T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/223
KARAR NO : 2024/712
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/03/2023
KARAR TARİHİ : 24/10/2024
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız ----- Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasında dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
DAVA/TALEP;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacıya ait---- Plaka nolu araç ile davalı ... şirketinin sigortalısı---- Plaka No'lu aracın sebep olduğu 31.08.2021 tarihli kaza sonucunda hasarlandığını, davacı ... şirketine 15.08.2022 tarihinde yazılı başvuru yapılmış ise de sigorta şirketi süresi içerisinde herhangi bir dönüş yapmadığını, davaya konu 31.08.2021 tarihli trafik kazası neticesinde davacıya ait ----- plakalı araçtaki hasar bedeli tazminatının belirlenmesinin mümkün olmadığını ve kendisinden böyle bir kalem belirlemesinin beklenemeyeceğini, davacının uğradığı zarar miktarı uzman bilirkişilerce yapılacak bilirkişi incelemesi sonucu tam ve kesin olarak belirlenebileceğini, arz ve izahına çalışılan nedenlere istinaden; HMK 107. maddesi uyarınca fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydı ile; dosyanın sürüncemede kalmaması adına tensip zaptı uyarınca dosyanın bilirkişiye gönderilmesini, davacıya ait araçta meydana gelen 200,00-TL Hasar Tazminatı bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek olan faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının hasar ve değer kaybı olarak gerçek zararlarının davalı şirketçe karşılandığını, mutabakat gereği bakiye talep hakkı bulunmadığını, 31.08.2021 tarihinde meydana gelen çift taraflı maddi hasarlı kazaya karışan ----- plakalı araç müvekkil şirket nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, işbu dava ile karşı yan tarafından hasar bedeli talep edildiğini, davacı şahsa ait ---- plakalı ----- nezdinde onarıldığını, davalı şirket kazadan doğan sorumluluğunu aracı onararak ve hasar değer kaybı ödemelerini yaparak eksiksiz şekilde yerine getirmiş olup; başkaca bir gerçek zarar söz konusu olamayacağının açıkça ortada olduğunu, davacı yan kazadan doğan zararlar ve kaza işlemleri için ibraname kabul edip imzaladığından dolayı, işbu kaza ile ilgili davacı şirketin başkaca bir tazminat sorumluluğu bulunmadığını, davalı şirketin kusuru ve davacının gerçek zararı ile sınırlı olmak üzere, ----- nolu hasar dosyasından ve poliçe kapsamında 13.433,03-TL hasar ödemesi yaptığını, bu aşamada fahiş hasar taleplerinin reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte davalı şirkete sorumluluk atfedilebilmesi için gerçek zararin tespiti gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davalı şirket ancak gerçek zarardan sorumlu olduğunu, araçtaki zararın belirlenebilmesi için birden çok kriter incelenmeli ve bu incelemenin de konusunda uzman bilirkişiler kanalı ile yapılması gerektiğini, davalı şirketin sorumluluğunun net bir şekilde belirlenebilmesi için öncelikle talep edilen tazminat tutarında gerçek zararın tespiti gerektiğini, kabul anlamina gelmemekle birlikte, başvuru sahibi vekili her ne kadar avans faizi talep etmiş olsa da, Karayollari Zorunlu Mali Sorumluluk poliçesi’nde sigortaci poliçede tanimlanan motorlu aracin işletilmesi sonrasinda, bir şeyin zarara sebebiyet vermiş olmasindan dolayi işletenin KTK m. 85/1 deki hukuki sorumluluğunu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin ettiğinden, gerçekleşen riziko sebebiyle sigorta ettirenin, zarar görenlere karşi hangi oranlarda faiz sorumluluğu varsa, onun hukuki sorumluluğunu üstlenen sigortaci da ayni faiz oraniyla sorumlu olacağını, dava şartı eksikliği nedeniyle reddine, gerçek zarar ödemesinin tam ve eksiksiz yapıldığının kabulü ile davanın esastan reddine, kusura ilişkin itirazları dikkate alınarak; ATK 'den kusur raporu alınmasına, teminat dışı hallerin değerlendirilerek; aracın yaşı, mükerrer kaza ve kilometresi göz önünde bulundurularak fahiş değer kaybı taleplerin reddine, ret talepleri kabul edilmez ise; davalı şirketin sorumluluğunun genel şartlar ve poliçede sayılan hal ve koşullar altında değerlendirilmesine, aykırı hallerin tespiti halinde anılan taleplerin reddine, gerçek zararın tespiti için alanında uzman ve tarafsız bilirkişiden bilirkişi raporu alınmasına, poliçe teminatı dışında olan ekspertiz ücret masrafı, değer kaybı, yargılama gideri ve faize ilişkin taleplerinin reddine, davalı şirket temerrüde düşmediğinden aleyhe faize hükmedilmemesine; aksi halde başvuru tarihinden itibaren taraflar açısından yasal faiz uygulanmasına, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
DELİLLER : Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Son Tutanağı, Nüfus Kaydı, Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı, ---- Noterler Birliği Trafik Tescil kayıtları, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Kayıtları, Hasar dosyası ve Poliçe, Banka Dekontları, Faturalar, Kaza yeri ve Kazalı Araç Fotoğrafları, Ekspertiz Raporları, Bilirkişi Raporları, Dosyadaki Diğer Bilgi ve Belgeler.
İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİ, VAKIA VE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI:
Dava, Maddi Hasarlı Trafik Kazası Nedeniyle davacı davacının maliki/işleteni ve sürücüsü olduğu aracında meydana gelen hasara bağlı olarak oluşan hasar onarım bedelinin 6102 Sayılı TTK'nin 1401 vd. ile1483. maddeleri gereğince düzenlenen ZMMS Poliçesi teminatı kapsamında 2918 Sayılı KTK'nin 85/1-son, 91/1, 86/1, 88/1 maddeleri gereğince sigortalı araç sürücüsünün kusur durum ve oranına göre davalı ... tarafından tazmin edilmesi istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi yollamasıyla davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak öncelikle dava şartı olduğu için resen gözetilmesi gereken KTK'nin 97.maddesi gereği sigortaya başvuru, zorunlu arabuluculuk ile HMK'nin 114.maddesinde sayılan genel dava şartları, taraf sıfatı ve harç hususlarının incelenmesi ve değerlendirilmesine müteakip ön inceleme duruşması icra edilmiş, uyuşmazlık belirlenmiş ve dava şartı zorunlu arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığından bu kez sulh teşviki yapılmasına karşın duruşmada hazır bulunan davacı vekilinin beyanına göre tarafların sulh yoluyla çözümü tercih etmediklerinin anlaşılması üzerine, tahkikata geçilerek delillerin toplanması ve incelenmesi tamamlanarak tahkikat bitirilmiş ve son duruşmada hazır bulunan davacı vekilinin son sözleri dinlenip zapta yazılarak yargılama bitirilmiş ve aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.Somut olaya geçmeden önce dava konusu olayın hukuki temeli ve uyuşmazlığın çözümüne etki edecek yasal düzenlemelere kısaca değinmekte yarar vardır. 6102 sayılı TTK'nin 1401. maddesinde sigorta sözleşmesi düzenlenmiştir. Aynı yasanın 1483.maddesine göre sigorta şirketlerinin faaliyet gösterdikleri dalların kapsamında bulunan zorunlu sigortaları yapmaktan kaçınamayacakları, 1409. maddede, sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu, 1459. maddede, sigortacının sigortalının uğradığı zararı tazmin edeceği, 1461. maddede, sigortacının sorumluluğunun sigorta bedeli ile sınırlı olduğu hususlarına yer verilmiştir.
Bilindiği üzere haksız fiil ise öğretide; Hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmaktadır. Haksız fiilin unsurları ise eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak gösterilmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğmalı, zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ile zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6 ve 6100 Sayılı HMK'nin 190. maddelerinie göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı, haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır. 6098 Sayılı TBK'nin 50.maddesine göre de zarar gören ,zararını ve zarar verenini kusurunu ispat yükü altındadır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasa'nın 85/1. maddesinde, “ bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı” aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiştir. Yine aynı yasanın 88/1 maddesi gereği de bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.
Kaza tarihinde yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Yukarıda açıklanan yasal düzenlemelerden anlaşılacağı üzere, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Bu sebepledir ki, sigorta şirketinin sorumluluğu, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunması halinde sözkonusu olup poliçe limitiyle sınırlıdır. Zira, kanunun emredici hükmü gereği yaptırılan zorunlu trafik sigortalarında sigortacı, işletene düşen hukuki sorumluluğu teminat altına aldığına göre, ancak işletenin sorumlu olduğu oranda zarardan sorumlu olacaktır. İşletene hukuken yükletilemeyen zarardan, onun sorumluluğunu teminat altına alan sigortacının sorumlu tutulması da mümkün değildir. Zira sigorta şirketinin sorumluluğu 2918 Sayılı KTK'nin 86/1. maddesi gereğince işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusuru oranında poliçe limitiyle sınırlıdır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir.
Hasar onarım bedeli yönünden;Yargıtay uygulaması gereği davacının gerçek zararının tespiti için trafik kazası nedeniyle davacının maliki/işleteni olduğu aracın markası, modeli, yaşı ve hasarın boyutu, faturalar, fotoğraflar, varsa ekspertiz raporu ile kazaya konu aracın hasarlı haldeki fotoğrafları ile birlikte irdelenmek suretiyle, kaza tarihinde aracın tamirinin ekonomik olup olmadığı, ekonomik ise hasar bedeli, ekonomik değil ise (pert) kaza tarihindeki ikinci el satış bedeli ile kazadan sonraki hurda (sovtaj) değerinin tespit edilerek belirlenen rayiç değerden de aracın hurda(Sovtaj) bedeli indirilmek suretiyle zararın tespit edilmesi gerekmektedir. Öte yandan Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarına göre orjinal parçalara göre belirlenecek gerçek zararın ödenmesi gerekmektedir. Zira sigorta şirketi gerçek zarardan sorumlu olup, zarar gören aracını çıkma, eşdeğer ve yan sanayi parçalarla tamir ettirmeye zorlanamayacağı gibi araç bu şekilde tamir edilse bile bu durum davacının malvarlığında eksilmeye yol açacağı için orijinal parçaya göre zararın belirlenmesi gerekir. (Yargıtay ----HD. 15.12.2011 tarih ---- tarih ----- ) Yukarıdaki yapılan genel açıklamalar, toplanan deliller ve yapılan yargılama ışığında somut olaya baktığımızda; 31/08/2021 tarihinde ---- ili ---- ilçesinde davacının malik/işleteni ve sürücü olduğu ---- plakalı ticari nitelikteki minibüs ile dava dışı şirket adına kayıtlı yine dava dışı ---- sevk ve idaresindeki ----- plakalı ticari nitelikteki kamyonet niteliğindeki araçların karıştığı maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. 2918 sayılı KTK'nin 81/2 maddesinde düzenlenen 'Yalnız maddi hasar meydana gelen kazalarda, kazaya dahil kişilerin tümü, yetkili ve görevli kişinin gelmesine lüzum görmezlerse, bunu aralarında yazılı olarak saptamak suretiyle kaza yerinden ayrılabilirler' hükmü gereği kaza sonucunda kazaya karışan araç sürücüleri tarafından Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 152/2 maddesinde açıklanan şekilde görüşlerinin de yazılı olduğu Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağının bir örneği dosyaya mübrezdir. Bu tutanağa göre kazada kusurun park etme sırasında manevraları düzenleyen genel kuralları ihlal ettiği için davalı ... şirketine sigortalı araç sürücüsünde olduğu anlaşılmaktadır. Davacı yanca sürücüsünün haksız fiil niteliğindeki kusurlu eylemiyle kazaya neden olduğu iddia edilen ----- plaka sayılı kamyonetin kaza tarihi itibarıyla davalı ... şirketine ----- numaralı 15/11/2020 - 15/11/2021 başlanğıç - bitiş tarihli araç başına maddi 41.000,00 TL limitli Karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk poliçesi ile sigortalı olduğu anlaşılmıştır. Davacı vekili tarafından, 2918 Sayılı KTK'nin 97.maddesi gereğince davalı ... şirketine başvuru yapıldığı anlaşılmış olup, davalı ... tarafından oluşturulan hasar dosyası, ödeme dekontları ve poliçe örneği de celp edilmiştir. Somut olayda uyuşmazlığın temelinin meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle doğrudan kusur ve hasara bağlı olarak oluşan hasar onarım bedeli üzerinde yoğunlaştığı, kusur oranının tespiti ile hasar onarım maliyetinin belirlenmesi ve varsa yapılan ödemenin gerçek zararı karşılayıp karşılamadığının tespiti halinde uyuşmazlığın çözüleceği aşikardır. Bu kapsamda taraf ve taraf vekillerince gösterilen deliller toplanmış ve işin niteliği gereği resen getirtilmesi gereken bilgi, belge ve deliler de celbedilmiştir. Buna müteakip dava konusu uyuşmazlığın çözümü teknik bilgi gerektirdiğinden 6100 Sayılı HMK'nin 266 vd. maddeleri gereğince dosya üzerinden kusur ve hasar yönünden delil niteliğinde bulunan maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı, hasar dosyası ve poliçeye göre olayın gerçekleşme biçimi ile dosya kapsamına nazarında öncelikle sürücülerin kusur durum ve oranı ile oluşan hasar onarım bedeline ilişkin rapor düzenlenmesi için dosya mahkememizin yargı çevresine göre ----- Bölge Adliye Mahkemesi Bilirkişilik Bölge Kurulu Listesinden resen seçilen makine mühendisi bir bilirkişiye verilmesine karar verilmiştir. Makine Mühendisi bilirkişi ----tarafından düzenlenen 16/01/2024 tarihli raporda özetle ; kazada kusurun tamamen KTK'nin 84/f ve g maddeleri gereğince doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapma ve şeride tecavüz asli kurallarını ihlal eden davalı sürücüde olduğunu, hasar bedeli yönünden yapılan ödemelere göre davacının bakiye alacağının kalmadığı yönünde tespit, hesap ve görüşlerini içeren rapor verilmiştir. Bilirkişi raporu taraf vekillerine ve tebliğ edilerek davacı vekilinin hasara ilişkin tespitlere itirazları değerlendirilmiştir. Bu kapsamda dosya aynı bilirkişiye verilerek ek rapor düzenlemesi istenmiştir. Bilirkişi tarafından düzenlenen 07/06/2024 tarihli ek raporda ise ; davacının bakiye hasar tutarı alacağının 6.045,42 TL olduğu tespitine yer verilmiştir. Taraf vekillerince ek rapora itiraz edilmiştir. Mahkememizce öncelikle sürücüler tarafından tutulan kaza tespit tutanağı ve bilirkişi raporu ve davalının kısmi ödemelerine göre davalıya sigortalı araç sürücüsünün KTK'nin 84/f ve g maddelerinde asli kusur olarak düzenlenen "doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapma ve şeride tecavüz etme" kurallarına aykırı olara park halindeki araca çarpmak ve aynı yasanın 67/B maddesindeki manevralara ilişkin genel kurallara aykırı hareketle kazaya sebep olduğundan yüzde yüz kusurlu olduğu kabul ve takdir edilmiştir. (TBK, 74, HMK 266 vd, 282 Yargıtay ----HD.-----) Bilirkişi tarafından yapılan hasar onarım bedeline ilişkin ek rapordaki hesaba gelince, araçtaki hasar ve onarım belgelerine göre onarımın ekonomik olduğu, onarım için tespit edilen bedelinin ekspertiz raporuna dayandığı ve orijinal parça ile onarım hakkına göre gerçek zararın karşılanması ilkesinden hareketle önce yapılan ödeme tenzil edildiğinde bulunan rakamın piyasa koşullarına göre kadri maruf olduğu kabul ve takdir edilmiştir. Zira davacı tarafından dosyaya sunulan Sigortacılık Kanunu gereğince delil niteliğindeki ekspertiz raporu ve işbu rapor içeriğini toplam miktar yönünden doğrulayan mevcut bilirkişi ek raporu ve davacının başvurusuna esas ekspertiz raporunda onarım için bulunan rakamın davalı ... tarafından gönderilen hasar dosyası içeriğinde gösterilen ödeme miktarından kalan değerle uyumlu olması birlikte değerlendirildiğinde davacının bakiye 6.045,00 TL hasar onarım tazminatı alacağı bulunduğu sonuç ve kanaati hasıl olmuştur. Davacı vekili tarafından dava HMK'nin 107.maddesi kapsamında belirsiz alacak davası olarak açıldığından bedel artırım dilekçesi verilerek bedelin ek raporda belirlenen oranda artırıldığı ve buna göre harcın da tamamlandığı müşahede edilmiştir. Böylece somut olayda haksız fiil kapsamında gerçek zararın karşılanması ilkesinden hareketle belirlenen bakiye zararının, zarar veren aracın sigortacısı sıfatıyla davalı ... tarafından tazmin edilmesi gerektiği değerlendirilmiştir. Binaenaleyh, davacının davasını, TBK, 49, 50/1,51, KTK, 91/1, 85/1-son, 86/1 , 88/1 , Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-1 maddesi temelinde , TMK, 6 ve HMK, 190. maddeleri esaslarına göre esastan ispat ettiği ve davasında haklı olduğu sonuç ve kanaatiyle; vaki talep artırım işlemi ve taleple bağlılık ilkesine göre, sigortalı aracın kullanım şeklinin yük nakli- ticari olmasına rağmen dava dilekçesinde sadece genel olarak faiz talep edilmiş olması karşısında yasal faiz uygulanmasının gerekmesi, davalı ... yönünden 2918 sayılı KTK'nin 97.maddesi gereğince yapılan başvuruya bağlı olarak KTK'nin 99/1 maddesine göre hesaplanan sekiz iş günü sonrasına tekabül eden temerrüt tarihi ve poliçe teminat limiti de gözetilmek suretiyle davanın kabulü ile; 6.045,00 TL tazminatın 2918 sayılı KTK'nin 97 ve 99/1 maddelerine göre temerrüt günü olan 11/09/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte; (davalı ... şirketinin araç başına maddi 41.000,00 TL poliçe teminat limitiyle sınırlı/sorumlu olması kaydıyla) davalı ... şirketinden alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerekmiştir. (AY.9, 36 ,138, 141, TMK, 1/1, 6 ,KTK. 3, 81/2, 84, 85, 86, 88, 91, 109/1, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesi, TBK, 49, 50/1,51/1, 74/1 117/1,2, Sigortacılık Kanunu, 2/1,n, 22/13, 22/17, TTK, 16/1, 1401 vd,1409,1459,1461,1463 1483 vd, HMK, 25,26,27,29, 30,31,33, 146, 187/1-2, 190, 198, 266 vd , 282 ) 6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden aynı yasanın 326/1 maddesi gereğince tamamen davalı taraf sorumlu tutulmuştur. Ayrıca Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de yargılama gideri kapsamında davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 26 ve 297/2 maddeleri gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davanın kabulü ile, 6.045,00 TL tazminatın 2918 sayılı KTK'nin 97 ve 99/1 maddelerine göre temerrüt günü olan 11/09/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte; (davalı ... şirketinin araç başına maddi 41.000,00 TL poliçe teminat limitiyle sınırlı/sorumlu olması kaydıyla) davalı ... şirketinden alınarak davacıya verilmesine,
2-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 179,90 TL peşin harcın ve tamamlama harcı olarak yatırılan 100,00 TL harcın mahsubuyla bakiye 147,70 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-)Davacı tarafından yapılan 179,90 TL başvurma harcı 179,90 TL peşin harç, 100,00 TL tamamlama harcı, 25,60 TL vekalet harcı, 188,50 TL posta masrafı ve 2.200,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.873,90 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1-2 maddesi uyarınca hesap ve takdir edilen 6.045,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, )Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı ... vekilinin yokluğunda ;6100 sayılı HMK'nin 341(2) maddesi gereğince karar tarihi itibariyle kararın miktar itibariyle ( 6.045,00 TL < 28.250,00 TL ) İstinaf kanun yoluna başvuru sınırının altında kaldığı anlaşılmakla, kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.