasında değerlendirilmiş, HMK 7/2 maddesi uyarınca davanın yetkili mahkemede açıldığı kabul edilerek yargılamaya devam olunmuştur.
---- İş Mahkemesinin ----- Esas sayılı dosyasının dosyamız arasına alındığı, tetkikinde, davacısı ..., davalısı ----- Otomasyon Sistemleri olan işçi-işveren ilişkisinden kaynaklı alacak davası olduğu, ---- İş Mahkemesinin ----- Esas sayılı dosyasının dosyamız arasına alındığı, tetkikinde, davacısı ----- sistemleri, davalısının ise ... olan işçi-işveren ilişkisinden kaynaklı alacak davası olduğu, bu hali ile, davalılar vekilinin derdestlik itirazının ve bekletici mesele yapılması talebinin, Mahkememiz dosyası ile İş Mahkemeleri dosyalarının taraflarının aynı olmadığı, dava konusunun işçi işveren ilişkisinden kaynaklı alacak davası olduğu anlaşılmakla reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Dosya, sözleşme yorum ve denetim uzmanı bilirkişi, haksız rekabet hukuku alanında uzman bilirkişi ile mali müşavir bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, 08.10.2021 tarihli bilirkişi raporuna göre dosyadaki bilgi ve belgeler ışığında, üretim sırları ve bilgiye erişim bakımından, davalıların yapmış olduğu iş sebebiyle, davacının müşteri çevresine hakim olabileceği ve davacının ticari sırlarını edinme imkanının olabileceği, zarara uğrama ihtimali bakımından, davacı ile davalı firmanın aynı sektörde bulunduğu ve rekabet halinde olduğu, davalı işçilerin davacıda, satış pazarlama, davalı firmada ise ortak ve satış pazarlamacı olarak çalıştığı, bu bakımdan davacı şirktin müşteri portföyünün kayma riskinin bulunduğu bu sebeple de, önemli bir zarara uğrama tehlikesinin olabileceği, bununla beraber işçilerin, ortaya çıkması muhtemel zarar ile işten ayrılmaları arasında illiyet bağı bulunmadığını, dava konusu olay özelinde, kendisine bağlı olarak herhangi bir portföy kayışı olmadığını ortaya koyması da mümkün olup; bu konuda dosya içerisinde mevcut bir belgeye rastlanılmadığından ayrıca bir değerlendirme yapılmadığı, hata veya hile ile davalının iradesinin sakatlanmasına rağmen, ilgili sözleşmenin feshi sırasında haklı sebebe ya da hata, hile, korkutma gibi bir irade sakatlığına dayanılmadan, ihbar önelli olarak davalı tarafından sözleşmenin feshi halinde, davalının tek taraflı bu irade beyanı ile bağlı olacağı, bu sebeple davalı ...'ün rekabet yasağını içeren taahhütünün, irade bozukluğuna rağmen geçerli olacağı, konu sınırı bakımından, her iki davalı işçinin taahhütnamelerindeki sınırlamaların, aynı iş kolu ve faaliyet alanında, davacının müşteri çevresine hizmet vermemekle sınırlı olduğu, zaman bakımından, her iki davalı işçi için, rekabet yasağı süresinin iki yılla sınırlı olduğu, bu bakımdan, davalılardan ---- bakımından, sözleşmenin sona erdiği 18.05.2015 tarihinden itibaren, 18.05.2017 tarihine kadar rekabet yasağının sürebileceği, davalılardan ... bakımından, sözleşmenin sona erdiği 09.10.2017 tarihinden itibaren, 09.10.2019 tarihine kadar rekabet yasağının sürebileceği, yer bakımından, her iki davalının vermiş oldukları taahhütlere bakıldığında rekabet yasağının, ülke, şehir bilgisi içermediği, bu şekilde sınırlanmasa dahi coğrafi bölge olarak açık, şüpheye yer bırakmayacak bir şekilde, sınırlandırılmadığı, bu haliyle yer bakımından hiçbir sınırlama içermeyen rekabet yasaklarının her iki davalı için de geçerli olmayacağının düşünüldüğü, husumet bakımından, rekabet yasağına aykırılığa sebep olan fiilin, aynı zamanda işçinin çalıştığı yeni işveren yönünden haksız rekabet oluşturması halinde, oluşabilecek zarardan yeni işverenin de müteselsil olarak sorumlu olabileceği, niza konusu olay bakımından uygulamada, müşteri portföyünün ticari sır niteliğinde kabul edilmediği, bu sebeple davacının CRM sistemindeki müşteri portföyünün de, ticari sır mahiyetinde olmayacağı, bu bakımdan davalı şirketin, işçilerin rekabet yasağına aykırı davranışından sorumlu olmayacağı, Mahkemenin aksi kanaatte olması halinde, zarar bakımından, davalılardan, ..., 18.05.2017, ...'ün ise 09.10.2019 tarihine kadar, davacının müşteri portföyünde yer alan 3. kişilere, davalı şirketin vana veya çalıştıkları dönemdeki portföy ürünlerini satmaları halinde, rekabet yasağına aykırı fiilin gerçekleşebileceği ve davacının satamadığı mallar sebebiyle elde edemediği kara binaen zararının oluşacağı, bu durumda zarar ile davalıların hukuka aykırı fiili arasında illiyet bağının kurulacağı, Mahkemece dinlenen tanıklar davacının ----- firması işlerinin iptalini beyan etmişse de, dosya içerisinde, bu işlerin veya davacının başkaca kaçırdığı işlerin değerleri ya da fiili zararlarını gösteren bir bilgi ya da belgeye rastlanılmadığından, zararla ilgili bir değerlendirme yapılamadığı, davacı şirket hesapları üzerinde yapılan incelemede davalıların fiilen çalışmış olduğu dönem ve sonrasına ait hesap hareketlerinin incelendiği ancak kesin bir sonuca varabilmek ve hesaplama yapabilmek için davalı yan defterlerinin de incelenmesi gerekeceği, ancak rapor tarihine kadar taraflarına bir belge ibraz edilmediğinden inceleme yapılamadığı, rapor edilmiş olup, taraflarca rapora itirazların irdelenmesi amacıyla aynı bilirkişi heyetinden ek rapor alınmış, itirazlar irdelenerek sunulan ek rapora göre bilirkişilerin ek rapordaki görüş ve kanaatleri ile kök rapordaki görüş ve kanaatlerinin aynı olduğu, haksız rekabetin varlığının kabulü halinde tarafların aynı işletmelerle çalışmaları sebebi ile davacının bu dönemde toplam 4.434.671,00 TL satışının davalı tarafından yapılmış olduğunun rapor edilmiş olup, raporlar arasında varsa çelişkinin giderilmesi, itirazların değerlendirilmesi CRM kayıtlarının irdelenmesi amacıyla amacıyla dosya aynı bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, sunulan 2.ek rapora göre, 1.ek rapordaki hesaplamada davalı şirketin BS formlarına göre iki tarafın da müşterisi olduğu anlaşılan kişilere yapılan satış faturaları toplamının dikkate alındığı, bununla beraber BA/BS formlarında satış yapılan malın cinsi adedi mahiyeti bilinemediğinden, bu satış bedeli ile ilgili bir kırılıma gidilemediği, davacının faaliyet alanında olmayan iş veya mallarla ilgili de davalı şirketin bir satış yapıp yapmadığının tespit edilemediği, ayrıca yapılan hesaplama toplam satış bedeli üzerinden olup; niza konusu olay bakımından müspet zararı oluşturabilecek yoksun kalınan karın esasına tesir eden sektörel maliyet ve karlılık da, davacı ve davalıların bulunduğu faaliyet alanında sektörel bir uzmanlıkları olmadığından değerlendirilemediği, CRM kayıtları yönünden, kök raporda davalı işçilerin yapmış oldukları iş sebebiyle, rekabet yasağının üretim sırları ve bilgiye erişime ilişkin şartın gerçekleşeceğinin belirtildiği, davalı işçilerin çalıştıkları dönemde davacı şirketin kullanmış olduğu programda hangi verilere ulaşıp ulaşamadığı, bu verilerin kullanıp kullanılamayacağı, heyetin yazılım bilgisayar alanında bir uzmanlığı olmadığından ayrıca değerlendirilemediğinin rapor edildiği görülmüştür.Dosyanın kapsamına, mahiyetine, sunulan beyanlara, göre dosya önceki bilirkişilerden farklı yazılım uzmanı bilirkişi uzmanı ile hesap uzmanı bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, 20.01.2024 tarihli bilirkişi raporuna göre CRM programına girilen bilgiler bir -- --- bankasında tutulduğu ve - Excel veya PDF formatında alındığı, tüm satış işi ile ilgilenen çalışanların sadece kendi firmalarını değil, diğer elemanların müşterilerini ve satışlarını da görebildiği, dolayısı ile her çalışanın, tüm müşteri verilerini görebildiği ve onları Excel/PDF formatında rapor olarak alabildiği, bu formatta alınan Excel dosyalarının değiştirilebildiği veya başka bir programa yüklenebildiği, ham data ların tutulduğu --- direkt olarak kopyalanmasının mümkün olduğu ancak orada bulunan verilerin program tarafından il-işkilendirildiği için kopyasının çok işe yaramayacağı kanaatinde oldukları, neredeyse hiç koruması olmayan programda, herkesin bu bilgilere erişebilmesi mümkün olduğu için kopyalanmasının mümkün olduğu, kopyalandığı zaman programda bununla ilgili bir kayıt tutulmadığı, yerinde yapılan incelemede şirkette kullanılan herhangi bir CRM yazılımı bulunamadığı, kendilerine sorulduğunda, müşteri ilişkilerinin cep telefonu üzerinden yapıldığı ve müşteri bilgilerinin sadece muhasebe programında olduğunu söyledikleri, yapılan incelemede, ileri sürülen bilgilerin herkesçe ulaşılabilir nitelikte olduğu, ve yerinde yapılan incelemede, anılan yazılımın bulunamadığı sonucuna ulaşıldığından, haksız rekabetin varlığının belirlenemediği rapor edilmiştir.Mahkememizce aldırılan bilirkişi heyeti kök ve ek raporlarının denetime elverişli, gerekçeli ve hükme esas alınabilir nitelikte olduğu, her ne kadar davalılar vekili tarafından dava dilekçesinde husumet itirazında bulunulmuş ise de, Mahkememizce yapılan hukuki tavsife bağlı olarak, davalı şirkete husumet yöneltilebileceği tespitiyle beraber, davalıların herhangi bir haksız rekabet teşkil eden eylemleri bulunmadığı, davalıların bir haksız rakabet veya haksız fiil gerçekleştirdiği olgusunun sübut bulmadığı, sonuç olarak davacı tarafça iddia edilen eylemler yönünden davalıların haksız rekabet ve haksız fiil kapsamında kalan herhangi bir eylemleri tespit edilmediğinden davacının sübut bulmayan davasının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 51,24 TL harcın mahsubu ile bakiye 376,36TL harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı ... tarafından yapılan 177,25 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine,
5-Davalı ----tarafından yapılan 188,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ------verilmesine,
6-Davalı ... tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
8-Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 3.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine,
9-Karar kesinleştiğinde varsa bakiye gider avansının yatırana iadesine,Dair, davacı vekilinin ve davalılar vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ---- Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.E-duruşmaya son verildi.