T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/772 Esas
KARAR NO : 2026/354
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 14/11/2023
KARAR TARİHİ : 12/05/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 29.10.2022 günü ---------- sevk ve idaresindeki --------- plakalı aracın ---------- plakalı araçla çarpışması sonucu, --------plakalı araç içerisinde yolcu konumunda bulunan müvekkil ---------- malul-sakat kaldığı trafik kazası meydana geldiğini, kazaya ilişkin tanzim edilen trafik kazası tespit tutanağı ile --------- plakalı aracın, kazanın meydana gelmesinde asli tam kusurlu olduğunun tespit edildiğini, müvekkilin bu araçta yolcu konumunda olduğunu, kusura katılımı-etkisi bulunmadığını, kazaya ilişkin hazırlık soruşturmasının ---------- Sor. numaralı dosyası üzerinden yürütüldüğünü ve ---------- K. Sayısı ile “Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar” kararı verildiğini, müvekkilinin kaza neticesinde vücudunun çeşitli yerlerinden ağır şekilde yaralandığını, kalçasında kırık meydana geldiğini, hareket kısıtlılığı yaşadığını ve halen yürürken ayağının aksadığını, müvekkilinin maluliyetine ilişkin olarak Tıp Fakültesi Araştırma Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı'ndan Kurul Raporu alındığını, alınan maluliyeti gösterir raporda, müvekkilinin kaza sonucunda %18 maluliyeti olduğu ve geçici iş göremezlik süresinin 270 gün olduğunu, bakıcıya muhtaç gün sayısının da 60 gün olduğunun tespit edildiğini, kazaya asli kusuru ile sebebiyet veren ---------- plakalı aracın, zorunlu mali mesuliyet sigortasının davalı tarafından yapıldığını, poliçenin kaza tarihi itibariyle sakatlanma ve ölüm tazminatının kişi başına 1.000.000,00-TL olduğunu, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun 97. Maddesi gereği tazminat ödemesi yapılması için davalıya başvurulduğunu, davalı yanın talepten 12.04.2023 tarihinde haberdar olmasına rağmen, ödeme yapmadığını, bunun yanında 7155 Sayılı Kanun Değişikliği ile 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununa getirilen yeni düzenleme neticesinde (5/A maddesi), ticari davalarda zorunlu hale gelen zorunlu arabuluculuk başvurusu görüşmesinde anlaşma sağlanamadığını, tüm bu nedenlerle; HMK’nın 107/1-2. maddelerine göre dava açarken net tazminat miktarı bilinmediğinden, ileride harcın arttırılması ve diğer hakları saklı tutularak şimdilik 100,00-TL geçici iş göremezlik, 100,00-TL bakıcı gideri tazminatı ve 9.800,00-TL daimi iş göremezlik tazminatı olmak üzere 10.000,00-TL maddi tazminatın (malullük/sakatlık tazminatının) ticari temerrüt faizi-avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, adli yardım taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının mevzuata göre maluliyet raporu tanzime tek yetkili olan ----------- Adli Tıp Kurumu Üçüncü İhtisas Kuruluna sevk edilerek davacının ilgili kurum tarafından görülerek maluliyet raporu alınmasını, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlar Gereğince kaza anında müvekkil şirkete sigortalı ---------- plakalı araç sürücüsünün, davacı tarafların maluliyetinin meydana gelmesinde herhangi bir kusuru bulunmadığını, sürekli sakatlık tazminatı hesaplamasınn güncel 2918 sayılı KTK da yer alan kural ve ilkelere göre gerçekleştirilmesi gerektiğini, davacıların geçici iş göremezlik süresinde geçici iş göremezlik ve tedavi gideri zararına ilişkin talepleri tedavi gideri kapsamında olup tedavi gideri talepleri Trafik Sigortası Yeni Genel Şartları gereği teminatı dışı olduğunu, davaya konu alacak haksız fiilden kaynaklandığından ve haksız fillerden doğan alacaklara yasal faiz işletildiğinden, davacı ile müvekkil sigorta şirketi arasında herhangi bir ticari iş ilişkisi de bulunmadığından, sigorta poliçesinden kaynaklanan uyuşmazlığa yasal faiz işletilmesi gerektiğini, müvekkil şirketin sorumluluğunun poliçede yazılı limitle sınırlı olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla hesaplanan tazminattan hatır taşımacılığı indirimi yapılması gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 22.04.2026 tarihli talep artırım dilekçesinde özetle; Fazlaya ilişkin tüm talep ve dava hakları ve rapora itirazları saklı kalmak kaydı ile, bedel artırımı ile artırılan 598.182,05 TL'nin fark harcının ikmali ile artırılmış tüm dava değeri olan 608.182,05 TL üzerinden haklı davalarının kabulüne, kaza tarihinden itibaren ticari temerrüt faizine-avans faize hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Deliller Tarafların ticaret sicil sorguları dosya arasına alınmıştır.
----------- Sosyal Güvenlik Merkezine yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.
Davalı sigortaya yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.
---------- Hastanesine ve ----------- Hastanesine yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.
----------- Soruşturma sayılı dosyasının uyap kayıtları dosya arasına alınmıştır.
------------ Hastanesine yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.
İlgili Emniyet Müdürlüklerine yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.
Trafik kusuru konusunda uzman bilirkişi ile sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyeti kök ve ek raporları dosyaya sunulmuştur.
ATK raporu dosyaya sunulmuştur.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:Dava, 29.10.2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle, davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olan ---------- plakalı aracın kaza yapması sonucu, araçta yolcu konumunda olan davacı yönünden fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla HMK 107.maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açılmış sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderlerine dair 10.000,00 TL maddi tazminat davasıdır.Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, gelen müzekkere cevapları ve taraflarca sunulan deliller hep birlikte değerlendirilmiştir.----------- sayılı ilamında;"…haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp iddiasında; Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Ana Bilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğunu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi;
-11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü,
-11.10.2008–01.09.2013 arası Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği,
- 01.09.2013–01.06.2015 arası Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği,
-01.06.2015–20.02.2019 arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, ile Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik
-20.02.2019 tarihinden sonrası için Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir." belirtilmiştir.
Dosya, maluliyetin tespiti amacıyla, davacının fiziken yürümekte zorlanmasına ve ---------- ATK'ya gidemeyeceğinin beyan edilmesine bağlı olarak ve 24.04.2024 tarihli sunulan talep dilekçesi de dikkate alınarak, davacının ikameti olan ----------- Hastanesi ATK'ya gönderilmiş, 24.09.2024 tarihli, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen raporda, davacının tüm vücut engellilik oranının %8 olduğu, iyileşme süresine ilişkin herhangi bir bulgu olmadığı, bağımlılık değerlendirmesinin "bağımsız" olarak yapıldığı rapor edilmiş, raporun, yukarıda anılan güncel içtihata göre, uygun yönetmelik esas alınarak yöntemince düzenlendiği anlaşıldığından ATK raporuna itibar etmek gerekmiştir.Dosya, trafik kusuru konusunda uzman bilirkişi ve sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyetine tevdi edilmiş; 19.11.2025 tarihli rapora göre dosyadaki bilgi, belge, sigorta poliçesi, hasar dosyası, ATK raporu ve ibraz edilen deliller ışığında, ------------ plakalı araç sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 47/b,c ve 84/a maddelerini ihlal etmesi sebebiyle kazanın meydana gelişinde %100 oranında kusurlu olduğu, davacının ---------- kaydı bulunmadığından, Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre kaza tarihinde yürürlükte bulunan net asgari ücret üzerinden, TRH 2010 tablosuna göre hesaplanan sürekli iş göremezlik tazminatının 610.586,87 TL olduğu, taşımanın hatır taşıması olması sebebiyle %20 hatır taşıması indirimi ile 488.469,50 TL olduğu rapor edilmiş olup, davalı tarafça rapora karşı herhangi bir beyan ve itirazda bulunulmadığı, davacı tarafça sunulan itirazların değerlendirilmesi ve güncel asgari ücrete göre yeniden hesaplama yapılması amacıyla aynı bilirkişi heyetinden ek rapor alınmış, güncel asgari ücrete göre yeniden yapılan hesaplamada, sürekli iş göremezlik tazminatının %20 hatır taşıması indirimi ile birlikte 608.182,05 TL olduğu rapor edilmiştir.Mahkememizce aldırılan bilirkişi kök ve ek raporlarının bu yönleriyle hükme esas alınmaya uygun, gerekçeli ve denetlenebilir bulunduğu, davacı tarafça sunulan talep artırım dilekçesinde, %20 hatır taşıması indirimi yapılarak, sürekli iş göremezlik tazminatının 608.182,05 TL’ye çıkarıldığı belirtilmiş, poliçe limitlerinde kalan miktarlar mahkememizce de uygun bulunmuştur.
Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur Borçlar Kanunu'nun 44. maddesinde (6098 sayılı TBK md. 52. md.) düzenlenmiştir. Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hakim tazminat miktarını hafifletebilir.Hatır taşıması bir kimseyi ücretsiz olarak ve bir karşılık almadan ve bir yararı bulunmadan taşıma halidir. Yani hatır için taşımada taşımanın karşılıksız olması veya alınan karşılığın önemsiz olması gerekir. Taşıma, işletenin veya sürücünün değil taşınanın yararına olmalıdır.
----------- sayılı ilamında: "...Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Borçlar kanunu hükümlerine göre tazminatın saptanması için öncelikle zararın belirlenmesi gerekir. Bu nedenle ilk olarak zararla ilgili indirim sebepleri uygulanarak gerçek zarar belirlenecek (önce kusur indirimi, sonra yapılan ödemeler), sonra da tazminattan indirim nedenleri olan 6098 sayılı TBK’nın 51. maddesinde (mülga 818 sayılı BK'nun 43. maddesi) düzenlenen hatır taşıması indirimi ve 6098 sayılı TBK’nın 52. maddesinde (mülga 818 sayılı BK'nun 44. maddesi) düzenlenen müterafik kusur indirimi uygulanacaktır. ...
Yukarıda ifade olunan hususlar karşısında, davacının uğradığı zararın hesaplanmasından sonra; hesaplanan bu bedel üzerinden, davalı borçluya ait indirim sebebi olan hatır taşıması ve müterafik kusur nedeniyle yapılacak indirimlerin uygulanması ve bu surette sonuç tazminatın belirlenmesi gerektiği açıktır. Oysa mahkeme tarafından hatır taşıması ve müterafik kusur indiriminin davalı ödemesinin tenzilinden sonra yapılması gerekirken önce yapıldığı, yine hatır taşıması ve müterafik kusur indirimlerinin ilgili bozma ilamında belirtildiği şekilde ayrı ayrı yapılması gerekirken, toplam olarak %40 oranı üzerinden yapılarak davacılar aleyhine durum yaratıldığı anlaşılmaktadır" belirtilmiştir. ---------- sayılı ilamında:"Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulüne, davalının icra takibine itirazının 65.000,00 TL asıl alacak üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.1-Dava, 6762 sayılı TTK.’nin 1301. maddesinden (6102 sayılı TTK'nin 1472. maddesi) kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir.Trafik kazaları, nitelikleri itibariyle haksız fiillerdendir. Haksız fiillerde temerrüt tarihi, haksız fiilin meydana geldiği tarih olup, zarar sorumlusunun ayrıca ihbar ve ihtar edilmesine gerek yoktur. Sigorta ettirenin dava hakkı, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Ödeme tarihi aynı zamanda 3. şahsa rücu edebilme tarihidir. Bu nedenle işleten ve sürücünün faizden sorumluluğunun başlangıcının halefiyet başlangıcı olan ödeme tarihi olarak kabulü gerekir. Bu durumda mahkemece, hükmedilen tazminata ödeme tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Davacı tarafça temerrüt faizi olarak avans faiz istenilmiştir. Davalının işleteni olduğu araç minibüs olup ticari araçtır. O halde, davada temerrüt faizi olarak ticari faiz niteliğindeki avans faizine hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesi de doğru değil bozma nedeni ise de; bu yanılgıların giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK.nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK.nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir." belirtilmiştir.
Yukarıda anılan içtihatlar uyarınca, davacının taşınmasının hatır taşımacılığı kapsamında olduğu ve hesaplanan maddi tazminattan hatır taşıması indirimi yapılmasının doğru olduğu anlaşıldığından, yerleşik içtihatlar uyarınca, %20 hatır taşımacılığı indirimi yapılmış, her ne kadar davacı tarafça ticari faiz talebinde bulunulmuş ise de, kazaya neden olan araç ticari araç olmayıp hususi araç olduğundan, yasal faize hükmetmek gerekmiş, yine her ne kadar kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesi talep edilmiş ise de, kazanın meydana geldiği tarihte yürürlükte bulunan KTK'nın 97. maddesine göre sigorta şirketinin, kendisine müracaat tarihinden sekiz iş günü sonrasına tekabül eden 25.04.2023 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü anlaşıldığından, bu tarih itibariyle temerrüdün gerçekleştiği kabul edilmiş ve davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile toplam 608.182,05 TL'nin 25.04.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 41.544,91 TL karar ve ilam harcı ile davacının adli yardım talebinin kabulüne karar verilmiş olması sonucu dava açılış yılı olan 2023 senesi için 269,85 TL başvuru harcının toplamı olan 41.814,76 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir irad kaydına,
3-Adli yardım kurumundan yararlanılmasına bağlı olarak devlet ödeneğinden karşılanan 12.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 249,25 TL posta masrafı olmak üzere toplam 12.249,25 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca ---------- bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 97.227,31 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Karar kesinleştiğinde varsa bakiye gider avansının yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ---------- Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.E-duruşmaya son verildi. 12/05/2026
Full & Egal Universal Law Academy