T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/7
KARAR NO : 2024/692
DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/03/2021
KARAR TARİHİ : 21/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı firmanın, davalı ile aralarında yaptıkları 15.10.2019 tarihli inşaat sözleşmesi
gereğince istenen inşaat ve diğer işleri yaptığını, sözleşmede açıkça belirtildiği üzere işveren
tesislerinin güney cephesinde bulunan istinat duvarının teslim usulü ile yapılacak inşaatı ve
sözleşmenin 10.maddesinin atfı gereği diğer işleri yaptığını,
yapılan işlerin, davalının tesislerinin güney cephesinde bulunan istinat duvarı yapımı ve
zemin silim uygulaması, ---- dizayn katkısız beton, şap uygulaması, zemin tadilatı
ve hafriyatının taşınması işleri olduğunu,
davacı firmanın öncelikle duvar işini başarı ile bitirdiğini ve davalı firmanın takdirini
kazandığını, sözleşmede kararlaştırılan para davacı firmayı zar zor kurtarmakla beraber
davalının ödemeyi yaptığını ve davacı firmanın çalıştırdığı insanların parasını ödediğini,
ancak yaptırılan diğer işler için ödemeye yanaşmadıklarını, davacının hepten zarar
etmesine yol açtığını, duvarda gösterdikleri ödeme durumunu göstermediklerini, faturayı kesip
ödemeyi alın denmiş olmasına rağmen davalıya gönderilen zemin slim uygulaması, davalının kauçuk üretimi yaptığı fabrika zemininin beton makinaları ile silinmesi işi olup davacı
firmanın ihtisas alanı olduğunu, fabrika tabanı yenilenmiş, kullanımı kolay, sağlıklı ve
çalışmayı kolaylaştırıcı ve üretimi artırır hale geldiğini, bu işlemin 4.600 metrekare alanda, 12
TL birim fiyatla yapıldığını, KDV ile birlikte 55.200,00 TL tuttuğunu,
belli yerlere----- katkısız beton 80 metreküp döküldüğünü, metreküp
birim fiyatının 230,00 TL olup 18.400,00 TL tuttuğunu, 650 metrekare alana şap uygulaması
yapıldığını, şap yapımının fiyatının da piyasa fiyatı altında 15,00 TL, Kdv dahil 9.750,00 TL
olarak hesaplandığını ve talep edildiğini,
davalı tarafın kullandığı faaliyet alanının zemin tadilatı ve hafriyatının taşınması işinin
yapıldığını, bunun için davacı firma 10.000,00 TL maliyet masrafını istediğini,
davalı tarafa bu miktarları belirten toplam Kdv dahil 110.153,00 TL tutarlı faturanın
gönderilmiş olmasına rağmen davalının faturayı alıp iptal ettiğini,
davacının kestiği faturayı alan davalı ----Noterliğinin ---- yevmiye sayılı
ve 23.11.2020 tarihli ihtarnamesi ile davacının faturasını iade ettiğini, yapılan işleri ve ticari
münasebeti yok saydığını,
davalı iş yerinde bilirkişi marifetiyle ----Sulh Hukuk Mahkemesi
tarafından yapılan işin miktarı ve tutarı konusunda----dosyası ile tespit yapıldığını
ve bilirkişi tarafından Kdv hariç toplam tutarın 75.000,00 TL olarak hesaplandığını, bu miktara
davacı tarafından itiraz edildiğini, davacının alacağı keşide ettikleri fatura tutarı kadar olup
110.153,00 TL olduğunu,
davalının bu imalatı kendisinin yaptırmadığı şeklinde beyanlarının değerinin olmadığını
çünkü işlerin yapıldığı esnada kendilerinin işin başında bulunduklarını, davalının haberi ve izni
olmadan bu derece önemli bir iş ve işlemin yapılamayacağını, davalı firma yetkililerinin
yapılan işi hep kontrol ettiklerini, faturayı kesin ödemeyi yapalım denmiş olmasına rağmen
keşide edilen faturayı ödemediklerini,
ticari davalarda da zorunlu olan Arabuluculuk nedeniyle arabulucuya müracaat edildiğini,
ancak davalı tarafın toplantıya katılmaması ile anlaşamama olarak 22.02.2021 tarihinde
sonuçlandığını
ileri sürerek fazlaya ilişkin talep ve haklarının saklı kalması şartı ile;
şimdilik yapılan iş ve eser ücreti olarak toplam 75.000,00 TL davacı alacağını davalının
ödemesi,
masraf ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesi
talep ve dava edilmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı ---- ile davacı ----- arasında 15.10.2019 tarihli inşaat
sözleşmesi akdedilmiş olup taraflar arasında cari hesap ekstresinden anlaşılacağı üzere
işbu sözleşmeden doğan mali yükümlülüklerin eksiksiz şekilde ifa edildiğini,
huzurdaki davada davacının iddiasının, 15.10.2019 tarihli sözleşme dışı bir takım
işlerin yapımı hususunda davalı şirket tarafından yapım talimatının verildiği olup,
davacının temel talebi eser sözleşmesi haricinde yapıldığı iddia olunan iş bedeli toplamı
olan 75.000,00 TL’nin ödenmesi talebi olduğunu,
davalı ----- tarafından 15.10.2019 tarihli eser sözleşmesinde yer alan işler
haricinde başkaca bir işin yapımı konusunda talimat verilmediği aksine bu talimatın
davalı şirketin kiracısı olan ve davanın ihbarını talep ettikleri ----- tarafından verildiğinin sabit olduğunu, bu nedenle dava
konusu edilen işler yönünden davalı şirket ile kurulmuş iş akdi ilişki bulunmadığından
davalı şirkete husumet yöneltilemeyeceği ve dava konusu işlerin yapım bedelinden
davalı şirketin sorumlu bulunmadığını,
davalı --- ile dava dışı ------ arasında 02.05.2019 tarihli
Kira sözleşmesi akdedildiğini ve davalı şirketin maliki bulunduğu 14.500 m² arsa
içerisindeki depo niteliğindeki alanın ----’e kiralanması hususunda
mutabakata varıldığını,
kiralananın depo niteliğinde olduğu oysa kiracının bu alanı “Açık çarşı işletme”
faaliyetine uygun olarak kullanmak üzere kiraladığını, işbu sözleşmenin
akdedilmesinden sonra kiracı, kiralananı “----” faaliyetleri çerçevesinde kullanmak istediğini beyan ettiğini, kiralananın
kullanım amacının değişmesi sebebiyle taraflar arasında 01.02.2020 tarihli kira
sözleşmesi akdedildiğini,
kiracı ve davacı şirket arasında kurulan hukuki ilişki kapsamında kiralananda inşaat
işlerinin yürütülmesi esnasında davalı şirket ile davacı şirket yetkilileri tanışmış, davalı
şirketin davacı şirket tarafından kiralananda yürütülen faaliyetlerin beğenilmesi üzerine
istinat duvar yapım işinin davacı şirkete verildiğini, sözleşme kapsamında belirlenen işler davacı şirket tarafından tamamlanmış olup
taraflar arasındaki cari hesap ekstresinden anlaşılacağı üzere davalı tarafından işbu
sözleşmeden doğan mali yükümlülüklerin eksiksiz şekilde ifa edildiğini, davacı şirket tarafından davalı şirket adına sözleşme kapsamında olmayan ve yapımtalimatının davalı şirket tarafından verildiği iddia edilen işler ile ilgili olarak 110.153,00
TL bedelli fatura düzenlendiğini,
davalı şirketle davacı şirket arasındaki sözleşme gereği karşılıklı yükümlülüklerin
yerine getirildiğini, davacının alacak talebi dayandırdığı işler ise davalı tarafından -----kiralanan alanda ve kiracı ----- ile davacı arasında kurulan
hukuki ilişki kapsamında yapıldığını, davacı tarafından düzenlenen 110.153,00 TL bedelli fatura, taraflar arasında fatura
konusu işin yapımına dair yazılı veya sözlü bir anlaşma bulunmadığını ve işin yapım
talimatının davalı şirketçe verilmediği sebebiyle kabul edilmediğini savunarak davanın ----adresinde
faaliyet gösteren-----ihbar
edilmesi,davanın usulden reddi, davanın esastan reddi,
Vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep edilmiştir.
SAFAHAT:
Mahkememizce ----- Esas sayılı dosya üzerinden yapılan yargılama neticesinde; "....Yapılan yargılamaya, alınan bilirkişi raporuna, dinlenen tanık beyanlarına ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı-----arasında 15/10/2019 tarihli İnşaat Sözleşmesi imzalandığı, işbu İnşaat Sözleşmesi’nin “Sözleşmenin Konusu” başlıklı ikinci maddesinde ---- fabrika/genel merkez binası dahlindeki güney cepheye istinat duvarı inşaatının “Anahtar Teslim” usulü yapılmasının kararlaştırıldığı, dosya kapsamında taraflar arasında İnşaat Sözleşmesi’ne konu bu eserin sözleşme hükümlerine uygun olarak tamamlanması ve teslim edilmesine ve karşı edim olan eser bedelinin ifasına ilişkin bir uyuşmazlık bulunmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davalı işsahibi olan taşınmaz maliki şirketin 02.05.2019 tarihli kira sözleşmesi ile eski adı ----, yeni adı ----olan şirkete kiraladığı fabrika depo alanında davacı şirket tarafından yapılan zemin silim uygulaması, ---- özel dizayn katkısız beton dökümü, şap uygulaması ve zemin tadilatı ve hafriyatın taşınması işlemlerinin yukarıda anılan Sözleşme’nin “Fiyatı Bulunmayan İşler” başlıklı onuncu maddesi kapsamında değerlendirilebilmesinin mümkün olup olmaması, yapılan işbu işler nedeniyle davalının sorumlu olup olmadığına ilişkindir.Hükme esas alınan bilirkişinin 20/01/2022 tarihli raporunda da tespit edildiği üzere, dava konusu edimler sözleşmenin konusu dışındaki “ek iş” kavramı kapsamındadır. Eser sözleşmesinin kurulması sırasında mevcut olmayan bir işin ifasına sonradan karar verilerek yapılması durumunda “ek iş”in söz konusu olduğu söylenebilir. Yargıtay içtihatları ve uygulamada sözleşme dışı iş ya da fazla imalât, işin ifası sırasında ya da bitiminde iş sahibinin talimatı veya talimatı olmaksızın iş sahibinin yararına olarak iş görenin yaptığı iş ve imalâtlardır. Bu tür işlere sözleşme dışı iş, sözleşme fazlası imalât, ek iş ve ek imalât da denilmektedir.
15/10/2019 tarihli İnşaat Sözleşmesi’nde “ek iş” niteliğindeki edimlere ilişkin bir düzenleme mevcuttur. İnşaat Sözleşmesi’nin “Fiyatı Bulunmayan İşler” başlıklı onuncu maddesinde “Yapım süresince, işbu Sözleşme ile talep edilen işler dışında bulunan, ancak yapılma zorunluluğu olan işleri Müteahhit yapmakla yükümlüdür. Bu işlerin fiyatı Müteahhit tarafından belirlenerek İşveren’e sunulacak ve İşveren bu fiyatı onaylarsa iş yapılacaktır. Bu tip bir işin fiyatında ve ödeme şeklinde taraflar karşılıklı olarak mutabık kalmazlarsa İşveren o işi yaptırıp yaptırmamaya veya Müteahhit’in dışında dilediğine yaptırmaya yetkilidir.” düzenlemesine yer verilmiştir. Bu madde kapsamında yapılacak sözleşme konusu iş dışındaki inşaat işlerinin taşıması gereken nitelikler sözleşme dışı edimin, sözleşme ile talep edilen istinat duvarı yapımı süresince yapılması, yapılma zorunluluğu içermesi ve yapılacak edimin fiyatı ve ödeme şekli üzerinde icap-kabul mutabakatının sağlanmasıdır.
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde dava konusu yapımı gerçekleştirilen işlerin yapım tarihi ve süresine ilişkin bir bilgi yer almamakla birlikte, dava konusu işlerin, “Sözleşme’nin 10. maddesinin atfı gereği” yapıldığı ifade edilmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde ise davacı şirket ile fabrika depo alanında kiracı olarak bulunan şirket arasındaki inşaat sözleşmesinden sonra başlanan inşaat işlerinin davalı şirket yetkililerince beğenilmesi üzerine davacı şirket ile istinat duvarı yapımını içeren sözleşmenin imzalandığı ifade edilmiştir. Davacının dinlenilmesini istediği tanık beyanlarında bu hususa ilişkin belirgin bir ifade bulunmamaktadır. davalının dinlenilmesini talep ettiği tanık beyanlarında ise davacı şirketin dava konusu işleri fabrika depo alanında kiracı ile anlaşarak yapmaya başlamasından sonra, davalı şirket yetkililerinin tadilat işlerini denetlerken yapılan işleri beğenmeleri ve İnşaat Sözleşmesi konusu “istinat duvarı” yapımı için davacı’dan teklif alındığı belirtilmiştir.
Dava konusu tadilat işlemlerinin İnşaat Sözleşmesinin konusu olan “istinat duvarı” yapımı süresince zorunluluk şartını karşılayacak bir niteliği taraf dilekçelerinden ve dosyanın kapsamından anlaşılamamıştır.
Dava konusu tadilat işlerinin yapımı konusunda davacı vekili dilekçesinde tarafların sözlü olarak anlaştıklarını ve davalı şirket yetkililerince davacı müvekkillerine “faturanızı kesin paranızı alın” denildiğini beyan etmiştir. Dava dilekçesine karşı cevap dilekçesinde ise dava konusu yapım işlerinin sözleşme kapsamında olmadığı ve yapımına ilişkin talimatın müvekkilleri davalı şirket tarafından verilmediği, kiralanan taşınmazda gerçekleştirilen inşaat işlerine ilişkin talimatların Kira Sözleşmesinin tarafı olan ---- tarafından verildiği, bu durumun ---- tarafından keşide edilen 01.03.2021 tarih ve ----- yevmiye numaralı ihtarname ile teyit edildiğini beyan etmiştir. Dosyada yer alan anılan ihtarname incelendiğinde davanın ihbar edildiği İnşaat Sözleşmesi dışı -----in ihtarnamede; “Belirtmek gerekir ki tespit talebine konu işler bizzat şirketimiz tarafından verilen talimat doğrultusunda yetki ve sorumluluğu tarafımıza ait olmak üzere---- tarafından gerçekleştirilmiştir.” denildiği görülmüştür. Kiracı şirketin açık beyanı karşısında yapımı gerçekleştirilen işlerin yapım talimatının davalı şirket tarafından verildiğini iddia eden davacı şirketin davalı şirket ile sözlü anlaşma yaptıkları ve davacı ----tarafından davalı ----17.11.2020 tarihinde kesilen ----- numaralı fatura (Fatura, muhatabına 17.11.2021 tarihinde tebliği edilmiş, muhatap şirket tarafından 23.11.2020 tarih ve ---- yevmiye numaralı-----. Noterliği İhtarnamesi ile davacı şirkete iade edilmiş ve içeriğine itiraz edilmiştir. Türk Ticaret Kanunu’nun 21/2 maddesinde öngörülen 8 günlük süre içerisinde fatura içeriğine itiraz edildiği görülmektedir. Ayrıca, ----- ait 2020 yılı Ba (Alış) Bildirimi’nde davacı -----. tarafından kesilen fatura bilgilerine rastlanmamıştır) dışında dosya kapsamında bir bilgi ve belgeye rastlanmadığından dava konusu yapılan işlerde edimin fiyatı ve ödeme şekli üzerinde icap-kabul mutabakatının sağlandığını kabule yeterli bilgi ve belge dosyada mevcut değildir.
Taraflar arasında 15/10/2019 tarihli İnşaat Sözleşmesi’nin konusu olan “istinat duvarı” yapımı hususunda karşılıklı edimlerin ifa edildiği ve tarafların bu hususta birbirlerinden taleplerinin olmadığı açıktır.
Yukarıda izah edildiği üzere dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgelerden; dava konusu edimlerin ifa zamanının tespit edilemediği, "Zorunluluk” şartının sağlanmadığı ve dava konusu edimlere ilişkin icap-kabul mutabakatının varlığı dosya kapsamından tespit edilemediği anlaşılmıştır. Dava konusu inşaat işlerinin İnşaat Sözleşmesi’nin “Fiyatı Bulunmayan İşler” başlıklı onuncu maddesinin gerektirdiği şartları kümülatif olarak sağlamaması nedeniyle davalı şirketin dava konusu işler yönünden davacı şirkete 15/10/2019 tarihli İnşaat Sözleşmesi’nden kaynaklı bir borcu olmadığı anlaşılmıştır. Tanık ifadeleri ve yukarıda da anılan dava konusu işlerin talimatının dava dışı kiracı şirket tarafından verildiğini beyan eden ---- tarafından keşide edilen 01.03.2021 tarih ve ----- yevmiye numaralı ihtarname birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu inşaat işlerinin talimatının fabrika depo alanında kiracı olarak bulunan ---- tarafından verildiği sonucuna varmayı engelleyen bir bilgi ve belgenin dosyada mevcut olmadığı anlaşılmıştır.
Dava konusu inşaat işlerinin 15/10/2019 tarihli İnşaat Sözleşmesi kapsamında ifa edilmediği değerlendirildiğinden davalı şirket dava konusu edimlerin ifasından 15/10/2019 tarihli İnşaat Sözleşmesi kapsamında sorumlu olmadığı" gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkememizce verilen işbu kararın istinaf edilmesi üzerine ---- BAM ---- Hukuk Dairesinin 21/11/2023 tarih --- Esas ----- Karar sayılı ilamında yer verilen "..Yapılan bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmakla birlikte, sözleşme konusu işlerin tamamlanıp bedelinin ödendiği; uyuşmazlığın sözleşme dışı olarak yapıldığı belirtilen işler hususunda olduğu anlaşılmaktadır. Davalı taraf, sözleşme dışı ek iş olarak yapıldığı ileri sürülen işlerin kendisi için yapılmadığını, söz konusu yerin dava dışı ----kiraya verildiğini, ek işler olarak adlandırılan işlerin dava dışı şirket için yapıldığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.Davalı taraf sözleşme dışı işlerin kendilerine ait olmadığını savunmakta olup, davacı da bu işlerin davalı için yapıldığını ispata yeter yasal delil sunmamıştır. HMK'nın 200/1. maddesi uyarınca bu hususun yazılı belge ile kanıtlanması gerekmektedir. Ancak, davacı yanca delil listesinde açıkça "yemin" deliline de dayanılmıştır.O halde, mahkemece, davacı tarafa, davacı tarafından yapılan sözleşme dışı işlerin davalı için yapılıp yapılmadığı yönünde davalı tarafa yemin teklif etme hakkı bulunduğu hatırlatılarak; sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu husus üzerinde durulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi yerinde olmamıştır." şeklindeki gerekçesi ile kararın kaldırılmasına karar verilerek, dosya mahkememize gönderilmiş ve yukarıda yer verilen esas numarasına kaydedilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili talebine ilişkindir.Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; Taraflar arasında imzalanan 15.10.2019 tarihli eser sözleşmesi niteliğindeki sözleşme kapsamında davacı tarafın yüklenici, davalı tarafın ise iş sahibi olduğu, davacı tarafın edimini yerine getirdiği ve iş bedelinin ödendiği hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı, asıl uyuşmazlık konusunun sözleşme dışında yapılan ve davacı tarafından kesilen fatura ile davalı taraftan talep edilen 75.000,00 TL bedelin tahsili talebinin yerinde olup olmadığına ilişkin olduğu, davalı tarafın sözleşme dışı ek iş olarak yapıldığı ileri sürülen işlerin kendisi için yapılmadığını, söz konusu yerin dava dışı ----- kiraya verildiğini, ek işler olarak adlandırılan işlerin dava dışı şirket için yapıldığını ileri sürerek davanın reddini talep ettiği, buna karşın davacı tarafça bu işlerin davalı için yapıldığını ispata yeter yasal delilin dosyaya ibraz edilemediği, bu aşamada davacı tarafa dayanak BAM ilamında da belirtildiği üzere yemin delilin hatırlatıldığı ve davalı şirket yetkilisi tarafından yeminin icra edildiği, bu haliyle davacı tarafça ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.280,82 TL harcın mahsubuyla fazladan yatırılan 853,22 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davalı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1 maddesi gereğince 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine,
5-Arabuluculuk ücretinin tahsili için daha evvel davacı taraf adına 05/10/2022 tarihl,i harç tahsil müzekkeresi yazılmış olduğundan bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle; ---- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.