T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/125
KARAR NO : 2024/784
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 22/02/2023
KARAR TARİHİ : 14/11/2024
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız -----. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasında dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
DAVA/TALEP;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ; 09.09.2021 tarihinde ---- ili ----- ilçesinde meydana gelen trafik kazasında davalı şirket ----ZMMS poliçesi sigortaladığı ----- Tahsisli Plakalı) resmi polis aracının bisikletli müteveffaya çarpması ile davacılar baba ... ve anne ...'ün oğulları 14 yaşındaki ...' vefat etmesi sebebiyle oğullarının desteğinden mahrum kaldıklarını, Ceza Kovuşturması kapmasında aldırılan 27.12.2022 tarihli bilirkişi raporuna göre müteveffanın asli kusurlu sigortalı araç sürücünün ise tali kusurlu bulunduğu, davacıların TBK m 53-1 hükümleri gereğince cenaze giderlerinin talep etme haklarının olduğu, dava yoluna gitmeden önce sigorta şirketine tazminat talebinde bulunularak taraflarına 12.11.2021 tarihinde 5S.727,35 tazminat ödemesi yapıldığı, fakat bu tazminat ödemesinin davacıların zararını karşılamadığını, arabuluculuk işlemlerinin sonuçsuz kaldığı, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere davacılar tazminatlarının davalı ... şirketinden temerrüt tarihinden geçerli olmak üzere faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesinin talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP:
Davalı vekili tarafından süresinde verilmeyen cevap dilekçesinde özetle; Davalıların tazminat taleplerinin davalı şirket tarafından 12.11.2022 tarihinde yapılan ödeme ile karşılandığını, davacıların alacak hususunda sigorta şirketini ibra etmiş oldukları, yapılan ödemenin fahiş bir şekilde yetersiz olduğu anlaşılır olmadığından ibranamenin geçersizliğinin öne sürülemeyeceğini, davacıların destek tazminatı talebinde bulunmaları için müteveffanın yaşarken kendilerine destekte bulunduklarını ispatlamaları gerektiğini, davacıların dava yoluna gitmeden önce sigorta şirketine KTK'nın 97.maddesi gereğince ZMMS Genel Şartlarının 6.maddesinde belirlenen belgelerle başvurma şartının yerine getirmemiş olduklarını, eksik evrakların kendilerinden istenmesine rağmen temin edilmediği, destekten yoksun kalma tazminatının ZMMS genel şartlarına göre tespit edilmesinin gerektiği, sigortacı sorumluluğunun sigortalısının kusuru ile orantılı olduğundan kusur oranlarının tespit edilmesi gerektiği, davacıların davalı şirkete usulünce başvuruda bulunmadıklarından sigortacının temerrüde düşmediği ve bu nedenle temerrüt tarihinden geçerli faizden sorumlu olamayacağı belirtilerek davanın reddine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
DELİLLER: Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Son Tutanağı, Nüfus Aile Kayıt Tabloları, Ölümlü/Yaralanmalı Kaza Tesipt Tutanağı, Sigortaya başvuru/İhtarname ve ekli belgeler, ZMMS Poliçesi ve Hasar Dosyası, ---- Noterler Birliği Trafik Tescil Kayıtları, --- SGK Kayıtları, ---- İlçe Emniyet Müdürlüğü ESD Araştırması, ---ASCM ----.dosyası, Kaza Görüntüsü- CD, Bilirkişi Kusur Raporu, Bilirkişi Hesap Raporları, dosyadaki sair bilgi ve belgeler.
İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİ VE VAKIALARA GÖRE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI :
Dava/davalar, trafik kazası sonucunda vefat eden çocuğun anne ve babası tarafından 6098 Sayılı TBK'nin 53/3 maddesi gereğince destekten yoksun kaldıkları iddiasıyla 6102 Sayılı TTK'nin 1401 vd. ile1483. maddeleri gereğince düzenlenen ZMMS Poliçesi teminatı kapsamında 2918 Sayılı KTK'nin 85/1-son, 91/1, 86/1, 88/1 maddeleri gereğince ölümlü kazaya karışan sigortalı araç sürücüsünün kusur durum ve oranına göre davalı ... şirketine karşı açılmış tazminat istemlerine ilişkindir. (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak; resen incelemeye tabi başta arabuluculuk ve KTK'nin 97.madesi gereğince sigorta şirketine başvuru olmak üzere HMK'nin 114 ve 115.maddelerine göre genel ve özel dava şartları ile taraf sıfatı ve harç gibi hususlar incelenmek suretiyle ön inceleme duruşması icra edilmiş ve uyuşmazlık belirlenmiştir. Akabinde esasları, süreci ve hukuki sonuçları açıklanarak taraflar sulh olmaya davet ve teşvik edilmelerine karşın karşın duruşmaya katılan davacılar vekilinin beyanına göre tarafların sulh yoluna gitmek istemediklerinin anlaşılması üzerine tahkikata geçilerek tahkikat işlemleri yerine getirilmiş, deliller incelenmiş ve karar duruşmasına katılan davacılar vekilinin son sözleri dinlenip zapta geçilerek aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.Somut olaya geçmeden önce dava konusu olayın hukuki temeli ve uyuşmazlığın çözümüne etki edecek yasal düzenlemelere kısaca değinmekte yarar vardır. 6102 sayılı TTK'nin 1401. Maddesinde ise sigorta sözleşmesi düzenlenmiştir. Aynı yasanın 1483.maddesine göre sigorta şirketlerinin faaliyet gösterdikleri dalların kapsamında bulunan zorunlu sigortaları yapmaktan kaçınamayacakları, 1409. maddede, sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu, 1459. maddede, sigortacının sigortalının uğradığı zararı tazmin edeceği, 1461. maddede, sigortacının sorumluluğunun sigorta bedeli ile sınırlı olduğu hususlarına yer verilmiştir.
Türk Borçlar Kanunun 49.maddesinde, "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür", yine aynı kanunun 50.maddesinde, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır" denilmektedir. Bilindiği üzere Haksız fiil ise öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmaktadır. Haksız fiilin unsurları ise eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak gösterilmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğmalı, zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ile zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur” aynı Yasa'nın 85/1. Maddesinde“bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiştir. 86/1. maddesi “işletenin, mücbir sebepten veya zarar görenin ya da üçüncü kişinin ağır kusurundan, zararlı sonucun ileri geldiğini ispat etmesi şartıyla sorumluluktan kurtulacağı" hükümlerini içerdiği, aynı yasanın 88. maddesinde ise “Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.” düzenlemesi ile motorlu araçların işletilmesi neticesi üçüncü kişinin zarar görmesi durumunda o aracın işleteni, aracın sürücüsü ve varsa teşebbüs sahibinin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, ayrıca birden fazla kişinin zararı tazminat ile yükümlü olması durumunda zarar görene karşı müteselsil sorumlu oldukları belirtilmiştir. Bu haliyle Karayolları Trafik Kanunu, trafik kazaları neticesi doğacak zarar sorumluluğunda müteselsillik esasını benimsemiştir. Yine TBK'nin 61. maddesinde “Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.” demekle birden çok kişi aynı zarardan aynı sebeple ya da çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu olabileceği vurgulanmıştır. Buna göre, araç işletenin sorumluluğunun dayanağı 2918 sayılı KTK'nin 85. maddesi ve sürücünün sorumluluğu ise TBK'nin 49. maddesidir ve aralarındaki ilişki, aynı zarardan çeşitli nedenlerden dolayı sorumlu olma halidir. Zarar gören, zarar miktarının tamamının veya bir kısmının ifasını, dilerse borçluların tamamından, dilerse yalnız birinden isteyebilecektir.Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ise, motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin, zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir sorumluluk sigortası türüdür. Bu sebepledir ki, sigorta şirketinin sorumluluğu, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunması halinde sözkonusu olup poliçe limitiyle sınırlıdır. Zira, kanunun emredici hükmü gereği yaptırılan zorunlu trafik sigortalarında sigortacı, işletene düşen hukuki sorumluluğu teminat altına aldığına göre, ancak işletenin sorumlu olduğu oranda zarardan sorumlu olacaktır. İşletene hukuken yükletilemeyen zarardan, onun sorumluluğunu teminat altına alan sigortacının sorumlu tutulması da mümkün değildir. Zira sigorta şirketinin sorumluluğu 2918 Sayılı KTK'nin 86/1 maddesi gereğince işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusuru oranında poliçe limitiyle sınırlıdır. Kaza tarihinde yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında,bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (-----). 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir. Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi,kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim,durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir. Burada kanun koyucu zarar görenin kusuru nispetinde indirim yapılabileceğini öngörmüş ve indirimi zorunlu tutmayarak hâkimin taktirine bırakmıştır.
Destekten yoksun kalma tazminatı ise; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 53/3 maddesinde düzenlenmiş olup, “Ölüm halinde ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıpların tazmini gerekmektedir”. Bu maddeye göre, haksız fiilin doğrudan doğruya muhatabı olmayan, ancak bu haksız fiil nedeniyle ortaya çıkan ölüm olayından zarar gören ya da ileride zarar görmesi güçlü olasılık içinde bulunan kimselere tazminat hakkı tanınmıştır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 22/06/2018 tarih ve ---sayılı kararında, ana ve/veya babanın çocuğunun haksız fiil ve/veya akde aykırılık sonucu ölmesi nedeniyle açtığı destekten yoksun kalma tazminatı davalarında, destek ilişkisinin varlığının ispatı için Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından gelir bağlanması şartının aranmayacağı, destekten yoksun kalma tazminatı davalarında çocukların ana ve/veya babaya destek olduklarının karine olarak kabulünün gerektiği kabul edilmiştir. İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesine göre; ''Destekten yoksun kalma tazminatının doğumu için destek ile tazminat talebinde bulunan kişi arasında bir destek ilişkisi bulunmalıdır. Burada bahsedilen destek ilişkisi hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar. Destek ilişkisinin varlığında destek olunanın ihtiyaçlarının sürekli ve düzenli olarak karşılanması yer almaktadır. Burada ifade edilmek istenen süreklilik ve düzenlilik hali yardımın belirlenen zamanlarda ve belirli miktarlarda yapılması değil, eğer destek ölmeseydi yardımların devam edeceğine dair bir beklentinin bulunmasıdır. Eğer yardım devamlı destek saiki ile değil de, tek seferlik, geçici, düzensiz ya da gelişigüzel zamanlarda yapılıyor ve ileride yardımın devam edeceğine dair bir beklenti yaratmıyorsa, bu durumda desteğin sürekli ve düzenli olduğundan bahsetmek mümkün olmayacaktır". Türk Borçlar Kanunu'nun ilgili hükümlerinden anlaşıldığı üzere; destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan yardımdır. Bu tazminatın amacı, ölüm olayı olmasaydı ölenin yardımda bulunduğu kimselere yardımda bulunmaya devam edeceğinin düşünülmesi ve ölüm olayının bu süreci kesmesi sonucu destekten yararlanan kimselerin uğradıkları zararın peşin ve toptan şekilde tazmin edilmesi, bu kimselerin ölüm olayından önceki durumlarına kavuşturulmasıdır. Eş deyişle amaç; destekten yoksun kalanların, desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Burada önemle üzerinde durulması gereken husus, ölenin destek gücünün, eş ve çocuğun destek ihtiyacı ile beklenilen destek şeklinin ve miktarının yaşam deneylerine uygun olması gereğidir.Yukarıda gösterilen yasal düzenlemeler ve yapılan açıklamalar ışığında somut olaya baktığımızda; 09/09/2021 tarihinde ---- ili, ----- ilçesinde dava dışı sürücü ---- sevk ve idaresindeki---- plaka sayılı İç İşleri Bakanlığının sorumluluğunda bulunan resmi polis aracının bisiklet kullanan çocuk ...'e çarpması şeklinde trafik kazası meydana geldiği ve kazada çocuk ...'ün vefat ettiği dosya kapsamından açıkça anlaşılmaktadır. Dosyada bulunan nüfus kaydı ve sair bilgilere göre davacılar ölen çocuğun anne ve babası olup destek ilişkisinin varlığı kabul edilmelidir. Dosyada bulunan ZMMS poliçesine göre kazaya karışan ---- plaka sayılı aracın 20/04/2021-20/04/2022 başlangıç ve bitiş tarihli olarak kaza günü olan 09/00/2021 tarihini kapsar şekilde kişi başına sakatlanma ve ölüm halinde 430.000,00 TL limitli olarak davalı ... şirketince düzenlenmiş ZMMS poliçesi bulunduğu tespit edilmiştir. Buna göre davalı ... şirketinin 2918 sayılı KTK'nin 91/1, 85/1, 85/son, 86/1, 88/1 ve Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesine göre sigortalı aracın sürücüsünün ve eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi poliçe limitiyle sınırlı olarak sorumlu tutulması mümkün olduğundan doğan zarardan poliçe limitine kadar müteselsil sorumluluğu bulunduğu açıktır. Mahkememizce bu veriler ışığında davalı tarafın cevap dilekçesi süresinde verilmediğinden iddianın inkar edildiği kabul edilerek davacılar vekili tarafından gösterilen tüm deliller toplanmış ve ilgili yerlerden getirtilmesi gereken tüm bilgi ve belgeler celp dilmiştir. Buna göre dava konusu uyuşmazlığın çözümünün kusura dayalı olması nedeniyle olay yerinin teknik olarak harita üzerinde görülmesi ve değerlendirilmesi bakımından özel bilgi gerektirdiğinden HMK'nin 266 vd. maddeleri gereğince dosya üzerinden bilirkişi incelemesi yapılarak delil niteliğinde bulunan maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı, ceza soruşturması/ kovuşturması dosyası ve olayın gerçekleşme biçimi ile dosya kapsamına nazarında öncelikle trafik kazasındaki tarafların kusur durum ve oranına ilişkin rapor düzenlenmesi için dosya ---- Bölge Adliye Mahkemesi Bilirkişilik Bölge Kurulu Listesinden resen seçilen bir bilirkişiye verilmiştir. Adli Trafik Bilirkişisi ----- tarafından hazırlanan 29/11/2023 tarihli raporda özetle ve sonuçta; davacıların Desteği; Yaşı Küçük Bisiklet Sürücüsü ölen ...’ ün: asli
kusurlu olarak % 70 (yüzde yetmiş) oranında kusurlu olduğu;
davalı sigortacının trafik sigortalısı; ----(tahsisli plakası ----) plakalı resmi
panelvan sürücüsü dava dışı ----’ in: tali kusurlu olarak % 30 (yüzde otuz)
oranında kusurlu olduğu yönünde tespit ve görüşlerini bildirmiştir. Bilirkişi kusur rapor taraf vekillerine tebliğ edilmiş; vaki beyan ve itirazlar değerlendirilmiştir. Mahkememizce bilirkişi kusur raporunun kazaya uygun olduğu ,kural ihlallerinin gerekçeli şekilde gösterildiği ve kusur dağılımının doğru şekilde tespit edildiği anlaşıllmakla rapor benimsenmiş ve hükme esas alınmıştır. (TBK, 74, HMK, 266, 282,Yargıtay -----.HD.----) Mahkememizce eylem, hukuka aykırılık, kusur ve illiyet bağı hususları yukarı açıklandığı üzere belirlendikten sonra zararın da belirlenmesi gerekeceğinden ve dava konusu olayda tazminat hesabının teknik bilgi gerektirmesi nedeniyle dosya bu kez ---- Bilirkişilik Bölge Kurulu Listesinden resen seçilen bir nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişiye verilerek rapor düzenlemesi istenmiştir. Bilirkiş Dr---- tarafından hazırlanan 03/08/2024 tarihli ek raporda davacı annenin destek alacağının 214.463,45 TL ; davacı babanın destek alacağının 159.809, 20 olacağı yönünde görüş bildirilmiştir. Bilirkişi raporunun denetlenmesinde ölen çocuğun yetiştirme giderlerinin dikkate alındığı, daha önce ödenen tazminatların düşüldüğü ,tarafların sosyal ve ekonomik durumunun değerlendirilmesi suretiyle Yargıtay uygulaması gereği hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapıldığı ve bulunan sonuçların kusur oranına göre dağıtılıp doğru şekilde tespit edildiği anlaşılmakla işbu ek raporun hükme esas alınabileceği değerlendirilmiştir. Binaenaleyh; davacıların, davaya esas trafik kazasından kaynaklanan haksız eylemi ,eylemin hukuka aykırılığını, eylem ile zarar arasındaki illiyet bağını, kusuru ve zararlarını gerekçeli ve hüküm kurmak için yeterli görülen bilirkişi raporları da gözetildiğinde ispat ettiği gibi, davacılar anne ve babanın müşterek çocuklarının desteğinden yoksun kalacaklarının da sabit olduğu sonuç ve kanaatiyle ; 4721 Sayılı TMK'nin 6 ve 6100 sayıl HMK'nin 190. maddelerine göre ispat edilen davaların belirsiz alacak davası niteliği, KTK'nin 97,99 maddeleri gereğince yapılan başvuruya bağlı olarak belirlenen temerrüt tarihi, talep ve dahi sigortalı aracın kullanım amacına göre olayda yasal faiz uygulanmasının gerekmesi ile sigorta poliçesinin limitleri gibi hususlar da gözetilmek suretiyle davacı (baba) ...'ün maddi tazminat (---) davasının kabulü ile, toplam 159,809,20 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 13/10/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... şirketinden (sigorta şirketin sigorta poliçesi gereğince sakatlanma ve ölüm teminatı limiti olan 430.000,00 TL ile sınırlı ve sorumlu olması kaydıyla) alınarak davacıya verilmesine ve Davacı (anne) ...'ün maddi tazminat (----) davasının kabulü ile, toplam 214.463,45 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 13/10/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... şirketinden (sigorta şirketin sigorta poliçesi gereğince sakatlanma ve ölüm teminatı limiti olan 430.000,00 TL ile sınırlı ve sorumlu olması kaydıyla) alınarak davacıya verilmesine yönelik karar verilmiştir. (AY, 36, 138/1,141/4, TMK,1/1, 6, KTK, 84, 85/1-son, 86/1 , 88/1 91/1, 97, 99, 109, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A/1, TBK. 49, 50/1,53/3, 74, HMK, 26,27,31,33, 146, 190,194, 198, 266 vd,282 ) 6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden, davacıların ihtiyari dava arkadaşı oldukları da gözetilerek, aynı yasanın 326/1 maddesi gereğince tamamından davalı ... sorumlu tutulmuştur. Bu kapsamda Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-) Davacı (baba) ...'ün maddi tazminat (-----) davasının kabulü ile, toplam 159,809,20 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 13/10/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... şirketinden (sigorta şirketin sigorta poliçesi gereğince sakatlanma ve ölüm teminatı limiti olan 430.000,00 TL ile sınırlı ve sorumlu olması kaydıyla) alınarak davacıya verilmesine,
2-) Davacı (anne) ...'ün maddi tazminat (-----) davasının kabulü ile, toplam 214.463,45 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 13/10/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... şirketinden (sigorta şirketin sigorta poliçesi gereğince sakatlanma ve ölüm teminatı limiti olan 430.000,00 TL ile sınırlı ve sorumlu olması kaydıyla) alınarak davacıya verilmesine,
3-)Harçlar Kanunu gereğince kabul edilen miktarlar (374.272,65 TL) üzerinden alınması gereken 25.566,56 TL karar ve ilam harcından; peşin alınan 179,90 TL harç ve talep arttırım sonrasında yatırılan 1.278,28 TL harcın mahsubuyla bakiye 24.108,38 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
4-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
5-)Davacılar tarafından yapılan 179,90 TL başvurma harcı 179,90 TL peşin harcı, 1.278,28 TL tamamlama harcı, 25,60 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.663,68 TL harcın davalıdan alınarak davacılara müştereken verilmesine,
6-)Davacılar tarafından yapılan 1.259,25 TL posta ücreti, 5.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.759,25 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara müştereken verilmesine,
7-)Davacı (Baba) ... maddi tazminat (-----) davasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 30.000,00 TL nispi/maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine,
8-)Davacı (Anne) ... maddi tazminat (----) davasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 34.314.152 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine,
9-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, ) Dair, davacılar vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle ---- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.