T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2016/310 Esas
KARAR NO: 2018/520
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 17/03/2016
KARAR TARİHİ: 08/05/2018
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA: Davacı vekili dilekçesinde özetle; Müvekkil Kooperatif, Kredi Sözleşmesine dayanan alacağına istinaden, asıl borçlu ......... ile birlikte Davalı Müteselsil Kefil ... aleyhine İstanbul Anadolu 25. İcra Müdürlüğü'nün........Esas Sayılı dosyası ile İcra takibi başlattığını fakat Davalının 29/02/2016 tarihinde İcra dairesine İtiraz dilekçesi vererek borcun tamamına haksız itirazda bulunarak takibi durdurduğunu, davalının İtirazının kötü niyetli olduğunu,davacı Müvekkil Kooperatifin 18/11/2013 tarihli Kredi Sözleşmesi ile ........ adlı Tacire 15.000,00 TL. tutarında Kredi verdiğini, Davalının İş bu Sözleşmenin 7. sayfasında"........'un asaleten kullanacağı Kooperatif Kredisine 15.000,00 TL. tutanna kadar Müteselsil kefil olmayı kabul ediyorum." Şeklinde beyanda bulunup imzaladığını, davalının İş bu Sözleşmenin 8. Sayfasında kendi el yazısı ve imzası ile "Müteselsil Kefalet Beyanı, Yukanda yer alan Kefalet Sözleşmesi kapsamında ......'un asaleten kullandığı kredisine (15.000,00 TL.) tutanna kadar Müteselsil Kefil olmayı kabul ediyorum" şeklinde bizzat kendi el yazısı ile yazdığı beyanı imzaladığını, verilen kredinin Ticari kapsamında olduğunu, Kredi alacaklısının Kooperatif olduğu,borçlusunun ...... adlı tacir olduğunu, davalının Kefaletinin TTK. 7. Maddesin göre Müteselsil Kefalet olduğunu, Davalı tarafından yapılan itirazm kötü niyetli ve haksız olduğundan bahsile davalının haksız ve kötü niyetli itirazının iptaline ve takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; söz konusu Kredi Çerçeve Sözleşmesi'nin taraflarının asıl borçlu ...... ile ........... Bankasının olduğunu, Kredi Sözleşmesinde borçlunun adı , soyadı, adresi ve tarihinin bulunmaması nedeni ile Sözleşmenin hukuken geçersiz olduğunu, Kefalet Sözleşmesi'nin geçerli olabilmesi için, Borçlar Kanunu madde 582-583ve 584 e göre dizayn edilmesinin gerektiğini fakat adı geçen kanun maddelerine uygun olarak düzenlenmediğini, Sözleşme'nin 7. Sayfasında bulunan tarih ibaresinin kesinlikle davalıya ait olmadığını, söz konusu Kredi Sözleşmesi'nin asıl borçlusunun ....... olduğunu, icra dosyasına konu 12.031,69 TL alacak için geçersiz Kefalet Sözleşmesi'ne dayanarak davalıya başvurulmasının hukuka, usule ve yasaya aykırı olduğunu, İcra takibinde takibe esas alınan alacak miktarına yapılan ödemelere ait makbuzların bankadan celbi gerektiğini, yapılan ödemelerin dikkate alınmadan takibin başlatılmasının hukuka usule ve yasaya aykırı olduğunu, Kefalet Sözleşmesi'nin geçersizliği nedeni ile davanın esastan reddi gerektiğini, mesnetsiz iddialar ile dürüstlük kuralına aykın ikmal edilmiş, hukuka , kanuna, usule aykın davanın esastan reddine, haksız ve kötü niyetle davanın açılmasına sebebiyet verildiğinden vekalet ücretinin davacıdan tahsiline talep ve dava etmiştir.
Dava, dava dışı ..........'un kullandığı esnaf ve sanatkarlara hazine destekli kredi borcunun vadesinde ödenmemesi nedeniyle kredi alacaklısı banka tarafından davacı kooperatif hesabından tahsil edilen tutarın, müteselisil kefil davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesine göre bir davanın ticari dava sayılması için uyuşlmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesi ile ilgili olması yada tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın TTK veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır.
TTK nun 5(1) maddesi uyarınca ticari davalara bakma görevi Asliye Ticaret mahkemesine aittir. Ticari davalar mutlak ve nispi ticari davalar olarak ikiye ayrılır. Mutlak ticari davalar tarafların tacir olup olmadıklarına ve uyuşmazlığın tarafların ticari işletmeleri ile ilgili bulunup bulunmadığına bakılmaksızın yasa gereği ticari dava sayılan uyuşmazlıklardır. TTK nun 4(1)-a ve devamı bentlerinde yazılı uyuşmazlıklar ile diğer yasalarda ticari dava olduğu belirtilen uyuşmazlıklar mutlak ticari davalardır.
Yukarıda anlatılan nedenlerle TTK'nun 4 ve 5. maddelerindeki düzenleme nedeniyle davalı tarafın tacir olmadığı gibi davaya konu anlaşmazlığın ticari iş niteliğinde bulunmadığı, davacı esnaf kredi kefalet kooperatifinin, kefaletine istinaden ödediği tutarı yine kefaletine istinaden davalıdan tahsiline yönelik olduğu, bu nedenle uyuşmazlığın mutlak ticari dava niteliğinde de olmadığı anlaşılmakla somut davada Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olması nedeniyle mahkememizin görevsiz olup, uyuşmazlığın mahkememizde çözümünün mümkün olmadığı, görevin dava şartlarından olduğu ve HMK'nun 115(1) maddesi uyarınca davanın her aşamasında resen gözetilmesi gerektiği dikkate alınarak mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğu yönünden usulden reddine, görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın görev dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine,
Dosyanın kararın kesinleşmesi ve talep halinde görevli İstanbul Anadolu Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
Yargılama gideri ve vekalet ücretinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
Dair, Davacı Vekilinin ve Davalı Vekilinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren 2 hafta süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.08/05/2018