T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/235
KARAR NO : 2024/716
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 01/04/2024
KARAR TARİHİ : 24/10/2024
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız ---- Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasında dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
DAVA/TALEP;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket tarafından işletilen köprü ve otoyoldan, davalıya ait, dava dilekçe ve delil listesi ekinde sunulan ----- plakalı araç ile 13.07.2023, 16.07.2023 tarihlerinde gerçekleştirilen ihlalli geçişler nedeniyle doğan ve yasal süresi içerisinde ödenmeyen geçiş tutarları ve yasadan kaynaklı para cezalarının tahsili amacıyla ---- İcra Müdürlüğü ----- Esas sayılı dosyasından başlatılan icra takibinden gönderilen ödeme emrinin, davalıya tebliğ edildiğini, borçlunun davacı şirkete borcu olmadığını öne sürmek suretiyle borcun tamamına itiraz ettiğini, itiraz konusu alacak hakkında takibin devamı amacıyla işbu dava ikame edildiğini, yapılan itiraz haksız ve yersiz olup itirazın iptali gerektiğini, davalı takipte davacı şirkete herhangi bir borcu bulunmadığı iddiası ile asıl alacağa ve ferileri bakımından takibe itiraz ettiğini beyan ettiğini ve takibi durdurduğunu, bu doğrultuda ihlalli geçiş vakıasına itiraz etmediğinin açık olduğunu, ihlalli geçiş yapan araçların fotoğraf ve videolarının mevcudiyeti karşısında davalının geçiş anında veya geçişten sonra geçiş bedelini davacı şirkete ödediği iddiası kabul edilmesi gerektiğini, davalının ----- plakalı aracına tanımlı ---- nolu ----- etiketinden yapılan provizyon sorgusunda "Ürün Bakiyesi Yetersiz" ve "Ürün Kara Listede" uyarıları alınmış olması sebebiyle geçiş bedelleri tahsil edilemediğini, davalı tarafından da borcun ödenmediğini, ihlalli geçiş, davacı şirket tarafından yapımı ve işletmesi üstlenilen otoyolun geçiş ücreti ödenmeksizin kullanılması anlamına geldiğini, yasa gereği ihlalli geçiş vakıası ödemesiz geçiş anında tamamlanacağını ve ihlalli geçiş cezası ödemesiz geçişin anında kesinleşeceğini, ancak yasada öngörülen 15 günlük yasal süresi içinde geçiş ücretinin ödenmesi halinde ihlalli geçiş cezası yine yasa hükmü gereği kendiliğinden terkin olacağını, davacı şirketin, ortakları yine özel hukuk hükümlerine tabi ticaret şirketleri olan, özel hukuk hükümlerine göre kurulmuş bir anonim şirket olması ve ayrıca ilgili mevzuatta böyle bir şartın aranmaması nedeniyle resmi tebligat yapma ve bu tebligat ile karşı tarafı temerrüde düşürme yetkisini haiz olmadığını, davacı şirket bir kamu kurumu olmadığı için 6001 sayılı Kanun uyarınca tahakkuk ettirilen geçiş ücretinin, geçiş tarihini izleyen15 gün içerisinde ödenmemesi halinde bir katı, 45 gün içerisinde ödenmemesi halinde ise 4 katı tutarındaki ceza 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nda düzenlenen idari yaptırım olmayıp Borçlar Kanunu tahtında özel alacak statüsünde olduğunu ve genel hükümlere göre araç sahibinden tahsil edileceğinin açıkça 6001 sayılı Kanunda düzenlendiğini, huzurdaki işbu davaya konu uyuşmazlık esasına konu ihlalli geçiş fiili kapsamında davalıya ihlalli geçiş ihtarnameleri 11.01.2024, 16.01.2024, tarihlerinde posta yolu ile gönderildiğini, davalının bilgilendirildiğini, davalı borçlunun ihlalli geçişi inkar etmeksizin, icra dosyasına yapmış olduğu itirazın hukuki dayanaktan yoksun olduğu açık olduğunu, takip talebi ile talep edilen geçiş ücreti, ceza tutarı ve süresi içinde ödemesini yapmamış olması nedeniyle talep edilen faiz yasalara uygun olduğundan, itirazın iptal edilerek takibe devam edilmesine cevaz verilmesini talep ettiklerini, belirtilen sebepler ve mahkemece resen dikkate alınacak nedenlerle; yapılacak yargılama neticesinde davalının ----- İcra Müdürlüğü ----- sayılı dosyasına yaptığı itirazının iptali ile alacağın reeskont avans faizi ve diğer tüm ferileri ile birlikte tahsili için takibin devamına ve emsal kararlarda da hükmedildiği şekilde borçlu aleyhine yüzde yirmiden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına ve lehine vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının iddia ettiği gibi geçiş ihlali sırasında ----- içerisinde para olmadığından dolayı çekememesi gibi bir durum söz konusu olmadığını, söz konusu olay tarihinde davalının ----- hesabında yeterli bakiyenin mevcut olduğunu, hesapta yeterli bakiye olmasına rağmen ----- ücretinin çekilmemesi durumunda davalının sorumlu tutulmasının düşünülemeyeceğini, söz konusu somut olayda davalının herhangi bir ihmali veya kusuru bulunmadığını, böyle bir cezadan sorumlu tutulabilmesi için öncesinde 4 kat uygulanacağı yönünde hiç bir uyarı veya bilgilendirme yapılmadığını, haberi ve bilgisi olmadan herhangi bir uyarı da yapılmadan böyle bir cezanın verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, açıklanan nedenlerle; davacının davasının reddine, haksız takip nedeniyle %20 kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa tahmil edilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
DELİLLER : ---- İcra Dairesi'nin----- Esas sayılı dosyası, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Son Tutanağı, ----- Ticaret Odası Ticaret Sicil Kayıtları, ----- Noterler Birliği Trafik Tescil Kayıtları, ----- Bölge Müdürlüğü kayıtları ve müzekkere cevabı, İhlalli Geçiş Bilgi Dökümleri, İhlalli Geçiş Fotoğrafları, dosyadaki sair bilgi ve belgeler.
İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİ VE VAKIALARA GÖRE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI:Dava, 2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesi gereğince itirazın iptali, takibin devamı ve tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce taraf teşkili sağlanmış, dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılara başta zorunlu arabuluculuk dava şartı olmak üzere 6100 sayılı HMK'nin 114 ve 115. maddeleri gereğince dava şartları, taraf sıfatı, harç ve hak düşürücü süre de değerlendirilmek suretiyle ön inceleme duruşması icra edilmiştir. Ön inceleme duruşmasında daha önce arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığı değerlendirilerek bu kez sulh teşviki yapılmasına rağmen duruşmada hazır bulunan davacı vekilinin beyanına göre tarafların sulh yoluyla çözüme gitmek istemediklerinin anlaşılması üzerine davaya konu uyuşmazlık belirlenmek suretiyle tahkikata geçilerek deliller toplanmış, incelenip değerlendirilerek tahkikat bitirilmiş ve aynı duruşmada hazır bulunan davacı vekilinin son sözleri dinlenip tutanağa yazılmak suretiyle aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.
2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesinde;"(Değişik fıkra: 17/07/2003-4949 S.K./15. md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (Değişik fıkra: 09/11/1988-3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga fıkra:17/07/2003-4949 S.K./103.md.)Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (Ek fıkra:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır." düzenlemesi bulunmaktadır. Bu düzenlemeye göre; takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibi konusu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. İtirazın iptali davası, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. İtirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır.
Olay ve dava tarihinde yürürlükte olan 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğü Teşkilat Ve Görevleri hakkındaki kanunun 30/5 maddesinde "4046,3465 ve 3996 kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarında geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte bu ücretin dört katı tutarında ceza genel hükümlere göre tahsil edilir." hükmü ile aynı kanunun 30/7.maddesinde 'Geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapanlardan ,ödemesiz geçiş tarihini izleyen on beş gün içinde yükümlü olduğu geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlere bu maddenin birinci fıkrası ile beşinci fıkrasında belirtilen cezalar uygulanmaz' hükmü bulunmaktadır.Yapılan yargılama, yukarıda alıntılanan yasal düzenlemeler ve toplanan delillere göre somut olaya bakıldığında öncelikle davanın dayanağı olan ----- İcra Dairesinin ----- Esas sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden dosyaya eklenmek ve bir örneği çıkarılıp dosyaya konularak incelenmiştir. Yapılan incelemede icra dosyasının davanın tarafları ve konusu ile uyumlu olduğu görülmüştür. Dosyaya mübrez arabuluculuk tutanağına göre de zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği, anlaşmazlık üzerine tutulan arabuluculuk son tutanağı üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Davaya konu ihlalli geçişleri yaptığı iddia edilen ----- plaka sayılı motorlu taşıtın trafik tescil kayıtları UYAP sistemi marifetiyle çıkarılarak dosya arasına alınmış ve incelenmiştir. Yapılan incelemede aracın ihlalli geçiş tarihlerinde davalı şirket adına kayıtlı olduğu görülmüştür. Yine---- Başmüdürlüğüne ödeme için gereken on beş günlük süre de gözetilerek müzekkere yazılarak, ihlalli geçişin yapıldığı iddia edilen 28/06/2023 ilâ 15/08/2023 tarihleri arasında davalı şirkete ait işbu aracın ----- ürünü bulunup bulunmadığı sorulmuş; verilen yanıtta ihlalli geçişin yapıldığı tarih aralığında söz konusu araca tanımlı ----- numaramı ----- ürünü bulunduğu bildirilmiş ve hesap hareketleri gönderilmiştir. Somut olayda davacı şirketin -----yap-işlet-devret modeli ile yapımı ve işletilmesini üstlendiği ve 6001 Sayılı KGM Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun 30/5 fıkrası gereğince geçiş ücretleri ve geçiş ücretlerine tahakkuk eden cezanın tahsil etme yetkisi bulunduğu , davacı şirket tarafından, ---- İcra Dairesinin ----- Esas sayılı dosyasından, işlettiği tünelden davalı adına kayıtlı aracın 13/07/2023 ve 16/07/2023 tarihlerinde üç kez ihlalli geçiş yapması nedeniyle tahakkuk eden geçiş ücreti ve 6001 sayılı kanun uyarınca tahakkuk ettirilen geçiş ücretinin dört katı tutarındaki cezaya ilişkin olarak icra takibi başlatıldığı, takibe ve borca genel nitelikte ve ----- ürünü bulunduğu ve kredi kartına bağlı olduğu gerekçesile yapılan itiraz üzerine icra takibinin durdurulduğu ve bir senelik hak düşürücü süre içinde işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce; dosyaya sunulan ve gösterilen deliller toplanmış, ilgili kayıt ve belgeler dosyaya kazandırılıp incelenmiştir. Yapılan inceleme ve değerlendirmede ihlali geçiş yapan aracın ---- tarafından yapılan bildirime göre ----- ürününün bulunduğu, aracın davacının işlettiği otoyoldan geçişinin fotoğraflar ve ihlalli geçiş bilgileri ile sabit olduğu, hizmetin niteliği ve işleyişi gereği ----- ürünün bulunduğunun, banka hesabına bağlı olduğunun, ödeme yükümlülüğünün ve ödemeyi ispat etmenin hizmeti kullanan davalı tarafta olduğu, ancak davalı tarafından hiçbir somut bilgi, belge ve delil ibraz edilmediği, soyut ifadelerle yapılan itiraza göre; iddia edildiği üzere geçiş yapıldığı halde geçiş ücretinin tahsil edilemediği, yapılan hesaplama sonucunda ödenmesi gereken geçiş ücreti ve dört katı ceza miktarı toplamının takip ve dava dosyasıyla uyumlu ve hukuken doğru olduğu anlaşılmıştır. Filhakika, özellikle basit matematik bilgisi yanında genel hakimlik bilgi ve tecrübesiyle uyuşmazlık ve miktarı kökten ve kesin olarak çözüldüğünden hesap için bilirkişi raporu alınmasına gerek görülmemiş, tahkikat bitirilerek doğrudan hüküm verilmiştir. (HMK, 146, 187/1,2,190,266) Öte yandan yeri gelmişken; davaya konu olayda özel işletmeye tabi otoyoldan geçiş hizmetinin niteliği gereği 'sürücü ehliyeti sahibi' hizmeti alanlar tarafından şartları ve sonuçları önceden bilindiğinden ve/veya nesnel olarak bilindiği kabul edildiğinden otoyol-tünel giriş ve çıkışında sistem tarafından yapılan ücretsiz geçiş yapıldığına dair uyarı ve ödemenin yapılmasına ilişkin bildirim dışında yasal olarak ihlalli geçiş tutanağı veya idari yaptırım karar tutanağı düzenlenerek muhataba ihbar ve tebliğine dair yasal bir düzenleme bulunmadığı da ifade edilmelidir. Sürücünün de eylemlerinden sorumlu olan işleten sıfatındaki davalının basiretli tacir gibi davranma ve bu kapsamda araçlarına ----- ürünü edinerek hesabında yeterli para (bakiye) bulundurma ve/veya ihlali geçişten itibaren günümüzün teknolojik imkanlarına/ e-devlet kapısı gibi uygulamalarına göre İnternet ortamında yapılacak basit bir sorguya göre borç tespit edilerek on beş gün içinde ödeme hakkı ve yükümlülüğü de caridir. (KTK,3,85-TTK,18/2) Mamafih, olayda davalının geçiş tarihlerinde aracının ----- ürünü bulunduğu halde geçiş bedellerinin tahsil için yeterli bakiye/para bulundurmadığı, ihlalli geçişlerden itibaren de on beş gün içinde herhangi bir şekilde ödeme yapılmadığı da gözetildiğinde; davacının ihlalli geçiş ücretleri ile birlikte dört katı tutarında ceza miktarı talebinde bulunmasında ve davasında hukuken haklı olduğu ve davacı tarafın davasını açıklanan delillerle usulüne uygun olarak ispat ettiği sonuç ve kanaati hasıl olmuştur. Binaenaleyh; taleple bağlılık ilkesi, tarafların tacir sıfatına ve takip tarihine göre faizin tür ve oranı da denetlenip gözetilmek suretiyle davacının davasının kabulü ile;davalı-borçlunun ----- İcra Dairesinin ----- Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile icra takibinin asıl alacağa (690.00 TL Geçiş ücreti+2.760,00 4 katı ceza =3.450,00 TL asıl alacak) takip tarihinden itibaren avans işlemlerinde uygulanan %44,25 ve değişen oranlarda avans faiz işletilmek suretiyle aynen devamına karar verilmiştir.
Davacının İcra İnkar Tazminatı İsteğine ilişkin yapılan değerlendirmede ise; Yargıtay'ın kararlılık kazanmış uygulamasına göre itirazın iptali davalarında İİK’nin 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak inkar tazminatı talep etmiş olması gereklidir. Burada borçlunun itirazının kötü niyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmamaktadır. Bu yasal koşullar yanında takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması, başka bir ifadeyle borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Somut olayda tazminatın, takip hukuku acısından amacı ışığında yapılan değerlendirmede; davalının itirazının haksızlığına karar verilmesi ve yapılan yargılamaya göre davalının borcunun varlığını ve gerçek miktarını kendiliğinden tahkik ve tespit edebilir durumda olduğunun anlaşılması nedeniyle dava konusu alacağın/borcun muayyen/likid olduğu tespit ve tayin edildiğinden İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2.maddesi gereğince şartları oluştuğundan asıl alacağın %20'si olan 690,00 TL icra inkar tazminatının da davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerekmiştir. 6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden HMK'nin 326/1. maddeleri gereğince tamamen aleyhinde hüküm verilen davalı şirket sorumlu tutulmuştur. Ayrıca bu kapsamda Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2. Maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de, davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle, 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddeleri gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davanın KABULÜNE,
2-)2004 sayılı İİK'nin 67/I maddesi gereğince davalı-borçlunun ----- İcra Dairesinin ----- Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile icra takibinin asıl alacağa (690.00 TL Geçiş ücreti+2.760,00 4 katı ceza =3.450,00 TL asıl alacak) takip tarihinden itibaren avans işlemlerinde uygulanan %44,25 ve değişen oranlarda avans faiz işletilmek suretiyle aynen devamına,
3-)Davacının, 2004 sayılı İİK'nin 67/II maddesi gereğince icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile, asıl alacağın (3.450,00 TL) %20'si olan 690.00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
5-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
6-)Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvurma harcı 427,60 TL peşin harç, 60,80 TL vekalet harcı ve 374,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.290,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1,13/2 maddeleri uyarınca hesap ve takdir edilen 3.450,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, )Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda ; 6100 sayılı HMK'nin 341(2) maddesi gereğince karar tarihi itibariyle miktar yönünden (3.450,00 TL<28.250,00) İstinaf kanun yoluna başvuru sınırının altında kaldığı anlaşılmakla kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.